6 Ocak 2012 Cuma

Dünyanın ilk gökdelenleri...

Yemen'in dünya kültür mirasına sunduğu, geçmişi asırlar öncesine uzanan tarihin ilk çok katlı yapılarında hayat hala devam ediyor

Yemen'in dünya kültür mirasına sunduğu tarihin bilinen en eski gökdelenleri görenleri hayran bırakmaya devam ediyor.
Kutsal kitaplarda inşa ettikleri yüksek binalarla tarif edilen Ad kavminin yaşadığı ülke olan Yemen, çamurdan yapılmasına rağmen yüz yıllardan beri ayakta kalabilen ve içinde hala yaşamın sürdüğü dünyanın ilk gökdelenlerine ev sahipliği yapıyor.
Tarihi kayıtlara göre ilk gökdelenler, bugünkü Yemen'in kuzeyindeki Hadramut bölgesinde yaşamış Hadramilerin çölden gelen saldırılardan korunmak amacıyla inşa edilmiş. Demir kullanılmadan sadece çamurdan ve kerpiçten yapılan bu ilginç evler günümüzün çelik konstrüksiyonlu yapılarla alay edercesine dimdik ayakta durmaya devam ediyor.
Dünyada benzeri yok


Bu başdöndürücü ve çarpıcı mimarinin en güzel örneklerinden biri geçmişi 2 bin 500 yıl öncesine kadar uzanan Yemen'in başkenti Sana'da bulunuyor.
Dünyada bir benzeri olmayan bu yapıların başkent Sana'da 6-7 katlılarına, Hadramut ve Şibam bölgelerinde ise 10-12 katlılarına rastlamak mümkün.
Sana'nın ''Babül Yemen'' olarak adlandırılan surlarla çevrili bölgesi içinde geleneksel mimaride inşa edilmiş, tarihi ve kültürel değeri haiz 6 bin 500 kadar bina bulunuyor. Modern hayatın ortasında sıkışıp kalan bu büyülü şehir ''Eski Sana'' olarak biliniyor.
Yer yer taş işçiliğinin enfes örneklerinin de görüldüğü Eski Sana'da, genellikle birbirine bitişik tarzda inşa edilen orijinal yapılar sabah ve akşam güneşini alacak şekilde konumlandırılmış. Binalar, gecenin soğuğundan ve günün kavurucu sıcağından sakinlerini ustalıkla korunabiliyor. Üst katlar, alt katlara oranla daha büyük pencereler kullanılırken; duvarların içine yerleştirilmiş boşluk ve kanallar yardımıyla alt katlar aydınlatılıyor ve havalandırılması sağlanıyor. Pencereleri olağanüstü vitray ve rengarenk camlarla bezenmiş binaların bahçelerini selvi ağaçları, bahçe duvarlarını ise sarmaşık ve begonviller süslüyor.
Çamur ve ve taş işçiliğinin zirveye çıktığı tarihi kentin siluetinde yüksekliği 150 metreyi bulan minareler iz bırakıyor.
UNESCO'nun Dünya Kültür Mirası Listesinde yer alan dünyanın en eski apartmanlarında bugün hayat devam ederken, yöre halkı asırlar öncesinin inşaat teknikleriyle çok katlı evler yapmaya devam ediyor.
Ülkenin sahip olduğu bu eşsiz kültür hazinelerini görmek için her yıl yüz binlerce kişi Yemen'i ziyaret ediyor.

Kaynak: Patronlar Dünyası - 02 Ocak 2012

25 Aralık 2011 Pazar

Bodrum'da 9 Milyona kelepir ada

TMSF, elektrik ve suyunu kendi üreten Salih Adası'ndaki lüks malikaneyi satışa çıkarıyor

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun 13 adet taşınmazı 19 Aralık'ta satışa çıkarılacak. Toplam 75 milyon lira muhammen bedelle satışa sunulacak taşınmazlar arasında Bodrum açıklarındaki Salih Adası'nda bulunan 32 dönümlük arazi ve üzerindeki lüks malikaneninde bulunduğu bildirildi.

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'ndan (TMSF) alınan bilgilere göre, satışa çıkarılacak 13 adet taşınmaz arasında Bodrum açıklarındaki Salih Adası'nda bulunan 32 dönümlük arazi ve üzerindeki lüks malikane de bulunuyor. Yaklaşık 10 adet tekne ve yatın bağlanabileceği çekek yeri ve iskelesi olan malikane için 9 milyon TL muhammen bedel belirlendi.

Zeytinlik içerisinde bulunan malikane, Bodrum Yarımadası'nın kuzeyinde Güvercinlik koyu yakınındaki Salih Adası'nda bulunuyor. 3 ayrı parselin birlikte satışa çıkartıldığı ada muhteşem koylara sahip durumda.

Güvercinlik'ten 20 dakikada tekneyle ulaşılan adada, belirli bölgelerde 15 müstakil villa ile balık üretim çiftlikleri bulunuyor. Adanın Milas-Bodrum Havalimanı'na yakın olması malikaneye ilgiyi artırıyor.

Lüks malikanenin suyu denizden, elektriği güneşten
Denize cephesi olan malikane 291 metrekare kapalı alana sahip. Tripleks olarak yapılan malikanede 110 metrekare dekore edilmiş kapalı teras, 25 metrekare iç bahçe, zemin katta 185 metrekare açık teras ve yine çatı katta 86 metrekare açık teras alanı bulunuyor. Malikanenin arazisinde yaklaşık 10 adet tekne veya yatın rahatlıkla yanaşabileceği iskele, çekek yeri ve dinlenme alanı mevcut.

Parsellerin çevrelediği koy, yatçılar tarafından ''deniz havuzu'' olarak adlandırılıyor. Yatçıların özellikle tercih ettiği kumluk bölge olması malikanenin değerini artırıyor. Parsel üzerinde yaklaşık bin 500 civarında zeytin ağacı bulunuyor. Çok iyi peyzaj düzenlemesi yapılan malikane bahçesi, bin adet süs bitkisine de sahip.

Parsel üzerinde 20 metre derinliğinde artezyenle deniz suyu çıkartılmakta. Tripleks malikanenin teras alanlarının altında 80, 40 ve 12 tonluk su depoları bulunuyor. Son sistem deniz suyundan içme suyu elde eden arıtma ekipmanlarınında bulunduğu malikane güneş enerjisiyle aydınlatılıyor. Deniz suyunu arıtmada kullanılan yöntemin sadece İsrail'de uygulandığı öğrenildi. Malikanede ayrıca 12 ve 25 kilovatlık jeneratörler de bulunuyor.

Adada, üzerinde 15 villanın da bulunduğu arazi hazineye ait. TMSF'nin satışa çıkardığı arazinin ise tapusu mevcut. Adada bulunan villalar, tapuları olmadıkları için kullanılamıyor ve atıl durumda bulunuyor.

Denizciler ve turizmcilerin görüşü
Bodrum'daki denizciler ve turizmciler, TMSF tarafından satışa çıkartılacaklar arasında yer alan Bodrum açıklarındaki Salih Adası'nın üzerinde bulunan 32 dönümlük arazinin, adanın doğal yapısını bozmadan değerlendirilmesini istedi.

İMEAK (İstanbul, Marmara, Ege, Akdeniz,Karadeniz Bölgeleri) Deniz Ticaret Odası (DTO) Meclis Üyesi Arif Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Salih Adası'nın bugüne kadar doğal yapısını koruyarak geldiğini, bundan sonrada doğal yapısının bozulmaması gerektiğini söyledi.

Salih Adası üzerindeki arazi satılsa bile kıyı master planı hazırlanmadan adada hiçbir yapılaşmaya gidilmemesi gerektiğine işaret eden Yılmaz, ''Adanın açıklarında balık çiftlikleri bulunduğu için şimdiye kadar yapılaşmaya gidilmemişti ve ada bakir kalmıştı. Ada satıldıktan sonra ne yapılacağı konusunda bir fikrimiz yok. Ortaya somut bir şey çıkmadan yorum yapmak doğru olmaz ama bizim genel bakışımız, bölge için kıyı master planı hazırlanmasıdır. Herşey bir plan içerisinde ve doğayı koruyarak yapılmalı. Satışı yapılacak arazi doğru değerlendirilmeli ve adanın doğal dokusuna zarar verilmemeli'' dedi.

Türkiye Seyehat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Bodrum Yürütme Kurulu Başkanı Sevinç Gökbel ise Bodrum'un Güvercinlik köyü açıklarında bulunun Salih Adası'nın doğal güzellikleriyle ön plana çıktığını anlattı. Adanın üzerinde özel mülklerin de bulunduğuna dikkati çeken Gökbel, adanın kaderinin satıldıktan sonra netlik kazanacağını ifade etti.

Bazı bölgelerin turizme açılacak diye satın alındığını ama bir süre sonra bu bölgelerde villaların yükseldiğini belirten Gökbel, ''Eğer ada üzerinde böyle bir şey yapılacaksa tabii bunu doğru bulmayız. Biz turizmi doğayı koruyarak sürdürülebilir şekilde yapmalıyız. Şimdi satılırsa, adanın üzerindeki 32 dönümlük arazinin hangi amaçla değerlendirileceğini bilmiyoruz. Ama bu arazi mutlaka adanın doğal yapısını bozmadan değerlendirilmeli. İlla turizm yapacağız diye güzelim bakir bölgelere zarar vermemeliyiz'' diye konuştu.

Kaynak: HT Ekonomi - 07.12.2011

Çeşme’yi plan vurdu

Şehir Plancıları’nın açtığı dava sonuçlandı ve Çevre Düzeni Revizyon Planı’na “uyumsuzluk” gerekçesiyle yargıdan durdurma kararı çıktı

İzmir 2. İdare Mahkemesi Şehir Plancıları İzmir Şubesi’nin açtığı davada 1/25.000 ölçekli Çeşme Çevre Düzeni Revizyon Planı’nın yürütmesini üst ölçekli planı uyumsuzluğu gerekçesiyle durdurdu. Çeşme’de sit derecelerinin değişmesinden sonra 5 yıl önce yapımına başlanan ancak 1 yıl önce onaylanan planın durması ilçedeki yatırımcıları etkileyecek.

Planlarda aykırılıklar
Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 14 Haziran 2010 ve İl Genel Meclisi’nin 4 Ağustos 2010’da onayladığı “1/25.000 ölçekli Çeşme (İzmir) Çevre Düzeni Revizyon Planı’nın yürütmesinin İzmir 2. İdare Mahkemesi tarafından durdurulduğunu açıkladı. Plan’ın iptali istemiyle ilgili davanın sürdüğünü belirten Şube yönetimi, İzmir 2. İdare Mahkemesi’nin revizyon planın imar mevzuatına ve üst ölçekli planlarda belirlenen ana ilkelere uyarlılık bulunmadığı sonuca varıldığına dikkat çekti.
İzmir 2. İdare Mahkemesi durdurma kararını 1/25.000 ölçekli Çeşme Çevre Düzeni Revizyonu Planı’nı bağlayıcı nitelikte olan Manisa-Kütahya-İzmir Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’na ait Uygulama Hükümlerinde “Planlama Alt Bölgesi Planı” tanımına uyulmadığı için verdi. Çevre Düzeni Planlarının bu alt bölgeler genelinde yapılması, yalnızca Çeşme bölgesini kapsayacak sınırlar belirlenmemesi gerektiğine dikkat çeken Mahkeme üst ölçekli plana aykırılık gerekçesiyle yürütmeyi durdurdu.

İmar mevzuatına aykırı
Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi de konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada “İzmir 2. İdare Mahkemesi, planların bölge planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak kademelendiği ve alt ölçekli planların, üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu bulunduğunun açık olduğunu belirtti. Dava konusu işlemin imar mevzuatına ve üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldı. Hukuka aykırılığı açık olan 1/25.000 ölçekli Çeşme Çevre Düzeni Revizyon Planı’nın yürütmesinin durduruldu” bilgisi verdi.

Yatırımcı için hayal kırıklığı
Sit derecelerini değişmesinden sonra yapımına 2006 yılında yapılan plan 4 yıl sonra 2010 yılında İl Genel Meclisi tarafından kabul edilmişti. Çeşme Belediyesi 1/25.000 ölçekli plana uygun 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlarıyla da kararlar uygulamaya geçecekti. Planların onaylanmasını özellikle yatırım yapmak isteyen müteşebbisler ve müteahhitler bekliyordu.

Kaynak: Milliyet - 29.11.2011

1 Aralık 2011 Perşembe

12 Yunan adası satışa çıktı

Krizdeki Yunanistan tek tek adalarını satmaya başladı. 12 Yunan adası internetten satışa çıktı. Türk emlakçılar fiyatları 'kelepir' buldu.

Sitedeki ilanlarda, çoğunluğu imara ve turizme açık olan adalardan 6'sının fiyatının, alıcının talebine göre belirleneceği, pazarlığa tabi olduğu belirtiliyor. Adaların fiyatı 1.5 milyon eurodan başlıyor, 15 milyon euroya kadar ulaşıyor. Yunanistan'a en yakın merkezlerden olan Marmaris'teki emlakçılar, Yunan adalarının fiyatlarının kelepir olduğunu söyledi.

Yapılaşmaya açık
Marmaris Emlak Müşavirleri Derneği Başkanı Kenan Akkuş, "Marmaris'te 2 satılık ada var. Biri 11 dönüm ve 16 milyon euro. Diğeri de 20 dönüm ve 17 milyon euro. Üstelik Türk adaları yapılaşmaya kapalıyken Yunan adalarının çoğu ise hem yapılaşmaya hem de turizme açık. Dolayısıyla, söz konusu fiyatlar düşük değil kelepir" dedi. Güney Ege Turistik Otelciler Birliği Başkanı İlhan Açıkgöz ise, özellikle içerisinde lüks bir otel ve golf sahasının bulunduğu 494 dönümlük Küçük Amargos adasının 6 milyon 100 bin euroluk fiyatına şaşırdığını söyledi. Emlakçılar birçok Türk yatırımcının adalarla ilgilendiğini belirtti.

Yasak kalktı
Yunanistan, 2 Haziran'da sınır bölgelerinde yabancıların gayrimenkul almasının önündeki engellerin kaldırıldığını duyurmuştu. Yunanistan parlamentosunda oylanan yasa değişikliğiyle; sınır bölgelerinde gayrimenkul satın almak isteyenlerin Yunan Savunma Bakanlığı'ndan izin alma zorunluluğu kalkmış
oldu.

Fiyatı belli olanlar
St.Athanasios: 2.5 dönüm; 1.5 milyon avro
Küçük Amargos: 494 dönüm; 6 milyon 100 bin avro
St.Thomas: 300 dönüm; 15 milyon avro
Nafsika: 235 dönüm; 6 milyon 900 bin avro
Kardiotissa: 280 dönüm; 6.5 milyon avro

Pararlıkla satılanlar
Taragonisi: 90 dönümlük adanın fiyatı belli değil.
İyon Denizi'nde 3 isimsiz ada: 170, 49.4 ve 58.3 dönümlük 3 ada ayrı ayrı satışa çıkarıldı. En yüksek fiyatı verenler adalara sahip olacak.
St.John's: 750 dönüm olan adanın fiyatını alıcıların talepleri belirleyecek.
Vouvalos: 31.63 dönümlük Vouvalos'un fiyatında da alıcıların vereceği teklifler belirleyici olacak.

27 Kasım 2011 Pazar

Yalova Raif Dinçkök Kültür Merkezi

Emre Arolat Architects tarafından tasarlanan Raif Dinçkök Kültür Merkezi, Yalova'da bulunuyor.
Akkök tarafından inşa edilecek olan 'kültür merkezi'nin kentle kuracağı ilişkinin biçimi, bu tasarımın ana ölçütü olarak ortaya çıkıyor. Farklı mecralarda derinleştirilerek okunmaya çalışılan bir kentin ve onun kullanıcılarının, inşa edilecek yapıya karşı alacakları pozisyonun önemsendiği bu tasarım, "pırıltılı" bir yapının bu özgül yerde oluşturması söz konusu olan "baskı"dan uzak durmayı hedefliyor.
Çağdaş mimarlık söylemleri adına kolaylıkla düşülebilecek bir tuzak olarak neredeyse her an, her yerde beliriveren "buyurgan ve öğretici bir tasarım yönelimi"nden olabildiğince kaçınan yapı, arazinin batı yönüne çekilip en kenara yaslanarak önünde yer alacak olan "özel arboretum"a yer açıyor. Böylelikle inşa eden, kullanıcı'ya kültürün nasıl tüketileceğini "o" yere koyduğu yapı ile öğretmeye kalkmıyor. Tersine, söz konusu tasarım büyük ölçüde bir "ucu açıklık" içeriyor.
Yapı, tıpkı bulunduğu coğrafyada inşa edilen eski köşkler gibi suyun üzerine inşa edildi. Su şehri Yalova'da, kültür merkezinin kullanıcıları hem dışta, hem de iç alanda suyun serinletici etkisinden yararlanıyor.
Yapı içinde yer alan kitleler, farklı işlevlere göre ve tam kendilerine gereken ölçülerde biçimleniyor. Farklı kotlarda bağlantı noktaları oluşturan bu kitleleri birbirine bağlayan "gezinti rampası", ziyaretçinin gündelik hayatını bir nebze renklendirmeyi deniyor.
"Gezinti rampası"nın, Yalovalı'nın serbestçe girebileceği, iç kitlelerin yüzeylerinde yer alan ve her 3 ayda bir değişen "dijital medya sergileri"ni farklı kotlarda bulunan müze ve yerleştirmeleri izleyebileceği, kafe ve lokanta işlevlerinden yararlanacağı bir "iç sokak" olarak kentin sosyal hayatına girmesi bekleniyor.
Yapının dolaşım kurgusu, içinde farklı işlevlerin fragmanter kapalı kitleselliklerini barıdıran 'kozmik' bir fanus ile onu saran kentsel "arayüz" -interface- üzerinden biçimleniyor. Kentsel "arayüz" -interface- belirli ölçüde paslanmış ve pası özel bir kimyasal ile dondurulmuş metal plakalardan oluşuyor. Basit delikli sacdan imal edilecek olan metal plakalar, içten dışa doğru bakışın anlamlı olduğu yüzeylerde "plise" hale dönüşerek dış alana farklı perspektifler sunuyor. Diğer yüzeylerdeki "perforasyon" ise bir "tül perde" etkisi sağlıyor.

Kaynak: Arkitera - 25.10.2011

35. Sokak Hızla İlerliyor

Akşan Yapı'nın İzmir'de geliştirdiği 35. Sokak projesinin inşası hızlı bir şekilde ilerliyor.

Teğet Mimarlık tarafından tasarlanan, hafif çeliğin kullanıldığı 35. Sokak, çıkış noktasını müstakil konut kavramından alıyor.
Haberde kullanılan fotoğraflar Teğet Mimarlık'ın Facebook sayfasından alınmıştır.

Kaynak: Arkitera - 27.10.2011

İzmir-Çeşme Kentsel Tasarım Projesi

TMMOB Şehir Plancıları Odası tarafından düzenlenen 2010-2011 Şehir ve Bölge Planlama Öğrencileri Bitirme Projesi Yarışması sonucu ikincilik ödülünü alan proje.
Selçuk Üniversitesi'nden Mürsel Kartal'ın İzmir İli, Çeşme ilçesi için geliştirdiği turizm odaklı planlama ve kentsel tasarım projesinde, 1/25.000 Kent Bölgesi Gelişim Planı, 1/5.000 Strüktür Planı ve 1/1.000 Kentsel Tasarım Projesinin yanısıra kentsel müdahele alanları, örgütlenme modeli ölçeğinde çalışmalar yapıldı.


Kaynak: Arkitera - 06.10.2011