urla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
urla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Haziran 2015 Pazartesi

Urla'ya tarih inşa edilecek

ANKARA Üniversitesi, Ege Denizi'nin bilinen en eski liman kentlerinden biri olan Urla'da, 2 bin yıllık Roma limanını aynı yerinde yeniden inşa edecek. Limanda Roma döneminde kullanılan tekneler, mancınık ve depolar aslına uygun olarak oluşturulacak. Liman inşaatının tamamlanmasının ardından ziyaretçiler Roma gemileriyle gezintiye çıkabilecek.

Ankara Üniversitesi, İzmir'in Urla ilçesinde, Roma dönemine ait bir liman gerçeğine uygun şekilde inşa ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Urla Belediyesi işbirliğinde hayata geçen proje kapsamında, dünyada ilk kez 2 bin yıllık bir liman aynı yerinde aynı donanımlarla yeniden hayat bulacak. Proje hakkında bilgi veren Ankara Üniversitesi Sualtı Arkeoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi (ANKÜSAM) kurucusu ve Liman Tepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Hayat Erkanal, "Dünyada başka örneği olmayan bir proje. Tekne ve silahların hazırlanması çalışmalarına başladık. Bir yıl içerisinde detaylı inşaata başlayacağız" dedi.



ERKEN ROMA DÖNEMİNE AİT
O döneme ait mancınıkların da limanda yer alacağını söyleyen Prof. Dr. Erkanal, "Limanda yüklerin depolandığı, kayıtların tutulduğu binalar oluyor. Bunları inşa edeceğiz. Daha geç bir dönemde limanda küçük bir kilise bulunduğunu belirledik. Ama biz erken Roma dönemine ait bir liman yapacağız. Bunlar Urla Belediyesi'nin tahsis ettiği arazi üzerine inşa ediliyor. Gemilerin yapımına başladık. Erken Roma dönemine ait en az iki tekne yapacağız. Bittiğinde turistik ziyaretlere açık bir alan olacak. Bu limanı canlı tutmaya çalışacağız. Ziyaretçiler Roma tekneleriyle Ege'nin mavi sularında seyahat yapma imkanına kavuşacak" dedi.



Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş, projenin Türkiye turizmi açısından önemli olduğunu kaydetti. Roma İmparatorluğu dönemindeki limanda ne varsa hepsini canlandıracaklarını dile getiren Rektör Erkan İbiş, "Burada aynı yıllar önce Romalıların yaptığı limanın birebir halini yansıtacağız. Dünyada başka örneği yok. O günlerde kullanılan araç gereçler, tekneler, yükleme araçları birebir, aslına uygun şekilde yapılıyor. Hem üniversitemiz hem de Türkiye turizmi için gurur verici ve çok önemli bir proje" dedi. Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar ise "Üniversite ile çalışmak bizim için çok önemli. Kültür ve turizme katkısı olacak her adımı atmaya hazırız" dedi.

 

3 Nisan 2015 Cuma

İzmir Turizmi Instagram Projesiyle Canlandırılacak

İzmir’i Instagram üzerinden Türkiye ve dünya ile buluşturacak olan "@Cityofİzmir" projesi, Ege Genç İşadamları Derneği (EGİAD) evsahipliğinde başlıyor.

İzmir’i Instagram üzerinden Türkiye ve dünya ile buluşturacak olan "@Cityofİzmir" projesi, Ege Genç İşadamları Derneği (EGİAD) evsahipliğinde başlıyor. İzmir Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Ticaret Borsası’nın desteği, Pegasus Hava Yolları, İzmir Swissotel, Renaissance Otel İzmir, Karaca Otel ve Asyakıt’ın sponsorluğuyla yürütülecek proje kapsamında Instagram fenomenleri, şehir bloggerları, köşe yazarları, seyahat yazarları, dergi editörleri ve lezzet bloggerları İzmir’e gelmeye hazırlanıyor. Hafta sonu destinasyonu konumlandırmasında Türkiye ve dünyada başka bir noktaya taşıyacak bu sosyal medya projesi, Ege’nin incisini dünya şehirleri arasına sokacak.

EGİAD tarafından hazırlanan @cityofizmir, takipçi sayısı 100 bin ile 1 milyon arasında değişen Instagram fenomenleri, şehir bloggerları, köşe yazarları, seyahat yazarları, dergi editörleri ve lezzet bloggerlarının 9-26 Nisan 2015 arasında, farklı rotalarla İzmir’de ağırlanmasıyla başlayacak. Şehri nisan ayı boyunca ziyaret edecek fenomenler, hem kendi hesapları hem de İzmir’in yeni resmi Instagram hesabı "@cityofizmir" üzerinden paylaşımlar ve özgün içeriklerle şehrin özellikle ilkbahar aylarında mutlaka atlanıp gidilmesi gereken bir keyif destinasyonu olduğunu vurgulayacak.

@CITYOFIZMIR HESABI NASIL İŞLEYECEK?

Nisan ayında Türkiye’den, eylül ve ekim ayında ise bütün dünyadan fenomenler, yazarlar ve bloggerlar, yedişer kişilik ekipler halinde beşer gün boyunca İzmir’de ağırlanacak. Ekipler, projenin koordinatörü ve seyahat yazarı Bahar Akıncı rehberliğinde, belirlenecek rotalarda İzmir’i gezecek ve fotoğraflayacak. Tarihi Kemeraltı Çarşısı’ndan Agora’ya, Urla yarımadasından Sığacık Pazarı’na, Kordon’da günbatımından Tuzla deltasında gündoğumuna, bisiklet yollarından Tarihi Asansör’e, Alsancak ve Bornova’daki sanat galerilerinden Adnan Saygun’a, fayton gezintisinden deniz ulaşımına, yelken turundan Homeros Vadisi’ne kadar İzmir’in her anını, baharın en güzel ayında fotoğraflayacak olan ekipler, hesapları üzerinden "@cityofizmir hesabını" işaretleyerek paylaşımda bulunacak. Aynı anda EGİAD tarafından yönetilecek İzmir’in yeni resmi Instagram hesabı olan "@CityOfİzmir" de fenomenlerin çektiği fotoğrafları ve özgün içerikleri yayımlayacak. Nisan sonunda 20 bin, bir yıl sonunda ise 60 ile 100 bin arasında takipçiye ulaşması hedeflenen proje sayesinde İzmir, İzmirlilerin bile bilmediği pek çok yönüyle tanıtılmış olacak. İzmir’e gelmeyi planlayan gezginler için bir rehber niteliğini taşıyacak.

Kaynak: Haberler, 03.04.2015

31 Mart 2015 Salı

Yarımada’nın Geleceği Masaya Yatırılıyor

Seferihisar’da,  İzmir Yarımadası’nın geleceğini etkileyecek çok önemli bir konferans gerçekleştirilecek.

Yarımada Ortak Yaşam Platformu öncülüğünde, Seferihisar’da gerçekleşecek arama konferansında, Yarımada’nın bugünü ve yarını tartışılacak, çözüm önerileri çıkarılacak. 
 
Seferihisar, Karaburun, Çeşme, Urla ve Güzelbahçe’de yaşayan sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çevre konularında uzman kişiler tarafından kurulan Yarımada Ortak Yaşam Platformu, Yarımada’nın “Eşitlikçi, özgürlükçü, paylaşımcı, adil, sürdürülebilir, ekolojik bir ortak yaşam” hedefiyle 4 Nisan 2015 Cumartesi günü Seferihisar Yeni Kültür Merkezi’nde arama konferansı gerçekleştirecek.
 
Seferihisar Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Urla, Karaburun, Çeşme ve Güzelbahçe’den gelecek katılımcılarla gerçekleşecek konferansın moderatörlüğünü Gazeteci-yazar Nihat Demirkol yapacak. Arama konferansında swot analizi yapılacak, Yarımada’nın güçlü yönleri, zayıf yönleri, fırsatları ve tehditleri tespit edilecek. Çıkarılan sonuçlar yerel yönetimlerle paylaşılacak.
 
4 Nisan Cumartesi Saat 10.00’da gerçekleşecek arama konferansına katılmak isteyenler için;
Karaburun Nergis Cafe önünden Saat 08.00’de, Mordoğan Merkez’den 08.30’da, Çeşme Belediyesi önünden 08.30’da, Urla Belediyesi önünden 09,00’da, Alaçatı’dan 09.00’da otobüsler kaldırılacak.  
 

30 Ocak 2015 Cuma

İzmir’e yükselmek yakışmayacak

Evrenol, İzmir’in yatay gelişmesi gereken bir kent olduğunun altını çiziyor.
 
Türkiye’deki ekonomik büyüme ve inşaat sektöründeki hızlanmanın İzmir’e de yansıdığını ve kent merkezi dışında şehirde mahalleler oluşmaya başladığını söyleyen Evrenol Architects Kurucusu Yük.Mim.Mehpare Evrenol, İzmir’in yatay gelişmesi gereken bir kent olduğunun altını çiziyor.
 
Mavişehir ve Bostanlı civarının dominant etkisi olmayan yeni yerleşimler olduğunu, kendi içinde kente entegre olmaya çalıştıklarını bunun da zararlı olmadığını ancak en büyük korkusunun bu yükselmelerin Narlıdere ve Urla tarafına doğru da gerçekleşmesi olduğunu söyleyen Mehpare Evrenol; “Eğer bu gerçekleşirse İzmir Akdeniz kenti olma özelliğini kaybeder. Ki İzmir’in en temel özelliklerinden biri Akdeniz kenti olmasıdır. Akdenizlilik, insanların yaşantısıyla, kurgusuyla ve Kordon boylarıyla da böyledir. Yükselen binalar kendi sosyal yapısını dayatacağı için bir anlam değişikliğine sebep verecek. Bunu İzmir için hiç kabul edilir bulmuyorum. İzmir’in iklimi binaların balkonsuz hayal edilemeyeceği bir iklim. Açılan pencere ve balkonla yaşayan bir şehirdir İzmir. Camı çerçevesi açılmayan cam cepheli binalar ancak ülkenin kuzeyine uygun bir yapı tipidir ve İzmir’e hiç uygun değildir” şeklinde konuştu. 
 
Ünlü mimar Le Corbusier’nin 1948 yılında İzmir için yaptığı nazım planında kıyıda alçak ve arkaya doğru giderek yükselen aralıklı, nefes alan, imbat rüzgarını arkaya kadar iletebilen bir modelin söz konusu olduğunu belirten Evrenol, günümüzde bu modelin kaybedildiğini ve geri dönüşü olacağına da inanmadığını söylüyor. En azından şehrin bugünkü mevcut yoğunluk dağılımının korunması gerektiğini vurgulayan Evrenol; “Karşıyaka, Alsancak, Konak ve Güzelyalı’yı korumamız gerektiğini düşünüyorum. Bayraklı bölgesi son dönemlerde yeni bir merkez tayin edildi ve orada yüksek yoğunluklu, çok katlı yapılar yükselmeye başladı. Bu bir oranda Alsancak ve Karşıyaka bölgelerini koruyan bir ele alış ama Bayraklı’nın zemini problemli ve kent siluetini derinden etkileyen bu yükselme ne yazık ki oldukça yanlış bir dönüşüme işaret ediyor” dedi.
 
Modern ve ikon olmak için İzmir’e yükselmek yakışmayacak
 
Düşey gelişmenin ancak büyük sanayi şehirleri ya da ekonomik yolların kesişmesinde yer alan İstanbul, Şangay, Dubai gibi kentlerde göze alınması gerektiğini söyleyen Evrenol, modern ve ikon olmak için İzmir’e yükselmenin yakışmayacağını vurguluyor. Evrenol, yüksek ve koyu cephelerin İzmir kent dokusuna aykırı bir siluet etkisi yaratacağının altını çiziyor.  Özellikle denizle büyük entegrasyonu olan Urla yolundaki yükselmeden ve yüksek emsalli büyük projelerin yapılmasından tedirgin olduğunu belirten Evrenol, burada maksimum 8 katlı binalarda kalınmasını umduğunu söylüyor.
 
İzmir’de kentsel dönüşüm için en doğru yaklaşım yatayda gelişen, az ve orta katlı konut alanları
 
İzmir’deki kentsel dönüşüm çalışmalarında en doğru yaklaşımın yatayda gelişen, az ve orta katlı konut alanları olduğunun altını çizen Evrenol; “Az katlı konutlar için İzmir'in yangın öncesi kordon boyu hakim dokusunu oluşturan konutların mimari özelliklerini taşıyan yapı tipinin, tasarımın merkezine alınması gerektiğini düşünüyorum. Yüksek tavanlı, dar uzun pencereli, verandalı, desenli mozaik karolarla döşenmiş zeminlere sahip, çakılla bezenmiş bahçeli bu binaların, kentin iklimi ve geleneğiyle örtüşen, günümüz anlayışıyla düzenlenmiş, kentlinin aşina olduğu bir yaşam tarzı sunacağı kanısındayım. 
 
Benzer şekilde, orta katlı binalar ya da apartmanlar da beyaz rengin hakim olduğu, detayların modernleştirilerek entegre edildiği, geniş balkonlu İzmirlilerin sevdiği bir anlayışla projelendirilmeli. Hayalimdeki projede mutlaka kordon boyu gezinti imkanlarını sunan, tanıdık kaldırım döşeli, pasaport kahvelerine ulaşan aksa benzer ve biyolojik arıtma ile elde edilmiş su boyu yaşam alanı önermek var. Kullanıcılarına sıcak ve tanıdık bir atmosfer sunan sosyal donatıların kentliler için buluşma, karşılaşma ve niteliği yüksek bir boş zaman değerlendirme alanları olduğuna inanıyorum ki bu tür alanlar kent yaşamına çok fazla artı değer katmakta” şeklinde konuştu.
 

4 Nisan 2014 Cuma

İzmir'e bahar dopingi

Baharın gelmesiyle İzmir'de emlak piyasası hareketlendi. Özellikle Çeşme, Güzelbahçe ve Urla'da konut fiyatları son bir ayda gösterdiği artışla dikkat çekiyor.

Hurriyetemlak.com tarafından hazırlanan emlak endeksine göre İzmir 'de satılık konutların metrekare ortalaması 1.667 lira oldu. Yıllık artış ise yüzde 13 ortalamasında. Kiralık evlerde ise fiyatlar yüzde 9 artarak metrekaresi 8 liraya ulaştı. İlde amortisman süresi 18 yıl.
Son bir ayda fiyatı artan ilçeler sıralamasında Çeşme yüzde 8,6 artışla dikkat çekiyor. İlçede satılık konutların metrekaresi 3.923 lirayı buldu. Çeşme’nin en pahalı bölgesi Alaçatı’da metrekare ortalaması 4.583 lira. Alaçatı’da konut fiyatlarının yıllık artışı yüzde 38 oranında.
İzmir’in gözde ilçelerinden Güzelbahçe’de evler son bir ayda tam yüzde 6,7 oranında değerlendi. İlçede metrekare fiyatları 2.200 liraya yükseldi. Metrekare ortalama konut fiyatının 2.000 lira olduğu Urla’daki artış ise bir ayda yüzde 2,7 oranında.

EN DEĞERLİ ALAÇATI
İzmir’in en değerli semtlerine baktığımızda ise; Alaçatı 4.583 lira metrekare ortalamasıyla başı çekiyor. Her yaz ünlülerin akın ettiği Alaçatı’da Demet Akbağ, Yılmaz Erdoğan, Nurgül Yeşilçay, Ali Taran, Serdar Hotiç, Ender Mermerci, Derin Mermerci, Okan Buruk, Emre Altuğ ve Banu Alkan gibi birçok ünlü ismin evi var... İkinci sırada 3.317 lira ortalama fiyatla Mavişehir, üçüncü sırada 2.973 lira ile Ilıca bulunuyor.

TİCARİ GAYRİMENKULDE ŞAMPİYON KONAK
Hurriyetemlak.com Emlak Endeksi’nde ticari gayrimenkul rakamlarına bakıldğında; İzmir’de son bir ayda fiyatlar en çok Konak’ta artmış durumda. Öyle ki, satılık ticari gayrimenkullerin metrekare ortalaması 2.656 lirayı buldu. İzmir genelinde ortalama fiyat ise 2.000 lira. Kiralık ticari üniteler baz alındığında ise ortalama fiyat metrekaresi 13 lira olarak görülüyor.

Kaynak: Radikal, 03.04.2014

8 Şubat 2014 Cumartesi

Urla'daki villalarla ilgili yeni iddia

İzmir İl Genel Meclisi Başkanı CHP'li Serdar Değirmenci, Urla Zeytineli Köyü, Hacılar Koyu’ndaki villaların bir kısmının Hazine arazisi üzerinde olduğunu ileri sürdü

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın tatilini geçirdiği İzmir’in Urla İlçesi’ne bağlı Zeytineli Köyü, Hacılar Koyu’nda 1'inci Derece SİT alanı üzerinde yapılan villalarla ilgili yeni iddia daha ortaya atıldı. İzmir İl Genel Meclisi Başkanı Serdar Değirmenci, villaların bulunduğu bölgedeki parsellerden birinin Hazine’ye ait olduğunu ileri sürdü. Meclis’in dün yapılan toplantısının açılışında konuşan Değirmenci, “Üç kez yazı yazmamıza rağmen Milli Emlak’tan yanıt alamadık” dedi.

Hacılar Koyu’nda 1609, 1607, 1608, 1611, 1819 numaralı parsellerin bulunduğunu ifade eden Değirmenci, “İzmir İl Özel İdaresi, mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı bulunan 1819 No’lu parsele ilişkin olarak, parsel üzerinde yer alan ruhsatsız yapıların yıktırılması konusunda 775 sayılı kanun gereği 16.04.2012, 19.03.2013 ve 23.05.2013 tarihlerinde Defterdarlık Milli Emlak Dairesi Başkanlığı’na yazı yazmıştır. Ancak bu konuda ne yapıldığına dair bir yanıt alamamıştır” diye konuştu.

GÖREVDEN ALINDILAR

Villaların yapıldığı Hacılar Koyu’nun İzmir 1 No’lu Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulu tarafından 1995 yılında 1'inci Derece Doğal SİT alanı olduğunu ifade eden Değirmenci, villalar ile ilgili olumsuz karar alan kamu görevlilerinin yerlerinin değiştirildiğini söyledi. Değirmenci, “Para cezası ve yıkım kararı için karar alan, bu konuda yıkım paralarını da ilgili ilçelere gönderen İl Encümeni’nin başı zamanın İzmir Valisi Cahit Kıraç apar topar Diyarbakır’a tayin edilmiştir. Bu ve bunun gibi kararlara direnen Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın önce elinden yetkileri alınmış, Bakan Ertuğrul Günay görevden alınmıştır. Son olarak konuya mesafeli duran henüz 6 aylık Çevre ve Şehircilik İzmir İl Müdürü Fethi Şahinoğlu da görevden alınmıştır” dedi.

Hacılar Koyu ile ilgili olarak çok sayıda sorunun cevap beklediğini hatırlatan Değirmenci, “İzmir 1 No’lu Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Komisyonu bahse konu olan alanın SİT derecesinin düşürülmesi için bir karar almış mıdır? Bu kararı almışsa hangi gerekçelerle almıştır? Bu kararı alırken, bu karara gerekçe olan raporları hazırlayan bilirkişiler kimlerdir? Bu komisyon kimlerden teşekkül etmektedir? Bu karar alındıysa onay için Çevre ve Şehircilik Bakanlığına gidecektir. Yeni Çevre ve Şehircilik Bakanı sayın İdris Güllüce aynı yoldan mı gidecektir? Bu soruların bir an önce yanıtlanması, kamuoyunun aydınlatılması gerekmektedir” diye konuştu.
Haber Kaynağı: DHA
 
Kaynak: Haber Ekspress, 08.02.2014