3 Haziran 2010 Perşembe

Üçkuyulardaki Levent Marina'nın ihalesine: Tek geçerli teklif İzmirli İndeks'den


Üçkuyulardaki Levent Marina'nın ihalesine katılan Göztepe Spor Kulübü, Zeus ve Çeldem Limited firmaları eksik evrak nedeniyle elendi.

Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı'nın 5+2 yıllığına kiralamak için ihaleye çıkardığı Üçkuyular'daki Levent Marina ihalesi dün yapıldı. Vakıftan ihale sonucuyla ilgili bir açıklamada bulunulmadı. Ancak, ihalede tek geçerli teklifi İzmir merkezli İndeks A.Ş'nin verdiği öğrenildi. Vakfın bir hafta, 10 gün içinde bir değerlendirme yaptıktan sonra, işletmeyi İndeks A.Ş.'ye vermesi ya da ihaleyi iptal etmesi bekleniyor. Firmanın ihalede, muammen bedel olarak 50 bin lira aylık kira teklifinde bulunduğu öğrenildi.

ÖNEMLİ YATIRIM
54 firmanın şartname aldığı ihaleye İndeks A.Ş, Göztepe Spor Kulübü, Zeus ve Çeldem Limited firmaları teklif verdi. Firmaların 3'ü dosyada eksik evrak bulunduğu için elendi. İndeks A.Ş'nin teklifi geçerli sayıldı. İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi ve Menemen Serbest Bölgesi'ndeki tesislerinde jeneratör, iş makineleri, savunma sanayi araçları ve yat üretimi yapan İndeks A.Ş'nin Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Can Bayoğlu, İzmir'e 2-3 milyon dolar yatırımla güzel bir tesis kazandıramak istediklerini söyledi.

DELİ LAZIMDI
Yaklaşık bir yıl önce Levent Marina'daki bir restoranda yemek yerken tesisin bakımsızlığına üzüldüğünü dile getiren Bayoğlu, "O zamandan bu yana ihale sürecini bekliyordum. Şartname ağır. Ancak burasını kente kazandırmak için deli adam lazımdı. Bir tane deli de biziz herhalde. Tesis bize devredildiği takdirde teknelerle ilgili bakım hizmeti vermek ve kente güzel bir yat limanı kazandırmak istiyoruz. Kar amaçlı değil prestij için işleteceğiz. 2-3 ay içinde işletmeye hazır hale getiririz. Tesisin ruhsat problemleri var. Bu konuda devletin desteğini bekliyoruz" diye konuştu.

PRESTİJLİ MARKALAR
Tesisteki barakaları yıkıp yeni binalar yapacaklarını, 80 yat kapasiteli marinayı da büyütmeyi planladıklarını açıklayan Bayoğlu, "Yat turizmi Atina'yı ihya etmiş. Neden turist İzmir'i ziyarete yatıyla gelmesin? Burada çok güzel deniz fuarları düzenlenebilir. Keşke 5 marina olsa, 500 tekne İzmir'e gelse. Herkes bayram eder" dedi. Levent Marina'yla Deniz Ticaret Odası ve Göztepe Spor Kulübü'nün de yakından ilgilendiğini bildiklerini belirten Bayoğlu, bu kurumların tesisten yararlanmasını istediklerini söyledi. Bayoğlu, "Pınarbaşı'ndaki tesisimizin yanında bir arsa kiralayıp, herkesi bedava at bindiriyordum. Burada da deniz sporları konusunda her türlü desteği vereceğiz. Sporcular korkmasın, kimseyi oradan atmayacağız. Ancak oradaki barakaları yıkıp, güzel tesisler yapacağız" dedi.

Kaynak: YENİ ASIR - 26.05.2010

2 Haziran 2010 Çarşamba

Veryeriler İnşaat 350 bin Euro'ya taş ev yaptı, marka oldu


İş hayatına marangozlukla adım atan Veryeriler İnşaat, ahşabı volkanik taşla birleştirerek "taş ev"de marka yarattı.

Veryeriler İnşaat'ın İzmir Alaçatı'da oluşturduğu yeni mimari doku içinde, yanardağların püskürttüğü kül, kum ve lav parçacıklarından oluşan "tüf" denilen kesme taşlarla yaptığı evler, kışın sıcak yazın serin tutuyor. Veryeriler İnşaat Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Alpan Veryeri, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Mehmet Veryeri tarafından 1949 yılında İzmir'de kereste atölyesi olarak kurulan Vertaş Veryeriler Orman Ürünleri ile ticaret hayatına başlayan Veryeri ailesinin, 1960'da kurduğu kereste fabrikasıyla Veryeriler Kereste adını aldığını, 1965'de keresteciliğin yanı sıra inşaat sektörüne de "ek iş" olarak giriş yapan Mehmet Veryeri'nin, ikinci kuşakla birlikte inşaat sektöründeki ağırlığını arttırdığını belirtti.
 
Özellikle Alaçatı'yı kendileri için merkez üs olarak seçen Veryeriler İnşaat'ın Alaçatı'da kazandığı başarıda babalarının kurduğu dostluk zincirinin ve oluşturulan güven duygusunun etkili rol oynadığını vurgulayan Veryeri, "Biz 9 yıldır Alaçatı'da 150 adet ev yaptık. 2010 Eylül ayında başlayacağımız toplam 46 adetlik taş ev projesi ile Alaçatı'ya yeni mahalleler kazandırmaya devam edeceğiz" dedi.

Alaçatı'da yaptıkları konutlar için eski Rum mimarisini örnek aldıklarını söyleyen Alpan Veryeri, "Yaptığımız inşaatlarda hiçbir zaman kolaya kaçmıyoruz. Örneğin tamamen el işçiliğiyle 3 haftada ancak bir duvar yapıyoruz. Taş dizimi artık bizim imzamız oldu, hemen ayırt ediliyor. Çok emek veriyoruz ama Alaçatı'yı da inci gibi işliyoruz. Eski Rum mahalleleri benzeri olarak bugünün mahallelerini yaratıyoruz" dedi.

KÖYLÜNÜN ELİNDE KALMIŞ ARSALARI DEĞERLENDİRDİK: Alaçatı'da inşaat yaparken doğal ortamı bozmadıklarını, yeşil alanları yok etmediklerini, köylülerin elinde kalmış kullanılmayan arsaları satın alarak değerlendirdiklerini belirten Alpan Veryeri, "Doğal dengeyi bozmayı bir yana bırakın, sokaklarımızı ağaçlarla çiçeklerle donattık. Anlaşma sağladığımız ev sahiplerinin bahçelerine büyük zeytin ağaçları, meyve ağaçları ve dev palmiyeler diktik. Biz her şeyiyle 1900'lü yılları 2010'lu yıllara taşıyoruz. Özünü asla bozmuyoruz" diye konuştu.

BU TAŞ MEVSİM ŞARTLARINA GÖRE DEĞİŞEBİLEN RENKLERE SAHİP: Veryeri, "Tüf" denilen kesme taşlarla, ahşabın sıcaklığını bir araya getirdiklerini, bu kombinasyonun evlerin kışın sıcak yazın da serin tutma özelliğini sağladığını belirtti.

Alpan Veryeri, şunları kaydetti: "Tüf, sözcük anlamıyla yanardağların püskürttüğü kül, kum ve lav parçacıklarından oluşan genellikle açık renkli hafif gözenekli bir tür çökelti taşı olan, doğal bir yapı malzemesidir. Tüf Taşı ocaktan çıkarıldığında yumuşak bir yapıda olup; hava, rüzgar ve güneş ile temas sonucunda sertleşerek doğal bir yapı malzemesine dönüşür. Sahip olduğu doğal ve volkanik özelliklerden dolayı son derece sağlam yapılar inşa edilmesine ve ciddi bir ısı yalıtımına olanak sağlar. Tüf taşı kullanılan yapılarda demir kullanılmasına, iç ve dış cephelerde sıva, badana ve benzeri uygulamalara gereksinim duyulmaz. Uygulandıktan sonra günden güne taşların birbirine kenetlenmesi ile yapı daha da sağlamlaşır. Bu taş ayrıca mevsim şartlarına göre değişebilen renklere sahip. Biz bu taşları tamamen el işçiliği ile şekillendirip 60 cm kalınlığında duvarlar oluşturarak kullanıyoruz."

EVLER 225 BİN İLE 350 BİN AVRO FİYAT ARALIĞINDA: Alaçatı Taş Evler projesinin hedef kitlesini "beyaz yakalı" diye adlandırılan kişilerin oluşturduğunu vurgulayan Alpan Veryeri, özellikle son yıllarda üst gelir grubunda yer alan kitlenin de projeye yoğun ilgi gösterdiğini ifade etti. Veryeri, "Şu ana kadar satışlarımızın yüzde 90'ını İstanbul'da ikamet edenlere gerçekleştirdik. Talebin yüzde 5'i İzmir'den, diğer yüzde 5 ise yurt dışından geldi. Sanatçı Demet Akbağ ve Koç Holding'in Üst Yöneticisi (CEO) Turgay Durak gibi birçok ünlü de projeden ev alarak Alaçatılı oldu" dedi.

Alaçatı Taş Evleri'nin 225 bin ile 350 bin avro fiyat aralığında satıldığını ifade eden Veryeri, evlerin kullanım alanlarının 110–150 metrekare, bahçelerin ise 200 ile 250 metrekare arasında değiştiğini kaydetti.

Şu ana kadar 130 adet evin tamamlandığını, 24 adet evin bu yıl teslim edileceğini bildiren Alpan Veryeri, Alaçatı'nın dışında İzmir'de de inşaat yaptıklarını belirterek, "Bugüne kadar İzmir merkezde apartman daireleri, İzmir Narlıdere'de 3 bin dönüm içinde 750 metrekare bahçeli evler, İzmir Çeşme'de yazlık evler ve siteler yaptık. Sektörde yan işlerle birlikte 200 kişiye istihdam sağlıyoruz" diye konuştu. Edinilen bilgiye göre, bir taş ev ortalama 9 ayda bitiyor. Bir eve ortalama 10 kamyon taş giderken en az 200 metrekare taş duvar örülüyor.


Kaynak: http://www.1insaat.com/tribe/textdetail/id/56287

10 Mayıs 2010 Pazartesi

Çeşme Belediye Başkanı Faik Tütüncüoğlu, Çeşme'de 7 yıldızlı otel yapmak istiyor!


İzmir'in Çeşme ilçesi belediye başkanı Faik Tütüncüoğlu, Çiftlikköy bölgesine 7 yıldızlı otel yapmak istediğini bildirdi.

İzmir'in Çeşme ilçesi belediye başkanı Faik Tütüncüoğlu, Rus iş adamı Mikhail Prohorov'un 3 yıl önce 18 milyon dolara satın aldığı Çiftlikköy bölgesindeki 200 dönüm arazide 650 yataklı, 7 yıldızlı otel yapmak istediğini bildirdi. Belediye Başkanı Tütüncüoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kültür ve Turizm Bakanlığının, Çeşme'nin 1/1000'lik imar planlarını hazırlamamış olması nedeniyle Prohorov'un ilçede yatırım yapmaktan vazgeçmesinden endişe ettiklerini belirtti. Rus iş adamının 50-60 milyon dolarlık otel yatırımı yapmak istediğini, imar planı hazırlanmadığı için arsanın 3 yıldır boş bekletildiğini ifade eden Tütüncüoğlu, şunları kaydetti: "Çiftlikköy bölgesinde 1/5000'lik planları Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu yapıp onayladı. Ancak bakanlık buna uygun olarak 1/1000'lik planları yapmadı. Bu yüzden bölgede hiçbir şey yapılamıyor. Mikhail Prokhorov tam bir Çeşme aşığı. Prokhorov, Çeşme'yi çok seviyor ve yatırım yapmak istiyor.

Doğal ortamı bozmadan 200 dönüm alanda 650 yataklı, 7 yıldızlı otel yapmak istiyorlar. Bu yatırımın Çeşme'den gitmemesi için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Burada planları onaylayacak Kültür ve Turizm Bakanlığıdır. Geçen yıl Turizm Haftası kutlamalarında Bakan Ertuğrul Günay bu proje için 'Tamam' demişti ama onun üzerinden 1 yıl geçti, yine bir şey yok. O arazide eskiden kalma evler var. Çok eski bir kooperatif. Prokhorov'un görevlendirdiği kişiler dünyaca meşhur otel zincirleriyle Çeşme'de otel yapmak için görüşmelerini sürdürüyorlardı. Ancak aradan 3 yıl geçmesine rağmen sonuç çıkmadı. Kendisi burayı çok beğenmiş olacak ki 5-6 yıldır bölgeye geliyor. Her yıl 10-15 gün kaldıktan sonra dönüyor." Belediye Başkanı Tütüncüoğlu, projenin onaylanması durumunda dünyanın sayılı zenginlerinin Çeşme'ye geleceğini, ilçenin ve Türkiye'nin tanıtımına katkı sağlanacağını savundu. Prokhorov'un da dünyanın sayılı zenginleri arasında yer aldığını hatırlatan Tütüncüoğlu, şöyle konuştu: "Kendisi bu bölgeye en az 50-60 milyon dolarlık yatırım yapmayı planlıyordu. Prokhorov '20-25 milyar dolarım var, yatırım yapmak istiyorum' diyor. Sayın Kültür ve Turizm Bakanı da bu konuyu çok iyi biliyor. Çiftlikköy Altınkum bölgesinde o otelin yapılmasının ilçeye büyük hareket getireceğine inanıyorum. Otel yapılırsa dünya sosyetesi Çeşme'ye gelir. En az 400 kişi iş sahibi olur. Bakanlık 1/1000'lik planı onaylayıp gönderirse biz de hemen Rus iş adamının projesini onaylayıp ruhsatlarını vereceğiz." AA

Kaynak: http://www.1insaat.com/tribe/textdetail/id/55153

'Gayrimenkul, Türkiye'nin önünü tıkadı'


Brightwell Yönetim Kurulu Başkanı Alphan Manas, para nın arsa ve inşaat yerine yatırılmasının Türkiye'nin önünü tıkadığını belirterek, ''bu alana yatırılan para, araştırma ve geliştirmeye yatırılsaydı Türkiye uçardı'' dedi.

Alphan Manas, Akdeniz Üniversitesinin teknokent birimini ziyaret ederek yöneticileriyle bir araya geldi. Manas daha sonra, AÜ Girişimcilik ve İş geliştirme ve Uygulama Merkeziyle Antalya Teknokent (ATEK) tarafından düzenlenen toplantıya katıldı ve teknolojik gelişmeleri izleme ve bu alana yapılacak araştırma geliştirme yatırımlarının önemi üzerine görüşlerini açıkladı.

Elektrikli otomobil üretimi konusunda çalışmalarını hızla sürdürdüklerini belirten Manas, üç hafta içinde bu konuda sonuç verici gelişmeler beklediklerini, başarılı olabildikleri takdirde, Türkiye'nin bu alanda öteki ülkelerin önüne geçeceğini söyledi.

Türkiye'nin otomobil üretmesine karşılık son 50 yılda hiç bir marka yaratamamasını eleştiren Manas, elektrikle hareket eden otomobil konusundaysa bütün ülkelerin şu anda eşit konumda olduğunu, büyük ülkelerin ve büyük otomobil üreticilerinin bu alanda Türkiye'nin marka yaratmasını istemediklerine dikkati çekti.

Manas, Türkiye'nin teknoloji geliştirme ve araştırma yatırımlarının çok az olduğunu vurguladı ve inşaata ve arsaya yapılan yatırımların Türkiye'nin gelişmesini engellediğini savundu. ''Paranın arsa ve inşaata yatırılması yanlış. Türkiye'nin önünü bu sektör tıkadı. Bu alana yatırılan para, araştırma ve geliştirmeye yatırılsaydı Türkiye uçardı'' dedi.

Alphan Manas, Türkiye'nin yatırım gücü olarak hala yeni teknolojiler üretmek için araştırma ve geliştirmeye yetecek önemli oranda maddi gücü bulunduğunu, altına ve yastık altına saklanan paraların, bu alana çekilebilmesi halinde, Türkiye'nin teknolojik gelişmede sıçrama yapabileceğini anlattı.

Manas, teknoloji alanında araştırmalarda patent almanın önemli olmadığını, önemli olanın, alınan patenti ticarileştirebilmek ve ona bir ürün olarak bakabilmek gerektiğini kaydetti.

Kaynak: http://www.1insaat.com/tribe/textdetail/id/55558

8 Mayıs 2010 Cumartesi

Gayrimenkul yatırımcısı İzmir'den vazgeçiyor

Kentin prestiji haline gelen milyonlarca dolarlık eserlere imza atan ve sektörün önde gelenleri arasında yer alan firmalar, uygulayacakları yeni projeler için farklı şehirlerde yer aramaya başladı.

Yeni Kent Merkezi'nin imar planlarıyla ilgili yargıdan yürütmeyi durdurma ve iptal kararlarının çıkması, uygun arazi bulunamaması girişimcileri bezdiren nedenlerin başında geliyor.

Global kriz döneminde bile yatırımdan vazgeçmeyen İzmir'in önde gelen gayrimenkul yatırımcıları, yatırımlarını İzmir dışına yönlendirmeye başladı. Alsancak-Turan arasındaki Yeni Kent Merkezi'nin imar planlarıyla ilgili yargıdan yürütmeyi durdurma ve iptal kararlarının çıkması, uygun yatırım yeri bulunamaması ve bürokraside yaşanan zorluklar nedeniyle kente milyonlarca dolarlık prestij eserler kazandıran, Folkart, Megapol ve Gönen İnşaat firmaları İstanbul başta olmak üzere İzmir dışında yatırım yapacak yer arıyor. Ege-Koop da kent dışında yatırım yapmak için çalışma başlattı.

İstihdam kaygısı

Krizde bile yatırımlarına ara vermeyen ve 100 milyon dolarlık projesini hayata geçiren Megapol İnşaat İstanbul'da 20 dönümlük arazi alımı ile ilgili son görüşmelerini yaparken, Narlıdere Folkart projesini tamamlayan, Mavişehir projesine başlayan Folkart İnşaat ise, İstanbul başta olmak üzere birçok ilde proje üretmek için yer arayışını sürdürüyor. Ege-Koop ise 27 Şubat'ta yapacağı genel kurulda Ege Bölgesi'nin diğer illerinde yatırım yapmak için karar alacak. Metrokent ve Çamlıkent projelerini İzmir'e kazandıran Gönen Gayrimenkul da diğer illerde uygun arazi bulmaları halinde yatırım planlıyor. Bu firmaların başka illerde yeni projeleri hayata geçirmeleri halinde İzmir yatırımlarla birlikte, yüzlerce kişiye istihdam şansını da kaybedecek.

Rota İstanbul

Kriz döneminde bile 100 milyon dolarlık yatırımla İzmir'e 3 eser kazandırdıklarını belirten Megapol İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Selim Gökdemir, halen süren 40 milyon dolarlık Megapol Tower projesinden sonra kurumsal olarak hayatlarının devam etmesi için İstanbul'da yatırım planladıklarını söyledi. İstanbul'da 20 dönüm yer için son görüşmelerini yaptıklarını belirten Gökdemir, "Yeni Kent Merkezi'nde proje düşünüyorduk. Ancak imar planları iptal edildi. Bizim de kurumsal bir firma olarak projelerimizi sürdürmemiz gerekiyor. İstanbul'da 20 dönümlük araziyi almamız halinde hemen projeye başlayacağız" dedi. İzmir'de bugüne kadar birçok projeyi hayata geçirdiklerini bundan sonra da yeni projeler yapmak istediğini ancak eserlerini hayata geçirecek yer bulamadıklarını anlatan Gökdemir, İzmir'de yatırımcıların ciddi bir yer sıkıntısı olduğunu kaydetti. Yer sıkıntısı nedeniyle İzmir'de yatırım yapmak isteyen grupların da rotalarını başka şehirlere yönlendirdiğini ifade eden Gökdemir, "İzmir yatırımcıya yer üretemezse gayrimenkul sektöründeki potansiyelini değerlendiremez. Yer sorunu mutlaka çözülmeli. Yoksa İzmir, yüzmilyonlarca dolar yatırımdan olacak. Binlerce kişi de istihdam olanağından yoksun kalacak" dedi.

4 yıl önce

İzmir'e 4 yıl önce Folkart Narlıdere projesi ile adım atan ve prestij bir eser kazandıran Folkart'ın Genel Müdürü Mesut Sancak Narlıdere projesi için 100 milyon dolarlık yatırım yaptıklarını söyledi. Mavişehir'de inşaatına başladıkları rezidans projesi için de 15 milyon dolarlık yatırım yapacaklarını dile getiren Sancak, "Yeni Kent Merkezi'ne de güzel bir eser kazandırmak istiyorduk ama şimdi imar planı iptal edildi. O yüzden yatırım yapamayacağız. Biz de başka şehirlerde yer arayışına girdik. İstanbul başta olmak üzere diğer illerde yer arıyoruz. Yeni projelerimizi bu şehirlerde hayata geçirmek istiyoruz" diye konuştu.

Davet ediyorlar

Metrokent ve Çamlıköy projelerinin tamamlanmasının ardından Urla Meydan Projesi'ni de sürdürdüklerini belirten Gönen Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Nafiz Gönen, yeni projeleri için başka şehirlerde arayış içinde olduklarını dile getirdi. İzmir'de yer sıkıntısı ile birlikte bürokratik sorunların da olduğunu, projelerine onay almakta çok zorluk yaşadıklarını dile getiren Gönen, "İzmir dışında Bursa ve Manisa gibi illerde yer arayışlarımız sürüyor. Birçok kent yöneticisi bizi arayarak yatırıma davet ediyor. Biz de bu teklifleri değerlendiriyoruz. Yeni projelerimiz büyük ihtimalle başka illerde hayata geçecek" diye konuştu.

Bizi mecbur bırakıyorlar

İzmir'deki belediye uygulamaları ve bürokrasinin tutumundan memnun olmadıklarını, bu nedenle bundan sonra İzmir dışında da yatırım yapacaklarını belirten Ege-Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan, 27 Şubat'taki genel kurulda Ege Bölgesi'nin diğer illerinde de yatırım için karar alacaklarını kaydetti. Ege-Koop'un kar amacı gütmeyen sosyal bir kurum olarak dar gelirli insanların birikimlerini yatırıma dönüştürmeye çalıştığını ifade eden Aslan, şöyle konuştu: "Buna rağmen belediyeler ve bürokrasi bizi kaz gibi yolunacak bir kurum olarak görüyor. Projelerimizde çeşitli sıkıntılar ile karşı karşıya kalıyoruz. Biz 26 yılda 25 bin konut ürettik. 1.5 milyar dolara yakın yatırım yaptık. Kriz döneminde bile projelerimizden vazgeçmedik. Ancak buna rağmen yer bulamıyoruz, bürokrasi ile boğuşuyoruz. Bizi mecburen İzmir dışında yatırım yapmak zorunda bıraktılar."


Tarih: 24 Şubat 2010 Kaynak: Yeni Asır Yazan: Murat Şahin

29 Nisan 2010 Perşembe

ALİAĞA OTOMOTİV FABRİKASINI İSTİYOR

Aliağa Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Saka, Türkiye’nin en büyük Sanayi ve Ticaret kentlerinden biri olan Aliağa’nın Doğu Akdeniz’in en stratejik bölgesinde yer aldığını, tüm yatırım, istihdam ve lojistik avantajlarına sahip olduğunu belirterek, “Çin’li firmanın yatırımı için Aliağa olarak her türlü desteğe hazırız. Bu yatırımın bölgemizde yapılmasını istiyoruz” dedi.
Aliağa Ticaret Odası Başkanı Saka, son dönemde sık sık Çin’li otomotiv firmalarının Türkiye’de yatırım yapmak istediği, bu yatırımların da İzmir’e yapılacağına ilişkin haber ve bilgilerin bulunduğunu ifade ederek, “Çinli DFM firmasının istediği büyüklükte yer Aliağa’da kolaylık sağlanabilir. Aliağa; Firmanın üretimine ve beklentilerine uygun, tüm ulaşım yollarının odağında, kara, deniz, hava ve demiryolu ile lojistiğin gerektirdiği tüm olanaklara sahip tek bölgedir. Aliağa’da limandan otomobil ihracatı yapılabiliyor. Konteyner limanları var. Yapımına başlanacak olan Kuzey Ege limanı ile de sadece doğu Akdeniz ve Ortadoğu değil, dünyanın her yerine en avantajlı koşullarda ticaret yapabilmek mümkün olacak. Yer konusunda da 10 milyon m2 alan üzerine kurulan Türkiye’nin en modern OSB’si, Aliağa organize Sanayi Bölgesi’nde bu yatırım için imkanlar mevcut. Çinli otomotiv firmalarının yatırım için yer aradığına dair çeşitli kaynaklardan bilgiler alıyoruz. Bu yatırım için en uygun yerin Aliağa olduğunu düşünüyoruz” dedi.

Kaynak: http://www.1insaat.com/tribe/textdetail/id/55219

İzmir'de üç yeni otel yapılacak!

İzmir'de turizm yatırımları hızlandı. Ünlü türkücü İzzet Yıldızhan ile bu yıl İzmir gelir vergisi rekortmenleri listesinde 11. sırada yer alan İzmirli mermer ihracatçısı Sebahattin Vatansever kente birer otel yaptırmak için çalışma başlattı. Ayrıca Kaya İzmir Termal ve SPA Otel Genel Müdürü Mesut Güven, ihalesini kazandıkları Princess Otel'i yenilenmiş haliyle Ağustos ayında hizmete açacaklarını müjdeledi.

Sahneden kazandığı paraları yatırımları için harcayan İzzet Yıldızhan, ilk otelini İzmir'de inşa edecek. Şair Eşref Bulvarı üzerindeki otel arsasını 4 yıl önce satın aldıklarını belirten Yıldızhan, "İnşallah inşaatı bir yılda bitirmiş olacağız. Otelimizde 15 günde bir önemli bir sanatçı sahne alacak. İzmirlileri eğlence anlamında da kucaklayacak bir otel oluşturacağız" diye konuştu. İzzet Yıldızhan'ın İzmir Çankaya Şair Eşref Bulvarı'nda inşa edeceği 5 yıldızlı otelin temeli, iki ay önce atıldı. 19 katlı otele "İzzethan" adını vermeyi düşünen türkücü, ileride bir oteller zinciri oluşturmayı hedeflediğini söyledi.

Vergi rekortmeninden dört yıldızlı tesis: Geçtiğimiz günlerde açıklanan İzmir'in 2009 yılı vergi rekortmenleri listesinde 11. sırada yer alan işadamı Sebahattin Vatansever ise, Konak ilçesinin Kahramanlar semtinde 4 yıldızlı bir otel inşaatına başladı. Proje çalışmalarına hız veren ve arazi üzerinde yıkıma başlayan Vatansever, "Bu otelin ismini İzmirlilerle birlikte koyacağız. Toplantı ve konferans salonları, kapalı havuzu ve fitness center aktivite merkezi ile şehrimize yakışır bir otel kazandırıcağız" dedi.

15 milyon dolarlık proje 300 kişiye iş sağlayacak: 18 yıl boyunca Özkanlar A.Ş. tarafından "Princess" adıyla hizmet veren tesisi boş bir şekilde teslim alan Kaya Grubu, yaklaşık 400 kişilik bir ekiple şantiye kurarak yenileme inşaatını başlattı. Tesisi baştan aşağı elden geçiren, binasını güçlendiren Kaya Grubu, elektrik, su, havalandırma ve yangın tesisatını yeniledi. Tüm odaları değiştiren grup, oda sayısını 300'den 316'ya çıkardı. Bazı küçük toplantı salonları da oda haline getirilerek konaklama kapasitesi artırıldı. Termal ve tedavi amaçlı otelin zemin katına 8 engelli odası inşa edildi. 6 bin metrekarelik bodrum katının tamamı, termal rehabilitasyon ve tedavi merkezi olarak planlandı. Bu katta her türlü fizik tedavinin yanı sıra parafin banyoları, SPA, wellnes, cilt bakımı, botoks ve lazer apilasyon imkanının sunulacağı dile getirildi.
Kaya İzmir Termal ve SPA Otel, Kaya Grubu'nun 9'uncu oteli olacak. Kaya Grubu'nun Antalya'da 4, Bolu'da 2, Kıbrıs ve İstanbul'da 1'er oteli daha bulunuyor.

215 bin lira teklifle kazandı: Kaya Grubu, mahkeme kararıyla tahliye edilen ve eski Princess Otel'e 3 Eylül 2009'da gerçekleşen ilk ihalesinde de talip oldu. İhaleyi 350 bin TL teklif veren Işıltı Yapı kazanırken, Kaya Grubu 341 bin lira teklif verdi. Ancak Işıltı Yapı'nın kolon kesildiği iddiasıyla sözleşmesini imzalamadığı tesisin bu ihalesi iptal edildi. Kaya Grubu, tesisin 22 Aralık 2009'daki ikinci ihalesine tek katılımcı olarak girdi. Aylık 215 bin TL ile 5 yıldızlı tesisi 20 yıllık süreyle kiralayan Kaya Grubu, 15 milyon dolarlık yatırım yapacak.

Kaynak: http://www.1insaat.com/tribe/textdetail/id/55225