ege etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ege etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Nisan 2015 Perşembe

RÜYA PROJE MODERNNEST KAR-TAŞ İNŞAAT GÜVENCESİYLE

İnşaat sektöründe Ege Bölgesi’nde, Manisa’da adından sıkça söz ettiren Kar-Taş, şimdi de Güzelyurt Mahallesi’nde hayata geçirdiği en yüksek, en modern konut projesi ile Manisalıların rüyasını süslüyor. Modernnest ismi verdikleri rüya projede sona gelindiğini ifade eden Kar-Taş İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Karakurt, Denge Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Engin Etingü’ye verdiği özel röportajda Modernnest’i Manisa kamuoyuna tanıttı. İşte o röportaj.

Öncelikle sizi tebrik ediyoruz. Güzelyurt Mahallesi'nde, en modern binayı, yüksek konutu Kar-Taş inşa ediyor. Rüyaları süsleyen Modernnest ismini verdiğiniz ve Manisa’nın en yüksek konut projesi olma özelliğini taşıyan projede neler var, kimlere hitap ediyor.  Nasıl bir bina ol olacak? Bize anlatır mısınız?”
 
Kenan Karakurt: “Güzelyurt'ta ki en büyük açığı gördük. Küçük daireler, modern yaşam için artık 1+1 Recidance eksiğini gördük. Güzelyurt bölgesinde özel imar planı vardı. Biz bu projemizi yüksek bina olarak düşündük. Şuanda hazır 16 kat, 47 metrelik yükseklikle Manisa'nın ilk en yüksek konu projesi oldu. 6 bin metre karelik arazi içerisinde yapılmıştır. Bunu sadece %15’i bina için %85'i peyzaj alanı için kullanılmıştır.  Giriş katımız sosyal alandır. Kapalı havuz, spor salonu, sinema, hamam sauna, yönetim odası, resepsiyon, kapıcı dairesi ve kat hizmetleri bölümlerinden oluşuyor. 2 Asansör, 2 yangın merdivenimiz var. 47. metre terasta güzel bir oturma gurubu konularak, çay kahve makinası ile günün stresi, yorgunluğu atılması amaçlanmıştır.”
 
Engin Etingü: Sanırım İngilizce bir terim, biz yine soralım istiyoruz. Modernnest ne demek?
 Kenan Karakurt: “Modernnest'in kelime anlamı modern yüksek yuvadır. Bu çağrışımla adını Modernest koyduk. Artık Kar-Taş İnşaat fatura ismi olarak kullanılacaktır. Bundan sonra Modernnest imajı ile devam edeceğiz ve başlangıcımız Güzelyurt oldu. Daha sonra ki süreçlerde Modernnest Muradiye, Modernnest Çarşı ve benzeri şekilde devam edecektir”
 
Engin Etingü: “Dairelerinizin iç özellikleri ve hitap ettiği kesim kimlerdir?
 
Kenan Karakurt: “Bilindiği gibi insanlardaki evlilik oranları artık azalıyor. Yatırımlar artıyor. Sizde bilirsiniz ki bekâr bir insanın yaşayacağı alan yatak odası, mutfak ve banyodur.  Günümüz insanları büyük dairedense, küçük daireleri tercih ediyor. Bütün bunları göz önüne alarak 1+1 daireler tercih ettik. Dairelerimiz de hazır mutfak, vestiyer, klima, ankastre takımları, kombisi gibi tam teşkilatlı her şey mevcuttur. Örnek dairemiz tüm hızıyla bitirme aşamasına gelmektedir. Bu örnek daireye her şeyi koymayı düşünüyoruz. Çay kahve, fincan takımından tutun her şeyi. Çünkü daire almak isteyenler gelip örnek dairemize bakınca kafasında hiçbir soru işareti kalmamalıdır. Bir daire düşünün, küçük ama her şey var içinde”
 
Engin Etingü: “Manisa OSB dünyanın en iyi ilk 10 yatırım kenti arasında gösterildi. Modernnest’in OSB ile ilişkilendirecek olursak, Büyük bir sanayi şehri olan Manisa’nın sanayi bölgesine yakınlığı ve yatırım yapılabilecek bir alanda yer alıyor olması açısından bir yaklaşımınız var mı?
 
Kenan Karakurt, “Katalog çalışmalarımız tamamlandı. Üniversiteler de Akademisyen kesimleri, yatırım yapabilecek kesimler, Baro da beyaz yakalılar, Savcı ve Avukat kesimleri, Doktorlar, Profesörler benim hitap ettiğim kesimlerdir. OSB zaten bizim en büyük hedef kitlemiz. Özellikle fabrika sahipleri misafir ağırlama hususunda otel masrafları oldukça maliyetli oluyor. Fabrika sahipleri bu daireleri alıp kendi mülkiyetlerine katınca misafirlerini de en güzel şekilde ve az maliyetle ağırlayabilecekler”
 
Engin Etingü: “ CBÜ’de 35 bine yakın öğrenci var. Binin üzerinde öğretim görevlisi, okutman ve personel var. Üniversite açısından değerlendirecek olursak, nasıl bir durum söz konusu olacak?”
 
Kenan Karakurt, “Manisa'da üniversite okumaya gelen veya Manisa’ya tayini çıkan öğretmen, polis, memur vs Manisa'ya yılların verdiği bir imar eksikliğinden dolayı Manisa'da kiralar çok yüksek. Konut olarak da çok pahalı evler. Manisa'ya üniversite okumaya gelen bir öğrenci düşünün. Ortalama 5–6 yıl okul hayatı olacaktır burada. Bulacağı en uygun ev kirası 750 civarları olacaktır. Bu öğrenci 1+1 alıp okul hayatı boyunca içinde barınıp, giderken de satarsa çok büyük bir maliyetten kendisini kurtarmış olur. Aynı şeyler polis, memur, öğretmenler içinde geçeridir.”
 
Engin Etingü: “Modernnest'ten daire almak isteyen birisini ne cezp eder. Ne gibi güzellik, ne gibi özellik müşteriyi satın almaya çeker?”
 
Kenan Karakurt, “Öncelikle Güzelyurt Mahallesi, Manisa'nın en rant (getiri) alanı olan bir yerde. Manisa'da bir daha Güzelyurt gibi bir bölge oluşamaz. En yüksek bina olarak biz varız orda. Başka bir özellikle otel konseptiyle binamız yapılmıştır. Her türlü sosyal alanı vardır. Otoparkı, marketi, güvenliği, araç yıkaması, sosyal faaliyet alanları, kışın kapalı yazın açık havuzumuz gibi birçok özelliği mevcuttur. Bu özellikleri görenler saten cezp olmuş oluyor”
 
Engin Etingü: “Modernnest’i özetleyecek olursak, son olarak ne söylemek istersiniz?
 
Kenan Karakurt, “Bir kere Manisa’da geliştirdiği projelerle öncü olmuş firmalardan Kar-Taş İnşaat böyle bir projeyle basının ve Manisa kamuoyu karşısına büyük bir cesaretle çıktı. Manisa’nın en yüksek konut projesini Kar-Taş İnşaat gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz.  Güzel Manisa’mıza Güzelyurt bölgesinde Güzel bir eser bırakmanın mutluluğu içindeyiz. Modernnest insana ve çevreye odaklı bu konut projesi olarak 6 bin m2 arsa alan üzerinde 5 bin 200 m2’si yeşil alan ve sosyal tesisler olarak yapıldı. Tamamı 112 adet 1+1 daireden oluşan Modernest, Manisa’nın ufak konut ihtiyacını da bir nebze olsun hafifletmiş olacak. Kısacası Modernest, bir rüyaydı, bu rüya Güzelyurt Mahallesi’nde gerçek oldu. Manisa kamuoyunun bu projeye göstermiş olduğu ilgiden dolayı sevgi ve saygılarımla selamlıyorum. Manisa’ya, Güzelyurt’a hayırlı olsun.  ”
 

29 Mart 2015 Pazar

Ege Suits evlerinine büyük ilgi

Kavuklar Gayrimenkul Geliştirme tarafından 50 milyon dolarlık yatırımla inşa edilen Ege Suits projesindeki lüks konutlar, ağustos ayında teslim edilecek. Süit dairelerden oluşan sitede, elektrikli araba şarj ünitesinden oyun salonlarına kadar yedi yıldızlı otellerde bulunan konfor sunuluyor. Fiyatları 800 bin ile 1,5 milyon lira arasında değişen projenin yüzde 50’si inşaat aşamasında satıldı.

İzmir'in Bornova ilçesi Evka-3 semtinde hayata geçirilen 70 konutlu Ege Suits evlerinin örnek dairesi tanıtıldı. İçinde yedi yıldızlı otellerde bile rastlanmayacak elektrikli şarj ünitesi, çeşitli etkinliklerin yapılabileceği birbirinden farklı kulüpler de yer alıyor. Tanıtımda konuşan Kavuklar Gayrimenkul Grup Başkanı Metehan Kavuk, Egelileri tatil dönüşü yepyeni bir yaşam alanıyla karşılayacak olan Ege Suits’in, ağustos ayında teslim edilmeye başlanacağını söyledi. Yaklaşık 10 bin metrekarelik alanda kurulu projenin yüzde 80’inin peyzaj ve rekreasyon alanına sahip olduğunu belirten Kavuk, yedi yıldızlı ayrıcalıkları sözde değil, özde yaşatacaklarını ifade etti. Kavuk, hayalleri gerçekleştiren projede birçok detayın da iç mimar Brigitte Weber tarafından titizlikle çalışıldığını aktardı.

PROJENİN YARISI SATILDI
2012 yılı başlarında yapımına başlanan projenin toplam maliyetinin 50 milyon dolar olduğunu kaydeden Kavuk, “Toplam 70 dairenin şu ana kadar yarısı satıldı. Yıl sonuna kadar da yüzde 80’ini satmayı hedefliyoruz. ‘Sınırlı sayı, sınırsız konfor’ sloganıyla yola çıktığımız için muhafazakar olup seçici davranıyoruz. İnsanlara, huzurlu bir yaşam içinde yedi yıldızlı konforu sağlamak için buna da mecburuz. Konseptin devamı için buna gerek duyuyoruz.” diye konuştu. Konforun ve lüksün doğayla bütünleştiği butik rezidans projesinde konutların 163 ile 320 metrekare arasında değiştiğini aktaran Kavuk, şunları kaydetti: “İzmir’de bir ilk olan üstü açılır ve kapanır yarı olimpik yüzme havuzundan SPA’ya, yaklaşık bin metre yürüyüş parkurundan şömine odasına, tenis kortu ve basket sahasından minikler için düşünülmüş açık kapalı çocuk oyun alanlarıyla yedi yıldızlı hizmetler sunuyor.”

DÖRT TARZDA DEKORASYON
Avusturyalı ünlü yüksek mimar Weber de projenin iç mimarlığını yapmaktan dolayı mutlu olduğunu söyledi. Weber, 70 rezidanstan oluşan ilk katından dahi deniz görülebilen geniş cam cephesi ve terasıyla ev sahiplerine eşsiz körfez manzarası keyfini yaşattıklarının ifade etti. Ege Suits projesinde yapılan iç dizaynlar da farklılık gösteriyor. Her zevke uygun tarzda konutlar inşa ettiklerini söyleyen Weber, “Zevkleri gözönünde bulundurarak, dört tarzda dekorasyon tasarımı yaptık. Bunlar modern, klasik, minimalist ve avangard olarak misafirlerimizin beğenisine sunuldu.” diye konuştu.

Kaynak: Hürriyet Ege, 29.03.2015

5 Mayıs 2014 Pazartesi

Point Bornova 2015 sonunda

KAVUKLAR Gayrimenkul Geliştirmenin rezidans ve alışveriş merkezi konseptiyle hayata geçirdiği Point Bornova Alışveriş ve Yaşam Merkezi’nin inşaat çalışmaları hızla sürüyor.

Zemin iyileştirme çalışmalarının bitirildiği Point Bornova yükselmeye devam ederken, kapılarını 2015 son çeyreğinde misafirlerine açacak. Kavuklar Gayrimenkul Geliştirme Grup Başkanı Metehan Kavuk, “Projelerimizi müşterilerimizin beklentilerine göre geliştiriyor, elde ettiğimiz sonuçlarla bölgeye ve hayata değer katıyoruz. Point Bornova’da rezidans, alışveriş ve eğlence merkezi konseptini bir araya getirerek, İzmirlilere daha önce yaşamadıkları bir deneyim sunuyoruz. Ön lansmandan bugüne kadar satışlarımızın yüzde 60’ını gerçekleştirdik” dedi.
Türkiye’nin ilkleri
Türkiye’nin ilk üstü açılıp-kapanan konsepte sahip 55 bin metrekare kiralanabilir alanı ile İzmir’de moda, teknoloji, spor, eğlence, alışveriş ve rezidans konforunu ilk kez bir araya getiren projede deniz, doğa ve şehir temalarının ön plana çıkıyor. Kavuk, “Point Bornova, açık hava keyfini yaşatan uluslararası kafe ve restoranlar, modanın kalbi olmaya aday marka karması ve Ege Bölgesi’nin tek çocuk eğlence merkeziyle İzmirlilerin  vazgeçemeyeceği bir yaşam merkezi olacak” diye konuştu.

Kaynak: Hürriyet Ege, 05.05.2014

23 Nisan 2014 Çarşamba

İzmir'in yüzde 80'i kentsel dönüşüme gidiyor

Tektaş Kentsel Dönüşüm Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Çatalkaya, İzmir’deki binaların yüzde 80’inin riskli olduğunu söyledi.
 
Tektaş Kentsel Dönüşüm Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Çatalkaya, İzmir’deki binaların yüzde 80’inin riskli olduğunu söyledi. Çatalkaya, “ İzmir’de 800 bin bina var. Bunun 600 bini ‘riskli bina’ kategorisinde.” Dedi.
Ege’nin incisi İzmir kentsel dönüşümde atağa kalktı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkili kuruluşu Tektaş Kentsel Dönüşüm lisansına sahip ilk kentsel dönüşüm firması Tektaş Kentsel Dönüşüm, İzmir’deki çalışmalarına hız verdi.Tektaş Kentsel Dönüşüm Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Çatalkaya, İzmir’deki binaların yüzde 80’inin riskli olduğunu söyledi. Çatalkaya, “ İzmir’de 800 bin bina var. Bunun 600 bini ‘riskli bina’ kategorisinde. Kentsel dönüşüm kapsamında yıkımlar başladı.  Bu güzel şehirde 600 bin binanın tamamı yaklaşık 20 yıl içinde yerini yeni binalara bırakmış olacak” dedi.
 
İzmir’in şu anda kentsel dönüşümde İstanbul’un arkasında, ikinci sırada olduğunu hatırlayan Hakan Çatalkaya, “Yaklaşık 1,5 yıl önce, kentsel dönüşüm kanunu çıktığında İzmir’de dönüşüme giren bina sayısı 10 idi. Şu anda ayda 300 bina kentsel dönüşüm kapsamına giriyor. İzmir, Türkiye genelinde dönüşüm talebi açısından 1,5 sene önce 10’uncu sıradaydı, şimdi İstanbul’un ardından ikinci sırada” şeklinde konuştu.
 
Karşıyaka’da yan yatmış binalar var
Karşıyaka’da sahilde bulunan binaların artık eğik hale geldiğine dikkat çeken Hakan Çatalkaya, “Bazı evlerin balkonunda topu duvara vuruyorsunuz, kendiliğinde ayağınıza geri geliyor. Şu anda Kordon’da ev fiyatları 500 bin ile 2 milyon TL arasında değişiyor. Kentsel dönüşüme giren binalardaki ev fiyatları iki katına çıkacak” dedi.
 
Kredi kullanmadan evlerini yenileyebilecekler
 
Bazı İzmirlilerin kentsel dönüşüm kredisi çekmeye ihtiyaç kalmadan, kat karşılığı anlaşmasıyla binalarını yenileyebileceklerini ifade eden Tektaş Kentsel Dönüşüm Yönetim Kurulu Başkanı, “ Özellikle sahilin arkasında kalan evler şu anda 1-2 katlı. Belediyenin imarına göre yüksek katlı yapılabildikleri için mülk sahipleri binalarını, kentsel dönüşümde ceplerinden para harcamadan kat karşılığı ile yenileyebilirler” dedi.Ege Bölgesi’nde, Manisa’da, Muğla’da, Aydın’da ve İzmir’de aktif olarak çalışmalarını yürüten Tektaş Kentsel Dönüşüm, toplam 50 çalışanıyla tüm Türkiye’de dönüşüm çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.
 
Kaynak: Samanyolu Haber, 23.04.2014

5 Mart 2014 Çarşamba

İzmir, güneşten orman üretecek

Ege Orman Vakfı'nın İzmir Kalkınma Ajansı'ndan (İZKA) destek alarak hayata geçirdiği "Güneşten Ormanlar' projesi kapsamında, 500 kilowatlık Güneş Enerji Sistemi kuruluyor. Projeyle, Menderes-Pancar'da kiralanan arazide güneşten elektrik üretilecek. Gelirle yeni orman alanları oluşturulacak.

Ege Orman Vakfı'nın İktisadi İşletmesi EGEVAK tarafından İZKA'ya sunulan ve onaylanan "Güneşten Ormanlar' projesi kapsamında; Merk Solar Enerji Çözümleri San. ve Tic. A.Ş. "500 kilowatlık Güneş Enerji Sistemi'nin kurulumu için açılan ihaleyi kazanmıştı. Vakfın İktisadi İşletmesi EGEVAK ve Merk Solar Enerji arasında imzalanan sözleşmenin ardından "Güneş Enerji Sistemi'nin kurulumu için saha hazırlık çalışmaları başladı. Kurulum çalışmaları 25 Mayıs 2014 tarihine kadar tamamlanacak.

ENERJİ TARIMSAL SULAMADA KULLANILACAK

Güneşten Ormanlar projesi ile ilgili bilgi veren Ege Orman Vakfı İktisadi İşletmesi EGEVAK'ın Proje Koordinatörü Kadir Bilgili, "Projenin toplam bütçesi 1 milyon 868 bin TL. bu rakamın yüzde 50'sini İZKA karşılıyor. Proje kapsamında, Menderes-Pancar'da kiralanan arazide güneş enerjisinden 800 bin kilowat elektrik enerjisi üretilecek. Ürettiğimiz elektriğin bir bölümü ile Menderes-Oğlananası'nda bulunan 30 bin ağaçlık zeytinliğimizin tarımsal sulaması için kullanılan elektrik ihtiyacını karşılayıp, ihtiyaç fazlası üretilen elektriği de GEDİZ EDAŞ'a satacağız. Sattığımız elektrik enerjisinden gelen gelirle yeni orman alanları oluşturup, güneşin ormanlarını kuracağız" diye konuştu.

BÖLGEDEKİ SANAYİCİLERE DE ÖRNEK OLACAK
Proje ile ülkeye yeni orman alanları kazandırmanın yanında var olan ağaçların korunmasına yönelik bir etki de sağlayacaklarını ifade eden Bilgili, "Kurulum sahasındaki yıllık elektrik enerjisi üretimi yaklaşık 800 bin kilowat olarak gerçekleşecek. Bu miktarda enerji üretimi, yıllık 502 bin 204 kilogram karbon salımının engellenmesi anlamına gelmektedir. Bu da yıllık yaklaşık olarak 1100 adet ağacın kurtarılmasını sağlayacak. Fotovoltaik güç sistemlerinin ömrü 30 senedir. Bu zaman içinde güneş parlayarak Ege Orman Vakfı'nın daha fazla ormanlaştırma ve eğitim projelerini gerçekleştirmesini sağlayacak" dedi.

Kadir Bilgili, projenin bölgeye örnek teşkil edecek bir yatırım modeli oluşturacağını, özellikle sanayicilerin ihtiyaç duydukları elektrik enerjilerini boş atıl duran çatılarında veya arazilerinde gerçekleştirmeleri konusunda özendirici olacağını ve fosil enerji kaynaklarının sebep olduğu çevre sorunlarının önlemesinde model olacağını belirtti.

Kaynak: Radikal, 05.03.2014

17 Şubat 2014 Pazartesi

Folkart'tan İzmir'e yeni proje

Folkart Bornova'da 40 milyon TL bedelle 25 bin metrekarelik bir arsa satın aldı.

250 milyon TL yatırımla 850 adet konut ve ticaret alanlarından oluşacak projenin inşaatına Mayıs ayında başlanması planlanıyor.

Folkart, Avrupanın en yüksek kulelerinden Folkart Towers’ın ilk kulesini tamamlayıp Şubat sonunda teslim etmeye başlamasının ardından yeni projenin lansmanı için hazırlıklara hız verecek.
Mart ayı itibarıyla ön talepler toplanmaya başlanacak. Mayıs ayında başlayacak inşaat 18 ay sürecek ve 2016 sonunda teslim edilecek. Konut ve ticaret alanlarının yanısıra geniş ve kaliteli sosyal alanları, spor sahaları, yüzme havuzları ve zengin peyzaj uygulamalarıyla da dikkat çekecek. Huzurlu bir ortamda, konforlu ve güvenli bir yaşam sürmek isteyenler Folkart’ın yeni projesinde buluşacaklar.
Ulaşım kolaylığı
Merkezi konumu ile modern konut ve perakende yatırımlarının yeni odak noktasında yer alacak projenin en büyük avantajlarından biri ulaşım kolaylığı. Bölgeye otobüs, minibüs, ve metro gibi çeşitli toplu taşıma araçları ile kolayca ulaşılabiliyor. İzmir otobanına 500m., Bornova metro durağına 1km İzmir şehirlerarası otobüs terminaline 2 km uzaklıkta inşa edilecek proje Ege Üniversitesi, Yaşar Üniversitesi, Forum Bornova AVM, IKEA, ve Baumaxx’a yürüme mesafesinde olacak. İzmir’in en önemli noktalarına çok yakın mesafede konumlanacak projeye ilginin çok fazla olması bekleniyor.
Yeni proje ile ilgili olarak bilgi veren Mesut Sancak “Yeni projemizde daha geniş kitlelere hitap edecek daha uygun fiyatlı daireler olacak. Folkart’lı olmak isteyen herkesi bütçelerini fazla zorlamadan Folkart kalitesi ile tanıştırmayı hedefliyoruz. Bu yüzden m2 fiyatlarının 3.000 – 3.500 TL bandında seyredeceği, 1+1, 2+1, 3+1, ve 4+1 daire seçeneklerinin olacağı 8 katlı binalardan oluşan bir proje hazırlıyoruz. 850 daire ve alışveriş alanlarından oluşacak projede 18.000 m2 yeşil alan olacak” dedi.
İnşaat sektörü büyüyecek
Folkart Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak’a göre Türkiye’de güven ve istikrar ortamı herşeye rağmen devam edecek. Sancak; gayrimenkul ve inşaat sektörünün, mevcut büyüme potansiyeliyle bu yıl da Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörleri arasındaki yerini koruyacağını, 2014 yılında inşaat sektöründe yüzde 7 oranında büyüme beklediklerini kaydetti. Mesut Sancak “ Biz Türkiye’nin geleceğine ve İzmir’e çok güveniyoruz. İzmirliler de bize güveniyorlar ki şimdiye kadar tüm yatırımlarımızın karşılığını aldık. Söz verdiğimiz gibi, Şubat sonunda teslim edeceğimiz Folkart Towers A Kulenin şu anda %95’i satılmış durumda. Beklenenden çok daha iyi bir proje ortaya çıktı ve şimdiden İzmir’in simgesi haline geldi” dedi.

Kaynak: Posta, 17.02.2014

21 Aralık 2012 Cuma

Bu güzellik koruma altında

İzmir Büyükşehir Belediyesi, deniz ve rüzgarın etkisiyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan Homa Dalyanı’nın çevresini setlerle güçlendirerek Kuş Cenneti’nin korunması adına çok önemli bir adım attı. Çalışmaların sonunda ortaya çıkan fotoğraflar, Dalyan’ın görkemini ve yapılan işin önemini net biçimde gözler önüne serdi.

İzmir Kuş Cenneti’ninin önemli değerlerinden biri olan Homa Dalyanı, yok olmaktan kurtularak yeniden can buldu. Çekilen hava görüntüleri, kuşların en önemli beslenme ve üreme alanlarından olan Homa Dalyanı’nın büyüklüğünü ve İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan çalışmanın önemini net olarak gözler önüne serdi.

Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nin girişimiyle harekete geçen İzmir Büyükşehir Belediyesi, rüzgar ve deniz aşındırması nedeniyle yok olma tehlikesi bulunan dalyanı çevreleyerek koruma altına aldı. Yaklaşık 5 ay süren çalışmalar tamamlanırken, bölgeye 3150 kamyon dolgu malzemesi döküldü ve deniz ile dalyan arasında sular altında kalmaya başlayan set güçlendirdi. Kıyıdan yaklaşık 4.5 kilometre içeriye kadar uzanan yolu da düzenleyen Büyükşehir Belediyesi, proje maliyetini yaklaşık 10 milyon TL olarak açıkladı.

Önce ceza, sonra teşekkür
Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi, 2009 yılında deniz suyunun yükselerek dalyanı tehdit etmesi üzerine İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden yardım istedi. Büyükşehir Belediyesi, yaklaşık 100 kamyonluk dolgu malzemesi dökerek Homa Dalyanı ile deniz arasına set çekti. Bu set deniz suyunun rüzgarın etkisiyle dalyana karışarak dalyanı yok olmasını önledi. Ancak Belediye’nin koruma amaçlı döktüğü malzeme bazı gruplarca kamuoyuna “moloz” şeklinde yansıtıldı. İzmir 2 No’lu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’na yapılan itiraz sonunda da, Büyükşehir Belediyesi koruma amaçlı bu malzemeyi yine “yüksek maliyetli bir çalışmayla” kaldırdı. Bu arada İçişleri Bakanlığı, Üniversite ve Belediye aleyhinde soruşturma başlattı. Kurumlar, soruşturmadan beraat etti. Ancak İl Çevre Müdürlüğü, işlemi yapan Büyükşehir Belediyesi ile talepte bulunan Ege Üniversitesi’ne 83’er bin lira para cezası kesti.

Daha sonraki süreçte Ege Üniversitesi tarafından hazırlanan planlar, Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu’na sunularak onay alındı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Homa Dalyanı’nı kurtarma çalışmaları yeniden başlatarak Dalyan’ın bugünkü sağlıklı görüntüsüne kavuşmasını sağladı.

Kaynak: RT Haber - 21.12.2012

9 Aralık 2012 Pazar

İzmir Homeros ile taçlandırılmalıdır

Bir Ayçe DİKMEN yazısı, Hürriyet Ege - 09 Aralık 2012

İZMİR Tevfik Fikret Fen Lisesi Müdürü İhsan İnekçi, arkeoloji ve güzel sanatlarla ilgilenen bir heykel sanatçısı. Kent kültürüyle de yakından ilgilenen İnekçi, İzmir’in simgesi haline gelmiş birçok binanın aslında ne kadar taş, beton göründüğünü fark etmiş ve mimari yapıları değiştirilmeden neler yapılacağını düşünmüş. Birçoğunu ölçümleyerek bu topraklarda yaşamış uygarlıklardan esinlenen süslemeler ve yüzey çalışmaları tasarlamış. Bunları gördükten sonra hergün önünden geçip de fark etmediğim birçok binanın aslında ne kadar kötü göründüğünü farkettim. Dışarıdan hapishane duvarı gibi görünen renksiz, ruhsuz ve soğuk görünümlü binalar bence de İzmir’e yakışmıyor. “Benim aşkım İzmir, Ege Bölgesi” duygularını dile getiren İnekçi’yle, “Belki büyük düşünüyorum ama keşke bunların onda biri olsa” dediği projelerini konuştuk.
BİRÇOK ÖNEMLİ EGELİ’NİN BÜSTÜNÜ YAPTIM
- Eğitimci ve okul müdürüsünüz ama birçok farklı alanda çalışmalar yapıyorsunuz...
- Arkeoloji ve Ege uygarlıklarına çok meraklıyım. Halikarnas Balıkçısı’nın manevi torunu ilan edildim. Ekrem Akurgal’la Artemis Tapınağı ve arkeoloji görüşmelerim oldu. Çeşitli maket çalışmalarım vardı, Akurgal’a gösterdim. Hemen Avusturya’yı aradı, benim için izinler alındı. Efes Müzesi Müdürlüğü’nden izin alarak Trojan Çeşmesi’ni elimde kumpasla aylarca ölçüp çizimlerini yaptım.
- Heykel çalışmalarınız da dikkat çekici. Kimlerin büstlerini yaptınız?
- Ortaokul dönemlerinden beri heykelle uğraşıyorum. Tevfik Fikret’in büstünü yaptıktan sonra çok beğenildi. Sonrasında Konak Belediye Başkanımız Hakan Tartan’ın önerisiyle, Kutlu Aktaş’ın rahmetli eşinin ve Şenel Aksu’nun büstlerini yaptım, çok beğenildi. Ayrıca Bergamalı tıpçı Galen, Efesli düşünür Herakleitos’un, Zeki Müren’in Dario Moreno’nun, Ekrem Akurgal’ın da büstlerini yaptım. Teos’lu Anakreon’un büstünü yapmayı düşünüyorum. Herakliatos’un büyük bir heykelini Selçuk’a yapmayı isterim.

ŞEHİRCİLİKTE YANLIŞ UYGULAMANIN TELAFİSİ EN AZ 50 YIL
- Kent kültürüyle ilginiz nasıl başladı?
- Zaten resim, heykele çok meraklıydım. İlk yurtdışına çıktığımda çok etkilendim. Avrupa’daki kentler çok planlı, sanat ve kültür etkinlikleri, sokak hayatlarıyla başka bir hayat yaşıyorlar. İzmir’e döndüğümde çok üzüldüm ve kent olgusunun eksik olduğunu düşündüm. Paris’teki gibi bir şehirde binaların, yapıların güzelliği o şehre olan ilginin temelini oluşturuyor.
- Tüm bunlardan sonra İzmir’e bakınca ne gördünüz?
- Maalesef birçok yanlış uygulama yapılmış. Yanlış bir uygulamanın telafisi en az 50 yıl alıyor. İzmir’de 100 yılda bile döndürülemeyecek yanlışlar yapılmış. O nedenle herşey tartışılsın, konuşulsun, oldu bittiye getirilmesin.
KADİFEKALE TEPESİ’NE DEV HOMEROS ANITI YAPILMALI
- İzmir ile ilgili büyük anıt projenizi anlatır mısınız?
- Homeros ve Hektor’a özel ilgim var. İzmir deyince Avrupa’da akıllara Homeros geliyor. Bence İzmir’in simgesi Homeros’la ilgili olmalı. Büyük bir Homeros anıtı yapılarak İzmir taçlandırılmalıdır. Agora’dan yukarıya doğru olan binalar kentsel dönüşüm çerçevesinde kaldırılırsa, bir büyük yol yapılarak yukarıdaki büyük Homeros Anıtı’na çıkılabilecek. Anıtta Homeros lir çalarken gösterilecek, iki tarafta da Amazon heykelleri olacak. Bu büyük anıt İzmir’in her yerinden görülecek. Bu bir rekreasyon ve peyzaj çalışması olabilir.
- Peki aradaki binalar yıkılmazsa?
- Yine yapılabilir. Agora’dan yukarıya yürüyüş yolu olmaz belki ama anıt tepenin üzerine konularak İzmir’in her yerinden görülebilir.

BİRÇOK BİNA İZMİR’E YAKIŞMIYOR, GÖRÜNÜMLERİ DÜZENLENMELİ
- İzmir’deki binalar hakkında neler düşünüyorsunuz?
- Ben birçok belirgin binanın mevcut mimari yapısına dokunmadan yapıştırma ve asmalarla, rötuşlarla görüntülerinin değişebileceğini iddia ediyorum. Hatta çoğunun ölçümlerini alarak çizimlerini bile yaptım. Mesela Kordon’daki orduevi denizden çok göze çarpıyor. Oysa madalyonlar, İon sütunları, çelenkler yapılarak bina bambaşka bir şekle dönüştürülebilir. Denizden gelen turistlerin görebileceği çok güzel bir bina olur. Zaten Kordon’da bu büyüklükte başka bina yok.
- Başka hangi binaları incelediniz?
- Mesela Fransız Kültür Merkezi’ni milim milim ölçtüm, ona da bazı süslemeler düşündüm. Dokuz Eylül Meydanı’ndaki Basmane vergi dairesi, eski Atlas Oteli hep incelediğim binalar. Bunlara birçok süslemeler yapılabilir. Roma dönemi, İon gibi eski Ege uygarlıklarını yansıtan birçok süsleme yapılabilir.

BU BİZİM KÜLTÜRÜMÜZ DEĞİL DİYEN CAMİLERİMİZİ İNCELESİN
- Peki Roma, Hellenik süslemeler yaptığınız zaman ‘bunlar bizim özkültürümüz değil’ diye karşı çıkanlar olursa?
- O zaman ben de onlara, ‘gidin Hisar Camisi’nin mimberine, kapısına bakın, Salepçioğlu Camisi’ne bakın’ derim. Hepsi Roma kökenli sanattan etkilenmiştir. Yani camilerimizde bile bu topraklardaki medeniyetlerin izlerini görüyorsunuz. Çünkü tüm bu medeniyetlerin sanatı, yansımaları katman katman birbirine geçmiştir.


FUAR BİR KÜLTÜR VE TARİH PARKI OLMALI
- İzmir Fuarı ile ilgili projeleriniz var mı?
- Homeros Anıtı Kadifekale’ye yapılmazsa, fuara da yapılabilir diye düşünüyorum. Ayrıca Homeros müzesi de yapılabilir, gelen turistler burayı ziyaret eder. Arkeoloji Müzesi, ‘Ege Uygarlıkları Müzesi’ adıyla fuara taşınabilir. Hatta fuar bence bir tarih ve kültür parkı olmalı. Bir tarafta Homeros Anıtı ve müzesi, diğer tarafta Zeus Sunağı replikası yapılabilir. Belki düşüncelerime şaşıranlar olacaktır ama bunların 10’da 1’i bile yapılsa İzmir’de büyük farklılıklar olacaktır. Hedefi her zaman büyük tutmak gerekli.
- Mimarlarla görüşüp yapılabilirliğini tartıştınız mı?
- Akademisyenlerle alaylılar arasında her zaman farklı yaklaşımlar olabiliyor. Ama Michelangelo, Bernini de alaylıydı. Efes ile ilgili kazıların başındaki Anton Bauer ile görüştüm. Ben birçok kişinin maalesef ufuklarının dar olduğunu düşünüyorum. Mesela Makedonya’da yeni yapılan arkeolojik müzesi bu şekilde. 3-5 milyonluk bir ülke bunları sahipleniyor. İyon uygarlığının, sanatının beşiği bu topraklar, esas bizim bu mimariyi sahiplenmemiz gerekiyor. Birçok uygarlık şu an yaşayanların soy devamcısı olmadığı kadim uygarlıklardır. Bu nedenle biz bu topraklarda yaşıyorsak, bu topraklardaki tüm uygarlıkları sahiplenmek zorundayız.

Kaynak: Hürriyet Ege, Ayçe Dikmen - 09.12.2012

30 Ekim 2012 Salı

Basmane’de bir Osmanlı Harikası

Özellikle 2000 yılından sonra birbiri ardına yapılan yatırımlarla İzmir’in “Oteller Bölgesi” olarak anılmaya başlayan Basmane’de yeni bir yıldız doğdu. Grand Corner Butik Hotel, Tarihi Gar’ın tam karşısında geçtiğimiz günlerde hizmete açıldı.

Osmanlı tarzıyla hazırlanmış göz alıcı mimarisi ve dekorasyonu ile göz kamaştıran Grand Corner Butik Hotel, genç, dinamik ve profesyonel kadrosuyla kısa sürede büyük ilgi gördü. Otelin yaratıcısı 15 yıldır İzmir’e bir çok otel otel kazandıran ve yine Basmane’de yer alan Alican Oteller zincirinin sahibi Zeki Işık. Sadece İzmir değil, Türkiye’de benzeri olmayan bir otel inşa ettiklerini söyleyen Işık, “Farkımızı görmeniz için otelin kapısından adımını içeri atmanız yeterli” diye konuştu.
Jakuzili olmak üzere altısı King Suit, beşi Family Suit, 52 Twin ve French şeklinde toplam 63 odalı otelde, adları Piri Reis ve Mimar Sinan olan 12 ve 30’ar kişilik iki de toplantı salonu var. Ege ve Osmanlı’dan günümüze Türk ile dünya mutfağından en seçkin lezzetleri ise Topkapı Restoran’da sunuluyor.
 
Kaynak: Hürriyet, 30.10.2012

26 Ekim 2012 Cuma

Green Park Grubu’ndan Yeşildere’ye otel yatırımı

Yeşildere'de Besaş'ın depo olarak kullandığı araziyi satın alan grubun Yönetim Kurulu Başkanı Adil Üstündağ, 400 oda ve 800 yataklı otel inşa edeceklerini söyledi

Son dönemde kent dışından yatırımcıların büyük ilgi gösterdiği İzmir'de bir yatırım da Green Park Zincir Oteller Grubu'ndan geldi. İstanbul, İzmit ve Diyarbakır'da 6 oteli bulunan grup, Yeşildere'de Besaş'ın depo olarak kullandığı araziyi satın aldı. Green Park, burada 400 oda ve 800 yataklı bir şehir oteli kuracak. Halen Ankara, Gaziantep, İstanbul-Pierre Loti, Mahmutbey, Maşukiye, Antalya Gazipaşa Otel projelerini sürdüren grup, İzmir'de de kuracağı otel ile bu kentte ilk yatırımını gerçekleştirecek.

KALİTELİ HİZMET
Green Park Oteller Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Adil Üstündağ, İzmir'e güzel bir şehir oteli kazandıracaklarını söyledi. Otellerinin Yenişehir'de 400 oda ve 800 yatak kapasiteli olacağını dile getiren Üstündağ, "Otelimizde toplantı salonları, spa ve fitness merkezi, Türk ve dünya mutfağının eşsiz sunumlarla sergileneceği modern restoranlar olacak. Otelin inşaat çalışmalarına kısa süre içinde başlayacağız. İnşaatı da kısa sürede tamamlayarak, İzmir'e yakışan bir oteli kente kazandıracağız" dedi. Ülke ekonomisine ve istihdamına daha çok katkı sağlayabilmek için yeni yatırımlara devam edeceklerini dile getiren Üstündağ, grup olarak her zaman ilklerin ve farklılıkların öncüsü olduklarını dile getirdi. Ülkemize daha fazla yabancı misafir getirebilmek için eğitimli ve kaliteli hizmetin önemini bildiklerini anlatan Üstündağ, "Turizm sektöründe yatırımcı ve işletmeci bir grup olarak, Ankara, Gaziantep, İstanbul-Pierre Loti ve İstanbul-Mahmutbey, Maşukiye, Antalya Gazipaşa'da yeni otel projelerimiz devam ediyor. Bunların arasına İzmir'i de ekledik" dedi.

TURİZME KATKI
Üstündağ, "Biz İstanbul'daki ilk otelimizle, 1995'te turizm yolculuğuna çıktık. Kısa sürede, Taksim-Merter-Bostancı'da üç kent oteli, Pendik'te 55 salonlu, 538 odalı ve 1700 kişilik oditoryumu olan otel-kongre merkezi, Kocaeli Kartepe'de 4 mevsim hizmet verdiğimiz dağ otelini ve 2011 yılında 800 yıllık geçmişi olan tarihi Çizmeci Köşkü'nün de bulunduğu Diyarbakır'ın tek 5 yıldızlı The Green Park Hotel Diyarbakır'ı Anadolu da turizmin hizmetine sunduk. Şu an şehir otelciliği, kış turizmi ve kongre turizminde iddialı konuma geldik" diye konuştu. Yurtdışında da otel kurmak için çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Üstündağ, uygun yer arayışı içinde olduklarını vurguladı. Üstündağ, "Saray-Bosna, Hırvatistan, Erbil ve Gürcistan ile görüşmelerimizi gerçekleştirdik. Bu ülkelerin yatırım taleplerini değerlendiriyoruz. Amacımız, The Green Park Hotels&Resorts'u uluslararası zincir oteller yapmaktır. Bunların dışında sağlık turizmiyle ilgili araştırma ve incelemelerimiz de yurtiçinde sürmektedir" dedi.

Kaynak: Yeni Asır, Murat Şahin - 23.10.2012

14 Ağustos 2012 Salı

Ege'de fiyatları 1 milyon ile 80 milyon arasında değişen 734 otel satılık

Ege'de sezonun kötü geçtiği ve yüzlerce otel satılığa çıkarıldı. Bölgede bu kadar çok otelin satılığa çıkarılmasını değerlendiren ETİK Başkanı Mehmet İşler, satılığa çıkarılan otellerin standardı düşük, fizibiliteden yoksun ve belgesiz olduğunu belirtti.

Türkiye’nin en önemli turizm bölgelerinden Ege’de 734 tane otel satılık. Çeşme’nin Alaçatı ilçesi satılık 90 otelle bölgede ilk sırada yer alırken, satılığa çıkartılan otellerin fiyatları ise 1 milyon Euro ile 80 milyon Euro arasında değişiyor.

İzmir çevresinde çoğunluğu Alaçatı’da olmak üzere, fiyatı 1 milyon Euro ile 14milyon Euro arasında değişen 104 otel satılığa çıkarılmış durumda. Muğla’da 12 tanesi 5 yıldızlı ve fiyatları 1 milyon Euro ile 80 milyon Euro arasında değişen tam 360 otel kapısına “satılık” tabelasını asmış durumda. Aydın’da ise 4 tanesi 5 yıldızlı olmak üzere ve fiyatları 1 milyon Euro ile 60 milyon Euro arasında değişen 130 otel satılık durumda. Manisa’da 2, Denizli’de 11, Balıkesir’de 99, Uşak’ta 1, Çanakkale’de 27 otel satılığa çıkarıldı.

Konuyla ilgili olarak bir değerlendirme yapan Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği Başkanı Mehmet İşler şunları belirtti:

"Burada satılığa çıkarılan otellerden kaç tanesinin Bakanlık belgeli olduğuna bakmak gerekir. Büyük tur operatörler belgesi olmayan oteller satmadığı için bu oteller pazarlama konusunda büyük problemler yaşıyor."

KDV VE TEŞVİK İÇİN YAPILMIŞ OTELLER

Öte taraftan otelciliği bilmeyen insanlar sırf teşviklerden ve KDV indirimlerinden yararlanmak için bu otelleri açıyor ve devamında amacına ulaşınca satılığa çıkarıyorlar. Fizibiliteden yoksun olarak bu otelleri yapanlar devamında ise sektöre çamur atıyorlar. Aslında bu kişiler zaten başka işler yapıyorlar. Türkiye’nin dört bir yanına oteller yapan uluslararası zincirler neden zarar etmiyorlar.
 
Kaynak: Turizm Güncel, 14.08.2012