Sevda Tepesi’nin imara açılmasının ardından Boğaz’da sular durulmuyor.
Yeni yapılacak imar planıyla Boğaziçi’nin imara açılacağına dair dedikodular
olduğunu ifade eden Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Avukat Ali Güvenç Kiraz,
yeşil alan olduğu gerekçesiyle Boğaz’da yıllardır bekleyen arsaların imara
açılabileceğini söyledi.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın konuyla ilgili
yeni bir düzenleme yoluna gideceğini belirten Kiraz, “Bakanlık, yeni imar kanunu
değişikliği ile bu konudaki belediyelerin ve kamu idarelerinin keyfi olarak imar
planı ile el attıkları yerlerin geri iadesine yönelik bir değişiklik tasarısı
hazırlamış durumda” dedi.
Bu tasarı ile artık belediyelerin istedikleri
şekilde mülkiyet hakkını kısıtlayamayacaklarını vurgulayan Kiraz, “Bu konuda son
sözü söyleme yetkisi Bakanlık’a verilmiş olacak” dedi.
‘Geri
verilmeli’
Kiraz, şunları dile getirdi: “Belediyelerin bugüne kadar
yapmış oldukları imar planları ile ilgili 5 yıl içerisinde kamulaştırması
yapılarak uygulamaya geçilmeyen taşınmazların hak sahiplerine iadesi
öngörülüyor. Tabi ki bu iade taşınmazın imar durumu düzeltilerek yapılmak
zorunda yani özel şahsın yeşil alanda gösterilen parseli kamulaştırılmamışsa 5
yılın sonunda bölgede mevcut imar durumuna göre şahsın kullanımına geri verilmek
zorunda kalacak. Taşınmaz sahibi de bu taşınmazı mevcut imar durumuna
göre inşa edebilecek.”
Kiraz, sorunun çözümlenmesi için, “Boğaziçi
bölgesindeki taşınmazlar ya ilgili idare tarafından kamulaştırılarak bedeli
ödenecek ya da hak sahiplerinin kullanımına tahsis edilecek. Kullanım amacına
tahsis edilen taşınmazlarla ilgili imar durumu ise ilgili belediyeye göre
yapılabilecek” dedi
Davalar belediye bütçelerini çökertir
Bosforce Yönetici
Ortağı ve gayrimenkul danışmanı Ulvi Özcan da, Boğaziçi İmar Yasası’nda bir
değişiklik yapılması beklendiğini belirterek, “Bize gelen duyumlar yalnızca
söylenti olmakla birlikte farklı yerlerden aldığımız istihbaratlar bu
söylentilerin gerçek olabileceğini gösteriyor. Zaten yeni bir düzenleme
yapılması gerekiyordu” dedi.
Özcan, Boğaziçi ile ilgili yapılacak
değişiklikteki esas sebebin ise hak sahiplerinin belediyelere açtığı davalar
olduğunu belirterek, “Davalar belediyelerin bütçelerini çökertecek duruma
gelebilir. Neticede bu kamunun parası” diye konuştu.
Kaynak: Milliyet Ekonomi, 14.03.2013
Dünyanın en güzel şehri İzmir & çevresine ait "Gayrimenkul Piyasası" hakkında son haberler, güncel portföyler, yatırımlık yerler, değerli yazarlardan yazılar ve güvenilir sitelerden linkler...
sevda tepesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sevda tepesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Mart 2013 Pazartesi
20 Ağustos 2012 Pazartesi
Mahvedilen İstanbul: AKP'den tarihe kazma, yeşile beton
Hükümet, kamu arazilerini ranta dönüştürürken İstanbul'un doğasını tehdit ediyor.
AKP hükümeti, İstanbul’u adeta rant kaynağına dönüştürdü. İstanbul’da kamuya ait neredeyse her arazide gökdelenlere kucak açan hükümet, Ali Sami Yen arazisi gibi çevresinde milyonlarca insanın “nefes almakta zorlanarak” yaşadığı alanları yeşil alana dönüştürmek bir yana, doğal kaynakları da tehdit edecek projeler geliştiriyor. Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Tayfun Kahraman, İstanbul’a yeni şehir kurulması, 3. köprü gibi projelerin “yarını düşünmeyen” projeler olduğunu söyledi. Kahraman, hükümetin ekonomiyi canlı inşaat sektörü eliyle ayakta tutma stratejisinden vazgeçmesi gerektiğini belirterek “İstanbul’un kuzeyinde her türlü yapılaşmaya, herkesin karşı çıkması gerekir. Hükümet bu tutumundan vazgeçmek durumunda. Aksi halde ileride bu satılan kamu malları yerine, şehirde sürdürülebilir yaşam için kamu yine bizim vergilerimizle alanlar almak zorunda kalacak. Mecidiyeköy’de Ali Sami Yen arazisi gibi çevresinde milyonlarca insanın hiçbir şekilde nefes alamadan yaşadığı noktalar yeşil alan olarak değerlendirilmeli. Korunmalı” dedi.
Son olarak bu ay yeniden satışa çıkarılan Ataköy Turizm Kompleksi’nde olduğu gibi hükümetin yargı kararları ve yasaları dikkate almadan işlemler yaptığını belirten Kahraman, “Burası turizm alanı olarak ilan edildiği halde, Kıyı Kanunu’na da aykırı bir şekilde konut yapılaşması planlanıyor. Ataköy için davamız sürüyor. Özelleştirme İdaresi’ne yasalara göre, bu yönde tasarruf kullanamayacağını yazdık” değerlendirmesini yaptı. Tayfun Kahraman, hükümeti, inşaat sektörünü canlandırmak ve dolayısıyla ekonomiyi ayakta tutmak için İstanbul’u rant kaynağı olarak kullanmaktan vazgeçmeye çağırdı. Kahraman, “İstanbul’u daha fazla zorlamamalıyız” diye konuştu.
Ataköy’de dava devam ediyor
İstanbul Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Kahraman, İstanbul’un rantının paylaşıldığını belirtirken yeniden satışına karar verilen Ataköy Turizm Kompleksi için şu bilgileri verdi:
“1993’te alınan bir karar ile Ataköy turizm merkezi ilan edildi. Ancak şimdi burada tamamen konut planlanıyor. Bu durum 1998 tarihli Kıyı Kanunu’na aykırı. Süreci takip ediyoruz. Biz tamamen kamuya açık bir şekilde ve yapılaşma olmadan kalmasını istiyoruz. Ama turizm merkezi kararına bile uymuyorlar. Burayla ilgili tasarruf Özelleştirme İdaresi’ne devredilmiş durumda. Geçen hafta, burada konut amaçlı, devasa projelerin yaşama geçirilemeyeceğini hatırlatan yazışmalar yaptık. Dava açmıştık. Dava, bilirkişi sürecinde. Bilirkişinin idare mahkemesine raporunu sunmasını bekliyoruz.”
TOKİ’ye ait araziyle satılacak
Galleria, Ataköy Marina, Sheraton Oteli, Dünya Göz Hastanesi ve bir benzin istasyonunun da bulunduğu İstanbul Bakırköy sahilindeki toplam 670 bin metrekare kullanım alanına sahip Ataköy Turizm Kompleksi, TOKİ’ye ait arazisiyle birlikte satılacak.
Denizcilik sektöründen 67 ortağın 2005’te Ataköy Turizm İşletmeleri’ni 200 milyon dolara satın aldığı günlerde kurduğu DATİ Yatırım Holding CEO’su Gökhan Kıran, “Biz DATİ’yi ve bölgedeki 26 yıllık üst kullanım hakkımızı, TOKİ de komşu arsalarını aynı anda satış vitrinine koymaya karar verdi” dedi.
TOKİ İstanbul Emlak Dairesi Başkanı Ali Seydi Karaoğlu da “Böylece denizin doldurulacağı alanı toplu halde satış gündemine koyma şansı yakaladık. İstanbul’un yıldızı konumundaki alanın ilgi göreceğini düşünüyoruz” diye konuştu.
670 bin metrekarelik alanda DATİ’nin üst kullanım hakkının bulunduğu bölüm, kendi mülkü olan bölüm, Milli Emlak ve TOKİ’ye ait yerler var. Bunların tamamı satılacak.
Haydarpaşa limanı için planlar askıda
Harem’den Moda Sahili’ne kadar geniş bir bölgeyi kapsayan Haydarpaşa Port projesi adım adım hayata geçiyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi, Haydarpaşa Port Projesi’ni hayata geçirecek 2’nci etap plana da onay verdi. Projeyle ilgili planlar askıya çıktı. Şehir Plancıları Odası planlara itiraz edecek.
Yapılaşma yasağı olan bölgeye “Kruvayizer Liman” tanımı getiriliyor. Böylece yapılaşmanın yolu açılıyor. Haydarpaşa Port projesinin, prosedürler tamamlandıktan sonra Yap-İşlet-Devret modeliyle ihaleye çıkarılması planlanıyor.
Proje çerçevesinde Haydarpaşa Limanı, 5 milyar dolara dev bir turizm kompleksine dönüşecek. Projenin 2’nci etap planına göre, otogar, fuar ve festival alanı, tren garı, otel ve istasyon, silolar da kültür ve sanat merkezi olacak.
Anadolu’dan trenle gelen tahılın depolanıp, gemilere yüklenmesini sağlamak amacıyla 1903’te Yap-İşlet-Devret modeliyle gerçekleştirilen Haydarpaşa Limanı ve garı, Marmararay projesiyle de hafif metro hattına bağlanacak. Yap-İşlet-Devret modeli Sultan İkinci Abdulhamit’in yapım ve işletme hakkını Societe du Port de Haydar Pacha şirketine tanıdığı, Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte stratejik önemi göz önüne alınarak, parası ödenip, devletleştirilmesine karar verildiği liman için hazırlanan yeni proje, şu anda Harem Otogarı’nın bulunduğu bölgenin yeşil alana ayrılmasını öngörüyor.
Bu alan, fuar ve festival alanı olarak kullanılacak. Haydarpaşa Garı ve çevresinde bulunan tarihi yapılar, turizm ve ticaret merkezi olacak. Haydarpaşa Garı otel olarak da hizmet verecek.
3. köprünün bir ayağı çukurda
TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi, Tekirdağ, İstanbul, Kocaeli ve Sakarya illerini kapsayan Kuzey Marmara Otoyolu (İstanbul 3. Çevreyolu ve Boğaz Geçişi dahil) projesinde, Sakarya’da anayol ve bağlantı yolları projesinin imar planlarına işlenmesine yönelik Sakarya Büyükşehir Belediye Meclisi’nce alınan karara karşı açtığı davayı kazandığını duyurdu. Buna göre, Sakarya 1. İdare Mahkemesi söz konusu meclis kararının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verdi. Odadan yapılan açıklamada, “Başta 3. Boğaz Köprüsü ve bağlantı yolları planları olmak üzere Kuzey Marmara Otoyolu Projesi’nin komşu illerdeki etaplarına ilişkin yürüttüğü hukuk mücadelesinde alınan bu ilk haklı sonucun, devam eden diğer davalarımızda da alınması umudunu taşıdığımızı, böylesi büyük kentlerimizde gerek sağlıklı arazi kullanım gelişimlerini bozmayacak gerekse yeni sorunlar yaratmayacak, toplu ulaşım odaklı projelerin gerekliliğine ve önceliğine olan inancımızı bir kez daha paylaşmak isteriz” denildi.
Galataport’a onay çıkmadı hükümet zorluyor
İstanbul’un en eski semtlerinden, tarihsel kimliğinde önemli mekânlardan Karaköy’ü yıkıp yerine dev alışveriş merkezleri ve 5 yıldızlı oteller planlanan Galataport’a Korumu Kurulu’ndan onay çıkmadı.
Karaköy Meydan’dan Tophane’ye kadar olan 1200 metrelik sahil şeridinin Kutman-Ofer ortaklığına 50 yıllığına kiralanması suretiyle modern otoparklar, alışveriş merkezleri ve 5 yıldızlı otellerin planladığı projede, bölge yepyeni bir görünüme girecek. Kamuoyunda uzun tartışmalara neden olan Galataport için hazırlanan planların onay almadığını ifade eden Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Kahraman, süreçle ilgili şu bilgileri verdi:
“Proje Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na devredildi. ÖİB Koruma Kurulu’na plan gönderdi. Ancak onay alamadılar. Hatırlanacağı üzere danışmanlık ihaleleri yapılmıştı. Biz bu projeye dava açmadık, çünkü ortada henüz plan yok. Planı bekliyoruz.”
ÖİB Başkan Vekili Ahmet Aksu, Galataport’ta hemen hemen son aşamaya geldiklerini belirterek, tüm tarafların görüşlerini alarak bir model oluşturduklarını ve model ile ilgili ÖYK’nın görüşünü alacaklarını söylemiş, ÖYK’nın onay vermesi halinde Galataport’ta bu yıl içinde ihale ilanına çıkacaklarını ifade etmişti. Aksu, “Bunda kararlıyız” demişti.
Kamuoyunun dikkatine sunulan ilk projede İstanbul’un kalbinde 1200 metrelik sahil şeridi kamuya kapalı olacak. Otel ile AVM, otoparklar yanı sıra liman yapılacağı açıklanmıştı.
Ali Sami Yen arazisinde kuleler yükseliyor
Özel sektörün eline geçmesi ile kamuoyunda büyük tepkiler oluşan Mecidiyeköy Ali Sami Yen arazisinde yükselecek projede inşaata başlandı. Tarihi Likör Fabrikası’nın korunması ve alanın yeşil olarak tasarlanıp kamu kullanımına açılması için eylemlerin yapıldığı arazinin satılmasıyla fabrikanın da yıkılması kararı alındı. Fabrika, yeni projede aslına uygun olarak inşa edilecek ve binaların önündeki meydan kamuya açık olacak, ancak burası da AVM ile rezidansların olacağı gökdelenlere ev sahipliği yapacak.
Tekel Likör Fabrikası’nın arazisinin ihalesini Aşçıoğlu kazanmıştı. Fakat bu firma hisselerini İsviçre fonlu Viatrans – Meydanbey Ortak Girişimi’ne satarak, projeden çekilmişti. Projenin yeni yatırımcısı Viatrans – Meydanbey Ortak Girişimi. Koruma Kurulu, uzun süre fabrikanın yıkılmaması kararında direnmişti. Bu nedenle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kurumlara genelge göndererek, yetkinin Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’na geçtiğini duyurmuştu.
Tartışmalı projeler İstanbulluyu bezdirdi
İstanbul’un hemen her noktasında kuleler yükseliyor. Köprü bakım çalışmalarının yaz aylarında bile trafiğini felç ettiği kentte gökdelenler, Levent-Maslak hattından neredeyse her semtine taşarken tartışmalı projelerde yasalar ve yargı kararları hiçe sayılıyor. Diğer yandan tarihi mekânlar ve kültürel mimari yok ediliyor, yeşil alana hasret kentte umutlar kulelerin gölgesinde tükeniyor. Kamuoyunda tartışma yaratan projelerden bazıları şunlar:
Çamlıca Tepesi’ne cami
■ Başbakan Erdoğan’ın “Bir cami yapacağız, her yerden gözükecek” diye açıkladığı proje 250 bin metrekarelik bir rekreasyon alanı. Ulaştırma Bakanlığı, RTÜK ve Büyükşehir Belediyesi’nin ortak çalışmasıyla hayata geçmesi planlanıyor. Çamlıca’daki TRT vericisi dışında tüm vericiler kaldırılacak. Spor alanları, park ve bahçeler, kafeteryalar, gözlem kulesi gibi birçok sosyal alan yer alacak. Caminin denizden yüksekliği 608 metre olacak.
Sevda Tepesi’ne imar
■ Suudi Arabistan Kralı Abdullah’ın 1984’te veliaht prensken 27 milyon dolara aldığı Kandilli’deki Sevda Tepesi, belediye meclisinin aldığı kararla imara açıldı. 57 dönüm arazide 1700 metrekareden iki kat, yani 3 bin 400 metrekare imar izni verildi. Tepede, iki kattan daha yüksek yapılaşma olmayacak. Ancak arazi birinci derece doğal sit alanı. Uygulama, aynı zamanda Kıyı Kanunu ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu’na da aykırı. Mimarlar Odası, konuyla ilgili idare mahkemesine dava açıyor.
Tarlabaşı AİHM’de
■ Tarlabaşı’ndaki 9 ada, 2000 m² alana oturmuş, 210’u tescilli sivil mimarlık örneği olan 278 bina ve bunların arasındaki sokaklarla altyapıyı kapsıyor. Beyoğlu Belediyesi 2007’de GAP İnşaat ile sözleşme imzaladı. Projeye göre, GAP İnşaat 21 bin metrekare alanda, 63 bin metrekare inşaat yapacak. Bina altlarına 4-5 katlı otoparklar açılacak. Arka sokaklar konut alanı olacak. Kamulaştırma nedeniyle mağdur olduklarını düşünenler bir araya gelip 2008’de dernek kurdu ve AİHM’ye gitti.
Fener-Balat’ta halk tetikte
■ Proje alanı 279.345,91 m² ve toplam 59 ada, 909 parselden oluşuyor. Semt sahil kısmında bulunan yeşil alanlar ve konut-ticaret fonksiyonlarının bulunduğu yerleşim alanı olmak üzere temel olarak iki bölgeden oluşuyor. Tarihi miras olarak sayılabilecek yapılar dahilinde 11 tescilli anıt eser, 345 sivil mimarlık örneği ve 25 sivil mimarlık örneği bulunuyor. İstanbul 5. İdare Mahkemesi, koruma yüksek kurulu kararlarına, şehircilik ilke ve kurallarına ve hukuka aykırı bularak bu projeyi iptal etti.
Ayvansaray Türk Mahallesi
■ Ayvansaray yenileme alanında toplam 69 parsel bulunuyor. Bu parsellerden 4’ü anıt eser, 15 tanesi ise sivil mimarlık örneği, yani tarihi eser kabul ediliyor. Mahallede 81 aile yaşıyor. Toplam 149 hissedar bulunuyor. Projeye göre 48 konut, 5 adet ticari dükkân, 1 otel, 2 butik otel, 1 kat otoparkı ve 1 sosyal tesis yapılması planlandı. Birçok evin yıkımına başlandı. Ancak Fener Balat projesinde olduğu gibi idare mahkemesinin bu projeyi de iptal etmesi bekleniyor.
Sulukule’de Romanlar haklı çıktı
■ Neslişah ve Hatice Sultan Mahalleleri Yenileme Projesi’ni kapsayan, Fatih’teki Sur Koruma Bandı’nda yer alan 90 bin metrekarelik bölgede, 640 konutun inşası 2 yılda bitme noktasına geldi. Bölgede yeni yapılan evler yüksek gelirli aileler için tasarlandı. Sulukule’nin eski sakinleri olan Romanlar, 60 kilometre uzaklıktaki Kayabaşı TOKİ konutlarına gönderilmişti. İstanbul 4. İdare Mahkemesi projeyi, sit alanı üzerinde olduğu ve Romanların mülkiyet hakkının ihlal ettiği gerekçesiyle iptal etti.
Yenikapı Meydan Projesi
■ Yenikapı İDO İskelesi’nden Samatya SSK’nin önünde 578 bin metrekare alanda deniz doldurulacak. 1 milyon 250 bin kişilik miting alanı, 2 dev otopark yapılacak. Deniz, karayolu, metro, hafif raylı sistem burada buluşacak. Meydanın altında atıksu arıtılacak. İstanbul Yenileme Alanları Koruma Kurulu silüete ve tarihi yarımadanın topografyasına zarar vereceği gerekçesiyle projeye onay vermemesine rağmen belediye ihaleye çıktı. İhaleyi Nas-Nuh-Uğraş İnşaat konsorsiyumu 31 milyon lira bedelle kazandı.
Paşabahçe arazisine otel planı
■ Tekel Paşabahçe Fabrikası’nın arazisi de satılan araziler arasında yerini aldı. Boğaz kıyısında bulunması nedeniyle İstanbul’un en değerli arazilerinden biri olan Tekel Paşabahçe Fabrikası’nın arazisini 355 milyon TL veren Torunlar Gayrimenkul Yatırın Ortaklığı kazandı. Yapılan ilk açıklamada araziye otel yapılmasının düşünüldüğü belirtildi.
Kaynak: Cumhuriyet, 20 Ağustos 2012
AKP hükümeti, İstanbul’u adeta rant kaynağına dönüştürdü. İstanbul’da kamuya ait neredeyse her arazide gökdelenlere kucak açan hükümet, Ali Sami Yen arazisi gibi çevresinde milyonlarca insanın “nefes almakta zorlanarak” yaşadığı alanları yeşil alana dönüştürmek bir yana, doğal kaynakları da tehdit edecek projeler geliştiriyor. Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Tayfun Kahraman, İstanbul’a yeni şehir kurulması, 3. köprü gibi projelerin “yarını düşünmeyen” projeler olduğunu söyledi. Kahraman, hükümetin ekonomiyi canlı inşaat sektörü eliyle ayakta tutma stratejisinden vazgeçmesi gerektiğini belirterek “İstanbul’un kuzeyinde her türlü yapılaşmaya, herkesin karşı çıkması gerekir. Hükümet bu tutumundan vazgeçmek durumunda. Aksi halde ileride bu satılan kamu malları yerine, şehirde sürdürülebilir yaşam için kamu yine bizim vergilerimizle alanlar almak zorunda kalacak. Mecidiyeköy’de Ali Sami Yen arazisi gibi çevresinde milyonlarca insanın hiçbir şekilde nefes alamadan yaşadığı noktalar yeşil alan olarak değerlendirilmeli. Korunmalı” dedi.
Son olarak bu ay yeniden satışa çıkarılan Ataköy Turizm Kompleksi’nde olduğu gibi hükümetin yargı kararları ve yasaları dikkate almadan işlemler yaptığını belirten Kahraman, “Burası turizm alanı olarak ilan edildiği halde, Kıyı Kanunu’na da aykırı bir şekilde konut yapılaşması planlanıyor. Ataköy için davamız sürüyor. Özelleştirme İdaresi’ne yasalara göre, bu yönde tasarruf kullanamayacağını yazdık” değerlendirmesini yaptı. Tayfun Kahraman, hükümeti, inşaat sektörünü canlandırmak ve dolayısıyla ekonomiyi ayakta tutmak için İstanbul’u rant kaynağı olarak kullanmaktan vazgeçmeye çağırdı. Kahraman, “İstanbul’u daha fazla zorlamamalıyız” diye konuştu.
Ataköy’de dava devam ediyor
İstanbul Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Kahraman, İstanbul’un rantının paylaşıldığını belirtirken yeniden satışına karar verilen Ataköy Turizm Kompleksi için şu bilgileri verdi:
“1993’te alınan bir karar ile Ataköy turizm merkezi ilan edildi. Ancak şimdi burada tamamen konut planlanıyor. Bu durum 1998 tarihli Kıyı Kanunu’na aykırı. Süreci takip ediyoruz. Biz tamamen kamuya açık bir şekilde ve yapılaşma olmadan kalmasını istiyoruz. Ama turizm merkezi kararına bile uymuyorlar. Burayla ilgili tasarruf Özelleştirme İdaresi’ne devredilmiş durumda. Geçen hafta, burada konut amaçlı, devasa projelerin yaşama geçirilemeyeceğini hatırlatan yazışmalar yaptık. Dava açmıştık. Dava, bilirkişi sürecinde. Bilirkişinin idare mahkemesine raporunu sunmasını bekliyoruz.”
TOKİ’ye ait araziyle satılacak
Galleria, Ataköy Marina, Sheraton Oteli, Dünya Göz Hastanesi ve bir benzin istasyonunun da bulunduğu İstanbul Bakırköy sahilindeki toplam 670 bin metrekare kullanım alanına sahip Ataköy Turizm Kompleksi, TOKİ’ye ait arazisiyle birlikte satılacak.
Denizcilik sektöründen 67 ortağın 2005’te Ataköy Turizm İşletmeleri’ni 200 milyon dolara satın aldığı günlerde kurduğu DATİ Yatırım Holding CEO’su Gökhan Kıran, “Biz DATİ’yi ve bölgedeki 26 yıllık üst kullanım hakkımızı, TOKİ de komşu arsalarını aynı anda satış vitrinine koymaya karar verdi” dedi.
TOKİ İstanbul Emlak Dairesi Başkanı Ali Seydi Karaoğlu da “Böylece denizin doldurulacağı alanı toplu halde satış gündemine koyma şansı yakaladık. İstanbul’un yıldızı konumundaki alanın ilgi göreceğini düşünüyoruz” diye konuştu.
670 bin metrekarelik alanda DATİ’nin üst kullanım hakkının bulunduğu bölüm, kendi mülkü olan bölüm, Milli Emlak ve TOKİ’ye ait yerler var. Bunların tamamı satılacak.
Haydarpaşa limanı için planlar askıda
Harem’den Moda Sahili’ne kadar geniş bir bölgeyi kapsayan Haydarpaşa Port projesi adım adım hayata geçiyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi, Haydarpaşa Port Projesi’ni hayata geçirecek 2’nci etap plana da onay verdi. Projeyle ilgili planlar askıya çıktı. Şehir Plancıları Odası planlara itiraz edecek.
Yapılaşma yasağı olan bölgeye “Kruvayizer Liman” tanımı getiriliyor. Böylece yapılaşmanın yolu açılıyor. Haydarpaşa Port projesinin, prosedürler tamamlandıktan sonra Yap-İşlet-Devret modeliyle ihaleye çıkarılması planlanıyor.
Proje çerçevesinde Haydarpaşa Limanı, 5 milyar dolara dev bir turizm kompleksine dönüşecek. Projenin 2’nci etap planına göre, otogar, fuar ve festival alanı, tren garı, otel ve istasyon, silolar da kültür ve sanat merkezi olacak.
Anadolu’dan trenle gelen tahılın depolanıp, gemilere yüklenmesini sağlamak amacıyla 1903’te Yap-İşlet-Devret modeliyle gerçekleştirilen Haydarpaşa Limanı ve garı, Marmararay projesiyle de hafif metro hattına bağlanacak. Yap-İşlet-Devret modeli Sultan İkinci Abdulhamit’in yapım ve işletme hakkını Societe du Port de Haydar Pacha şirketine tanıdığı, Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte stratejik önemi göz önüne alınarak, parası ödenip, devletleştirilmesine karar verildiği liman için hazırlanan yeni proje, şu anda Harem Otogarı’nın bulunduğu bölgenin yeşil alana ayrılmasını öngörüyor.
Bu alan, fuar ve festival alanı olarak kullanılacak. Haydarpaşa Garı ve çevresinde bulunan tarihi yapılar, turizm ve ticaret merkezi olacak. Haydarpaşa Garı otel olarak da hizmet verecek.
3. köprünün bir ayağı çukurda
TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi, Tekirdağ, İstanbul, Kocaeli ve Sakarya illerini kapsayan Kuzey Marmara Otoyolu (İstanbul 3. Çevreyolu ve Boğaz Geçişi dahil) projesinde, Sakarya’da anayol ve bağlantı yolları projesinin imar planlarına işlenmesine yönelik Sakarya Büyükşehir Belediye Meclisi’nce alınan karara karşı açtığı davayı kazandığını duyurdu. Buna göre, Sakarya 1. İdare Mahkemesi söz konusu meclis kararının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verdi. Odadan yapılan açıklamada, “Başta 3. Boğaz Köprüsü ve bağlantı yolları planları olmak üzere Kuzey Marmara Otoyolu Projesi’nin komşu illerdeki etaplarına ilişkin yürüttüğü hukuk mücadelesinde alınan bu ilk haklı sonucun, devam eden diğer davalarımızda da alınması umudunu taşıdığımızı, böylesi büyük kentlerimizde gerek sağlıklı arazi kullanım gelişimlerini bozmayacak gerekse yeni sorunlar yaratmayacak, toplu ulaşım odaklı projelerin gerekliliğine ve önceliğine olan inancımızı bir kez daha paylaşmak isteriz” denildi.
Galataport’a onay çıkmadı hükümet zorluyor
İstanbul’un en eski semtlerinden, tarihsel kimliğinde önemli mekânlardan Karaköy’ü yıkıp yerine dev alışveriş merkezleri ve 5 yıldızlı oteller planlanan Galataport’a Korumu Kurulu’ndan onay çıkmadı.
Karaköy Meydan’dan Tophane’ye kadar olan 1200 metrelik sahil şeridinin Kutman-Ofer ortaklığına 50 yıllığına kiralanması suretiyle modern otoparklar, alışveriş merkezleri ve 5 yıldızlı otellerin planladığı projede, bölge yepyeni bir görünüme girecek. Kamuoyunda uzun tartışmalara neden olan Galataport için hazırlanan planların onay almadığını ifade eden Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Kahraman, süreçle ilgili şu bilgileri verdi:
“Proje Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na devredildi. ÖİB Koruma Kurulu’na plan gönderdi. Ancak onay alamadılar. Hatırlanacağı üzere danışmanlık ihaleleri yapılmıştı. Biz bu projeye dava açmadık, çünkü ortada henüz plan yok. Planı bekliyoruz.”
ÖİB Başkan Vekili Ahmet Aksu, Galataport’ta hemen hemen son aşamaya geldiklerini belirterek, tüm tarafların görüşlerini alarak bir model oluşturduklarını ve model ile ilgili ÖYK’nın görüşünü alacaklarını söylemiş, ÖYK’nın onay vermesi halinde Galataport’ta bu yıl içinde ihale ilanına çıkacaklarını ifade etmişti. Aksu, “Bunda kararlıyız” demişti.
Kamuoyunun dikkatine sunulan ilk projede İstanbul’un kalbinde 1200 metrelik sahil şeridi kamuya kapalı olacak. Otel ile AVM, otoparklar yanı sıra liman yapılacağı açıklanmıştı.
Ali Sami Yen arazisinde kuleler yükseliyor
Özel sektörün eline geçmesi ile kamuoyunda büyük tepkiler oluşan Mecidiyeköy Ali Sami Yen arazisinde yükselecek projede inşaata başlandı. Tarihi Likör Fabrikası’nın korunması ve alanın yeşil olarak tasarlanıp kamu kullanımına açılması için eylemlerin yapıldığı arazinin satılmasıyla fabrikanın da yıkılması kararı alındı. Fabrika, yeni projede aslına uygun olarak inşa edilecek ve binaların önündeki meydan kamuya açık olacak, ancak burası da AVM ile rezidansların olacağı gökdelenlere ev sahipliği yapacak.
Tekel Likör Fabrikası’nın arazisinin ihalesini Aşçıoğlu kazanmıştı. Fakat bu firma hisselerini İsviçre fonlu Viatrans – Meydanbey Ortak Girişimi’ne satarak, projeden çekilmişti. Projenin yeni yatırımcısı Viatrans – Meydanbey Ortak Girişimi. Koruma Kurulu, uzun süre fabrikanın yıkılmaması kararında direnmişti. Bu nedenle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kurumlara genelge göndererek, yetkinin Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’na geçtiğini duyurmuştu.
Tartışmalı projeler İstanbulluyu bezdirdi
İstanbul’un hemen her noktasında kuleler yükseliyor. Köprü bakım çalışmalarının yaz aylarında bile trafiğini felç ettiği kentte gökdelenler, Levent-Maslak hattından neredeyse her semtine taşarken tartışmalı projelerde yasalar ve yargı kararları hiçe sayılıyor. Diğer yandan tarihi mekânlar ve kültürel mimari yok ediliyor, yeşil alana hasret kentte umutlar kulelerin gölgesinde tükeniyor. Kamuoyunda tartışma yaratan projelerden bazıları şunlar:
Çamlıca Tepesi’ne cami
■ Başbakan Erdoğan’ın “Bir cami yapacağız, her yerden gözükecek” diye açıkladığı proje 250 bin metrekarelik bir rekreasyon alanı. Ulaştırma Bakanlığı, RTÜK ve Büyükşehir Belediyesi’nin ortak çalışmasıyla hayata geçmesi planlanıyor. Çamlıca’daki TRT vericisi dışında tüm vericiler kaldırılacak. Spor alanları, park ve bahçeler, kafeteryalar, gözlem kulesi gibi birçok sosyal alan yer alacak. Caminin denizden yüksekliği 608 metre olacak.
Sevda Tepesi’ne imar
■ Suudi Arabistan Kralı Abdullah’ın 1984’te veliaht prensken 27 milyon dolara aldığı Kandilli’deki Sevda Tepesi, belediye meclisinin aldığı kararla imara açıldı. 57 dönüm arazide 1700 metrekareden iki kat, yani 3 bin 400 metrekare imar izni verildi. Tepede, iki kattan daha yüksek yapılaşma olmayacak. Ancak arazi birinci derece doğal sit alanı. Uygulama, aynı zamanda Kıyı Kanunu ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu’na da aykırı. Mimarlar Odası, konuyla ilgili idare mahkemesine dava açıyor.
Tarlabaşı AİHM’de
■ Tarlabaşı’ndaki 9 ada, 2000 m² alana oturmuş, 210’u tescilli sivil mimarlık örneği olan 278 bina ve bunların arasındaki sokaklarla altyapıyı kapsıyor. Beyoğlu Belediyesi 2007’de GAP İnşaat ile sözleşme imzaladı. Projeye göre, GAP İnşaat 21 bin metrekare alanda, 63 bin metrekare inşaat yapacak. Bina altlarına 4-5 katlı otoparklar açılacak. Arka sokaklar konut alanı olacak. Kamulaştırma nedeniyle mağdur olduklarını düşünenler bir araya gelip 2008’de dernek kurdu ve AİHM’ye gitti.
Fener-Balat’ta halk tetikte
■ Proje alanı 279.345,91 m² ve toplam 59 ada, 909 parselden oluşuyor. Semt sahil kısmında bulunan yeşil alanlar ve konut-ticaret fonksiyonlarının bulunduğu yerleşim alanı olmak üzere temel olarak iki bölgeden oluşuyor. Tarihi miras olarak sayılabilecek yapılar dahilinde 11 tescilli anıt eser, 345 sivil mimarlık örneği ve 25 sivil mimarlık örneği bulunuyor. İstanbul 5. İdare Mahkemesi, koruma yüksek kurulu kararlarına, şehircilik ilke ve kurallarına ve hukuka aykırı bularak bu projeyi iptal etti.
Ayvansaray Türk Mahallesi
■ Ayvansaray yenileme alanında toplam 69 parsel bulunuyor. Bu parsellerden 4’ü anıt eser, 15 tanesi ise sivil mimarlık örneği, yani tarihi eser kabul ediliyor. Mahallede 81 aile yaşıyor. Toplam 149 hissedar bulunuyor. Projeye göre 48 konut, 5 adet ticari dükkân, 1 otel, 2 butik otel, 1 kat otoparkı ve 1 sosyal tesis yapılması planlandı. Birçok evin yıkımına başlandı. Ancak Fener Balat projesinde olduğu gibi idare mahkemesinin bu projeyi de iptal etmesi bekleniyor.
Sulukule’de Romanlar haklı çıktı
■ Neslişah ve Hatice Sultan Mahalleleri Yenileme Projesi’ni kapsayan, Fatih’teki Sur Koruma Bandı’nda yer alan 90 bin metrekarelik bölgede, 640 konutun inşası 2 yılda bitme noktasına geldi. Bölgede yeni yapılan evler yüksek gelirli aileler için tasarlandı. Sulukule’nin eski sakinleri olan Romanlar, 60 kilometre uzaklıktaki Kayabaşı TOKİ konutlarına gönderilmişti. İstanbul 4. İdare Mahkemesi projeyi, sit alanı üzerinde olduğu ve Romanların mülkiyet hakkının ihlal ettiği gerekçesiyle iptal etti.
Yenikapı Meydan Projesi
■ Yenikapı İDO İskelesi’nden Samatya SSK’nin önünde 578 bin metrekare alanda deniz doldurulacak. 1 milyon 250 bin kişilik miting alanı, 2 dev otopark yapılacak. Deniz, karayolu, metro, hafif raylı sistem burada buluşacak. Meydanın altında atıksu arıtılacak. İstanbul Yenileme Alanları Koruma Kurulu silüete ve tarihi yarımadanın topografyasına zarar vereceği gerekçesiyle projeye onay vermemesine rağmen belediye ihaleye çıktı. İhaleyi Nas-Nuh-Uğraş İnşaat konsorsiyumu 31 milyon lira bedelle kazandı.
Paşabahçe arazisine otel planı
■ Tekel Paşabahçe Fabrikası’nın arazisi de satılan araziler arasında yerini aldı. Boğaz kıyısında bulunması nedeniyle İstanbul’un en değerli arazilerinden biri olan Tekel Paşabahçe Fabrikası’nın arazisini 355 milyon TL veren Torunlar Gayrimenkul Yatırın Ortaklığı kazandı. Yapılan ilk açıklamada araziye otel yapılmasının düşünüldüğü belirtildi.
Kaynak: Cumhuriyet, 20 Ağustos 2012
27 Haziran 2012 Çarşamba
Suudi Kral ‘Sevda’sına tam 28 yıl sonra kavuştu
Süvari teğmen Vahit Bey ile Belkıs Hanım’ın buluşma noktalarıydı Kandilli’deki tepe. O zaman bu tepenin bir adı yoktu. Ne zaman Vahit Bey ile Belkıs Hanım’ın aşklarına aileleri engel oldu, onlar da intihar yolunu seçti; bu tepenin adına ‘Sevda Tepesi’ dendi. Yıllarca İstanbullu aşıklara ev sahipliği yaptı bu tepe...
1984’te ise Suudi Veliaht Prens Abdullah bin Abdülaziz’e 27 milyon dolar karşılığında, Turgut Özal’ın devreye girmesiyle satıldı. 57 bin metrekare alana sahip tepenin imara açılacağı sözü verilmişti. Ancak yıllar içinde tepe imara açılmadı. İşte dün bu söz, 28 yıllık aranın ardından tutuldu ve Sevda Tepesi, turizm-konaklama tesisi olarak imara açıldı. Dönemin veliaht prensi şimdinin Suudi Kralı Abdullah Bin Abdülaziz Sevda Tepesi’ne turizm tesisi yapma hakkını kazanmış oldu.
İspanya’ya gitmeyin
Suudi Kral Fahd’ın tatil için İspanya Marbella’ya gitmesi ve geniş ailesi ile orada büyük harcama yapması, dönemin Başbakanı Turgut Özal’ın dikkatini çekmişti. Suudi Kraliyet Ailesi’nin tatil yapabileceği bir yer olarak düşünüldü Sevda Tepesi. Yabancılara toprak satışının ilk örneğini oluşturan Sevda Tepesi, Bakanlar Kurulu kararı ve özel çıkartılan bir yasayla gerçekleşti. Suudi Prens’in teklifi üzerine 57 bin 470 metrekarelik tepeyi Kıbrıslı Mehmet Paşa’nın torunları Emine Nazlı Başar, Ahmet Nahit Dirvana, Mehmet Emin Dirvana, Mustafa Selim Dirvana, Süleyman Sadrettin Dirvana, Yusuf Cemil Şensoy, Sakibe Akyol, Osman Gündüz Delitaş, Necla Koskosoğlu, Necdet Semizoğlu, Rüştan Balkar, Ercan Balkar, Kemal Galip Balkar ve Hüseyin Balkar 27 milyon dolar gibi astronomik bir rakama sattı. Satış sırasında veliaht prense imar için de söz verildi. Ancak söz yerine getirilemeyince Suudi Kraliyet Ailesi de tatil için Sevda Tepesi’ne gelemedi. Aradan yıllar geçti. Tepenin imara açılma fikri 2006 yılında tekrar gündeme geldi. Hatta prensin araziyi satılığa çıkardığı bile söylendi. Sonunda yıllar önce verilen söz, dün İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nde oy çokluğu ile kabul edildi. Üsküdar, Kandilli Mahallesi’ndeki 945 ada, 12 parselde bulunan 57 bin 470 metrekarelik alanın, CHP’li üyelerin muhalefetine rağmen, turizm konaklama tesisine dönüştürülmesine izin çıkmış oldu.
İmara açılma teklifi Bakanlık’tan geldi
Suudi Kralı’na ait olan arazinin imar plan değişikliği teklifinin arsa sahiplerinden gelmemesi dikkat çekti. İmar değişikliği için plan teklifinin sahibi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü oldu. Genel Müdürlük tarafından imar planı değişiklik talebi için dosya hazırlandı ve 31 Mayıs 2012 tarihli yazı ile dosyanın İBB Meclisi’ne gönderildiği tutanaklarda yer aldı. Ayrıca arsa sahibinin de 28 Mayıs 2012 tarihinde İBB’ye dilekçe gönderdiği ortaya çıktı. Arsa sahibinin dilekçesinde ise şu ifadeler kullanıldı: ’1984 yılından beri maliki bulunduğu parselde mağduriyetin giderilmesi amacıyla...”
Konut yüksekliği 7.5 metre olacak
57 bin 470 metrekarelik arazi oy çokluğu ile imara açılırken imar koşulları da netleşti. Turizm konaklama alanı olarak belirlenen araziye, 0.06 emsal kuralı uygulanacak. Buna göre en fazla 3 bin 478 metrekare inşaat yapılabilecek. Yapılacak binaların yüksekliği 7.5 metreyi geçmeyecek. Ayrıca arazide bulunan 50’den fazla ağacın da korunacağına dair not düşülmüş durumda. Önce ağaçların belirleneceği ve bunların ağaç rövele işlemi yapılmadan inşaat izin verilmeyeceği belirtiliyor. İnşaatın plan notları ise 1/1000’lik imar uygulama planları ile belirlenecek. Ayrıca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Boğaziçi Yüksek Koordinasyon Kurulu’ndan onay alınmadan proje yapılamayacağı şarta bağlantı. Projenin uygulama aşamasında ise Boğaziçi İmar Planları’na göre hareket edilmesi karara bağlandı.
Kaynak: Gazete Vatan, 15.06.2012
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

