Konut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Konut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Nisan 2015 Perşembe

Triyanda Masal'a yoğun ilgi

Egesel İnşaat'ın Triyanda Masal projesinde 317 birim bulunuyor

İzmir'in yeni çekim merkezi Torbalı Ayrancılarda Egesel İnşaat'ın yapımını sürdürdüğü Triyanda Masal projesi hem yurtiçi hem de yurtdışından büyük ilgi görüyor.
 
'Önce insan ve önce yeşil' felsefesiyle prestijli konut projelerine imza attıklarını ifade eden Egesel İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Şahin, Bakü ve Tebriz gibi kentlerden ve bazı avrupa ülkelerinden yatırımcılara satışlar yaptıklarını söyledi.
 
Hüseyin Şahin, Triyanda Masal da toplam 75 bin metrekarelik inşaat ürettiklerini ve konutların dışında da 30 bin metrekarelik sosyal tesis, donatılar, açık ve kapalı havuz ve peyzaj alanları planladıkları bilgisini verdi. 
 
10 ay gibi kısa bir sürede binaları yüzde 70 civarında tamamladıklarını ve anahtar teslimini 2016 yılının ikinci yarısında yapacaklarını dile getiren Hüseyin Şahin, “Ayrancılar İzmir’in en hızlı gelişen bölgesi. Gerek ulaşım olanakları, gerekse de sanayi merkezlerine olan yakınlığıyla yükselen bir grafiğe sahip. Biz de bölgedeki beklentileri ve değişimi göz önünde bulundurarak modern ve yüksek kaliteli bir proje ürettik. Yoğun talep alıyoruz. Egesel İnşaat olarak gittiğimiz yerlerin arsa değerini artırmak gibi bir özelliğimiz var. Yatırımlarımızı aynı bölgede farklı etaplarla da sürdürmeyi planlıyoruz” diye konuştu. 
 
Projeden ev alanların genelde üst düzey yönetici, doktor ve avukat gibi meslek gruplarından oluştuğunu ve gerçek bir yaşam alanı ürettiklerini belirten Şahin, bölgede emlak fiyatlarının hızla arttığına, müşterilere hem iyi bir yaşam hem de iyi bir yatırım fırsatı sunduklarını söyledi
 
İzmirli Epik mimarlık firmasının sahibi mimar Semiha Güneş'in imzasını taşıyan projenin özel bir yaşam konsepti sunduğunu da dikkat çeken Şahin, projede peyzaj mimarlarının toplamda 3 bin 500 ağaç ve bitki örtüsüyle yeşil alanları tasarladığını, 317 dairelik projenin toplam 50 milyon TLye mal olduğunu sözlerine ekledi. 
 
Egesel Triyanda Evleri'nin yüzde 77'si Yeşil alan...
 
30 bin metrekare alan üzerinde toplam 317 adet konutun yer aldığı Triyanda Masal, birçok özelliğiyle öne çıkıyor. Projede yeşil alanlara özel önem verilirken; Evlerin yüzde 77'si özel peyzajla ayrılmış yeşil alanlardan oluşuyor. Ev sahiplerine çok amaçlı spor sahası, açık hava sineması, market, cafe, 1000 metrekarelik kapalı fitness salonu, çocuk oyun parkları, yürüyüş parkurları, yetişkin ve çocuk yüzme havuzları, kapalı havuz, 24 saat kameralı güvenlik sistemi ve açık otopark alanı gibi birçok olanak sunuluyor.  Konutlarda, doğalgaz merkezi sistem, ankastre ocak, fırın, davlumbaz ve multisplit klimalar bulunuyor.
 
Ulaşım Olanaklarıyla Dikkat Çekiyor...
 
Triyanda Masal, ulaşım olanaklarıyla da öne çıkıyor. İzban ve çevre yoluna 5 dakika, Torbalı merkeze 15 dakika, havalanına ise 10 dakika mesafede yer alan proje bu özellikleriyle talep görüyor. Triyanda Masal'da hizmet verecek ücretsiz ring seferleri de konut sahiplerine büyük avantaj sağlayacak. 
 

12 Nisan 2015 Pazar

Gayrimenkul uçar gider...

AKP hükümetinin iktidar olduğu dönemde piyasa değeri en hızlı büyüyen sektörler gayrimenkul ve ticaret, yavaş büyüyenlerse tekstil ve orman oldu


2. çeyrekte taş, toprak kazandıracak
Yılın ilk çeyrek sanayi üretim verileri geçtiğimiz hafta açıklandı. Yılın iki aylık döneminde yıllık bazda yüzde 0,6 azalan sanayi üretimi verileri baz alındığında ilk çeyrek büyümesinin sınırlı kalacağı anlaşılıyor. Halk Yatırım Baş Ekonomisti Banu Kıvcı Tokalı, sanayi üretiminde ilk çeyrek büyüme beklentisinin yüzde 0,5 düzeyinde olduğunu, belirtiyor. Bu durumda, ekonominin genel büyüme oranının yüzde 1’ler düzeyinde kalabileceğini, ifade ediyor. Ancak hemen ardından ikinci çeyrekten itibaren daha güçlü büyüme oranları görülebileceğini dile getiriyor.
Tokalı, borsada Taş ve Toprak Sektörü hisselerinin öne çıkabileceğini, söylüyor. Sanayide beklenen iyileşme olursa inşaat, çimento, cam ve GYO’lar öne çıkacak.



Ne varsa dolarda var!
FED’in faiz artırımı konusunda kafaların karışması dolarda yükselişi getirdi. Dolar/TL haftanın son günü 2,6375’e kadar yükseldi. Düşüşlerde dolar toplayanlar yükselirken kademeli satıyor
Piyasalardaki dolar rüzgarı devam ediyor. FED’in haziran ayında faiz artırma beklentisinden moral bulan dolar kuru, 2.63 TL’yi aştı. Hafta içerisinde ABD Merkez Bankası Richmond Şubesi Başkanı Jeffrey Lacker, “Eğer, ekonomik veriler, beklentilerden büyük bir sapma göstermezse, faiz oranlarının haziranda artırılması ihtimalinin güçlü kalmasını bekliyorum” dedi. Minneapolis Fed Başkanı Kocherlakota ise faizi artırmanın ekonomiyi ‘yanlış yola’ itebileceğini söyleyince, kafalar iyice karıştı.

Yükseliş trendinde
Faizlerin artacağı konusunda herkes hemfikir olmakla birlikte zamanlaması tartışılıyor. Dolar/TL’nin de uzun vadede yükseliş trendinde olacağını herkes söylüyor. Fakat yükseliş sürekli ve ivmeli mi olacak, yoksa dönem dönem geri çekilmeler yaşanacak mı? Gelişmeler dolar rüzgarının dalgalanarak devam edeceği yönünde. Ancak rüzgarla gelen dalgalar hasar bırakabilmekte.
Oysaki büyük çoğunluk faiz artışı gelse dahi bunun birdenbire yükselen bir ivme göstermesini beklemiyor. Bir faiz artırımı gelse dahi kimse 10 yıllık faizlerin çok fazla yükseleceğine inanmıyor. Faiz artırımının dolarda fiyatlandığında birleşiliyor. Bu nedenle dolar/TL dirençlerinde zorlanılabilir.
Stratejist Okan Aybar doların bu koşullarda yine düşeceğini düşünenlerden. Dolar ve TL’nin  mevcut volatilite sınırları içinde dolandığını belirten Aybar, FED, uluslararası piyasalardaki zayıflıktan korkuyor diyor. Aybar, gelirler düşük, İstihdam yüksek olsa bile insanların para harcamasına engel. Çünkü insanlar istemediği işlerde az kazanıyor ve borçlarını ödemeye çalışıyor diyor.

1 haftada yüzde 2 arttı
Bu şartlar altında  FED faiz konusunda ikilemde kalıyor. Dolar bu koşullarda yukarı doğru atakları olsa da yine düşer, neticede çok fazla çıkması için bir neden de bulunmuyor. Doların hafta başına göre değer artışı yüzde 2.18 oldu. Temkini elden bırakmayarak düşüşlerde dolar toplanıyor. Yükselişlerde de kademeli satılıyor. Şunu unutmamak gerekiyor. Uzun vadede TL varlıkların değer artışı her zaman dolardan fazla kazandırdı.

Moody’s güncelleme yapmadı
Moody’s Türkiye’nin notunu güncellemedi. Cuma günü uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in İletişim Direktörü Jessica Sibado, Türkiye’nin kredi notu ve görünümüne ilişkin, “Eğer Türkiye için reyting eyleminde bulunmazsak herhangi bir açıklama yayınlamayacağız” demişti. Moody’s Türkiye’nin kredi notunu, 16 Mayıs 2013’te “yatırım yapılabilir” ülkeler kategorisine çıkarmıştı. Moody’s 11 Nisan 2014’te ise Türkiye’nin “yatırım yapılabilir” notunu teyit ederken, görünümü durağandan negatife çevirmişti. Kurum, en son geçtiğimiz mart ayında Türk bankacılık sistemine yönelik açıkladığı notta, kurlardaki oynaklık ve ekonomik büyümedeki yavaşlama nedeniyle görünümün “negatif” olduğunu belirtmişti. Bankacılık sektörü değerlendirmesinden sonra oluşan not kaygıları da şimdilik ortadan kalktı.

Yabancının Türkiye pozisyonu askıda!
Yabancılar seçimler nedeniyle Türkiye pozisyonlarını askıda tutuyor. Ancak geçtiğimiz hafta faiz avcılarının 2026 vadeli eurobondlara yoğun ilgisi vardı. Yine geçtiğimiz hafta ABD’de farklı fon yöneticileri ile bir araya gelen Garanti Yatırım Baş Ekonomisti Gizem Öztok Altınsaç, yabancıların Türk piyasalarına bakışlarını umut verici bulduğunu belirtiyor.
Altınsaç, ABD tarafındaki yatırımcılar her ne kadar şu anda portföylerinde tercih etmiyorlarsa da, özellikle politika ve ekonomiye detaylı düzeyde ilgi duyuyorlar, diyor. Altınsaç’ın değerlendirmesine göre yabancı fonlar Türkiye’deki gelişmeleri çok yakından izliyor.
“Fonların Türkiye’de olan biteni çok yakından izlediklerini, enflasyon, büyüme, yatırımlardaki yavaşlama, TCMB ve dış dengeye oldukça hakim olduklarını” söylüyor. “En çok konuşulan ise politika” diyor.
Altınsaç, “Ciddi soru işaretleri ve belirsizlik görmeleri nedeniyle fonlar, TL’yi ‘underweight’te tutmalarına sebep oluyor” diye devam ediyor. Seçim öncesinde risklerin daha da artacağını düşündüklerini belirtiyor. En büyük merak konusu ise; Merkez’in faiz indiriminden ziyade, özel sektörün dış borcu ve bankaların FX’te sıkıntı yaşayıp yaşamadıkları...

Kaynak: Milliyet - Zeynep Aktaş, 12.04.2015

8 Nisan 2015 Çarşamba

Mistral İzmir

İletişim Bilgileri
Adres : Ankara Caddesi İzmir Adliyesi karşısı Bayraklı/İzmir
Telefon : 444 0 418
Web : http://mistralizmir.com.tr/
E-mail : info@mistralizmir.com.tr

Proje Bilgileri
Yapımcı Firma : Mistral Yapı Gayrimenkul
Proje Tipi : Rezidans , Ofis
Konut Sayısı : 263
Arsa Alanı : 13923 m2
Konut Tipleri : 1+1 , 2+1 , 3+1 , 4+1
Metrekare Alanı : 100 - 350 m2
Teslim Tarihi : Haziran 2016

48 katlı ofis ve 38 katlı konut bloğunda meydana gelen Mistral İzmir projesi LEED Sertifikası'na uygun olarak inşa ediliyor. İzmir’in en iddialı projelerinden biri olan Mistral İzmir projesi konut bloğunda 5 yıldızlı otel hizmeti sunulacak. Mistral İzmir'de ağırlıklı olarak 3+1 dairelere yer verildi. Projedeki konutlar ve ofisler eşsiz Körfez manzarasına sahip olacak. Konut, ofis ve çarşıdan meydana gelen Mistral İzmir'in 38 katlı konut kulesinde 110 adet daire buluyor. Mistral İzmir’in 48 katlı ofis kulesinde büyüklükleri 65 ile 950 metrekare arasında değişen 153 ofis yer alacak.

Er Yatırım ve Turizm, İzmir’in en uzun kulesinin temelini atacak olan Mistral Yapı içindeki otel yatırımı için anlaştı. 300 milyon dolarlık yatırımla 10 yılda 20 otel hedefleyen firma, İzmir’in 216 metrelik en yüksek kulesinin de bulunacağı projede 8 katlı oteliyle yerini aldı.

En düşük-en yüksek konut fiyatı: 350 bin 900 dolar-1 milyon 600 bin dolar
Konutların en düşük-en yüksek metrekare birim fiyatı: 3 bin dolar-5 bin dolar
Ofislerin en düşük-en yüksek metrekare birim fiyatı: 2 bin 750 dolar-3 bin 500 dolar

Ödeme Seçenekleri
Peşin ödemelere yüzde 7 oranında indirim sunulan Mistral İzmir projesinde dolar bazında ödeme yapmak isteyenler yüzde 10 peşinat verip kalan miktarı 36 ayda sıfır faizle, TL bazında ödeme yapmak isteyenler ise yüzde 25 peşinat verip kalan miktarı 36 ayda sıfır faizle tamamlayabiliyor.

Proje Hakkında
İzmir'in yeni kent merkezi Bayraklı'da hayata geçirilen Mistral İzmir projesi rezidans, ofis ve açık hava yaşam merkezinden oluşuyor. Farklı mimarisiyle dikkat çeken Mistral İzmir projesinde ultra lüks hizmetler bir arada sunuluyor. Lüksün yeni adresi olarak inşa edilen Mistral İzmir'de konut ve ofislerin yanı sıra 2 katlı çarşı da yer alıyor.

Kaynak: Güncel Proje Bilgileri

2 Nisan 2015 Perşembe

Tapu nedir? Kaç çeşit tapu vardır?

İster yatırım ister yaşamak amacıyla olsun, arsa veya daire satın almadan önce tapusuna dair tüm bilgileri inceleyin ve sorgulayın. Sahip olduktan sonra ise yapılması gerekli tapu işlemlerinizi tamamlayın. Kimi zaman kafa karıştırıcı olabilecek tapu türlerini basit bir dille anlatmaya çalıştık.

Bir arsa veya inşaatı tamamlanan bir taşınmazın bağımsız bölümlerinin mülk sahiplerini gösteren resmi belge tapu veya tapu senedi olarak isimlendiriliyor. Tapu senetleri, Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından verilir ve doğru olmadığı ispatlanıncaya kadar da geçerli kabul edilir. Tapuları arsa, kat irtifak ve kat mülkiyet olarak üçe ayırabiliriz:

1. ARSADAN HİSSELİ TAPU (HİSSELİ TAPU):
Bir mülke sahip olan ortakların sayısı, hisse yüzdeleri ve isimlerini gösteren tapu çeşididir. İster yatırım ister mesken amaçlı olsun bu tapunun varlığı büyük önem taşır. Hisseli arsa tapularında hissedarların toplam arsa içindeki alanları tapu kayıtlarında görünmez. Yani bu belgede gayrimenkulün hangi bölgesinin kimin olduğu belirtilmez. Herkes her metrekare hissesi oranında ortaktır. Ortaklar oturacakları yerin ayrımı, kendi aralarında rıza-i taksim sözleşmesi yaparak çözebilirler. Kaydedilmemesinin farklı sebepleri olabilir, örneğin; mülkün bulunduğu bölgede belli bir metrekarenin altındaki parseller kanunen ifraz edilemiyor olabilir. Arazi üzerinde hangi bölümün kime ait olduğu belli olmayan durumlarda gayrimenkulü satmak, kat irtifaklı ve kat mülkiyetli tapusu olan gayrimenkullere oranla daha zor olabilir. Zira hisseli tapulu bir gayrimenkulü banka kredisi kullanarak satın alamazsınız.
Arazi tapusu olarak baktığımızda; bir tarla, bir arsa müstakil veya hisseli tapuya sahip olabilir. İmarlı bir arsa tapusu da müstakil veya hisseli olabilir. İfrazlı arsa tapusu ise, tapu kütüğünde tek parsel olarak kayıtlı olan bir taşınmazın teknik usullere göre çizilen haritalarla, yargı yoluyla veya anlaşarak belirli parsellere bölünmesi durumunda her parselin tapu kütüğüne ayrı bir sayfa olarak tescil edilmesiyle elde edilir.

2. KAT İRTİFAKLI TAPU (ARSA TAPUSU):
Konutun ya da işyerinin metrekaresi değil, konut/işyeri başına düşen arsa miktarı yazılır. Daire; arsa, bağ, bahçe, tarla sayılır. Yapılacak ya da yapılıyor olan binaların üzerinde kat irtifakı kurulur. Kat irtifaklı bir bina tapuya kayıtlı anlamına gelir. Ruhsat alımı sırasında herhangi bir sıkıntı yaşanmayan bu tapu türlerinde her hak sahibinin kendi yeri bellidir. Kat irtifakı kat mülkiyetine geçişten bir önceki adım olarak da düşünülebilir. Burada hak sahipleri daha sonra tapu müdürlüğüne kat mülkiyetli tapu sahibi olmak için başvurabilirler. Bu tür tapusu olan mülkleri satın almak için bankalar kredi kullandırırlar. Emlak vergisi arsa, tarla üzerinden ödenir.
3. KAT MÜLKİYETLİ (İSKANLI) veya MÜSTAKİL TAPU:
İskan alındıktan sonra konut/işyerinin özelliklerinin yazılı olduğu tapu çeşididir. Bu tapuda konut/işyeri, bağımsız bölüm olarak yazılıdır. İskan aldıktan sonra, kat mülkiyeti tapusuna geçilmelidir. Bu tapu, tapu kütüğünde yazılı olan durumları yansıtan bir tapudur. Kat mülkiyetli tapuların üst kısmında kat mülkiyetli tapu olduğu yazar. Bu tür tapularda bağımsız bölümün numarası, katı, niteliği ve binanın yüzölçümü belirtilir. Tapuda yer alan bağımsız bölüm ibaresi sizin orası üzerindeki bağımsız mülkiyet hakkınızı gösterir. Kat mülkiyeti bir bağımsız bölüm taşınmaz sayılır. Banka kredisi çıkması en kolay tapu çeşididir. Emlak vergisi bina vergisi olarak alınır.

Müstakil tapu, mülkün yeri kadastral paftalarda belirtilen ve bir tek kişiye ait olan ortaksız tapudur. Müstakil tapu sahibinin gerçek kişi olma zorunluluğu bulunmaz. Özel tüzel kişiler, şirketler ve kamu kuruluşlarının bir gayrimenkul üzerindeki sahipliği müstakil tapuda gösterilebilir.

Bir yapının kat irtifaklı tapusu olmasının dezavantajları neler olabilir? Neden iskanlı tapuya geçilmiyor?

Yapının bulunduğu yer, arsa olarak görünüyorsa, bina tapuda yok demektir. Bu yapıyı satın alırsanız, yapıyı değil arsayı satın almış olursunuz. Yapı, imarlı bir arsada ise bugün hala pek çok müstakil ev, arsa tapusunda olabiliyor. Aynı şekilde bir apartman dairesi de tapu üzerinde arsa payıyla gösterilebiliyor. Bu durumda dikkat edilmesi gereken, bina inşaatının imar planına uygun yapılmış ve izni alınmış olmasıdır. Kat irtifaklı tapuların çevrilmeme sebebi, emlak vergisinden kaçınmak veya gerekli iskan ruhsatını almaya hak kazanamamak olabilir.

Tapunuzu kaybederseniz ne yapmalısınız?

Basılı evrak olan tapu senediyle sizden başka hiç kimse resmi olarak vekalet vermediğiniz veya şahsen başvurmadığınız sürece tapu dairelerinde işlem yapamaz. Kısaca kağıt olarak kasalarda saklanan tapuların resmi bir değeri yoktur.

Tapu senedinin renkleri neden farklıdır?

Kat irtifakı ve mülkiyeti tapuları tasarım ve içerik olarak birbirlerinin aynıdır ancak iki farklı rengi vardır:
Mülkün inşaat ruhsatı ardından bağımsız bölümleri gösteren projesinin onaylandığını ve mülkiyetinin kullanım alanları ve hisselerinin belirlenmiş olduğunu belgeleyen tapu pembe çerçevelidir. Mavi çerçeveli tapu, arsa tapusudur ve mülkün herhangi bir kat mülkiyetine geçmediğini yani arsa olduğunu gösterir.

Kaynak: RE/MAX Türkiye, 16.03.2015

6 Şubat 2015 Cuma

Financial Times: Konutta kriz kapıda

Financial Times'da yayımlanan bir yazıda, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu bazı gelişen piyasalarda konut pazarının gereğinden fazla büyüdüğü ve bu sektörde "deprem" niteliğinde büyük bir krizin kapıda olduğu öne sürüldü. John Hopkins Üniversitesi İşletme Fakültesi'nden Alessandro Rebucci tarafından kaleme alman yazıda, IMF'nin Küresel Konut Gözlemi'ne göre Brezilya, Çin ve Türkiye ekonomilerinde gelirde kaydedilen büyüme oranları yavaşlerken konut fiyatları ve kredilerin hala bugün bile enflasyondan çok daha yüksek oranlarda arttığına dikkat çekildi.Rebucci, özellikle Brezilya ve Türkiye'de enflasyonun yüksek ve cari açığın çok büyük olduğunu, bu ekonomilerin hala fazla ısınmakta olup dış borçlanmaya bağımlı olduğunu, giderlerinin gelirlerinden fazla olduğunu belirtti. Borçlanmanın yüksek ve konut fiyatlarının asıl değerinden fazla olduğu durumlarda bir yandan büyümeyi tüketime göre dengelerken diğer yandan da fmarıs sistemini serbest bırakmanın zor olduğunu belirten yazar, talebi destekleyen kolay kredi politikasının dengeyi kaçırması halinde durumun ekonomik istikran tehdit edebileceğini öne sürdü.Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), ocak ayı inşaat Sektörü Analiz Raporu'na göre ise Türkiye'de 2014'te konut satışındaki hızlı artış kasımda durdu. Ağustos, eylül, ekim ortalamasında yüzde 21 'e yakın artan konut satışı, kasım ayında yalnızca yüzde 1.1'lik artış göstermiş ve ilk 11 aydaki satış geçen 2013'ün yüzde 1 altında kaldı. Kasım ayında ülke genelinde ilk kez satılan konut sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0.3 azaldı. Konut stoku büyümeye devam ederken dar gelirli gruplara hitap eden konutlarda arz yetersizliği, orta ve üst gelir gruplarına hitap eden lüks ve markalı konutlarda ise arz fazlası olduğu görülüyor.TMB'nin analizine göre mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış inşaat istihdam endeksi 2014 3. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 4. 5 oranında azaldı. Takvim etkilerinden arındırılmış inşaat istihdam endeksinde ise bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 14.9'a ulaşan bir azalma kaydetti. Analizde "2015 inşaat üretiminde sektördeki yavaşlama trendini yukarı yönde hızlandıracak kayda değer bir canlanma beklentisi içerisine girmek güçtür" denildi. -

Kaynak: REIDIN

30 Ocak 2015 Cuma

İzmir’e yükselmek yakışmayacak

Evrenol, İzmir’in yatay gelişmesi gereken bir kent olduğunun altını çiziyor.
 
Türkiye’deki ekonomik büyüme ve inşaat sektöründeki hızlanmanın İzmir’e de yansıdığını ve kent merkezi dışında şehirde mahalleler oluşmaya başladığını söyleyen Evrenol Architects Kurucusu Yük.Mim.Mehpare Evrenol, İzmir’in yatay gelişmesi gereken bir kent olduğunun altını çiziyor.
 
Mavişehir ve Bostanlı civarının dominant etkisi olmayan yeni yerleşimler olduğunu, kendi içinde kente entegre olmaya çalıştıklarını bunun da zararlı olmadığını ancak en büyük korkusunun bu yükselmelerin Narlıdere ve Urla tarafına doğru da gerçekleşmesi olduğunu söyleyen Mehpare Evrenol; “Eğer bu gerçekleşirse İzmir Akdeniz kenti olma özelliğini kaybeder. Ki İzmir’in en temel özelliklerinden biri Akdeniz kenti olmasıdır. Akdenizlilik, insanların yaşantısıyla, kurgusuyla ve Kordon boylarıyla da böyledir. Yükselen binalar kendi sosyal yapısını dayatacağı için bir anlam değişikliğine sebep verecek. Bunu İzmir için hiç kabul edilir bulmuyorum. İzmir’in iklimi binaların balkonsuz hayal edilemeyeceği bir iklim. Açılan pencere ve balkonla yaşayan bir şehirdir İzmir. Camı çerçevesi açılmayan cam cepheli binalar ancak ülkenin kuzeyine uygun bir yapı tipidir ve İzmir’e hiç uygun değildir” şeklinde konuştu. 
 
Ünlü mimar Le Corbusier’nin 1948 yılında İzmir için yaptığı nazım planında kıyıda alçak ve arkaya doğru giderek yükselen aralıklı, nefes alan, imbat rüzgarını arkaya kadar iletebilen bir modelin söz konusu olduğunu belirten Evrenol, günümüzde bu modelin kaybedildiğini ve geri dönüşü olacağına da inanmadığını söylüyor. En azından şehrin bugünkü mevcut yoğunluk dağılımının korunması gerektiğini vurgulayan Evrenol; “Karşıyaka, Alsancak, Konak ve Güzelyalı’yı korumamız gerektiğini düşünüyorum. Bayraklı bölgesi son dönemlerde yeni bir merkez tayin edildi ve orada yüksek yoğunluklu, çok katlı yapılar yükselmeye başladı. Bu bir oranda Alsancak ve Karşıyaka bölgelerini koruyan bir ele alış ama Bayraklı’nın zemini problemli ve kent siluetini derinden etkileyen bu yükselme ne yazık ki oldukça yanlış bir dönüşüme işaret ediyor” dedi.
 
Modern ve ikon olmak için İzmir’e yükselmek yakışmayacak
 
Düşey gelişmenin ancak büyük sanayi şehirleri ya da ekonomik yolların kesişmesinde yer alan İstanbul, Şangay, Dubai gibi kentlerde göze alınması gerektiğini söyleyen Evrenol, modern ve ikon olmak için İzmir’e yükselmenin yakışmayacağını vurguluyor. Evrenol, yüksek ve koyu cephelerin İzmir kent dokusuna aykırı bir siluet etkisi yaratacağının altını çiziyor.  Özellikle denizle büyük entegrasyonu olan Urla yolundaki yükselmeden ve yüksek emsalli büyük projelerin yapılmasından tedirgin olduğunu belirten Evrenol, burada maksimum 8 katlı binalarda kalınmasını umduğunu söylüyor.
 
İzmir’de kentsel dönüşüm için en doğru yaklaşım yatayda gelişen, az ve orta katlı konut alanları
 
İzmir’deki kentsel dönüşüm çalışmalarında en doğru yaklaşımın yatayda gelişen, az ve orta katlı konut alanları olduğunun altını çizen Evrenol; “Az katlı konutlar için İzmir'in yangın öncesi kordon boyu hakim dokusunu oluşturan konutların mimari özelliklerini taşıyan yapı tipinin, tasarımın merkezine alınması gerektiğini düşünüyorum. Yüksek tavanlı, dar uzun pencereli, verandalı, desenli mozaik karolarla döşenmiş zeminlere sahip, çakılla bezenmiş bahçeli bu binaların, kentin iklimi ve geleneğiyle örtüşen, günümüz anlayışıyla düzenlenmiş, kentlinin aşina olduğu bir yaşam tarzı sunacağı kanısındayım. 
 
Benzer şekilde, orta katlı binalar ya da apartmanlar da beyaz rengin hakim olduğu, detayların modernleştirilerek entegre edildiği, geniş balkonlu İzmirlilerin sevdiği bir anlayışla projelendirilmeli. Hayalimdeki projede mutlaka kordon boyu gezinti imkanlarını sunan, tanıdık kaldırım döşeli, pasaport kahvelerine ulaşan aksa benzer ve biyolojik arıtma ile elde edilmiş su boyu yaşam alanı önermek var. Kullanıcılarına sıcak ve tanıdık bir atmosfer sunan sosyal donatıların kentliler için buluşma, karşılaşma ve niteliği yüksek bir boş zaman değerlendirme alanları olduğuna inanıyorum ki bu tür alanlar kent yaşamına çok fazla artı değer katmakta” şeklinde konuştu.
 

8 Haziran 2014 Pazar

Konut tahtını dövize kaptırdı

2010-2013 yılları arasında getiri şampiyonu olan konut, tahtını dövize kaptırdı. Parasını euroda tutan yüzde 27,54, dolarda tutan yüzde 18,73 getiriye ulaştı. Konutun getirisi yüzde 12,99’da kaldı.

Geçen yıla kadar alternatif yatırım araçları içerisinde yatırımcısını en çok sevindiren konut 2014’te yatırımcısını üzdü. Bu yılın mart ayı ile geçen yılın mart ayı karşılaştırmasını yapan Merkez Bankası konuttaki getiriyi yüzde 12,99 olarak hesapladı. Aynı dönemler ele alınarak yapılan alternatif yatırım araçları karşılaştırmasında euronun kazancının yüzde 27,54’e çıktığı gözlendi. Getiride euroyu dolar takip etti. Arka arkaya 3 yıl şampiyon olan konut ise bu yıl getiride 3’üncü sıraya düştü.

Fark 14 bin 600 lira

 2013-2014 yılı mart ayı karşılaştırmasında öne çıkan getirilerde euro getirisi ile konut getirisi arasındaki fark 14 bin 600 lira olarak hesaplandı. Geçen yıl 100 bin lirasını euroda değerlendiren parasını 127 bin 990 liraya çıkardı. Aynı miktardaki para dolarda 118 bin 730 lira, konutta 112 bin9 990 lira oldu. Altın ve borsada ise 100 bin lira sırasıyla 92 bin 600 ve 82 bin 830 liraya geriledi.

Reel getiri yüzde 4,24

Bir önceki yılın mart ayına göre yüzde 12,99 artan Türkiye Konut Fiyat Endeksi, aynı dönemde reel olarak ise yüzde 4,24 kazandırdı. Metrekare başına konut değeri olarak hesaplanan birim fiyatlar 2013 yılı mart ayında 1.193,63 liradan, bu yılın mart ayında 1.342,03 liraya çıktı. Türkiye Yeni Konut Fiyatları Endeksi (TYKFE) ise bu yılın mart ayında bir önceki aya göre yüzde 0,84 artarak 151,01 düzeyinde gerçekleşti. Endeks, bir önceki yılın Mart ayına göre yüzde 13,19 ve reel olarak yüzde 4,43 arttı.

İstanbullu kazandı

Üç büyük ilin konut fiyat endekslerindeki gelişmeler değerlendirildiğinde, 2014 yılı Mart ayında bir önceki aya göre İstanbul, Ankara ve İzmir'de sırasıyla yüzde 1,90, yüzde 1,47 ve yüzde 1,35 artış görüldü. Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre, İstanbul'da yüzde 19,23, Ankara'da yüzde 11,31 ve İzmir'de yüzde 13,44 artış gösterdi. Türkiye genelinde en fazla kazanç ise Kilis, Adıyaman ve Gaziantep’te yaşandı.

Şanlıurfa kaybettirdi

Son bir yıl­lık sü­re­de en dü­şük yıl­lık de­ği­şi­min ger­çek­leş­ti­ği il­ler yüz­de 2,69 ile Di­yar­ba­kır ve Şan­lı­ur­fa­’da göz­len­di. Zon­gul­dak, Bar­tın ve Ka­ra­bü­k’­te ge­ti­ri yüz­de 2,82, Sam­sun, Ço­rum, Amas­ya ve To­ka­t’­ta yüz­de 4,34 ola­rak ger­çek­leş­ti.

Kaynak: Bugün, 08.06.2014

Konut satışları yavaşladı

CHP'nin hazırladığı Ekonomik Görünüm Raporu'nda "yılın ilk 4 ayında konut satışlarının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,5 gerileyerek 341 bin 463'e indiği" belirtildi.

CHP Basın Birimi'nden yapılan yazılı açıklamada, Parti Ekonomi Politikaları Genel Başkan Yardımcılığı, Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak'ın koordinasyonunda hazırlanan 94. Ekonomik Görünüm Raporu'na yer verildi.

Yılın ilk 4 ayında konut satışlarının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,5 gerileyerek 341 bin 463'e indiğinin, "ipotekli konut kredisiyle" satın alınan konut sayısının da aynı dönemde yüzde 33,5 gerileyerek 104 bine düştüğünün ifade edildiği raporda, "Banka kredisiyle alınan konutlar başta olmak üzere, konut talebinde bu yıl ciddi bir yavaşlama olduğu görülüyor" denildi. 

Konut satışlarındaki yavaşlamanın ardında yatan nedenlerin masaya yatırıldığı raporda, geçen yıl ABD Merkez Bankasının tahvil alımlarını azaltma kararını açıklamasının etkisiyle faizlerin arttığı, bu süreçte 2013'ün ilk yarısında yüzde 8'lere kadar düşen konut kredisi faizlerinin 2014'ün ilk üç ayında ise yüzde 13'ü aştığı belirtildi.

Raporda, faizlerdeki artışın konut satışlarının düşüşünde önemli rol oynadığı ifade edilerek, "AKP'nin izlediği büyüme stratejisinin bel kemiğini inşaat sektörü oluşturuyor. Bir dönem İspanya'nın uyguladığı ve küresel krizde çökerek bu ülkeyi büyük bir kaosa sürükleyen modelin, 2007'den sonra hızlı bir şekilde Türkiye'de uygulamaya konulduğu dikkati çekiyor" yorumuna yer verildi.

Raporda, şunlar kaydedildi:
"TOKİ ve Emlak Konut aracılığıyla yaratılan 'kupon arazilerde', hasılat paylaşımı modeliyle, iktidarın "itimadına mazhar" müteahhitlere kuleler veya lüks alışveriş merkezleri yapılmasının yolu açılıyor.
Bu modelde, bankaların dışarıdan topladığı borçlar vatandaşa kredi olarak kullandırılıyor. Böylece havuz müteahhitlerine yaptırılan konutlara talep yaratılıyor. Fakat AKP'nin uyguladığı bu modelin önünde şimdi iki engel çıkmış durumda. Bu engellerden ilki, ABD Merkez Bankasının tahvil alımlarını azaltma kararıyla ucuz borca erişim kanallarının önümüzdeki dönemde tıkanmaya başlayacak olması. İkinci sıkıntı ise izlenen modelin bizzat kendi içsel kırılganlığı."

TÜİK'in verilerine göre 2013 ile 2014'ün ilk üç ayı arasında konut piyasasına yeni giren ve kullanma izin belgesi alan daire sayısının yaklaşık 956 bin, yeni konut satış rakamının ise 649 bin 341 olduğunu ifade edildiği raporda, "Dolayısıyla, 2013'ün başından bu yana arz fazlası 306 bin 509 konut var. Bu, son 15 ayda üretilen konutların üçte birinin satılamadığını gösteriyor" denildi.
CHP'nin raporuna göre 2014'ün ilk üç ayında yapı ruhsatı verilen daire sayısı 279 bin 306 ile son 3,5 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. 2010'dan bu yılın mart ayına kadar konut fiyatları yüzde 50,8 artarken, enflasyon ise yüzde 32,9'da kaldı. Konut fiyatları, genel fiyat seviyesinin 17,8 puan üzerinde arttı.

Kaynak: Dünya, 08.06.2014

1 Haziran 2014 Pazar

New York Times: İstanbul’daki inşaat balonu patladı patlayacak

Amerikan gazetesi New York Times, Türkiye’deki inşaat sektöründe yakın zamana kadar yaşanan patlamayı mercek altına alıp ‘balonun patlamaya çok yaklaştığını‘ yazdı.
Gazete Türkiye’yi, ‘bankalar, müteahhitler ve siyasetçiler arasındaki ittifakların yol açtığı emlak balonlarının, faizlerin yükselmesiyle birlikte bütün ekonomiye zarar verecek şekilde patladığı‘ İspanya ve İrlanda’ya benzetti. Makalede, Torunlar İnşaat’a ait Mall of İstanbul projesinin Türkiye’de ‘AVM’lerin Titanik’i’ olabileceği yorumuna da yer verildi.

‘Alarm zilleri’
New York Times’ın Türkiye’den emlak uzmanları ve ekonomistlerle görüşerek hazırladığı ‘İstanbul’un inşaat patlaması alarm zilleri çalıyor’ başlıklı haberinde öne çıkan bölümler özetle şöyle:
* Emlakçının “İstanbul’u yeniden fethediyoruz” diye anlattığı Maslak 1453 projesi, 2015′te bittiğinde, bütün Avrupa’daki en büyük emlak projesi ve belki de, Türkiye’nin İslamcı Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın yönetiminde sahne olduğu hızlı büyümenin temelini oluşturan ve paldır küldür meydana gelen inşaat patlamasının ‘şahikası’ olacak.

‘Zamanlama mükemmeldi ama…’
* Erdoğan’ın zamanlaması mükemmeldi; inşaat patlaması, dünyanın önde gelen merkez bankalarının gelişmiş endüstriyel ekonomilerde büyümeyi ekonomik kriz sonrasında sürdürmek için piyasayı likiditeye boğduğu bir döneme denk geldi. Bunun bir sonucu, Türkiye’deki bankalar kredileri ciddi biçimde artırdı; bu kredilerin büyük kısmı da müteahhitlere gitti. Fakat Türkiye’de faiz oranları aniden artarken ve ekonomi yavaşlarken, bankacılar ve emlak uzmanları İstanbul’un emlak piyasasının çöküşe doğru gidiyor olmasından endişeli.

‘İyi yönetilmezse çöküş ciddi olabilir’
* Bankacılar ve emlakçılar, İspanya ve İrlanda’da yaşananlarla burada olanlar arasındaki benzerlikleri hatırlıyor. Bu iki ülkede, bankalar, müteahhitler ve siyasetçiler arasındaki ittifaklar emlak balonlarının yaratılmasına katkıda bulundu. Ve bu balonlar, faiz oranları yükselmeye başlayınca, bütün ekonomiye zarar verecek biçimde patladı. Emlak danışmanı Hakan Eren, “Resmi rakamlar riske işaret ediyor. Eğer iyi yönetilmezse, bunun sonucu ciddi bir çöküş olabilir” diye konuştu.

‘İstanbul’da 1.5 milyon boş konut var’
* Bugüne kadar piyasa dikkat çekici biçimde dirençliydi; faiz oranlarındaki küresel artışın ve Taksim Meydanı’ndaki hem hükümet, hem kalkınma karşıtı sokak protestolarının üstesinden geldi. Fakat Emlak Konut’a göre, bu yılın ilk üç ayında, yeni apartman dairelerinin satışı geçen yıla kıyasla yüzde 60 oranında düştü. Dahası, emlak danışmanı Hakan Eren’e göre satılmayan konutların sayısı 1.5 milyona çıktı; bu sayı geçen yıl sıfıra yakındı. Tüm bunlar, yavaşlayan ekonominin ve yükselen faiz oranlarının talebi azalttığını gösteriyor.

‘TOKİ’nin rolü dikkat çekici’
* Emlak sektöründe çöküş ihtimali, kısmen karanlık bir kurum olan TOKİ’nin patlamayı ateşlemedeki rolünün de altını çiziyor. Geleneksel olarak daha hesaplı konutlar için teşvik verme yetkisiyle donatılmış bürokratik bir kurum olan TOKİ, seçilmesinden bir yıldan kısa süre sonra Tayyip Erdoğan’ın doğrudan kontrolüne geçirildiği Ocak 2004′ten sonra konut açısından bir güç merkezine dönüştü. TOKİ, Erdoğan’ın desteğiyle değerli arazileri düşük masrafla veya hiç para harcamadan elinde toplayıp ihaleye çıkardı ve kârdan pay aldı.
* Ekonomist Mustafa Sönmez’e göre, TOKİ Erdoğan’a yakın müteahhitlerin lüks projelerini desteklemekte özellikle saldırganca davrandı. Sönmez, “Erdoğan’ın yükselişiyle Türkiye’de inşaat sektörünün yükselişi birbirinin ayrılmaz bir parçası” dedi.

Titanik benzetmesi
* Son 10 yıldaki sıradışı büyümenin ışığında, İstanbul’un silüetinin büyük bir değişimden geçmesi bekleniyordu ve gerçekten de İstanbul’un yeni inşaat projelerinin birçoğu mali açıdan başarılı oldu. Fakat daha yeni ve büyük projelerden bazıları daha sorunlu görünüyor. Bu projelerden en yakından izleneni, Erdoğan’ın sınıf arkadaşı da olan Aziz Torun’un Mall of İstanbul projesi. Emlak uzmanlarına göre, bu tür büyük projeler giderek artan volatileden etkilenebilir. AVM’nin nisan için planlanan açılışı hazirana ertelendi. Mustafa Sönmez, “Mall of İstanbul Türkiye’deki AVM’lerin Titanik’i’ olabilir diyor. diken.com.tr

Kaynak: 1insaat, 01.06.2014

27 Mayıs 2014 Salı

Konutta duran talep 1 milyon arz fazlasına yol açtı

UZMANLAR konut sektöründe yaşanan talep daralmasının etkisiyle Türkiye genelinde 1 milyonun üzerinde stok oluştuğuna dikkat çekiyor. Yüksek faiz ve  iş garantisi konusundaki tereddütlerin alt-orta gelir grubunda konut talebini ötelediğine işaret eden  uzmanlar, kurlardaki daralmayla yükselen yabancı talebinin sektöre nefes aldırdığını vurguluyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, yüksek seyreden faizlerle birlikte, konut kredisine dayalı satışların toplam satışlar içinde önceki yıl yüzde 42 olan payı geçen yıl yüzde 33'e  düştü. inşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Cemal Gökçe, konut satışlanndaki  düşüşün beklenen gelişme olduğunu ifade ederek, "İstanbul başta olmak üzere Türkiye  genelinde konut fazlası oluştu. İhtiyaç odaklı konut yerine arz ve talep dengesi açısından bir problem  yarattı. Arz fazla oldu ve bunu azaltacak bir talep oluşmadı" dedi.

2010 SONRASINDA BİR HAREKETLENME  GÖRÜLDÜ

Gökçe, 2008 yılına kadar insanlar 2. ve 3. konut taleplerinin olduğunu ancak  yüksek faiz nedeniyle yatırımlarını banka faizinde tuttuklarına işaret etti. Bu tablonun 2003 sonrası dönemde dövizdeki hareketlenmeler ve faizlerdeki düşüşler ile tekrar hareketlendiğini belirterek, "2008  krizinden etkilenen konut sektörü 2010 sonrasında yeniden harekedendi.

Kredi faizlerinde bir artış olmamakla  birlikte tüketiciler ihtiyaçlan olan konudan almaktan uzak kaldılar. 2010'dan sonra bir takım  güvenceler ve faizlerin düşmesi tekrar orta sınıf taleplerinde hareketlenmeler sağladı. Daha çok orta ve  üst gelir gruplarına üretilen konutlar talep gördü" diye konuştu.

UZUNCA BİR SÜREDİR ARZ  FAZLASI VARDI

Cemal Gökçe, 2013 yılı ile fazla üretilen konutlara yönelik olarak talep durduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: "Talep durunca, 300-400 bini İstanbul'da olmak üzere  toplam 1 milyonun üzerinde arz fazlası oluştu. Kredi faizlerinin yüksek olması, orta ve alt gelir gruplarına yönelik konut üretilmemesi, çalışan kesimin de iş güvencelerini görememesi nedeni üe talepler durdu. Orta ve alt gelir grubu durunca ciddi bir fazlalık ortaya çıktı. Duraksamada kredi faizlerinin de etkisi var, ama, faiz etkisi kısa bir süre önce ortaya çıktı. Gerçekte konutta arz fazlası daha önce ortaya çıkmıştı. Uzun süredir talepte ciddi bir durağanlık vardı. "

"SATIŞLAR! ARTIRMAK İÇİN TANITIMI KAMPANYALARI SERTLEŞİYOR"

Nisan ve Mayıs aylarında konut satışlarının beklenenin altında kaldığını ancak borsadaki yükselişin sektöre olumlu yansıyacağına ve sauşlan artıracağına dikkat çeken Dumankaya, "Satışlarda mutlaka hızlı yükseliş olur. Rekabetin artması ile yeni yeni kampanyalar oluyor.

Satışları artırmak için yürütülen tanıtım kampanyaları sertleşiyor. Yüzde 1 ve yüzde 18 satışları yü sonuna kadar bitecek. Tüketici herkesle aynı andan refleks gösteriyor. Markalı konut olarak biz satışların kötü olduğunu daha geç hissettik. Konut kredi faiz oranlarının düşmesi beklentisi var" diye konuştu.

"MAYIS AYINDA DA SATIŞLAR SÖNÜK KALABİLİR"
Global Menkul Strateji Müdürü Gökhan Uskuay da, konutun yanı sıra Nisan ayında beyaz eşya satışlarının da kötü geçtiğini, seçimden sonrasında her iki sektörde de beklenen açılmanın olmadığını belirterek, "Konut sektörü yüzde 60-70 oranında Emlak GYO'nun elinde. İnşaat şirketleri yeni proje
tanıtımları için seçim sonrasını beklediler. Ancak Mayıs ayında da satışlar sönük kalabilir" dedi.

"SICAK PARA AKIMI SÜRDÜKÇE BİRŞEY OLMAZ"
Kredi faizlerinin Merkez Bankası'nın geçen haftaki indirim kararıyla yüzde l'in altına gelmeye başladığını ve bunun piyasayı canlandıracağını belirten Uskuay, "Arza talep gelecek; inşaat sektöründe, arz olmadan talep olmaz. Yeni arzlar gelecek, yeni projeye çıkacaktır.  Kurdaki yükselme konut satışlarını bıçak gibi kesti . Son satılanların içine baktığımızda saüşlar sadece yabancı kanalına yaradı. Satışların çoğu peşin satıldı. Toparlanmayla birlikte canlanan bir talep gözleyeceğiz. Piyasayı canlandıracaktır. Türkiye'ye ciddi anlamda sıcak para akımı var. Bu olduğu sürece bir şey olmaz. Cumhurbaşkanlığı seçimleri istikrarsız bir ortam yaratmaz" diye konuştu. (DHA)

Kaynak: REIDIN, 27.05.2014

25 Mayıs 2014 Pazar

Türkiye'de yeni konut fiyatları yüzde 13,80 arttı

İSTANBUL (AA) - Reidin ile Gayrimenkul ve Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği'nin (GYODER) Yeni Konut Fiyat Endeksi raporuna göre, Türkiye genelinde yeni konut fiyatları yüzde 13,80 arttı.
"Mortgage Uzmanı Garanti", Reidin.com ve GYODER iş birliğiyle hazırlanan emlak endekslerinin 2014 Nisan ayı raporu yayımlandı.
İkinci el ve yeni konutlara yönelik çalışma, Adana, Ankara, Antalya, Bursa, İstanbul, İzmir ve Kocaeli’de gerçekleştirildi. "Reidin-GYODER Yeni Konut Fiyat Endeksi" raporuna göre, yeni konut fiyatları bir önceki aya göre yüzde 1,03, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 13,80 yükseldi.
"Türkiye Kompozit Satılık Konut Fiyat Endeksi"nde ise bir önceki aya göre yüzde 1,40, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16,94 artış oldu. Bir önceki senenin aynı ayına göre, yıllık satılık fiyatlarındaki değişimlere bakıldığında, yüzde 21,63 ile en yüksek artış İstanbul ilinde, yüzde 6,47 ile en düşük artış ise Antalya’da gerçekleşti.
Bir önceki aya göre bakıldığında İstanbul, metrekare başına yüzde 1,88 değer artışıyla, Nisan 2014’te konut satış fiyatlarının en fazla yükseldiği il oldu. Aynı dönemde metrekare başına konut satış fiyatları, Adana’da yüzde 1,29, Ankara’da yüzde 1,02, Kocaeli’nde yüzde 0,68, İzmir’de yüzde 0,65, Bursa’da yüzde 0,46 ve Antalya’da yüzde 0,38 arttı. Nisan ayında metrekare başına konut kiralarının en fazla yükseldiği il ise yüzde 1,97 artışla Bursa oldu. Aynı dönemde konut kira değerleri Ankara’da yüzde 1,66, İstanbul’da yüzde 1,52, Adana’da yüzde 1,42, İzmir’de yüzde 1,19, Kocaeli’nde yüzde 1,18 ve Antalya’da yüzde 0,98 arttı.
Geçen ay yeni konut satış fiyatları bir önceki aya göre, 1+1 dairelerde yüzde 0,75, 2+1 dairelerde yüzde 1,61, 3+1 dairelerde yüzde 1,03, 4+1 dairelerde yüzde 0,81 arttı. Nisan ayında endeks bir önceki aya göre 51-75 metrekare konutlarda yüzde 0,56, 76-100 metrekare konutlarda yüzde 0,83, 101-125 metrekare konutlarda yüzde 1,54, 126-150 metrekare konutlarda yüzde 0,96, 151 metrekare ve daha büyük alana sahip konutlarda ise yüzde 0,88 artış gösterdi.
REIDIN-GYODER Yeni Konut Fiyat Endeksi 2014 yılı Nisan ayı sonuçlarını değerlendiren GYODER Başkanı Aziz Torun, Endeksin Nisan ayında yüzde 1,03’lük bir artış ile son altı aylık dönemde gösterdiği ılımlı yatay seyrine devam ettiğini belirterek, şunları kaydetti:
"Endeks sonuçlarını reel olarak incelediğimizde, söz konusu artış oranının, yüzde 1,34 olarak gerçekleşen TÜFE’nin altında kaldığı ve endeksin reel anlamda düştüğü görülmektedir. Bu durum, aslında enflasyondan kaynaklanan inşaat maliyetlerindeki artışın henüz fiyatlara yansımadığını da göstermektedir. Diğer taraftan, Nisan ayında satışı gerçekleştirilen konutların yüzde 34’ü bitmiş konut stoklarından oluştuğu ve en çok fiyat artışının ise (2+1) konut tipinde gerçekleştiği görülmüştür."

Kaynak: Anadolu Ajansı, 23.05.2014

20 Mayıs 2014 Salı

Konutta Milat..

28 Mayıs'ta yürürlüğe girecek yeni yasa ile ev hayali kuran vatandaşların mağdur olmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. Yasada konut satışıyla ilgili sektörde milat olarak kabul edilecek önemli değişiklikler var. Yeni yasa, konut satışlarında önemli değişiklikleri de beraberinde getiriyor. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 28 Kasım’da Resmi Gazete’te yayınlanan kanunun ev satışında alıcıya yeni haklar sağlıyor.

Ruhsat yoksa satış yok..

Ön ödemeli konut satış sözleşmesi imzalanmadan önce bakanlıkça belirlenen hususları içeren ön bilgilendirme formunun verilmesi zorunlu olacak. Yapı ruhsatı alınmadan, tüketicilerle ön ödemeli konut satış sözleşmesi yapılamayacak. Ön ödemeli konut satışının tapu siciline tescil edilmesi, satış vaadi sözleşmesinin ise noterde düzenleme şeklinde yapılması zorunlu olacak. Satıcı, geçerli bir sözleşme yapılmış olmadıkça tüketiciden herhangi bir isim altında ödeme yapmasını veya tüketiciyi borç altına sokan herhangi bir belge vermesini isteyemeyecek.

Ev alan 14 gün içinde cayabilecek..

Vatandaş, 14 gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin ön ödemeli konut satış sözleşmesinden cayma hakkına sahip olacak. Eğer konut için kredi kullanılmışsa, banka cayma hakkı süresi içinde tüketiciden faiz, komisyon, yasal yükümlülük ve benzeri isimler altında hiçbir masraf talep edemeyecek. Ayrıca vatandaşın teslim tarihine kadar herhangi bir gerekçe göstermeden sözleşmeden dönme hakkı da olacak. Sözleşmeden dönülmesi durumunda satıcı; vergi, harç ve benzeri yasal yükümlülüklerden doğan masraflar ile sözleşme bedelinin %2'sine kadar tazminatın ödenmesini isteyebilecek.

İnşaat yapılmazsa…

Satıcı, yükümlülüklerini hiç ya da gereği gibi yerine getirmezse tüketiciden herhangi bir bedel talep edemeyecek. Tüketicinin ön ödemeleri yapamayacak duruma düşmesi ya da yeni bir taksitlendirme önerisinin satıcı tarafından kabul edilmemesi yüzünden sözleşmeden dönülmesi hallerinde tüketiciden herhangi bir ücret istenemeyecek. Sözleşmeden dönülmesi durumunda, tüketiciye iade edilmesi gereken tutar ve tüketiciyi borç altına sokan her türlü belge, dönme bildiriminin satıcıya ulaştığı tarihten itibaren en geç 90 gün içinde tüketiciye geri verilecek.

Bina tamamlama sigortası geliyor..

Projedeki ko­nut ade­di ya da pro­je­nin top­lam be­de­li kri­te­ri­ne gö­re be­lir­le­ne­cek bü­yük­lü­ğün üze­rin­de­ki pro­je­ler için si­gor­ta sis­te­mi ge­li­yor. Böy­le­ce mü­te­ah­hit pro­je­yi ta­mam­la­ya­maz­sa si­gor­ta dev­re­ye gi­re­cek ve bi­na­nın in­şa­atı bi­ti­ri­le­cek. Ön öde­me­li ko­nut sa­tı­şı­na baş­la­ma­dan pro­je sa­hi­bi ön­ce kap­sa­mı ve ko­şul­la­rı Ha­zi­ne ta­ra­fın­dan be­lir­le­nen bi­na ta­mam­la­ma si­gor­ta­sı yap­tı­rı­la­cak. Bi­na ta­mam­la­ma si­gor­ta­sı kap­sa­mın­da sağ­la­nan taz­mi­nat, te­mi­nat ve ben­ze­ri gü­ven­ce­ler if­las ve­ya tas­fi­ye ma­sa­sı­na da­hil edi­le­me­ye­cek, üzer­le­ri­ne ih­ti­ya­ti ted­bir ve ih­ti­ya­ti ha­ciz ko­nu­la­ma­ya­cak.
 
Kaynak: Sozcu.com.tr, 20.05.2014
Kaynak: EviminFiyatı, 20.05.2014

10 Mayıs 2014 Cumartesi

Mistral İzmir Satışa Çıktı

Mistral İzmir, ofis konut ve çarşısıyla İzmir'e yatırımcı çekecek
 
İzmirli işadamları tarafından 2012 yılında kurulan Mistral Yapı, şehre değer katacak ilk projesi Mistral İzmir’i hayata geçiriyor. Mimarisi, teknolojik alt yapısı, yeşil bina konsepti ile Türkiye’nin örnek projelerinden biri olmaya hazırlanan Mistral İzmir, İzmir Körfezi’nin yanı başında geniş teraslı konutları, iş dünyasına fark getirecek ofisleri, ünlü markaları cadde konseptinde buluşturacak Çarşısıyla yatırımcıları İzmir’e çağırıyor. 
 
Mistral Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Önder Türkkanı, ortakları arasında LucienArkas, Haydar İnaç, Tufan Ünal, Erdoğan Atay Holding, Deniz Barçın gibi önemli işadamları ve şirketlerin yer aldığı Mistral Yapı’nın ismini 'güçlü bir Akdeniz rüzgârı' anlamına gelen Mistral'den aldığını söyledi. Büyük kısmı İzmir Limanı özelleştirmesinde de bir araya gelen ortakların, İzmir'e olan bağlılıklarını şehre yakışır projelerle göstermek arzusuyla gayrimenkul sektöründe de güçlerini birleştirdiğini ifade eden Önder Türkkanı, "İlk projemiz Mistral İzmir ile mimarisi, kalitesi ve yaşam tarzıyla iz bırakacak iddialı bir yapıt tasarladık. Mistral Yapı olarak hedefimiz çocuklarımızın da gurur duyacağı sembol binalar inşa etmek” dedi. 
 
“Ofis ve konut yatırımında İzmir, İstanbul’un alternatifidir”
 
Türkkanı, “İşim gereği uzun yıllardır İstanbul ve İzmir’de dönüşümlü olarak yaşamaktayım. İstanbul’da yaşamanın nasıl zorlaştığını yakından izlemekteyim. Yıllar itibariyle iş hayatının böylesine yoğun bir şekilde İstanbul’a yığılması ve özellikle trafiğin şehir üzerine yaptığı yıkıcı baskı, başta İstanbullulara büyük haksızlık. Artık bu duruma çözüm arama, alternatif yaratma zamanı geldi, geçiyor. İstanbul’a alternatif olacak, onun yükünü hafifletecek şehirlere yönelmek gerekiyor. İzmir, bu alternatifler içinde birinci sırada yer almaktadır. Avrupa’nın birçok ülkesinde benzer durumlarda alternatif şehirlerden yararlanılmaktadır. Örneğin, Paris’te bu tür bir yığılma başladığında, şirketlerin bir bölümü Lyon’a kaymaya başlamış, bir kısım faaliyetlerini bu şehre taşımışlardır” diyerek diğer ülke uygulamalarına dikkati çekti.
 
İzmir’in, İstanbul’da faaliyet gösteren şirketler için çok uygun şartlara sahip bir kent olduğunu vurgulayan Önder Türkkanı, “Yaşamın kolaylığı ve kalitesi, çalışan motivasyonunu ve enerjisini yükseltmektedir. Çok sayıda üniversitenin sağladığı genç ve eğitimli nüfus, Türkiye’nin en büyük havalimanlarından birine sahip olması, yatırımı başlatılan İzmir-İstanbul otoyolu, Çeşme, Alaçatı gibi cazip hinterlandı,  İstanbul’a oranla çok daha düşük maliyetler İzmir’in sağladığı avantajlardır” dedi.
 
“İzmir’de artık birinci sınıf ofis ve konut projeleri yapılıyor”
 
“İzmir’de eksik olan, büyük çaplı şirketlerin ihtiyaçlarına cevap verebilecek ofis yapılarına, rezidanslara sahip olmamasıydı” diyen Türkkanı, şimdi birçok projeyle bu eksiğin de çok daha uygun şartlarla kapatıldığının altını çizdi.
 
Mistral İzmir’in lokasyonu, mimarisi, peyzajıyla İzmir’in en iddialı projesi olduğunu ifade eden Mistral Yapı Yönetim Kurulu Başkan Vekili Haydar İnaç, Mistral İzmir’in toplam arsa alanının 13 bin 923 metrekare,  inşaat alanının ise 122 bin metrekare olduğunu, ofis, konut ve çarşıdan oluşan Mistral İzmir’in lokasyonuyla da dikkat çektiğini söyledi. İzmir’in yeni kent merkezi Bayraklı’da Manas Bulvarı ile Ankara Caddesi’nin kesiştiği noktada yer alan Mistral İzmir’in çift cepheli ofis binası, İzmir Körfezi’nin güzelliğini doyasıya yaşatacak geniş teraslı konutları ve sokak konseptli çarşısıyla İzmir’de ilklere imza attığını anlatan Haydar İnaç, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Mistral İzmir mimarisinden, yaşam tarzına şehre iz bırakacak konut, ofis ve çarşıdan oluşan, bir karma kullanım projesidir. Konut binamızın sekiz katında uluslararası bir otel markasının hizmet verecek olması Mistral İzmir’e değer katacak. Otel, konut ve ofis girişlerinin birbirinden bağımsız olarak konumlandırıldığı Mistral İzmir’de ofis binasında dört, konut binasında 3.40 metreye varan tavan yüksekliği mekânsal hacim olanağı sunacak. İzmir’de ilk çift cephe uygulamalı ofis binası olma özelliği taşıyan Mistral İzmir Ofis, profesyonel ofis yönetimiyle şehirdeki ofis anlayışını değiştirecek. Mistral İzmir Çarşı da kısa sürede İzmirlilerin vazgeçilmezi haline gelecek.” 
 
Mistral İzmir’in Türkiye’de ilk Leedplatinum ön sertifikalı ofis binasına, gold sertifika adayı konut binasına sahip olduğunu ifade eden Haydar İnaç, yeşil bina özellikleri ile sadece İzmir’de değil, Türkiye’de de ilklere imza attıklarını söyledi. 
 
Mistral İzmir’in mimari konseptini geliştiren DNA Mimarlık ortaklarından MimarBora Şahbazoğlu, İzmir’e değer katacak bir projeye imza attıkları için gurur duyduklarını söyledi. Mistral İzmir’in teknik ve görsel özellikleri nedeniyle fark yaratan bir proje olduğunu ifade eden Şahbazoğlu, temelden dış cepheye kullanılan her malzemenin titizlikle seçildiğini vurguladı. Şahbazoğlu, “Mistral İzmir, betonarme ve çeliğin aynı anda kullanıldığı kompozit bir yapı olma özelliği taşıyor. Çelik kompozit bina olması yatırım maliyetlerini artırmasına rağmen, hem daha dayanıklı hem de daha estetik bir bina ortaya çıkardı. Hem ofis hem de konut binalarında yarattığımız dönme efektiMistral İzmir’e estetik bir görünüm kazandırıyor. Çift cephe olarak tasarlanan ofis binasında dönme efektini aynı zamanda akustik bir engel olarak düşünülen şeffaf cepheyle, konuttakini ise güneşin en dik olduğu zamanlarda bile konutların gölgede kalmasına neden olan teraslarla sağladık” diye konuştu. 
 
Mistral İzmir Sosyal Donatıları
 
Mistral İzmir’de ofis ile konut binalarını birbirine bağlayan podyumun çarşı ve SPA olarak tasarlandığını anlatan Şahbazoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: 
 
“Yaklaşık 2 bin metrekarelik SPA alanında ev sahiplerinin indirimli yararlanacağı fitness salonu, sauna ve buhar odaları, havuzu, güneşlenme terasları, masaj odaları bulunacak. Yeşil bina olarak projelendirilen Mistral İzmir’in konut ve ofis kuleleri arasında kalan podyumunun üzerine yeşil bir çatı oluşturduk. Bu çatıda, Oyun alanı, peyzaj, havuz ve teras bulunacak. Projenin peyzajında arsamızın sınırında bulunan dereyi de dikkate aldık. Dere çevresine çocuk oyun alanları, koşu parkurları, bisiklet yolları, yeşil alanlar, dinlenme bölümleri oluşturduk. Mistral İzmir’de bulunan sokak çarşısında bu peyzaj devam ettirilecek ve çarşı ziyaretçileri de bu sosyal imkânlardan faydalanabilecek.”
 
 Mistral İzmir’in 38 katlı konut kulesinde 110 adet daire buluyor. Genişlikleri 96 ile 418 metrekare arasında değişen 1+1, 2+1, 3+1 dairelerin yanı sıra 4+1 olarak planlanan penthouse daireleriyle dikkat çeken Mistral İzmir’in konut binasının girişinde 130 metrekarelik bir lobi bulunuyor. Tavandan yere kadar cam kullanılan Mistral İzmir’in konutlarında 3.10 metre genişliğe ulaşan teraslar ev sahiplerinin güneş ışığından maksimum yararlanma imkânı sunacak. Mistral İzmir’in 34’üncü katında bulunan sosyal tesisi özel davetlerin verilebileceği lounge alanı, bar, TV ve Play Station alanı, satranç-tavla alanı,  kütüphane ve İzmir Körfezi’nin eşsiz manzarasına hâkim terasıyla sakinlerinin keyifli zaman geçirmesini sağlayacak. Mistral İzmir’in 48 katlı ofis kulesinde büyüklükleri 65 ile 950 metrekare arasında değişen 153 ofis yer alacak. Kat yüksekliklerinin 4 metreyi bulduğu Mistral İzmir’in ofis girişinde yaklaşık 340 metrekarelik lobi yer alacak. Farklı katlarda ofis sahiplerinin kullanımı için özel olarak tasarlanmış toplantı alanları oluşturulan Mistral İzmir’de, resepsiyon ve dinlenme amaçlı lobiler de bulunacak. Mistral İzmir Çarşı ise kafe, giyim ve elektronik ağırlıklı markalara ev sahipliği yapacak. 
 
Kaynak: Milliyet, 09.05.2014

6 Mayıs 2014 Salı

'Sadece Datça değil, Fethiye, Dalaman, Köyceğiz de...'

TMMOB, Datça'da Çevre Planı revizyonuna itiraz etti: Sadece Datça değil, Fethiye, Dalaman, Köyceğiz ile ilgili de yeni planlar yapılmış. Yapılaşma yasağı olan kıyı bandı imara açılıyor. Kaçaklara af getiriliyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Datça Bozburun’da yapılaşmanın önünü açan plan revizyonu tartışılırken, Türkiye Mimar ve Mühendisler Odaları Birliği (TMMOB) 1 Nisan’da askıya çıkan Çevre Düzeni Planı revizyonuna itiraz etti. TMMOB itirazında, plan değişikliğiyle ‘turizm tesis alanlarının genişletildiğini ve gizli yapılaşmanın önünün açıldığını’ öne sürdü.
TMMOB, büyük tartışma yaratan Datça’daki revizyonla ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Muğla İl Müdürlüğü’ne itirazda bulundu. TMMOB, itiraz dilekçesinde planın hiçbir yerden görüş alınmadan dayatmayla oluşturulduğunu savundu. TMMOB, itiraz dilekçesinde şu noktalara dikkat çekti:
“1/25.000 ölçekli Datça-Bozburun Çevre Düzeni Planı Revizyonu’nun, güncellenmiş, arkeolojik, kentsel ve doğal SİT sınırlarına göre hazırlanmadığı görülmüştür. Bu planda Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun görüşüne de rastlanmadığından Koruma Kanunu’na aykırıdır. Doğal ve arkeolojik SİT derecelerinde değişiklik yapılarak bu alanlarda turizm alanları, yerleşim alanları, günübirlik alanlar ve kamping alanlarının planlandığı görülmüştür. Maden ocakları işletme ve rezerv alanları planda gösterim olarak işaretlenmiş olup bu konuda verilmiş ruhsat ve izinlerden bahsedilmediği gibi, orman alanında gösterilen maden alanlarının ne kadarlık alana yayılacağı koordinatlarla birlikte planda açıklanmalıdır.
Çeşitli koylarda planlanan günübirlik tesis alanlarının ve kamping alanlarının daha sonraki süreçlerde amacının dışına çıkılarak farklı kullanımlara dönüşeceği endişesi oluşmuştur. Örneğin, Hisarönü Körfezi’nde SİT paftalarında 1. derece doğal SİT alanı olarak belirlenmiş koylarda kamping alanları oluşturulmuştur. Yine günübirlik alanlarda yüksek yapı yoğunluğu önerilmektedir. Çok küçük ve korunan koylardaki günübirlik tesis alanları iptal edilebilir. Plan, gizli bir yapılaşmanın önünü açabilir. Tüm bölgede turizm tesis alanları genişletilmiştir.”

Dava açılacak

TMMOB Mimarlar Odası Başkanı Eyüp Muhçu, planla ilgili dava hazırlığında olduklarını belirterek şunları söyledi: “Sadece Datça değil, Fethiye, Dalaman, Köyceğiz gibi kıyı alanlarıyla ilgili de yeni planlar yapılmış. Onların da kısa sürede askıya çıkacağıyla ilgili bilgiler geliyor. Kıyı Yasası gereği kıyı bandında yapılaşma yasağı var. Datça’da başlatılan yeni planlarla yapı yasağı olan yerler imara açılıyor. Kıyılarda ayrıca kamuya ait dinlenme tesisleri var, bu tesislerin yıkılıp yapılaşmaya açılmasının da önü açılmış oluyor. ‘Dinlenme tesisi’ yerine ‘turizm, ticaret merkezi’ planlanıyor. Kıyıdaki kamu tesislerinin dışında fiilen yapılan binalar var. Yeni planlar bu gibi yapılara da af getirebilir. Otel ve işyeri gibi kaçak binalar var. Bunlar da yasallaştırılabilir. Datça’daki planlar bu işin başlangıcı.”
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Baran Bozoğlu ise “Büyük oteller yaygınlaşacak. Plan, bölgeyi ranta açma sürecinin tam hız devam ettiğinin göstergesi” dedi.

Kaynak: Radikal, 06.05.2014

Datça'da ne olacak?

Muğla Mimarlar Odası üyesi Necati Sağır Çevre Bakanlığı'nın yeni çevre düzeni planını DHA'ya değerlendirdi: Büyük yatırımcı parselleri toplayacak, küçük yatırımcının turizm şansı kalmayacak. Milyonlarca yılda oluşan tarım arazileri amaç dışı kullanılacak. Knidos'un yanı başındaki marina, yapılaşma ve kirlilik getirecek.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü'nün, Datça-Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi'ne ait yeni 1/25 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı Revizyon kararları tepki topladı. 1 Mayıs'ta askıdan indirilen yeni plan, küçük yatırımcının turizm yapmasını engelleyeceği öne sürüldü. Muğla Mimarlar Odası üyesi Necati Sağır, plan hakkında DHA’ya çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Daha önceki planda, turizm tesis alanlarında ifrazdan sonra oluşacak parsellerin 2 bin metrekareye yakın olacağı hükmünün yer aldığını hatırlatan Sağır, şöyle dedi:

BÜYÜK YATIRIMCI PARSELLERİ TOPLAR

"2 bin metrekarelik turizm tesis parsellerini oradaki yöre insanı, kendi başına bir turizm tesisi haline getirebilir. İmkanları buna el verir. Ama orada büyük turizm parselleri oluşturulursa ki planda bununla ilgili açıklayıcı bilgi yok. Yani, parselin sınırını söylemiyor. Bu alanlarda turizm bakanlığından belgeli proje olmadan tesis yapılayacağı vurgulanıyor. Kısacası yöre insanının turizm faaliyeti yapması engelleniyor. Çünkü yöre insanının, turizm bakanlığından tescilli turizm tesisi yapmaya maddi gücü yetmeyecektir. Yöre insanı buralarda, küçük parselleri sahipler. Bir iki dönümlük arazileri var. Eğer, 30 dönümlük bir otel parseli oluşturulursa, hisse sahiplerinin bir araya gelerek yatırım yapmaları söz konusu olmaz. Böyle olunca, büyük yatırımcı bu parselleri toplayacak. Yerli insan ister istemez arka plana gitmek zorunda kalacak. Bir kısmı belki arsalarını satacak."

DOĞAL SİTLER KORUNACAK

Planda arka kısımlar için de yeni bir anlayış getirildiğine dikkat çeken Sağır, yöre insanlarına, 'Agro turizmi' olarak nitelendirilen yeni tarıma dayalı turizm yapılması önerildiğini söyledi. Sağır, şöyle devam etti: "Bunun için de bir takım kolaylıklar getirilmiş. Plan esas itibariyle, yarımadaya girdiyi sağlayan turizm yatırımlarını, yöre insanının işletemeyeceğini öngörüyor. Doğal SİT alanlarının korunması planın olumlu yönlerinden birini oluşturuyor. Doğal SİT'lerde arazi kapatma peşinde koşanlar, istedikleri sonucu alamayacaklar."

"TARIM ARAZİLERİNE TESİS YAPILMASIN"
Kişisel olarak birinci derece tarım arazilerinde, turizm tesis alanlarının oluşturulmasına karşı olduğunu belirtirten Sağır, "Mesudiye Ovası, Palamutbükü Ovası ve Kızlanaltı milyonlarca yılda oluşan tarım arazileridir. Tarım arazilerinin imara açılması kadar yanlış bir durum olamaz" dedi. Sağır, Knidos Antik Kenti"ne çok yakın olan Bağlarözü"ne marina yapılacak olmasının kirlliğe ve yapılaşmaya neden olacağını da belirttti.

DATÇA’NIN DOĞAL GÜZELİKLERİ YAPILAŞMAYA AÇILACAK

Sağır, “Marina demek, yapılaşma demektir. Bağlarözü bu anlamda yapılaşmaya açılacaktır. Ve oranın doğal ve tarihi SİT özelliklerine darbe vuracaktır. Yine Knidos’un kuzey tarafından yer alan Değirmenbükü Mevkisi planda balıkçı barınağı olarak işlenmiştir. Orada herhangi bir yerleşim yoktur, balıkçı da yoktur. Barınağı neden olsun? Buradan başka bir anlam çıkarmak zorunda kalıyoruz. Acaba buraları birileri için yapılaşmaya mı açılacak sorusu akla geliyor” diye konuştu.

KARGI NEDEN ÖNEMLİ?
Datça’ya 5 kilometre mesafedeki Kargı Koyu bölgesinin de imara açılacağını ifade eden Sağır, “Çok bakir bir koy olan bu bölge, yerleşim alanı olarak planda işaretlenmiştir. Daha önce koruma bölgesi idi. Anıtlar Kurulu’na dayalı bir plan vardı. Bu plan ortadan kaldırıldı. 3 üncü derece arkeolojik SİT olma hasebiyle Kentsel SİT adı altında yerleşime açık hale getirilmiştir. Bu da oranın doğal sazlık, azmaklar, sulak alan ve aynı zamanda arkeolojik özelliklerine zarar veren bir durum yaratacaktır” dedi.
Türkiye genelinde 13 koruma bölgesinin bulunduğuna değinen Sağır, “Datça-Bozburun yarımadası da 13 bölgeden biridir. Doğal yaşamı ile korumaya uygun bir bölge olduğu için, korunacak miraslar listesine alınmıştır. Koruma planları, her şeye kapalı anlamına gelmez. Burada koruma ve kullanma prensibine uygun planlama ilkesi ile hareket edilmesi gerekir. Kullanma ve korumanın bir bütünlüğü olmalıdır. Öyle bir plan olmalı ki, hem kullanmaya hizmet edecek, hem de aynı zamanda da tabiat özelliklerini bozmayacak özellikte olmalıdır” diye konuştu.
Sağır, itirazların bakanlık tarafından değerlendirmeye alınacağını ve istekler doğrultusunda yeni bir düzenleme yapılacağını umut ettiğini de sözlerine ekledi.

Kaynak: Radikal, 05.05.2014

Sıra Datça'da...

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Datça- Bozburun yarımadasında 'imar' atağına kalktı. Ev pansiyonculuğu ve butik otellerin yer aldığı koylar otel turizmi, marina ve konut yerleşimine açılıyor: Knidos'un yakınına marina, Palamutbükü'ne büyük oteller geliyor. Kargı Koyu imara açılacak.

Datça’nın koylarının yeni imar atağıyla baştan sona değişeceği iddia edildi. Cumhuriyet Gazetesi yazarı Çiğdem Toker, Datça-Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi 1/25 000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Revizyonu Plan Hükümleri’yle Datça’da yaşanacak değişimleri yazdı. Toker, plan hükümlerini Datça Mimarlar Odası’ndan Necati Sağır’a sordu:
“Palamutbükü, Mesudiye gibi Datça’nın en “mutena” koyları turizm tesis alanları olarak tanımlandı. Daha önce de tanımlanmıştı. Ama şimdi “otel turizmi” getirilerek yapılaşma verilecek.
Anlamı: Bugüne kadar pansiyonculuk ve en çok butik otele verilen izin, büyük parseller için büyük otelleri kapsayacak biçimde geçerli olacak. Yerli halk, kendi yerinden fiilen kovulmuş olacak. Ekmeğinden edilecek. O sahillere herkes elini kolunu sallayarak özgürce giremeyecek. Herkesin sahilleri, “paket tur” satın alanların paralı sahiline dönüşecek.
- Knidos antik kentine çok yakın mesafedeki Bağlarözü’ne marina yapılacak.
Anlamı: 1. derecede arkeolojik koruma altındaki bu alana marina, yapılaşma ve kirlilik anlamına gelecek.
- Kargı Koyu konut yerleşimine açılacak.
Anlamı: Datça’da İskele Mahallesi’ne çok yakın bu alan sazlık ve sulak özelliğiyle çok özel, değerli bir alan. 3. derecede arkeolojik sit. Kentsel yerleşime uygun bir alan değil.
- Agro turizmi “İyi bir şey” gibi gösterilen “ziraat turizmi” de yeni bir düzenleme olarak planın içinde yer alıyor.
Anlamı: İktidar diyor ki, “Biz sahilleri büyük turizm tesislerine açalım. Buranın asıl sahipleri, pansiyoncular, arkaya geçip orada bahçeyle tarlayla uğraşsın.”
Köylüler de soruyor: “İyi de içme suyumuz yokken, ‘tarım turizmi’ yapın diye gösterdiğiniz araziyi nasıl sulayacağız?”

1 MAYIS'TA SÜRE DOLDU
Toker’in verdiği bilgiye göre Datça-Bozburun yarımadası ile ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın “revize plan” için tanıdığı “askı süresi” 1 Mayıs’ta doldu. Datça İnşaat Mühendisleri Odası, Datça Mimarlar Odası; Mesudiye Muhtarlığı’nın yanı sıra, Necati Sağır’ın ifadesiyle “Yerli halktan da 400’e yakın” itiraz başvurusu, sonucu beklemeye başladı. (radikal.com.tr)

Kaynak: Radikal, 05.05.2014

3 Mayıs 2014 Cumartesi

Konut satışları dip yaptı

İstanbul’da konut satışı Türkiye’den 2 kat hızlı düştü. En hızlı düşüş ikinci el konutlarda yaşandı.

atışlarda birinci ve ikinci el konutlar arasındaki fark da dikkat çekti. İstanbul’da ilk 3 ayda ikinci el konut satışlarında düşüş yüzde 10’u aşarken, ilk satışlardaki düşüş oranı yüzde 9’u aştı. Türkiye genelinde de birinci eldeki düşüş yüzde 1.2, ikinci eldeki düşüş yüzde 9.5 olarak gerçekleşti. Yani düşüş daha çok ikinci el konutların satışından geldi. 2013’ün ilk üç ayında yüzde 42 olan ipotekli satış payı bu yıl aynı dönemde yüzde 32.2’ye geriledi. Bu da sektörde senetle satışın payında görülen artıştan kaynaklandı. Satışları artırmak için senete dayalı faizsiz kampanyalar düzenleyen inşaat şirketleri, bu yolla birinci el satışlarının ikinci elden daha az düşüş yaşamasını da sağladı. Türkiye genelinde konut satışları içinde ilk satışın payı yüzde 47.9 oldu. İlk satışlarda İstanbul 8 bin 235 konut satışı ile en yüksek paya (yüzde 19.6) sahip oldu. İlk satışta, İstanbul’u 4 bin 913 konut satışı ile Ankara ve 2 bin 698 konut satışı ile İzmir izledi. Sadece mart ayı için bakıldığındaysa konut kredili satışların toplam içindeki payının yüzde 42’den yüzde 27’ye inmesi göze çarptı.

Tercih sıfır daireden yana
Gerileme şubat ayında da kendisini hissettirmişti. Siyasi ortam, yüksek faiz şubat ayında Türkiye’de konut satışlarını bir önceki yıla göre düşürmüş, Türkiye’de konut satışları şubat ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7 gerileyerek 82 bin 597 adede inmişti. sahibinden.com’un 2014’ün ilk üç aylık “emlak” verilerine göre ise yılın ilk çeyreğinde 2 milyon 135 bin 504 adet emlak ilanı verildi. Üç aylık süreçte satılan ya da kiralanan emlak sayısı 203 bin 964 adet oldu. Verilere göre geçen yıl olduğu gibi 2014’ün ilk üç ayında da doğalgazlı sıfır daireler tüketicilerin ilk tercihi oldu. 3 oda 1 salon, ikinci katta bulunan daireler talep görürken, satılıklarda 100 m2, kiralıklarda ise 90 m2’lik daireler seçildi.

Kaynak: Cumhuriyet, 01.05.2014

17 Nisan 2014 Perşembe

Konut fiyatları arttı

Reidin-GYODER Yeni Konut Fiyat Endeksi raporuna göre, Türkiye genelinde yeni konut fiyatları yüzde 12,99 oranında arttı.

Garanti Mortgage’ın desteğiyle Reidin.com ve GYODER tarafından hazırlanan emlak endekslerinin 2014 Mart ayı raporu yayımlandı. İkinci el ve yeni konutlara yönelik çalışma, Adana, Ankara, Antalya, Bursa, İstanbul, İzmir ve Kocaeli’de gerçekleştirildi.

“Reidin-GYODER Yeni Konut Fiyat Endeksi” raporuna göre, yeni konut fiyatları bir önceki aya göre yüzde 0,41 oranında, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 12,99 oranında yükseldi.
“Türkiye Kompozit Satılık Konut Fiyat Endeksi”nde ise bir önceki aya göre yüzde 1,16, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16,09 oranında artış oldu. Bir önceki senenin aynı ayına göre yıllık satılık fiyatlarındaki değişimlere bakıldığında yüzde 20,42 oranıyla en yüksek artış İstanbul’da, yüzde 6,18 ile en düşük artış ise Antalya’da gerçekleşti.

Bir önceki aya göre bakıldığında İstanbul, metrekare başına yüzde 1,27 değer artışıyla, Mart 2014′te konut satış fiyatlarının en fazla yükseldiği il oldu. Aynı dönemde metrekare başına konut satış fiyatları, Bursa’da yüzde 1,20, İzmir’de yüzde 0,99, Antalya’da yüzde 0,95, Kocaeli’nde yüzde 0,78, Ankara’da yüzde 0,68 ve Adana’da yüzde 0,23 oranında arttı.

Mart ayında metrekare başına konut kiralarının en fazla yükseldiği il ise yüzde 2,63 artışla Adana oldu. Aynı dönemde konut kira değerleri İstanbul’da yüzde 1,94, Antalya’da yüzde 1,38, İzmir’de, Bursa’da ve Kocaeli’nde yüzde 1,19, Ankara’da ise yüzde 1,11 oranında arttı.
Geçen ay yeni konut satış fiyatları bir önceki aya göre 1+1 dairelerde yüzde 0,14, 2+1 dairelerde yüzde 1,01, 3+1 dairelerde yüzde 0,28, 4+1 dairelerde yüzde 1,19 oranında arttı.

Mart ayında endeks bir önceki aya göre 51-75 metrekare konutlarda yüzde 0,70, 76-100 metrekare konutlarda yüzde 1,19 oranında, 101-125 metrekare konutlarda yüzde 1,08, 126-150 metrekare konutlarda yüzde 0,69, 151 metrekare ve daha büyük alana sahip konutlarda ise yüzde 1,19 oranında artış gösterdi.

Kaynak: Sözcü, 16.04.2014

1 Nisan 2014 Salı

"Türk-Arap İnşaat Zirvesi 28 Nisan’da ‘’İzmir’de’’

Türk-Arap Ülkeleri İşadamları Derneği; ‘’İnşaat-Yapı ve Teknolojileri Geliştirme’’ sloganıyla 28 Nisan - 01 Mayıs tarihleri arasında İzmir’de yapılacak olan İnşaat Zirvesi’nin hazırlıklarına devam ediyor.
Bu zirvede; Türkiye’de ve Arap bölgesinde önemli yatırımların önünü açabilmek üzere değişik Arap ülkelerinden katılacak olan 500’ün üzerinde Arap firması ile Türkiye’den 150 Türk firmanın katılımıyla, Türk- Arap işbirliği anlaşmaları ve ortak çalışmaların yapılması amaçlanmaktadır.
Türk-Arap Ülkeleri İşadamları Derneği Başkanı Sabuhi Attar; inşaat zirvesinin en önemli hedefi Türk- Arap Ülkeleri arasındaki yapı ve inşaat alanında ithalat ve ihracat seviyelerini arttırmaktır dedi. Attar, Taraflar arasında yapı ve inşaat sektöründe sağlam ortaklıkların kurulması, teknik ve teknolojik deneyimlerin paylaşılması, Türkiye’deki Arap yatırımcıların önünün açılması ve Arap Ülkelerinin yaptıkları yatırımları sergilemelerine izin vererek yatırımcıları ağırlamak olduğunu vurgulayarak, İnşaat zirvesinin Türk–Arap Ülkeleri arasındaki ekonomik ortaklıkları geliştireceğini belirtti.
Yapılacak zirvede, sektörün vardığı son teknolojiler dahil olmak üzere sektörde kullanılan tüm malzemeler, yapı inşaat alanında kullanılan endüstriyel hammadeleri, çok sayıda değişik ürünler, yatırım planları ve gayrimenkul ile ilgili değişik projelerin uygulama etütleri sergilenecek.

Ayrıca Attar; başta yabancılara gayrimenkul almalarına izin verilmesi olmak üzere son dönemde yaşanan olumlu gelişmelerin sonucu olarak Arap yatırımcıların gayrimenkul sektöründeki isteğinin arttığını vurguladı. Attar; yapılan çalışmaların, Türk gayrimenkul sektöründeki körfez ülkelerin toplam yatırımlarının 7 milyar doları geçmiş olup 2014 yılında bu yatırımların 17 milyar dolar geçeceği yönünde tahminde bulunduğunu belirtti. Ayrıca Knight Frank Kürsesel Endeksin; gayrimenkul fiyat artışı ortalamasına göre Türkiye’yi en büyük 10 uluslararası piyasa arasında sınıflandırdığına da vurgu yaptı.
Zirve’ye Arap Ülkelerinden bazı Bakanların, Büyükelçilerin ve Ticaret Odası Başkanlarının katılacağını Arap İşadamaları’nın Türkiye’ye ve TURAB’a güvendiklerini vurgulayan Attar, Arap İşadamlarından büyük ilgi gördüklerini ve gelecek olan heyetlerin ciddi firmalar olduklarını ve Arap Ülkeleriyle ticari ilişki kurmak isteyen tüm Türk firmalarını Zirve’ye beklediklerini belirtti.

Kaynak: Egenin Habercisi, 30.03.2014

27 Mart 2014 Perşembe

Ev almak isteyenler ve yatırımcılar için ipuçları !

Ev almak ciddi bir karar. Öyle ki birçoğumuz için hayatimizin 10-15 yılının birikimi anlamına geliyor. Böylesine önemli bir karar verirken elbette ince eleyip sık dokumak gerekiyor. Peki, her gün yeni bir konut projesi reklamlan ile karşılaşırken en doğru karar nasıl verilir?

Bu sorunun yanıtını yaklaşık yüze yakın projede 27 bin 500 konutun satış süreci içinde bulunan Avrupa Proje Yönetiminin Yönetim Kurulu Başkanı Ediz Giray’a sorduk.

İşte ev alma arifesinde olan oturumcu ve yatırımcı için ipuçları…
-Ispartakule Bahçeşehir, Esenyurt Hadımköy gibi şehrin dış arterlerinde arz fazla talep azdır. Bu bölgelerde satış rakamlarının gevşemesi ve düşmesi söz konusu. Rekabetin yoğun olduğu bu alanlarda ödeme seçenekleri müşteri lehine şekilleniyor. 120 ay 0 faizin rakamsal karşılığı daire fiyatı üzerinden yüzde 25 indirim yapılması demek. Eğer oturum için ev arıyorsanız bu adresler sizin için doğru lokasyonlar.
-Yatırım amaçlı konut alacaksanız satın aldığınız değerle satacağınız değer arasında fark olması gerekir. Bu fark talebin çok, arzın az olmasına bağlı. Yatırımcı gözü ile bakarsak şehrin merkezi alanlarını seçmekte fayda var. Buna Avrupa Yakası’ndaki en güzel örnek Basın Ekspres Yolu.
-Bölgeye karar verdiyseniz sıra güvenilir bir şirket bulmakta. Bu noktada acele etmemekte fayda var. Gayrimenkulde tecrübeli, teslim edilen projeleri olan, yatırımcısına kazandıran şirketlerin projelerden alım yapmak akıllıca olur. Bu şirketlerin taahhütlerini yerine getirmesi kadar taahhüt ettiği gibi yerine getirmesi de önemli. Şirketlerin eski projelerini incelerken bu noktaya dikkat etmek gerekir. Zira 10 kalitesi deyip, 5 kalitesi ile teslim yapan firmalar da var.
-Ev alırken en verimli ve kazançlı zamanı seçmek oldukça önemli. Ekonominin iyi olduğu dönemle kötü olduğu dönemde satın alma kararı farklı çalışır. Ekonominin soğuduğu dönemler müşterinin lehine olan dönemlerdir. Çünkü satış azalır, müşteri değerlidir ve pazarlık şansı vardır.
-Gizli tehlike aidat meselesine dikkat. Birçok projede ortak gelir hesaplanmaksızın, projeyi cazip göstermek adına sosyal donatılar yaratılıyor. Sonrasında aidatlar bin – bin 500 TL’leri buluyor. Bu da neredeyse bir dairenin kira bedeli. Bu nedenle ev seçerken sonrasında gelecek yaşam maliyetlerini de hesaba katın.
-Konut alırken incelediğiniz kataloglara ve örnek dairelere dikkat edin ve bunların ne kadar gerçeği yansıttığını sorgulayın.
-Konut alırken dikkat edilecek en önemli hususlardan biri de net ve brüt farkı. Aslında bu oran yüzde 30′ları geçmemeli.
Ancak günümüzde yüzde 70′lere ulaştığı projeler var. Bu da demek oluyor ki siz yüzde 70 fazla para ödüyorsunuz.
-Evinizi seçtiniz ve sıra geldi yasal işlemlere. Burada satışın ne ile yapıldığına dikkat edin. Basit bir satış vaadi sözleşmesi yapılıyorsa, üstelik noter onayı da yoksa müteahhidin insafına kaldınız demektir. Bir de elden yapılan peşinatlarda ödemiş olduğunuz paranın ispatı olmasına dikkat edin ve karşınızdaki insanlara suiistimal alanı bırakmayın. Sonraki aşamalarda da ödemeleri şahıs hesabına değil, banka hesabına yatırın.
-Teslim tarihinin sözleşmenizde yazılı olmasına dikkat edin. Ayrıca kat irtifakı kurulmayan projeden konut almayın. Tapu’dan kat irtifakını kontrol edin. Alacağınız konutun tüm detaylarına tapudaki onaylı projeden bakabilirsiniz.
-Konut kredisi kullanarak ev alacaklar en az 3-4 bankanın faiz oranı ve dosya masraflarını karşılaştırarak karar vermeli.
-İmar durumunu mutlaka araştırın. Konut projelerinin, belediyedeki onaylı projesini görmelisiniz. Onaylı proje ile size sunulan projenin aynı olup olmadığına dikkat edin. İmar problemi nedeni ile tamamlanamayan projeler olduğunu unutmayın.

Kaynak: Emlakta Son Dakika,