Financial Times'da yayımlanan bir yazıda, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu bazı gelişen piyasalarda konut pazarının gereğinden fazla büyüdüğü ve bu sektörde "deprem" niteliğinde büyük bir krizin kapıda olduğu öne sürüldü. John Hopkins Üniversitesi İşletme Fakültesi'nden Alessandro Rebucci tarafından kaleme alman yazıda, IMF'nin Küresel Konut Gözlemi'ne göre Brezilya, Çin ve Türkiye ekonomilerinde gelirde kaydedilen büyüme oranları yavaşlerken konut fiyatları ve kredilerin hala bugün bile enflasyondan çok daha yüksek oranlarda arttığına dikkat çekildi.Rebucci, özellikle Brezilya ve Türkiye'de enflasyonun yüksek ve cari açığın çok büyük olduğunu, bu ekonomilerin hala fazla ısınmakta olup dış borçlanmaya bağımlı olduğunu, giderlerinin gelirlerinden fazla olduğunu belirtti. Borçlanmanın yüksek ve konut fiyatlarının asıl değerinden fazla olduğu durumlarda bir yandan büyümeyi tüketime göre dengelerken diğer yandan da fmarıs sistemini serbest bırakmanın zor olduğunu belirten yazar, talebi destekleyen kolay kredi politikasının dengeyi kaçırması halinde durumun ekonomik istikran tehdit edebileceğini öne sürdü.Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), ocak ayı inşaat Sektörü Analiz Raporu'na göre ise Türkiye'de 2014'te konut satışındaki hızlı artış kasımda durdu. Ağustos, eylül, ekim ortalamasında yüzde 21 'e yakın artan konut satışı, kasım ayında yalnızca yüzde 1.1'lik artış göstermiş ve ilk 11 aydaki satış geçen 2013'ün yüzde 1 altında kaldı. Kasım ayında ülke genelinde ilk kez satılan konut sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0.3 azaldı. Konut stoku büyümeye devam ederken dar gelirli gruplara hitap eden konutlarda arz yetersizliği, orta ve üst gelir gruplarına hitap eden lüks ve markalı konutlarda ise arz fazlası olduğu görülüyor.TMB'nin analizine göre mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış inşaat istihdam endeksi 2014 3. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 4. 5 oranında azaldı. Takvim etkilerinden arındırılmış inşaat istihdam endeksinde ise bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 14.9'a ulaşan bir azalma kaydetti. Analizde "2015 inşaat üretiminde sektördeki yavaşlama trendini yukarı yönde hızlandıracak kayda değer bir canlanma beklentisi içerisine girmek güçtür" denildi. -
Kaynak: REIDIN
Dünyanın en güzel şehri İzmir & çevresine ait "Gayrimenkul Piyasası" hakkında son haberler, güncel portföyler, yatırımlık yerler, değerli yazarlardan yazılar ve güvenilir sitelerden linkler...
gayrimenkul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gayrimenkul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Şubat 2015 Cuma
15 Aralık 2014 Pazartesi
Mavişehir imar planları kimseyi memnun etmedi!
Geçtiğimiz yıllarda mahkemelik olan Mavişehir bölgesine yönelik olarak
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin hazırladığı 1/5000 ölçekli yeni imar planlarına
meslek odaları, vatandaşlar, yatırımcılar ve ilçe belediyesinden itiraz yağdı.İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Çevre ve şehircilik Bakanlığı arasında 2012 yılından bu yana yaşanan plan krizi bir türlü dinmek bilmiyor. Geçtiğimiz yıllarda mahkemelik olan Mavişehir bölgesine yönelik olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin hazırladığı 1/5000 ölçekli yeni imar planlarına meslek odaları, vatandaşlar, yatırımcılar ve ilçe belediyesinden itiraz yağdı. Egepostasmm haberine göre askı süresi içerisinde 14 ayrı itiraz gelen planlarla ilgili nihai sonuç önümüzdeki ay içerisinde belli olacak. Bostanlı-Mavişehir Mevkii'nde, "Toplu Konut Alanı" ilan edilen alana ilişkin 1/5000 ölçekli imar planlarına başta yöredeki hak sahipleri olmak üzere, Mavişehir Çevre Platformu, TMMOB Şehir Plancıları Odası, TMMOB Mimarlar Odası, Karşıyaka Belediyesi çeşitli gerekçelerle itirazlarını sundu.
Tartışmalı Arazi için de itiraz
Bölgede yeni gökdelenlerin önünü açan planlarda yapılan değişikliklere yeşil alanların kaldırılacağı ve yapılaşmanın önünün açıldığı gerekçesi ile 590 adet dilekçe sunarak karşı çıkan vatandaşların yanı sıra, Emlak Konut, Katal İnşaat, Egepark Mavişehir Gayrimenkul gibi yatırımcılar da itirazlarını sundu, itirazlar arasında en dikkat çekenlerise AK Partili Eski Meclis Üyesi Murat Akdemir ile ortak girişim olarak Karayolları arazilerinin satış ihalesine giren Armesa İnşaat'tan ve ünlü işadamı Mehmet Cengiz'in sahibi olduğu Cengiz inşaat'tan geldi.
Yeşil alan arttı
Geçtiğimiz aylarda Büyükşehir meclisinde karar bağlanan ve askıya çıkan planda, imar parsellerinden terk alarak otopark ve yeşil alanlar arttırılıp, bakanlığın hazırladığı planlarda verilen yoğunluk ve emsal düşürülmüştü. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın iptal olan planıyla ticaret alanına dönüşen ve AVM yapımına olanak sağlanan denize yakın arazi, Büyükşehir Belediyesi'nin planıyla yine rekreasyon alanı ve otoparka dönüştürülmüş, son plan bazı düzeltme ve değişiklikleriyle Büyükşehir Belediyesi'nin 2011 yılında yürütmesinin mahkeme kararıyla durduğu planla benzer şekilde oluşturulmuştu.
Kimseye yaramadı
Mavişehirlilerin büyük tepkisine yol açan ve geçmişi 2003 yılına kadar dayanan planlama çilesinde, Büyükşehir Belediyesi'nce hazırlanan son düzenlemeye başlıca itiraz gerekçe ise yeşil alanlar oldu. Emsal artışı, kat yüksekliklerinde artış, yeşil alanların kullanımında değişikliğe gidilmesi, teknik ve sosyal altyapıya yeni yükler geldiği, değişikliğin planlama ilkelerine ve imar kanununa aykırılıklar içerdiği, planlarda özel sağlık ve eğitim alanlarına yer verilmesi, yol ve park alanlarının yapılaşmaya açılması, altyapısal sıkıntıların bulunması itirazlara konu oldu.
SİL BAŞTAN Ml OLACAK?
Hazırlanan planlara yönelik gelen itirazların önümüzdeki aya kadar İzmir Büyükşehir Belediyesinde görüşülerek Ocak ayının ilk meclis oturumunda karara bağlanması bekleniyor. Buna göre itirazlar reddedilecek ve planlar resmen yürürlüğe girecek ya da belediye gelen itirazlara yönelik plan değişikliğine giderek revizyon yapacak ve 1/5000'lik imar planları yeniden askıya çıkacak. itirazlar kabul edilmeyip reddedico konu yargıya
18 Mayıs 2014 Pazar
İzmir Kuş Cenneti'nin yanındaki arazinin satışı durduruldu
İzmir Kuş Cenneti'nin yanı başındaki 1. derece SİT kapsamındaki TTA Gayrimenkul AŞ'ye ait Çamaltı Tuzlası arazilerinin satışı iptal edildi.
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) tarafından satışa çıkarılan ve geçtiğimiz günlerde ihaleye katılan iki teklif sahibinin, açık artırma kısmında ihaleden çekildikleri bildirildi. Çamaltı Tuzlası'nı işleten Beşiktaş Eski Yöneticisi Nevzat Demir ve iş adamı İbrahim Bağış'ın, kamuoyunda satışa yönelik tepki oluşması üzerine alımdan vazgeçtikleri ifade ediliyor. 200 dönüm büyüklüğünde 7 parselden oluşan arazinin, Homa Dalya'nında bulunması doğa severleri ayağa kaldırmıştı. CHP İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu, konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne taşıyarak Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu'nun bu satışı açıklamalarını istemişti.
Kaynak: Zaman, 18.05.2014
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB) tarafından satışa çıkarılan ve geçtiğimiz günlerde ihaleye katılan iki teklif sahibinin, açık artırma kısmında ihaleden çekildikleri bildirildi. Çamaltı Tuzlası'nı işleten Beşiktaş Eski Yöneticisi Nevzat Demir ve iş adamı İbrahim Bağış'ın, kamuoyunda satışa yönelik tepki oluşması üzerine alımdan vazgeçtikleri ifade ediliyor. 200 dönüm büyüklüğünde 7 parselden oluşan arazinin, Homa Dalya'nında bulunması doğa severleri ayağa kaldırmıştı. CHP İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu, konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne taşıyarak Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu'nun bu satışı açıklamalarını istemişti.
Kaynak: Zaman, 18.05.2014
13 Mayıs 2014 Salı
Bankalar emlakçı oldu
Bankalar geri dönmeyen ticari ve bireysel krediler nedeniyle el koyduğu binlerce gayrimenkulü satışa çıkardı
Yaşanan ekonomik sıkıntı ve gelirden fazla kullanılan krediler nedeniyle vatandaş, çiftçi, sanayici ve tüccarlar kredi borçlarını ödemeyince binlerce ipotekli konut, arsa, tarla, fabrika ve dükkan bankaların eline geçti.
Geri dönmeyen kredilere haciz yoluyla el koydukları gayrimenkuller nedeniyle emlakçı gibi olan bankalar, gayrimenkul satışları için “emlak servisi” ve özel internet siteleri oluşturdu.
Bankalar, ellerindeki gayrimenkullere, internet siteleri ve şubeleri üzerinden müşteri arıyor. Gayrimenkul satan her bankanın internet sitesinde bir de “satılık gayrimenkuller” bölümü bulunuyor. İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir ve Gaziantep gibi büyük şehirlerde yer alan gayrimenkuller için iki satış yöntemi izleniyor. Bunlar teklif usulü ve ihale usulü. Teklifler bankaların internet siteleri üzerinden her zaman gerçekleştirilirken, ihaleler ise bankalar tarafından belirtilen tarihlerde gerçekleştiriliyor.
Kamu bankaları zirvede
Satışa sunulan gayrimenkul sayısı bakımından ilk sırada Türkiye Halk Bankası bulunuyor. Halk Bankası’nın satışa sunduğu bin 568 gayrimenkul arasında 14 arazi, 104 arsa, 30 fabrika, 220 iş yeri, 39 komple bina, 560 konut, 530 tarla ve 71 proje dairesi var. Halk Bankası’nı bin 549 gayrimenkul ile bir diğer kamu bankası Vakıfbank izlerken, üçüncü sırada ise Türkiye İş Bankası 888 gayrimenkul ile yer aldı.
Satılıklar arasında yok yok
Bankalarda bulunan gayrimenkullerin arasında müstakil ev, ahşap ev, kerpiç ev, villa, konak, apartman dairesi, apartman, otel, pansiyon, fabrika, imalathane, atölye, cam sera, akaryakıt istasyonu, otel, lokanta, depo, garaj, dükkan, ofis, işhanı, arsa tarla, sera, çiftlik, bağ, elma, zeytinlik, meyve, fındık, incir, narenciye bahçesi gibi binlerce gayrimenkul bulunuyor.
Alırken nelere dikkat edilmeli?
Bankalar tarafından satılan gayrimenkullerin satış fiyatları eksper tarafından belirlenirken, muhammen bedel üzerinden gelen teklifler banka tarafından değerlendiriliyor ve en yüksek teklifi veren gayrimenkulü almaya hak kazanıyor. Gayrimenkullerin satış bedelleri peşin satış bedeli olup vadeli veya taksitli satış yapılamıyor. Bankalar kanalıyla elden çıkartılan ve çoğu kez değerinin altında satışa sunulan gayrimenkuller fırsat yarattığı gibi hayal kırıklığına da neden olabiliyor. Çünkü satıştaki gayrimenkullerin çok hisseli olma ihtimali bulunuyor. Bu nedenle bankalardan ev, arsa, dükkan, ofis, büro, fabrika ve işyeri alacak olan kişilerin sözkonusu gayrimenkul ile ilgili tüm ayrıntıları dikkatlice incelemesinde fayda var. Yine fiyatların muhammen bedel olduğunun unutulmaması gerekiyor.
Hangi bankanın satışta ne kadar gayrimenkulü var*
Abank: 92
Albarak Türk: 160
Denizbank: 586
Fibabank: 10
Finansbank: 549
Garanti Bankası: 364
Halk Bankası: 1568
HSBC: 30
ING Bank: 124
İş Bankası: 888
Kuveyt Türk: 204
Şekerbank: 783
TEB: 655
Türkiye Finans: 513
Vakıfbank: 1549
Yapı Kredi: 671
Ziraat Bankası: 674
* Rakamlar bankaların internet sitelerinden derlenmiştir.
Kaynak: Sözcü, 14.05.2014
Yaşanan ekonomik sıkıntı ve gelirden fazla kullanılan krediler nedeniyle vatandaş, çiftçi, sanayici ve tüccarlar kredi borçlarını ödemeyince binlerce ipotekli konut, arsa, tarla, fabrika ve dükkan bankaların eline geçti.
Geri dönmeyen kredilere haciz yoluyla el koydukları gayrimenkuller nedeniyle emlakçı gibi olan bankalar, gayrimenkul satışları için “emlak servisi” ve özel internet siteleri oluşturdu.
Bankalar, ellerindeki gayrimenkullere, internet siteleri ve şubeleri üzerinden müşteri arıyor. Gayrimenkul satan her bankanın internet sitesinde bir de “satılık gayrimenkuller” bölümü bulunuyor. İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir ve Gaziantep gibi büyük şehirlerde yer alan gayrimenkuller için iki satış yöntemi izleniyor. Bunlar teklif usulü ve ihale usulü. Teklifler bankaların internet siteleri üzerinden her zaman gerçekleştirilirken, ihaleler ise bankalar tarafından belirtilen tarihlerde gerçekleştiriliyor.
Kamu bankaları zirvede
Satışa sunulan gayrimenkul sayısı bakımından ilk sırada Türkiye Halk Bankası bulunuyor. Halk Bankası’nın satışa sunduğu bin 568 gayrimenkul arasında 14 arazi, 104 arsa, 30 fabrika, 220 iş yeri, 39 komple bina, 560 konut, 530 tarla ve 71 proje dairesi var. Halk Bankası’nı bin 549 gayrimenkul ile bir diğer kamu bankası Vakıfbank izlerken, üçüncü sırada ise Türkiye İş Bankası 888 gayrimenkul ile yer aldı.
Satılıklar arasında yok yok
Bankalarda bulunan gayrimenkullerin arasında müstakil ev, ahşap ev, kerpiç ev, villa, konak, apartman dairesi, apartman, otel, pansiyon, fabrika, imalathane, atölye, cam sera, akaryakıt istasyonu, otel, lokanta, depo, garaj, dükkan, ofis, işhanı, arsa tarla, sera, çiftlik, bağ, elma, zeytinlik, meyve, fındık, incir, narenciye bahçesi gibi binlerce gayrimenkul bulunuyor.
Alırken nelere dikkat edilmeli?
Bankalar tarafından satılan gayrimenkullerin satış fiyatları eksper tarafından belirlenirken, muhammen bedel üzerinden gelen teklifler banka tarafından değerlendiriliyor ve en yüksek teklifi veren gayrimenkulü almaya hak kazanıyor. Gayrimenkullerin satış bedelleri peşin satış bedeli olup vadeli veya taksitli satış yapılamıyor. Bankalar kanalıyla elden çıkartılan ve çoğu kez değerinin altında satışa sunulan gayrimenkuller fırsat yarattığı gibi hayal kırıklığına da neden olabiliyor. Çünkü satıştaki gayrimenkullerin çok hisseli olma ihtimali bulunuyor. Bu nedenle bankalardan ev, arsa, dükkan, ofis, büro, fabrika ve işyeri alacak olan kişilerin sözkonusu gayrimenkul ile ilgili tüm ayrıntıları dikkatlice incelemesinde fayda var. Yine fiyatların muhammen bedel olduğunun unutulmaması gerekiyor.
Hangi bankanın satışta ne kadar gayrimenkulü var*
Abank: 92
Albarak Türk: 160
Denizbank: 586
Fibabank: 10
Finansbank: 549
Garanti Bankası: 364
Halk Bankası: 1568
HSBC: 30
ING Bank: 124
İş Bankası: 888
Kuveyt Türk: 204
Şekerbank: 783
TEB: 655
Türkiye Finans: 513
Vakıfbank: 1549
Yapı Kredi: 671
Ziraat Bankası: 674
* Rakamlar bankaların internet sitelerinden derlenmiştir.
Kaynak: Sözcü, 14.05.2014
1 Mayıs 2014 Perşembe
Kuş Cenneti'ni satın alanı pişman ederiz
Özelleştirme İdaresi, Çamaltı Tuzlası için gayrimenkul değerlendirmesi başlattı. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, İzmir Kuş Cenneti ve Homa Dalyanı'nın yanıbaşındaki, 1. derece Sit kapsamında bulunan Çamaltı Tuzlası'nıda satışa çıkardı. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Prof. Dr. Mehmet Sıkı, alanın satışına ilk tepkiyi veren isim oldu
Tolga Kabak- İzmir Kuşcenneti'nin Türkiye'de yaşayan 469 kuş türünden 249'unun görüldüğü ve 83 değişik kuşun kuluçkaya yatabildiği uluslararası önemde sulak alanlarımızdan biri olduğunu anımsatan Prof. Sıkı, başka emellerle bu bölgenin alınmasının çevre katliamı olduğunu vurgulayarak, "Buraya bir çivi bile çaktırtmayız, aldıklarına pişman olurlar, verdikleri paraya da yazık olur" dedi.
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, İzmir Kuş Cenneti ve Homa Dalyanı'nın yanıbaşındaki, 1. derece Sit kapsamında bulunan Çamaltı Tuzlası'nı da satışa çıkardı. İzmir'in Çiğli ilçesinde yer alan Çamaltı Tuzlası'nda yıllık 600 bin ton tuz üretiliyor. Özelleştirme İdaresi, Hazine'ye ait alanların gayrimenkul değerlendirmesi sürecini başlattı.
Şehir Plancıları Odası İzmir Şube Başkanı Özlem Şenyol Kocaer, Çamaltı Tuzlası' nın satılmasının gündemde olduğunu belirterek alanla ilgili gayrimenkul değerlendirmesi yapıldığını söyledi.
Alanın 1/25 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı'nda 'tuzla' olarak geçtiğini, 1. derece doğal sit ve Ramsar alanı (koruma altındaki sulak alanlar) olduğunu vurgulayarak "Bu tür alanlar kamunun elinde kalmalıdır. Bu alanların korunması gerekirken şahsa yönelik satışın yapılmasının gerekçesini anlayamıyoruz. Bu satışa yönelik girişimierin nedenini merak ediyoruz. Özelleştirme İdaresi'nin sitesinde gayrimenkul değerlemesi yapılması satışın bir aşamasıdır" dedi. Çamaltı Tuzlası ve çevresinin uluslararası sözleşmelerde korunması gereken alan olduğunu, burada yapılaşmaya izin verilemeyeceğini de anlatan Kocaer, "Burası kamunun elinde kalmalıdır" dedi.
Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Prof. Dr. Mehmet Sıkı, İzmir Kuş Cenneti ve Homa Dalyanı'nın yanıbaşındaki, 1. derece Sit kapsamında bulunan Çamaltı Tuzlası'nı da satışa çıkarılmasıyla ilgili, "Çamaltı Tuzlası' nı 27 yıllığına kiralayan Binbir Gıda Tuz İşletmeleri ile son derece uyumlu bir çalışma içindeyiz. Kuş Cenneti nin geliştirilmesi ve korunması ile gilgili destek sağlıyor bu kurum. Çamaltı Tuz işletmesini de satın aldılar. İki satılan yeri de başkası almasın diye buna benzer Süzbeyli Köyü ile Kuş Cenneti Ziyaretçi Merkezi arasındaki yeri de özelliştirme idaresi 2-3 hafta önce satışa çıkardı başka bir Kuş Cenneti üzerinde kötü emelleri olan bir şirket veya kişi almasın diye Binbirgıda Tuz İşletmeleri satın aldı. Bu alışverişten de son derece memnunuz. Temennimiz daha önce kiraladığı yer içerisinde kalan 27 yıllık bu son iki yeri de bu kurumun alması. Yasa gereği satışa engel olamayız. Bu kurumun Kuş Cenneti'nin korunmasına ve geliştirilmesine sağladığı katkılardan dolayı içimiz rahat eder. Kötü bir iş yapacaklarına inanmıyoruz. Başka bir kurum alırsa hem biz, hem Kuş Cenneti sıkıntıya düşeriz ve yapacakları iş için de enerji kaybımız olur. Başka emellerle alan insanlara çivi de çaktırtmayız, aldıklarına pişman olurlar, verdikleri paraya da yazık olur! Boşu boşuna almasınlar. Aklı başında bir kurum boşuna masraf yapmasın. Burasının kamu yararına kalması hem toplum hem de Kuş Cenneti için en iyisi. Güney' de satışa çıkarılan Çilazmak mevkiisi yakınındaki Çamaltı Tuzlası eski tesislerinin olduğu yere şuanda ulaşım mümkün değildir. Dolayısıyla buraya ulaşım binbirgıda nın kiraladığı yerden geçmek durumunda. Alanın da yeni bir yol yapması gerekir. Mevcut mevzuat yasayı koruma statüleri müsaade etmez" diye konuştu.
İzmir Kuşcenneti'nin Türkiye'de yaşayan 469 kuş türünden 249'unun görüldüğü ve 83 değişik kuşun kuluçkaya yatabildiği uluslararası önemde "A" Sınıfı sayılı sulak alanlarımızdan biri olduğunu anımsatan Prof. Dr. Mehmet Sıkı, "İzmir Kuşcenneti'nde görülen kuş türlerini ve onların yaşama alanlarını koruyarak ve aynı zamanda torunlarımıza aktarmak için T.C. devleti olarak uluslararası camiaya Ramsar, Bern ve Paris sözleşmeleri ile koruyacağımızı taahhüt etmiş bulunduk. Ayrıca Kuşcenneti'ni Yaban Hayatı Koruma Sahası, I. Derece Doğal- Arkeolojik Sit Alanı ve Ramsar Alanı ilan ederek ulusal mevzuatımızla da koruma altına alınmıştır. Ancak Kuşcenneti'nde iş yapmak deyim yerindeyse deveye hendek atlatmaktan zordur." Bölgenen korunarak ve geliştirilerek gelecek nesillere bozulmadan aktarılabilmesi için Koruma Kurulları (Sit Kurulları) tarafından birçok karar alındığını belirten Prof. Dr. Mehmet Sıkı şunları söyledi: "Bu kararlardan İzmir Kuşcenneti'nin milli park olarak ilan edilmesi, hatalı dikilen okaliptüslerin alandan uzaklaştırılması, doğal sit alanında hayvan otlatmasının yasaklanması, Homa Dalyanı'nın iyileştirilmesi ve dalyanda kuluçka adası rehabilitasyonu ile Değirmen Dağı'nın tahsisi gibi çalışmalar 29 yıldan beri gerçekleşmemiştir."
Kaynak: Haber Ekspres, 30.04.2014
Tolga Kabak- İzmir Kuşcenneti'nin Türkiye'de yaşayan 469 kuş türünden 249'unun görüldüğü ve 83 değişik kuşun kuluçkaya yatabildiği uluslararası önemde sulak alanlarımızdan biri olduğunu anımsatan Prof. Sıkı, başka emellerle bu bölgenin alınmasının çevre katliamı olduğunu vurgulayarak, "Buraya bir çivi bile çaktırtmayız, aldıklarına pişman olurlar, verdikleri paraya da yazık olur" dedi.
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, İzmir Kuş Cenneti ve Homa Dalyanı'nın yanıbaşındaki, 1. derece Sit kapsamında bulunan Çamaltı Tuzlası'nı da satışa çıkardı. İzmir'in Çiğli ilçesinde yer alan Çamaltı Tuzlası'nda yıllık 600 bin ton tuz üretiliyor. Özelleştirme İdaresi, Hazine'ye ait alanların gayrimenkul değerlendirmesi sürecini başlattı.
Şehir Plancıları Odası İzmir Şube Başkanı Özlem Şenyol Kocaer, Çamaltı Tuzlası' nın satılmasının gündemde olduğunu belirterek alanla ilgili gayrimenkul değerlendirmesi yapıldığını söyledi.
Alanın 1/25 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı'nda 'tuzla' olarak geçtiğini, 1. derece doğal sit ve Ramsar alanı (koruma altındaki sulak alanlar) olduğunu vurgulayarak "Bu tür alanlar kamunun elinde kalmalıdır. Bu alanların korunması gerekirken şahsa yönelik satışın yapılmasının gerekçesini anlayamıyoruz. Bu satışa yönelik girişimierin nedenini merak ediyoruz. Özelleştirme İdaresi'nin sitesinde gayrimenkul değerlemesi yapılması satışın bir aşamasıdır" dedi. Çamaltı Tuzlası ve çevresinin uluslararası sözleşmelerde korunması gereken alan olduğunu, burada yapılaşmaya izin verilemeyeceğini de anlatan Kocaer, "Burası kamunun elinde kalmalıdır" dedi.
Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Prof. Dr. Mehmet Sıkı, İzmir Kuş Cenneti ve Homa Dalyanı'nın yanıbaşındaki, 1. derece Sit kapsamında bulunan Çamaltı Tuzlası'nı da satışa çıkarılmasıyla ilgili, "Çamaltı Tuzlası' nı 27 yıllığına kiralayan Binbir Gıda Tuz İşletmeleri ile son derece uyumlu bir çalışma içindeyiz. Kuş Cenneti nin geliştirilmesi ve korunması ile gilgili destek sağlıyor bu kurum. Çamaltı Tuz işletmesini de satın aldılar. İki satılan yeri de başkası almasın diye buna benzer Süzbeyli Köyü ile Kuş Cenneti Ziyaretçi Merkezi arasındaki yeri de özelliştirme idaresi 2-3 hafta önce satışa çıkardı başka bir Kuş Cenneti üzerinde kötü emelleri olan bir şirket veya kişi almasın diye Binbirgıda Tuz İşletmeleri satın aldı. Bu alışverişten de son derece memnunuz. Temennimiz daha önce kiraladığı yer içerisinde kalan 27 yıllık bu son iki yeri de bu kurumun alması. Yasa gereği satışa engel olamayız. Bu kurumun Kuş Cenneti'nin korunmasına ve geliştirilmesine sağladığı katkılardan dolayı içimiz rahat eder. Kötü bir iş yapacaklarına inanmıyoruz. Başka bir kurum alırsa hem biz, hem Kuş Cenneti sıkıntıya düşeriz ve yapacakları iş için de enerji kaybımız olur. Başka emellerle alan insanlara çivi de çaktırtmayız, aldıklarına pişman olurlar, verdikleri paraya da yazık olur! Boşu boşuna almasınlar. Aklı başında bir kurum boşuna masraf yapmasın. Burasının kamu yararına kalması hem toplum hem de Kuş Cenneti için en iyisi. Güney' de satışa çıkarılan Çilazmak mevkiisi yakınındaki Çamaltı Tuzlası eski tesislerinin olduğu yere şuanda ulaşım mümkün değildir. Dolayısıyla buraya ulaşım binbirgıda nın kiraladığı yerden geçmek durumunda. Alanın da yeni bir yol yapması gerekir. Mevcut mevzuat yasayı koruma statüleri müsaade etmez" diye konuştu.
İzmir Kuşcenneti'nin Türkiye'de yaşayan 469 kuş türünden 249'unun görüldüğü ve 83 değişik kuşun kuluçkaya yatabildiği uluslararası önemde "A" Sınıfı sayılı sulak alanlarımızdan biri olduğunu anımsatan Prof. Dr. Mehmet Sıkı, "İzmir Kuşcenneti'nde görülen kuş türlerini ve onların yaşama alanlarını koruyarak ve aynı zamanda torunlarımıza aktarmak için T.C. devleti olarak uluslararası camiaya Ramsar, Bern ve Paris sözleşmeleri ile koruyacağımızı taahhüt etmiş bulunduk. Ayrıca Kuşcenneti'ni Yaban Hayatı Koruma Sahası, I. Derece Doğal- Arkeolojik Sit Alanı ve Ramsar Alanı ilan ederek ulusal mevzuatımızla da koruma altına alınmıştır. Ancak Kuşcenneti'nde iş yapmak deyim yerindeyse deveye hendek atlatmaktan zordur." Bölgenen korunarak ve geliştirilerek gelecek nesillere bozulmadan aktarılabilmesi için Koruma Kurulları (Sit Kurulları) tarafından birçok karar alındığını belirten Prof. Dr. Mehmet Sıkı şunları söyledi: "Bu kararlardan İzmir Kuşcenneti'nin milli park olarak ilan edilmesi, hatalı dikilen okaliptüslerin alandan uzaklaştırılması, doğal sit alanında hayvan otlatmasının yasaklanması, Homa Dalyanı'nın iyileştirilmesi ve dalyanda kuluçka adası rehabilitasyonu ile Değirmen Dağı'nın tahsisi gibi çalışmalar 29 yıldan beri gerçekleşmemiştir."
Kaynak: Haber Ekspres, 30.04.2014
Etiketler:
Çamaltı,
gayrimenkul,
İdaresi,
Özelleştirme,
Tuzlası
29 Nisan 2014 Salı
Arap sermayesi ‘icradan satılık’ emlak topluyor
Yabancıların gözü icralık mallarda. İcra ihalelerine katılarak gayrimenkul, oto, arsa, hatta fabrika bile alan yabancıların favorisi ise Boğaz’daki yalılar. İcralık.com kurucusu Özoral “Yabancılara haftada 100’e yakın emlak satışı yapıyoruz” dedi.
Mütekabiliyet Yasası ile gayrimenkul sektörüne ilgisini artıran yabancı yatırımcılar, daha uygun fiyatlı konut edinmek amacıyla icra ihalelerine akın ediyor. En fazla ilgi ise Arap coğrafyasından geliyor. İlginin nedeni ise bu ihalelerde fiyatların yarı yarıya düşük olması. 300 bin TL’lik bir gayrimenkulü 150 bin TL’ye almanın mümkün olduğu icra ihalelerinde Türkiye’de bulunma şartı da gerekmiyor. İnternet üzerinden tüm işlemler halledilebiliyor. İcralık.com kurucusu Can Emrah Özoral, son aylarda yabancıların icra ihalelerine ciddi ilgi gösterdiklerini söyledi. Katılımın yüksek olduğunu belirten Özoral “Yabancı ortaklı şirketlerin haftada 100’e yakın gayrimenkul ihalesine girdiğini görüyoruz. Türkler bu kadar ilgi göstermiyor” diye konuştu.
Türkiye’de şirket kuruyorlar
İcra ihalelerine katılmak için TC vatandaşı olma şartını ise Türkiye’de şirket açarak çözdüklerini ifade eden Özoral şöyle devam etti: “Birçok yatırımcı yalnızca icra ihalesine girebilmek için Türkiye’de şirket kuruyor. Almanya, İngiltere ve Fransa olmak üzere Avrupa ülkelerinden ciddi talep görüyoruz. Ancak en sadık müşterilerimiz Irak, Suriye, İran, Suudi Arabistan ve Mısır’dan. Yurt dışında olsalar dahi, beğendikleri malın bilgilerini göndererek seçim şansı veriyoruz. Ardandan onay aldıktan sonra onların yerine icra ihalelerine biz giriyoruz. Tüm işlemlerine arından yalnızca imza atmak üzere Türkiye’ye geliyorlar.” Özoral, şu an da aktif olarak 5 binin üzerinde yabancı alıcı grubu olduğunu dile getirdi. En fazla ilgiyi yeni projelerin gördüğünü söyleyen Özoral, Boğaz civarındaki yalı ve villalara da büyük ilgi gördüğünü dile getirerek “Oturmak veya yatırım yapmak için yalı veya villa alıyorlar. Boğaz hattı onlar için bulunmaz bir bölge” dedi. (Kaan Zenginli/İstanbul)
Kaynak: Star Gazete, 27.04.2014
Mütekabiliyet Yasası ile gayrimenkul sektörüne ilgisini artıran yabancı yatırımcılar, daha uygun fiyatlı konut edinmek amacıyla icra ihalelerine akın ediyor. En fazla ilgi ise Arap coğrafyasından geliyor. İlginin nedeni ise bu ihalelerde fiyatların yarı yarıya düşük olması. 300 bin TL’lik bir gayrimenkulü 150 bin TL’ye almanın mümkün olduğu icra ihalelerinde Türkiye’de bulunma şartı da gerekmiyor. İnternet üzerinden tüm işlemler halledilebiliyor. İcralık.com kurucusu Can Emrah Özoral, son aylarda yabancıların icra ihalelerine ciddi ilgi gösterdiklerini söyledi. Katılımın yüksek olduğunu belirten Özoral “Yabancı ortaklı şirketlerin haftada 100’e yakın gayrimenkul ihalesine girdiğini görüyoruz. Türkler bu kadar ilgi göstermiyor” diye konuştu.
Türkiye’de şirket kuruyorlar
İcra ihalelerine katılmak için TC vatandaşı olma şartını ise Türkiye’de şirket açarak çözdüklerini ifade eden Özoral şöyle devam etti: “Birçok yatırımcı yalnızca icra ihalesine girebilmek için Türkiye’de şirket kuruyor. Almanya, İngiltere ve Fransa olmak üzere Avrupa ülkelerinden ciddi talep görüyoruz. Ancak en sadık müşterilerimiz Irak, Suriye, İran, Suudi Arabistan ve Mısır’dan. Yurt dışında olsalar dahi, beğendikleri malın bilgilerini göndererek seçim şansı veriyoruz. Ardandan onay aldıktan sonra onların yerine icra ihalelerine biz giriyoruz. Tüm işlemlerine arından yalnızca imza atmak üzere Türkiye’ye geliyorlar.” Özoral, şu an da aktif olarak 5 binin üzerinde yabancı alıcı grubu olduğunu dile getirdi. En fazla ilgiyi yeni projelerin gördüğünü söyleyen Özoral, Boğaz civarındaki yalı ve villalara da büyük ilgi gördüğünü dile getirerek “Oturmak veya yatırım yapmak için yalı veya villa alıyorlar. Boğaz hattı onlar için bulunmaz bir bölge” dedi. (Kaan Zenginli/İstanbul)
Kaynak: Star Gazete, 27.04.2014
26 Nisan 2014 Cumartesi
Dünyanın en pahalı 20 lüks konut piyasası!
Knight Frank Wealth Report 2014′ ü yayımladı. Araştırmada 1 milyon dolara lüks konutlarda kaç metrekare alan satın alınabileceğini sıralamış. Çalışmanın sonuçları ise bir hayli ilginç…
Knight Frank Wealth Report 2014′ü yayımladı. Araştırmada 1 milyon dolara lüks konutlarda kaç metrekare alan satın alınabileceğini sıralamış. Çalışmanın sonuçları ise bir hayli ilginç. İşte dünyanın en pahalı 20 lüks konut piyasasının sıralaması.
Listede İstanbul da var…
Monaco’da lüks bir konutun 15 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Hong Kong’da lüks bir konutun 20.6 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Londra’da lüks bir konutun 25.2 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Singapur’da lüks bir konutun 32.6 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Cenevre’de lüks bir konutun 34.7 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
New York’ta lüks bir konutun 40.2 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Sidney’de lüks bir konutun 41.2 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Paris’te lüks bir konutun 41.7 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Moskova’da lüks bir konutun 43.0 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Şanghay’da lüks bir konutun 46.2 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Pekin’de lüks bir konutun 52.6 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Roma’da lüks bir konutun 60.8 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Los Angeles’ta lüks bir konutun 64.3 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Miami’de lüks bir konutun 65.1 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Tokyo’da lüks bir konutun 75.5 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Mumbai’de lüks bir konutun 95.7 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
İstanbul’da lüks bir konutun 97.1 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Sao Paolo’da lüks bir konutun 135.1 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Dubai’de lüks bir konutun 146.0 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Cape Town’da lüks bir konutun 20.6 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Kaynak: 1insaat, 26.04.2014
Knight Frank Wealth Report 2014′ü yayımladı. Araştırmada 1 milyon dolara lüks konutlarda kaç metrekare alan satın alınabileceğini sıralamış. Çalışmanın sonuçları ise bir hayli ilginç. İşte dünyanın en pahalı 20 lüks konut piyasasının sıralaması.
Listede İstanbul da var…
Monaco’da lüks bir konutun 15 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Hong Kong’da lüks bir konutun 20.6 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Londra’da lüks bir konutun 25.2 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Singapur’da lüks bir konutun 32.6 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Cenevre’de lüks bir konutun 34.7 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
New York’ta lüks bir konutun 40.2 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Sidney’de lüks bir konutun 41.2 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Paris’te lüks bir konutun 41.7 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Moskova’da lüks bir konutun 43.0 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Şanghay’da lüks bir konutun 46.2 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Pekin’de lüks bir konutun 52.6 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Roma’da lüks bir konutun 60.8 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Los Angeles’ta lüks bir konutun 64.3 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Miami’de lüks bir konutun 65.1 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Tokyo’da lüks bir konutun 75.5 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Mumbai’de lüks bir konutun 95.7 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
İstanbul’da lüks bir konutun 97.1 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Sao Paolo’da lüks bir konutun 135.1 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Dubai’de lüks bir konutun 146.0 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Cape Town’da lüks bir konutun 20.6 metrekaresi 1 milyon dolara satın alınabiliyor.
Kaynak: 1insaat, 26.04.2014
13 Nisan 2014 Pazar
Bankalar konut zengini oldu
Gözünü karartıp bütçesini iyi hesaplamadan konut alımına girişen vatandaşın hayali kabusa dönerken, bankalar da tehlikeli bir şekilde gayrimenkul zengini haline dönüşüyor.
Kenan Biter'in haberine göre, konut sektörü dönem dönem yükselen tansiyon sebebiyle kısa bir fren yapsa da genel itibariyle son 5 yıldır altın çağını yaşıyor.
Sektörde yaşanan bahar havası ile birlikte bir birinden heybetli konut projeleri de ardı ardına yükselmeye devam ediyor. Bulundukları caddeleri gölgesinde bırak şaşalı projeler yükseldikçe vatandaşın da ağzını sulandırıyor.
Projeler arasında ne yapacağını tam olarak bilemeyen vatandaş, faizlerdeki düşüş ile birlikte ortaya çıkan iyimser havayı fırsat bilen inşaat firmalarının dönemin şartlarına göre sundukları bir birinden cazip kampanyaların etkisine kapılarak kendini aylık bütçelerinin çok üstünde bir rakamı ödemeyi kabul ederken buluyor.
Hal böyle olunca da değişik etkenlerinde dahil edildiği uzun vadeli bir hesap planı yapmayan, köşede kötü gün parası tutmayan ve olası bir risk döneminde bunu atlatacak eşe dosta sahip olmayan tüketicinin sonu maalesef banka kredisi ile alınan evi bankaya geri vermekle bitiyor.
Öyle ki gelinen noktada bankaların portföylerinde konut kredilerinden ve çeşitli ipotek türlerinden kaynaklı binlerce gayrimenkul bulunuyor ve bu sayı her geçen gün artmaya devam ediyor.
10 BİNİN ÜZERİNDE GAYRİMENKUL VAR
Bankaların portföylerin de Türkiye'nin hemen hemen her ilinden konuttan arsaya, dükkândan fabrikaya kadar 10 binin üzerinde mülk bulunuyor. Bu mülklerin büyük çoğunluğu kredi kullanım ve nüfus oranıyla eşdeğer orantıda İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir ve Gaziantep gibi büyük şehirlerde yer alıyor. Daha kırsal kesimlerde ise atıl durumdaki fabrika binaları ve büyük m2'lerde arsalar olara göze çarpıyor.
SATIŞTA İKİ YOL İZLENİYOR
Bankalar bu gayrimenkullerin satışında iki yol izliyor. Bunlardan biri teklif usulü diğeri ise ihale usulü. Teklifler bankaların internet siteleri üzerinden her zaman gerçekleştirilirken, ihaleler ise bankalar tarafından belirtilen tarihlerde gerçekleştiriliyor. Gayrimenkullerin satış bedelleri peşin satış bedeli olup vadeli veya taksitli satış yapılamıyor.
REKOR KAMU BANKALARINDA
Bankalar arasında gayrimenkul rekoru kamu bankalarına ait. 3 bine yakın gayrimenkulü bünyesinde bulunduran Halkbank listede birinci sıraya oturmuş durumda. Halkbank'ı sırasıyla bin 500 gayrimenkulle Vakıfbank ve 1007 adet gayrimenkulle Ziraat Bankası izliyor.
180 MiLYON TL'YE SATILIK 2 ARAZİ!
Satışa çıkartılan gayrimenkuller arasında milyon TL'lerle ifade edilen onlarca arsa ve fabrika da bulunuyor. En yüksek rakam ise Türkiye İş Bankası'nın portföyünde bulunan iki arsaya isteniyor. Adana Seyhan ve Yüreğir'de bulunan 96 bin ve 83 bin m2'lik iki araziye toplam 180 milyon TL'lik bir rakam isteniyor. Halkbank'ın portföyünde bulunan Malatya Organize Sanayideki bir fabrikaya ise 9 milyon TL talep ediliyor.
Bankaların ellerinde bulunan gayrimenkul sayıları şöyle;
Halkbank: 3 bine yakın
İş Bankası: 882
Vakıfbank: 1500
Yapı ve Kredi Bankası: 690
Finansbank: 532
Türk Ekonomi Bankası: 625
Türkiye Finans: 600
Denizbank: 589
Garanti Bankası: 374
Ziraat Bankası: 1007
Kuveyt Türk: 258
HSCB: 52
Kaynak: Sabah, 12.04.2014
(Not: Rakamlar bankaların internet sayfaları üzerinden temin edilmiştir.)
Kenan Biter'in haberine göre, konut sektörü dönem dönem yükselen tansiyon sebebiyle kısa bir fren yapsa da genel itibariyle son 5 yıldır altın çağını yaşıyor.
Sektörde yaşanan bahar havası ile birlikte bir birinden heybetli konut projeleri de ardı ardına yükselmeye devam ediyor. Bulundukları caddeleri gölgesinde bırak şaşalı projeler yükseldikçe vatandaşın da ağzını sulandırıyor.
Projeler arasında ne yapacağını tam olarak bilemeyen vatandaş, faizlerdeki düşüş ile birlikte ortaya çıkan iyimser havayı fırsat bilen inşaat firmalarının dönemin şartlarına göre sundukları bir birinden cazip kampanyaların etkisine kapılarak kendini aylık bütçelerinin çok üstünde bir rakamı ödemeyi kabul ederken buluyor.
Hal böyle olunca da değişik etkenlerinde dahil edildiği uzun vadeli bir hesap planı yapmayan, köşede kötü gün parası tutmayan ve olası bir risk döneminde bunu atlatacak eşe dosta sahip olmayan tüketicinin sonu maalesef banka kredisi ile alınan evi bankaya geri vermekle bitiyor.
Öyle ki gelinen noktada bankaların portföylerinde konut kredilerinden ve çeşitli ipotek türlerinden kaynaklı binlerce gayrimenkul bulunuyor ve bu sayı her geçen gün artmaya devam ediyor.
10 BİNİN ÜZERİNDE GAYRİMENKUL VAR
Bankaların portföylerin de Türkiye'nin hemen hemen her ilinden konuttan arsaya, dükkândan fabrikaya kadar 10 binin üzerinde mülk bulunuyor. Bu mülklerin büyük çoğunluğu kredi kullanım ve nüfus oranıyla eşdeğer orantıda İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir ve Gaziantep gibi büyük şehirlerde yer alıyor. Daha kırsal kesimlerde ise atıl durumdaki fabrika binaları ve büyük m2'lerde arsalar olara göze çarpıyor.
SATIŞTA İKİ YOL İZLENİYOR
Bankalar bu gayrimenkullerin satışında iki yol izliyor. Bunlardan biri teklif usulü diğeri ise ihale usulü. Teklifler bankaların internet siteleri üzerinden her zaman gerçekleştirilirken, ihaleler ise bankalar tarafından belirtilen tarihlerde gerçekleştiriliyor. Gayrimenkullerin satış bedelleri peşin satış bedeli olup vadeli veya taksitli satış yapılamıyor.
REKOR KAMU BANKALARINDA
Bankalar arasında gayrimenkul rekoru kamu bankalarına ait. 3 bine yakın gayrimenkulü bünyesinde bulunduran Halkbank listede birinci sıraya oturmuş durumda. Halkbank'ı sırasıyla bin 500 gayrimenkulle Vakıfbank ve 1007 adet gayrimenkulle Ziraat Bankası izliyor.
180 MiLYON TL'YE SATILIK 2 ARAZİ!
Satışa çıkartılan gayrimenkuller arasında milyon TL'lerle ifade edilen onlarca arsa ve fabrika da bulunuyor. En yüksek rakam ise Türkiye İş Bankası'nın portföyünde bulunan iki arsaya isteniyor. Adana Seyhan ve Yüreğir'de bulunan 96 bin ve 83 bin m2'lik iki araziye toplam 180 milyon TL'lik bir rakam isteniyor. Halkbank'ın portföyünde bulunan Malatya Organize Sanayideki bir fabrikaya ise 9 milyon TL talep ediliyor.
Bankaların ellerinde bulunan gayrimenkul sayıları şöyle;
Halkbank: 3 bine yakın
İş Bankası: 882
Vakıfbank: 1500
Yapı ve Kredi Bankası: 690
Finansbank: 532
Türk Ekonomi Bankası: 625
Türkiye Finans: 600
Denizbank: 589
Garanti Bankası: 374
Ziraat Bankası: 1007
Kuveyt Türk: 258
HSCB: 52
Kaynak: Sabah, 12.04.2014
(Not: Rakamlar bankaların internet sayfaları üzerinden temin edilmiştir.)
1 Nisan 2014 Salı
"Türk-Arap İnşaat Zirvesi 28 Nisan’da ‘’İzmir’de’’
Türk-Arap Ülkeleri İşadamları Derneği; ‘’İnşaat-Yapı ve Teknolojileri Geliştirme’’ sloganıyla 28 Nisan - 01 Mayıs tarihleri arasında İzmir’de yapılacak olan İnşaat Zirvesi’nin hazırlıklarına devam ediyor.
Bu zirvede; Türkiye’de ve Arap bölgesinde önemli yatırımların önünü açabilmek üzere değişik Arap ülkelerinden katılacak olan 500’ün üzerinde Arap firması ile Türkiye’den 150 Türk firmanın katılımıyla, Türk- Arap işbirliği anlaşmaları ve ortak çalışmaların yapılması amaçlanmaktadır.Türk-Arap Ülkeleri İşadamları Derneği Başkanı Sabuhi Attar; inşaat zirvesinin en önemli hedefi Türk- Arap Ülkeleri arasındaki yapı ve inşaat alanında ithalat ve ihracat seviyelerini arttırmaktır dedi. Attar, Taraflar arasında yapı ve inşaat sektöründe sağlam ortaklıkların kurulması, teknik ve teknolojik deneyimlerin paylaşılması, Türkiye’deki Arap yatırımcıların önünün açılması ve Arap Ülkelerinin yaptıkları yatırımları sergilemelerine izin vererek yatırımcıları ağırlamak olduğunu vurgulayarak, İnşaat zirvesinin Türk–Arap Ülkeleri arasındaki ekonomik ortaklıkları geliştireceğini belirtti.
Yapılacak zirvede, sektörün vardığı son teknolojiler dahil olmak üzere sektörde kullanılan tüm malzemeler, yapı inşaat alanında kullanılan endüstriyel hammadeleri, çok sayıda değişik ürünler, yatırım planları ve gayrimenkul ile ilgili değişik projelerin uygulama etütleri sergilenecek.
Ayrıca Attar; başta yabancılara gayrimenkul almalarına izin verilmesi olmak üzere son dönemde yaşanan olumlu gelişmelerin sonucu olarak Arap yatırımcıların gayrimenkul sektöründeki isteğinin arttığını vurguladı. Attar; yapılan çalışmaların, Türk gayrimenkul sektöründeki körfez ülkelerin toplam yatırımlarının 7 milyar doları geçmiş olup 2014 yılında bu yatırımların 17 milyar dolar geçeceği yönünde tahminde bulunduğunu belirtti. Ayrıca Knight Frank Kürsesel Endeksin; gayrimenkul fiyat artışı ortalamasına göre Türkiye’yi en büyük 10 uluslararası piyasa arasında sınıflandırdığına da vurgu yaptı.
Zirve’ye Arap Ülkelerinden bazı Bakanların, Büyükelçilerin ve Ticaret Odası Başkanlarının katılacağını Arap İşadamaları’nın Türkiye’ye ve TURAB’a güvendiklerini vurgulayan Attar, Arap İşadamlarından büyük ilgi gördüklerini ve gelecek olan heyetlerin ciddi firmalar olduklarını ve Arap Ülkeleriyle ticari ilişki kurmak isteyen tüm Türk firmalarını Zirve’ye beklediklerini belirtti.
Kaynak: Egenin Habercisi, 30.03.2014
Etiketler:
arap,
EBSO,
gayrimenkul,
inşaat,
izto,
Konut,
proje,
türk,
türk arap zirvesi
27 Mart 2014 Perşembe
Ev almak isteyenler ve yatırımcılar için ipuçları !
Ev almak ciddi bir karar. Öyle ki birçoğumuz için hayatimizin 10-15 yılının birikimi anlamına geliyor. Böylesine önemli bir karar verirken elbette ince eleyip sık dokumak gerekiyor. Peki, her gün yeni bir konut projesi reklamlan ile karşılaşırken en doğru karar nasıl verilir?
Bu sorunun yanıtını yaklaşık yüze yakın projede 27 bin 500 konutun satış süreci içinde bulunan Avrupa Proje Yönetiminin Yönetim Kurulu Başkanı Ediz Giray’a sorduk.İşte ev alma arifesinde olan oturumcu ve yatırımcı için ipuçları…
-Ispartakule Bahçeşehir, Esenyurt Hadımköy gibi şehrin dış arterlerinde arz fazla talep azdır. Bu bölgelerde satış rakamlarının gevşemesi ve düşmesi söz konusu. Rekabetin yoğun olduğu bu alanlarda ödeme seçenekleri müşteri lehine şekilleniyor. 120 ay 0 faizin rakamsal karşılığı daire fiyatı üzerinden yüzde 25 indirim yapılması demek. Eğer oturum için ev arıyorsanız bu adresler sizin için doğru lokasyonlar.
-Yatırım amaçlı konut alacaksanız satın aldığınız değerle satacağınız değer arasında fark olması gerekir. Bu fark talebin çok, arzın az olmasına bağlı. Yatırımcı gözü ile bakarsak şehrin merkezi alanlarını seçmekte fayda var. Buna Avrupa Yakası’ndaki en güzel örnek Basın Ekspres Yolu.
-Bölgeye karar verdiyseniz sıra güvenilir bir şirket bulmakta. Bu noktada acele etmemekte fayda var. Gayrimenkulde tecrübeli, teslim edilen projeleri olan, yatırımcısına kazandıran şirketlerin projelerden alım yapmak akıllıca olur. Bu şirketlerin taahhütlerini yerine getirmesi kadar taahhüt ettiği gibi yerine getirmesi de önemli. Şirketlerin eski projelerini incelerken bu noktaya dikkat etmek gerekir. Zira 10 kalitesi deyip, 5 kalitesi ile teslim yapan firmalar da var.
-Ev alırken en verimli ve kazançlı zamanı seçmek oldukça önemli. Ekonominin iyi olduğu dönemle kötü olduğu dönemde satın alma kararı farklı çalışır. Ekonominin soğuduğu dönemler müşterinin lehine olan dönemlerdir. Çünkü satış azalır, müşteri değerlidir ve pazarlık şansı vardır.
-Gizli tehlike aidat meselesine dikkat. Birçok projede ortak gelir hesaplanmaksızın, projeyi cazip göstermek adına sosyal donatılar yaratılıyor. Sonrasında aidatlar bin – bin 500 TL’leri buluyor. Bu da neredeyse bir dairenin kira bedeli. Bu nedenle ev seçerken sonrasında gelecek yaşam maliyetlerini de hesaba katın.
-Konut alırken incelediğiniz kataloglara ve örnek dairelere dikkat edin ve bunların ne kadar gerçeği yansıttığını sorgulayın.
-Konut alırken dikkat edilecek en önemli hususlardan biri de net ve brüt farkı. Aslında bu oran yüzde 30′ları geçmemeli.
Ancak günümüzde yüzde 70′lere ulaştığı projeler var. Bu da demek oluyor ki siz yüzde 70 fazla para ödüyorsunuz.
-Evinizi seçtiniz ve sıra geldi yasal işlemlere. Burada satışın ne ile yapıldığına dikkat edin. Basit bir satış vaadi sözleşmesi yapılıyorsa, üstelik noter onayı da yoksa müteahhidin insafına kaldınız demektir. Bir de elden yapılan peşinatlarda ödemiş olduğunuz paranın ispatı olmasına dikkat edin ve karşınızdaki insanlara suiistimal alanı bırakmayın. Sonraki aşamalarda da ödemeleri şahıs hesabına değil, banka hesabına yatırın.
-Teslim tarihinin sözleşmenizde yazılı olmasına dikkat edin. Ayrıca kat irtifakı kurulmayan projeden konut almayın. Tapu’dan kat irtifakını kontrol edin. Alacağınız konutun tüm detaylarına tapudaki onaylı projeden bakabilirsiniz.
-Konut kredisi kullanarak ev alacaklar en az 3-4 bankanın faiz oranı ve dosya masraflarını karşılaştırarak karar vermeli.
-İmar durumunu mutlaka araştırın. Konut projelerinin, belediyedeki onaylı projesini görmelisiniz. Onaylı proje ile size sunulan projenin aynı olup olmadığına dikkat edin. İmar problemi nedeni ile tamamlanamayan projeler olduğunu unutmayın.
Kaynak: Emlakta Son Dakika, 22 Aralık 2012
19 Aralık 2013 Perşembe
Anadolu’da konuta İzmir yön veriyor
Gayrimenkül bilgi şirketi Reidin’in verilerine göre son 5 yılda İzmir’deki konut fiyatları yüzde 45 arttı. Bu, İzmir’in gayrimenkulde nasıl bir potansiyel barındırdığının en önemli göstergesi.
CAPİTAL ve Ekonomist dergilerinin önderliğinde düzenlenen ‘Anadolu’da Konuta Yön Verenler’ toplantısının ilki önceki gün İzmir’de yapıldı. Garanti Mortgage ve Häfele’nin de destek verdiği Hilton Oteli’ndeki zirvede, konut sektörünün önde gelen isimleri kentin geleceğini tartıştı. Hem toplantıdaki ortak görüş, hem de son dönemdeki gelişmeler, 10 yıl sonra İzmir’in apayrı bir noktada olacağı yönünde. Bunda kentsel dönüşüm, konuta olan talep ile Çeşme ve Aliağa yönüne büyüme trendleri gibi birçok ateşleyici etmen bulunuyor. Bütün bunları yaparken kentin iyi planlanması en temel istek ve görüş. Umarız İzmir, 10 yıl sonra tüm alt ve üst yapısı planlanmış, yeşil dokunun zengin olduğu, dikey yapıların yanında yatayların da boy gösterdiği planlı bir kent olur. Yoksa, ‘Bu çürük’ deyip yerine yüksek katlı modern gece kondular yapılırsa değişen hiçbir şey olmaz.
Başkan Kocaoğlu’nun dikkat çektiği bir diğer konu ise kentin planlanması oldu. “60 senede kirlettiğimizi 3 senede temizleyemeyiz” diyen Kocaoğlu, yoğunluk artışı, konutların dizaynı ve kentin manzarasına kadar her şeyin planlanması gerektiğini söyledi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, “Vapurdan İzmi’´e bakın, görüntü hoş değil. Ama bunlar yıkılıp 5-10 veya 15 katlı apartmanlar yapılırsa da bundan iyi olmayacak” diye konuştu. Yani modern gece kondular...
Kocaoğlu’nun en etkili sözü ise, “İzmir’i önümüzdeki 10 yıl içinde kimse durduramaz. Bu kent, üzerindeki durağanlığı attı. Çark dönmeye başladı” oldu. Evet, İzmir’de çark dönüyor ve duracak gibi de değil...
Kentsel dönüşümde de şehrin yoğunlukla değil, tasarımla güzelleştirileceğini aktaran Selim Gökdemir, “Geçmişte bunun örnekleri yaşandı. 2. Dünya Savaşı’nın ardından Avrupa’da gettolar oluşturuldu. Bu tip yapılar insanları mutsuz ediyor. Onun için tasarım önemli. İzmir’in Batı’ya doğru genişlemesi, Çeşme Otobanı’nın çevresinde yeni imar adaları oluşturulması gerektiğine inanıyorum” dedi.
Kaynak:Mete Tamer OMUR Hürriyet Ege, 19.12.2013
CAPİTAL ve Ekonomist dergilerinin önderliğinde düzenlenen ‘Anadolu’da Konuta Yön Verenler’ toplantısının ilki önceki gün İzmir’de yapıldı. Garanti Mortgage ve Häfele’nin de destek verdiği Hilton Oteli’ndeki zirvede, konut sektörünün önde gelen isimleri kentin geleceğini tartıştı. Hem toplantıdaki ortak görüş, hem de son dönemdeki gelişmeler, 10 yıl sonra İzmir’in apayrı bir noktada olacağı yönünde. Bunda kentsel dönüşüm, konuta olan talep ile Çeşme ve Aliağa yönüne büyüme trendleri gibi birçok ateşleyici etmen bulunuyor. Bütün bunları yaparken kentin iyi planlanması en temel istek ve görüş. Umarız İzmir, 10 yıl sonra tüm alt ve üst yapısı planlanmış, yeşil dokunun zengin olduğu, dikey yapıların yanında yatayların da boy gösterdiği planlı bir kent olur. Yoksa, ‘Bu çürük’ deyip yerine yüksek katlı modern gece kondular yapılırsa değişen hiçbir şey olmaz.
KİM NE DEDİ
YASALAR BİRLEŞTİRİLSİN
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, kentsel dönüşüm, Belediye Yasası ve ‘Ceberut maddeleri var’ dediği 6306 sayılı Riskli Alanlar Kanunu ile sürdürüldüğüne dikkat çekti. Kocaoğlu, “İki başlı yapı olmaz. Biz yolumuza Belediye Yasası ile devam ediyoruz. Burada uzlaşı, gönül rızası var. Vatandaşın hakkını koruyacak enstrümanlara sahip. Zor, uzlaşıyla gidiyor, çok terliyoruz. Ama kimsenin de burnunu kanatmıyoruz. 5306 sayılı yasadan milletin başı çok ağrıyacak. Onun için Belediye Yasası ve Riskli Yapılar Kanunu’nun harc-ü merc edilmeli, aklın ve bilimin, adaletin vücut bulacağı bir kentsel dönüşüm yasa oluşturulmalı. Ben başkan olduğum sürece 5306 sayılı yasayla kentsel dönüşüm yapmayacağım” dedi. Bu görüş aslında İzmir’de hep eleştirilere neden olan ‘Kentsel dönüşüm ağır gidiyor’ için de bir yanıt gibi... Başkan Kocaoğlu’nun dikkat çektiği bir diğer konu ise kentin planlanması oldu. “60 senede kirlettiğimizi 3 senede temizleyemeyiz” diyen Kocaoğlu, yoğunluk artışı, konutların dizaynı ve kentin manzarasına kadar her şeyin planlanması gerektiğini söyledi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, “Vapurdan İzmi’´e bakın, görüntü hoş değil. Ama bunlar yıkılıp 5-10 veya 15 katlı apartmanlar yapılırsa da bundan iyi olmayacak” diye konuştu. Yani modern gece kondular...
Kocaoğlu’nun en etkili sözü ise, “İzmir’i önümüzdeki 10 yıl içinde kimse durduramaz. Bu kent, üzerindeki durağanlığı attı. Çark dönmeye başladı” oldu. Evet, İzmir’de çark dönüyor ve duracak gibi de değil...
İZMİR’E YAKIŞANI YAPALIM
İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, “Kentimize ‘Güzel İzmir’ sıfatını verdik. Ancak, denize sırtımızı dönmezsek, yani körfeze bakarsak bunu söyleyebiliyoruz. Hızlı ve altyapısız kentleşme İzmir’deki kentsel ve tarihi dokuyu neredeyse yok etmiş. Üstelik bu yapılaşma depremle oluşacak yıkım riskini de kaldırır nitelikte değil. Birinci derecede deprem kuşağında yer alan kentimizde niteliksiz ve çarpık yapılaşma sorunu belki de en önemli sorunlarımızdan. Bu yüzden kentsel dönüşüm İzmir için çok iyi bir fırsat” görüşünü paylaştı. İzmir’de ‘kentsel dönüşüm’ adı altında 15-20 katlı niteliksiz apartman kütlelerinin yaratılmasını veya salt TOKİ eliyle projeler üretilmesini istemediklerini dile getiren Demirtaş, “Bizim isteğimiz İzmir’in yapısına uygun, İzmirlilere yakışan yaşam alanları yaratılması. İzmirli müteahhitler kentse dönüşümü başaracak birikime ve güce sahip” dedi.
BEŞ YILDA 10 BİN KONUT
Megapol İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Selim Gökdemir, kentin barındırdığı potansiyellere dikkat çekerek, önümüzdeki yıllarda ulusal ve uluslararası yatırımcıların İzmir’e geleceğini ifade etti. Gökdemir, 2014-2019 arasında İzmir’de 1 milyon metrekarelik inşaat yapacaklarını söyledi, “Bunun bir kısmı konutu kapsıyor. Yaklaşık 10 bin konut üretmeyi planlıyoruz. Bu da İzmir’e olan inancımızın göstergesi” şeklinde konuştu.Kentsel dönüşümde de şehrin yoğunlukla değil, tasarımla güzelleştirileceğini aktaran Selim Gökdemir, “Geçmişte bunun örnekleri yaşandı. 2. Dünya Savaşı’nın ardından Avrupa’da gettolar oluşturuldu. Bu tip yapılar insanları mutsuz ediyor. Onun için tasarım önemli. İzmir’in Batı’ya doğru genişlemesi, Çeşme Otobanı’nın çevresinde yeni imar adaları oluşturulması gerektiğine inanıyorum” dedi.
KORDON’A DA YENİLEME ŞART
Ege-Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan da bugün İzmir’in yüzde 38’inin kirada oturduğunu dile getirerek, “Bu orana baktığımızda İzmir’in geleceği sektör açısından parlak. Ciddi talep var. Kentsel dönüşüm, İzmir’de 40-50 sene planlanarak yapılır. Bize göre İzmir’in her yerinin kentsel dönüşüme uğraması gerekir. Kordon’un da dönüşüme uğraması şart. Kordon’la ilgili projemizi de yakında açıklıyoruz. Biz dönüşümün kooperatifleşme modelini savunuyoruz” diye konuştu.
DIŞARDAN MÜŞTERİ GELSİN
Akşan Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Melih Şimşek, İzmirli firmaların kent dışından da müşteri çekecek çalışmalara imza atması gerektiğini vurguladı. Şimşek, “İstanbul’dan İzmir’e gelerek iş yapan bir firmayım. Şu anda burası para kazandırmıyor. Ama kenti sevdiğimiz için buradayız. Onun için İzmirli firmaların kent dışından da müşteri çekmesi gerektiğine inanıyorum” diye konuştu.
YERİNDE DÖNÜŞÜMDE YOĞUNLUĞA DİKKAT
İZKA İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Azad Yeşil, İzmir’de iki yıldır kentsel dönüşümün konuşulduğunu dile getirdi, şunları paylaştı: “Bazı binaların yıkılması yerine yenisinin yapılması ve bölgesel dönüşüm olarak iki koldan ilerliyor. Yerinde dönüşümlerde yoğunluk artışında ciddi sakıncalar olduğunu düşünüyorum. Gecekondu bölgelerinde makro ölçekte dönüşüm şart.”
BARDAKLARIM SIĞMAZ, ALMIYORUM
İzmir’i tanımadan bu kente proje yapmanın zorluğuna dikkat çeken Kavuklar Gayrimenkul Geliştirme Grup Başkanı Metehan Kavuk, “İzmir’i, İzmirliyi iyi tanımak, bilmek gerekiyor. Burada kadınlar en önemli etken. Yüzde 110 onların dediği oluyor. Onun için birçok şeyi düşünerek proje üretiyoruz. ‘Mutfakta iki kadın çalışabilir mi’den tutun, dolaba konacak bardak sayısına kadar hesaplıyoruz. ‘Benim 120 bardağım var. Buraya sığmaz’ deyip ev almayan bile var. Onun için İzmir’i ve İzmirliyi iyi tanımak lazım” dedi.
KONUT BALONU PATLAR MI?
Bu da sektörün gündemini fazlasıyla meşgul eden bir konu. Amerika’da yaşanan mortgage krizi benzeri bir yapının Türkiye’de yaşanıp yaşanmayacağı da toplantıda ele alındı. Garanti Mortgage Genel Müdürü Murat Atay, sektörde bu tip bir riskin olmadığını söyledi, şunları paylaştı: “Konutta ciddi talep var. Dolayısıyla kriz yaşanmasına imkan verilmiyor. Sektör, 2012’de yüzde 14 büyüdü. Bu yıl ise rekor oran var. Yüzde 30... Yıl sonunda toplam büyüklüğün 110 milyarı geçmesini bekliyoruz.” Murat Atay, sektörün seneye büyüme oranını ise yüzde 15 olarak gösterdi. Yani 2014’te daralma yaşanacak. Atay, İzmir’in de gayrimenkul pazarında önemli potansiyel taşıdığını, bunun en önemli göstergesi olarak ise son 5 yılda konut fiyatlarının yüzde 45 oranında artmasını gösterdi.Kaynak:Mete Tamer OMUR Hürriyet Ege, 19.12.2013
18 Mart 2013 Pazartesi
Boğaziçi dedikodusu gerçeğe dönüşüyor
Sevda Tepesi’nin imara açılmasının ardından Boğaz’da sular durulmuyor.
Yeni yapılacak imar planıyla Boğaziçi’nin imara açılacağına dair dedikodular olduğunu ifade eden Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Avukat Ali Güvenç Kiraz, yeşil alan olduğu gerekçesiyle Boğaz’da yıllardır bekleyen arsaların imara açılabileceğini söyledi.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın konuyla ilgili yeni bir düzenleme yoluna gideceğini belirten Kiraz, “Bakanlık, yeni imar kanunu değişikliği ile bu konudaki belediyelerin ve kamu idarelerinin keyfi olarak imar planı ile el attıkları yerlerin geri iadesine yönelik bir değişiklik tasarısı hazırlamış durumda” dedi.
Bu tasarı ile artık belediyelerin istedikleri şekilde mülkiyet hakkını kısıtlayamayacaklarını vurgulayan Kiraz, “Bu konuda son sözü söyleme yetkisi Bakanlık’a verilmiş olacak” dedi.
‘Geri verilmeli’
Kiraz, şunları dile getirdi: “Belediyelerin bugüne kadar yapmış oldukları imar planları ile ilgili 5 yıl içerisinde kamulaştırması yapılarak uygulamaya geçilmeyen taşınmazların hak sahiplerine iadesi öngörülüyor. Tabi ki bu iade taşınmazın imar durumu düzeltilerek yapılmak zorunda yani özel şahsın yeşil alanda gösterilen parseli kamulaştırılmamışsa 5 yılın sonunda bölgede mevcut imar durumuna göre şahsın kullanımına geri verilmek zorunda kalacak. Taşınmaz sahibi de bu taşınmazı mevcut imar durumuna göre inşa edebilecek.”
Kiraz, sorunun çözümlenmesi için, “Boğaziçi bölgesindeki taşınmazlar ya ilgili idare tarafından kamulaştırılarak bedeli ödenecek ya da hak sahiplerinin kullanımına tahsis edilecek. Kullanım amacına tahsis edilen taşınmazlarla ilgili imar durumu ise ilgili belediyeye göre yapılabilecek” dedi
Davalar belediye bütçelerini çökertir
Bosforce Yönetici Ortağı ve gayrimenkul danışmanı Ulvi Özcan da, Boğaziçi İmar Yasası’nda bir değişiklik yapılması beklendiğini belirterek, “Bize gelen duyumlar yalnızca söylenti olmakla birlikte farklı yerlerden aldığımız istihbaratlar bu söylentilerin gerçek olabileceğini gösteriyor. Zaten yeni bir düzenleme yapılması gerekiyordu” dedi.
Özcan, Boğaziçi ile ilgili yapılacak değişiklikteki esas sebebin ise hak sahiplerinin belediyelere açtığı davalar olduğunu belirterek, “Davalar belediyelerin bütçelerini çökertecek duruma gelebilir. Neticede bu kamunun parası” diye konuştu.
Kaynak: Milliyet Ekonomi, 14.03.2013
Yeni yapılacak imar planıyla Boğaziçi’nin imara açılacağına dair dedikodular olduğunu ifade eden Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Avukat Ali Güvenç Kiraz, yeşil alan olduğu gerekçesiyle Boğaz’da yıllardır bekleyen arsaların imara açılabileceğini söyledi.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın konuyla ilgili yeni bir düzenleme yoluna gideceğini belirten Kiraz, “Bakanlık, yeni imar kanunu değişikliği ile bu konudaki belediyelerin ve kamu idarelerinin keyfi olarak imar planı ile el attıkları yerlerin geri iadesine yönelik bir değişiklik tasarısı hazırlamış durumda” dedi.
Bu tasarı ile artık belediyelerin istedikleri şekilde mülkiyet hakkını kısıtlayamayacaklarını vurgulayan Kiraz, “Bu konuda son sözü söyleme yetkisi Bakanlık’a verilmiş olacak” dedi.
‘Geri verilmeli’
Kiraz, şunları dile getirdi: “Belediyelerin bugüne kadar yapmış oldukları imar planları ile ilgili 5 yıl içerisinde kamulaştırması yapılarak uygulamaya geçilmeyen taşınmazların hak sahiplerine iadesi öngörülüyor. Tabi ki bu iade taşınmazın imar durumu düzeltilerek yapılmak zorunda yani özel şahsın yeşil alanda gösterilen parseli kamulaştırılmamışsa 5 yılın sonunda bölgede mevcut imar durumuna göre şahsın kullanımına geri verilmek zorunda kalacak. Taşınmaz sahibi de bu taşınmazı mevcut imar durumuna göre inşa edebilecek.”
Kiraz, sorunun çözümlenmesi için, “Boğaziçi bölgesindeki taşınmazlar ya ilgili idare tarafından kamulaştırılarak bedeli ödenecek ya da hak sahiplerinin kullanımına tahsis edilecek. Kullanım amacına tahsis edilen taşınmazlarla ilgili imar durumu ise ilgili belediyeye göre yapılabilecek” dedi
Davalar belediye bütçelerini çökertir
Bosforce Yönetici Ortağı ve gayrimenkul danışmanı Ulvi Özcan da, Boğaziçi İmar Yasası’nda bir değişiklik yapılması beklendiğini belirterek, “Bize gelen duyumlar yalnızca söylenti olmakla birlikte farklı yerlerden aldığımız istihbaratlar bu söylentilerin gerçek olabileceğini gösteriyor. Zaten yeni bir düzenleme yapılması gerekiyordu” dedi.
Özcan, Boğaziçi ile ilgili yapılacak değişiklikteki esas sebebin ise hak sahiplerinin belediyelere açtığı davalar olduğunu belirterek, “Davalar belediyelerin bütçelerini çökertecek duruma gelebilir. Neticede bu kamunun parası” diye konuştu.
Kaynak: Milliyet Ekonomi, 14.03.2013
5 Şubat 2013 Salı
Gayrimenkul A.Ş.'nin İzmir Buca'daki taşınmazlarına 9 teklif geldi !
Gayrimenkul A.Ş. adına kayıtlı; İzmir İli, Buca İlçesi, İnönü Mahallesi; 7777 ada 1 no.lu parseldeki 14.557,31 metrekare yüzölçümlü gayrimenkulün üzerindeki binalar ile birlikte özelleştirme ihalesine katılmak üzere teklifler alındı
Gayrimenkul A.Ş. adına kayıtlı; İzmir İli, Buca İlçesi, İnönü Mahallesi; 7777 ada 1 no.lu parseldeki 14.557,31 metrekare yüzölçümlü gayrimenkulün üzerindeki binalar ile birlikte özelleştirme ihalesine katılmak üzere, 29.01.2013 tarih, saat 17.00'a kadar bu ihaleye ilişkin alınan teklif sahiplerinin listesi aşağıda belirtilmiştir.
1-Mehmet Gökdemir İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.
2-Renk Ortak Girişim Grubu
3-Gergül Yapı Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.
4-O/D İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.
5-Ege Yıldızı Gayrimenkul İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.
6-İzmir Ortak Girişim Grubu
7-Nevvar Salih İşgören Vakfı
8-Buca Ortak Girişim Grubu
9-İzka İnşaat Taahhüt Mühendislik Ltd.Şti.
Detaylı bilgi için: www.oib.gov.tr
Kaynak: Emlakta Son Dakika, Sinem Öztürk - 04.02.2013
4 Şubat 2013 Pazartesi
Çiğdem Hitay gayrimenkulde 2 yılda önemli başarı yakaladı
Turkey Sotheby’s International Realty Yönettim Kurulu Başkanı Çiğdem Hitay, 2 yılda önemli başarı yakaladı
Bir Nef keşfi olan Foldhome sisteminin uygulandığı NEF Flats Levent 163’ün satış ve kiralamalarını Turkey Sotheby’s International Realty üstlendi.
46 ülkede 625 satış ofisi ile hizmet veren dünyanın en prestijli gayrimenkul satış ve danışmanlık markası Sotheby’s International Realty’in Türkiye ofisi, Nef Flats Levent 163’ü sadece yerli değil yabancı yatırımcı ile de buluşturacak.
Konuyla ilgili görüşlerini belirten Turkey Sotheby’s International Realty Yönettim Kurulu Başkanı Çiğdem Hitay, “Turkey Sotheby’s International Realty olarak 2 yıldır Türkiye pazarındayız. Müşterilerimize sunduğumuz kaliteli ve çok özel hizmet anlayışımızı artık markalı konut alanında da göstermek istiyoruz. Bu kapsamda da Timur Gayrimenkul’ün Nef Flats Levent 163 projesinde birlikte çalışacak olmaktan ötürü çok mutluyuz. Son 5 yıllık periyotda doğru proje ve doğru lokasyon tercih edildiğinde markalı konutlara yapılan yatırımın çok yüksek prim yaptığını ve getiri bazında da altına oldukça yaklaştığını görüyoruz. Hem markalı konutların prim yapması, hem de yerli ve yabancı yatırımcıdan gelen yoğun talep üzerine portföyümüze markalı konut projelerini eklemeye karar verdik. 2012 yılında yürürlüğe giren Mütekabiliyet Yasası ile yabancı yatırımcıların ülkemizdeki markalı konutlara olan ilgisinin hızla arttığını görüyoruz. Dünya konut sektörünün 300 Milyar Dolar’lık Pazar payına karşılık Türkiye’nin bu sektörden aldığı pay çok düşüktür. Türkiye’de her yıl yabancılara 2-2,5 milyar Dolar gayrimenkul satılmaktadır. Mütekabiliyet yasası ile birlikte Azerbaycan, BAE, Kazakistan, Kuveyt, Katar ve Suudi Arabistan’dan 2012-2016 yılları arasında 26.5 milyar Dolar ilave talep yaratılması hedeflenmektedir. Turkey Sotheby’s International Realty olarak, en önemli hedeflerimizden biri ülkemizdeki gayrimenkulleri uluslararası gayrimenkul pazarında tanıtmak ve talep yaratmak. Nef Flats Levent 163’ü de sadece yerli değil, global networkümüzün gücü ile yabancı yatırımcılarla da buluşturacağız” dedi.
2010 Dünya Mimarlık Festivali’nde ilk 9’a kalan Nef Flats Levent 163 projesi 308 daireden oluşuyor. Kanyon Alışveriş Merkezi’ne 950 metrekare mesafede bulunan Nef Flats Levent 163'te, büyük bir kısmı 1+1 ve loftlardan oluşan dairelerin büyüklükleri 59 metrekare ile 112 metrekare arasında farklılık gösteriyor. Normal dairelerde 4 metre, loft dairelerde ise 6 metre olan tavan yüksekliğiyle dikkat çeken proje, İstanbul’a yeni bir soluk getiriyor.
Kaynak: Patronlar Dünyası - 01.02.2013
Bir Nef keşfi olan Foldhome sisteminin uygulandığı NEF Flats Levent 163’ün satış ve kiralamalarını Turkey Sotheby’s International Realty üstlendi.
46 ülkede 625 satış ofisi ile hizmet veren dünyanın en prestijli gayrimenkul satış ve danışmanlık markası Sotheby’s International Realty’in Türkiye ofisi, Nef Flats Levent 163’ü sadece yerli değil yabancı yatırımcı ile de buluşturacak.
Konuyla ilgili görüşlerini belirten Turkey Sotheby’s International Realty Yönettim Kurulu Başkanı Çiğdem Hitay, “Turkey Sotheby’s International Realty olarak 2 yıldır Türkiye pazarındayız. Müşterilerimize sunduğumuz kaliteli ve çok özel hizmet anlayışımızı artık markalı konut alanında da göstermek istiyoruz. Bu kapsamda da Timur Gayrimenkul’ün Nef Flats Levent 163 projesinde birlikte çalışacak olmaktan ötürü çok mutluyuz. Son 5 yıllık periyotda doğru proje ve doğru lokasyon tercih edildiğinde markalı konutlara yapılan yatırımın çok yüksek prim yaptığını ve getiri bazında da altına oldukça yaklaştığını görüyoruz. Hem markalı konutların prim yapması, hem de yerli ve yabancı yatırımcıdan gelen yoğun talep üzerine portföyümüze markalı konut projelerini eklemeye karar verdik. 2012 yılında yürürlüğe giren Mütekabiliyet Yasası ile yabancı yatırımcıların ülkemizdeki markalı konutlara olan ilgisinin hızla arttığını görüyoruz. Dünya konut sektörünün 300 Milyar Dolar’lık Pazar payına karşılık Türkiye’nin bu sektörden aldığı pay çok düşüktür. Türkiye’de her yıl yabancılara 2-2,5 milyar Dolar gayrimenkul satılmaktadır. Mütekabiliyet yasası ile birlikte Azerbaycan, BAE, Kazakistan, Kuveyt, Katar ve Suudi Arabistan’dan 2012-2016 yılları arasında 26.5 milyar Dolar ilave talep yaratılması hedeflenmektedir. Turkey Sotheby’s International Realty olarak, en önemli hedeflerimizden biri ülkemizdeki gayrimenkulleri uluslararası gayrimenkul pazarında tanıtmak ve talep yaratmak. Nef Flats Levent 163’ü de sadece yerli değil, global networkümüzün gücü ile yabancı yatırımcılarla da buluşturacağız” dedi.
2010 Dünya Mimarlık Festivali’nde ilk 9’a kalan Nef Flats Levent 163 projesi 308 daireden oluşuyor. Kanyon Alışveriş Merkezi’ne 950 metrekare mesafede bulunan Nef Flats Levent 163'te, büyük bir kısmı 1+1 ve loftlardan oluşan dairelerin büyüklükleri 59 metrekare ile 112 metrekare arasında farklılık gösteriyor. Normal dairelerde 4 metre, loft dairelerde ise 6 metre olan tavan yüksekliğiyle dikkat çeken proje, İstanbul’a yeni bir soluk getiriyor.
Kaynak: Patronlar Dünyası - 01.02.2013
7 Kasım 2012 Çarşamba
Ege Perla: İzmir'in yeni kuleleri
Ege’nin incisi” sloganından ilham alınarak tasarlanan yeni yaşam merkezi projesi “Ege Perla”yı hayata geçiyor.
18 bin 392 metrekarelik alanda rezidans, ofis ve mağazalardan oluşacak karma projede metrekare fiyatları 3 bin dolar seviyesinde olacak. Aralık 2015’te tamamlanması planlanan ve maliyeti 150 milyon dolar olan projeyle ilgili düzenlenen toplantıda konuşan İş GYO Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Süha Önder, “Ege Perla, İş GYO’nun tüm tecrübesini yansıtabileceği, İzmirlilere ve İzmir’i kalbinde hissedenlere hak ettikleri kaliteli yaşamı sunabilecek en değer verdiğimiz projelerimizden biri olacak. İzmir gibi geleceğin yükselen değeri olmaya aday bir kentte onun marka değerini ve cazibesini artıracak böyle bir projeye imza atmaktan ötürü gururluyuz” dedi. Rampadaki füze gibi İş GYO Genel Müdürü Turgay Tanes ise potansiyel barındıran tüm bölgelerdeki yatırımları takip ettiklerini, İzmir’in de yüksek yatırım gücüyle pek çok yatırımcının ilgi alanında olduğunu, “İzmir rampadaki füze gibi. Dolayısıyla o füzeye biz de eşlik etmek niyetindeyiz” sözleriyle vurguladı. Şirket olarak İzmir’in sahip olduğu bu gücü yatırımcılarıyla buluşturmak istediklerini söyleyen Tanes, “Ege Perla yüksek getirili ve akılcı gayrimenkul yatırımı yapmak isteyenlerin pek çok şey bulacağı bir proje olacak” dedi. Turgay Tanes, projenin yapı ruhsatını geçtiğimiz mayısta aldıklarını, şu anda altyapı ve deprem güçlendirme çalışmalarının devam ettiğini belirterek, “Ekimde de ön talep almaya başladık. Ortalama metrekare fiyatları 3 bin dolar seviyesinde. Aldığımız duyumlar, Ege Perla’nın şimdiden çok büyük ilgiyle karşılandığı yönünde. Bu da göğsümüzü kabarttı. Bu ilgiden çok memnunuz” dedi. Tartan’dan çağrı Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan da kentlerin ancak kaliteli yaşam biçimine kavuştuktan sonra gelişebildiğini kaydederek, “Ancak mutlu kentler çağdaş kentler olabiliyor” görüşünü paylaştı. Yeni Kent Merkezi’nin İzmir için önemine de dikkat çeken Tartan, söz konusu alanın gelişimi için kaliteli yapıların inşasını üstlenen firma temsilcilerine teşekkür etti. Başkan Tartan ayrıca, bölgedeki tarihi elektrik fabrikasının kültür ve turizm mabedine dönüştürülebileceğini dile getirerek, İş GYO gibi büyük firmalara çağrıda bulundu.
Kaynak: Hürriyet Ege, 07.11.2012
Ege Perla'nın haritada yeri:
18 bin 392 metrekarelik alanda rezidans, ofis ve mağazalardan oluşacak karma projede metrekare fiyatları 3 bin dolar seviyesinde olacak. Aralık 2015’te tamamlanması planlanan ve maliyeti 150 milyon dolar olan projeyle ilgili düzenlenen toplantıda konuşan İş GYO Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Süha Önder, “Ege Perla, İş GYO’nun tüm tecrübesini yansıtabileceği, İzmirlilere ve İzmir’i kalbinde hissedenlere hak ettikleri kaliteli yaşamı sunabilecek en değer verdiğimiz projelerimizden biri olacak. İzmir gibi geleceğin yükselen değeri olmaya aday bir kentte onun marka değerini ve cazibesini artıracak böyle bir projeye imza atmaktan ötürü gururluyuz” dedi. Rampadaki füze gibi İş GYO Genel Müdürü Turgay Tanes ise potansiyel barındıran tüm bölgelerdeki yatırımları takip ettiklerini, İzmir’in de yüksek yatırım gücüyle pek çok yatırımcının ilgi alanında olduğunu, “İzmir rampadaki füze gibi. Dolayısıyla o füzeye biz de eşlik etmek niyetindeyiz” sözleriyle vurguladı. Şirket olarak İzmir’in sahip olduğu bu gücü yatırımcılarıyla buluşturmak istediklerini söyleyen Tanes, “Ege Perla yüksek getirili ve akılcı gayrimenkul yatırımı yapmak isteyenlerin pek çok şey bulacağı bir proje olacak” dedi. Turgay Tanes, projenin yapı ruhsatını geçtiğimiz mayısta aldıklarını, şu anda altyapı ve deprem güçlendirme çalışmalarının devam ettiğini belirterek, “Ekimde de ön talep almaya başladık. Ortalama metrekare fiyatları 3 bin dolar seviyesinde. Aldığımız duyumlar, Ege Perla’nın şimdiden çok büyük ilgiyle karşılandığı yönünde. Bu da göğsümüzü kabarttı. Bu ilgiden çok memnunuz” dedi. Tartan’dan çağrı Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan da kentlerin ancak kaliteli yaşam biçimine kavuştuktan sonra gelişebildiğini kaydederek, “Ancak mutlu kentler çağdaş kentler olabiliyor” görüşünü paylaştı. Yeni Kent Merkezi’nin İzmir için önemine de dikkat çeken Tartan, söz konusu alanın gelişimi için kaliteli yapıların inşasını üstlenen firma temsilcilerine teşekkür etti. Başkan Tartan ayrıca, bölgedeki tarihi elektrik fabrikasının kültür ve turizm mabedine dönüştürülebileceğini dile getirerek, İş GYO gibi büyük firmalara çağrıda bulundu.
Kaynak: Hürriyet Ege, 07.11.2012
Ege Perla'nın haritada yeri:
5 Kasım 2012 Pazartesi
Bu güzellik yakında yok olacak
EFEMÇUKURU / İZMİR
İzmir’de sonbahar denince akla gelecek en son yer belki de Efemçukuru’dur. Oysa bu mevsimde pastel renklerin gösteri yaptığı bir doğa harikasıdır. Menderes ilçesiyle Efemçukuru köyü arasındaki bölge son yıllarda altın madeniyle gündeme gelse de bölgenin gerçek serveti alfons tipi üzümdür. Çevredeki ormanlar kızılçamdan oluştuğu için güz renkleri bağlarda görülür. Menderes’ten çıktıktan sonra ilk durak Dereköy’dür. Buradan itibaren yol yavaş yavaş renklenmeye başlar. Çatalca’ya yaklaşırken artan renklenme bağların çoğalmasıyla Efemçukuru - Çamtepe arasında doruğa ulaşır. Sonbaharda burada birkaç gün geçiren fotoğrafçı sergi açacak kadar çok fotoğraf çekebilir. Ne yazık ki bu muhteşem renkler yakın gelecekte sadece fotoğraflarda kalacak. Altın madeninin suları kirletmesiyle başlayan süreç en sonunda bölgede yetişen üzümün de kirlenmesine yol açacak. Üzümler satılamayınca bağcılık bitecek, çevre bozkıra dönüşecek, renkler kaybolacak. Çok geç olmadan bir hafta sonunuzu buraya ayırın, masal dünyasını yaşayın. Doğal dengeleri gözardı eden ekonomi politikalarının bölgede onarılmaz yaralar açacağını unutmayın.
Kaynak: Hürriyet, 05.11.2012
Etiketler:
bergama,
efemçukuru,
emlak,
gayrimenkul,
izmir,
menderes
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











