İzmir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İzmir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Haziran 2015 Çarşamba

Kazılar yılan hikayesine döndü

İZMİR’in tarihini gün ışığına çıkaran, kent kültürüne ve turizme büyük katkı sağlayan arkeolojik kazılar, bakanlık sponsor sözleşmesi onayına takıldı. Yaklaşık 6 ay önce başlaması gereken Agora, Antik Tiyatro,Yeşilova, Foça, Altınpark, Bayraklı kazıları onaya takılırken; 6 aydır maaş alamayan arkeologlar bu durumdan olumsuz etkilendi, kazı başlamadığı için işsiz kalanlar oldu.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ana sponsor olduğu kazılara, İzmir Ticaret Odası ve kazıların yapıldığı ilçelerin belediyeleri destek veriyor. Sponsorluk anlaşması ise her yıl Kültür ve Turizim Bakanlığı arafından yenileniyor. Bakanlığın ayırdığı bütçe ile kazılar en fazla üç ay sürebiliyor. Sponsor desteği olmadan ise kazıların devam etmesi imkansız hale geliyor. Manisa’da sponsorluk anlaşması bakanlıkça onaylanırken, İzmir kazıları ile ilgili protokolün imzalanmaması eleştiriliyor.
İzmirliler kazıların durmasının kent kültürünün ve turizminin gelişmesine balta vurduğunu belirterek, "Kentin 6 ayı boşa gitti. Anlaşmazlık varsa bir an önce çözülmeli. Kentin kültürü ile ilgili çalışmalarda bu tür pürüzler yaşanmamalı. İzmir bir turizm kenti. Turist kentin tarihini görmek için geliyor. Ne kadar çok eser ortaya çıkarsa o kadar çok turist gelir" sözleriyle tepki gösteriyor.
Kadifekale eteklerinde eski temaşalık ve dana meydanı olarak da bilinen Kubilay Mahallesi sınırları içinde kalan antik tiyatro çevresinde oturan vatandaşlar da tiyatronun bir an önce ortaya çıkarılmasını bekliyor. Kubilay Mahallesi Muhtarı Ünal Kalfa, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin milyonlarca TL’lik katkıları ile kamulaştırma bedeli ödeyerek antik tilyatronun açılması için çok büyük yatırımlar yaptığını belirterek, "Bu destekten en fazla antik tiyatro çevremizdeki mahallemiz değil tüm İzmir faydalanacak. Mahallemize daha şimdiden Japonya’dan ve Avrupa’dan antik tiyatroyu merak eden turistler ziyarete geliyor. Bir an önce kazıların başlamasını temenni ediyoruz" dedi.
 

9 Haziran 2015 Salı

SİYASİ BELİRSİZLİĞE RAĞMEN 5 MİLYAR DOLAR KREDİ BULDU

İtalyan inşaat devi Astaldi Gebze - Orhangazi - İzmir otoyolunun inşası için 5 milyar dolar tutarında finansman anlaşması imzaladı Astaldi ve Türk ortakları Nurol, Makyol ve Özaltın İnşaat, finansmanı Akbank, Deutsche Bank AG Londra Şubesi, Finansbank, Garanti Bankası, Halkbank, İş Bankası, Vakıfbank, Yapı Kredi ve Ziraat Bankası’ndan sağladı.  Astaldi’den yapılan açıklamaya göre otoyolun tüm finansmanı sağlanmış oldu. Rekor kırdı
Amerikan Bloomberg ajansı, 6.4 milyar dolarlık proje için alınan finansman desteğinin Türkiye tarihinde bir inşaat işine sağlanan en yüksek kredi olduğunu vurguladı.
İstanbul - İzmir arasında TEM, D-100 ve E-130 karayollarındaki trafiği de büyük ölçüde rahatlatacak olan otoyol projesinin inşaatı devam ediyor. Körfez Projesi’nin tüm otoban bağlantıları tamamlandığında, 427 kilometrelik bir uzunluğa ulaşacak. Proje ile İstanbul-İzmir arası karayoluyla 8 saatten 3.5 saate inecek. Projenin ilk ayağı olan İstanbul - Bursa yolu, 3 kilometrelik Körfez köprüsüyle birlikte Ocak 2016’da açılacak.

Kaynak: Milliyet, 09.06.2015

5 Haziran 2015 Cuma

Ege’ye 25 milyar TL’lik dev yatırım

ORMAN VE SU İŞLERİ BAKANLIĞI TARAFINDAN HAYATA GEÇİRİLECEK EGE GELİŞİM PROJESİ (EGEGEP) İLE EGE’YE 25 MİLYAR TL’LİK DEV YATIRIM YAPILACAK.
 
Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından hayata geçirilecek Ege Gelişim Projesi (EGEGEP) ile Ege’ye 25 milyar TL’lik dev yatırım yapılacak.
İzmir, Manisa, Aydın, Denizli, Muğla, Afyonkarahisar, Kütahya ve Uşak illerini kapsayan EGEGEP ile 4 bin 547 adet proje Egelilerin hizmetine sunulacak. EGEGEP ile alakalı bilgi veren Prof. Dr. Veysel Eroğlu, “25 milyar TL’lik dev yatırım EGEGEP ile ege illeri şaha kalkacak ve Aydın’da bu dev projeden nasibini fazlası ile alacak” dedi.

DEV YATIRIMLARLA AYDIN ŞAHA KALKACAK
Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, EGEGEP ile 2019 yılı sonuna kadar Aydın’da sulamadan içmesuyuna, hidroelektrik enerjiden dere ıslahlarına, ağaçlandırmadan, tabiat turizmine, meteorolojik gözlem ağına kadar birçok dev eseri hayata geçireceklerini kaydetti. EGEGEP kapsamında gerçekleştirecekleri dev yatırımlarla Aydın’ı şaha kaldıracaklarını ifade eden Prof. Dr. Veysel Eroğlu, “Tamamlanan ve tamamlayacağımız 31 adet baraj, gölet ve 35 adet sulama tesisi ile 701.276 dekar araziyi suya kavuşturacağız. Bölge çiftçisinin cebine yılda 626 milyon TL ilave para girmesini sağlayacağız” diye konuştu.

AYDIN’IN 141 YILLIK HAYALİ ÇİNE ADNAN MENDERES BARAJI
İlk kez 141 yıl önce Aydınlılar tarafından yapılması talep edilen Çine Adnan Menderes Barajı’nı yapmanın kendilerine nasip olduğunu belirten Prof. Dr. Veysel Eroğlu, 5 padişah ve 59 hükümetin çok isteyip de bitiremediği barajı hizmete açmanın haklı gururunu yaşadıklarını söyledi.

“İKİZDERE BARAJI İLE AYDIN’IN İÇMESUYU PROBLEMİNİ ÇÖZDÜK”
81 il için içmesuyu eylem planı hazırlayarak bütün şehirlerimizin içmesuyu problemini çözdüklerini anlatan Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, “ Hizmete aldığımız İkizdere Barajı ile Aydın’ın içmesuyu problemini çözdük” dedi.
Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından inşa edilen İkizdere Barajı ile şehir merkezi ve çevresinde ki 30 yerleşim yerine İkizdere Barajı’ndan ve Tabakhane Deresi’nden yılda toplam
72,6 milyon m3 içmesuyu temin ediliyor. Dandalaz Çayı üzerindeki Karacasu Dandalaz Barajı ile de Nazilli ve çevresindeki 13 yerleşim yerine yılda 10,73 milyon m3 içmesuyu temin ediliyor.
Didim-Akbük Yöresi İçmesuyu Projesi, Kuşadası-Söke Yöresi İçmesuyu Projesi ve Nazilli İçmesuyu Projelerinin devam ettiğini kaydeden Prof. Dr. Veysel Eroğlu “EGEGEP ile 2019 yılı sonuna kadar bölgeye toplamda 11 adet içmesuyu tesisi kazandıracağız ve 1 milyon 393 bin kişiye ilave içmesuyu temin edeceğiz. Ayrıca, 97 adet dereyi ıslah ederek, 69.618 dekar araziyi de taşkınlardan koruyacağız” dedi.

616 MİLYON FİDAN TOPRAKLA BULUŞTURULACAK
Son 13 yılda 3 milyar 250 milyon fidanı toprakla buluşturarak Türkiye’nin Dünya genelinde en fazla ağaçlandırma yapan ilk 3 ülke arasına girdiğini belirten Bakan Prof. Dr. Veysel Eroğlu, “Aydın’da EGEGEP’te dahil tamamladığımız ve hizmete alacağımız projeler ile 2019 yılı sonuna kadar 664 bin dekar arazide çalışma yaparak 616 milyon adet fidanı toprakla buluşturacağız. Ayrıca, gelir getirici tür ağaçlandırma çalışmaları kapsamında 1.400 dekar arazide badem, ceviz, dut, gibi türlerde ağaçlandırma yapacağız. Trüf mantarı üretim ormanı oluşturarak, salep orkidelerinin yayılış alanlarını genişleteceğiz” diye konuştu.

ŞEHİR ORMANLARI İLE SAĞLIK VE HUZUR AYDIN’DA
Prof. Dr. Veysel Eroğlu, son 12 yılda Aydın’da 7 adet mesire yeri ve 2 adet bal ormanının tesis edilerek yöre halkının hizmetine sunulduğunu ifade ederek, “2019 yılı sonuna kadar EGEGEP ile
7 adet mesire yeri, 6 adet bal ormanı başta olmak üzere her alanda birçok tesisi tamamlayarak hizmete açacağız. Vatandaşlarımıza rahat nefes alacakları alanlar oluşturmaya devam edeceğiz” dedi.

“TABİATI TURİZM İLE BULUŞTURACAĞIZ”
Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, “Bölgede alternatif turizm imkanlarını geliştirmek ve tabiatı, turizm ile buluşturmak maksadıyla çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Bu kapsamda, Aydın’ı deniz turizminin yanında tabiat ve yayla turizmi ile tanıtmak, tabii zenginliklerini ekonomik faydaya dönüştürmek ve potansiyel etkinlik alanlarını tespit etmek maksadıyla Aydın Tabiat Turizmi Master Planı hazırlayarak uygulamaya koyduk. Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından uygulamaya konulan plan kapsamında önerilen etkinlik alanları içinde öne çıkan yerler arasında; Kurşunlu Yaylası, Paşa Yaylası, Karacasu Yaylası ve Madran Yaylası gibi yayla turizmine uygun yerlerin yanı sıra Karacasu, Zeus gibi mağaraları da ilgi çekici mekanlar arasında bulunuyor” diye konuştu.

BÖLGENİN METEOROLOJİK AĞI DAHA DA GELİŞTİRİLECEK
Son 12 yılda Aydın’da 20 adet Otomatik Meteoroloji Gözlem İstasyonu (OMGİ) kurduklarını kaydeden Bakan Prof. Dr. Veysel Eroğlu “ 25 milyar TL’lik dev yatırım projemiz EGEGEP ile 12 adet OMGİ’yi daha Aydın’a kazandırmayı hedefliyoruz. Böylece daha isabetli hava tahminleri ile hem çiftçilerimizin yüzünü güldüreceğiz hem de vatandaşlarımızın ve turistlerin hava durumu hakkında bilgi sahibi olmalarını sağlayacağız” diye konuştu.

Kaynak: Hürriyet, 05.06.2015

4 Haziran 2015 Perşembe

Deniz manzarasının tadını çıkarın

Zeminden tavana kadar deniz manzarasında yaşama imkânı

Dünyanın en önemli mimarlık markalarından biri olan HOK imzası taşıyan Kavuklar Bornova projesi zemin kattan itibaren deniz manzarası görüyor.
 
Toplam 1064 konut
Dairelerin yüzde 80'i deniz manzarasına sahip. Uçanyol ve metro hattına yakın bir konumda yükselen projeden tüm ulaşım araçlarıyla şehrin her noktasına kolay ulaşım sağlanabiliyor. Kavuklar Gayrimenkul Geliştirme tarafından inşa edilen Kavuklar Bornova projesi 3 blokta 1064 konuttan oluşuyor. 
 

20 Nisan 2015 Pazartesi

3. Katı da çıktılar

Konak Pier'in Pasaport'a bakan cephesinde tadilat çalışmaları sürerken İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü yetkililerinden tadilatla ilgili açıklama geldi. Yetkililer tadilatın 2000'li yılların başında yapının bütününe ilişkin proje kapsamında devam ettiğini ancak aksi bir durum tespit edilmesi halinde tadilata müdahale edileceğini ifade ettiler. Binanın tarihi yapısına uymadığı halde kaçak kat çıkmayı sürdüren firma, İzmirlinin gözü önünde 3. katın sıvalarını da tamamladı.
Paris'teki Eyfel Kulesi'nin mimarı olarak da bilinen ünlü Fransız mimar Gustave Eiffel'in 1890 yılında tasarladığı Konak Pier'in Pasaport'a bakan cephesinde gerçekleşen tadilat işlemleri devam ederken binalardan bir tanesine 3. kat çıkılmış durumda.
Geçtiğimiz aylarda Deniz Kuvvetleri'nin taşınmasının ardından boşaltılan Konak Pier'in kuzey kısmında restorasyon başlatılmış, restorasyonda kepçe ve kamyon kullanılması dikkatleri çekmişti. Tarihi binada çatı işlemleri devam ederken bina önünde bulunan moloz yığınlarının kepçelerle kamyonlara yüklendiği fotoğraflarla belgelenmişti. 1995 yılında alışveriş merkezi olarak düzenlenmek için kapsamlı bir tadilata alınan tarihi yapıdaki son tadilat çalışmasında iş makinelerinin rahat çalışması için tarihi yapının bir duvarı yerle bir edilmiş ve restorasyonun iş makineleriyle sürdürülmesi tepki toplamıştı.

PROJE 2000'LERİN BAŞINDA ONAYLANMIŞ
Konak Pier'in Pasaport'a bakan cephesinde yapılan tadilatın 2000'li yılların başında yapının bütününe ilişkin onaylanan proje kapsamında devam ettiği öğrenilirken tadilat sırasında aykırı bir durum olması halinde gerekli müdahalenin yapılacağı belirtildi.
İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü yetkilileri Konak Pier'de devam eden tadilatla ilgili şu bilgileri verdi, “2000'li yılların başında Konak Pier'in yani o yapının bütününe ilişkin proje onaylanmış. Burası önceden Konak Pier olarak yapılırken burada askeriye de vardı. Ancak proje bütün olarak onaylanmış. Askeriye mevcut haliyle devam ettiği için orayla ilgili herhangi bir uygulama yapılmamış.

“AYKIRI DURUMDA MÜDAHALE YAPILIR”
Askeriye yakın zamanda burayı boşalttığı için şu an o projeye uyularak orada AVM'nin bütününe yönelik bir tadilat çalışması yapılıyor. 3-4 ay önce bilgi almak için BİMER üzerinden bir takım yazışmalar yapılmış, yerinde tespit yapılmış ve projeye aykırı bir uygulama olmadığı tespit edilmiş.
Ancak şu an güncel olarak öyle bir tespit olması halinde yerine gidip bakılır ve gerekli incelemeler yapılır. Aykırı bir durum olursa ise gerekli müdahale yapılır.”

GÜMRÜK BİNASI OLARAK KULLANILDI
Konak Pier, İzmir'de tarihi değeri yüksek yapıların başında geliyor. 1867 yılından 1950 yılları sonuna kadar gümrük binası olarak kullanılan Konak Pier, ünlü Fransız mimar ve inşaat mühendisi olan Gustave Eiffel tarafından 1890 yılında dizayn edildi. İzmir'in tarihi Konak Meydanı yakınında özel bir konuma sahip bu özgün yapı, uzun yıllar gümrük binası olarak kullanıldıktan sonra 1960 yıllarında Balık Hali oldu.



Kaynak: Oda TV - Deniz Kezer, 18.04.2015

16 Nisan 2015 Perşembe

Triyanda Masal'a yoğun ilgi

Egesel İnşaat'ın Triyanda Masal projesinde 317 birim bulunuyor

İzmir'in yeni çekim merkezi Torbalı Ayrancılarda Egesel İnşaat'ın yapımını sürdürdüğü Triyanda Masal projesi hem yurtiçi hem de yurtdışından büyük ilgi görüyor.
 
'Önce insan ve önce yeşil' felsefesiyle prestijli konut projelerine imza attıklarını ifade eden Egesel İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Şahin, Bakü ve Tebriz gibi kentlerden ve bazı avrupa ülkelerinden yatırımcılara satışlar yaptıklarını söyledi.
 
Hüseyin Şahin, Triyanda Masal da toplam 75 bin metrekarelik inşaat ürettiklerini ve konutların dışında da 30 bin metrekarelik sosyal tesis, donatılar, açık ve kapalı havuz ve peyzaj alanları planladıkları bilgisini verdi. 
 
10 ay gibi kısa bir sürede binaları yüzde 70 civarında tamamladıklarını ve anahtar teslimini 2016 yılının ikinci yarısında yapacaklarını dile getiren Hüseyin Şahin, “Ayrancılar İzmir’in en hızlı gelişen bölgesi. Gerek ulaşım olanakları, gerekse de sanayi merkezlerine olan yakınlığıyla yükselen bir grafiğe sahip. Biz de bölgedeki beklentileri ve değişimi göz önünde bulundurarak modern ve yüksek kaliteli bir proje ürettik. Yoğun talep alıyoruz. Egesel İnşaat olarak gittiğimiz yerlerin arsa değerini artırmak gibi bir özelliğimiz var. Yatırımlarımızı aynı bölgede farklı etaplarla da sürdürmeyi planlıyoruz” diye konuştu. 
 
Projeden ev alanların genelde üst düzey yönetici, doktor ve avukat gibi meslek gruplarından oluştuğunu ve gerçek bir yaşam alanı ürettiklerini belirten Şahin, bölgede emlak fiyatlarının hızla arttığına, müşterilere hem iyi bir yaşam hem de iyi bir yatırım fırsatı sunduklarını söyledi
 
İzmirli Epik mimarlık firmasının sahibi mimar Semiha Güneş'in imzasını taşıyan projenin özel bir yaşam konsepti sunduğunu da dikkat çeken Şahin, projede peyzaj mimarlarının toplamda 3 bin 500 ağaç ve bitki örtüsüyle yeşil alanları tasarladığını, 317 dairelik projenin toplam 50 milyon TLye mal olduğunu sözlerine ekledi. 
 
Egesel Triyanda Evleri'nin yüzde 77'si Yeşil alan...
 
30 bin metrekare alan üzerinde toplam 317 adet konutun yer aldığı Triyanda Masal, birçok özelliğiyle öne çıkıyor. Projede yeşil alanlara özel önem verilirken; Evlerin yüzde 77'si özel peyzajla ayrılmış yeşil alanlardan oluşuyor. Ev sahiplerine çok amaçlı spor sahası, açık hava sineması, market, cafe, 1000 metrekarelik kapalı fitness salonu, çocuk oyun parkları, yürüyüş parkurları, yetişkin ve çocuk yüzme havuzları, kapalı havuz, 24 saat kameralı güvenlik sistemi ve açık otopark alanı gibi birçok olanak sunuluyor.  Konutlarda, doğalgaz merkezi sistem, ankastre ocak, fırın, davlumbaz ve multisplit klimalar bulunuyor.
 
Ulaşım Olanaklarıyla Dikkat Çekiyor...
 
Triyanda Masal, ulaşım olanaklarıyla da öne çıkıyor. İzban ve çevre yoluna 5 dakika, Torbalı merkeze 15 dakika, havalanına ise 10 dakika mesafede yer alan proje bu özellikleriyle talep görüyor. Triyanda Masal'da hizmet verecek ücretsiz ring seferleri de konut sahiplerine büyük avantaj sağlayacak. 
 

11 Nisan 2015 Cumartesi

İzmir’e 4 müjde birden

GENÇLİK ve Spor Bakanlığı’nin sezon başında yaptırdığı testler ve incelemeler sonucu depremde yıkılma riski bulunduğu gerekçesiyle maçlara kapatıldığı için yaklaşık 8 aydır atıl durumda bekletilen Alsancak Stadı’nın akibetiyle ilgili ilk resmi açıklama geldi.

Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Ali Osman Tatlısu, emektar tesisin açık ve kapalı tribünleri ile hizmet binasının en kısa sürede yıkılacağını, stadın 2015-2016 sezonunun ikinci yarısından itibaren futbol müsabakalarına açılacağını söyledi.
UEFA standartlarında yenilenecek tesise şu an olduğu gibi sadece doğu-batı yönünde tribün inşa edileceğini ve seyirci kapasitesinin 15 bin 500’e çıkarılacağını belirten Tatlısu, şöyle dedi:
"Stadın yıkım kararı çıktı. Önümüzdeki günlerde iş makineleri çalışmaya başlayacak. Bu süreçte zeminin bozulmaması için üstü özel bir örtüyle kaplanacak. İnşaatın tümü önümüzdeki sezonun 2’nci yarısına yetişmeyebilir.  Tribünleri kademeli olarak devreye sokup, maçları oynatmayı planlıyoruz."
DUVAR FARKLI OLACAK
Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Ali Osman Tatlısu, Alsancak Stadı’nın yola bakan cephesinde yer alan ve Altay kulübü ile il müdürlüğünün kullandığı binanın yıkılarak yerine duvar örüleceğini açıkladı. Bu yöndeki çalışmaların sürdüğünü belirten Tatlısu, "Sıradan, kaba bir duvar düşünmüyoruz. İzmir’in sportif kimliğini ve başarılarını, belki stadın tarihini yansıtan figürlerin yer alacağı farklı bir yapı planlıyoruz. Değişik bir proje olmasını amaçlıyoruz. İnşaat sürecinde bu da şekillenecek" dedi.
ATATÜRK STADI’NA YENİ ÇATI YENİ ZEMİN
Çürüyüp dökülmeye başlayan kapalı tribünün ahşap çatısı için 2009 yılından bu yana ödenek bekleyen Atatürk Stadı’nda çalışmalar başlıyor. Yenileme ödeneği 2015 başında çıkan tesisin çatısı, güvenlik ve bariyer sisteminin yenilenmesi için ilk ihale tamamlandı, yüklenici firmaya yer teslimi yapıldı. Kapalı tribünün çatısı sezon devam ederken kademeli olarak yıkılıp yenilenecek, çalışma yürütülen bölümlere seyirci alınmayacak. Yeni çatıda eskisi gibi ahşap malzeme kullanılmayacak.
Kulüplerin sıkça şikayet ettiği zeminin de sezon tamamlandıktan sonra yaz dödeminde ele alınarak tamamen değişeceğini dile getiren Ali Osman Tatlısu, "Zeminin değişimiyle ilgili ihale sezon sonunda yapılacak. Daha önce soyunma odalarını tümüyle elden geçirmiştik. Stat ve zemin, yeni haliyle önümüzdeki sezona yetişecek" diye konuştu. Tatlısu, stattaki amatör maçların oynandığı 1 ve 2 numaları yan sahalara da kapalı tribün ve soyunma odası inşa etmeye başlayacaklarını da sözlerine ekledi.
HALKAPINAR’A ISITMA
İzmir’de 2005 yılında düzenlenen Dünya Üniversite Yaz Oyunları (Universiade) için inşaa edilen 10 bin kişilik Halkapınar Spor Salonu’nun ısıtma sorunu çözüldü. Özellikle soğuk havalarda ısıtmakta güçlük çekilen salona doğal gaz tesisatı ve radial ısıtma sistemi kuruldu. Yeni sistemle salon 30 dakika içinde ısınacak, kış döneminde antrenman ve maçlarda sıkıntı yaşayan sporcular rahat nefes alacak.
BUCA STADI AÇILIYOR
Bucaspor’un Buca Arena inşa edilmeden önce sürekli kullandığı, son olarak 2011-2012 sezonunda Altınordu’nun maçlarına ev sahipliği yapan Buca İlçe Stadı yeniden kapılarını açmaya hazırlanıyor. Üç yıldır profesyonel müsabakalara kapatılan emektar tesisien 4750 seyirci kapasitesiyle İzmir futbolunun hizmetine gireceği açıklandı. Buca Belediyesi’nin bir ara yeşil alan yapmak üzere çevresindeki duvarları kaldırdığı tesisin 2’nci Lig standartlarına göre elden geçirileceği ve 2015-2016 sezonuna yetiştirileceği bildirildi. Bu sezon İzmir’de yaşanan stat sıkıntısı yüzünden Altınordu bazı maçlarını Manisa’da, Karşıyaka Buca’da, Altay Menemen’de oynamış, Göztepe’de  bir maç için Kocaeli’ye gitmişti.
 

1 Nisan 2015 Çarşamba

MyVia Yıldız'da yaşam başlıyor

Gözde Grubu tarafından İzmir Buca'da hayata geçirilen MyVia Yıldız'ın ilk etabında yaşam başlıyor
 
Son yıllarda gerçekleştirdiği inşaat projeleriyle, yatırım yaptığı bölgeleri cazibe merkezine dönüştüren MyVia'nın, Buca'daki 50 milyon liralık yeni yatırımı MyVia Yıldız'ın birinci etabında yaşam başlıyor.
 
01 Nisan itibarıyla projede yaşamın başlayacağı müjdesini veren Gözde Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Kalı, 80 daireden oluşan 1'inci etabı tamamladıklarını, 84 daireden oluşan 2'nci etabı ise yıl sonunda bitireceklerini söyledi.
 
 
Sosyal donatı ve çevre düzenlemesine özel önem verdiklerini, MyVia Yıldız'ın yüzde 40'ının çocuk Oyun alanları ve yeşil alanlardan oluştuğunu belirten Kalı, MyVia'nın bütün projelerinde yer alan güvenlik, temizlik, konsiyerj ve ütü hizmetlerinin MyVia Yıldız'da da konut sahiplerine sunulacağını kaydetti.
 
Yüzde 63'ü satılan MyVia Yıldız Buca'nın, 2+1 ve 3+1 dairelerden oluştuğunu dile getiren Kenan Kalı, “Mavişehir'deki site kültürünü Buca'da hayata geçirdik. MyVia Yıldız'ın proje hazırlık aşamasında enerji sistemini çok iyi analiz ederek kaskat sistemini uygulamaya karar verdik. Kullandıkça artan, kullanmadıkça azalan kaskat sistemi, sağlam bir ısı yalıtımı sayesinde oldukça ekonomik bir ısınma sistemi. Konutların güney cephesine bakıyor olması da, ev sahiplerini yüksek aidat ve ısınma masraflarından kurtarıyor” 
diye konuştu.
 
92 metrekareden 220 metrekareye kadar farklı tipteki konutların, lansmana özel fiyatlarla satışa sunulacağını ifade eden Kenan Kalı sözlerine şöyle devam etti: “6 bin metrekare üzerine kurulan projemizde, çocuk oyun alanlarından, açık ve kapalı otoparklara, havuzdan saunaya, hamam ve kar duşundan, buhar odası ve fitness merkezine kadar birçok sosyal alanı bünyesinde barındırıyor. MyVia Yıldız konutları, lansmana özel rakamlarla 230 ile 450 bin TL. fiyat aralığında satışa sunulacak. 1'inci etabı tamamladık. Arzu eden ev sahipleri, 01 Nisan'dan itibaren yeni yaşamlarına başlayabilirler”
 
Buca'daki projelerine hız kesmeden devam edeceklerine dikkat çeken Kalı, projenin yeni etapları ile satışa çıkılacağını da sözlerine ekledi.
 
Rakamlarla Gözde Grubu...
 
2014'te adıyaman'da 1, Malatya'da 2 ve Kuşadası'nda 1 Hastane açan Gözde Grubu, 2015'te İzmir'de mevcut hastanesinin kapasitesini 2,5 kat artırırken; Aydın, Kuşadası ve İzmir'de yeni hastaneleri de faaliyete geçirmeyi planlıyor.
 
2014 yılı içinde MyVia Bahçe, MyVia 414, Modda Mavişehir ve MyVia Yıldız'ı bitirerek, 4 inşaat projesini başarıyla tamamladıklarına dikkat çeken Gözde Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Kalı, “Şu ana kadar 3 binin üzerinde konut yaptık. Sadece 2014'teki toplam konut üretimimiz ise 982 adet. Gözde Grubu olarak 2015'te, 2014'e oranla 1,6 kat büyümeyi hedefliyoruz” diye konuştu.
 
Yeni projeler hız kesmeden devam edecek...
 
2015 yılında Bayraklı'da, bünyesinde rezidans, ofis, hastane ve alışveriş merkezlerini barındıracak 4 adet projeye başlayacaklarını belirten Kenan Kalı, yeni projeler hakkında da bilgi verdi. 
 
Gaziemir'de sırtını ormana dayayan ve doğayla iç içe bir projenin hazırlık aşamasında olduklarını açıklayan Kalı, “MyVia Country adını verdiğimiz yeni projemiz insanların huzur bulacakları bir yer olacak. 
 
İçinde hiçbir sentetik ürüne yer vermeyeceğimiz ve doğal taşlarla, ahşaptan oluşacak projede, 2 katlı teraslı evler olacak. 1+1'den 5+1'e kadar farklı konutların yer alacağı MyVia Country, 42 bin metrekare üzerine kurulacak ve içinde uluslarası bir otel zincirine ait butik bir otel de yer alacak” dedi.
 
Gözde Grubu bünyesinde yayın yapan Türkiyem TV'yi de İzmir'e getirerek İzmir'e yeni bir TV kanalı kazandıracaklarını ifade eden Kenan Kalı, 2016 yılında ise “Ege Masal” markasıyla hizmet verecek olan ve doktor – zeytinyağı – ege otları temalı sağlıklı besinlerin bulunduğu restoran zincirlerini hayata geçireceklerini sözlerine ekledi.
 

30 Ocak 2015 Cuma

İzmir’e yükselmek yakışmayacak

Evrenol, İzmir’in yatay gelişmesi gereken bir kent olduğunun altını çiziyor.
 
Türkiye’deki ekonomik büyüme ve inşaat sektöründeki hızlanmanın İzmir’e de yansıdığını ve kent merkezi dışında şehirde mahalleler oluşmaya başladığını söyleyen Evrenol Architects Kurucusu Yük.Mim.Mehpare Evrenol, İzmir’in yatay gelişmesi gereken bir kent olduğunun altını çiziyor.
 
Mavişehir ve Bostanlı civarının dominant etkisi olmayan yeni yerleşimler olduğunu, kendi içinde kente entegre olmaya çalıştıklarını bunun da zararlı olmadığını ancak en büyük korkusunun bu yükselmelerin Narlıdere ve Urla tarafına doğru da gerçekleşmesi olduğunu söyleyen Mehpare Evrenol; “Eğer bu gerçekleşirse İzmir Akdeniz kenti olma özelliğini kaybeder. Ki İzmir’in en temel özelliklerinden biri Akdeniz kenti olmasıdır. Akdenizlilik, insanların yaşantısıyla, kurgusuyla ve Kordon boylarıyla da böyledir. Yükselen binalar kendi sosyal yapısını dayatacağı için bir anlam değişikliğine sebep verecek. Bunu İzmir için hiç kabul edilir bulmuyorum. İzmir’in iklimi binaların balkonsuz hayal edilemeyeceği bir iklim. Açılan pencere ve balkonla yaşayan bir şehirdir İzmir. Camı çerçevesi açılmayan cam cepheli binalar ancak ülkenin kuzeyine uygun bir yapı tipidir ve İzmir’e hiç uygun değildir” şeklinde konuştu. 
 
Ünlü mimar Le Corbusier’nin 1948 yılında İzmir için yaptığı nazım planında kıyıda alçak ve arkaya doğru giderek yükselen aralıklı, nefes alan, imbat rüzgarını arkaya kadar iletebilen bir modelin söz konusu olduğunu belirten Evrenol, günümüzde bu modelin kaybedildiğini ve geri dönüşü olacağına da inanmadığını söylüyor. En azından şehrin bugünkü mevcut yoğunluk dağılımının korunması gerektiğini vurgulayan Evrenol; “Karşıyaka, Alsancak, Konak ve Güzelyalı’yı korumamız gerektiğini düşünüyorum. Bayraklı bölgesi son dönemlerde yeni bir merkez tayin edildi ve orada yüksek yoğunluklu, çok katlı yapılar yükselmeye başladı. Bu bir oranda Alsancak ve Karşıyaka bölgelerini koruyan bir ele alış ama Bayraklı’nın zemini problemli ve kent siluetini derinden etkileyen bu yükselme ne yazık ki oldukça yanlış bir dönüşüme işaret ediyor” dedi.
 
Modern ve ikon olmak için İzmir’e yükselmek yakışmayacak
 
Düşey gelişmenin ancak büyük sanayi şehirleri ya da ekonomik yolların kesişmesinde yer alan İstanbul, Şangay, Dubai gibi kentlerde göze alınması gerektiğini söyleyen Evrenol, modern ve ikon olmak için İzmir’e yükselmenin yakışmayacağını vurguluyor. Evrenol, yüksek ve koyu cephelerin İzmir kent dokusuna aykırı bir siluet etkisi yaratacağının altını çiziyor.  Özellikle denizle büyük entegrasyonu olan Urla yolundaki yükselmeden ve yüksek emsalli büyük projelerin yapılmasından tedirgin olduğunu belirten Evrenol, burada maksimum 8 katlı binalarda kalınmasını umduğunu söylüyor.
 
İzmir’de kentsel dönüşüm için en doğru yaklaşım yatayda gelişen, az ve orta katlı konut alanları
 
İzmir’deki kentsel dönüşüm çalışmalarında en doğru yaklaşımın yatayda gelişen, az ve orta katlı konut alanları olduğunun altını çizen Evrenol; “Az katlı konutlar için İzmir'in yangın öncesi kordon boyu hakim dokusunu oluşturan konutların mimari özelliklerini taşıyan yapı tipinin, tasarımın merkezine alınması gerektiğini düşünüyorum. Yüksek tavanlı, dar uzun pencereli, verandalı, desenli mozaik karolarla döşenmiş zeminlere sahip, çakılla bezenmiş bahçeli bu binaların, kentin iklimi ve geleneğiyle örtüşen, günümüz anlayışıyla düzenlenmiş, kentlinin aşina olduğu bir yaşam tarzı sunacağı kanısındayım. 
 
Benzer şekilde, orta katlı binalar ya da apartmanlar da beyaz rengin hakim olduğu, detayların modernleştirilerek entegre edildiği, geniş balkonlu İzmirlilerin sevdiği bir anlayışla projelendirilmeli. Hayalimdeki projede mutlaka kordon boyu gezinti imkanlarını sunan, tanıdık kaldırım döşeli, pasaport kahvelerine ulaşan aksa benzer ve biyolojik arıtma ile elde edilmiş su boyu yaşam alanı önermek var. Kullanıcılarına sıcak ve tanıdık bir atmosfer sunan sosyal donatıların kentliler için buluşma, karşılaşma ve niteliği yüksek bir boş zaman değerlendirme alanları olduğuna inanıyorum ki bu tür alanlar kent yaşamına çok fazla artı değer katmakta” şeklinde konuştu.
 

9 Haziran 2014 Pazartesi

İzmir'de Dönüşüm Ne Aşamada?

İzmir'de kaç kişi riskli binalarda yaşıyor?
 
İzmir'de 500 bina halen risk altında ve deprem tehdidiyle karşı karşıya. Deprem arkamızdan koşarken, dönüşüm çalışmaları da davem ediyor. Kanunlar, iyileştirmeler devam ediyor fakat hala kentsel dönüşüm çalışmalarında hedeflenenin gerisindeyiz. Kentsel dönüşüm için çalışmalar devam ederken, İzmir'de kaç kişi riskli binalarda yaşıyor?
 
Tektaş Kentsel Dönüşüm Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Çatalkaya, İzmir’de depreme dayanıksız 500 bin bina için tek çözümün dönüşüm olduğunu söyledi.
 
İzmir, gerek deprem riskli bina sayısı,  gerekse nüfus yoğunluğu ve ekonomiye katkı bakımından Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ilk yetkili kuruluşlarından olan Tektaş Kentsel Dönüşüm ’ün Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Çatalkaya’ya göre İzmir’de olası bir depremde hasar görmesi öngörülen 500 bin bina var. Bu binaların güvenli binalar olarak yeniden inşa edilmesi gerekiyor. Bu da kentsel dönüşümden geçiyor.
 
Kentsel Dönüşümden 3 bin bina yararlandı
 
Çatalkaya, Kentsel Dönüşüm Kanunu ile ilgili şunları söyledi: “6306 Sayılı Kentsel Dönüşüm kanunu Mayıs 2012’ de yürürlüğe girdi.İzmir’de vatandaş talebi ile bu kanundan 3 bin bina yararlandı.Şehirde talep her geçen gün artıyor. Kentsel Dönüşüm Kanunu ile vatandaşlar bürokrasiyi beklemeden kendi binalarını yeniden inşa edebiliyor. Kentsel Dönüşüm Kanunu’ndan bir binanın yararlanabilmesi için bina mülk sahiplerinden 1 kişinin Bakanlık yetkili kuruluşuTektaş Kentsel Dönüşüm’e başvuruda bulunması yeterli.” 
 
Hakan Çatalkaya, “Başvurudan sonra binanız için devlet teşvikli çok uygun faiz oranları ile kentsel dönüşüm kredisi kullanabilir, kira – taşınma yardımı alabilir, tüm belediye, noter harçlarından muaf olup, KDV indirimlerinden yararlanmaya hak kazanırsınız. En önemli avantajı ise binanızda 2/3 çoğunluk kararı ile müteahhidinizi siz seçebilir, yeni binanız için tüm kararları alabilirsiniz” şeklinde konuştu. 
 
Kentsel dönüşüm süreci tek elden yürüyor
 
Tektaş Yönetim Kurulu Başkanı Çatalkaya, “ Vatandaşlar, kentsel dönüşümün tüm süreçlerinde tek elden, kendileri bu süreci takip edebiliyorlar. 1 Haziran 2014 yürürlüğe girmesi beklenen yeni imar kanunu 1 Ocak 2016’ya ertelendi. Kentsel dönüşümden yararlanmak isteyen vatandaşların bunu gözardı etmemesi gerekiyor” dedi.
 
Kaynak: Milliyet, 09.06.2014

3 Haziran 2014 Salı

Kentsel Dönüşüm ve Yeşil Kent İzmir Zirvesi

Dönüşümün başarısı “uzlaşıda” gizli
‘Kentsel Dönüşüm ve Yeşil Kent İzmir Zirvesi’nde konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, “Kentler rant yaratıyor. Bütün problem de bu rantın paylaşılmasından çıkıyor. Uzlaşı olmazsa başarı olmaz. Biz, inşaat firmasının maliyeti ve kârı dışındaki bütün rantın orada yaşayan insanlara bırakılması taraftarıyız. Belediye kar makamı değil” diye konuştu. Başkan Kocaoğlu, “Yasal olmayan hiçbir işte yokuz. Yasal olan her işte de sonuna kadar varız” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu; Milliyet Gazetesi tarafından ve Büyükşehir Belediyesi’nin çözüm ortaklığında gerçekleştirilen ‘Kentsel Dönüşüm ve Yeşil Kent İzmir Zirvesi’ne katıldı. Türkiye’nin önde gelen inşaat ve gayrimenkul yatırım şirketlerinin üst düzey yöneticilerinin katıldığı toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Başkan Kocaoğlu, kentin ve kentlilerin gelir düzeyini yükseltmek için bir çok projeleri bulunduğunu ve bunların içinde en önemlilerinden birinin kentsel dönüşüm olduğunu hatırlattı. Başkan Kocaoğlu, “İzmir’de bu konuda yatırım yapmak isteyenlere yasal çerçeve içinde her türlü desteği vermeye hazırız. Yasal olmayan hiçbir işte yokuz. Yasal olan her işte de sonuna kadar varız” dedi.

“Tasarlayarak dönüştüreceğiz”
Kenti yeniden tasarlamayı ve kent dönüşümünü de bu şekilde gerçekleştirmeyi hedeflediklerini kaydeden Başkan Aziz Kocaoğlu,sözlerini şöyle sürdürdü: “İzmir’de üç tane halka var. İlki planlı halka. İkincisi, ilk çarpık yapılaşmanın başladığı bir çember yani 30-40 yıl önce gerçekleşen, kentin çeperindeki gecekondu bölgeleri. Üçüncü halka ise son 20 sene içinde gelen bir bölge. Eğer kentsel dönüşüme, son 20 senede gelişen bölgeden başlarsanız burada başarılı olma şansınız çok az. Planlı bölgeden başlayacak kadar da varlıklı ve zengin değiliz. O zaman dönüşüme, kente adaptasyonunu büyük oranda tamamlamış, apartmanda yaşayan, üç kuşaktır bu kentte yaşayan, okuyan, sabit işi olan bu insanların yaşadığı yerlerden başlamak gerekiyor. Eğer dönüşüme sondan başlarsanız, o iş gecekonduyu apartman haline getirmek olur. Bizim yol haritamız böyle.

Yık binayı yap binayı olmaz
Bir bölgeyi ve kenti; caddeleri, bulvarları, kent ormanları, parkları, spor alanları yani tüm sosyal donatı alanlarıyla birlikte planladıklarını ifade eden Başkan Kocaoğlu, “Yoksa yık binayı, yap binayı mantığı kentsel dönüşüm değil. Yoğunluk arttırarak yapacağınız kentsel dönüşüm, yine dikeye doğru gecekondulaşmak demektir. Kentte kamu alanlarını, insanların birbiriyle etkilenmesini, ortak yaşamı paylaşmasını sağlayacak alanları kurmazsanız, bu sadece bina yapıp bina yapmak demektir” dedi.

Uzlaşı şart
Kentsel dönüşüm konusunda iki ayrı mevzuat olduğunu hatırlatan Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, “Birisi, bizim de İzmir’deki 6 bölgede üzerinde çalıştığımız 5393 sayılı Belediye Yasası’nın 73. maddesi. Diğeri ise 6306 sayılı Riskli Alanlar Yasası. Eğer kentsel dönüşümü, uzlaşı temelinde gerçekleştirmezseniz, bunu başarmanız mümkün değil. Uzlaşarak, ikna ederek yapmanız lazım. Bu da çok ciddi zaman ve emek alıyor. Bizim çalıştığımız 6 bölgenin haricinde, çok istediğimiz ama merkezi hükümetin riskli alan ilan ettiği bir bölge var. Çalıştığımız bölgelerde 6 tane ofisimiz var. Orada yaşayan insanları ikna ederek bu işi yapıyoruz. Ancak yerel seçim arefesinde, kentsel dönüşüm konusunda hızlı bir şekilde ilerlerken, kentsel dönüşüm siyasete malzeme oldu ama şimdi seçim bitti, herkes yerine oturdu. Sanıyorum bundan sonra daha kolay toparlarız. Olmazsa olmazımız, orada yaşayan insanların öyle ya da böyle, elinde tapusu olanların yaşadığı, doyduğu, akraba ilişkilerini gerçekleştiği yerde dönüşüm yapılmasıdır. Uzlaşma konusu çok hassas bir iştir” diye konuştu.

İşin püf noktası
Kentsel dönüşüm konusunda tasarımın önemine değinen Başkan Kocaoğlu şöyle devam etti: “İzmir’in gecekonduları Ankara gibi tek katlı değil, ortalama 2.5-3 katlıdır. Bu, dönüşümde bizim handikabımız ama bizim çok büyük bir avantajımız var. Bu alanların hepsi körfez manzaralı yerler ve İzmir bir çanak kent. Çanağın dışına çıkınca zaten kentten kopuyorsunuz. Bizim 30 yıllık planlamada öngördüğümüz İzmir’in konut ihtiyacı, çanağın içinde kentsel dönüşümle gerçekleşecek. Kentler rant yaratıyor. Bütün problem de bu rantın paylaşılmasından çıkıyor. Bu rantı kim alacak? Bu rantın kime gitmesi lazım? Bizim görüşümüze göre, inşaat firmasının, maliyeti artı karı haricinde bütün rantın orada yaşayan insanlara kalması, hasledilmesi gerekiyor. Eğer bunu yapıyorsanız kentsel dönüşümü gerçekleştirirsiniz. Diyeceksiniz ki, buradan belediyenin, Bakanlık’ın ne karı olacak. Kurumlar, insanlarına, hemşehrilerine hizmet ediyor, belediyenin de merkezi hükümetin de karı bu alacak. Biz kar makamı değiliz. Tabi inşaat sektörü iş yapacak. Bu rantın paylaşımı bu işin yürümesinde püf noktasıdır.

Kamu erki olmalı
Özel sektörün ne kadar güçlü olursa olsun, kentsel dönüşümü tek başına yapamayacağını ifade eden Başkan Kocaoğlu, bu işin sadece yanayla yapılacak bir iş olmadığını vurguladı. Başkan sözlerini şöyle tamamladı: “Özel sektör, boş bir arazide en büyük projeleri yapabilir ama kentsel dönüşümü tek başına yapamaz. Çarpık yapı sahibi ile yüklenici firma arasında mutlaka, hem konut sahibine hem de yükleniciye garanti verecek, o dağılımı dengeyi sağlayacak, gecekondu sahibinin hakkını koruduğu kadar yüklenicinin de hakkını koruyacak ya devlet ya belediyenin yani bir kamu gücünün, erkinin arabuluculuğuna ve düzenleyiciliğine ihtiyaç var.

Bila: “Çağdaş kentler oluşturulmalı”
Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fikret Bila ise, zirvenin bir sosyal sorumluluk projesi olarak gerçekleştirildiğini söyledi. Zirvede, sosyal boyutu çok önemli olan kentsel dönüşümü masaya yatırdıklarını kaydeden Bila, “Kentlere yapılan göç, bir çok sorunu ortaya çıkardı. Yatırımlar, salt ticari olarak yapılmıyor. Sosyal fayda analizleri bundan çok daha önemli. Çağdaş kentler oluşturmak bu açıdan çok önemli. Bu zirvenin kentsel dönüşüm konusunda Türkiye’ye ışık tutacağına inanıyorum” dedi.

Rönesans Gayrimenkul Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Kamil Yanıkömeroğlu, “İzmir Türkiye için önemli bir kent. Bireysel yönü ön plana çıkan İzmir insanının sorgulayıcı bir yapısı var. Bu da bizim şirketimizin titizlik anlayışıyla örtüşüyor” diye konuştu.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Kentsel Dönüşüm Dairesi Başkanı Suphi Şahin ise yaptığı sunumda, Büyükşehir Belediyesi’nin gerçekleştirdiği kentsel dönüşüm çalışmaları ile ‘İzmir’in Kentsel Dönüşüm Vizyonu’nu anlattı. “Kamu kurumu olarak en büyük hedefimiz halkla bütünleşerek, onların hedef ve beklentileri projelere yansıtmaktır” diyen Şahin, daha sonra İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Kadifekale, Gürçeşme, Bayraklı, Uzundere, Ege Mahallesi, Ballıkuyu, Aktepe-Emrez, Yeşildere ve Örnekköy’de yürüttüğü kentsel dönüşüm projeleri hakkında bilgi sundu.
 
Kaynak: İzmir Büyükşehir Belediyesi, 03.06.2014

27 Mayıs 2014 Salı

İzmir İdeal Yaşam Evlerinde Akıllı Daireler 152 Bin TL den başlıyor

Konumu itibariyle İzmirin en güzel yerinden birinde olan İdeal Yaşam Evlerinde şatışlar hali hazırda devam etmekte.%30 luk bir boşluk söz konusu olan yapıda daire fiyatları 152 Bin TL den başlıyor.
 
Ağustos 2014 te tam teslimi gerçekleşicek olan konumu itibariyle İzmirin en güzel yerinden birinde olan İdeal Yaşam Evlerinde  2 + 1 konutlar için 152 Bin TL ile 164 Bin TL arasında değer biçilirken, 3+1 konutlar için ise 179Bbin TL ile 226 Bin TL arasında değişen fiyatlarla satışa devam edilmekte.
Ek olarak dairelerin akıllı ev ve otomasyon sistemleriyle donatıldığını hatırlatmaktada fayda var.
Türksal İnşaat tarafından Çiğli’de hayata geçirilen projede Kira getirisinin 3+1 daireler için 800-900 TL arasında olacagı tahmin ediliyor.
Türksal İnşaat tarafından Çiğli Harmandalı'da hayata geçirilen İdeal Yaşam Evleri projesi şehir merkezine yakın olması itibariyle bir çok alıcının dikkatini çeken projelerin basında yer alıyor ve buna rağmen sağladığı  şehrin tüm karmaşa ve stresinden uzak ideal bir yaşam sunması projenin tutulmasındaki en büyük etkenlerden. 72 daireden oluşan yapı 5 blok şeklindeki dizaynıyla ilgi çekiyor.Bünyesinde yüzme havuzu, kamelya, güvenliği,fitness salonuna kadar bir çok özellik bir arada yer alıyor.
En düşük-en yüksek konut fiyatnını 152 Bin TL den başlayıp 229 Bin TL ye kadar çıktığı izmir İdeal yaşam konutlarında Ödeme seçenekleride gayet makul.Konut kredisine uygun olan İdeal Yaşam Evlerinde 120 ay yüzde 0.69 faizle vade fırsatı sunuluyor.
Türksal İnşaat tarafından hayata geçirilen İdeal Yaşam Evleri İletişim ve Adres bilgileri:
Adres : Balatçık Mah. 8909 Sokak No:38 PK 35620 Çiğli / İzmir 
TEL: 0232 329 22 23
Kaynak: Emlak Pencerem, 27.05.2014

14 Mayıs 2014 Çarşamba

Yazlıkta Öne Çıkan Bölgeler

Yaz mevsimini yaklaşmasıyla birlikte yazlık ev arayışında da artışlar yaşanıyor. Yazlık evler daha çok Akdeniz ve Ege bölgesinden satın alınırken; Antalya, İzmir ve Muğla ise tercihte öne çıkan iller arasında.

Havaların ısındığı ve tatil döneminin yaklaştığı bugünlerde birçok insan 'tatilde nereye gitsek?' sorusuna cevap arıyor. Ancak bu telaşı yaşamak istemeyenler tatillerini kendi evlerinde geçirmeyi tercih ediyor. Bunun için şimdiden yazlık ev arayışına başladılar bile. Gayrimenkul uzmanları yazlık konut arayışına geçenlerin özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerine ilgi gösterdiğini belirtiyor. Uzmanlar ayrıca bu bölgelerin yanı sıra son dönemde İstanbul'a yakın bölgelere de ilginin hızla arttığına dikkat çekiyor. Bu bölgelerin İstanbul'a yakın olmalarının yanı sıra, yapılan yeni projeler nedeniyle değerlendiği, bu nedenle de bu bölgelerdeki konutların, kârlı birer yatırım aracı haline geldiğine işaret ediliyor. İstanbul ve çevresinde yazlık ev satın almak için tercih edilen bölgeler ise, başta Silivri ve Kumburgaz, ardından Güzelce, Şile, Ağva, Sapanca ve Adalar olarak sıralanıyor.

Ege ve Akdeniz bölgesindeki illerde ikinci konut alımları, büyük oranda yazlık sahibi olmak isteyen ve emekli olanların dönemsel veya sürekli ikamet etme isteği dolayısıyla gerçekleşiyor. Yatırım amaçlı alımların ise düşük oranda olduğu görülüyor. Bu bölgelerde gayrimenkul arayışı olan kişilerin esas kriterlerini öncelikli olarak manzara ve denize yakınlık olmak üzere; market, hastane, ulaşım gibi sosyal olanaklara yakınlık oluşturuyor. 

En çok rağbet gören iller
Güneyde Antalya'dan başlayarak, Ege'ye doğru çıkan sahil çizgisinde Muğla, Aydın ve İzmir, daha da yukarılarda ise Balıkesir, yazlık almak isteyenlerin ilgi gösterdiği iller arasında üst sıralarda yer alıyor. Antalya'da Kemer, Kaş, Göcek; Muğla'da Bodrum, Marmaris ve Fethiye bölgeleri tercih edilirken, İzmir'de Çeşme ve Urla; Aydın'da Kuşadası ve Didim, Balıkesir'de ise Altınoluk, Edremit ve Akçay bölgeleri daha çok rağbet görüyor.

En gözde Bodrum
Denizi, doğası ve eğlence hayatı nedeniyle tatilcilerin gözdesi olan Bodrum, yazlık almak isteyenlerin en çok alım yaptığı yerlerin başında geliyor. Yazlık talebinin oldukça yoğun olduğu Bodrum'da farklı bütçelere uygun yazlık ev bulmak mümkün oluyor. Bodrum'da ortalama büyüklükteki yazlık ev fiyatları 200 bin ile 500 bin TL arasında değişiyor.
Bodrum'da en gözde bölgeler ise; Yalıkavak, Türkbükü, Gümüşlük (Karakaya), Bitez, Turgutreis, Ortakent-Yahşi, Konacık ve Mumcular Beldesi olarak sıralanıyor. 

Kaynak: RE/MAX Türkiye Haberler, 14.05.2014

12 Mayıs 2014 Pazartesi

FolkartTowers Kiraları 2000 Liradan Başlıyor

FolkartTowers'ta kiralamalar uygun fiyatlarla devam ediyor.
 
FolkartTowers’da rezidans kiraları 2.000 TL’den başlıyor. 2.000 TL’ye kiralanan rezidansın aidatı 385 TL.  2.350 TL’ye kiralanabilecek ofisin aidatı ise 302 TL.  
 
Folkart Yapı’nın İzmir’in yeni kent merkezinde yükselen iddialı projesi FolkartTowers  A Kuleyi söz verdiği gibi Şubat ayından itibaren sahiplerine teslim etti. 2011 yılı Nisan ayında başlayan inşaatın B Kulesi de Ağustos ayından itibaren sahiplerini bulacak. Avrupa’nın en yüksek beşinci ikiz kuleleri olanproje  yaklaşık 4.000 kişinin çalışacağı ve yaşayacağı, günde ortalama 20.000 kişinin girip çıkacağı bir yaşam merkezi olacak.
 
İzmir ve Türkiye’nin çeşitli yerlerinden önemli şirketler FolkartTowers’dan ofis alarak genel merkezlerini veya ofislerini taşıma hazırlıkları yapıyorlar. Mapfre Genel sigorta genel merkezini İzmir FolkartTowers’a taşıyacak şirketlerden birisi. Bunların yanısıraWeber Yapı Kimyasalları gibi bazı uluslararası şirketler de kiralama yoluyla  FolkartTowers ayrıcalıklarından yararlanmaya karar vererek ofislerini kiraladılar. 
 
A kulenin 8 ile 17. Katları arasında rezidanslar,18. Katta Lounge ve 19 ile 43. Katlar arasında ofisler yer alıyor. Gerek rezidans, gerekse ofis katlarının yer almasına rağmen bu iki fonksiyon tamamen birbirinden ayrıştırıldığı içinofis ve rezidans katlarının bağımsız girişleri, asansörleri ve koridor alanları mevcut. Kulenin en üst 3 katı tesisat katları olarak ayrılmış. 44. Katta ise eşsiz İzmir manzarasının izlenebileceği seyir terası bulunuyor. 
 
FolkartTowers  giriş katında bulunan  alışveriş alanı TowersLife’ta yer alan  cafe,restaurant ve mağazlarönümüzdeki aydan itibaren hizmet vermeye başlayacaklar.Ziyaretçiler yeşil alanlarla çevrili bir atmosferde, açık havada alışveriş keyfini yaşayacak,  yürüyüş parkurları ve su ögelerinin yer alacağı yeşil alanlarda dinlenebilecekler.
 
FolkartTowers Sosyal Donatıları
 
Kulenin 5, 6 ve 7. katlarındayaklaşık 4.225m2’si kapalı 1.325m2’si ise açık olmak üzere, bünyesinde  açık ve kapalı havuzlar, spa, fitness,  sauna, Tenisbasketbol sahaları yer alan sağlık ve spor merkezi bulunuyor. Merkez Eylül ayındanitibaren hizmet vermeye başlıyor.
 
Bu ayrıcalıklardan yararlanmak isteyen İzmirliler FolkartTowers’da kiralık rezidanslara yoğun ilgi gösteriyorlar.Kulelerde ofis ve rezidans kiralaması Folkart bünyesinde faaliyet gösteren  gayrimenkul kiralama şirketi Forent aracılığıyla yapılabiliyor.
 
Folkart  Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak ” FolkartTowers A Kulenin şu anda %95’i satılmış durumda. Satın alanların bir kısmı yerleşmeye başladı. Yatırım için alanlar da kiraya vermeye başladılar. Yatırımcılar ile kiracıları gayrimenkul danışmanlık şirketimiz Forent buluşturuyor. Önümüzdeki günler FolkartTowerslılar için hareketli geçecek. ” dedi.
 
Kaynak: Milliyet, 12.05.2014

10 Mayıs 2014 Cumartesi

Mistral İzmir Satışa Çıktı

Mistral İzmir, ofis konut ve çarşısıyla İzmir'e yatırımcı çekecek
 
İzmirli işadamları tarafından 2012 yılında kurulan Mistral Yapı, şehre değer katacak ilk projesi Mistral İzmir’i hayata geçiriyor. Mimarisi, teknolojik alt yapısı, yeşil bina konsepti ile Türkiye’nin örnek projelerinden biri olmaya hazırlanan Mistral İzmir, İzmir Körfezi’nin yanı başında geniş teraslı konutları, iş dünyasına fark getirecek ofisleri, ünlü markaları cadde konseptinde buluşturacak Çarşısıyla yatırımcıları İzmir’e çağırıyor. 
 
Mistral Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Önder Türkkanı, ortakları arasında LucienArkas, Haydar İnaç, Tufan Ünal, Erdoğan Atay Holding, Deniz Barçın gibi önemli işadamları ve şirketlerin yer aldığı Mistral Yapı’nın ismini 'güçlü bir Akdeniz rüzgârı' anlamına gelen Mistral'den aldığını söyledi. Büyük kısmı İzmir Limanı özelleştirmesinde de bir araya gelen ortakların, İzmir'e olan bağlılıklarını şehre yakışır projelerle göstermek arzusuyla gayrimenkul sektöründe de güçlerini birleştirdiğini ifade eden Önder Türkkanı, "İlk projemiz Mistral İzmir ile mimarisi, kalitesi ve yaşam tarzıyla iz bırakacak iddialı bir yapıt tasarladık. Mistral Yapı olarak hedefimiz çocuklarımızın da gurur duyacağı sembol binalar inşa etmek” dedi. 
 
“Ofis ve konut yatırımında İzmir, İstanbul’un alternatifidir”
 
Türkkanı, “İşim gereği uzun yıllardır İstanbul ve İzmir’de dönüşümlü olarak yaşamaktayım. İstanbul’da yaşamanın nasıl zorlaştığını yakından izlemekteyim. Yıllar itibariyle iş hayatının böylesine yoğun bir şekilde İstanbul’a yığılması ve özellikle trafiğin şehir üzerine yaptığı yıkıcı baskı, başta İstanbullulara büyük haksızlık. Artık bu duruma çözüm arama, alternatif yaratma zamanı geldi, geçiyor. İstanbul’a alternatif olacak, onun yükünü hafifletecek şehirlere yönelmek gerekiyor. İzmir, bu alternatifler içinde birinci sırada yer almaktadır. Avrupa’nın birçok ülkesinde benzer durumlarda alternatif şehirlerden yararlanılmaktadır. Örneğin, Paris’te bu tür bir yığılma başladığında, şirketlerin bir bölümü Lyon’a kaymaya başlamış, bir kısım faaliyetlerini bu şehre taşımışlardır” diyerek diğer ülke uygulamalarına dikkati çekti.
 
İzmir’in, İstanbul’da faaliyet gösteren şirketler için çok uygun şartlara sahip bir kent olduğunu vurgulayan Önder Türkkanı, “Yaşamın kolaylığı ve kalitesi, çalışan motivasyonunu ve enerjisini yükseltmektedir. Çok sayıda üniversitenin sağladığı genç ve eğitimli nüfus, Türkiye’nin en büyük havalimanlarından birine sahip olması, yatırımı başlatılan İzmir-İstanbul otoyolu, Çeşme, Alaçatı gibi cazip hinterlandı,  İstanbul’a oranla çok daha düşük maliyetler İzmir’in sağladığı avantajlardır” dedi.
 
“İzmir’de artık birinci sınıf ofis ve konut projeleri yapılıyor”
 
“İzmir’de eksik olan, büyük çaplı şirketlerin ihtiyaçlarına cevap verebilecek ofis yapılarına, rezidanslara sahip olmamasıydı” diyen Türkkanı, şimdi birçok projeyle bu eksiğin de çok daha uygun şartlarla kapatıldığının altını çizdi.
 
Mistral İzmir’in lokasyonu, mimarisi, peyzajıyla İzmir’in en iddialı projesi olduğunu ifade eden Mistral Yapı Yönetim Kurulu Başkan Vekili Haydar İnaç, Mistral İzmir’in toplam arsa alanının 13 bin 923 metrekare,  inşaat alanının ise 122 bin metrekare olduğunu, ofis, konut ve çarşıdan oluşan Mistral İzmir’in lokasyonuyla da dikkat çektiğini söyledi. İzmir’in yeni kent merkezi Bayraklı’da Manas Bulvarı ile Ankara Caddesi’nin kesiştiği noktada yer alan Mistral İzmir’in çift cepheli ofis binası, İzmir Körfezi’nin güzelliğini doyasıya yaşatacak geniş teraslı konutları ve sokak konseptli çarşısıyla İzmir’de ilklere imza attığını anlatan Haydar İnaç, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Mistral İzmir mimarisinden, yaşam tarzına şehre iz bırakacak konut, ofis ve çarşıdan oluşan, bir karma kullanım projesidir. Konut binamızın sekiz katında uluslararası bir otel markasının hizmet verecek olması Mistral İzmir’e değer katacak. Otel, konut ve ofis girişlerinin birbirinden bağımsız olarak konumlandırıldığı Mistral İzmir’de ofis binasında dört, konut binasında 3.40 metreye varan tavan yüksekliği mekânsal hacim olanağı sunacak. İzmir’de ilk çift cephe uygulamalı ofis binası olma özelliği taşıyan Mistral İzmir Ofis, profesyonel ofis yönetimiyle şehirdeki ofis anlayışını değiştirecek. Mistral İzmir Çarşı da kısa sürede İzmirlilerin vazgeçilmezi haline gelecek.” 
 
Mistral İzmir’in Türkiye’de ilk Leedplatinum ön sertifikalı ofis binasına, gold sertifika adayı konut binasına sahip olduğunu ifade eden Haydar İnaç, yeşil bina özellikleri ile sadece İzmir’de değil, Türkiye’de de ilklere imza attıklarını söyledi. 
 
Mistral İzmir’in mimari konseptini geliştiren DNA Mimarlık ortaklarından MimarBora Şahbazoğlu, İzmir’e değer katacak bir projeye imza attıkları için gurur duyduklarını söyledi. Mistral İzmir’in teknik ve görsel özellikleri nedeniyle fark yaratan bir proje olduğunu ifade eden Şahbazoğlu, temelden dış cepheye kullanılan her malzemenin titizlikle seçildiğini vurguladı. Şahbazoğlu, “Mistral İzmir, betonarme ve çeliğin aynı anda kullanıldığı kompozit bir yapı olma özelliği taşıyor. Çelik kompozit bina olması yatırım maliyetlerini artırmasına rağmen, hem daha dayanıklı hem de daha estetik bir bina ortaya çıkardı. Hem ofis hem de konut binalarında yarattığımız dönme efektiMistral İzmir’e estetik bir görünüm kazandırıyor. Çift cephe olarak tasarlanan ofis binasında dönme efektini aynı zamanda akustik bir engel olarak düşünülen şeffaf cepheyle, konuttakini ise güneşin en dik olduğu zamanlarda bile konutların gölgede kalmasına neden olan teraslarla sağladık” diye konuştu. 
 
Mistral İzmir Sosyal Donatıları
 
Mistral İzmir’de ofis ile konut binalarını birbirine bağlayan podyumun çarşı ve SPA olarak tasarlandığını anlatan Şahbazoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: 
 
“Yaklaşık 2 bin metrekarelik SPA alanında ev sahiplerinin indirimli yararlanacağı fitness salonu, sauna ve buhar odaları, havuzu, güneşlenme terasları, masaj odaları bulunacak. Yeşil bina olarak projelendirilen Mistral İzmir’in konut ve ofis kuleleri arasında kalan podyumunun üzerine yeşil bir çatı oluşturduk. Bu çatıda, Oyun alanı, peyzaj, havuz ve teras bulunacak. Projenin peyzajında arsamızın sınırında bulunan dereyi de dikkate aldık. Dere çevresine çocuk oyun alanları, koşu parkurları, bisiklet yolları, yeşil alanlar, dinlenme bölümleri oluşturduk. Mistral İzmir’de bulunan sokak çarşısında bu peyzaj devam ettirilecek ve çarşı ziyaretçileri de bu sosyal imkânlardan faydalanabilecek.”
 
 Mistral İzmir’in 38 katlı konut kulesinde 110 adet daire buluyor. Genişlikleri 96 ile 418 metrekare arasında değişen 1+1, 2+1, 3+1 dairelerin yanı sıra 4+1 olarak planlanan penthouse daireleriyle dikkat çeken Mistral İzmir’in konut binasının girişinde 130 metrekarelik bir lobi bulunuyor. Tavandan yere kadar cam kullanılan Mistral İzmir’in konutlarında 3.10 metre genişliğe ulaşan teraslar ev sahiplerinin güneş ışığından maksimum yararlanma imkânı sunacak. Mistral İzmir’in 34’üncü katında bulunan sosyal tesisi özel davetlerin verilebileceği lounge alanı, bar, TV ve Play Station alanı, satranç-tavla alanı,  kütüphane ve İzmir Körfezi’nin eşsiz manzarasına hâkim terasıyla sakinlerinin keyifli zaman geçirmesini sağlayacak. Mistral İzmir’in 48 katlı ofis kulesinde büyüklükleri 65 ile 950 metrekare arasında değişen 153 ofis yer alacak. Kat yüksekliklerinin 4 metreyi bulduğu Mistral İzmir’in ofis girişinde yaklaşık 340 metrekarelik lobi yer alacak. Farklı katlarda ofis sahiplerinin kullanımı için özel olarak tasarlanmış toplantı alanları oluşturulan Mistral İzmir’de, resepsiyon ve dinlenme amaçlı lobiler de bulunacak. Mistral İzmir Çarşı ise kafe, giyim ve elektronik ağırlıklı markalara ev sahipliği yapacak. 
 
Kaynak: Milliyet, 09.05.2014

İstanbul taşıyor İzmir doluyor

İSTANBUL artık doldu, taşıyor... Hal böyle olunca İstanbul’un en iyi alternatifi tabi ki İzmir... Ama İstanbul’dan rotasını İzmir’e çevirecekleri geniş ofis ve konutların karşılaması gerekiyor. Kentteki yatırımcılar buna cevap vermek adına yatırımlarına hız verdi. İzmir Limanı’nın özelleştirilmesi sırasında Arkas Holding liderliğinde oluşturulan konsorsiyumdan esinlenen 33 iş insanı şimdi güçlerini gayrimenkulde birleştirdi.
Aralarından Lucien Arkas, Önder Türkkanı, Haydar İnaç, Tufan Ünal, Deniz Barçın, Erdoğan Atay Holding A.Ş önemli iş insanları ve şirketlerin yer aldığı, 2012’de kurulan Mistral Yapı, ilk projesi için Bayraklı’yı seçti. Temel aşamasında olan ve Haziran 2016’da bitirilmesi hedeflenen karma projenin nerdeyse yarısı satılmış durumda. Hedef ise yıl sonuna kadar tamamının satılması. Gurubun gündeminde ayrıca ‘gayrimenkul yatırım ortaklığı’ var...
Mistral Yapı ortakları, dün İzmir’deki ilk projelerini Swissotel Büyük Efes’te düzenlenen basın toplantısıyla tanıttı. Yönetim Kurulu Başkanı Önder Türkkanı, Mistral İzmir’le, mimarisi, kalitesi ve yaşam tarzıyla iz bırakacak iddialı bir yapıt tasarladıklarını belirterek şu bilgileri verdi:
 
Avantajlarıyla öne çıkıyor
“İş dünyasının İstanbul’da yığılması herkesin kaybettiği bir sonuç elde ediyor. Bu yığılmanın önüne geçilmesi amacıyla yeni projeler yapılması gerekiyor. Bu anlamda İzmir’in tek eksiği kaliteli ofis ve projelerdi. Mistral İzmir’le artık iş dünyasına ev sahipliği etmeye hazırız. İstanbul’da yoğunlaşan iş yaşamını İzmir’e taşıyacağız. İzmir, İstanbul’da faaliyet gösteren şirketler için çok uygun şartlara sahip bir kent. Yaşamın kolaylığı ve kalitesi, çalışan motivasyonunu ve enerjisini yükseltiyor. Çok sayıda üniversitenin sağladığı genç ve eğitimli nüfus var. Türkiye’nin en büyük hava limanlarından birine sahibiz. Yatırımı başlatılan İzmir-İstanbul Otoyolu, Çeşme ve Alaçatı gibi cazip hinterlandı, İstanbul’a oranla çok daha düşük maliyetler İzmir’in sağladığı avantajların bazıları. Onun için ‘İstanbul’un en iyi alternatifi İzmir’ diyoruz.”

TANITIM OLMADAN YARISI SATILDI
Projelerinin İstanbul’daki benzerlerine göre 3’te bir, hatta 4’te bir fiyata olduğunu belirten Önder Türkkanı, projede konutların metrekaresinin 3 bin dolar, ofislerin ise 2 bin 750-3 bin 500 dolardan satışa sunulduğu bilgisini verdi. Türkkanı, bugüne kadar herhangi bir tanıtım yapılmamasına rağmen proje satışlarının 9 ay gibi kısa bir sürede yüzde 45’inin tamamlandığını, kalan kısmın ise yıl sonuna kadar sonuçlanacağını dile getirdi.

GOLD SERTİFİKA ADAYI
Mistral Yapı Yönetim Kurulu Başkan Vekili Haydar İnaç da Mistral İzmir’in toplam arsa alanının 13 bin 923 metrekare, inşaat alanının ise 122 bin metrekare olduğunu belirterek, ofis, konut, otel ve çarşıdan oluşan projenin lokasyonuyla da dikkat çektiğini söyledi. İnaç, “Konut binamızın 8 katında uluslararası bir otel markasının hizmet verecek olması Mistral İzmir’e değer katacak. Otel, konut ve ofis girişleri birbirinden bağımsız olarak konumlandırıldı. İzmir’de ilk çift cephe uygulamalı ofis binası olma özelliği taşıyan Mistral İzmir Ofis, profesyonel yönetimiyle şehirdeki ofis anlayışını değiştirecek. Mistral İzmir Çarşı da kısa sürede İzmirlilerin vazgeçilmezi haline gelecek” bilgisini verdi. Mistral İzmir’in Türkiye’de ilk leed platinum ön sertifikalı ofis binasına, gold sertifika adayı konut binasına sahip olduğunu ifade eden Haydar İnaç, yeşil bina özellikleriyle sadece İzmir’de değil, Türkiye’de ilklere imza attıklarını sözlerine ekledi.

PROJEDEN KISA KISA
154 metre yüksekliğindeki 38 katlı konut kulesinde 110 daire buluyor.
216 metre yüksekliğindeki 48 katlı ofis kulesinde ise 153 ofis yer alıyor.
Mistral İzmir için yaklaşık 150 milyon dolar yatırım yapıldı.
Yüzde 75’i çelik yapı olan projenin temeli ise 75 metreyi buluyor.

Kaynak: Hürriyet, Mete Tamer OMUR, 10.05.2014

8 Mayıs 2014 Perşembe

İzmir’in projeleri yüksekten uçuyor

Kentsel dönüşümle niteliksiz binalardan kurtulmak isteyen İzmir’de dev projeler sırada bekliyor. Bunlar arasında Avrupa’nın en yüksek gökdeleni de var. Yeni projeler altyapı, tasarım ve teknolojide üst standartlar sunuyor

Türkiye’nin en güzel kentlerinden biri olan İzmir’de kentsel dönüşümle birlikte yeni bir dönem başlıyor. Büyük bir gelişme potansiyeline sahip olmasına rağmen şimdiye kadar bunu ortaya koyamayan İzmir, niteliksiz yapılardan kurtulup, yeşil ve akıllı dönüşüm yapmak istiyor.
Kent, denizle içli dışlı olmasına rağmen yıllar önceki göç dalgası nedeniyle niteliksiz ve Kaçak binaların yuvası haline geldi. Gayrimenkul alanında İstanbul’dan sonra en hareketli illerden biri olmasına rağmen, yatırımcıların pek ilgi göstermediği kentte, fiyatlar düşük seviyede seyrediyor. konutların hızlı prim yapmaması nedeniyle hareketli bir piyasa oluşamıyor.
En pahalı ve lüks gayrimenkullerin metrekare fiyatının 6 bin liradan satıldığı kentte metrekaresi 4 bin liranın üzerindeki projelerin sayısı oldukça az. Kentin merkezi yerlerinde metrekare fiyatlarının uygun olması ise olası bir hareketlilikle birlikte yatırımcıların iyi prim elde etmesinin göstergesi kabul ediliyor.

Otoban etkisi...
İzmir’de yatırımların teşvik edilememesi, ruhsat alma süreçlerinin çok uzun sürmesi yatırımcıları kentten uzak tutuyor. Ancak, bulunduğu konum nedeniyle birçok avantaja sahip olan İzmir’in en büyük hamlesi, İstanbul’a bağlayacak otoban olarak gösteriliyor. Bu yeni yolla İstanbul-İzmir arası araçla 3.5 saate düşerken, yeni yapılan havalimanının da kentin gelişimini hızlandırması bekleniyor.
Çeşme ve Seferihisar gibi tatil beldelerini bünyesinde bulunduran İzmir’de kurvaziyer limanı gibi projeler diğer artılar olarak gösteriliyor.

Dev yatırımlar sırada bekliyor    
İzmir’de özellikle İstanbul merkezli firmaların projeleri uzun süredir rafta bekliyor. Yıllar önce planlanmasına rağmen bir türlü ruhsatların verilmediği Bayraklı’daki yeni şehir bölgesinde yoğunlaşan yatırımlar gerçekleşirse kentin kaderi de değişecek. Rönesans, Tekfen, Özak GYO, Torunlar, Sur Yapı, İş GYO ve Soyak gibi firmalar İzmir’i markaja almış durumda. Yıllar önce İzmir’de projelere hız veren Soyak’ın ardından geçtiğimiz yıl yeni yatırımını hayata geçiren İş GYO dışında İstanbullu firmalar yeni projeler için hazırlık yapıyor.

Avrupa’nın en uzun kulesini yapmak için hazırlığa başladı
İzmir’in en büyük gayrimenkul yatırımcısı olan Folkart Yapı, Avrupa’nın en yüksek kulesini yapmak için harekete geçti. Folkart Narlıdere projesinin ardından 210 metrelik İzmir’in en yüksek binaları olan Folkart Towers projesini inşa eden firma, yeni projesiyle İzmir’i cazibe merkezi yapmayı planlıyor.
Folkart Yapı Genel Müdürü Mesut Sancak, Şaraphane’deki arsada Avrupa’nın en yüksek binasının inşaatına başlayacaklarını açıkladı. 30 dönüm arsa üzerinde 240 bin metrekarelik inşaat planladıklarını ifade eden Sancak, “Bu projede ofis ve rezidanslar olacak. Kulenin altındaki baza da Çarşı yapacağız. İnşaata 2015 Mart ayına kadar başlamayı planlıyoruz” dedi.
Mesut Sancak, bu dev projenin yanı sıra bornova’da 900 dairelik projenin inşaatına 3 ay içinde başlayacaklarını belirterek, “İzmir’i Türkiye’de ve Avrupa’da konuşulan bir kent haline getireceğiz” diye konuştu.
‘İzmir 3-4 yıl içinde patlayacak’
İzmir’de gayrimenkul fiyatlarının çok uygun olduğunu belirten Mesut Sancak, şunları söyledi:
“İzmir yatırımcıyı çekemiyor. Otoban ve yeni kent projeleri başlayınca fiyatlar hızla yükselecek. Folkart Towers’ta metrekaresini
3 bin dolara satıyoruz. Bu fiyatlar 5 bin dolar olmalı. İstanbullu önemli gruplar da burada projeye başlayacak.
Bu rekabet kente değer katacak ve fiyatlar yükselecek.”
‘Bayraklı Manhattan gibi olacak’
İzmir’de Alsancak, Turan ve Bayraklı bölgesinde kalan 600 hektarlık arazinin yeni şehir merkezi olarak belirlendiğini vurgulayan Mesut Sancak, bölgede büyük yatırımcıların olduğunu ve toplamda 3 milyon metrekarelik inşaat yapılacağını söyledi.
Bu alanın 3/1’inin konut, diğer bölümün ise ticari imarlı olduğunu dile getiren Sancak, şunları söyledi:
“Bölgede 3.5 emsal var. Yükseklik serbest. Şehrin tam ortasındaki bu yer Manhattan gibi olacak. Bölgede yatırımlar başladı. Biz de Folkart Towers projemizi burada hayata geçirdik. Kuleler çıkınca bölgenin gelecekte nasıl bir yer olacağının ilk izlenimini aldık. Bu bölge yatırımcıları çekecek ve İzmir cazibe kenti haline gelecek.”  

Karşıyaka’da yeni başkandan kentsel yenileme atağı...
İstanbul ve Ankara’nın başlattığı kentsel dönüşüm hamlesini hayata geçirmek isteyen İzmirli belediyeler projelere ağırlık vermeye başladı. Yerel seçimlerin sona ermesiyle birlikte icraatlarına hız vermek isteyen belediyelerin en aktiflerinden biri olan Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar ise, önümüzdeki süreçte kentsel dönüşüm projelerine ağırlık vereceklerini söyledi.
Geçmişte mesire yeri olan Karşıyaka’nın zaman içinde yanlış planlanma nedeniyle çarpık geliştiğini ifade eden Akpınar, “Eski konutların olduğu yerler yarı açık cezaevi gibi. Buralara ambulans, itfaiye ve temizlik araçları giremiyor. Bu 50 yıllık bir sorun” dedi. Karşıyaka’da Alaybay ve Yalı bölgesinin zemininin de çok sağlıklı olmadığına dikkat çeken Akpınar, “Buradaki konutlar ekonomik ömrünü çoktan tamamlamış. Deprem anında kağıt gibi olabilirler. Bu nedenle bir an önce dönüşümü başlatacağız” diye konuştu.
‘Kentin estetiğine dikkat edeceğiz’
Hüseyin Mutlu Akpınar, Karşıyaka’yı dönüştürürken kentin estetiğine dikkat edeceklerini belirterek, böyle güzel bir kentin imar planlarının doğru yapılması gerektiğinin altını çizdi. İzmir’deki birçok binanın ‘başımı sokacak bir evim olsun’ mantığıyla yapıldığını ifade eden Akpınar, “Karşıyaka’yı dönüştürürken yükseleceğiz. Ama kentin siluetine dikkat edeceğiz. Binaları yatay değil dikey planlayacağız. Bu sayede daha fazla yeşil ve sosyal alan kalacak. Dükkânları da işlevlerine göre ruhsatlandıracağız” dedi.
‘Katılımcı anlayış sergileyeceğiz’
Hüseyin Mutlu Akpınar, Karşıyaka’daki ilk dönüşüm projesinin Örnekköy’de hayat geçirileceğini söyledi. Bakanlar Kurulu kararı ile bölgenin riskli ilan edildiğini dile getiren Akpınar, “Bu bölgede Romen vatandaşlarımız da yaşıyor. Bu vatandaşlarımızın kültürel yapılarını bozmadan dönüşüm yapmayı planlıyoruz. Burada vatandaşlarla anlaşmaları yapacağız. İzmir Büyükşehir Belediyesi projeyi hayata geçirecek” dedi.
Hüseyin Mutlu Akpınar, 5 yıl içinde Alaybey, Bostanlı, Şemikler, Cumhuriyet ve Latife Hanım bölgelerini yenileyeceklerini belirterek, “Karşıyaka kentsel dönüşüm için çok uygun bir bölge. İzmir’in konsept ilçesi olabilir. Burada vatandaşların hayallerine göre bir dönüşüm yapacağız. Uzmanların görüşünü alarak, katılımcı anlayışla Karşıyaka’yı planlayacağız” diye konuştu. 

20 katlı kulenin inşaatı 2015’te tamamlanacak
İzka İnşaat tarafından Karşıyaka’nın merkezindeki son parsellerden birinde inşa edilen Karşıyaka Tower’da satışlar devam ediyor.
Karşıyaka Tower’ın Karşıyakalıların her türlü ihtiyacını karşılamayı hedeflediklerini söyleyen İzka İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Azat Yeşil, projenin 2015 yılında tamamlanacağını ifade etti.
20 bin metrekare inşaat alanına sahip projede, 1 +1 ve 3 +1 daire seçenekleri bulunuyor. 20 katlı bir kuleden oluşan Karşyaka Tower’ın, rezidans bloğunun her katında 7 daire bulunuyor. Projede konut ve ofisler için otopark alanları mevcut.
Projenin teras katında yüzme havuzu ve fitness aletleri bulunacak. Cep sineması, çocuk Oyun alanları ve yeşil alanlarprojenin blokları içinde sıralanıyor.

2015’te kapılarını açıyor
Kavuklar Gayrimenkul Geliştirmenin rezidans ve alışveriş merkezi konseptiyle hayata geçirdiği Point Bornova Alışveriş ve Yaşam Merkezi’nin inşaat çalışmaları büyük bir hızla devam ediyor. Zemin iyileştirme çalışmalarının bitirildiği Point Bornova tüm hızıyla yükselmeye devam ederken kapılarını 2015 son çeyreğinde misafirlerine açacak.
Proje ile ilgili açıklama yapan Kavuklar Gayrimenkul Geliştirme Grup Başkanı Metehan Kavuk, Kavuklar olarak her zaman projeleri müşteri beklentilerine göre geliştirdiklerini ifade etti.
Ön lansmandan bugüne kadar satışların % 60’ını gerçekleştirdiklerini söyleyen Kavuk, “Deniz, doğa ve şehir temalarının ön plana çıkacağı Point Bornova, açık hava keyfini yaşatan uluslararası kafe ve restoranlar ve Ege Bölgesi’nin tek çocuk eğlence merkeziyle İzmirlilerin vazgeçemeyeceği bir yaşam merkezi olacak” diye belirtti.

Bornova’daki teslimler haziranda yapılacak
Gözde Grubu ve Ontan İnşaat tarafından Bornova’da hayata geçirilen MyVia Bahçe projesiyle ilgili bilgiler veren Gözde Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Kalı, projede satışların hızla devam ettiğini söyledi.
3 etaptan oluşan projede, 1. etabın tamamlandığını  ve teslim edildiğini ifade eden Kalı,  2. etabın son aşamada olduğunu belirterek, 3. etabın ise haziranda tamamlanmasını beklediklerini belirtti.
Projenin lokasyonuyla ilgili bilgi veren Kalı, Çevre yoluna 60 saniye, Yaşar, Şifa, Ege Üniversitelerine, Bahçeşehir Koleji, Forum Bornova’ya yürüyüş mesafesinde olan MyVia Bahçe’nin otogara 3, havaalanına 15, Kuşadası’na 45 ve Çeşme’ye 50 dakika uzaklıkta konumlandığını dile getirdi.
Projede sosyal donatılara yer verdiklerini ifade eden Kalı, kapalı havuz, fitness, çocuk oyun alanları, organik tarım bahçeleri, kiralanabilir misafir odaları, kiralanabilir çalışma ve hobi odaları, sauna, yoga alanı, seyir terası gibi alanların olduğunu söyledi.
338 daire 4 bloktan oluşan projede, 1+0 - 1+1 ve 2+1 daire tipleri bulunuyor.
Dairelerin büyüklükleri 42 ile 110 m² arası değişiyor.

Kaynak: Milliyet, 07.05.2014

19 Nisan 2014 Cumartesi

İZMİR LOGOSU İZMİRLİLERLE BULUŞTU

İzmir’in tanıtımı için “en çok ödüllendiren Akdeniz şehri olmak” vizyonu ile yola çıkan İzmir Kalkınma Ajansı'nın (İZKA) İzmir'deki paydaş kurum ve kuruluşlarla belirlediği İzmir logosu İzmirlilerle buluştu. İzmir'in tanıtımında tek sesliliğin sağlanması amacı ile hazırlanan ve sloganı "Öncülerin Şehri İzmir" olan nazar boncuğu formundan üretilmiş olan İzmir logosunun 3 boyutlu maketi şehrin çeşitli yerlerde boy göstermeye başladı. İzmir Valisi ve İZKA Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Toprak “Öncelikli olarak Alsancak İskelesi önüne ve Adnan Menderes Havalimanı İç Hatlar bölümüne logoları yerleştirdik. Vatandaşlarımızın ve ziyaretçilerin yoğun ilgisini gördük. Şehrin çeşitli yerlerine logo maketleri yerleştirmeye devam edeceğiz.” dedi.
Logoda yer alan dış mavi çizgi İzmir Körfezi’ni, iç kısımda yer alan açık mavi halka İzmir’in açık ve berrak gökyüzünü, iç kısımda yer alan sarı bölüm ise 300 gün güneşli olan İzmir için güneşi temsil ediyor.

Kaynak: Milliyet, 18.04.2014