kordon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kordon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ocak 2015 Cuma

İzmir’e yükselmek yakışmayacak

Evrenol, İzmir’in yatay gelişmesi gereken bir kent olduğunun altını çiziyor.
 
Türkiye’deki ekonomik büyüme ve inşaat sektöründeki hızlanmanın İzmir’e de yansıdığını ve kent merkezi dışında şehirde mahalleler oluşmaya başladığını söyleyen Evrenol Architects Kurucusu Yük.Mim.Mehpare Evrenol, İzmir’in yatay gelişmesi gereken bir kent olduğunun altını çiziyor.
 
Mavişehir ve Bostanlı civarının dominant etkisi olmayan yeni yerleşimler olduğunu, kendi içinde kente entegre olmaya çalıştıklarını bunun da zararlı olmadığını ancak en büyük korkusunun bu yükselmelerin Narlıdere ve Urla tarafına doğru da gerçekleşmesi olduğunu söyleyen Mehpare Evrenol; “Eğer bu gerçekleşirse İzmir Akdeniz kenti olma özelliğini kaybeder. Ki İzmir’in en temel özelliklerinden biri Akdeniz kenti olmasıdır. Akdenizlilik, insanların yaşantısıyla, kurgusuyla ve Kordon boylarıyla da böyledir. Yükselen binalar kendi sosyal yapısını dayatacağı için bir anlam değişikliğine sebep verecek. Bunu İzmir için hiç kabul edilir bulmuyorum. İzmir’in iklimi binaların balkonsuz hayal edilemeyeceği bir iklim. Açılan pencere ve balkonla yaşayan bir şehirdir İzmir. Camı çerçevesi açılmayan cam cepheli binalar ancak ülkenin kuzeyine uygun bir yapı tipidir ve İzmir’e hiç uygun değildir” şeklinde konuştu. 
 
Ünlü mimar Le Corbusier’nin 1948 yılında İzmir için yaptığı nazım planında kıyıda alçak ve arkaya doğru giderek yükselen aralıklı, nefes alan, imbat rüzgarını arkaya kadar iletebilen bir modelin söz konusu olduğunu belirten Evrenol, günümüzde bu modelin kaybedildiğini ve geri dönüşü olacağına da inanmadığını söylüyor. En azından şehrin bugünkü mevcut yoğunluk dağılımının korunması gerektiğini vurgulayan Evrenol; “Karşıyaka, Alsancak, Konak ve Güzelyalı’yı korumamız gerektiğini düşünüyorum. Bayraklı bölgesi son dönemlerde yeni bir merkez tayin edildi ve orada yüksek yoğunluklu, çok katlı yapılar yükselmeye başladı. Bu bir oranda Alsancak ve Karşıyaka bölgelerini koruyan bir ele alış ama Bayraklı’nın zemini problemli ve kent siluetini derinden etkileyen bu yükselme ne yazık ki oldukça yanlış bir dönüşüme işaret ediyor” dedi.
 
Modern ve ikon olmak için İzmir’e yükselmek yakışmayacak
 
Düşey gelişmenin ancak büyük sanayi şehirleri ya da ekonomik yolların kesişmesinde yer alan İstanbul, Şangay, Dubai gibi kentlerde göze alınması gerektiğini söyleyen Evrenol, modern ve ikon olmak için İzmir’e yükselmenin yakışmayacağını vurguluyor. Evrenol, yüksek ve koyu cephelerin İzmir kent dokusuna aykırı bir siluet etkisi yaratacağının altını çiziyor.  Özellikle denizle büyük entegrasyonu olan Urla yolundaki yükselmeden ve yüksek emsalli büyük projelerin yapılmasından tedirgin olduğunu belirten Evrenol, burada maksimum 8 katlı binalarda kalınmasını umduğunu söylüyor.
 
İzmir’de kentsel dönüşüm için en doğru yaklaşım yatayda gelişen, az ve orta katlı konut alanları
 
İzmir’deki kentsel dönüşüm çalışmalarında en doğru yaklaşımın yatayda gelişen, az ve orta katlı konut alanları olduğunun altını çizen Evrenol; “Az katlı konutlar için İzmir'in yangın öncesi kordon boyu hakim dokusunu oluşturan konutların mimari özelliklerini taşıyan yapı tipinin, tasarımın merkezine alınması gerektiğini düşünüyorum. Yüksek tavanlı, dar uzun pencereli, verandalı, desenli mozaik karolarla döşenmiş zeminlere sahip, çakılla bezenmiş bahçeli bu binaların, kentin iklimi ve geleneğiyle örtüşen, günümüz anlayışıyla düzenlenmiş, kentlinin aşina olduğu bir yaşam tarzı sunacağı kanısındayım. 
 
Benzer şekilde, orta katlı binalar ya da apartmanlar da beyaz rengin hakim olduğu, detayların modernleştirilerek entegre edildiği, geniş balkonlu İzmirlilerin sevdiği bir anlayışla projelendirilmeli. Hayalimdeki projede mutlaka kordon boyu gezinti imkanlarını sunan, tanıdık kaldırım döşeli, pasaport kahvelerine ulaşan aksa benzer ve biyolojik arıtma ile elde edilmiş su boyu yaşam alanı önermek var. Kullanıcılarına sıcak ve tanıdık bir atmosfer sunan sosyal donatıların kentliler için buluşma, karşılaşma ve niteliği yüksek bir boş zaman değerlendirme alanları olduğuna inanıyorum ki bu tür alanlar kent yaşamına çok fazla artı değer katmakta” şeklinde konuştu.
 

23 Nisan 2014 Çarşamba

İzmir'in yüzde 80'i kentsel dönüşüme gidiyor

Tektaş Kentsel Dönüşüm Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Çatalkaya, İzmir’deki binaların yüzde 80’inin riskli olduğunu söyledi.
 
Tektaş Kentsel Dönüşüm Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Çatalkaya, İzmir’deki binaların yüzde 80’inin riskli olduğunu söyledi. Çatalkaya, “ İzmir’de 800 bin bina var. Bunun 600 bini ‘riskli bina’ kategorisinde.” Dedi.
Ege’nin incisi İzmir kentsel dönüşümde atağa kalktı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkili kuruluşu Tektaş Kentsel Dönüşüm lisansına sahip ilk kentsel dönüşüm firması Tektaş Kentsel Dönüşüm, İzmir’deki çalışmalarına hız verdi.Tektaş Kentsel Dönüşüm Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Çatalkaya, İzmir’deki binaların yüzde 80’inin riskli olduğunu söyledi. Çatalkaya, “ İzmir’de 800 bin bina var. Bunun 600 bini ‘riskli bina’ kategorisinde. Kentsel dönüşüm kapsamında yıkımlar başladı.  Bu güzel şehirde 600 bin binanın tamamı yaklaşık 20 yıl içinde yerini yeni binalara bırakmış olacak” dedi.
 
İzmir’in şu anda kentsel dönüşümde İstanbul’un arkasında, ikinci sırada olduğunu hatırlayan Hakan Çatalkaya, “Yaklaşık 1,5 yıl önce, kentsel dönüşüm kanunu çıktığında İzmir’de dönüşüme giren bina sayısı 10 idi. Şu anda ayda 300 bina kentsel dönüşüm kapsamına giriyor. İzmir, Türkiye genelinde dönüşüm talebi açısından 1,5 sene önce 10’uncu sıradaydı, şimdi İstanbul’un ardından ikinci sırada” şeklinde konuştu.
 
Karşıyaka’da yan yatmış binalar var
Karşıyaka’da sahilde bulunan binaların artık eğik hale geldiğine dikkat çeken Hakan Çatalkaya, “Bazı evlerin balkonunda topu duvara vuruyorsunuz, kendiliğinde ayağınıza geri geliyor. Şu anda Kordon’da ev fiyatları 500 bin ile 2 milyon TL arasında değişiyor. Kentsel dönüşüme giren binalardaki ev fiyatları iki katına çıkacak” dedi.
 
Kredi kullanmadan evlerini yenileyebilecekler
 
Bazı İzmirlilerin kentsel dönüşüm kredisi çekmeye ihtiyaç kalmadan, kat karşılığı anlaşmasıyla binalarını yenileyebileceklerini ifade eden Tektaş Kentsel Dönüşüm Yönetim Kurulu Başkanı, “ Özellikle sahilin arkasında kalan evler şu anda 1-2 katlı. Belediyenin imarına göre yüksek katlı yapılabildikleri için mülk sahipleri binalarını, kentsel dönüşümde ceplerinden para harcamadan kat karşılığı ile yenileyebilirler” dedi.Ege Bölgesi’nde, Manisa’da, Muğla’da, Aydın’da ve İzmir’de aktif olarak çalışmalarını yürüten Tektaş Kentsel Dönüşüm, toplam 50 çalışanıyla tüm Türkiye’de dönüşüm çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.
 
Kaynak: Samanyolu Haber, 23.04.2014

12 Mart 2014 Çarşamba

İzmir için 165 milyon Euro'luk imza

İZMİR’de kent merkezindeki toplu ulaşıma ve trafiğe önemli katkısı olacak Üçkuyular-Halkapınar arasındaki 12.6 kilometrelik Konak Tramvayı ile Alaybey ve Mavişehir arasındaki 9.7 kilometre uzunluğundaki Karşıyaka Tramvayı için 15 gün içinde iki önemli adım atıldı.
 
Tramvayların ihalesinin 26 Şubat’ta yapılmasının ardından dün de yapım işlerinde kullanılmak üzere Uluslararası Finans Kuruluşu (IFC), Fransız Kalkınma Ajansı (AFD) ve ING Bank ile 165 milyon Euro tutarında kredi anlaşması imzaladı.

Başkan Aziz Kocaoğlu, 10 yılda sıkıntılı bir finansman gücünden çıkarak toparlandıklarını, bugünkü finans ve yatırım gücüne ulaştıklarını söyledi. Tramvay ihalesinde tekliflerin açıldığını, incelemenin sürdüğünü belirten Kocaoğlu, “Umuyoruz bir problem çıkmaz. Kredisi de hazır olduğuna göre hemen çalışmaya başlarız. Yeni metro hatları yapılacak. Bornova, Buca, Kordon’da nostaljik tramvay çalıştıracağız. Sözün özü, 11 kilometre aldığımız raylı sistem uzunluğunu bugün 96 kilometre ile çalıştırıyoruz. Bu ayın 25’inde 97, 30 Nisan’da 100 kilometre olacak. İZBAN’da Torbalı İstasyonu devreye girince 130 kilometreye çıkacak. Önümüzdeki 5 yıl sonunda ise 302 kilometreye çıkartmayı hedefliyoruz. Atatürk’ün dediği ve bir demiryolu projesinin sloganında olduğu gibi İzmir’i demir ağlarla örüyoruz” dedi.

Kaynak: Hürriyet, 11.03.2014