izmir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
izmir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Haziran 2015 Pazartesi

Urla'ya tarih inşa edilecek

ANKARA Üniversitesi, Ege Denizi'nin bilinen en eski liman kentlerinden biri olan Urla'da, 2 bin yıllık Roma limanını aynı yerinde yeniden inşa edecek. Limanda Roma döneminde kullanılan tekneler, mancınık ve depolar aslına uygun olarak oluşturulacak. Liman inşaatının tamamlanmasının ardından ziyaretçiler Roma gemileriyle gezintiye çıkabilecek.

Ankara Üniversitesi, İzmir'in Urla ilçesinde, Roma dönemine ait bir liman gerçeğine uygun şekilde inşa ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Urla Belediyesi işbirliğinde hayata geçen proje kapsamında, dünyada ilk kez 2 bin yıllık bir liman aynı yerinde aynı donanımlarla yeniden hayat bulacak. Proje hakkında bilgi veren Ankara Üniversitesi Sualtı Arkeoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi (ANKÜSAM) kurucusu ve Liman Tepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Hayat Erkanal, "Dünyada başka örneği olmayan bir proje. Tekne ve silahların hazırlanması çalışmalarına başladık. Bir yıl içerisinde detaylı inşaata başlayacağız" dedi.



ERKEN ROMA DÖNEMİNE AİT
O döneme ait mancınıkların da limanda yer alacağını söyleyen Prof. Dr. Erkanal, "Limanda yüklerin depolandığı, kayıtların tutulduğu binalar oluyor. Bunları inşa edeceğiz. Daha geç bir dönemde limanda küçük bir kilise bulunduğunu belirledik. Ama biz erken Roma dönemine ait bir liman yapacağız. Bunlar Urla Belediyesi'nin tahsis ettiği arazi üzerine inşa ediliyor. Gemilerin yapımına başladık. Erken Roma dönemine ait en az iki tekne yapacağız. Bittiğinde turistik ziyaretlere açık bir alan olacak. Bu limanı canlı tutmaya çalışacağız. Ziyaretçiler Roma tekneleriyle Ege'nin mavi sularında seyahat yapma imkanına kavuşacak" dedi.



Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş, projenin Türkiye turizmi açısından önemli olduğunu kaydetti. Roma İmparatorluğu dönemindeki limanda ne varsa hepsini canlandıracaklarını dile getiren Rektör Erkan İbiş, "Burada aynı yıllar önce Romalıların yaptığı limanın birebir halini yansıtacağız. Dünyada başka örneği yok. O günlerde kullanılan araç gereçler, tekneler, yükleme araçları birebir, aslına uygun şekilde yapılıyor. Hem üniversitemiz hem de Türkiye turizmi için gurur verici ve çok önemli bir proje" dedi. Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar ise "Üniversite ile çalışmak bizim için çok önemli. Kültür ve turizme katkısı olacak her adımı atmaya hazırız" dedi.

 

5 Haziran 2015 Cuma

İzmir’de belediye, özel idare mallarını mahkeme kararıyla geri alıyor

İZMİR Büyükşehir Belediyesi’nin kapatılan İl Özel İdaresi mallarının dağıtımıyla ilgili İzmir Valiliği’nin aldığı kararların iptali istemiyle açtığı 200’e yakın davadan ilk 5’i sonuçlandı. 2’nci İdare Mahkemesi, Büyükşehir Belediyesi’ni haklı bularak Bergama asfalt şantiyesi, Buca Kaynaklar’daki futbol sahası ve ÇEŞTAŞ hisseleriyle ilgili kararları iptal etti. Hukuki süreç tamamlandıktan sonra Valilik Mal Paylaşım Komisyonu mahkeme kararı doğrultusunda bu alanlar için yeni karar alacak.

İzmir’de büyük tartışmalara neden olan, Valilik Mal Paylaşım Komisyonu’nun Büyükşehir Belediyesi’ne hiçbir Özel İdare malını verilmediği kararlara İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, "İzmir’in mallarını kimseyi ham yaptırmam" açıklamasıyla sert tepki göstermiş, bir yıl önce her konuşmasında kararları eleştirmişti. İzmir’deki sivil toplum örgütleri de Kocaoğlu’nun "İzmir’in malı İzmir’de kalmalı" çağrısına destek verdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mal paylaşım kararlarıyla ilgili açtığı 200 davanın ardından ise hukuki süreç beklenmeye başlandı. Mahkemelerin ilk etapta verdikleri yürütmeyi durdurma istemlerini reddetme kararları, Büyükşehir Belediyesi’nin moralini bozdu.
Valilik Mal Paylaşım Komisyonu’nun aldığı, kapatılan İl Özel İdaresi mallarının dağıtımı kararlarıyla ilgili Büyükşehir Belediyesi’nin başlattığı hukuk mücadelesinde mahkemeden ilk kararlar çıktı. İzmir 2’nci İdare Mahkemesi, sonuçlanan ilk 5 davanın 3’ünde Büyükşehir Belediyesi lehine karar verdi. Bergama şantiye alanı, Kaynaklar futbol sahası ve ÇEŞTAŞ hisseleriyle ilgili kararları iptal etti. Aliağa’daki kaymakamlık lojmanı ve Vaktaş hisseleriyle ilgili kararları ise hukuka uygun bulduğu için iptal talebini reddetti.
 
BERGAMA ŞANTİYESİ MÜJDESİ
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kazandığı davalardan ilki Bergama’daki Özel İdare’nin asfalt şantiyesi olan tesis ve alanla ilgili kararın iptali oldu. 2’nci İdare Mahkemesi, Hazine’ye ait olan ve Milli Eğitim Bakanlığı’na tahsis edilen bu alanlı ilgili kararı iptal etti. Mahkeme, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’na göre Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde yol, bakım, onarım yapımı görevinin büyükşehir belediyelerinde olduğuna dikkat çekerek, şantiye alanının Milli Eğitim Bakanlığı’na vermesinde hukuka uyarlık bulunmadığına hükmetti.
 
KAYNAKLAR FUTBOL SAHASI VE ÇEŞTAŞ HİSSELERİ KARARI İPTAL
Buca ilçesine bağlı Kaynaklar’da yer alan, imar planında belediye hizmet alanı işaretli ancak futbol sahası olarak kullanılan alanın ise Maliye Hazinesi’ne devri ve Hazine’den de Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’ne tahsisiyle ilgili de iptal kararı çıktı. 2’nci İdare Mahkemesi imar planındaki belediye hizmet alanı kararını dikkate aldı. Üçüncü iptal kararı ise kapatılan İl Özel İdaresi’nin Çeştaş Çeşme Jeotermal Enerji San. ve Tic. A.Ş.’deki hisseleriyel ilgili karar oldu. Valilik kararıyla Maliye Bakanlığı’na verilen hisselerle ilgili 2’nci İdare Mahkemesi 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Yasası’nda yer alan Büyükşehir Belediyesi’nin jeotermal enerjiyle ilgili tesis kurmak, işletmek görevleri olduğuna dikkat çekti. Bu nedenle hisselerin İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne verilmesi gerektiğini değerlendiren Mahkeme, Valiliğin hisselerin Maliye Bakanlığı’na verilmesi kararını iptal etti.
 
ALİAĞA KAYMAKAMLIK LOJMANI TAHSİSİ HUKUKA UYGUN
İzmir 2’nci İdare Mahkemesi iki davada ise İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin taleplerini reddetti. Mahkeme, Aliağa’da Kaymakamlığa tahsis edilen lojmanlarla ilgili İlçe Kaymakamlığı’nın ihtiyacına dikkat çekerek, kararın hukuka uygun olduğuna karar verdi. Kapatılan İzmir İl Özel İdaresi’nin Vaktaş Ltd. (Vaktaş, veri, analiz, karşılaştırma, takip, araştırma, eğitim, yazılım, basım, yayın hizmetleri sanayi ve ticaret limited şirketi) hisselerinin Hazine’ye devriyle ilgili kararın iptali için açılan davada da Mahkeme 5216 Sayılı yasada Büyükşehir Belediyeleri’nin şirketin konusuyla ilgili bir görevi olmadığına dikkat çekerek, kararın hukuka uygun olduğuna hükmetti.
Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, kazanılan ilk davaların önemli olduğunu, emsal olabilecekleri için benzer konulardaki açılan davaları da kazanmayı umduklarını söyledi. Özel İdare’nin mallarıyla ilgili açılan 200’e yakın davada artık kararların daha kısa sürede sonuçlanmasının beklendiğini belirten Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, mahkemenin şantiye alanı, ÇEŞTAŞ şirketi hisseleri kararlarının iptal gerekçelerinde İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne verilmesi gerekirken verilmediği yönündeki tespitlerinin önemli olduğuna dikkat çekti. Bu mahkeme kararları doğrultusunda, hukuki sürecin ardından Valiliğin yeniden vereceği kararlarda bu malların İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne verilmesini beklediklerini belirtti.
 
DAVA KONUSU OLAN MALLAR
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin dava konusu yaptığı Özel İdare malları arasında Balçova Termal Tesisleri, Balçova Kaya Termal Otel, Çeşme Turistik Tesisleri, Menemen Soğuk Hava Tesisleri, Menderes Şaşal Kaynak Suyu Tesisleri, Urla İçmeler Günübirlik Tesisleri, Urla Zeytinalanı Tesisleri, Selçuk İl Fidanlığı, Foça Polen Tatil Köyü, Narlıdere Vilayet Ormanı ve Mesire Yeri, Bornova Belkahve Atatürk Anıtı ve Tesisleri, Çeşme Alaçatı Barajı, Bornova motor sporları yarış pisti, Eski Sümerbank Basma Fabrikası, Buca garaj, ambar ve atölye binası, İl Özel İdare hizmet binaları, ilçelerdeki hizmet binaları, Bergama, Menemen ve Tire’deki iş merkezleri, Çiğli Kültür Alışveriş Merkezi, İzmir Engelliler Eğitim Merkezi, İl Özel İdaresi Hizmet Binası (Tekel), lojmanlar da yeralıyor.
 

9 Nisan 2015 Perşembe

Alsancak'a 50 metrelik kapalı yüzme havuzu inşa edilecek!

Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Tesisler Daire Başkanı Salih Kablan, müdürlüğümüz Milli Emlak'la görüşüyor, yer arayışı içindeyiz" dedi. Kablan, projenin geçen yıl çizildiğini ve 5 milyon TL'ye mal olacağını ifade etti..

Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Tesisler Daire Başkanı Salih Kablan, müdürlüğümüz Milli Emlak'la görüşüyor, yer arayışı içindeyiz" dedi.

Alsancak Yüzme Havuzu'nun üstünün de kapatılacağını belirten Salih Kablan, projenin geçen yıl çizildiğini ve 5 milyon TL'ye mal olacağını ifade etti ve bu projeye de bu yıl başlanacağını söyledi.

YERİ BELLİ DEĞİL
Yüzmede Türkiye'nin en iyisi olan ancak şimdilerde çok arkalarda kalan İzmir'e Spor Bakanlığından müjdeli haber geldi. Bakanlık, 50 metrelik kapalı yüzme havuzu olmayan İzmir'e bir tesis kazandırmak için yer arandığım bildirdi. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Tesisler Daire Başkam Salih Kablan, "Yer için Milli Emlak'la görüşmeler yapılıyor" dedi.


İZMİR GERİ KALDI
Tesis bakımından İzmir'in çok gerilerde kaldığını ifade eden Kablan, "Olimpik havuz yapabilmek için il müdürlüğümüz çalışıyor. Henüz bir yer tespitinde bulunmadık. Ancak kısa zamanda çözeceğimize inanıyorum" dedi. Kablan, Halkıpmar'a jimnastik antrenman salonu yapıldığını, 200 yataklı kamp merkezinin de inşaatının devam ettiğini söyledi.

Kaynak: Emlak Kulisi, 09.04.2015

Buca Sosyal Yaşam Kampüsü'nün yüzde 55'i tamamlandı!

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan kampüste huzurevi, engelliler ve yaşlılar için birer havuz, çocuk ve gençlik merkezi, aşevi, kapalı spor salonu, çocuk oyun ve açık hava spor alanları, konferans salonu ve yarı olimpik yüzme havuzu yer alacak

Türkiye’nin en büyük sosyal yaşam kampüsü Buca’da yükseliyor.  İzmir  Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan kampüste huzurevi, engelli eğitim merkezi, yaşlı rehabilitasyon merkezi, engelliler ve yaşlılar için birer havuz, çocuk ve gençlik merkezi, aşevi, kapalı spor salonu, çocuk oyun ve açık hava spor alanları, konferans salonu ve yarı olimpik yüzme havuzu yer alacak.


Türkiye belediyecilik tarihinin en büyük yatırımlarından biri olan “Fuar İzmir”i geçtiğimiz ay sonu hizmete alarak Türkiye’nin en büyük ve en nitelikli fuar merkezini kente kazandıran İzmir Büyükşehir Belediyesi, şimdi de kentlilerin pek çok önemli ihtiyacını aynı merkezde giderilebileceği, geniş yelpazede hizmet verecek “Sosyal Yaşam Kampusu”nü tamamlamak üzere çalışmalarına hız verdi. İnşaatları yüzde 55’i geçen kampus alanını ziyaret eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’na Genel Sekreter Yardımcısı Buğra Gökçe ile Yapı İşleri Daire Başkanı Ayşen Kalpalı da eşlik etti. Şantiyede kampus binaları ve inşaat seviyeleri hakkında kısa bir brifing alan Başkan Aziz Kocaoğlu, daha sonra alanı gezdi.


Sosyal Yaşam Kampusü’nün, kentin çok önemli bir sosyal destek projesi olarak İzmirlilere hizmet vereceğini söyleyen Başkan Aziz Kocaoğlu, bu büyük yatırımı bir an önce kente kazandırmak için çalıştıklarını vurguladı. Bitiş tarihi için yıl sonunu hedef gösteren Başkan Aziz Kocaoğlu, uzun yıllardır planladığı bu projenin hayata geçmesinin kendisini çok mutlu ettiğini belirterek, “Buca’da bu arazide konuşlanmasını planladığımız Sosyal Yaşam Kampüsü’nün kaba inşaatı hemen hemen bitmek üzere. İnce işlerine de başladık. Burada 350 yataklı bir huzurevi var. Ağır bakım hastaları için 80-100 civarında yatak kapasitemiz var. Ayrıca yarı olimpik yüzme havuzu, spor salonumuz var. Engelli vatandaşlarımızı için rehabilitasyon merkezi var. 54 dönümlük inşaat alanında binalarımız yerlerine oturduktan sonra da tüm alanın peyzajı yapılacak. İzmirli hemşehrilerimize hayırlı olsun” dedi.


65 milyon TL’lik yatırım
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Buca Tınaztepe’de oluşturduğu kampus inşaatında toplam 7 bina kuruluyor. 64.8 milyon liralık bu örnek yatırım, pek çok özelliğiyle “Türkiye’de ilk ve tek” olacak.


65 bin 302 metrekarelik alanda kurulan ve içeriği itibariyle Türkiye’nin en büyüğü olan “Sosyal Yaşam Kampüsü”nde huzurevi, engelli eğitim merkezi, engelli ve yaşlı rehabilitasyon merkezi, çocuk ve gençlik merkezi, aşevi ve kapalı spor salonu bulunuyor. Tesiste ayrıca açık alanlarda rekreasyon düzenlemesi, çocuk oyun ve açık hava spor alanları ile otopark alanları yapılacak.


İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yaşama geçirilen modern tesiste, engellilere eğitimin yanı sıra spor yapma olanağı da sağlanacak. Rehabilitasyon Merkezi’nde engellilerle birlikte yaşlılara da hizmet sunulacak. Merkezde ayrıca engelliler ve yaşlılar için birer havuz oluşturulacak. Kapalı spor salonunda ise konferans salonu, yarı olimpik yüzme havuzu ve basketbol sahası yer alacak.


Çocuk ve Gençlik Merkezi, sosyal olanaklara erişimi kısıtlı çocuklara hizmet verecek. Sosyal, kültürel ve ekonomik olanaklara sahip olmakta zorlanan çocuk ve gençlerin sportif, sanatsal ve kültürel faaliyetlere katılımı sağlanırken, eğitimlerine destek hizmetleri de verilecek.

Kaynak: Emlak Kulisi, 09.04.2015

8 Nisan 2015 Çarşamba

Buca'nın imar ve trafik sorunu çözülsün

Buca'daki trafik ve imar sorunu ile ilgili geçen bir yılda mesafe alınamadığını dile getiren ilçe halkı, Başkan Levent Piriştina'nın bu sorunlara çözüm üretmesini bekliyor

Buca'da vatandaşlar ilçenin en önemli sorunlarından olan imar ve trafik sorunu konusunda adım atılmasını bekliyor. Buca Belediye Başkanı Levent Piriştina göreve gelir gelmez Gölet ve Buca Tenis Kulübü gibi belediyenin kapanan tesislerini yeniden hizmete soktu. Belediyenin bir diğer icraatı ise 1990 yılında kurulan Buca Belediyespor'un tarihinde ilk kez Avrupa şampiyonları ve dünya çapında derece yapmış sporcular çıkarması oldu. Buca Belediyespor'da branş sayısı 15'e çıkarıldı. Bucalı vatandaşlar, Piriştina'nın kültür alanlarını elden geçirmesini istiyor. İlçe halkı ayrıca Yedi Göller gibi simge değeri taşıyacak projelerin hayata geçirilmesini talep ediyor.

İLÇE SAKİNLERİ 365 GÜNÜ DEĞERLENDİRDİ

Erdem Aytaş (Kasap): Başkandan önümüzdeki 4 yılda daha çok hizmet ve projeler bekliyoruz. Sosyal yönden iyi, halkın içinde ama projelerini görmek istiyoruz.
Ömer Karakuş (Nalbur): İmar sorunu Buca'nın kanayan yarası. İnsanlar arsasına ev yapamıyor. İmar bekliyor. Bir an önce bu sorunun çözülmesi lazım. Buca köy olmaktan kurtulsun. Çözüm bulacağına inanıyoruz.
Bedriye Tarman (Ev hanımı): Geride kalan 1 yıl içinde ilçede gözle görülür bir değişiklik olmadı. Şu anda hiçbir çalışma yok. Altyapı yetersiz. En küçük bir yağmur yağdığında yollar ve evleri su basıyor. Yollar çok kötü. Çöpler zamanında toplanmıyor. Daha çok park istiyoruz.
Yasemin Durukan (Öğrenci): Üniversite kenti olduğu söylenen Buca'da üniversiteli gençler için sosyal projeler üretilmesini istiyoruz. Etkinlikler çoğalsın ve kalıcı olsun.
Sevim Polat (Ev hanımı): Şu ana kadar bir projesini göremedik. Daha fazla çalışmasını istiyoruz.
Okan Düzova (Esnaf): Başkandan memnunuz. Güzel projeler yapacağına inanıyoruz. Kendisi çok sosyal bir insan. Sürekli halkın içinde. Her konuyla ilgileniyor ve çözüm getirmeye çalışıyor. Çocuklar, kadınlar ve gençlere yönelik daha fazla proje bekliyoruz.
Ahmet Oktay (Emekli): Yollar kötü. Yolların asfaltlanmasını istiyoruz. Kendisinden hizmet bekliyoruz ama geçen 1 yılda birşey göremedik.
Şener Demircan (Esnaf): Forbes Caddesi'nde çevre düzenlemesi kötü. Yollar eskidi. Aydınlatmalar yetersiz. Buca Belediyesi'nin bu konuda İzmir Büyükşehir Belediyesi ile koordineli bir şekilde hizmet üretmesini bekliyoruz.
Leyla Özgün (Ev hanımı): Oturduğum evin yakınındaki belediye fidanlığını ya yeniden düzenlesinler ya da kaldırsınlar. Buca Belediyespor'da oğlum oynuyor. Çocuklar oldukları yerde sayıyor. Hiçbir konuda destek olmuyorlar. En azından yol masraflarını karşılasalar iyi olur.
Yalçın Sevimli (Müteahhit): İlçenin en önemli sorunu imar ve trafik. Akşamları trafik kilitleniyor. Ayrıca Buca'da kentsel dönüşüme çok acil ihtiyacımız var. Bu konuda belediye üzerine düşen görevi yapmalı. Ayrıca çok acil trafik sorununun çözülmesini istiyoruz. Otobandan Buca'ya girerken yolların genişlemesi iyi olur.
İrfan Bal (İşadamı): Buca'da en büyük sorunlar imar ve trafik sorunu. Yollar çok yetersiz. Gözle görülen bir proje göremedik ama halkın içinde ve çalışkan bir başkan olduğunu görüyoruz. 4 yıl içinde kendisinden umutluyuz.
Atilla Kuru (Turizmci): Başkan Levent Piriştina seçimlerden bu yana bir arpa boyu yol alamadı. Kendisinden birçok hizmet bekliyoruz. Yollar kötü, imar yok. Buca'nın bir an önce vizyon kazanması için projeler bekliyoruz.
Fatma Şimşek (Ev hanımı): Buca'da altyapı diye birşey yok. Yağmurda her yer sular altında kalıyor. Trafik berbat. Yollar kötü. İmar olmadığı için çevre semtlerde doğalgaz bile gelemiyor. Gecekondular Buca'ya ve İzmir'e yakışmıyor. Çöpler toplanmıyor.
Gürbüz Yıldız (Testilci) : Buca'da belediyenin olimpik yüzme havuzu var. Çoğu insan gidemiyor. Önünden araç bile geçmiyor. Çünkü nerede olduğunu bilen yok. Tanıtım eksikliği var. Kendisinden memnunuz genç bir belediye başkanı çalışkan sürekli halkın içinde trafik sorunu çözerse seviniriz.
Aziz Tekin (Müteahhit) : Buca'nın en büyük sorunu imar. 9 kat verilen bir binanın yanı 2 kat imarlı. Özellikle Kuruçeşme Mahallesi'nde hemen yanında 2 kat 4 kat üstelik aynı paftada yer alan inşaatlar. Arazinin tamamı imara açılsın. 9 kat veriliyorsa hepsine verilsin. Birini 9 birine 4 birine 2 kat olmaz.
 

Bu model Türkiye’ye örnek olacak

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Buca Tınaztepe’de kuracağı Sosyal Yaşam Kampüsü, toplumun farklı kesimlerine yönelik alt yapısıyla tüm kentlerde örnek alınacak yeni bir model ortaya koyacak.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Buca Tınaztepe’de kuracağı Sosyal Yaşam Kampüsü, toplumun farklı kesimlerine yönelik alt yapısıyla tüm kentlerde örnek alınacak yeni bir model ortaya koyacak. İçinde huzurevi, engelli eğitim merkezi, engelli-yaşlı rehabilitasyon merkezi, çocuk ve gençlik merkezi,  aşevi, yarı olimpik yüzme havuzu ve kapalı spor salonunun bulunduğu tesis 64.8 milyon liraya mal olacak.



İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentlilerin pek çok önemli ihtiyacını aynı merkezde giderilebileceği, geniş yelpazede hizmet verecek önemli bir projeye daha imza atmaya hazırlanıyor. Yapım çalışmaları hızla devam eden Buca Tınaztepe’deki “Sosyal Yaşam Kampüsü” inşaatında toplam 7 binadan ikisinin kaba inşaatı bitirildi. Çocuk Gençlik Merkezi ve kabul binasının betonarme imalatları tamamlandı, kapalı spor salonunda 3. kat imalatı başladı. Kompleksin 64.8 milyon liraya mal olacağı bildirildi.


Yarı olimpik havuz bile olacak
Buca Tınaztepe’deki 65 bin 302 metrekarelik alanda kurulmaya başlanan “Sosyal Yaşam Kampüsü”nde huzurevi, engelli eğitim merkezi, engelli ve yaşlı rehabilitasyon merkezi, çocuk ve gençlik merkezi,  aşevi ve kapalı spor salonu bulunuyor. Tesiste ayrıca açık alanlarda rekreasyon düzenlemesi, çocuk oyun ve açıkhava spor alanları ile otopark alanları yapılacak.



İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan modern tesiste, engellilere eğitimin yanısıra spor yapma olanağı da sağlanacak. Rehabilitasyon Merkezi’nde engellilere ve yaşlılara hizmet sunulacak. Merkezde ayrıca engelliler ve yaşlılar için birer havuz oluşturulacak. Kapalı spor salonunda ise konferans salonu, yarı olimpik yüzme havuzu ve basketbol sahası yer alacak.
Sosyal Yaşam Kampüsü’nde oluşturulacak 500 kişilik huzurevinin 150 kişilik bölümünü yatağa bağımlı durumda olan yaşlılar, 350 kişilik bölümünü ise sağlıklı yaşlılar kullanacak.
Çocuk ve Gençlik Merkezi, sosyal olanaklara erişimi kısıtlı çocuklara hizmet verecek. Sosyal, kültürel ve ekonomik olanaklara sahip olmakta zorlanan çocuk ve gençlerin sportif, sanatsal ve kültürel faaliyetlere katılımı sağlanırken, eğitimlerine destek hizmetleri de verilecek.

Kaynak: Ege Politik, 08.04.2015

7 Nisan 2015 Salı

Socar Aliağa Rafinerisi kapasite artışı için ÇED süreci başladı

Azerbaycan petrol şirketi Socar Power Enerji Yatırımları A.Ş.’nin İzmir Aliağa’daki 5,6 milyar dolarlık rafineri ve liman projesinde çalışmalar sürüyor. Kapasite artışı yapılacak projede ÇED süreci başladı...

İzmir Aliağa İlçesi sınırları içerisinde Socar Power Enerji Yatırımları A.Ş. tarafından gerçekleştirilmesi planlanan “Socar Power Termik Santrali-2 (660MWe/1.775MWt) ve Socar Power Kıyı Yapısı Kapasite Artışı { 50.000 DWT (150.000 DWT + 50.000 DWT = 200.000 DWT )} Entegre Projesi” ile ilgili olarak bakanlığa sunulan raporu  uygun bulundu ve projenin ÇED süreci başladı. Nihai karar verilene kadar bakanlığa proje hakkında görüş bildirilebiliyor.

Rapor için tıklayınız

Kaynak: Emlak Kulisi, 07.04.2015

İzmir-Çandarlı Karayolu ihalesi bu yıl içerisinde gerçekleşecek

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Bilgin: " Önümüzdeki 8 ayda, bu yıl için belirlenen 1.000 kilometre bölünmüş yol hedefimize ulaşacağımıza hatta aşacağımıza inanıyorum" dedi..

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Feridun Bilgin, Karayolları Genel Müdlirlüğü'nde düzenlenen 65. Karayolları Bölge Müdürleri Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, ulaşım hamlesinin başlatıldığı 2003 sonrasında karayollarında tam olarak devrim yaşandığını kaydetti. Bu dönemde bölünmüş yol uzunluğunun 6 bin 101 kilometreden 23 bin 716 kilometreye ulaştığını anlatan Bilgin, geçen yıl 666 kilometre bölünmüş yol, toplam uzunluğu 25.7 kilometre olan 9 tünel, 122 köprü yapımı, 18 tarihi köprü restorasyonu projelerini tamamladıklarını dile getirdi.
Türkiye ulaşım kavşağı Bakanlık olarak, Türkiye'nin sahip olduğu coğrafi konumu iyi değerlendirerek ülkeyi ulaşım kavşağı haline getirme azmiyle yatırımları sürdürmeye devam edeceklerini belirten Bilgin, şu ifadeleri kullandı: "Bu azimle Türkiye'nin dört bir yanında şantiyelerimiz harıl harıl çalışmaya devam ediyor.

Önümüzdeki 8 ayda, bu yıl için belirlenen 1.000 kilometre bölünmüş yol hedefimize ulaşacağımıza hatta aşacağımıza inanıyorum. Bunun yanı sıra yıl içerisinde 5 bin 200 kilometre yeni asfalt ve bin 250 kilometre bitümlü sıcak karışım kaplama yaparak yol ağımızın standartlarını yükseltmeye devam edeceğiz. Ayrıca yine bu yıl içerisinde 70 yeni köprü yapacağız ve 30'unun da yenilemesini gerçekleştireceğiz. Tarihi köprülerimizin de restorasyonlarını da yaparak tarihe ve kültüre katkı sağlamaya devam edeceğiz. Bu yıl içerisinde 15 tarihi köprünün restorasyonunu tamamlamış olacağız." Bilgin, 2023 yılına kadar 7 bin 169 kilometre bölünmüş yol ile yap-işlet-devret kapsamında gerçekleştirilecek olan 5 bin 615 kilometre otoyolun hizmete girmesiyle toplam bölünmüş yol ağını 36 bin 500 kilometreye çıkaracaklarına inandıklarını söyledi.

Karayolları Genel Müdürü Cahit Turhan da bu yıl için yapmayı düşündeki çalışmalar hakkında bilgi vererek, "Yol yapım çalışmaları kapsamında toplam 1.000 kilometre bölünmüş yol ve 850 kilometre tek platformlu yolun yapımı ile bin 250 kilometre bitümlü sıcak karışım kaplama ve 13 bin 200 kilometre asfalt kaplama yapım ve onarımı gerçekleştirmeyi hedefliyoruz" dedi.
Karayolları Genel Müdürü Turhan, bunların yanı sıra bu yıl içinde Ankara-Niğde, Kmalı-Ödayeri, Kurtköy-Akyazı, İzmir-Çandarlı, Ankara-Delice otoyolları ile Çanakkale Köprüsü gibi büyük projelerin ihalesine çıkmayı planladıklarını bildirdi.

Kaynak: Emlak Kulisi, 07.04.2015

Çiğli’de yanlış tapu isyanı

İzmir'in Çiğli ilçesinde iki ayrı apartmanda yaşayan vatandaşlar, bina blokları tapu kayıtlarında yanlış yazıldığı için mağdur oldu
 
Tapu örneğiyle tapu kayıtlarının uyuşmaması nedeniyle bankalardan kredi çekemeyen apartman sakinleri evlerini de satamıyor

İzmir'in Çiğli ilçesinde 250 kişinin kaldığı iki apartmanın tapu kayıtlarının karıştığı ortaya çıktı. Çiğli Atatürk Mahallesi 8809/2 sokaktaki 147 numaralı apartmanın B bloğu ile 149 numaralı apartmanın A bloğundaki dairelerde oturan vatandaşların başına film gibi bir olay geldi. İddiaya göre tapu kayıtlarında bu dairelerin blok isimleri yanlış yazıldı. B bloktakiler A'da, A bloktaki daireler de B bloğunda gösterildi.
Olay, 15 yıl önce inşa edilen binalardan daire satın alan vatandaşların, yıllar sonra krediyle başka bir yerden ev almak istemesi üzerine ortaya çıktı. Evi krediyle almak isteyenler, kayıtlar için gittikleri tapuda dairelerin farklı binada olduğunu gördü.

4 yıldır çözülemedi
Yıllardır oturdukları dairenin kendilerine ait olmadığını gören apartman sakinleri tapu kadastro müdürlüklerine toplu imza ile başvurarak sorunun düzeltilmesini istedi. Ancak aradan geçen 4 yıla karşın herhangi bir gelişme olmadı.
Apartman sakinlerinden Kemalettin Bağbaşı (55), ev sahibiyle anlaşarak evi aldığını ancak bankadan kredi çekemediğini söyledi. Bağbaşı, "Banka görevlisi elimdeki tapu örneğiyle tapu kayıtlarının uyuşmadığını bu nedenle kredi veremeyeceklerini söyledi. Ne yapacağımı bilemiyorum. Ev parasını nasıl ödeyeceğim kara kara düşünüyorum. Bunun dışında banka karşısında üstü kapalı da olsa dolandırıcı konumuna düştük" diye konuştu. Apartman sakinlerinden 64 yaşındaki Arap Gözüak, "Karşı blokta 4 dairenin icralık olduğunu duyduk. Şimdi o daireye icra gittiğinde, icra memuru tapuda, A blok benim oturduğum daire olarak gözüktüğü için benim evime gelecek. Kendi evimde kapımı icra memuru çalacak diye tedirginim. Artık yaşadığımız mağduriyeti çözsünler" dedi.
 

Karşıyakalıların ortak talebi Yalı'ya stadyum

Karşıyaka'da yaşayan vatandaşlar, ilçede ihalesi de tamamlanan yeni stat projesinin gerçekleşmesini istiyor ve "Başkan Akpınar'ın Yalı'ya yapılacak stadyuma engel olmasına karşıyız" diyor

Karşıyakalılar, ilçenin en önemli eksiğinin stadyum olduğunu söyledi. Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın, Yalı'da mevcut stadyumun yerine yeni bir stat inşa etmek için ihalesini tamamlayıp müteahhite yer teslimi yapmasının ardından, Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun projeye karşı çıkmasını eleştiren ilçe halkı, stadın Yalı'ya yapılmasını talep etti. Karşıyaka Çarşı girişindeki yola battı çıktı yapılarak vapur iskelesi önündeki meydanın genişletilmesini isteyen vatandaşlar, sahile tuvalet yapılmasını da istedi. Karşıyaka Belediyesi, 1 yıl içinde 'Her Apartman ile Bir Öğrenci Okutuyoruz' projesi ile dikkat çekti. Belediye'nin 1 yıl içinde 38 milyon liralık fiziki yatırım yaptığı açıklandı. Belediyenin gerçekleştirdiği projeler arasında ilçeye Evde Sağlık Destek Merkezi, Geriatri Merkezi kazandırılması önplana çıktı. İlçede yeni konser salonu ve spor salonunun önümüzdeki günlerde hizmete gireceği belirtildi.

İLÇE SAKİNLERİ 365 GÜNÜ DEĞERLENDİRDİ


Güler Akyörük (Emekli): Karşıyaka'nın sahil bölgesinde bir tane bile tuvalet yok. Ayrıca çarşı girişi olan vapur iskelesinin önüne bir battı çıktı yapılarak meydanın genişletilmesini istiyoruz.
Şeymanur Karaköse (Özel Güvenlik): Yalıya stat kurulmasını istiyoruz. Ayrıca belediyeden kenar semtlere daha çok ilgi göstermesini bekliyoruz.
Ferit Mutlu (Esnaf): Karşıyaka'da öncelikli isteğimiz stat yapılması. Karşıyaka ve Bostanlı'daki bazı ara sokaklarda yollar bozuk. Bunların düzeltilmesini istiyoruz. Vapur iskelesi önünden geçen yoldaki çarşı girişinde trafiğin alttan geçmesi için battı çıktı yapılmasını talep ediyoruz.
Fırat Muhsinoğlu (Eczacı): Yollar trafiği kaldırmıyor ve çok bozuk. Karşıyaka'ya stadyum ve üniversite istiyoruz. Büyükşehir Belediyesi'nin ilçemize yapacağı çöp tesisini de asla kabul etmiyoruz.
Arzu Büke (Esnaf): Karşıyaka'da sokaklar çok kirli ve bozuk. Kaldırımlar düzensiz. Müşterilerimiz aracını park edecek yer bulamıyor. Esnaf olarak bu konuda sıkıntı yaşıyoruz. Özellikle Karşıyaka'ya asla çöplük kurulmasını istemiyoruz. Kent dışına taşınsın. Bu arada stat yapılmasını önemsiyoruz.
Miray Ateşalp (Esnaf): Yollar temiz değil. Kaldırımlar bozuk olduğu için yürüyemiyoruz. Bostanlı'ya yakışmayan taş yollarda yürümekte zorlanıyoruz. Hayvan pislikleri çok fazla. Çöplük istemiyoruz, stat projesinin hayata geçmesini istiyoruz.
Hülya Kirişler (Esnaf): Yollar yetersiz olduğu için trafik sürekli kilitleniyor. Karşıyaka'ya çöplük istemiyoruz. Yalı'ya stat istiyoruz.
Semih Ermaner (Esnaf): Yalı'da kesinlikle stat yapılmasını istiyoruz. Çöplük istemiyoruz. Ayrıca Belediye Başkanı'nın çıkıp biraz insanlarla vakit geçirmesini istiyorum. Seçimden seçime değil her zaman bize ilgi göstersinler.
Emel Turhaner (Emlakçı): Hizmet açısından 1 yıldır birşey görmedik. Memnun değilim. Özellikle temizlik açısından memnun değilim. Çünkü Aksoy gibi bir yere bu görüntüler yakışmıyor. Yollar temiz değil. Önümüzdeki 4 yıl içinde kendisinden umutluyuz.
Metin Yıldırım (Makine Mühendisi): Yalı'ya stat yapılması konusunda Belediye Başkanı'nın tavrını tasvip etmiyoruz. Bu konuda hiçbir ilerleme yok. Stat istiyoruz. Karşıyaka projeye ihtiyacı olan bir kent ama somut projeler yok, sadece günü kurtaran söylemlerle 1 yılı geride bıraktık.
Emrah Akman (Sigortacı): Belediye Başkanı'nın halkla ve esnafla iç içe olmasını istiyoruz. Karşıyaka'nın her yeri moloz yığını ve görüntü kirliliği çok fazla. Çöp tesisinin Yamanlar'a yapılmasını istemiyoruz. Yıllardır beklenen Yalı'ya stat projesinin ise gerçekleşmesini istiyoruz. Bu projeye karşı tavır koymasını ise asla desteklemiyoruz.
Ege Kireççibaşı (Esnaf): Biz Aksoy esnafı olarak 1 yıldır Karşıyaka'da ilçede kalıcı anlamda yapılan hiçbir proje göremiyoruz. Karşıyaka'nın şu anda en büyük ihtiyacı stadyum. Belediyenin bu konuda her defasında farklı nedenler sunduğunu biliyoruz. Ama biz stadın Yalı'ya yapılması taraftarıyız.
Mustafa Yıldız (Mobilyacı): İZBAN hattıyla ikiye bölünen Karşıyaka'da özellikle kenar semtler kaderine terk edilmiş durumda. Stadyumun Yalı'ya kurulmasını istiyoruz. Çünkü stadın oraya kurulması ilçe merkezinin ve kulübün gelişmesine de büyük fayda sağlayacak. Çarşı girişine de altgeçit istiyoruz. Karşıyaka Belediyesi'nin projesi olan Çarşı girişine altgeçit yapılması, trafiğin rahatlaması açısından çok fayda sağlayacak.
Murat Ergenç (Esnaf): Karşıyaka'ya acilen stat yapılmasını istiyoruz. Ayrıca belediye başkanının kenar semtlere daha çok ilgi göstermesini istiyoruz. Karşıyaka sadece çarşıdan ibaret değil. Çünkü en küçük yağmurda yollar sular altında kalıyor. 4 yılda kendisinden ilçeyi geliştirecek projeler bekliyoruz.
Fikri Bitkin (Terzi): Seçim öncesi verilen vaatler yerine getirilmedi. Yollar bozuk, temizlik yeterli değil, çevre düzenlemesi yok. Kendisinden memnun değiliz.
Polat Çiftçi (Emekli): İstanbul ve Ankara'da olduğu gibi emeklilere emlak vergilerinin taksitlendirilmesi ve yapılandırılması konusunda indirim yapılmasını istiyoruz.
 

5 Nisan 2015 Pazar

İzmir Tarih’te 2. etap zamanı



İzmir Büyükşehir Belediyesi, Agora - Kadifekale - Kemeraltı aksındaki tarihi dokuyu bozmadan rehabilite edebilmek için başlattığı İzmir Tarih Projesi kapsamında 2. etap çalışmalarına başladı. Havagazı Fabrikası’ndaki çalıştaya tarihçilerden mimar ve şehir plancılarına, esnaftan işadamı ve akademisyenlere kadar geniş bir kesim katkı verdi.


3 Nisan 2015 Cuma

İzmir Turizmi Instagram Projesiyle Canlandırılacak

İzmir’i Instagram üzerinden Türkiye ve dünya ile buluşturacak olan "@Cityofİzmir" projesi, Ege Genç İşadamları Derneği (EGİAD) evsahipliğinde başlıyor.

İzmir’i Instagram üzerinden Türkiye ve dünya ile buluşturacak olan "@Cityofİzmir" projesi, Ege Genç İşadamları Derneği (EGİAD) evsahipliğinde başlıyor. İzmir Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Ticaret Borsası’nın desteği, Pegasus Hava Yolları, İzmir Swissotel, Renaissance Otel İzmir, Karaca Otel ve Asyakıt’ın sponsorluğuyla yürütülecek proje kapsamında Instagram fenomenleri, şehir bloggerları, köşe yazarları, seyahat yazarları, dergi editörleri ve lezzet bloggerları İzmir’e gelmeye hazırlanıyor. Hafta sonu destinasyonu konumlandırmasında Türkiye ve dünyada başka bir noktaya taşıyacak bu sosyal medya projesi, Ege’nin incisini dünya şehirleri arasına sokacak.

EGİAD tarafından hazırlanan @cityofizmir, takipçi sayısı 100 bin ile 1 milyon arasında değişen Instagram fenomenleri, şehir bloggerları, köşe yazarları, seyahat yazarları, dergi editörleri ve lezzet bloggerlarının 9-26 Nisan 2015 arasında, farklı rotalarla İzmir’de ağırlanmasıyla başlayacak. Şehri nisan ayı boyunca ziyaret edecek fenomenler, hem kendi hesapları hem de İzmir’in yeni resmi Instagram hesabı "@cityofizmir" üzerinden paylaşımlar ve özgün içeriklerle şehrin özellikle ilkbahar aylarında mutlaka atlanıp gidilmesi gereken bir keyif destinasyonu olduğunu vurgulayacak.

@CITYOFIZMIR HESABI NASIL İŞLEYECEK?

Nisan ayında Türkiye’den, eylül ve ekim ayında ise bütün dünyadan fenomenler, yazarlar ve bloggerlar, yedişer kişilik ekipler halinde beşer gün boyunca İzmir’de ağırlanacak. Ekipler, projenin koordinatörü ve seyahat yazarı Bahar Akıncı rehberliğinde, belirlenecek rotalarda İzmir’i gezecek ve fotoğraflayacak. Tarihi Kemeraltı Çarşısı’ndan Agora’ya, Urla yarımadasından Sığacık Pazarı’na, Kordon’da günbatımından Tuzla deltasında gündoğumuna, bisiklet yollarından Tarihi Asansör’e, Alsancak ve Bornova’daki sanat galerilerinden Adnan Saygun’a, fayton gezintisinden deniz ulaşımına, yelken turundan Homeros Vadisi’ne kadar İzmir’in her anını, baharın en güzel ayında fotoğraflayacak olan ekipler, hesapları üzerinden "@cityofizmir hesabını" işaretleyerek paylaşımda bulunacak. Aynı anda EGİAD tarafından yönetilecek İzmir’in yeni resmi Instagram hesabı olan "@CityOfİzmir" de fenomenlerin çektiği fotoğrafları ve özgün içerikleri yayımlayacak. Nisan sonunda 20 bin, bir yıl sonunda ise 60 ile 100 bin arasında takipçiye ulaşması hedeflenen proje sayesinde İzmir, İzmirlilerin bile bilmediği pek çok yönüyle tanıtılmış olacak. İzmir’e gelmeyi planlayan gezginler için bir rehber niteliğini taşıyacak.

Kaynak: Haberler, 03.04.2015

2 Nisan 2015 Perşembe

Ev fiyatları en çok Torbalı'da arttı

İzmir'in Torbalı ilçesinde konut fiyatları yüzde 30’luk artışla hem Türkiye, hem de İzmir ortalamasını geride bıraktı.
 
Konut fiyatlarında yaşanan artışlar hız kesmiyor. Türkiye genelinde yıllık fiyat artışı yüzde 17’yi bulurken, bu rakam İzmir’de yüzde 11’de kaldı.
Torbalı ise yüzde 30’luk artışla hem Türkiye hem de İzmir ortalamasını geride bıraktı. Şubat 2015 Emlak Endeksi açıklandı.

TÜRKİYE ORTALAMASININ ÜSTÜNDE BİR ARTIŞ YAŞANDI

Türkiye genelinde yıllık fiyat artışı yüzde 17’yi bulurken, satılık konutların metrekare satış fiyatı ortalama 2.253 lira olarak yansıdı. Kiralık konutlara bakıldığında ise yüzde 13’lük yıllık artış dikkat çekiyor. Büyük Torbalı Gazetesi'nin haberine göre, Torbalı emlak piyasasında ise hem İzmir hem de Türkiye ortalamasının da üstünde bir artış yaşandı.
Satışlarda yüzde 30’luk bir artış olduğu görülürken, kiralık dairelerin fiyatlarında da en az yüzde 10’luk bir artış yaşandı. Geçtiğimiz yıl bir dairenin metrekare fiyatı en az 1000 liradan satılırken, bu yıl 1300 TL’den alıcı buluyor.

TORBALI BİRİNCİ SIRADA

İzmir’de bulunan satılık konutların metrekare ortalama fiyatı bir yılda yüzde 11 artarak 1.850 liraya ulaştı. Kiralık konutlarda ortalama fiyat ise yüzde 12 arttı ve metrekaresi 8 liraya ulaştı.
İlde amortisman süresi ise 18 yıl olarak göze çarpıyor. İzmir’in en çok değerlenen ilçeleri arasında ilk sırayı Torbalı aldı. Torbalı’daki gayrimenkullerin değeri geçtiğimiz yıla oranla yüzde 30 arttı. Son yıllarda büyük bir gelişme yaşayan Torbalı, inşaat sektörünün de kalbi konumunda. İlçede artan fabrika sayısı, göçün yaşanmasını sağlarken nüfus 155 bine çıktı. Bu durum yeni yapılaşmanın da artmasını sağladı.
Gelişen inşaat sektörü, İzmir’deki müteahhitlerin de yatırımlarını bu bölgeye yapmasını sağladı. Birçok İzmirli de Torbalı’dan ev alarak yatırım yapıyor. Torbalı’nın birinci sırada yer aldığı listede, ikinci sırayı yüzde 9 artışla Menderes alırken, üçüncü sıradaki Güzelbahçe’de artış yüzde 4,7 olarak dikkat çekiyor. Dördüncü sırada ise yüzde 2,5 artışla Çiğli var.

GAYRİMENKULLER DEĞERLENİYOR

İstanbul’da konut fiyatlarında artış sürüyor. Emlak Endeksi’ne göre İstanbul’da, satılık konutlarda metrekare ortalaması 3.238 liraya kadar çıktı. Kiralık evlerin metrekare ortalaması ise 20 lirayı buldu. Amortisman süresinin 14 yıl ortalamasında olduğu İstanbul’da son bir ayda fiyatı en çok artan ilçe Sultanbeyli. İlçede metrekare fiyatları yüzde 9,7 artarken, ikinci sırayı yüzde 3,9 artışla Bakırköy aldı.Üçüncü sırada ise yüzde 3,2 artışla Sultangazi var.
Ankara’da satılık konutların metrekare ortalama fiyatı bir yılda yüzde 13 oranında artış gösterdi.
Satılık metrekare fiyat ortalamasının 1.518 lira olduğu Ankara’da, kiralık evlerde ise ortalama fiyat 8 lira. Amortisman süresinin 16 yıl olduğu ilde değeri en çok artan ilçeler sıralamasında ilk sırada Altındağ var. İlçede satılık konut fiyatları son bir ayda yüzde 6,1, ikinci sıradaki Yenimahalle’de yüzde 1,0 yükseldi. Üçüncü sırada yer alan Çankaya’da ise son bir aylık artış yüzde 1,1 ortalamasında.
 

1 Nisan 2015 Çarşamba

İzmir Merkez Bankası binası Başbakanlık Ofisi olacak

Başbakanlık Ofisi için İzmir'in Konak Meydanı'nda yer alan Merkez Bankası binasında karar kılındığı açıklandı.
 
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun İzmir'de açılacağı müjdesini verdiği Başbakanlık Ofisi için sürdürülen yer arama çalışmalarında sona gelindi.

BİNA TADİLATTAN GEÇECEK

Ofis için Valilik binası başta olmak üzere birçok alternatif gündeme gelirken, son olarak Konak Meydanı'nda yer alan Büyükşehir Belediyesi'nin yanındaki Merkez Bankası binasında karar kılındığı öğrenildi.
Ofisin bir an önce açılması için seçim sonrası çalışmaların hızlandırılacağı ve binanın tadilattan geçirileceği belirtildi.
Başbakan Davutoğlu, İzmir'e Başbakanlık ofisi açılacağı müjdesini geçtiğimiz haftalardaki AK Parti İl Kongresi'nde vermişti.

TOPLANTI VE ETKİNLİKLER İZMİR'DE GERÇEKLEŞECEK

Başbakanlığın Ankara dışında tek ofisinin İstanbul'da olduğuna dikkat çeken Davutoğlu, "Seçimden sonra bir ofis de İzmir'e açacağız. Başbakanlık Ofisi açılınca ayda birkaç günümü İzmir'de geçireceğim. Toplantı ve etkinliklerimizin bir bölümünü İzmir'de yapacağız. O güzel İzmirimiz yerel yönetimlerinin etkisi altında çok zor günler yaşadı. İstiyoruz ki İzmir'in Akdeniz'in merkez şehri yapalım. İzmir bizim için siyasetin merkez şehridir. İzmir- İstanbul otoyolu tamamlandığında, İzmir Başbakanlık Ofisimizin bulunduğu şehir olan Osmanlı payitahtı ile buluşacak. İzmir-Ankara demiryolu bittiğinde İzmir Cumhuriyetimizin başkenti ile buluşacak" demişti.
Tadilattan geçirilecek Davutoğlu'nun bu açıklaması kentte heyecan yaratmıştı. Ofisin nereye yapılacağı konusunda ise çeşitli fikirler gündeme gelmişti.
Ofis için Konak Meydanı'nda Büyükşehir Belediyesi'nin yanındaki Merkez Bankası binasında karar kılındığı öğrenildi. Binanın seçim sonrasında tadilata alınacağı belirtildi.
 

29 Mart 2015 Pazar

Çeşme'ye yeni otel geliyor...

Çeşme Ilıca'da bulunan İnkim Otel ve Otel Z, işletmecilerinden İbrahim Eren tarafından Scala Nuova İnkim adı altında yenileniyor. Otel 2015 yaz sezonunda açılacak.

Çeşme Ilıca'daki İnkim Otel ve Otel Z, renovasyon sürecinden geçerek "Scala Nuova İnkim" adıyla 2015 yaz sezonunda hizmet vermeye başlayacak. Türkiye çapında ünlülerin oteli olarak da bilinen, sinema ve sanat dünyasından ünlülerin tercih ettiği İkiz otel, yepyeni kalite ve konfor anlayışı ile Türk turizminin önemli girişimci ve yöneticilerinden İbrahim Eren tarafından 7+3 olmak üzere 10 yıllığına kiralandı.

Scala Nuova İnkim ile Türk turizminin hizmet ve kalite anlayışını Avrupa turizmine pazarlamayı hedeflediklerini belirten Eren," Özellikle dış pazarlar için güçlü bir ekip kurduk. Ayrıca iç pazar ve banket organizasyonları için de başarılı ekipler kurduk. Otelin sunacağı bir çok hizmet ve sahip olduğu birçok özelliğin yanı sıra; termal ve spa hizmetini de sunmayı planlıyoruz" dedi.

Otel konum olarak Çeşme Ilıca'da bulunan, güneş ve kumu ile meşhur Ilıca Plajı'nın başladığı yerde bulunuyor. Otelde 70 oda, Anex'de 56 oda olmak üzere toplam 126 oda ve 280 yatak kapasitesi bulunduğunu anlatan İbrahim Eren her iki otelin de Scala Nuova İnkim adı altında Çeşme'de yaz aylarının modası ve markası olmaya devam edeceğini söyledi. Otelde kral dairesi standartlarında 2 adet Vip Suite, 15 adet normal Suite bulunuyor. Tesis Booking.com derecelendirmesinde 7,2 puana sahip. Kalite ve hizmet anlayışı ile bu değerleri daha da yükselteceklerini söyleyen İbrahim Eren, çağın getirdiği en iyi ve modern mimari çizgileri devamlı olarak tesise yansıtacaklarını da dile getirdi.

Kaynak: Turizmde Bu Sabah, 29.03.2014

İzmir'de 2 bin 100 bina dönüştürülecek

İzmir'in Kemalpaşa ilçesinde 2 bin 100 bina için gerçekleşecek kentsel dönüşüm projesinin yetki devir töreni yapıldı.

Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, muhalefet ve bazı sivil toplum kuruluşlarının hükümetin yürüttüğü projelere karşı engelleyici bir tutum içinde olduklarını belirterek, milletin buna izin vermeyeceğini söyledi.

Güllüce, programı kapsamında bir otelde Belediye Başkanı Arif Uğurlu ve AK Parti ilçe teşkilatıyla basına kapalı toplantı yaptı. Güllüce, daha sonra Bakanlar Kurulu kararıyla "afet riski altındaki alan" olarak ilan edilen Soğukpınar ve Atatürk mahalleleriyle ilgili kentsel dönüşüm projesi kapsamında Kemalpaşa Belediyesi'ne yetki devri törenine katıldı.

ŞEHİRLERİ TASARLANIYOR

Gelişmiş batı ülkelerinde şehirlerin altyapı, ulaşım gibi sorunları çözülse de ruhlarının kaybolduğuna işaret eden Güllüce, şehirleri tasarlarken sadece fiziksel olarak düşünmediklerini ifade etti.

Konuşması öncesi Kemalpaşa'daki kentsel dönüşüm projesi kapsamında yeni yapılacak binaların 7 kata kadar yükseklikte olacağının ifade edildiğini, bunun doğru olmadığını kaydeden Güllüce, "7 kat yok. Cumhurbaşkanızımın, başbakanımızın talimatı var. 5 artı 1, en fazla 6. Ne kadar aşağıya inebilirsen o kadar iyi. Hele Kemalpaşa'da bu olmazsa olmaz" dedi.

İZMİR'E 4 MİLYAR LİRALIK YATIRIM

Bakanlık olarak İzmir'de 4 milyar lira, Türkiye'de ise 190 milyar lira yatırıma imza attıklarını, bunu söylerken dahi keyif aldığını belirten Güllüce, kendilerine yönelik "herkese ÇED veriyorlar" eleştirilerinin bulunduğunu, "ÇED almayanı dövüyorlar" sözlerinin söylendiğini kaydetti.

KENTSEL DÖNÜŞÜM VE DEDİKODU

Kentsel dönüşümün milletle birlikte yapılması gerektiğini, bu süreçte herkesin hakkı olanı istemesi ve belediyenin de herkese hakkını vermesi gerektiğine dile getiren Güllüce, bir daire alınacak yerden 5,5 daire talep edilirse işin yürümediğini, bunu Fikirtepe'de gördüklerini, o sorunu uzlaşmayla çözdüklerini vurguladı. Bu süreçte dedikodulara da dikkat edilmesi gerektiğine işaret eden Güllüce, "(İdris Güllüce, Kemalpaşa'da 350 dönüm yer kapatmış, falan vekilin dayısı 1600 dönüm yer kapatmış…) "Böyle iftira, yalan ve dolanlarla insanların kafasını çelerler " dedi.

25 BİN KİŞİ YAŞAYACAK
Konuşmalar sonrası Bakan Güllüce ve Kemalpaşa Belediye Başkanı Arif Uğurlu devir protokolüne imza attı. Protokole göre riskli alan ilan edilen 79,5 hektarlık alanda yaklaşık 16 bin kişinin ikamet ettiği 2 bin 100 binanın dönüştürülmesi öngörülüyor. Bölgede 7 ile 9 bin konutun üretilmesi ve 25 bin kişinin bu alanda yaşaması planlanıyor.

Öte yandan Güllüce, tören öncesi gazetecilerin İzmir'den aday gösterileceğiyle ilgili söylentilerin bulunduğunu hatırlatması üzerine kendisinin halen İstanbul 1. bölgeden milletvekili olduğunu, genel seçimler için aday adayı olduğunu ancak nereden aday olacağının genel merkez tarafından belirleneceğini ifade etti.

Kaynak: Sabah, 29.03.2014

30 Ocak 2015 Cuma

İzmir’e yükselmek yakışmayacak

Evrenol, İzmir’in yatay gelişmesi gereken bir kent olduğunun altını çiziyor.
 
Türkiye’deki ekonomik büyüme ve inşaat sektöründeki hızlanmanın İzmir’e de yansıdığını ve kent merkezi dışında şehirde mahalleler oluşmaya başladığını söyleyen Evrenol Architects Kurucusu Yük.Mim.Mehpare Evrenol, İzmir’in yatay gelişmesi gereken bir kent olduğunun altını çiziyor.
 
Mavişehir ve Bostanlı civarının dominant etkisi olmayan yeni yerleşimler olduğunu, kendi içinde kente entegre olmaya çalıştıklarını bunun da zararlı olmadığını ancak en büyük korkusunun bu yükselmelerin Narlıdere ve Urla tarafına doğru da gerçekleşmesi olduğunu söyleyen Mehpare Evrenol; “Eğer bu gerçekleşirse İzmir Akdeniz kenti olma özelliğini kaybeder. Ki İzmir’in en temel özelliklerinden biri Akdeniz kenti olmasıdır. Akdenizlilik, insanların yaşantısıyla, kurgusuyla ve Kordon boylarıyla da böyledir. Yükselen binalar kendi sosyal yapısını dayatacağı için bir anlam değişikliğine sebep verecek. Bunu İzmir için hiç kabul edilir bulmuyorum. İzmir’in iklimi binaların balkonsuz hayal edilemeyeceği bir iklim. Açılan pencere ve balkonla yaşayan bir şehirdir İzmir. Camı çerçevesi açılmayan cam cepheli binalar ancak ülkenin kuzeyine uygun bir yapı tipidir ve İzmir’e hiç uygun değildir” şeklinde konuştu. 
 
Ünlü mimar Le Corbusier’nin 1948 yılında İzmir için yaptığı nazım planında kıyıda alçak ve arkaya doğru giderek yükselen aralıklı, nefes alan, imbat rüzgarını arkaya kadar iletebilen bir modelin söz konusu olduğunu belirten Evrenol, günümüzde bu modelin kaybedildiğini ve geri dönüşü olacağına da inanmadığını söylüyor. En azından şehrin bugünkü mevcut yoğunluk dağılımının korunması gerektiğini vurgulayan Evrenol; “Karşıyaka, Alsancak, Konak ve Güzelyalı’yı korumamız gerektiğini düşünüyorum. Bayraklı bölgesi son dönemlerde yeni bir merkez tayin edildi ve orada yüksek yoğunluklu, çok katlı yapılar yükselmeye başladı. Bu bir oranda Alsancak ve Karşıyaka bölgelerini koruyan bir ele alış ama Bayraklı’nın zemini problemli ve kent siluetini derinden etkileyen bu yükselme ne yazık ki oldukça yanlış bir dönüşüme işaret ediyor” dedi.
 
Modern ve ikon olmak için İzmir’e yükselmek yakışmayacak
 
Düşey gelişmenin ancak büyük sanayi şehirleri ya da ekonomik yolların kesişmesinde yer alan İstanbul, Şangay, Dubai gibi kentlerde göze alınması gerektiğini söyleyen Evrenol, modern ve ikon olmak için İzmir’e yükselmenin yakışmayacağını vurguluyor. Evrenol, yüksek ve koyu cephelerin İzmir kent dokusuna aykırı bir siluet etkisi yaratacağının altını çiziyor.  Özellikle denizle büyük entegrasyonu olan Urla yolundaki yükselmeden ve yüksek emsalli büyük projelerin yapılmasından tedirgin olduğunu belirten Evrenol, burada maksimum 8 katlı binalarda kalınmasını umduğunu söylüyor.
 
İzmir’de kentsel dönüşüm için en doğru yaklaşım yatayda gelişen, az ve orta katlı konut alanları
 
İzmir’deki kentsel dönüşüm çalışmalarında en doğru yaklaşımın yatayda gelişen, az ve orta katlı konut alanları olduğunun altını çizen Evrenol; “Az katlı konutlar için İzmir'in yangın öncesi kordon boyu hakim dokusunu oluşturan konutların mimari özelliklerini taşıyan yapı tipinin, tasarımın merkezine alınması gerektiğini düşünüyorum. Yüksek tavanlı, dar uzun pencereli, verandalı, desenli mozaik karolarla döşenmiş zeminlere sahip, çakılla bezenmiş bahçeli bu binaların, kentin iklimi ve geleneğiyle örtüşen, günümüz anlayışıyla düzenlenmiş, kentlinin aşina olduğu bir yaşam tarzı sunacağı kanısındayım. 
 
Benzer şekilde, orta katlı binalar ya da apartmanlar da beyaz rengin hakim olduğu, detayların modernleştirilerek entegre edildiği, geniş balkonlu İzmirlilerin sevdiği bir anlayışla projelendirilmeli. Hayalimdeki projede mutlaka kordon boyu gezinti imkanlarını sunan, tanıdık kaldırım döşeli, pasaport kahvelerine ulaşan aksa benzer ve biyolojik arıtma ile elde edilmiş su boyu yaşam alanı önermek var. Kullanıcılarına sıcak ve tanıdık bir atmosfer sunan sosyal donatıların kentliler için buluşma, karşılaşma ve niteliği yüksek bir boş zaman değerlendirme alanları olduğuna inanıyorum ki bu tür alanlar kent yaşamına çok fazla artı değer katmakta” şeklinde konuştu.
 

28 Ekim 2014 Salı

İzmir'in 150 yıllık tarihi yerle bir oldu

İzmir'in ayakta kalmış en eski yapılarının başında gelen Konak Pier, 150 yıllık tarihi boyunca girdiği ikinci tadilatta harap edildi. Uzun yıllar süren kimsesizliğinin ardından 1995 yılında alışveriş merkezi olarak düzenlenmek için kapsamlı bir tadilata alınan tarihi yapı 19 yıl sonra bilgisizliğin ve cahilliğin kurbanı oldu. İş makinalarının rahat çalışması için tarihi yapının bir duvarı yerle bir edilirken tarihi yapının restorasyonunun kamyon ve kepçelerle sürdürülmesi tartışmalara neden oldu.
İşçi güvenliğinden yoksun bir şekilde devam eden yenileme çalışmalarında kepçenin binanın içine girmesi için tarihi duvarlardan birinin yıkıldığı, içeride toplanan molozların bu sayede dışarıdaki kamyonlara yüklendiği iddia edildi.
Deniz Kuvvetleri'nin taşınmasının ardından boşaltılan Konak Pier'in kuzey kısmında restorasyon başlatılmış, restorasyonda kepçe ve kamyon kullanılması dikkatleri çekmişti. Tarihi binada çatı işlemleri devam ederken bina önünde bulunan moloz yığınlarının kepçelerle kamyonlara yüklendiği fotoğraflarla belgelenmişti. 1995 yılında Konak Pier'in restorasyonu sırasında çekilmiş bu fotoğrafa bakıldığında mevcut duvarın yerinde durduğu görülürken bugün hala devam eden restorasyon çalışmalarında ise kepçenin yıkılan duvardan içeri girip çıktığı görülmüştü. Daha önceki yıllarda tarihi binanın üstüne kaçak olarak bir kat daha çıkılmaya çalışılmış fakat inşaat mühürlenmişti. Bugün binanın üzerinde o günlerden kalan “filizler” ve tuğla duvarlar hala yıkılamadı.
KONAK PİER
Konak Pier, bugün itibariyle İzmir'de tarihi değeri yüksek yapıların başında geliyor. 1867 yılından 1950 yılları sonuna kadar Gümrük Binası olarak kullanılan Konak Pier, ünlü Fransız Mimar ve İnşaat Mühendisi olan Gustave Eiffel tarafından dizayn edilmiş. İzmir’in tarihi Konak Meydanı yakınında özel bir konuma sahip bu özgün yapı uzun yıllar Gümrük Binası olarak kullanıldıktan sonra 1960 yıllarında Balık Hali oldu.

Kaynak: Odatv.com, Deniz Kezer - 25.10.2014

11 Haziran 2014 Çarşamba

İzmir Alsancak Limanı'na kruvaziyerle yarım milyon turist gelecek

Kruvaziyerlerin son yıllarda Türkiye'de en çok yabancı turist getirdiği İzmir Alsancak Limanı'na yıl sonuna kadar yarım milyon turistin gelmesi bekleniyor.
"Yüzen kentler" olarak adlandırılan kruvaziyerlerin son yıllarda Türkiye'de en çok yabancı turist getirdiği İzmir Alsancak Limanı'na yıl sonuna kadar yarım milyon turist bekleniyor.
Kruvaziyer turizminin parlayan yıldızı, turist sayısında İstanbul, Kuşadası ve Antalya limanlarını geride bırakan İzmir Alsancak Limanı'na yılın ilk 5 ayında ABD'li ve Avrupalı yolcu taşıyan 43 gemi sefer düzenledi. 
İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdülaziz Ediz, kruvaziyer turizmi konusunda dünya genelinde bir daralma olduğunu ancak Türkiye'deki destinasyonların hala cazibesini koruduğunu, İzmir'in de Türkiye limanları arasında yükseldiğini belirtti. 

"KRUVAZİYER TURİZMİ HIZ KAZANDI"
Türkiye'de kruvaziyer turizminin son 7-8 yılda hız kazandığını anlatan Ediz, "Kruvaziyer yolcusu İzmir'e kültür turizmi için geliyor. Bu konuda İzmir'in çok önemli bir potansiyeli var. Efes gibi ören yerleri İzmir'i ilk sıraya taşıyor. Kentimiz daha uzun süre bu öncülüğünü ve farkındalığını sürdürecek" dedi. 
Kruvaziyer turizminin sürdürülebilir olması için limanın fiziki koşullarının iyileştirilmesi gerektiğine işaret eden Ediz, sözlerini şöyle sürdürdü: 
"İzmir'e daha çok Avrupalı ve ABD'li turist geliyor. Bazı kruvaziyerler Akdeniz'den sonra Karadeniz'e geçiyor. Turist sayısı hedefinde bu yıl geçen yıllara göre çok iddialı değiliz. Sanıyorum Alsancak Limanı 2014 yılında 400 binin üzerinde yabancı turist ağırlayacak, yaklaşık yarım milyon turist hedefliyoruz diyebiliriz. Liman konusunda ciddi bir yenilenmeye ihtiyaç var. Alsancak Limanı yeterli değil. İzmir'in kültürel mirası cazip ama turistleri bu cazibeye taşıma konusunda sıkıntımız var."
Abdülaziz Ediz, geçen yıl kruvaziyerlerin sıkça uğramaya başladığı Çeşme Limanı'nın da yıldızının parladığını ve gittikçe daha fazla konuk ağırlayacağını sözlerine ekledi.

Kaynak: Deniz Haber Ajansı, 11.06.2014

3 Haziran 2014 Salı

Milliyet, İzmir'in Kentsel Dönüşümünü Masaya Yatırdı

İNŞAAT Sektörü yatırımcıları “Kentsel Dönüşüm ve Yeşil Çevre Zirvesi"nde İzmir'e olan ön yargının kırıldığını, yatırımcıların ilgisinin İzmir'e çevrildiğini, kentsel dönüşümün bu alanların başında geldiğini söyledi....
 
İNŞAAT Sektörü yatırımcıları “Kentsel Dönüşüm ve Yeşil Çevre Zirvesi"nde İzmir'e olan ön yargının kırıldığını, yatırımcıların ilgisinin İzmir'e çevrildiğini, kentsel dönüşümün bu alanların başında geldiğini söyledi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu da yatırımcılara yasal her türlü hızlandırmayı yapacaklarını belirterek, "Kentsel dönüşümün püf noktasının kentsel rantı kimin alacağıdır. İnşaat firmasının maliyet ve karı dışındaki tüm rantı bölgede yaşayan hak sahiplerinin alması gerekir" dedi.
İzmir Swiss Otel'de Milliyet Gazetesi'nin düzenlediği 'Kentsel Dönüşüm ve Yeşil Çevre Zirvesi'nde yerel yöneticiler ve inşaat sektörü temsilcileri buluştu. Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fikret Bila'nın açtığı zirvede konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu İzmir'de kentsel dönüşümünde püf noktanın rantın dağılımı olduğunu söyledi. Kocaoğlu, kentlerin rant yarattığına dikkat çekerek, şöyle konuştu:
"Tüm çıngar da bu rantın paylaşılmasında çıkıyor. Bu rantı kim alacak? Bize göre inşaat firmasının maliyeti artı karı haricinde tüm rantın orada yaşayan insanlara kalması gerekir. Eğer bunu yapıyorsanız kentsel dönüşümü gerçekleştirirsiniz. Bakanlık ve belediyenin karı ise kentin güzelleşmesi, daha yaşanılabilir kent dönüşmesi olacaktır. Rantın paylaşımı bu işin yürümesinde püf noktasıdır. Olmazsa olmazımız orada yaşan insanların, doğduğu, doyduğu yerde kalmasıdır. Kent dönüşümde uzlaşma konusu hassas bir iştir. Özel sektör bunu kamu erki olmadan tek başına gerçekleştiremez. Arabulucu, düzenleyici işleviyle hem konut sahibine hem de yükleniciye garanti verecek kamu erki bakanlık veya belediye dağılım dengesini sağlayacak."
Başkan Kocaoğlu, kenti yeniden tasarlayarak kentsel dönüşüm yapmayı hedeflediklerini anlatırken, kentsel dönüşümde uzlaşarak ikna etmenin önemine dikkat çekti. Başkan Aziz Kocaoğlu, şöyle devam etti:
"Bunlar zaman ve emek istiyor. Yerel seçim arifesinde kentsel sekteye uğradı. 'Daha çok vereceğiz' söylemi bunda etkili oldu. Ancak, seçim sonrası taşlar yerine oturdu. Bundan sonra kolay toparlarız."
Kocaoğlu, ketsel dönüşümle ilgili veya başka projelerde yatırımcıları İzmir'e yatırım yapmaya çağırdığını, yasal her türlü hızlandırmayı da yapacaklarını söyledi.
Kocaoğlu, belediye hizmetlerinde kentin kalkınmasına faydasının sorgulanması gerektiğini söyledi. İzmir'de bugüne yaptığı icraatlardan örnekler veren Kocaoğlu, arıtma tesisleri, devam eden kıyı tasarımı projesi, Körfez'i yüzülebilir hale getirme projesini anlattı. Kendisine yönelik 'Beceriksiz başkan& eleştirisi yapıldığını belirten Kocaoğlu, şöyle devam etti:
"Bir beceriksizlik daha yaptık. Tek başımıza Büyükşehir Belediyesi olarak 400 milyon TL harcayarak Türkiye'nin en büyük Fuar Alanı'nı yapıyoruz. Ülkenin en nitelikli konser salonu olan Ahmed Adnan Saygun'u yaptık. Karşıyaka'da deniz kıyısına Opera binası yapacağız."
İzmir'in son 45-50 yılda, 25 yıllık inişli- çıkışlı bir dönem, daralma geçirdiğini belirten Kocaoğlu, "İzmir son 10 yıldır üzerindeki tozunu silkeliyor. Ayağa kalktı. Kim isterse istesin ben dahil olmak üzere İzmir'i geri götürecek büyüme trendini geriye işletecek, kentin paçasından çekecek gücü kendisinde bulamaz" dedi.

TANES: MARKA KENT İZMİR OLMALI

İzmir Büyükşehir Belediyesi Kensel Dönüşüm Daire Başkanı Suphi Şahin'in İzmir'de sürdürdükleri kentsel dönüşüm projeleriyle ilgili bilgi vermesinin ardından “Yüksekten Uçanlar" konulu CNBS-e Genel Yayın Yönetmeni Servet Yıldırım yönettiği panelde Rönesans Gayrimenkul Yatırım Yönetim Kurulu üyesi Murat Özgümüş, Vartaş Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Barata, Soyak Holding CEO Dr. M. Emre Çamlıbel, İş GYO Genel Müdürü Turgay Tanes, Ant Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Okay görüşlerini açıkladı. Barata, kentsel dönüşümün kamusuz gerçekleşme şansının çok zor olduğunu söyledi. Tanes ise marka şehir yaratılacaksa ilk sırada konuşulması gereken kentin İzmir olduğunu belirterek, "En batıda liman şehri olan İzmir varken sürekli İstanbul'a yatırım yapılıyor. Geçmişte Şanghay İzmir yarışırdı. Bu ülkenin tek lokomotifi İstanbul olamaz" dedi. Çamlıbel, Türkiye'nin kentsel dönüşümde ana unsurun deprem olduğunu belirterek kamuoyunun bu şekilde bilgilendirmesi gerektiğini dile getirdi. Okay, İzmir'in tutuculuğu sayesinde korunduğunu, Türkiye ve dünyadaki örneklerden faydalanarak yanlış yapma şansınız azaldığını söyledi.
Konuşmacılardan gelen tarihi İstanbul ve İzmir gibi kentlerde yüksek yapılar inşaa edilmesinin çelişki olup olmadığı sorusuna yanıt veren Turgay Tanes, şöyle konuştu:
"Yüksek yapıya gösterilen reaksiyon var. Çin tarihi çok eskilere dayanan bir ülke olmasına karşın çok yüksek yapı var. Paris'te de aynı şekilde. Her yüksek yapı gayri estetik değildir, her alçak yapı da estetik değildir. Sanki muhteşem şehirleşmişiz de yüksek yapılarla bozuyormuşuz gibi bir anlayış var. Sahil bulvarında yan yana 6 katlı binalar var. İçeriye hava girmiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi yeni kent merkezi planıyla çok iyi iş yaptı." .

SANCAK: İZMİR ÖNYARGISI KIRILDI

İzmir'in dönüşümü panelinde konuşan Folkart Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak konuşmasına geçmişte İzmir ile ilgili yatırımcılarda önyargı olduğunu ancak bunun artık yıkıldığını söyledi. Sancak, "İşlerinin yürümeyeceğini düşünüyorlardı. Biz 8 yıl önce başladığımız yatırımla bunu aştık. Bu algı yıkıldı. İşlerimiz iyi gitti. Kamu kurum ve kuruluşları, belediyelerde zorluklarla karşılaşmadık" dedi.
Zirvede Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar ve Karabağlar Belediye Başkanı Muhitten Selvitopu da ilçelerindeki kentsel dönüşüm çalışmalarıyla ilgili bilgi verdi.

Kaynak: DHA - Milliyet, 03.06.2014