turizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
turizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Eylül 2016 Pazar

ÇEŞME’YE HAVAALANI MÜJDESİ

Bakan Ahmet Arslan, Başbakan Binali Yıldırım’ın 35 projesi arasında yer alan Alaçatı Butik Havaalanı’nın kamulaştırma ve tahsis çalışmalarının tamamlandığını söyledi
Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Alaçatı Havaalanı'nın kamulaştırma ve tahsis çalışmalarının tamamlandığını açıkladı. Akdeniz'in en güzel turizm destinasyonlarından Çeşme, havaalanın devreye girmesiyle kapılarını dünyaya açacak. Jet sosyetenin gözü Çeşme'de olacak.

İHALE YARIM KALMIŞTI
Bakan Arslan, Başbakan Binali Yıldırım'ın İzmir için ortaya koyduğu 35 proje içerisinde yer alan Alaçatı Butik Havaalanı Projesi'nin son durumuyla ilgili Yeni Asır'a özel açıklama yaptı. Arslan, projenin kamulaştırma ve tahsis çalışmalarının sona erdiğini, fizibilite ve ÇED çalışmalarının beklendiğini söyledi.
Bakan Arslan, projeyle ilgili ilk kez 1994 yılında Valilik tarafından ihale yapıldığını ancak yarım kaldığını hatırlatarak, "O tarihte 2 bin 60 metre uzunluğunda 30 metre genişliğinde pist, 80 metre uzunluğunda 50 metre genişliğinde apron ile altyapı uçuş üniteleri ihale edilmişti. Altyapı uçuş üniteleri inşaatı kaplama beton alt kotuna kadar tamamlanmıştı. Ancak yarım kalmıştı" dedi.

ÇED RAPORU BEKLENİYOR
Bakan Arslan, havaalanın 35 proje kapsamında Başbakan Binali Yıldırım tarafından yeniden gündeme getirildiğini belirterek, "Kamu özel ortaklığı ile yapılacak. Bu çalışmalar kapsamında da son olarak kamulaştırma ve tahsis çalışmalarını tamamladık.
Proje için Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) ve projenin altyapı ile fizibilite çalışmalarının tamamlanmasını bekliyoruz. İzmirlilere hayırlı uğurlu olsun" diye konuştu.

"TURİZMİ BESLER"
Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği Başkanı Mehmet İşler ise, Alaçatı Havaalanı'nın bölgede lokomotif görevi göreceğini belirterek, "Böyle bir proje sadece Çeşme'ye değil Seferihisar'a, Karaburun'a, Mordoğan'a kadar tüm Yarımada'yı şaha kaldırır. Adnan Menderes Havaalanı tüm dünya ile İzmir'i bağlarken Çeşme ise turizmde Yarımada'yı besleyecek bir havaalanı olur" dedi.

2200 METRE UZUNLUĞUNDA PİST
Havaalanı arazisi kamulaştırılması ve tahsislerinin tamamlanmasıyla ilgili sürecin bitmesinin ardından proje dosyası Ulaştırma Bakanlığı Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü'ne gönderildi. Bu arada havaalanının 1800 metre uzunluğunda olduğu, yapılacak çalışmalarla pist uzunluğunun 2200 metreye çıkarılmasının planladığı öğrenildi.

KİŞİYE ÖZEL JET VE HELİKOPTERLER DOĞRUDAN İNECEK
Alaçatı Havaalanı'nın hizmete açılmasıyla Çeşme'deki turist sayısı artacak. Havaalanı ile birlikte kişiye özel jet, helikopter ve uçaklar doğrudan Çeşme'ye iniş yapabilecek.
Böylece Çeşme, 4-20 kişilik arası, genelde ünlülerin tercihi olan uçakların rotasına dahil olacak. Ayrıca ticari uçaklar da aynı şekilde bu pisti kullanma imkanına kavuşacak. Yerli turistin tercih ettiği Çeşme, Alaçatı Havaalanı ile birlikte dünyanın önde gelen jet sosyetesinin de gözdesi olacak. Çeşme, dünyanın en popüler turizm merkezleri arasında gösterilecek. Havaalanı ile Çeşme'nin Fransa'nın Cannes kentine rakip olması bekleniyor.

"ÇEŞME ŞAHA KALKAR"
Çeşme'de birçok yatırım gerçekleştiren Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, geçtiğimiz aylarda Alaçatı Butik Havaalanı'nın Çeşme turizmini şaha kaldıracağını söyleyerek, "Butik Havaalanı, Çeşme'ye çok değer katacaktır. Neden Bodrum'da var, burada yok? Neden Dalaman'da var, burada yok? Bence Çeşme'de de olmalı" diye konuştu.

Kaynak: Yeni Asır, 25.08.2016

11 Haziran 2014 Çarşamba

İzmir Alsancak Limanı'na kruvaziyerle yarım milyon turist gelecek

Kruvaziyerlerin son yıllarda Türkiye'de en çok yabancı turist getirdiği İzmir Alsancak Limanı'na yıl sonuna kadar yarım milyon turistin gelmesi bekleniyor.
"Yüzen kentler" olarak adlandırılan kruvaziyerlerin son yıllarda Türkiye'de en çok yabancı turist getirdiği İzmir Alsancak Limanı'na yıl sonuna kadar yarım milyon turist bekleniyor.
Kruvaziyer turizminin parlayan yıldızı, turist sayısında İstanbul, Kuşadası ve Antalya limanlarını geride bırakan İzmir Alsancak Limanı'na yılın ilk 5 ayında ABD'li ve Avrupalı yolcu taşıyan 43 gemi sefer düzenledi. 
İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdülaziz Ediz, kruvaziyer turizmi konusunda dünya genelinde bir daralma olduğunu ancak Türkiye'deki destinasyonların hala cazibesini koruduğunu, İzmir'in de Türkiye limanları arasında yükseldiğini belirtti. 

"KRUVAZİYER TURİZMİ HIZ KAZANDI"
Türkiye'de kruvaziyer turizminin son 7-8 yılda hız kazandığını anlatan Ediz, "Kruvaziyer yolcusu İzmir'e kültür turizmi için geliyor. Bu konuda İzmir'in çok önemli bir potansiyeli var. Efes gibi ören yerleri İzmir'i ilk sıraya taşıyor. Kentimiz daha uzun süre bu öncülüğünü ve farkındalığını sürdürecek" dedi. 
Kruvaziyer turizminin sürdürülebilir olması için limanın fiziki koşullarının iyileştirilmesi gerektiğine işaret eden Ediz, sözlerini şöyle sürdürdü: 
"İzmir'e daha çok Avrupalı ve ABD'li turist geliyor. Bazı kruvaziyerler Akdeniz'den sonra Karadeniz'e geçiyor. Turist sayısı hedefinde bu yıl geçen yıllara göre çok iddialı değiliz. Sanıyorum Alsancak Limanı 2014 yılında 400 binin üzerinde yabancı turist ağırlayacak, yaklaşık yarım milyon turist hedefliyoruz diyebiliriz. Liman konusunda ciddi bir yenilenmeye ihtiyaç var. Alsancak Limanı yeterli değil. İzmir'in kültürel mirası cazip ama turistleri bu cazibeye taşıma konusunda sıkıntımız var."
Abdülaziz Ediz, geçen yıl kruvaziyerlerin sıkça uğramaya başladığı Çeşme Limanı'nın da yıldızının parladığını ve gittikçe daha fazla konuk ağırlayacağını sözlerine ekledi.

Kaynak: Deniz Haber Ajansı, 11.06.2014

31 Mayıs 2014 Cumartesi

Mistral İzmir projesinde ofis ve konutlarda metrekare fiyatı 2 Bin 750 USD

Mistral yapı güvencesiyle yükselen Mistral İzmir projesi LEED Sertifikası'na uygun olarak inşa edilmekte.
Mistral İzmir'in yeni kent merkezi Bayraklı'da hayata geçiriliyor. Proje rezidans, ofis ve açık hava yaşam merkezinden oluşuyor. Mistral İzmir projesi 48 katlı ofis ve 38 katlı konut bloğundan oluşuyor. Projede ağırlı olarak 3+1 dairelere yer verildi.
Mistral İzmir projesindeki konutların ve ofislerin hemen hemen hepsinde eşsiz Körfez manzarasına olacak. 
Mistral İzmir'in 38 katlı konut kulesinde 110 adet daire buluyor. Mistral İzmir’in 48 katlı ofis kulesinde 153 ofis yer alıcak ve büyüklükleri 65 - 950 metrekare arasında değişicek.Aynı zamanda konut blokunun içinde 5 yıldızlı bir otel yer alıcak.Konutların en düşük metrekare birim fiyatı: 3 bin dolardan başlarken bu fiyatın 5 bin dolara kadarda çıktığı oluyor. Bu fiyat ofisler için ise metrekare başına 2 bin 750 dolar ve 3 bin 500 dolar arasında değişiyor.
İzmir’in en uzun kulesi olan Mistral Yapı,  içindeki otel yatırımı için Er Yatırım/Turizm ile anlaştı. 300 milyon dolarlık yatırımla 10 yılda 20 otel hedefleyen firma, İzmir’in 216 metrelik en yüksek kulesinin de bulunacağı projede 8 katlı oteliyle yerini aldı.
Mistral İzmir projesindeki en düşük konut fiyatı 319 bin dolardan başlarken bu fiyat 1 milyon 600 bin dolara kadar çıkabiliyor.
Mistral İzmir Projesindeki Ödeme Seçenekleri:
Mistral İzmir'de peşin ödemelere alıcılarına yüzde 7 oranında indirim bir indirim sunuyor. Mistral İzmir projesinde dolar bazında ödeme yapmak isteyenler alıcılar yüzde 10 peşinat verip kalan miktarı 36 ayda sıfır faizle ödeyebiliyor. TL bazında ödeme yapmak isteyenler ise yüzde 25 peşinat verip kalan miktarı 36 ayda sıfır faizle ödeyebiliyor.
 
Kaynak: Emlak Pencerem, 31.05.2014

10 Mayıs 2014 Cumartesi

İzmir’de Çalış, İzmir’i Yaşa

İzmir’in pozitif yönde gelişimine katkı koymak ve aynı zamanda kente yönelik farkındalığı arttırmak isteyen EGİAD,özellikle genç nüfusun başka bölgelere kaybını önlemek adınaşehrin eğitim, kültür ve sanayi kimliğine vurgu yaparak bir tanıtım filmi hazırlattı. EGİAD Yönetim Kurulu Üyelerinden işadamı UlaşCanbaz’ın rol aldığı filmde, ulusal boyutta yeni bir bakış açısı yaratılarak genç nüfusun başka kentlere kaybını önlemek adına Beyin Göçü Projesine dikkat çekildi.

Kentin üniversite öğrencileri ile genç girişimciler için çok uygun bir toplumsal ve ekonomik yapıya sahip olduğuna dikkat çeken EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Seda Kaya, uygulanan politika ve stratejilerde kente doğru bir dönüş yaşanmasının olumlu bir adım olduğunu belirterek, bu hareketin  büyük bir dalgaya dönüştürülmesi gereğine vurgu yaptı. Yetiştirilmesi için büyük kaynak aktarılan, yetiştiği halde ilgisizlik ve olanaksızlık yüzünden vasıflı insan gücünün başka şehirlere kaymasından dem vuran Kaya, tanıtım filmiyle İzmir’e yönelik özeni arttırmayı amaçladıklarını ifade etti. Kente yönelik Bilim ve Teknoloji alanında büyük bir atılım gerçekleştiğini de vurgulayan Kaya, “Ar-Ge için ayrılan kaynak ve yatırımlar şirketlerde önemli derecede artmakta. Oluşan fırsatlarla İzmir, önemli bir cazibe merkezi haline gelmekte. Yaşanan olumlu gelişmelerle birlikte daha önce başka şehirlere giden yeni nesil ve genç girişimciler artık burada kalmaya yönlenebilir. Bu konuda EGİAD olarak ciddi çalışmalar yürütüyoruz. Tersine Beyin Göçünün hızlanması için Ulusal ve Uluslararası arenada iş imkanlarını arttırıcı çalışmalar yürütülmesini destekliyoruz.Bu amaçla hazırlattığımız filmimizde, iş dünyasının desteğini göstermek istedik.  Filmde, iş adamı bir yönetim kurulu üyemiz rol aldı. İzmir hem yaşanılacak, hem çalışılacak hem de iş kurulabilecek bir kent. Hayalleri, girişimciliği İzmir’de gerçekleştirin, pekiştirin. Bölge ve kentiniz için büyük bir atılım sağlayın” dedi.“İzmir’de Çalış,İzmir’i Yaşa” sloganıyla gerçekleştirilen filmde dikkat çekilen konu başlıkları ise şu şekilde sıralandı:
  • 103 farklı şehirden uçuş olanağı,
  • Yüzde 32.4 genç yaş ortalaması,
  • Türkiye’nin en büyük 500 şirketinden 27’sinin tercihi,
  • Türkiye’nin sanayi üretiminin Yüzde 9.3’ü,
  • 1589 Yabancı Firma,
  • Senenin 300 günü güneşli hava,
  • 37 km sahil yolu, 26 km bisiklet yolu,
  • Türkiye’nin en büyük  Avrupa’nın en büyük 2. Limanı,
  • 13 Organize Sanayi Bölgesi, 2 Serbest Bölge, 2 Teknoloji Geliştirme Bölgesi,
  • 4 milyon nüfus,
  • 750 bin öğrenci,
  • 9 üniversite, 
  • Yüzde 10.8 Yüksek öğrenimli nüfus,
  • 16 müze, 49 kütüphane, 26 tiyatro, 30 kültür merkezi 
Kaynak: Star Gazete, 09.05.2014

6 Mayıs 2014 Salı

'Sadece Datça değil, Fethiye, Dalaman, Köyceğiz de...'

TMMOB, Datça'da Çevre Planı revizyonuna itiraz etti: Sadece Datça değil, Fethiye, Dalaman, Köyceğiz ile ilgili de yeni planlar yapılmış. Yapılaşma yasağı olan kıyı bandı imara açılıyor. Kaçaklara af getiriliyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Datça Bozburun’da yapılaşmanın önünü açan plan revizyonu tartışılırken, Türkiye Mimar ve Mühendisler Odaları Birliği (TMMOB) 1 Nisan’da askıya çıkan Çevre Düzeni Planı revizyonuna itiraz etti. TMMOB itirazında, plan değişikliğiyle ‘turizm tesis alanlarının genişletildiğini ve gizli yapılaşmanın önünün açıldığını’ öne sürdü.
TMMOB, büyük tartışma yaratan Datça’daki revizyonla ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Muğla İl Müdürlüğü’ne itirazda bulundu. TMMOB, itiraz dilekçesinde planın hiçbir yerden görüş alınmadan dayatmayla oluşturulduğunu savundu. TMMOB, itiraz dilekçesinde şu noktalara dikkat çekti:
“1/25.000 ölçekli Datça-Bozburun Çevre Düzeni Planı Revizyonu’nun, güncellenmiş, arkeolojik, kentsel ve doğal SİT sınırlarına göre hazırlanmadığı görülmüştür. Bu planda Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun görüşüne de rastlanmadığından Koruma Kanunu’na aykırıdır. Doğal ve arkeolojik SİT derecelerinde değişiklik yapılarak bu alanlarda turizm alanları, yerleşim alanları, günübirlik alanlar ve kamping alanlarının planlandığı görülmüştür. Maden ocakları işletme ve rezerv alanları planda gösterim olarak işaretlenmiş olup bu konuda verilmiş ruhsat ve izinlerden bahsedilmediği gibi, orman alanında gösterilen maden alanlarının ne kadarlık alana yayılacağı koordinatlarla birlikte planda açıklanmalıdır.
Çeşitli koylarda planlanan günübirlik tesis alanlarının ve kamping alanlarının daha sonraki süreçlerde amacının dışına çıkılarak farklı kullanımlara dönüşeceği endişesi oluşmuştur. Örneğin, Hisarönü Körfezi’nde SİT paftalarında 1. derece doğal SİT alanı olarak belirlenmiş koylarda kamping alanları oluşturulmuştur. Yine günübirlik alanlarda yüksek yapı yoğunluğu önerilmektedir. Çok küçük ve korunan koylardaki günübirlik tesis alanları iptal edilebilir. Plan, gizli bir yapılaşmanın önünü açabilir. Tüm bölgede turizm tesis alanları genişletilmiştir.”

Dava açılacak

TMMOB Mimarlar Odası Başkanı Eyüp Muhçu, planla ilgili dava hazırlığında olduklarını belirterek şunları söyledi: “Sadece Datça değil, Fethiye, Dalaman, Köyceğiz gibi kıyı alanlarıyla ilgili de yeni planlar yapılmış. Onların da kısa sürede askıya çıkacağıyla ilgili bilgiler geliyor. Kıyı Yasası gereği kıyı bandında yapılaşma yasağı var. Datça’da başlatılan yeni planlarla yapı yasağı olan yerler imara açılıyor. Kıyılarda ayrıca kamuya ait dinlenme tesisleri var, bu tesislerin yıkılıp yapılaşmaya açılmasının da önü açılmış oluyor. ‘Dinlenme tesisi’ yerine ‘turizm, ticaret merkezi’ planlanıyor. Kıyıdaki kamu tesislerinin dışında fiilen yapılan binalar var. Yeni planlar bu gibi yapılara da af getirebilir. Otel ve işyeri gibi kaçak binalar var. Bunlar da yasallaştırılabilir. Datça’daki planlar bu işin başlangıcı.”
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Baran Bozoğlu ise “Büyük oteller yaygınlaşacak. Plan, bölgeyi ranta açma sürecinin tam hız devam ettiğinin göstergesi” dedi.

Kaynak: Radikal, 06.05.2014

Datça'da ne olacak?

Muğla Mimarlar Odası üyesi Necati Sağır Çevre Bakanlığı'nın yeni çevre düzeni planını DHA'ya değerlendirdi: Büyük yatırımcı parselleri toplayacak, küçük yatırımcının turizm şansı kalmayacak. Milyonlarca yılda oluşan tarım arazileri amaç dışı kullanılacak. Knidos'un yanı başındaki marina, yapılaşma ve kirlilik getirecek.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü'nün, Datça-Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi'ne ait yeni 1/25 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı Revizyon kararları tepki topladı. 1 Mayıs'ta askıdan indirilen yeni plan, küçük yatırımcının turizm yapmasını engelleyeceği öne sürüldü. Muğla Mimarlar Odası üyesi Necati Sağır, plan hakkında DHA’ya çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Daha önceki planda, turizm tesis alanlarında ifrazdan sonra oluşacak parsellerin 2 bin metrekareye yakın olacağı hükmünün yer aldığını hatırlatan Sağır, şöyle dedi:

BÜYÜK YATIRIMCI PARSELLERİ TOPLAR

"2 bin metrekarelik turizm tesis parsellerini oradaki yöre insanı, kendi başına bir turizm tesisi haline getirebilir. İmkanları buna el verir. Ama orada büyük turizm parselleri oluşturulursa ki planda bununla ilgili açıklayıcı bilgi yok. Yani, parselin sınırını söylemiyor. Bu alanlarda turizm bakanlığından belgeli proje olmadan tesis yapılayacağı vurgulanıyor. Kısacası yöre insanının turizm faaliyeti yapması engelleniyor. Çünkü yöre insanının, turizm bakanlığından tescilli turizm tesisi yapmaya maddi gücü yetmeyecektir. Yöre insanı buralarda, küçük parselleri sahipler. Bir iki dönümlük arazileri var. Eğer, 30 dönümlük bir otel parseli oluşturulursa, hisse sahiplerinin bir araya gelerek yatırım yapmaları söz konusu olmaz. Böyle olunca, büyük yatırımcı bu parselleri toplayacak. Yerli insan ister istemez arka plana gitmek zorunda kalacak. Bir kısmı belki arsalarını satacak."

DOĞAL SİTLER KORUNACAK

Planda arka kısımlar için de yeni bir anlayış getirildiğine dikkat çeken Sağır, yöre insanlarına, 'Agro turizmi' olarak nitelendirilen yeni tarıma dayalı turizm yapılması önerildiğini söyledi. Sağır, şöyle devam etti: "Bunun için de bir takım kolaylıklar getirilmiş. Plan esas itibariyle, yarımadaya girdiyi sağlayan turizm yatırımlarını, yöre insanının işletemeyeceğini öngörüyor. Doğal SİT alanlarının korunması planın olumlu yönlerinden birini oluşturuyor. Doğal SİT'lerde arazi kapatma peşinde koşanlar, istedikleri sonucu alamayacaklar."

"TARIM ARAZİLERİNE TESİS YAPILMASIN"
Kişisel olarak birinci derece tarım arazilerinde, turizm tesis alanlarının oluşturulmasına karşı olduğunu belirtirten Sağır, "Mesudiye Ovası, Palamutbükü Ovası ve Kızlanaltı milyonlarca yılda oluşan tarım arazileridir. Tarım arazilerinin imara açılması kadar yanlış bir durum olamaz" dedi. Sağır, Knidos Antik Kenti"ne çok yakın olan Bağlarözü"ne marina yapılacak olmasının kirlliğe ve yapılaşmaya neden olacağını da belirttti.

DATÇA’NIN DOĞAL GÜZELİKLERİ YAPILAŞMAYA AÇILACAK

Sağır, “Marina demek, yapılaşma demektir. Bağlarözü bu anlamda yapılaşmaya açılacaktır. Ve oranın doğal ve tarihi SİT özelliklerine darbe vuracaktır. Yine Knidos’un kuzey tarafından yer alan Değirmenbükü Mevkisi planda balıkçı barınağı olarak işlenmiştir. Orada herhangi bir yerleşim yoktur, balıkçı da yoktur. Barınağı neden olsun? Buradan başka bir anlam çıkarmak zorunda kalıyoruz. Acaba buraları birileri için yapılaşmaya mı açılacak sorusu akla geliyor” diye konuştu.

KARGI NEDEN ÖNEMLİ?
Datça’ya 5 kilometre mesafedeki Kargı Koyu bölgesinin de imara açılacağını ifade eden Sağır, “Çok bakir bir koy olan bu bölge, yerleşim alanı olarak planda işaretlenmiştir. Daha önce koruma bölgesi idi. Anıtlar Kurulu’na dayalı bir plan vardı. Bu plan ortadan kaldırıldı. 3 üncü derece arkeolojik SİT olma hasebiyle Kentsel SİT adı altında yerleşime açık hale getirilmiştir. Bu da oranın doğal sazlık, azmaklar, sulak alan ve aynı zamanda arkeolojik özelliklerine zarar veren bir durum yaratacaktır” dedi.
Türkiye genelinde 13 koruma bölgesinin bulunduğuna değinen Sağır, “Datça-Bozburun yarımadası da 13 bölgeden biridir. Doğal yaşamı ile korumaya uygun bir bölge olduğu için, korunacak miraslar listesine alınmıştır. Koruma planları, her şeye kapalı anlamına gelmez. Burada koruma ve kullanma prensibine uygun planlama ilkesi ile hareket edilmesi gerekir. Kullanma ve korumanın bir bütünlüğü olmalıdır. Öyle bir plan olmalı ki, hem kullanmaya hizmet edecek, hem de aynı zamanda da tabiat özelliklerini bozmayacak özellikte olmalıdır” diye konuştu.
Sağır, itirazların bakanlık tarafından değerlendirmeye alınacağını ve istekler doğrultusunda yeni bir düzenleme yapılacağını umut ettiğini de sözlerine ekledi.

Kaynak: Radikal, 05.05.2014

Sıra Datça'da...

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Datça- Bozburun yarımadasında 'imar' atağına kalktı. Ev pansiyonculuğu ve butik otellerin yer aldığı koylar otel turizmi, marina ve konut yerleşimine açılıyor: Knidos'un yakınına marina, Palamutbükü'ne büyük oteller geliyor. Kargı Koyu imara açılacak.

Datça’nın koylarının yeni imar atağıyla baştan sona değişeceği iddia edildi. Cumhuriyet Gazetesi yazarı Çiğdem Toker, Datça-Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi 1/25 000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Revizyonu Plan Hükümleri’yle Datça’da yaşanacak değişimleri yazdı. Toker, plan hükümlerini Datça Mimarlar Odası’ndan Necati Sağır’a sordu:
“Palamutbükü, Mesudiye gibi Datça’nın en “mutena” koyları turizm tesis alanları olarak tanımlandı. Daha önce de tanımlanmıştı. Ama şimdi “otel turizmi” getirilerek yapılaşma verilecek.
Anlamı: Bugüne kadar pansiyonculuk ve en çok butik otele verilen izin, büyük parseller için büyük otelleri kapsayacak biçimde geçerli olacak. Yerli halk, kendi yerinden fiilen kovulmuş olacak. Ekmeğinden edilecek. O sahillere herkes elini kolunu sallayarak özgürce giremeyecek. Herkesin sahilleri, “paket tur” satın alanların paralı sahiline dönüşecek.
- Knidos antik kentine çok yakın mesafedeki Bağlarözü’ne marina yapılacak.
Anlamı: 1. derecede arkeolojik koruma altındaki bu alana marina, yapılaşma ve kirlilik anlamına gelecek.
- Kargı Koyu konut yerleşimine açılacak.
Anlamı: Datça’da İskele Mahallesi’ne çok yakın bu alan sazlık ve sulak özelliğiyle çok özel, değerli bir alan. 3. derecede arkeolojik sit. Kentsel yerleşime uygun bir alan değil.
- Agro turizmi “İyi bir şey” gibi gösterilen “ziraat turizmi” de yeni bir düzenleme olarak planın içinde yer alıyor.
Anlamı: İktidar diyor ki, “Biz sahilleri büyük turizm tesislerine açalım. Buranın asıl sahipleri, pansiyoncular, arkaya geçip orada bahçeyle tarlayla uğraşsın.”
Köylüler de soruyor: “İyi de içme suyumuz yokken, ‘tarım turizmi’ yapın diye gösterdiğiniz araziyi nasıl sulayacağız?”

1 MAYIS'TA SÜRE DOLDU
Toker’in verdiği bilgiye göre Datça-Bozburun yarımadası ile ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın “revize plan” için tanıdığı “askı süresi” 1 Mayıs’ta doldu. Datça İnşaat Mühendisleri Odası, Datça Mimarlar Odası; Mesudiye Muhtarlığı’nın yanı sıra, Necati Sağır’ın ifadesiyle “Yerli halktan da 400’e yakın” itiraz başvurusu, sonucu beklemeye başladı. (radikal.com.tr)

Kaynak: Radikal, 05.05.2014

25 Nisan 2014 Cuma

Bodrum'da fiyatlar bir yılda yüzde 50 arttı

Turizm imarlı arazilerde fiyatlar bir yılda yüzde 50 arttı. Bodrum’un batısı yatırım doygunluğu yaşarken, doğusu yatırımcıyı cezbediyor…

Yerel seçimlerin ardından Bodrum Belediyesi’ne bağlanan beldeler yeni imar planlarının çıkmasını bekliyor. Turizm imarlı arazilerde fiyatlar bir yılda yüzde 50 arttı. Bodrum’un batısı yatırım doygunluğu yaşarken, doğusu yatırımcıyı cezbediyor…

HÜKÜMETİN yerel seçimlerden önce çıkardığı 13 büyükşehirin kurulmasına dair kanun tasarısı, nüfusu 2 binin altına düşen 559 beldeyi yeniden köy statüsüne soktu. Mahalli seçimlerin ardından belde belediyeleri büyükşehir belediyelerine bağlandı. Bu durumdan en çok etkilenen yerlerin başında da Muğla’nın Bodrum ilçesi geliyor. Yapılan yerel seçimlerin ardından Bodrum’un 10 belde belediyesi kapandı. Konacık, Bitez, Ortakent, Turgutreis, Gümüşlük, Yalıkavak, Gündoğan, Göltürkbükü, Yalıçiftlik ve Mumcular beldeleri Bodrum Belediyesi’ne bağlandı.

Bu beldelerdeki 5 binlik nazım imar planı yetkisi ise Muğla Belediyesi’ne devredildi. İmar izni bulunan beldeler ile büyükşehir belediyesinden 5 binlik nazım imar planının çıkmasını bekleyen beldeler arasında büyük bir rekabet var. Bodrum ve çevresinde turizm yatırımı yapmak isteyen ve konut almak isteyen herkes gelişmeleri yakından takip ediyor. Peki Bodrum ve beldelerinde son durum ne?

BÜYÜK YATIRIMCI ARAYIŞTA

Bodrum’un merkezinde, Yalıkavak, Yalıçiftlik ve Gündoğan gibi beldelerin kıyılarında büyük arazi kalmadığını vurgulayan gayrimenkul uzmanları, turizm yatırımı yapmak isteyen büyük grupların Güllük ve Kıyıkışlacık’a yöneldiğini belirtiyor. Turgutreis ve Kadıkale bölgesinde çok sayıda beş yıldızlı otel inşaatı başlamış bile. Türkbükü, Gümbet ve Torba beldelerinde de turizm yatırımcılarının arayış içinde olduğu söyleniyor.

Gündoğan’da çok fazla arazi kalmadığı için Yalıkavak’ın 5 binlik imar nazım planının çıkması bekleniyor. Yalıkavak’ta inşa edilen marina, turizm yatırımı ve konut talebini de artırmış. Doğal olarak arazi ve konut fiyatları da artmış.

Koç Grubu’nun golf sahası ve otel yapmak için bin 500 dönüm arazi satın aldığı Yalıçiftlik de turizm yatırımcısının gözde yerlerinden. Bölgede beş yıldızlı beş tane otel inşa edileceği söyleniyor. Ünlü müteahhit Ali Ağaoğlu da Kempinski’nin yanındaki büyük araziyi satın almıştı.

İMARLI YERLER DÖVİZLE SATILIYOR

Bodrum Yarımadası’nda fiyatı en çok artan araziler ise turizm imarlı olanlar. Bodrum’un merkezinde geçtiğimiz yıl bin dolara satılan turizm imarlı arazilerin metrekare fiyatı bin 500 dolara kadar yükselmiş. Konut imarlı arazilerde ise metrekare fiyatları 500 ile 800 TL arasında. Yalıkavak’ta tarla vasfındaki arazilerin dönümü bin 400-bin 500 TL’ye satılırken, konut imarlı arazilerin metrekaresi 150-300 euro arasında ve turizm imarlı arazilerin metrekaresi ise 500-550 euro arasında değişiyor.

Gündoğan’da konut ve konut+turizm imarlı arazilerin metrekaresi 250 ile 350 TL’ye satılırken, Yalıçiftlik’te 23 dönüm büyüklüğündeki bir arazi için 35 milyon euro isteniyor. Turizm ve konut imarına açık olan Kıyıkışlacık, Yahşi, Gümbet, Güvercinlik, Akyarlar, Kızılağaç ve Göltürkbükü’nde de araziler euro ve dolar üzerinden satılıyor.

Gökpınar’da zeytinliklerin dönümü 4-5 bin TL’ye, Kumköy’de tarlaların dönümü 30-40 bin TL’ye alıcı buluyor. Tepecik, Çemlekçi ve Gökpınar’da ise tarlaların dönümü 12 bin 500 ile 20 bin TL’ye düşüyor. Mumcular’da tarla vasfındaki arazilerin dönümü 25 bin TL’ye satılıyor.

SATILIK ÇOK KONUT VAR

Bodrum’da çok sayıda satılık konut olduğunu ifade eden gayrimenkul danışmanları, konut imarlı arazilere bu yüzden çok talep olmadığını belirtiyor. Bodrum merkezinde bile konut imarlı bir arazinin metrekaresi 60-65 TL’ye satılırken, Yalıkavak ve Akyarlar’da metrekare fiyatları 20-30 TL’ye kadar düşüyor. Konut imarlı arazi fiyatlarının en yüksek olduğu yer ise Gümüşlük ve Göltürkbükü. Bu iki beldede metrekare fiyatları 180-275 TL arasında değişiyor. Bitez ve Gümbet gibi beldelerde villa imarlı arazilerin metrekaresi ise 500-700 TL arasında satılıyor.

Yalıkavak’ta 90-100 metrekare büyüklüğündeki 2+1 dairenin satış fiyatı 125 bin ile 240 bin TL arasında değişiyor. Gümüşlük’te aynı büyüklükte bir daire 195-220 bin TL arasında satılıyor. Turgutreis, Gümbet ve Konacık gibi yazlıkçıların daha çok tercih ettiği beldelerde 120-160 metrekare büyüklüğündeki 3+1 daireyi 225 bin ile 300 bin TL’ye satın almak mümkün. Bu beldelerde villa tipi evlerin fiyatları ise 400-650 bin TL’ye kadar çıkıyor.
Can TAYHAN / Can Can Emlak
“Yatırımcı beldelerde imarın çıkmasını bekliyor”


Bodrum’un batısı doldu, doğusu ise hala boş. Bölgede, Antalya ve Alanya’da olduğu gibi beş yıldızlı otel çok yok. Turizm yatırımcısı Yalıkavak, Göltürkbükü ve Gündoğan arasında sıkıştı. Yalıkavak’ta hala turizm ve konut yatırımcısının talebi var. Yalıçiftlikte talep olmasına rağmen imar olmadığı için yatırım yapan yok. Göltürkbükü’nde de hala imar onaylanmadı. Yarımadada satılık 40 bin konut olduğu için konut imarlı arazilere çok talep olduğunu söyleyemem. Örneğin Yalıçiftlik’te elimde 100 dönümlük bir arazi var ama imar olmadığı için fiyatı uygun olmasına rağmen satılmıyor.

Bodrum ve beldeleri

Bodrum'a iki koy uzakta olan Bitez, turizme yeni açılan yerleşim yerlerinden. Otel, motel ve restoranlar sahilin hemen arkasında yer alıyor. Bodrum'dan 3 kilometre uzaktaki Gümbet, kumsal, deniz, su sporları imkanı sunan otelleri, restoranları ve kafeleri ile tam bir eğlence merkezi. Merkeze 18 kilometre uzaklıkta mandalina bahçeleri ile ünlü Gündoğan ve 25 kilometre uzaklıktaki Güvercinlik ile eski Myndos kenti kalıntıları ile iç içe olan Gümüşlük, bölgenin el değmemiş nadir yerleri arasında. Birkaç yıl önce aynı belediye çatısı altında birleştikten sonra Göltürkbükü adını alan Gölköy ile Türkbükü de doğal güzelliklerini koruyan yerlerden. Halen tarım, hayvancılık ve narenciye üretimi yapılan Ortakent-Yahşi, eski taş evleri ve tepedeki değirmenleri ile ilgi çeken yerlerden. Geniş kumsallara sahip küçük bir köy olan Karaincir ise otelleri ve restoranlarının yanı sıra suyun üzerinde güneşlenmek için kurulan küçük iskeleleri ile ünlü. Konacık, Torba, Turgutreis, Yalıçiftlik ve Yalıkavak da Bodrum’un ilgi gören beldeleri arasında. Yalıçiftlik’in sahilinde etrafa serpilmiş birkaç restoran varken, Yalıkavak’ta çok sayıda turistik restoran ve bar bulunuyor.

Bodrum ve çevresinde arazi fiyatları

Yer    Arazinin büyüklüğü (m2)    İmar durumu    Fiyatı    İrtibat tel
Bodrum    135.880    Turizm-konut    9.000.000 $    0532 634 71 70
Bodrum    80.500    Konut    3.000.000 $    0532 782 17 94
Yalıkavak    24.600    Turizm    13.500.000 $    0532 176 00 10
Yalıkavak    70.974    Turizm-konut    12.000.000 euro    0532 484 33 94
Yalıkavak    13.400    Tarla    1.520.000 TL    0252 319 14 54
Yalıkavak    21.275    Turizm-konut    7.500.000 euro    0256 813 76 74
Gökpınar    3.945    Zeytinlik    48.000 TL    0546 271 33 02
Kumköy    11.600    Tarla 450.000 TL    0536 556 55 42
Kumköy    2.000    Tarla    60.000 TL    0532 404 64 96
Mazıköy    13.000    Turizm    1.300.000 TL    0252 513 15 00
Tepecik    19.200    Tarla    250.000 TL    0212 512 17 45
Çömlekçi    6.800    Tarla    130.000 TL    0536 556 55 42
Gökpınar    6.000    Tarla    130.000 TL    0546 271 33 02
Mumcular    20.200    Tarla    500.000 TL    0532 441 99 71
Mumcular    12.000    Tarla    700.000 TL    0252 373 52 56
Gündoğan    8.177    Turizm-konut    3.650.000 TL    0535 288 44 31
Gündoğan    15.000    Konut    3.625.000 TL    0252 319 14 54
Gündoğan    85.000    Konut    5.000.000 $    0532 782 17 94
Gündoğan    80.000    Konut    14.000.000 TL    0532 484 33 94
Gündoğan    17.700    Turizm-konut    7.000.000 euro    0532 782 17 94
Yalıçiftlik    23.000    İmarsız    35.000.000 euro    0532 634 71 70
Kıyıkışlacık    61.366    Turizm    4.000.000 $    0532 634 71 70
Yahşi    153.000    Turizm-konut    9.000.000 $    0532 782 17 94
Gümbet    10.250    Turizm-konut    7.000.000 euro    0532 484 33 94
Güvercinlik    30.880    Turizm-konut    4.000.000 euro    0532 484 33 94
Güvercinlik    186.000    Konut    16.000.000 $    0532 484 33 94
Akyarlar    11.300    Turizm    6.000.000 TL    0532 710 08 72
Kızılağaç    8.000    Turizm    11.000.000 euro    0532 293 39 48
Göltürkbükü    34.300    Turizm-konut    13.000.000 euro    0532 441 99 71

Bodrum ve çevresinde arsa fiyatları

Bodrum    14.289    Yüzde 5    1.800.000 TL    0536 862 47 36
Yalıkavak    300    Konut    90.000 TL    0252 319 14 54
Yalıkavak    237    Konut    40.000 TL    0532 241 04 44
Akyarlar    1.000    Konut    200.000 TL    0535 288 44 31
Bitez    1.560    İmarlı    800.000 TL    0252 358 51 47
Bitez    4.100    Villa    3.000.000 TL    0252 373 52 56
Gümbet    330    İmarlı    225.000 TL    0252 358 51 47
Gümüşlük    1.000    İmarlı    225.000 TL    0535 227 06 91
Gümüşlük    3.265    Konut    900.000 TL    0532 241 04 44
Göltürkbükü    4.438    Villa    800.000 TL    0532 441 99 71

Bülent Ekimci/Para Dergisi

Kaynak: Patronlar Dünyası, 25.04.2014

6 Mart 2014 Perşembe

İzmir'deki tünel efsanesi gerçek çıktı

Bahçesinde tarihi bir su kanalı bulunan Agora semtindeki evi satın alarak restore eden Konak Belediyesi, bir tarihi daha su yüzüne çıkartarak kentin turizmine katkıda bulunmaya hazırlanıyor.
İzmir'de "Agora ile Kadifekale'yi birbirine bağlayan tüneller" efsanesinin, bir evin altında bulunan su kanallarıyla gerçek olduğu ortaya çıktı.

Yıllarca kulaktan kulağa dolaşarak efsaneleşen Agora ile Kadifekale'yi birbirine bağlayan tüneller, Konak'ın tarih kokan geçmişine bir ışık daha tuttu. Ortaya çıktıktan sonra arkeoloji çevrelerinde büyük yankı uyandıran su kanallarının korunması için ilk destek, Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan'dan geldi. Agora semtinde bir gecekondunun bahçesinden başlayan, Kadifekale'ye doğru gittiği belirlenen ve içinden su akan tünel, belediyenin gecekonduyu satın almasıyla tarihi öneminin yanında turizme kazandırılacak bir değere dönüştü.

Tünelin içinde bulunan çeşmenin de doğurganlığı arttırmayı ve sütü bollaştırmayı ifade eden "Sütveren Anne" inancının başlangıç noktasını oluşturduğu ortaya çıktı. Meryem Ana'ya kadar gidebilen bir inanışın parçası olan bu çeşme ve şehrin tarihi su şebekesi, Tünelli Ev projesiyle dünyaya açılacak.

Başkan Tartan, yaptığı açıklamada Büyük İskender'in Kadifekale efsanesinin Tünelli Ev'le gerçek bir boyut kazanacağını ifade ederek "Avlusundan tünele girilen ev, Arkeopark projesini gerçekleştireceğimiz Altınpark alanına çok yakın bir konuma sahip. Yine bu bölgede bir semt merkezimiz, Kadın Müzesi ile Radyo ve Demokrasi Müzemiz yer alıyor. Tünelli Ev'in projesi de tamamlanarak restorasyon çalışmalarına başlandı. Proje Koruma Kurulu'nca da onaylandı. Restorasyondan sonra semt tarihi ve anı evi olarak kentin hizmetine sunacağız. Agora ve Basmane çevresi, her geçen gün eski güzel anılarına, turizm merkezi olacağı bir geleceğe yaklaşıyor. Kente küçük sihirli dokunuşlarla İskender'in rüyasında gördüğü kat kat mutlu insanların yaşadığı İzmir'i bugün gerçekleştiriyoruz" dedi. (dha)

Kaynak: Radikal, 06.03.2014

24 Şubat 2014 Pazartesi

Yıldırım: İzmir'e 18 yat limanı yapacağız

AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım, İzmir'i ayağa kaldıracak dev projelerini tanıttı. Yıldırım, bin 414 projeden oluşan Hayat İzmir'i açıkladı.
 
BİNALİ YILDIRIM: 18 YENİ YAT LİMANI YAPACAĞIZ
AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım, İzmir'i ayağa kaldıracak dev projelerini tanıttı. Yıldırım, bin 414 projeden oluşan Hayat İzmir'i açıkladı.
 
AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım, Yüzyılın Şehircilik Hareketi sloganıyla İzmir'in geleceğine yön verecek projelerini görücüye çıkardı.
 
Kaya Thermal Convention Otel'de düzenlenen törende Yıldırım, bin 414 projeden oluşan Hayat İzmir'i açıkladı. Törene Başbakan Yardımcısı Hüseyin Çelik, AK Parti milletvekilleri, ilçe belediye başkan adayları, il teşkilatı, kentin ileri gelenleri, iş dünyası, sivil toplum örgütleri temsilcileri, medya temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.
 
Anafikrini "İzmir'in tıkanmış damarlarından", adını "İzmir'in yaşam tutkusundan" enerjisini "İzmir'in genç, dinamik nüfusundan, eşsiz doğasından, kentler tarihinin toplumsal mekanlarından ve yerleşmeler arasındaki etkileşim gücünden" alan Hayat İzmir, 12 ana başlık altında toplandı.
 
İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, bütün projelere detaylı giremeyeceğini, eğer detaylı açıklarsa projenin 23 saat süreceğini belirterek projeleri ana başlık halinde açıkladı.
 
Hayat İzmir'in tanımını yapan Yıldırım, şöyle konuştu: "İzmir'in sorunlarını çözmeye kilitlenmiş şehircilik hareketidir. Gücünü İzmirlilerden alan kolektif yönetim hareketidir. Mahallerinden ilçelere kadar uzanan yerel yönetişim biçimidir. Hayat İzmir'in içinde 9 ana başlık var. Bunlar sosyal, ulaşım, ekoloji, engelsiz, turizm, yeşil, dünya, sanat, kültür, kentsel hayattan oluşuyor. Bu başlıklar İzmir için eylem planımızı oluşturuyor."
 
"JEOTERMAL ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ KURULACAK"
 
Ekonomide hayat projesini açıklayan Yıldırım, hedefin izmir'in ekonomisini güçlendirmek, kalkınmada lokomotif haline getirmek olduğunu belirterek, bunun için tarım sanayi, turizm ve kültürü seçtiklerini belirtti.
 
Tarımda İzmir'in bir numaralı şehir olduğunu aktaran Yıldırım, şöyle konuştu: "Tarımda 107 proje hazırladık. Jeotermal organize sanayi bölgeleri kuruyoruz. 29 bin dekar alanda sera kurulacak. Ayrıca fidancılık ve süs bitkileri organize bölgeleri kurulacak. 12 ilçemize tarımda bilinci artırmak ve ara eleman ihtiyacını karşılamak için meslek edindirme merkezleri açacağız. Güzelbahçe'de deniz ürünleri borsasını kuruyoruz. Ödemiş ve Bergama için bir diğer projede hayvancılığı geliştirmek ve yem borsası kuruyoruz. Şu an İzmir'de 12 çeşit tarım ürünümüz var. Bu ürünlerin marka haline gelmesi için çiftçi merkezleri kuracağız. Süt toplama ve et entegre tesisleriyle üreticilerimize katkı sağlayacağız."
 
"KONAKLAMA TESİSLERİ YAPILACAK"
 
Turizmin İzmir'de sıkıntılı olduğunu, 1.4 milyon misafir ağırlandığını, Antalya'da 10,5 milyon, Muğla'ya 3 milyon yabancı misafirin geldiğini açıklayan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu neden böyle düşünmek lazım. Hele hele İZTO Başkanı Ekrem Demirtaş'la bazı önlemleri almasaydık bugün 1.4'ü bile göremezdik. 4 milyonluk kente turistler neden gelmiyor. İzmir fuarcılığı İktisat Kongresiyle Türkiye'de başlatan şehir. Yıllar geçmiş İzmir fuarcılığı gerilemeye devam etmiştir." 10 yıldır İzmir fuarının organizasyon ve ziyaretçi sayında artış olmadığını anlatan Yıldırım, şöyle konuştu: "Fuar adeta panayıra dönüşmüştür. Yeterli konaklama var mı? 5 yıldızlı oteller sadece Konak Alsancak civarında. Karşıyaka'da bile 5 yıldızlı otel yok. Süratle konaklama tesislerinin kalitesini artırarak, şehre yayacağız. Doluluk oranları vahim. Erişim ulaşım konusu çok önemli. İzmir'de mutlaka bunları da kolaylaştırmamız lazım. Demek ki altyapı ile yapmamız gerekenler var. İzmir'in tarihi turizm potansiyeli açığa çıkmalı. Dışarıdan kent çok güzel gözüküyor, insanlar hayale kapılıyor. Ama İzmir'e gelince hayal kırıklığı yaşıyorlar."
 
"BAŞIMIZI TAŞIN ALTINA KOYUYORUZ"
 
İzmir'in sadece nüfus olarak Türkiye'nin 3'üncü büyük kenti olduğunu aktaran Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ancak bütün göstergeler arka sıralarda geliyor. Yalnız hak yemeyelim bir gösterge de ikinci sırada. O da imarsız yapılaşma. İzmir, İstanbul'dan sonra ikinci sırada yer alıyor, keşke daha güzel şeyler paylaşabilsem. İzmirli hep geçmişiyle övünüyor, çünkü Victor Hugo bu kente prenses demiş, Evliya Çelebi İzmir'den büyük övgülerle bahsetmiş, Büyük İskender'in, almazsam eksik olur dediği kent. Sezen Aksu'nun Firuzesi İzmir. İzmir geçmişini tabi ki yad edecek ama geleceğe de umutla bakacak. Ama ne yazık ki İzmir geleceğinden umutlu değil, geleceğini göremiyor. Bunda İzmirli'nin suçu ne. İzmirli mi bunun sebebi. Tabiki değil. Buradaki sorumluluk bu kenti yönetenlerdir. Göz göre göre bu kentin kan kaybede kaybede bu hale gelmesine müsaade edenlerdir. Kimse bundan kaçmasın. Biz seçimi yaptık. Şimdi sıra hemşehrilerimizde. Hemşehrilerimiz seçerse başımızı taşın atına koyarak projeleri gerçekleştireceğiz. Ben zoru severim. Benim için zor hemen yapılır. İmkansız biraz zaman alır. İzmir'de artık herşey kolay diyorum. Çünkü Türkiye'de yaptıklarımız, tıkanan damarları açan icraatlarımız herşeyin teminatıdır. Türkiye'de başardık İzmir'de hayli hayli başarırız. Çünkü bizim çok iyi ekibimiz var. İlçelerde, ne yapacağını bilen, ortak yönetişim anlayışını belirleyen bir ekiple yola çıkıyoruz. Belediyeler yönetimin ilk kademesidir. Şehirde yaşayanların ilk dokundukları yer belediyelerdir. Şehirleri belediyeler inşa eder, onlar da medeniyeti kurar. İzmir'de İyonyalılar, Selçuklu, Osmanlı medeniyetleri çok güzel eserler bıraktı. Bu eserleri geleceğe taşımak bizim görevimizdir. Onun için özenle çalıştık projelerimizi hazırladık."
 
"DÜNYANIN EN BÜYÜK BOTANİK PARKI"
 
Karşıyaka'da kültür sanat ve hava müzeleri olacağını anlatan Yıldırım, "Karşıyaka İskelesi'ne bağlanacak Zübeyde Atıf Gemisi İstanbul'da hazır buraya gelmek için gün sayıyor. Bayraklı'da denizin dibinde ancak denize ulaşamıyor. Bu ilçemize de bilim, teknoloji ve açık hava müzesi kuruyoruz. İnsanlık tarihi boyunca bu alanda gezilecek. Anadolu bulvarı yeraltına alınacak, Bayraklı'yla Yamanlar birleştirilecek ve dünyanın en büyük botanik parkı burada yer alacak. 30 bin farklı bitki yer alacak. Su dünyası müzesi ve devasa bir akvaryum Balçova'da yapılacak."
 
"18 MUHTELİF ÖLÇÜDE YAT LİMANI"
 
İkiçeşmelik, Kadifekale'nin de projelendirileceğini söyleyen Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "İkiçeşmelik el sanatları sokağıyla tarihini devam ettirecek. Teleferikle Agora'ya Kemeraltı'na ulaşacak ve bu sistem kruvaziyerle sahil bandına birleştirilecek. Yat limanı sayısı ve kapasitesini artıracağız. 18 muhtelif ölçülerde yeni yat limanı yapacağız. Bin 900 olan konaklama ve bağlama kapasitesini 9 bin üzerine çıkaracağız. Deniz turizmine katma değer sağlayacak bir proje olacak."
 
"TÜRKİYE'NİN KÜLTÜR VE TURİZM BAŞKENTİ İZMİR"
 
Türkiye'nin ticari başkentinin İstanbul, siyasi başkentinin Ankara olduğunu aktaran Yıdlrım, şunları söyledi: "Türkiye'nin kültür ve turizm başkenti İzmir olacak. Bu çerçevede Alsancak'taki atıl alan dönüştürülecek. Mürselpaşa ile liman arasında kalan alanı medya, bilişim, yayıncılık, kültürün yerleştiği bir site haline getiriyoruz. Şehir içinde işlevsiz olan depolar bu bölgede kötü görüntü oluşturuyor. Bu yerleşke içine bin dönümlük park ilave ediyoruz. Ofisler, sanat atölyeleri, film paltoları yer alacak. Gençlere de önemli müjdem var. Açık ve kapalı spor alanları kruvaziyer limanıyla irtibatlandırılacak. Gençler için dalış eğitim amacıyla yeniden ele alınacak."
 
"YATIRIMCIYA KENTTE OT YOLDURULUYOR"
 
İzmir'in ticareti Türkiye'ye öğreten şehir olduğunu anlatan Yıldırım, şöyle konuştu: "Ancak bu alanda maalesef 4'üncü sırada yer alıyor. Türkiye'de ihracat 4 kat arttı. İzmir'in payı 10 yıl içinde yüzde 8'den 6'ya geriledi. Bazıları bunda İzmir'in ne kabahati var diyebilir. Teşvik verilmediğini iddia edebilirler. Oysa Bursa'da teşvikte İzmir ile aynı ama ihracatta İzmir'in önünde. Bu şehirden yatırımcı kaçırılıyor. Yatırımcıya ot yolduruluyor. Hiçbir şey yapamıyor, izinleri alamıyor. Bunu yerel yöneticiler kolaylaştıracak. Yerel yönetimin dertlerle dertlenmeleri gerekiyor. Keşke dertlenseler de biz de burada olmazdık."
 
"170 BİN İZMİRLİ'YE İSTİHDAM SAĞLANACAK"
 
İşsizliğin had safhada olduğunu açıklayan Yıldırım, projelerin gençlere istihdam sağlayacağını söyledi. 35 bin İzmirli'ye iş aş sağlanacağını aktan Yıldırım, "Tarım, sanayi, turizm, kültürü birleştirdiğimizde toplam 130 bin istihdamı olacak. Bütün projeleri birlikte düşünürsek 170 bin hemşehrimize iş imkanı sağlıyoruz. İzmir ekonomisine de 30 milyar katma değer gelecek" diye konuştu.
 
PROJE MALİYETİ 65 MİLYAR LİRA
 
Toplam projelerin yatırım maliyetinin 65 milyar olduğunu söyleyen Binali Yıldırım, projelerini şöyle anlattı: "İzmirli sizi seçti. Bunları nasıl yapacaksın diyenler olabilir. Bu soru bana 2003'te de soruldu. İzmirli rahat olsun. Ben 35 yıllık mühendisim. En büyük problem nedir biliyor musunuz? Projenizin olmamasıdır, nereye gideceğinizi bilememenizdir. Biz bunları biliyoruz. Projeleri biz kamu özel ortaklığıyla, bazı projeleri de merkezi hükümetle birlikte yapacağız. Toplam proje içinde kendi kaynaklarımızla yapacağım 15 milyarı geçmiyor, gerisi alternatif finans kaynaklarıyla yapılacak."
 
"İZKARAY'LA İKİ YAKA BİRLEŞECEK"
 
Bir diğer projenin ulaşım olduğunu anlatan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "İzmirlinin bunu yaşaması lazım. Ulaşan erişen Türkiye'yi yaptık, İzmir'de hayli hayli yapacağız. Toplu ulaşım çok yetersiz kentte. İZBAN'ı yaptık biraz rahatladı. Raylı sistem yetersiz. Otobüsü merkezde var. Çevre ilçelerde yok. Deniz unutulmuş yok. Dünyanın hiçbir yerinde bu kadar deniz taşımacılığına uygun yer yok. Demek ki işin sistemi belli. İlk etapta 26,5 km metro, ikinci etapta 65 kilometrelik tramvay hataları var. Böylece düşey hatları yatay hatla birleştirileceğiz. Toplu ulaşım denizle entegre olup sorun çözülecek. İZKARAY projesi ile iki yakayı birleştireceğiz. İzmirle Karşıyaka arasındaki rekabet devam etsin. Ama projeler yapılsın. Rekabet güzellik ve kalite getirir. Onun için o rekabete sözümüz yok. Biz ulaşımda kuzeyi ve güneyi birleştireceğiz. Niye Çiğli'den gelen vatandaşımız Çeşme'ye gitmek için eziyet çeksin. İZKARAY ile 6 dakikada geçsin."
 
"440 KİLOMETRE BÖLÜNMÜŞ YOL"
 
Sahilden çevreyoluna yolların yetersiz olduğuna dikkat çeken Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti: "Önümüzdeki dönemde 440 kilometre bölünmüş yol yapacağız. Yeni büyükşehir yasasının getirdiği en önemli şey İzmir'in 12 bin kilometrelik yolları büyükşehirin sorumluluğuna veriliyor. Üretim yolları, köy yolları, merkezdeki yollar dahil bütün altyapı, artıma herşey büyükşehir sorumluluğuna geçiyor. Büyükşehirin aldığı pay da 4,5'dan 6'ya çıkıyor. Parasal anlamda da büyükşehirin kaynakları artırılıyor. Bu ne demektir. Artık yapılacak yol için Ankara'dan cevap beklemeye gerek yok"
 
ŞEHİR İÇİNE AKILLI TRAFİK
 
Şehir içinde akıllı trafikle ilgili projeleri de yapacaklarını söyleyen Binali Yıldırım, şunları söyledi: "İzmir'de park alanları yetersiz olduğundan yolların yarısı park olarak kullanılıyor. İzmir'de yapılan kapalı otopark 5 bin 500, trafiğe giren araç sayısı 700 bin. Yeter mi bu otoparklar. Bizim havalimanına yaptığımız otopark 5 bin 300 kapasiteli. Ama İzmir'de bu yapılmıyor. Amma para alınıyor. Otopark paraları alınıyor. Tüm Türkiye'de böyle. Otopark ruhsatı alınır, sonra dükkana dönüşür. Bu uygulamaya son veriyoruz. Akıllı ulaşım sistemiyle şehre 35 dalçık yapıyoruz. Akıllı sistem 7/24 çalışacak. Akıllı sistemler trafik 24 saat takip edilecek. Vatandaşta alternatif gidişlerini görecek, ona göre yoluna gidecek."
 
İzmir'in tiyatro sayısı ve sinema sayısı bakımından İstanbul ve Ankara'nın gerisinde olduğunu belirten Yıldırım, sinema, gösteri ve tiyatro sayısını artıracaklarını söyledi.
 
"KONAK MEYDANINI BÜYÜTÜYORUZ"
 
İzmir'de sosyal hayatta da önemli projeleri olduğunu aktaran Yıldırım, "Konak meydanını büyütüyoruz. Körfezle buluşturuyoruz. İzmir'in sembolü meydanı bu haliyle insanlar arayıp bulamıyor. Bu halden çıkarıyoruz. Denizle yol arasındaki kesintiyi önleyerek, 3 kat meydanı büyütüyoruz" dedi.
İzmir yeşil alan fakiri olduğunu söyleyen Yıldırım, bunun için kent parkları, yeşil alanlar, yaşam alanları projelerini bütün ilçelerde gerçekleştireceklerini ifade etti.
 
"ACİLİN ACİLİ İŞİMİZ ÇÖPLERİ ENERJİYE DÖNÜŞTÜRMEK"
 
Sürdürülebilir ekolojik bir hayat için 600 üzerinde proje tasarımları olduğunu anlatan Yıldırım, İzmir'de 31 Mart'ta göreve geldikleri takdirde ilk işlerinin çöp depolarını, atıklarını çöp fabrikalarına dönüştüreceklerini dile getirdi. Bu atıklar değerlendirilerek hem gübreye hem enerjiye dönüşeceğini anlatan Yıldırım, şunları söyledi: "Bunu İstanbul, Bursa başardı. Acilin acili budur. 31 Mart'ta başlayacağımız iş budur. Çünkü insan hayatı herşeyden önemlidir. Teknoloji o kadar gelişti ki bugün İsveç çöp ithal ediyor ve bunu gübre ile enerjiye dönüştürüyor ve yok satıyor. Biz ise elimizdeki çöpü nereye koyacağımızı bilemiyoruz. Ekolojik hayatla ilgili 179 proje var. Bunda biri ekolojik hayat, Çiğli önünden kanal açıyoruz. İç körfezin sirkülasyonunu sağlayacağız."
 
İzmir'in en önemli konularından birinin kentsel hayat oluğunu söyleyen Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "Afet sayısı 313 bin. 1 milyon İzmirlinin bu yapılardan çıkması lazım. Boğaziçi Üniversitesi'nin yaptığı araştırmaya göre İzmir'de 6,5 şiddetinde deprem olursa 11 ilçe merkezi etkilenerek, 196 konut yıkılıyor, 5 bin ile 20 bin arasında can kaybı riski var. 50 bin üzerinde yaralanma riski var. Böyle bir duruma karşı önlem ise yok maalesef. Zaman kaybetmeden 1 milyon hemşehrimizin yaşadığı ruhsatsız yapılardan kurtarmamız, konforlu ve rahat sitelere dönüştürmemiz gerekiyor. Bunu gönüllülük esasıyla yapacağız. Kimseyi yerinden yurdundan etmeyeceğiz. Kendi rızasıyla yapacağız. Bunu kooperatiflere yaptıracağız. Ama hemşehrilerimizin güvencesi biz olacağız. Emsal usulüyle değil kütle imar ile şehir yenilemesi yapacağız. Yani sosyal, yeşil alan, yaşam alanları merkezleri herşeyin kararını biz vereceğiz ve uygulatacağız. Zaten bu başladı bin 600 konut şu an muhtelif ilçelerde yapılıyor. Bu kişilere 650 TL kira yardımı yapıyoruz. Yapım esnasında da kiraları ödenecek ve rahatsızlık yaşamayacaklar. Kentsel dönüşüm anlamında elle tutulur tek iş TOKİ'nin yaptığı 14 bin konuttur. Tabi geçmiş dönemde yapılan projelerde var ancak yeterli değil. Doğu ve kuzey aksında şehir nasıl gelişecek. Bunun kararını vereceğiz. İzmir'in bir bölü binlik planları var. İzmir gelişigüzel büyüyor."
 
İzmir'in sıcak havası, iklimi ile sağlık için önemli olduğunu belirten Binali Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı: "Sağlık olsun demekle sağlık olmuyor. EXPO'da da sağlık için önemli projeler yaptık. Bayraklı'da 2 bin 100 yataklı 7 hastaneden oluşan komplekse 12 Mart'ta başlıyoruz. Güneyde de bin 500 yataklı şehir hastanesi yapılıyor. Seferihisar'da da uluslararası sporcu kamp merkezi kuracağız. Yerli yabancı spor kulüpleri gelerek kamp yapabilecekler."
 
İzmir'in engelliler için de engel olduğunu ifade eden Yıldırım, engellilerin yaşamını kolaylaştıracak uygulamaları en birinci görevleri olacağını ve onlara bulundukları yerde hizmet götüreceklerini söyledi.
 
Kaynak: Deniz Haber, 24.02.2014

5 Şubat 2014 Çarşamba

İzmir turistler için cazibe merkezi

İzmir'e son bir yılda gelen turistlere "İzmir'i nasıl buluyorsunuz?" diye soruldu, ortaya kente atfedilen"sevindirici" özellikler çıktı.

İZMİR (ANKA) - İzmir'e gelen turistler Yaşar Üniversitesi MYO Turizm ve Otel İşletmeciliği Programı Öğretim Görevlisi Dr. Özge Adan'ın tamamladığı doktora tezine konu oldu. Kenti çağdaş bir kişinin özellikleri ile nitelendiren turistler İzmir'in, batılı, modern, yaratıcı, dürüst, neşeli ve arkadaş canlısı olduğunu söylediler.
YÜZLERCE TURİST İLE GÖRÜŞÜLDÜ
Yaşar Üniversitesi MYO Turizm ve Otel İşletmeciliği Programı Öğretim Görevlisi Dr. Özge Adan'ın tamamladığı doktora tezinde İzmir iline son bir yılda kruvaziyer ve sağlık amacı ile gelen turistleri konu aldı. 450 turist ile anket çalışması gerçekleştiren Adan kente gelen turistlerin İzmir'in kişiliğini ve imajını nasıl algıladıklarını araştırdı. İzmir'e gelen turistlere yönelik geliştirilecek pazarlama çalışmalarına da ışık tutacak çalışması hakkında bilgi veren Adan, "Tez çalışmamda hem kruvaziyer hem de sağlık amacı ile gelen turistlerin İzmir ilini nasıl algıladıklarını ve kentten ne gibi beklentileri olduğunu araştırdım. Her iki pazar bölümü içinde İzmir'e atfedilen ortak kişilik özellikleri olduğunu tespit ettim. Bu özellikler arasında batılı, modern, yaratıcı, gerçekçi, erdemli, dürüst, aklı başında, arkadaş canlısı, sosyal ve neşeli gibi özellikler yer aldı" dedi.
BOZULMAMIŞ MEKANLAR SEÇİLİYOR
Yabancı turistlerin destinasyon seçimlerinde gittikçe daha özellikli, gerçeğe uygun ve bozulmamış mekanları tercih ettiğine dikkat çeken Dr. Adan turizm faaliyetlerini artıracak şu önerilerde bulundu:
"İzmir'in gelişimi kentin özellikleri bozulmadan sağlanmalı ve bu algı sürdürülebilir kılınmalı. Yerel yönetimler tarafından da turlar geliştirilmeli. Ayrıca turların güzergâhları çeşitlendirilmeli ve kruvaziyer ile gelen turistlerin İzmir ilinde daha uzun süreli olarak kalmaları sağlanmalı. Kruvaziyer ile gelen turistlerin yüzde 62,2'sinin Avrupa kıtasından geldiği belirlendi. Türkiye'nin Avrupa'ya olan yakınlığı göz önünde bulundurulduğunda kente kruvaziyer ile gelen turistlerin tekrar ziyaret etme olasılığını arttırmakta. Bu durum İzmir ve hatta Türkiye için bir fırsat olarak değerlendirilmeli. İzmir Limanı içine veya yakın çevresine kurulabilecek olan turist danışma bürosunda İzmir ve Türkiye'yi tanıtıcı broşür, katalog ve ücretsiz tanıtım filmi gibi tanıtıcı araçlar yanında özellikle İngilizce, İtalyanca ve Fransızca dillerini iyi bilen çalışanlar istihdam edilmeli.
İZMİR'İN İKLİMİ TURİSTLERİ CEZBEDİYOR
Sağlık turizmi için ise sağlık olanakları kadar iklim faktörü çok önemli. İklim şartlarının uygun olmadığı destinasyonlarda sağlık turizminin yapılması mümkün değil. Sağlık turistlerine yapılan anket sonuçlarına göre İzmir ili için en önemli imaj değişkeninin iklim olduğu tespit edilmiştir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, özellikle İskandinav ülkeleri gibi soğuk iklime sahip ülkelere yapılacak olan sağlık turizmi kapsamındaki pazarlama faaliyetlerinde İzmir'in iklimi üzerinde durulmalı. Bu kapsamda iklim koşullarını elverişliliği konusunu çağrıştıracak uygun destinasyon sloganları ve logoları geliştirilebilir. Böylece İzmir'in sağlık amacı ile gelen turistlerin akıllarında daha kalıcı bir şekilde kalmaları sağlanabilecek."
HEM OKUMUŞU HEM ZENGİNİ GELİYOR
Tez kapsamında İzmir'e gelen turist profilini de tespit eden Adan yalnızca sağlık amacı ile gelen turistlere İzmir Balçova Termal Oteli Sağlık Merkezi'nde, kruvaziyer ile gelen turistlere ise İzmir Limanı Yolcu Salonu'nda anket uygulandığını söyledi. Adan, ortaya çıkan anket sonuçlarını şöyle sıraladı:
"-İzmir'e gelen turistlerin cinsiyet dağılımda önemli bir farklılık yok
-İzmir'e sağlık amacı ile gelen turistler en yüksek yüzde 31 oranla "55-64 yaş" grubundan; kruvaziyer ile gelen turistler ise en yüksek yüzde 27,9 oranla "45-54 yaş" grubundan oluşmakta. Buna göre İzmir'e sağlık amacı ile gelen turistlerin yaş ortalaması kruvaziyer ile gelenlere oranla daha yüksek
-Sağlık amacı ile gelen turistler yüzde 76,4 ile; kruvaziyer ile gelen turistler yüzde 63,6 ile üniversite ve üstü mezunu.
-Gelir grubuna bakıldığında sağlık amacı ile gelen turistlerin yüzde 86,1'i; kruvaziyer ile gelen turistlerin ise yüzde 72,1'i 50 bin doların üstü gelire sahip
-Araştırmaya katılan turistlerin geldikleri kıtalar incelendiğinde kruvaziyer ile gelen turistlerin yüzde 27,8'i Amerika kıtasından, yüzde 62,2'si Avrupa kıtasından gelmekte. Sağlık amacı ile gelen turistlerin çoğunluğu ise kuzey Avrupa'dan gelmekte.
-İzmir'e sağlık amacı ile gelen turistler ortalama 15 gün kalıyorlar."
İzmir Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü verilerine göre İzmir'e 2013 yılında 1 milyon 407 bin turist geldi. 2013'te şehre gelen turist sayısı yüzde 2,8 oranında arttı. Ocak-Aralık 2013 döneminde İzmir'i ziyaret eden yabancıların 874 bin 225'i havayolu, 533 bin 15'i ise denizyoluyla geldi. Aralık ayında ise İzmir'i toplam 37 bin 701 kişi ziyaret etti. Yabancı misafirlerin yüzde 25'ini Alman, yüzde 11'ini İtalyan, yüzde 9'unu Fransız, yüzde 8'ini İngiliz, yüzde 6'sını da Hollandalılar oluşturdu.

Kaynak: Gerçek Gündem, 05.02.2014

26 Ekim 2012 Cuma

Green Park Grubu’ndan Yeşildere’ye otel yatırımı

Yeşildere'de Besaş'ın depo olarak kullandığı araziyi satın alan grubun Yönetim Kurulu Başkanı Adil Üstündağ, 400 oda ve 800 yataklı otel inşa edeceklerini söyledi

Son dönemde kent dışından yatırımcıların büyük ilgi gösterdiği İzmir'de bir yatırım da Green Park Zincir Oteller Grubu'ndan geldi. İstanbul, İzmit ve Diyarbakır'da 6 oteli bulunan grup, Yeşildere'de Besaş'ın depo olarak kullandığı araziyi satın aldı. Green Park, burada 400 oda ve 800 yataklı bir şehir oteli kuracak. Halen Ankara, Gaziantep, İstanbul-Pierre Loti, Mahmutbey, Maşukiye, Antalya Gazipaşa Otel projelerini sürdüren grup, İzmir'de de kuracağı otel ile bu kentte ilk yatırımını gerçekleştirecek.

KALİTELİ HİZMET
Green Park Oteller Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Adil Üstündağ, İzmir'e güzel bir şehir oteli kazandıracaklarını söyledi. Otellerinin Yenişehir'de 400 oda ve 800 yatak kapasiteli olacağını dile getiren Üstündağ, "Otelimizde toplantı salonları, spa ve fitness merkezi, Türk ve dünya mutfağının eşsiz sunumlarla sergileneceği modern restoranlar olacak. Otelin inşaat çalışmalarına kısa süre içinde başlayacağız. İnşaatı da kısa sürede tamamlayarak, İzmir'e yakışan bir oteli kente kazandıracağız" dedi. Ülke ekonomisine ve istihdamına daha çok katkı sağlayabilmek için yeni yatırımlara devam edeceklerini dile getiren Üstündağ, grup olarak her zaman ilklerin ve farklılıkların öncüsü olduklarını dile getirdi. Ülkemize daha fazla yabancı misafir getirebilmek için eğitimli ve kaliteli hizmetin önemini bildiklerini anlatan Üstündağ, "Turizm sektöründe yatırımcı ve işletmeci bir grup olarak, Ankara, Gaziantep, İstanbul-Pierre Loti ve İstanbul-Mahmutbey, Maşukiye, Antalya Gazipaşa'da yeni otel projelerimiz devam ediyor. Bunların arasına İzmir'i de ekledik" dedi.

TURİZME KATKI
Üstündağ, "Biz İstanbul'daki ilk otelimizle, 1995'te turizm yolculuğuna çıktık. Kısa sürede, Taksim-Merter-Bostancı'da üç kent oteli, Pendik'te 55 salonlu, 538 odalı ve 1700 kişilik oditoryumu olan otel-kongre merkezi, Kocaeli Kartepe'de 4 mevsim hizmet verdiğimiz dağ otelini ve 2011 yılında 800 yıllık geçmişi olan tarihi Çizmeci Köşkü'nün de bulunduğu Diyarbakır'ın tek 5 yıldızlı The Green Park Hotel Diyarbakır'ı Anadolu da turizmin hizmetine sunduk. Şu an şehir otelciliği, kış turizmi ve kongre turizminde iddialı konuma geldik" diye konuştu. Yurtdışında da otel kurmak için çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Üstündağ, uygun yer arayışı içinde olduklarını vurguladı. Üstündağ, "Saray-Bosna, Hırvatistan, Erbil ve Gürcistan ile görüşmelerimizi gerçekleştirdik. Bu ülkelerin yatırım taleplerini değerlendiriyoruz. Amacımız, The Green Park Hotels&Resorts'u uluslararası zincir oteller yapmaktır. Bunların dışında sağlık turizmiyle ilgili araştırma ve incelemelerimiz de yurtiçinde sürmektedir" dedi.

Kaynak: Yeni Asır, Murat Şahin - 23.10.2012

14 Ağustos 2012 Salı

Ege'de fiyatları 1 milyon ile 80 milyon arasında değişen 734 otel satılık

Ege'de sezonun kötü geçtiği ve yüzlerce otel satılığa çıkarıldı. Bölgede bu kadar çok otelin satılığa çıkarılmasını değerlendiren ETİK Başkanı Mehmet İşler, satılığa çıkarılan otellerin standardı düşük, fizibiliteden yoksun ve belgesiz olduğunu belirtti.

Türkiye’nin en önemli turizm bölgelerinden Ege’de 734 tane otel satılık. Çeşme’nin Alaçatı ilçesi satılık 90 otelle bölgede ilk sırada yer alırken, satılığa çıkartılan otellerin fiyatları ise 1 milyon Euro ile 80 milyon Euro arasında değişiyor.

İzmir çevresinde çoğunluğu Alaçatı’da olmak üzere, fiyatı 1 milyon Euro ile 14milyon Euro arasında değişen 104 otel satılığa çıkarılmış durumda. Muğla’da 12 tanesi 5 yıldızlı ve fiyatları 1 milyon Euro ile 80 milyon Euro arasında değişen tam 360 otel kapısına “satılık” tabelasını asmış durumda. Aydın’da ise 4 tanesi 5 yıldızlı olmak üzere ve fiyatları 1 milyon Euro ile 60 milyon Euro arasında değişen 130 otel satılık durumda. Manisa’da 2, Denizli’de 11, Balıkesir’de 99, Uşak’ta 1, Çanakkale’de 27 otel satılığa çıkarıldı.

Konuyla ilgili olarak bir değerlendirme yapan Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği Başkanı Mehmet İşler şunları belirtti:

"Burada satılığa çıkarılan otellerden kaç tanesinin Bakanlık belgeli olduğuna bakmak gerekir. Büyük tur operatörler belgesi olmayan oteller satmadığı için bu oteller pazarlama konusunda büyük problemler yaşıyor."

KDV VE TEŞVİK İÇİN YAPILMIŞ OTELLER

Öte taraftan otelciliği bilmeyen insanlar sırf teşviklerden ve KDV indirimlerinden yararlanmak için bu otelleri açıyor ve devamında amacına ulaşınca satılığa çıkarıyorlar. Fizibiliteden yoksun olarak bu otelleri yapanlar devamında ise sektöre çamur atıyorlar. Aslında bu kişiler zaten başka işler yapıyorlar. Türkiye’nin dört bir yanına oteller yapan uluslararası zincirler neden zarar etmiyorlar.
 
Kaynak: Turizm Güncel, 14.08.2012

24 Haziran 2012 Pazar

Sabancı, Zorlu, Polimeks, Özkardeş... Çeşme'ye 3 bin 600 yatak geliyor

Ege'nin en güzel tatil bölgelerinden biri olan Çeşme'de yatırımlar artıyor. Sabancı, Zorlu, Polimeks gibi gruplar başta olmak üzere pek çok firma, bölgeye yatırım yapıyor. Yatırımlar tamamlandığında Çeşme'nin yatak kapasitesinin üstüne 3 bin 600 yatak daha eklenecek.

Prohorov, Nazif Zorlu, Dilek Sabancı ve İzmirli Özkardeş Ailesi gibi dünyanın ve Türkiye’nin önde gelen işadamlarının otel kurduğu Çeşme’ye, yeni yatırımlarla 3 bin 680 yatak ekleneceği düşünülüyor.

Bölgeye yatırım yapmayı planlayan gruplar ve hayata geçirecekleri yatak sayıları şu şekilde:
Tek-Art İnşaat AŞ, Alaçatı’da 5 yıldızlı otel yatırımı yapıyor, ruhsat işlemlerinin tamamlandığı belirtilmiş. Otel, 100 dönüm arazi üzerinde inşa edilecek, yatırım maliyetinin 65 milyon dolar olacağı belirtiliyor. Otelde odalara termal su olması, özel bir kür merkezi, çamur banyoları ve güzellik merkezleri olması planlanıyor.
Dilek Sabancı kuruluşundaki Dilek Gayrimenkul’ün de Çeşme’de yatırım planları bulunuyor. Yaklaşık 120 dönüm arazi üzerinde otel yatırımı planlanlamakta olup, 200 yatak kapasiteli olacağı belirtiliyor. Otelin, Four Seasons Otel grubu tarafından işletileceği belirtiliyor.
Zorlu Grubu ise Alaçatı’daki mevcut potansiyelden faydalanarak golf turizmine yöneldi ve golf oteli kurmak için hazırlıklarına başladı.
Yaşar Ambalaj da Çeşme’de yatırım planları olan şirketlerden biri. 270 yatak kapasiteli olan otel projesini, 11 bin 930 metrekare arazi üzerinde liman oteli olarak planlıyor.
Polimeks ise yaklaşık 29 bin 575 metrekarelik arazi üzerinde 600 yatak kapasiteli otel projesi planlamakta olup, otel arazinin 49 yıllığına kiralandığını belirtiliyor.
Solto Otel’in kurucularından Akdede Grubu ise 300 yataklı iki adet otel projesi olduğunu belirtiliyor.
Ayasandra şirketi de Çeşme Tekke Plajı’nın otel, kür merkezi, termal havuz, plaj, yelken kulübü, hamam, fitness, sağlıklı yaşam aktivite alanları, restoran, mahalle bakkalı, kahve, fırın gibi yerlerin içinde olacağı proje planlıyor.
İzmirli Özkardeş Grubu ise, önceki yıl satın aldığı Boyalık’taki Fram Otel’i yeniden inşa etmiştir. Otel, 450 yatak kapasiteli olup, Movenpick Grubu’nun işletmesi bekleniyor.
Çeşme Ayasaranda Koyu’nda ise Sesan Şirketler Grubu tarafından butik otel yapılması planlanıyor. Otelin 60 odalı, 80 aparttan oluşması ve 300 yataklı olması planlanıyor.
Kaynak: Turizm Güncel, 23.06.2012