10 Nisan 2015 Cuma

Balçova'da yollar yetersiz

Yıllardır trafik ve otopark sıkıntısı çeken Balçovalılar, Ata Caddesi'ne alternatif olacak bir yol istiyor. Artık yayalara bile yer kalmadığını dile getiren vatandaşlar, oyun parkı yetersizliğinden de şikayetçi

Balçova Belediye Başkanı Mehmet Ali Çalkaya 3 dönemdir göreve devam ederken, vatandaşlar ilçenin en önemli sorununun otopark ve yolların yetersizliğinden kaynaklanan trafik sıkıntısı olduğunu dile getirdi. Ata Caddesi'ne alternatif bir yol olmadığı için yıllardır yaşanan trafik karmaşasının devam ettiğini belirten vatandaşlar, kaldırım işgalleri yüzünden yayalara yer kalmadığını söyledi. Çocuklar için oyun parkının yetersizliğinden yakınan vatandaşlar, belediyenin doğalgaz çalışması için bazı bölgelere kazı izni vermediğini iddia etti.

İLÇE SAKİNLERİ 365 GÜNÜ DEĞERLENDİRDİ

Ebru Başkaya (Ev hanımı) : Balçova'da çocuk parkları çok bakımsız. Çocuklar oynayamıyor. Ayrıca sokaklar çok dar. Parklar yetersiz. Bu yüzden çocuklarımızı sokağa çıkaramıyoruz.
Hülya Soysal (Ev hanımı) : Balçova'nın gelişmesi ve güzelleşmesi için projeler bekliyoruz. Yollar dar. Çocuklarımızın oynaması için yeterli oyun parkı yok. Olanların da zeminleri kötü. Yumuşak zeminli olması gerekiyor. Bu konularda çok sıkıntı çekiyoruz. Belediye çalışmıyor.
Aysel Topbaşoğlu (Ev hanımı) : Belediye başkanından memnun değiliz. Hiçbir projesini göremiyoruz. İlçenin sorunları aynı şekilde duruyor.
Nurten Sarman (Ev hanımı) : Çocukların oynaması için oyun parkı yok. Çocukları sokağa bırakamıyoruz. Çünkü kaza tehlikesi ile karşılaşıyor.
Vesile Şaban (Ev hanımı) : Çocuklar için oyun alanı istiyoruz. Hem kızıma hem oğluma sokakta araba çarptı. Yollara kasis yapılmasını istiyoruz.
Bahattin Ormancı (Emekli) : Belediye Başkanı için söylenen tek şey incikçi boncukçu başkan. Kendisi sadece kadınları alıp gezilere götürüyor. Ama hizmet verilmiyor. Dar sokaklar yüzünden itfaiye bile giremez. Otopark yok. Sokak köpekleri ve bununla birlikte lağım fareleri cirit atıyor. Ata Caddesi'nde özellikle kaldırım işgalleri çok fazla.
Ahmet Çelebi (Oto tamircisi) : Balçova'da otopark sıkıntısı yaşıyoruz. Sokaklar dar. En azından eski binalar yıkılırken yeni binaların altına otopark yapılsın. Trafik sıkıntısı çok fazla. Katlı otopark yapılsın.
Sait Oklu (Taksici) : Balçova'da yollar çok dar olduğu için mağduruz. Otopark sıkıntısı çok fazla. Şu ana kadar hiçbir proje göremiyoruz.
Arif Ay (Taksici) : Balçova'da belediyeden öncelikli olarak isteğimiz otopark yapmasını istiyoruz. Hizmetler yeterli değil. Düğün salonu ve gusülhane ve mezarlık yapılmasını istiyoruz.
İbrahim Tepe (İşçi) : Temizlik konusunda yetersiz. Çöpler zamanında toplanmıyor. Kaldırım işgalleri çok fazla. Otopark sorunu had safhada artık araçlar kaldırımlara park ediyor. Acil katlı otopark şart.
Mustafa Ensari (Emekli) : Balçova'da kaldırım söküp yapmaktan başka bir hizmet göremiyoruz. Öncelikle bir otopark yapılmasını istiyoruz. Kaldırım işgalleri üzerinden yayalar yürüyecek yer yok.
Mehmet Topçu (Emekli) : Balçova Belediyesi diş hastanesine yer vermediği için buradan Narlıdere'ye gitti. Bu hizmetten mağdur olduk. Ayrıca mezar istiyoruz. Balçova'da bir sürü arazi var. Belediye mezarlık için yer ayırmasını istiyoruz. Otopark sorunu çok fazla.
İshak Özüstün (Öğretmen) : Balçova Belediyesi hizmetten çok siyaseti ön planda tutuyor. Çöpler zamanında toplanmıyor. Yazın ise sinek sorunu var. Yeterli ilaçlama yapılmıyor. İşyerlerinin kaldırım işgallerine göz yumuluyor. Araçlar yol kenarına park ediyor. Yayalara yürüyecek yol kalmıyor. Acil katlı otopark istiyoruz.
Ülkü Aygün (Esnaf) : Balçova'da hiçbir gelişme göremiyoruz. Belediyenin kalıcı bir projesi yok. Eğitim Mahallesi'nde bir tane park yok. Çevre düzenlemesi yok. Ayrıca doğalgazın gelmesi için kazı izni verilmiyor. Bizler ne jeotermalden ne de doğalgazdan faydalanabiliyoruz. Belediye başkanı bizi bu imkanlardan mahrum bırakıyor. Mezarlık yapılmasını istiyoruz.
Şevki Yıldız (Emekli) : Balçova Belediyesi doğalgaz gelmesi için kazı izni vermiyor. Biz her ay 300-400 lira elektrik faturası ödemek istemiyoruz. Eğitim Mahallesi tamamen ilgisizliğe terk edilmiş halde. Kadınların çocukların ailelerin oturması için çocuk parkı istiyoruz.
 

İzmir'e 4 müjde birden! Alsancak Stadı son durum

İzmir'e 4 müjde birden geldi.

Gençlik ve Spor Bakanlığı'nin sezon başında yaptırdığı testler ve incelemeler sonucu depremde yıkılma riski bulunduğu gerekçesiyle maçlara kapatıldığı için yaklaşık 8 aydır atıl durumda bekletilen Alsancak Stadı'nın akibetiyle ilgili ilk resmi açıklama geldi.

Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Ali Osman Tatlısu, emektar tesisin açık ve kapalı tribünleri ile hizmet binasının en kısa sürede yıkılacağını, stadın 2015-2016 sezonunun ikinci yarısından itibaren futbol müsabakalarına açılacağını söyledi.

UEFA standartlarında yenilenecek tesise şu an olduğu gibi sadece doğu-batı yönünde tribün inşa edileceğini ve seyirci kapasitesinin 15 bin 500'e çıkarılacağını belirten Tatlısu, şöyle dedi: "Stadın yıkım kararı çıktı. Önümüzdeki günlerde iş makineleri çalışmaya başlayacak. Bu süreçte zeminin bozulmaması için üstü özel bir örtüyle kaplanacak. İnşaatın tümü önümüzdeki sezonun 2'nci yarısına yetişmeyebilir. Tribünleri kademeli olarak devreye sokup, maçları oynatmayı planlıyoruz."

DUVAR FARKLI OLACAK
Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Ali Osman Tatlısu, Alsancak Stadı'nın yola bakan cephesinde yer alan ve Altay kulübü ile il müdürlüğünün kullandığı binanın yıkılarak yerine duvar örüleceğini açıkladı. Bu yöndeki çalışmaların sürdüğünü belirten Tatlısu, "Sıradan, kaba bir duvar düşünmüyoruz. İzmir'in sportif kimliğini ve başarılarını, belki stadın tarihini yansıtan figürlerin yer alacağı farklı bir yapı planlıyoruz. Değişik bir proje olmasını amaçlıyoruz. İnşaat sürecinde bu da şekillenecek" dedi.

ATATÜRK STADI'NA YENİ ÇATI YENİ ZEMİN
Çürüyüp dökülmeye başlayan kapalı tribünün ahşap çatısı için 2009 yılından bu yana ödenek bekleyen Atatürk Stadı'nda çalışmalar başlıyor. Yenileme ödeneği 2015 başında çıkan tesisin çatısı, güvenlik ve bariyer sisteminin yenilenmesi için ilk ihale tamamlandı, yüklenici firmaya yer teslimi yapıldı. Kapalı tribünün çatısı sezon devam ederken kademeli olarak yıkılıp yenilenecek, çalışma yürütülen bölümlere seyirci alınmayacak. Yeni çatıda eskisi gibi ahşap malzeme kullanılmayacak.

Kulüplerin sıkça şikayet ettiği zeminin de sezon tamamlandıktan sonra yaz dödeminde ele alınarak tamamen değişeceğini dile getiren Ali Osman Tatlısu, "Zeminin değişimiyle ilgili ihale sezon sonunda yapılacak. Daha önce soyunma odalarını tümüyle elden geçirmiştik. Stat ve zemin, yeni haliyle önümüzdeki sezona yetişecek" diye konuştu. Tatlısu, stattaki amatör maçların oynandığı 1 ve 2 numaları yan sahalara da kapalı tribün ve soyunma odası inşa etmeye başlayacaklarını da sözlerine ekledi.

HALKAPINAR'A ISITMA
İzmir'de 2005 yılında düzenlenen Dünya Üniversite Yaz Oyunları (Universiade) için inşaa edilen 10 bin kişilik Halkapınar Spor Salonu'nun ısıtma sorunu çözüldü. Özellikle soğuk havalarda ısıtmakta güçlük çekilen salona doğal gaz tesisatı ve radial ısıtma sistemi kuruldu. Yeni sistemle salon 30 dakika içinde ısınacak, kış döneminde antrenman ve maçlarda sıkıntı yaşayan sporcular rahat nefes alacak.

BUCA STADI AÇILIYOR
Bucaspor'un Buca Arena inşa edilmeden önce sürekli kullandığı, son olarak 2011-2012 sezonunda Altınordu'nun maçlarına ev sahipliği yapan Buca İlçe Stadı yeniden kapılarını açmaya hazırlanıyor. Üç yıldır profesyonel müsabakalara kapatılan emektar tesisien 4750 seyirci kapasitesiyle İzmir futbolunun hizmetine gireceği açıklandı. Buca Belediyesi'nin bir ara yeşil alan yapmak üzere çevresindeki duvarları kaldırdığı tesisin 2'nci Lig standartlarına göre elden geçirileceği ve 2015-2016 sezonuna yetiştirileceği bildirildi. Bu sezon İzmir'de yaşanan stat sıkıntısı yüzünden Altınordu bazı maçlarını Manisa'da, Karşıyaka Buca'da, Altay Menemen'de oynamış, Göztepe'de bir maç için Kocaeli'ye gitmişti.

Kaynak: HT Emlak, 10.04.2015

Atila, "Bornova'da yaşam standartları yükseliyor"

Bornova Belediye Başkanı Olgun Atila görevdeki birinci yılını değerlendirdi ilçede yaşam standartlarını yükseltme hedefiyle çalıştıklarını söyledi.


Bugüne kadar yaptıklarını ve yapacağı projelere değinen Bornova Belediye Başkanı Atila, "Öncelikle ilçemizin marka değerini yükseltecek, turizm potansiyelini öne çıkaracak çalışmalar yapıyoruz. Yenilikçi düşüncelere büyük önem veriyoruz. Her müdürlüğümüz her yıl rutin işlerinin dışında yenilikçi bir projeyi mutlaka hayata geçiriyor. Ayrıca kurduğumuz Kentsel Tasarım Müdürlüğü, üniversitelerimizle birlikte yaptığı çalışmalarla Bornovamızın çehresini değiştirecek projeleri ortaya koyuyor" dedi.
Bornova Belediyesi'nin 2015 yılındaki yatırımları da belli oldu. 234 milyon 100 bin lira olarak oy birliğiyle kabul edilen 2015 yılı bütçesinde en büyük paylar yatırımcı müdürlüklere ayrıldı.Fen İşleri Müdürlüğü 52 milyon, Temizlik İşleri Müdürlüğü 35 milyon, Park ve Bahçeler Müdürlüğü ise 28 milyon liralık bütçelerle Bornovalılara hizmet üretecek. Bronova Belediyesi'nden verilen bilgiye göre bu yıl, Büyükpark tamamen yenilenecek, Küçükpark yeniden tasarlanacak, çocuklar için 6 bin metrekarelik alanda Trafik Parkı yapılacak, Evka-3'te 10 bin metrekarelik alan içerisinde öğrenci misafirhanesinin de bulunduğu Gençlik Merkezi yapılacak, Atatürk Mahallesi'nde bin 600 metrekarelik alanda 300 kişilik çok amaçlı düğün salonu inşa edilecek, içinde düğün salonu, pazaryeri, kadın danışma merkezi, Nedret Güvenç Sahnesi'nin bulunduğu Çamdibi Şehit Er Adem Bilaloğlu Tesisleri tamamen yenilenecek. , Çocuk Köyü, Büyük Çarşı 2. Etap Yenileme, yeni hizmet binasının ve Pınarbaşı Sosyal Tesisleri'nin projelendirilmesi, yol yapım, köprü ve istinat duvarı yapımları gibi daha pek çok çalışma hayata geçirilecek.
 

9 Nisan 2015 Perşembe

Çeşme'de 9 yeni durak 9 yeni deneyim!

Benim için Çeşme, Alaçatı değil Şifne, Ilıca, Ovacık, Ildır ve Dalyan'dır... Çeşme Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç, '9 Durak 9 Deneyim' başlıklı turizm projelerini anlatınca eski bir Çeşme sever olarak "Nihayet doğru yol bulunuyor galiba" diye içimden geçirdim.

Salı akşamı Çeşme Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç, Sütlüce Rahmi Koç Müzesi’nde verdiği davette ‘9 Durak 9 Deneyim’ başlıklı turizm projelerini anlatınca eski bir Çeşme sever olarak “Nihayet doğru yol bulunuyor galiba” diye içimden geçirdim.
Çeşme merkez, Şifne/Reisdere, Ovacık, Ilıca, Ildırı, Germiyan, Dalyan, Çiftlikköy her biri sahip oldukları geçmiş ile nihayet turizm sahnesine çıkacak gibi görünüyor.
Çünkü sadece bir tek Alaçatı, Çeşme yarımadasının sahip olduğu değerleri farklı yönleriyle anlatmaktan uzaktı. Alaçatı eğlence, gece yaşamı biraz da deniz sporları olarak algılatıldı bir dönem. Son bir kaç yıldır yapılan Ot Festivali biraz olsun o havayı dağıtmıştı.
Şimdi Çeşme Belediyesi’nin yapması gereken betonlaşmanın, kitle turizminin esiri olmadan, doğayı, doğalı koruyarak, geleneksel mimariye uygun yapılarla turizmde cazibe merkezi olmak. Mutfak kültürünü, otlarını, şarabını, tarihini ön olana çıkarmak. En önemlisi de yörenin insanlarına fırsat vermek, onları desteklemek.
Ancak yatak kapasitesinin arttırılması, uluslararası yatırımcıyı çağırmak yeni bir Bodrum örneği yaratabilir. Her taraf beton yığınına dönüşebilir. Çeşme yarımadasının nüfusu 35 bin kadarmış. Kendine özgü mimarisi, balık ve ot kültürü, bağcılığı, şaraplarıyla gastronomik bir değer olma şansı henüz var.
Yıl boyu turizmin en kolay gerçekleşebileceği iklime de sahip. Ancak günümüzde dünya turizmi trendleri ve sadece 260 kilometrekarelik büyüklüğü düşünüldüğünde de şansı şirin balıkçı köyü havasını ve antik mirasını koruyan bir anlayış ve yapılaşmayla mümkün.
Aşağıda satır başlarıyla vereceğim Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç’ın konuşması şimdilik böyle bir anlayışın çerçevesini hem çiziyor, hem de bozuyor. İşte konuşmadan yorumsuz bölümler:

“Çeşme coğrafi açıdan kolay ulaşılabilirliği, doğal güzellikleri, 5 yıldızlı otellerinin yanı sıra çok sayıda butik oteli, kendine özgü mimarisi, zengin ve lezzetli mutfağı ile tam bir kültürel duraktır. Eğlence ve gece hayatı sevenlerden, doğa turizmine, eno turizmden, kaplıca turizmine yelken, rüzgar ve uçurtma sörfüne kadar çok geniş bir yelpazede hizmet verilen Çeşme, sadece Türkiye’nin değil dünyanın sayılı turizm merkezlerinden biri olmaya adaydır.”

“Turizm sezonunu uzatma hedefini ilk etapta festivaller öncülüğünde gerçekleştireceğiz. Festivaller kentteki otel ve İşletmecilerin en yoğun olduğu dönem olan yaz sezonunun yanı sıra, sonbahar ve ilkbahar dönemlerinde de yapılacak. Böylelikle kentin termal kaynakları ile tarihi ve doğal güzelliklerinin dışında Çeşme’ye farklı zamanlarda gelinmesi için birçok farklı nedenler eklenecek. Çeşme Yarımadası’nın 9 farklı durağında farklı deneyim turları planladık. Çeşme festivaller kenti olacak.”

“Çeşme’de nitelikli yatak sayısının son yıllarda yapılan yatırımlarla 7 bine çıktı. Butik otel, pansiyon ve küçük otellerle bu sayı 25 bine ulaşıyor. Bu rakamlar Çeşme gibi bir turizm merkezi için oldukça yetersiz kalıyor. Çeşme, hem Türk hem uluslararası yatırımcılar için en gözde yatırım merkezleri arasında. Yatırımlar ile yatak kapasitesi arttığında turizmde bölgenin en önemli gelir kapılarından biri haline gelecek ve bölge insanın refah katsayısında ciddi bir artış sağlanacaktır.”

“Bizler bu anlamda; turizm cenneti Çeşme’nin her mahallesine her sokağına dokunacağız. Alaçatı örneğinde olduğu gibi korumacılık anlayışından ödün vermeden, mevcudu koruyarak, bölgemizi geliştireceğiz. Biz festivaller ve deneyimler beldesine dönüşen Çeşme’yi 12 ay yaşayan bir keyif merkezi olarak algılıyoruz; Reisdere’si, Ovacık’ı, Çeşme Merkezi, Ildırı’sı, Ilıca’sı, Dalyan’ı, Germiyan’ı, Çiftlikköy’ü ve Alaçatı’sıyla her zevke her tercihe farklı deneyimler sunmaktadır...”
İşte 9 Yeni Durak 9 Yeni Deneyim projesi kapsamında dikkat çekilen beldeler...
1.      Reis Dere

Reis Dere, genelde Rumeli tarafından göç almış, tarihsel dokusu içinde gelenek ve göreneklerini korumayı başarmış, termal suları, şifalı çamur banyoları ve kıyısında balık lokantaları ile şirin bir köydür. Çeşme’nin kuzeydoğusunda, Reis Dere Köyü’nün güneyinde Reis Dere Antik Yerleşim Alanı bulunmaktadır. Bu bölgede taş sanduka tipi mezarlar yer almaktadır.
Çeşme Ilıcalarının 5 km kuzey doğusunda bulunan Şifne körfezinde ise küçük bir yarımada üzerinde Şifne (Reis Dere) Kaplıca ve Çamuru bulunmaktadır. Kaplıcanın romatizma, raşitizm, kadın hastalıkları ve idrar yolları, mide, bağırsak, egzama, kan çıbanı gibi deri hastalıklarına yararı vardır. Reis Dere Kaplıca ve Çamuru, etrafında bulunan çeşitli konaklama ve yeme- içme tesisleri ile misafirlerini ağırlamaktadır.

2.      Ovacık

Ovacık, birbirini takip eden yumuşak tepeleri ve bölgesel rüzgarı ile çok özel bir teruara sahiptir. Bu nedenle de bağcılık ve şarapçılık bölgede hayli yaygındır. Bölgede profesyonel ya da amatör çok sayıda bağ yer almaktadır.
Şarapçılığın yanı sıra, meyve suyu, zeytinyağı, lavanta, üzüm çekirdeği ticareti yapılmaktadır. Ovacık, kendine özgü enginarı, kavunu ve koruma altındaki koyunu ile gastronomi meraklılarını bekliyor.

3.      Ilıca

Ilıca, 2 km'ye yakın uzunluktaki geniş ve beyaz kumlu plajları, nitelikli konaklama tesisleri ve termal olanaklarıyla Çeşme’nin en gözde duraklarından biridir. Denizin içinden kaynayan sıcak termal sular, Ilıca plajını ve yöredeki diğer plajları büyük birer termal havuz haline getirir.
Çeşme plajlarının ve özellikle Ilıca plajının en önemli özelliklerinden biri de, kıyıdan denize doğru yaklaşık yüz metrelik bir şeridin insan boyunu geçmeyecek derinlikte olmasıdır. Termal kaynaklarla beslenen sığ sularda, güneş ışınlarının insan sağlığına çok daha fazla yararlı olduğu bilimsel bulgularla kesinleşmiştir. Ilıca özelikle çocuklu aileler ve ileri yaş grubu gezginler açısından son derece keyifli ve güvenli bir tatil imkanı sunmaktadır.

4.      Ildırı

Çeşme merkeze 27 km uzaklıkta küçük adacıkları olan güzel bir koyun üzerinde kurulu olan Ildırı, Çeşme Yarımadası’nın ilk antik yerleşim yeridir. Erythrai adıyla kurulan Ildırı, Çeşme’nin en görülmeye değer tarihi zenginliklerinden biridir. Erythrai sözcüğünün Yunanca’da “kırmızı” anlamına gelen “erythros”tan türediği, kent toprağının kırmızı renginden dolayı Erythra’nin “Kızıl Kent” anlamında kullanıldığı yönünde de bir görüş vardır.
Ildırı, MÖ 3. yüzyıl sonlarında yapıldığı sanılan akrapolün kuzey yamaçlarındaki antik tiyatro ve Athena Tapınağı arkeoloji meraklıları için özellikle eşsiz günbatımı manzarasıyla eşsiz güzelliktedir. Ildırı; enginarı, balık lokantaları, lokma ve kahvaltı mekanlarıyla da lezzetli bir duraktır.

5.      Germiyan

Çeşme’nin diğerlerinden farklı bir etnik yapısı olan tek Türkmen köyü olan Germiyan, Anadolu Beylikleri’nden Germiyanoğulları’ı tarafından kurulmuş bir yerleşimdir. Kendine özgü Hurma Zeytini ve ekşi mayalı ekmeği yörede çok ünlüdür. Köy meydanındaki kahvesi hala otantik haliyle turistlerin adaçayı içmek için konakları çok sevimli bir kahvedir. Çeşme Belediyesi tarafından bu yıl ilk kez “Ekmek Festivali” adıyla bir etkinlik düzenlenmiş ve görülen yoğun ilgi nedeniyle festivali sürekli yapma kararı alınmıştır.

6.      Dalyan
"Eski Camii" olarak da anılan Dalyanköy Çeşme ilçe merkezinin 2 km kuzeyindedir. Bizans egemenliği sırasında I.Kılıç Arslan`ın kayınpederi Emir Çaka, yarımadayı ele geçirince, 1081 yılında Çeşme`ye gelmiş ve Oğuz Boyu’ndan gelen Türkleri buraya yerleştirmiştir. Halen bir cami kalıntısı ve geniş mezarlığıyla 11. yüzyıl Türk yerleşmelerine ait ilginç bir örnektir.
Geçtiğimiz yüzyılın başında buraya Karadeniz‘den hayli göç olmuştur. Dalyan, balık ve deniz ürünleri lokantaları ile lezzet meraklıları için vazgeçilmez bir duraktır.

7.      Çiftlikköy
Rüzgarıyla ünlü Çeşme’de her zaman rüzgarsız sakin köşeler de bulmak mümkündür. Yarımadanın bir yanı eserken bir yanı sakin kalır. Pırlanta Plajı ile ünlü Çiftlik adı üstünde pırıl pırıl parlayan denizi ile sakinliği sevenleri bekliyor. Ayrıca yörenin en güzel deniz ürünleri ve böcek lokantaları Çiftlik’te yer alır. Yat Kaptanlığı Okulu bulunan Çiftlikköy’ün plajlarında ‘kitesurf’ yapılıyor.

8.      Çeşme
İzmir’in en batı ucunda yer alan Çeşme ilçesi, doğudan Urla, kuzeyden Karaburun, batı ve güneyden Ege Denizi ile çevrilidir. İlk çağdaki ismi Cyssus olan Çeşme, tarihteki 12 İyon kolonisinden biridir. Çeşme yöresi, 11. yüzyıl sonlarında büyük Türk denizcisi Çaka Bey ile Türk egemenliğiyle tanışmıştır. Osmanlı egemenliğine geçişi, 14. yüzyıl sonlarındadır. 1893 yılı Osmanlı nüfus sayımına göre Çeşme'de yaşayan yaklaşık 30 bin nüfusun sadece %12’si Türkler idi.
Çeşme'nin en çok ziyaret edilen tarihi eseri II. Beyazıt'ın yaptırdığı Çeşme Kalesi’dir. Bugün müze olarak kullanılan Kale, yapıldığı yıllarda deniz kenarıydı. Sonraki yıllarda denizin doldurulması sonucu bugünkü konumunu almıştır. Kale ve liman, ticaret ve savaş gemilerini kötü hava koşullarına ve düşman saldırılarına karşı korumaktaydı. Kalenin güney kapısı, Osmanlı mimarisinin bütün özelliklerini taşımaktadır. Günümüze kadar çok iyi bir şekilde korunarak gelen kale içinde Çeşme Arkeoloji Müzesi yer almaktadır.
1529 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılan iki katlı kervansaray, tipik Osmanlı dönemi kervansaraylarından biridir. Kervansarayın restorasyonu tamamlanmış olup otel olarak hizmet vermektedir.

9.      Alaçatı
Alaçatı, denizi titretmeden esen rüzgârı, rüzgar sörfü, dalından reçineler damlayan sakız ağaçları, cumartesi günleri kurulan antika pazarı, cumbalı konakları ve artık bir gastromi geleneği haline gelen “Ot Festivali” ile misafirleriyle tutkulu bir ilişki içindedir.
Antik Çağda adı "Agrilia" olan Alaçatı, Batı Anadolu tarihinde "İonia" diye adlandırılan, İzmir'in güneyinden başlayıp Menderes Irmağına kadar uzanan bölgenin tam merkezinde yer alır. Heredot Tarihi'nin birinci kitabında İonia hakkında şöyle yazar: "İonlar kentlerini bizim yeryüzünde bildiğimiz en güzel gökyüzü altında ve en güzel iklimde kurmuşlardır. Ne daha kuzeydeki bölgeler, ne de daha güneyde kalanlar İonia ile bir tutulabilir, hatta ne doğusu, ne batısı; kimisi soğuk ve ıslak, kimisi sıcak ve kurak olur."
Alaçatı Rumlar zamanında bağcılık ve şarapçılık ile tarihinin parlak bir dönemini yaşadı. Mübadele sonrası ise Alaçatı'nın zorlu yılları başladı. Balkanlar'dan gelen Müslüman Türkler bağcılık ve zeytincilik bilmezlerdi. Böylece Alaçatı'daki bağlar sökülüp yerine Selanik göçmenleri tütün diktiler; Kosova ve Bosna göçmenleri ise bildikleri iş olan hayvancılığa başladı. Ancak iklim ne tütün, ne de hayvancılık için uygun değildi. Bin bir eziyetle yetiştirilen tütünden Alaçatı'ya gelen para ancak karın doyurmaya yetiyordu.
Alaçatı 2000’lerin başlarında rüzgar sörfü meraklıları ile keşfedilip, taş ev meraklıları ile turizme adım atmış, korumacı bir turizm anlayışı ile bölge tüm Ege’nin en özgün tatil beldelerinden biri haline gelmiştir.

Kaynak: Radikal, 09.04.2015

Ödemiş Belediyesi tarafından Fen Lisesi’nin İnşaat Ruhsatı verildi

Ödemiş Süleyman Demirel Mahallesi Yeni Kent Sitesi arkasında dört yıldır hizmet veren Fen Lisesi’nin Küçükavulcukta yapılacak binası için Ödemiş Belediyesi’nden ruhsat verildi.
Ödemişlilere müjdeli haberi veren Belediye Başkanı A.Mahmut Badem, Küçükavulcuk Mahallesi’nde yapılacak Fen Lisesi’nin inşaat ruhsatı için 3 Nisan’da müracaatın yapıldığı ve gereken işlemler yapıldıktan sonra ruhsatın verildiğini söyledi.

İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından 1/100.000 Çevre Düzeni İmar Plan Notlarına göre ruhsat başvurusu yapılan Fen Lisesi, 23 bin metrekare alanda inşa edilecek. Proje kapsamında 16 derslikli Fen Lisesi Binası, 200 öğrencilik Fen Lisesi pansiyon binası, 200 öğrencilik İmam Hatip Lisesi pansiyon binası, Fen Lisesi bünyesinde kapalı spor salonu, mini futbol sahası ve basketbol sahası yer almakta.
 

Yeni projelerin olmazsa olmazı: Şarj ünitesi

MFZ Grup tarafından Çayyolu'nun Beytepe ile birleştiği değerli lokasyonda inşa edilen Allora Beytepe projesi elektrikli araçlar için kapalı otoparkında yer verdiği şarj üniteleriyle dikkati çekiyor. Proje ortaklarından Muhanver Gözüm, Allora Beytepe'nin konforlu ve rahat yaşam sunmanın yanında çevreye saygılı, doğayla iç içe bir proje olarak kurgulandığını kaydetti. Projede yer verilen geniş peyzaj alanı ile konut sahiplerinin yeşili kucaklayacağını vurgulayan Gözüm, "Türkiye'de çevreyi koruma adına önemli çalışmalara imza atılıyor. Otomotiv sektörü de artık karbon ayak izini küçülten, elektrikli araçlara yatırım yapıyor. Yakın gelecekte trafikte sıkça karşılaşacağımız elektrikli araçların en büyük sıkıntısı olan şarj sorunu, konut projelerinde şimdiden yer verilen şarj üniteleriyle çözülecek. Biz de bu konuda elimizden geleni yapıyoruz" dedi.

Kaynak: Sabah, 09.04.2015

RÜYA PROJE MODERNNEST KAR-TAŞ İNŞAAT GÜVENCESİYLE

İnşaat sektöründe Ege Bölgesi’nde, Manisa’da adından sıkça söz ettiren Kar-Taş, şimdi de Güzelyurt Mahallesi’nde hayata geçirdiği en yüksek, en modern konut projesi ile Manisalıların rüyasını süslüyor. Modernnest ismi verdikleri rüya projede sona gelindiğini ifade eden Kar-Taş İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Karakurt, Denge Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Engin Etingü’ye verdiği özel röportajda Modernnest’i Manisa kamuoyuna tanıttı. İşte o röportaj.

Öncelikle sizi tebrik ediyoruz. Güzelyurt Mahallesi'nde, en modern binayı, yüksek konutu Kar-Taş inşa ediyor. Rüyaları süsleyen Modernnest ismini verdiğiniz ve Manisa’nın en yüksek konut projesi olma özelliğini taşıyan projede neler var, kimlere hitap ediyor.  Nasıl bir bina ol olacak? Bize anlatır mısınız?”
 
Kenan Karakurt: “Güzelyurt'ta ki en büyük açığı gördük. Küçük daireler, modern yaşam için artık 1+1 Recidance eksiğini gördük. Güzelyurt bölgesinde özel imar planı vardı. Biz bu projemizi yüksek bina olarak düşündük. Şuanda hazır 16 kat, 47 metrelik yükseklikle Manisa'nın ilk en yüksek konu projesi oldu. 6 bin metre karelik arazi içerisinde yapılmıştır. Bunu sadece %15’i bina için %85'i peyzaj alanı için kullanılmıştır.  Giriş katımız sosyal alandır. Kapalı havuz, spor salonu, sinema, hamam sauna, yönetim odası, resepsiyon, kapıcı dairesi ve kat hizmetleri bölümlerinden oluşuyor. 2 Asansör, 2 yangın merdivenimiz var. 47. metre terasta güzel bir oturma gurubu konularak, çay kahve makinası ile günün stresi, yorgunluğu atılması amaçlanmıştır.”
 
Engin Etingü: Sanırım İngilizce bir terim, biz yine soralım istiyoruz. Modernnest ne demek?
 Kenan Karakurt: “Modernnest'in kelime anlamı modern yüksek yuvadır. Bu çağrışımla adını Modernest koyduk. Artık Kar-Taş İnşaat fatura ismi olarak kullanılacaktır. Bundan sonra Modernnest imajı ile devam edeceğiz ve başlangıcımız Güzelyurt oldu. Daha sonra ki süreçlerde Modernnest Muradiye, Modernnest Çarşı ve benzeri şekilde devam edecektir”
 
Engin Etingü: “Dairelerinizin iç özellikleri ve hitap ettiği kesim kimlerdir?
 
Kenan Karakurt: “Bilindiği gibi insanlardaki evlilik oranları artık azalıyor. Yatırımlar artıyor. Sizde bilirsiniz ki bekâr bir insanın yaşayacağı alan yatak odası, mutfak ve banyodur.  Günümüz insanları büyük dairedense, küçük daireleri tercih ediyor. Bütün bunları göz önüne alarak 1+1 daireler tercih ettik. Dairelerimiz de hazır mutfak, vestiyer, klima, ankastre takımları, kombisi gibi tam teşkilatlı her şey mevcuttur. Örnek dairemiz tüm hızıyla bitirme aşamasına gelmektedir. Bu örnek daireye her şeyi koymayı düşünüyoruz. Çay kahve, fincan takımından tutun her şeyi. Çünkü daire almak isteyenler gelip örnek dairemize bakınca kafasında hiçbir soru işareti kalmamalıdır. Bir daire düşünün, küçük ama her şey var içinde”
 
Engin Etingü: “Manisa OSB dünyanın en iyi ilk 10 yatırım kenti arasında gösterildi. Modernnest’in OSB ile ilişkilendirecek olursak, Büyük bir sanayi şehri olan Manisa’nın sanayi bölgesine yakınlığı ve yatırım yapılabilecek bir alanda yer alıyor olması açısından bir yaklaşımınız var mı?
 
Kenan Karakurt, “Katalog çalışmalarımız tamamlandı. Üniversiteler de Akademisyen kesimleri, yatırım yapabilecek kesimler, Baro da beyaz yakalılar, Savcı ve Avukat kesimleri, Doktorlar, Profesörler benim hitap ettiğim kesimlerdir. OSB zaten bizim en büyük hedef kitlemiz. Özellikle fabrika sahipleri misafir ağırlama hususunda otel masrafları oldukça maliyetli oluyor. Fabrika sahipleri bu daireleri alıp kendi mülkiyetlerine katınca misafirlerini de en güzel şekilde ve az maliyetle ağırlayabilecekler”
 
Engin Etingü: “ CBÜ’de 35 bine yakın öğrenci var. Binin üzerinde öğretim görevlisi, okutman ve personel var. Üniversite açısından değerlendirecek olursak, nasıl bir durum söz konusu olacak?”
 
Kenan Karakurt, “Manisa'da üniversite okumaya gelen veya Manisa’ya tayini çıkan öğretmen, polis, memur vs Manisa'ya yılların verdiği bir imar eksikliğinden dolayı Manisa'da kiralar çok yüksek. Konut olarak da çok pahalı evler. Manisa'ya üniversite okumaya gelen bir öğrenci düşünün. Ortalama 5–6 yıl okul hayatı olacaktır burada. Bulacağı en uygun ev kirası 750 civarları olacaktır. Bu öğrenci 1+1 alıp okul hayatı boyunca içinde barınıp, giderken de satarsa çok büyük bir maliyetten kendisini kurtarmış olur. Aynı şeyler polis, memur, öğretmenler içinde geçeridir.”
 
Engin Etingü: “Modernnest'ten daire almak isteyen birisini ne cezp eder. Ne gibi güzellik, ne gibi özellik müşteriyi satın almaya çeker?”
 
Kenan Karakurt, “Öncelikle Güzelyurt Mahallesi, Manisa'nın en rant (getiri) alanı olan bir yerde. Manisa'da bir daha Güzelyurt gibi bir bölge oluşamaz. En yüksek bina olarak biz varız orda. Başka bir özellikle otel konseptiyle binamız yapılmıştır. Her türlü sosyal alanı vardır. Otoparkı, marketi, güvenliği, araç yıkaması, sosyal faaliyet alanları, kışın kapalı yazın açık havuzumuz gibi birçok özelliği mevcuttur. Bu özellikleri görenler saten cezp olmuş oluyor”
 
Engin Etingü: “Modernnest’i özetleyecek olursak, son olarak ne söylemek istersiniz?
 
Kenan Karakurt, “Bir kere Manisa’da geliştirdiği projelerle öncü olmuş firmalardan Kar-Taş İnşaat böyle bir projeyle basının ve Manisa kamuoyu karşısına büyük bir cesaretle çıktı. Manisa’nın en yüksek konut projesini Kar-Taş İnşaat gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz.  Güzel Manisa’mıza Güzelyurt bölgesinde Güzel bir eser bırakmanın mutluluğu içindeyiz. Modernnest insana ve çevreye odaklı bu konut projesi olarak 6 bin m2 arsa alan üzerinde 5 bin 200 m2’si yeşil alan ve sosyal tesisler olarak yapıldı. Tamamı 112 adet 1+1 daireden oluşan Modernest, Manisa’nın ufak konut ihtiyacını da bir nebze olsun hafifletmiş olacak. Kısacası Modernest, bir rüyaydı, bu rüya Güzelyurt Mahallesi’nde gerçek oldu. Manisa kamuoyunun bu projeye göstermiş olduğu ilgiden dolayı sevgi ve saygılarımla selamlıyorum. Manisa’ya, Güzelyurt’a hayırlı olsun.  ”