merkez bankası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
merkez bankası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Nisan 2015 Pazar

Gayrimenkul uçar gider...

AKP hükümetinin iktidar olduğu dönemde piyasa değeri en hızlı büyüyen sektörler gayrimenkul ve ticaret, yavaş büyüyenlerse tekstil ve orman oldu


2. çeyrekte taş, toprak kazandıracak
Yılın ilk çeyrek sanayi üretim verileri geçtiğimiz hafta açıklandı. Yılın iki aylık döneminde yıllık bazda yüzde 0,6 azalan sanayi üretimi verileri baz alındığında ilk çeyrek büyümesinin sınırlı kalacağı anlaşılıyor. Halk Yatırım Baş Ekonomisti Banu Kıvcı Tokalı, sanayi üretiminde ilk çeyrek büyüme beklentisinin yüzde 0,5 düzeyinde olduğunu, belirtiyor. Bu durumda, ekonominin genel büyüme oranının yüzde 1’ler düzeyinde kalabileceğini, ifade ediyor. Ancak hemen ardından ikinci çeyrekten itibaren daha güçlü büyüme oranları görülebileceğini dile getiriyor.
Tokalı, borsada Taş ve Toprak Sektörü hisselerinin öne çıkabileceğini, söylüyor. Sanayide beklenen iyileşme olursa inşaat, çimento, cam ve GYO’lar öne çıkacak.



Ne varsa dolarda var!
FED’in faiz artırımı konusunda kafaların karışması dolarda yükselişi getirdi. Dolar/TL haftanın son günü 2,6375’e kadar yükseldi. Düşüşlerde dolar toplayanlar yükselirken kademeli satıyor
Piyasalardaki dolar rüzgarı devam ediyor. FED’in haziran ayında faiz artırma beklentisinden moral bulan dolar kuru, 2.63 TL’yi aştı. Hafta içerisinde ABD Merkez Bankası Richmond Şubesi Başkanı Jeffrey Lacker, “Eğer, ekonomik veriler, beklentilerden büyük bir sapma göstermezse, faiz oranlarının haziranda artırılması ihtimalinin güçlü kalmasını bekliyorum” dedi. Minneapolis Fed Başkanı Kocherlakota ise faizi artırmanın ekonomiyi ‘yanlış yola’ itebileceğini söyleyince, kafalar iyice karıştı.

Yükseliş trendinde
Faizlerin artacağı konusunda herkes hemfikir olmakla birlikte zamanlaması tartışılıyor. Dolar/TL’nin de uzun vadede yükseliş trendinde olacağını herkes söylüyor. Fakat yükseliş sürekli ve ivmeli mi olacak, yoksa dönem dönem geri çekilmeler yaşanacak mı? Gelişmeler dolar rüzgarının dalgalanarak devam edeceği yönünde. Ancak rüzgarla gelen dalgalar hasar bırakabilmekte.
Oysaki büyük çoğunluk faiz artışı gelse dahi bunun birdenbire yükselen bir ivme göstermesini beklemiyor. Bir faiz artırımı gelse dahi kimse 10 yıllık faizlerin çok fazla yükseleceğine inanmıyor. Faiz artırımının dolarda fiyatlandığında birleşiliyor. Bu nedenle dolar/TL dirençlerinde zorlanılabilir.
Stratejist Okan Aybar doların bu koşullarda yine düşeceğini düşünenlerden. Dolar ve TL’nin  mevcut volatilite sınırları içinde dolandığını belirten Aybar, FED, uluslararası piyasalardaki zayıflıktan korkuyor diyor. Aybar, gelirler düşük, İstihdam yüksek olsa bile insanların para harcamasına engel. Çünkü insanlar istemediği işlerde az kazanıyor ve borçlarını ödemeye çalışıyor diyor.

1 haftada yüzde 2 arttı
Bu şartlar altında  FED faiz konusunda ikilemde kalıyor. Dolar bu koşullarda yukarı doğru atakları olsa da yine düşer, neticede çok fazla çıkması için bir neden de bulunmuyor. Doların hafta başına göre değer artışı yüzde 2.18 oldu. Temkini elden bırakmayarak düşüşlerde dolar toplanıyor. Yükselişlerde de kademeli satılıyor. Şunu unutmamak gerekiyor. Uzun vadede TL varlıkların değer artışı her zaman dolardan fazla kazandırdı.

Moody’s güncelleme yapmadı
Moody’s Türkiye’nin notunu güncellemedi. Cuma günü uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in İletişim Direktörü Jessica Sibado, Türkiye’nin kredi notu ve görünümüne ilişkin, “Eğer Türkiye için reyting eyleminde bulunmazsak herhangi bir açıklama yayınlamayacağız” demişti. Moody’s Türkiye’nin kredi notunu, 16 Mayıs 2013’te “yatırım yapılabilir” ülkeler kategorisine çıkarmıştı. Moody’s 11 Nisan 2014’te ise Türkiye’nin “yatırım yapılabilir” notunu teyit ederken, görünümü durağandan negatife çevirmişti. Kurum, en son geçtiğimiz mart ayında Türk bankacılık sistemine yönelik açıkladığı notta, kurlardaki oynaklık ve ekonomik büyümedeki yavaşlama nedeniyle görünümün “negatif” olduğunu belirtmişti. Bankacılık sektörü değerlendirmesinden sonra oluşan not kaygıları da şimdilik ortadan kalktı.

Yabancının Türkiye pozisyonu askıda!
Yabancılar seçimler nedeniyle Türkiye pozisyonlarını askıda tutuyor. Ancak geçtiğimiz hafta faiz avcılarının 2026 vadeli eurobondlara yoğun ilgisi vardı. Yine geçtiğimiz hafta ABD’de farklı fon yöneticileri ile bir araya gelen Garanti Yatırım Baş Ekonomisti Gizem Öztok Altınsaç, yabancıların Türk piyasalarına bakışlarını umut verici bulduğunu belirtiyor.
Altınsaç, ABD tarafındaki yatırımcılar her ne kadar şu anda portföylerinde tercih etmiyorlarsa da, özellikle politika ve ekonomiye detaylı düzeyde ilgi duyuyorlar, diyor. Altınsaç’ın değerlendirmesine göre yabancı fonlar Türkiye’deki gelişmeleri çok yakından izliyor.
“Fonların Türkiye’de olan biteni çok yakından izlediklerini, enflasyon, büyüme, yatırımlardaki yavaşlama, TCMB ve dış dengeye oldukça hakim olduklarını” söylüyor. “En çok konuşulan ise politika” diyor.
Altınsaç, “Ciddi soru işaretleri ve belirsizlik görmeleri nedeniyle fonlar, TL’yi ‘underweight’te tutmalarına sebep oluyor” diye devam ediyor. Seçim öncesinde risklerin daha da artacağını düşündüklerini belirtiyor. En büyük merak konusu ise; Merkez’in faiz indiriminden ziyade, özel sektörün dış borcu ve bankaların FX’te sıkıntı yaşayıp yaşamadıkları...

Kaynak: Milliyet - Zeynep Aktaş, 12.04.2015

1 Nisan 2015 Çarşamba

İzmir Merkez Bankası binası Başbakanlık Ofisi olacak

Başbakanlık Ofisi için İzmir'in Konak Meydanı'nda yer alan Merkez Bankası binasında karar kılındığı açıklandı.
 
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun İzmir'de açılacağı müjdesini verdiği Başbakanlık Ofisi için sürdürülen yer arama çalışmalarında sona gelindi.

BİNA TADİLATTAN GEÇECEK

Ofis için Valilik binası başta olmak üzere birçok alternatif gündeme gelirken, son olarak Konak Meydanı'nda yer alan Büyükşehir Belediyesi'nin yanındaki Merkez Bankası binasında karar kılındığı öğrenildi.
Ofisin bir an önce açılması için seçim sonrası çalışmaların hızlandırılacağı ve binanın tadilattan geçirileceği belirtildi.
Başbakan Davutoğlu, İzmir'e Başbakanlık ofisi açılacağı müjdesini geçtiğimiz haftalardaki AK Parti İl Kongresi'nde vermişti.

TOPLANTI VE ETKİNLİKLER İZMİR'DE GERÇEKLEŞECEK

Başbakanlığın Ankara dışında tek ofisinin İstanbul'da olduğuna dikkat çeken Davutoğlu, "Seçimden sonra bir ofis de İzmir'e açacağız. Başbakanlık Ofisi açılınca ayda birkaç günümü İzmir'de geçireceğim. Toplantı ve etkinliklerimizin bir bölümünü İzmir'de yapacağız. O güzel İzmirimiz yerel yönetimlerinin etkisi altında çok zor günler yaşadı. İstiyoruz ki İzmir'in Akdeniz'in merkez şehri yapalım. İzmir bizim için siyasetin merkez şehridir. İzmir- İstanbul otoyolu tamamlandığında, İzmir Başbakanlık Ofisimizin bulunduğu şehir olan Osmanlı payitahtı ile buluşacak. İzmir-Ankara demiryolu bittiğinde İzmir Cumhuriyetimizin başkenti ile buluşacak" demişti.
Tadilattan geçirilecek Davutoğlu'nun bu açıklaması kentte heyecan yaratmıştı. Ofisin nereye yapılacağı konusunda ise çeşitli fikirler gündeme gelmişti.
Ofis için Konak Meydanı'nda Büyükşehir Belediyesi'nin yanındaki Merkez Bankası binasında karar kılındığı öğrenildi. Binanın seçim sonrasında tadilata alınacağı belirtildi.
 

8 Haziran 2014 Pazar

Konut tahtını dövize kaptırdı

2010-2013 yılları arasında getiri şampiyonu olan konut, tahtını dövize kaptırdı. Parasını euroda tutan yüzde 27,54, dolarda tutan yüzde 18,73 getiriye ulaştı. Konutun getirisi yüzde 12,99’da kaldı.

Geçen yıla kadar alternatif yatırım araçları içerisinde yatırımcısını en çok sevindiren konut 2014’te yatırımcısını üzdü. Bu yılın mart ayı ile geçen yılın mart ayı karşılaştırmasını yapan Merkez Bankası konuttaki getiriyi yüzde 12,99 olarak hesapladı. Aynı dönemler ele alınarak yapılan alternatif yatırım araçları karşılaştırmasında euronun kazancının yüzde 27,54’e çıktığı gözlendi. Getiride euroyu dolar takip etti. Arka arkaya 3 yıl şampiyon olan konut ise bu yıl getiride 3’üncü sıraya düştü.

Fark 14 bin 600 lira

 2013-2014 yılı mart ayı karşılaştırmasında öne çıkan getirilerde euro getirisi ile konut getirisi arasındaki fark 14 bin 600 lira olarak hesaplandı. Geçen yıl 100 bin lirasını euroda değerlendiren parasını 127 bin 990 liraya çıkardı. Aynı miktardaki para dolarda 118 bin 730 lira, konutta 112 bin9 990 lira oldu. Altın ve borsada ise 100 bin lira sırasıyla 92 bin 600 ve 82 bin 830 liraya geriledi.

Reel getiri yüzde 4,24

Bir önceki yılın mart ayına göre yüzde 12,99 artan Türkiye Konut Fiyat Endeksi, aynı dönemde reel olarak ise yüzde 4,24 kazandırdı. Metrekare başına konut değeri olarak hesaplanan birim fiyatlar 2013 yılı mart ayında 1.193,63 liradan, bu yılın mart ayında 1.342,03 liraya çıktı. Türkiye Yeni Konut Fiyatları Endeksi (TYKFE) ise bu yılın mart ayında bir önceki aya göre yüzde 0,84 artarak 151,01 düzeyinde gerçekleşti. Endeks, bir önceki yılın Mart ayına göre yüzde 13,19 ve reel olarak yüzde 4,43 arttı.

İstanbullu kazandı

Üç büyük ilin konut fiyat endekslerindeki gelişmeler değerlendirildiğinde, 2014 yılı Mart ayında bir önceki aya göre İstanbul, Ankara ve İzmir'de sırasıyla yüzde 1,90, yüzde 1,47 ve yüzde 1,35 artış görüldü. Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre, İstanbul'da yüzde 19,23, Ankara'da yüzde 11,31 ve İzmir'de yüzde 13,44 artış gösterdi. Türkiye genelinde en fazla kazanç ise Kilis, Adıyaman ve Gaziantep’te yaşandı.

Şanlıurfa kaybettirdi

Son bir yıl­lık sü­re­de en dü­şük yıl­lık de­ği­şi­min ger­çek­leş­ti­ği il­ler yüz­de 2,69 ile Di­yar­ba­kır ve Şan­lı­ur­fa­’da göz­len­di. Zon­gul­dak, Bar­tın ve Ka­ra­bü­k’­te ge­ti­ri yüz­de 2,82, Sam­sun, Ço­rum, Amas­ya ve To­ka­t’­ta yüz­de 4,34 ola­rak ger­çek­leş­ti.

Kaynak: Bugün, 08.06.2014