TMMOB, Datça'da Çevre Planı revizyonuna itiraz etti: Sadece Datça değil, Fethiye, Dalaman, Köyceğiz ile ilgili de yeni planlar yapılmış. Yapılaşma yasağı olan kıyı bandı imara açılıyor. Kaçaklara af getiriliyor.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Datça Bozburun’da yapılaşmanın önünü açan plan revizyonu tartışılırken, Türkiye Mimar ve Mühendisler Odaları Birliği (TMMOB) 1 Nisan’da askıya çıkan Çevre Düzeni Planı revizyonuna itiraz etti. TMMOB itirazında, plan değişikliğiyle ‘turizm tesis alanlarının genişletildiğini ve gizli yapılaşmanın önünün açıldığını’ öne sürdü.
TMMOB, büyük tartışma yaratan Datça’daki revizyonla ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Muğla İl Müdürlüğü’ne itirazda bulundu. TMMOB, itiraz dilekçesinde planın hiçbir yerden görüş alınmadan dayatmayla oluşturulduğunu savundu. TMMOB, itiraz dilekçesinde şu noktalara dikkat çekti:
“1/25.000 ölçekli Datça-Bozburun Çevre Düzeni Planı Revizyonu’nun, güncellenmiş, arkeolojik, kentsel ve doğal SİT sınırlarına göre hazırlanmadığı görülmüştür. Bu planda Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun görüşüne de rastlanmadığından Koruma Kanunu’na aykırıdır. Doğal ve arkeolojik SİT derecelerinde değişiklik yapılarak bu alanlarda turizm alanları, yerleşim alanları, günübirlik alanlar ve kamping alanlarının planlandığı görülmüştür. Maden ocakları işletme ve rezerv alanları planda gösterim olarak işaretlenmiş olup bu konuda verilmiş ruhsat ve izinlerden bahsedilmediği gibi, orman alanında gösterilen maden alanlarının ne kadarlık alana yayılacağı koordinatlarla birlikte planda açıklanmalıdır.
Çeşitli koylarda planlanan günübirlik tesis alanlarının ve kamping alanlarının daha sonraki süreçlerde amacının dışına çıkılarak farklı kullanımlara dönüşeceği endişesi oluşmuştur. Örneğin, Hisarönü Körfezi’nde SİT paftalarında 1. derece doğal SİT alanı olarak belirlenmiş koylarda kamping alanları oluşturulmuştur. Yine günübirlik alanlarda yüksek yapı yoğunluğu önerilmektedir. Çok küçük ve korunan koylardaki günübirlik tesis alanları iptal edilebilir. Plan, gizli bir yapılaşmanın önünü açabilir. Tüm bölgede turizm tesis alanları genişletilmiştir.”
Dava açılacak
TMMOB Mimarlar Odası Başkanı Eyüp Muhçu, planla ilgili dava hazırlığında olduklarını belirterek şunları söyledi: “Sadece Datça değil, Fethiye, Dalaman, Köyceğiz gibi kıyı alanlarıyla ilgili de yeni planlar yapılmış. Onların da kısa sürede askıya çıkacağıyla ilgili bilgiler geliyor. Kıyı Yasası gereği kıyı bandında yapılaşma yasağı var. Datça’da başlatılan yeni planlarla yapı yasağı olan yerler imara açılıyor. Kıyılarda ayrıca kamuya ait dinlenme tesisleri var, bu tesislerin yıkılıp yapılaşmaya açılmasının da önü açılmış oluyor. ‘Dinlenme tesisi’ yerine ‘turizm, ticaret merkezi’ planlanıyor. Kıyıdaki kamu tesislerinin dışında fiilen yapılan binalar var. Yeni planlar bu gibi yapılara da af getirebilir. Otel ve işyeri gibi kaçak binalar var. Bunlar da yasallaştırılabilir. Datça’daki planlar bu işin başlangıcı.”
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Baran Bozoğlu ise “Büyük oteller yaygınlaşacak. Plan, bölgeyi ranta açma sürecinin tam hız devam ettiğinin göstergesi” dedi.
Kaynak: Radikal, 06.05.2014
Dünyanın en güzel şehri İzmir & çevresine ait "Gayrimenkul Piyasası" hakkında son haberler, güncel portföyler, yatırımlık yerler, değerli yazarlardan yazılar ve güvenilir sitelerden linkler...
haber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
haber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
6 Mayıs 2014 Salı
'Sadece Datça değil, Fethiye, Dalaman, Köyceğiz de...'
Datça'da ne olacak?
Muğla Mimarlar Odası üyesi Necati Sağır Çevre Bakanlığı'nın yeni çevre düzeni planını DHA'ya değerlendirdi: Büyük yatırımcı parselleri toplayacak, küçük yatırımcının turizm şansı kalmayacak. Milyonlarca yılda oluşan tarım arazileri amaç dışı kullanılacak. Knidos'un yanı başındaki marina, yapılaşma ve kirlilik getirecek.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü'nün, Datça-Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi'ne ait yeni 1/25 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı Revizyon kararları tepki topladı. 1 Mayıs'ta askıdan indirilen yeni plan, küçük yatırımcının turizm yapmasını engelleyeceği öne sürüldü. Muğla Mimarlar Odası üyesi Necati Sağır, plan hakkında DHA’ya çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Daha önceki planda, turizm tesis alanlarında ifrazdan sonra oluşacak parsellerin 2 bin metrekareye yakın olacağı hükmünün yer aldığını hatırlatan Sağır, şöyle dedi:
BÜYÜK YATIRIMCI PARSELLERİ TOPLAR
"2 bin metrekarelik turizm tesis parsellerini oradaki yöre insanı, kendi başına bir turizm tesisi haline getirebilir. İmkanları buna el verir. Ama orada büyük turizm parselleri oluşturulursa ki planda bununla ilgili açıklayıcı bilgi yok. Yani, parselin sınırını söylemiyor. Bu alanlarda turizm bakanlığından belgeli proje olmadan tesis yapılayacağı vurgulanıyor. Kısacası yöre insanının turizm faaliyeti yapması engelleniyor. Çünkü yöre insanının, turizm bakanlığından tescilli turizm tesisi yapmaya maddi gücü yetmeyecektir. Yöre insanı buralarda, küçük parselleri sahipler. Bir iki dönümlük arazileri var. Eğer, 30 dönümlük bir otel parseli oluşturulursa, hisse sahiplerinin bir araya gelerek yatırım yapmaları söz konusu olmaz. Böyle olunca, büyük yatırımcı bu parselleri toplayacak. Yerli insan ister istemez arka plana gitmek zorunda kalacak. Bir kısmı belki arsalarını satacak."
DOĞAL SİTLER KORUNACAK
Planda arka kısımlar için de yeni bir anlayış getirildiğine dikkat çeken Sağır, yöre insanlarına, 'Agro turizmi' olarak nitelendirilen yeni tarıma dayalı turizm yapılması önerildiğini söyledi. Sağır, şöyle devam etti: "Bunun için de bir takım kolaylıklar getirilmiş. Plan esas itibariyle, yarımadaya girdiyi sağlayan turizm yatırımlarını, yöre insanının işletemeyeceğini öngörüyor. Doğal SİT alanlarının korunması planın olumlu yönlerinden birini oluşturuyor. Doğal SİT'lerde arazi kapatma peşinde koşanlar, istedikleri sonucu alamayacaklar."
"TARIM ARAZİLERİNE TESİS YAPILMASIN"
Kişisel olarak birinci derece tarım arazilerinde, turizm tesis alanlarının oluşturulmasına karşı olduğunu belirtirten Sağır, "Mesudiye Ovası, Palamutbükü Ovası ve Kızlanaltı milyonlarca yılda oluşan tarım arazileridir. Tarım arazilerinin imara açılması kadar yanlış bir durum olamaz" dedi. Sağır, Knidos Antik Kenti"ne çok yakın olan Bağlarözü"ne marina yapılacak olmasının kirlliğe ve yapılaşmaya neden olacağını da belirttti.
DATÇA’NIN DOĞAL GÜZELİKLERİ YAPILAŞMAYA AÇILACAK
Sağır, “Marina demek, yapılaşma demektir. Bağlarözü bu anlamda yapılaşmaya açılacaktır. Ve oranın doğal ve tarihi SİT özelliklerine darbe vuracaktır. Yine Knidos’un kuzey tarafından yer alan Değirmenbükü Mevkisi planda balıkçı barınağı olarak işlenmiştir. Orada herhangi bir yerleşim yoktur, balıkçı da yoktur. Barınağı neden olsun? Buradan başka bir anlam çıkarmak zorunda kalıyoruz. Acaba buraları birileri için yapılaşmaya mı açılacak sorusu akla geliyor” diye konuştu.
KARGI NEDEN ÖNEMLİ?
Datça’ya 5 kilometre mesafedeki Kargı Koyu bölgesinin de imara açılacağını ifade eden Sağır, “Çok bakir bir koy olan bu bölge, yerleşim alanı olarak planda işaretlenmiştir. Daha önce koruma bölgesi idi. Anıtlar Kurulu’na dayalı bir plan vardı. Bu plan ortadan kaldırıldı. 3 üncü derece arkeolojik SİT olma hasebiyle Kentsel SİT adı altında yerleşime açık hale getirilmiştir. Bu da oranın doğal sazlık, azmaklar, sulak alan ve aynı zamanda arkeolojik özelliklerine zarar veren bir durum yaratacaktır” dedi.
Türkiye genelinde 13 koruma bölgesinin bulunduğuna değinen Sağır, “Datça-Bozburun yarımadası da 13 bölgeden biridir. Doğal yaşamı ile korumaya uygun bir bölge olduğu için, korunacak miraslar listesine alınmıştır. Koruma planları, her şeye kapalı anlamına gelmez. Burada koruma ve kullanma prensibine uygun planlama ilkesi ile hareket edilmesi gerekir. Kullanma ve korumanın bir bütünlüğü olmalıdır. Öyle bir plan olmalı ki, hem kullanmaya hizmet edecek, hem de aynı zamanda da tabiat özelliklerini bozmayacak özellikte olmalıdır” diye konuştu.
Sağır, itirazların bakanlık tarafından değerlendirmeye alınacağını ve istekler doğrultusunda yeni bir düzenleme yapılacağını umut ettiğini de sözlerine ekledi.
Kaynak: Radikal, 05.05.2014
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü'nün, Datça-Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi'ne ait yeni 1/25 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı Revizyon kararları tepki topladı. 1 Mayıs'ta askıdan indirilen yeni plan, küçük yatırımcının turizm yapmasını engelleyeceği öne sürüldü. Muğla Mimarlar Odası üyesi Necati Sağır, plan hakkında DHA’ya çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Daha önceki planda, turizm tesis alanlarında ifrazdan sonra oluşacak parsellerin 2 bin metrekareye yakın olacağı hükmünün yer aldığını hatırlatan Sağır, şöyle dedi:
BÜYÜK YATIRIMCI PARSELLERİ TOPLAR
"2 bin metrekarelik turizm tesis parsellerini oradaki yöre insanı, kendi başına bir turizm tesisi haline getirebilir. İmkanları buna el verir. Ama orada büyük turizm parselleri oluşturulursa ki planda bununla ilgili açıklayıcı bilgi yok. Yani, parselin sınırını söylemiyor. Bu alanlarda turizm bakanlığından belgeli proje olmadan tesis yapılayacağı vurgulanıyor. Kısacası yöre insanının turizm faaliyeti yapması engelleniyor. Çünkü yöre insanının, turizm bakanlığından tescilli turizm tesisi yapmaya maddi gücü yetmeyecektir. Yöre insanı buralarda, küçük parselleri sahipler. Bir iki dönümlük arazileri var. Eğer, 30 dönümlük bir otel parseli oluşturulursa, hisse sahiplerinin bir araya gelerek yatırım yapmaları söz konusu olmaz. Böyle olunca, büyük yatırımcı bu parselleri toplayacak. Yerli insan ister istemez arka plana gitmek zorunda kalacak. Bir kısmı belki arsalarını satacak."
DOĞAL SİTLER KORUNACAK
Planda arka kısımlar için de yeni bir anlayış getirildiğine dikkat çeken Sağır, yöre insanlarına, 'Agro turizmi' olarak nitelendirilen yeni tarıma dayalı turizm yapılması önerildiğini söyledi. Sağır, şöyle devam etti: "Bunun için de bir takım kolaylıklar getirilmiş. Plan esas itibariyle, yarımadaya girdiyi sağlayan turizm yatırımlarını, yöre insanının işletemeyeceğini öngörüyor. Doğal SİT alanlarının korunması planın olumlu yönlerinden birini oluşturuyor. Doğal SİT'lerde arazi kapatma peşinde koşanlar, istedikleri sonucu alamayacaklar."
"TARIM ARAZİLERİNE TESİS YAPILMASIN"
Kişisel olarak birinci derece tarım arazilerinde, turizm tesis alanlarının oluşturulmasına karşı olduğunu belirtirten Sağır, "Mesudiye Ovası, Palamutbükü Ovası ve Kızlanaltı milyonlarca yılda oluşan tarım arazileridir. Tarım arazilerinin imara açılması kadar yanlış bir durum olamaz" dedi. Sağır, Knidos Antik Kenti"ne çok yakın olan Bağlarözü"ne marina yapılacak olmasının kirlliğe ve yapılaşmaya neden olacağını da belirttti.
DATÇA’NIN DOĞAL GÜZELİKLERİ YAPILAŞMAYA AÇILACAK
Sağır, “Marina demek, yapılaşma demektir. Bağlarözü bu anlamda yapılaşmaya açılacaktır. Ve oranın doğal ve tarihi SİT özelliklerine darbe vuracaktır. Yine Knidos’un kuzey tarafından yer alan Değirmenbükü Mevkisi planda balıkçı barınağı olarak işlenmiştir. Orada herhangi bir yerleşim yoktur, balıkçı da yoktur. Barınağı neden olsun? Buradan başka bir anlam çıkarmak zorunda kalıyoruz. Acaba buraları birileri için yapılaşmaya mı açılacak sorusu akla geliyor” diye konuştu.
KARGI NEDEN ÖNEMLİ?
Datça’ya 5 kilometre mesafedeki Kargı Koyu bölgesinin de imara açılacağını ifade eden Sağır, “Çok bakir bir koy olan bu bölge, yerleşim alanı olarak planda işaretlenmiştir. Daha önce koruma bölgesi idi. Anıtlar Kurulu’na dayalı bir plan vardı. Bu plan ortadan kaldırıldı. 3 üncü derece arkeolojik SİT olma hasebiyle Kentsel SİT adı altında yerleşime açık hale getirilmiştir. Bu da oranın doğal sazlık, azmaklar, sulak alan ve aynı zamanda arkeolojik özelliklerine zarar veren bir durum yaratacaktır” dedi.
Türkiye genelinde 13 koruma bölgesinin bulunduğuna değinen Sağır, “Datça-Bozburun yarımadası da 13 bölgeden biridir. Doğal yaşamı ile korumaya uygun bir bölge olduğu için, korunacak miraslar listesine alınmıştır. Koruma planları, her şeye kapalı anlamına gelmez. Burada koruma ve kullanma prensibine uygun planlama ilkesi ile hareket edilmesi gerekir. Kullanma ve korumanın bir bütünlüğü olmalıdır. Öyle bir plan olmalı ki, hem kullanmaya hizmet edecek, hem de aynı zamanda da tabiat özelliklerini bozmayacak özellikte olmalıdır” diye konuştu.
Sağır, itirazların bakanlık tarafından değerlendirmeye alınacağını ve istekler doğrultusunda yeni bir düzenleme yapılacağını umut ettiğini de sözlerine ekledi.
Kaynak: Radikal, 05.05.2014
Sıra Datça'da...
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Datça- Bozburun yarımadasında 'imar' atağına kalktı. Ev pansiyonculuğu ve butik otellerin yer aldığı koylar otel turizmi, marina ve konut yerleşimine açılıyor: Knidos'un yakınına marina, Palamutbükü'ne büyük oteller geliyor. Kargı Koyu imara açılacak.
Datça’nın koylarının yeni imar atağıyla baştan sona değişeceği iddia edildi. Cumhuriyet Gazetesi yazarı Çiğdem Toker, Datça-Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi 1/25 000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Revizyonu Plan Hükümleri’yle Datça’da yaşanacak değişimleri yazdı. Toker, plan hükümlerini Datça Mimarlar Odası’ndan Necati Sağır’a sordu:
“Palamutbükü, Mesudiye gibi Datça’nın en “mutena” koyları turizm tesis alanları olarak tanımlandı. Daha önce de tanımlanmıştı. Ama şimdi “otel turizmi” getirilerek yapılaşma verilecek.
Anlamı: Bugüne kadar pansiyonculuk ve en çok butik otele verilen izin, büyük parseller için büyük otelleri kapsayacak biçimde geçerli olacak. Yerli halk, kendi yerinden fiilen kovulmuş olacak. Ekmeğinden edilecek. O sahillere herkes elini kolunu sallayarak özgürce giremeyecek. Herkesin sahilleri, “paket tur” satın alanların paralı sahiline dönüşecek.
- Knidos antik kentine çok yakın mesafedeki Bağlarözü’ne marina yapılacak.
Anlamı: 1. derecede arkeolojik koruma altındaki bu alana marina, yapılaşma ve kirlilik anlamına gelecek.
- Kargı Koyu konut yerleşimine açılacak.
Anlamı: Datça’da İskele Mahallesi’ne çok yakın bu alan sazlık ve sulak özelliğiyle çok özel, değerli bir alan. 3. derecede arkeolojik sit. Kentsel yerleşime uygun bir alan değil.
- Agro turizmi “İyi bir şey” gibi gösterilen “ziraat turizmi” de yeni bir düzenleme olarak planın içinde yer alıyor.
Anlamı: İktidar diyor ki, “Biz sahilleri büyük turizm tesislerine açalım. Buranın asıl sahipleri, pansiyoncular, arkaya geçip orada bahçeyle tarlayla uğraşsın.”
Köylüler de soruyor: “İyi de içme suyumuz yokken, ‘tarım turizmi’ yapın diye gösterdiğiniz araziyi nasıl sulayacağız?”
1 MAYIS'TA SÜRE DOLDU
Toker’in verdiği bilgiye göre Datça-Bozburun yarımadası ile ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın “revize plan” için tanıdığı “askı süresi” 1 Mayıs’ta doldu. Datça İnşaat Mühendisleri Odası, Datça Mimarlar Odası; Mesudiye Muhtarlığı’nın yanı sıra, Necati Sağır’ın ifadesiyle “Yerli halktan da 400’e yakın” itiraz başvurusu, sonucu beklemeye başladı. (radikal.com.tr)
Kaynak: Radikal, 05.05.2014
Datça’nın koylarının yeni imar atağıyla baştan sona değişeceği iddia edildi. Cumhuriyet Gazetesi yazarı Çiğdem Toker, Datça-Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi 1/25 000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Revizyonu Plan Hükümleri’yle Datça’da yaşanacak değişimleri yazdı. Toker, plan hükümlerini Datça Mimarlar Odası’ndan Necati Sağır’a sordu:
“Palamutbükü, Mesudiye gibi Datça’nın en “mutena” koyları turizm tesis alanları olarak tanımlandı. Daha önce de tanımlanmıştı. Ama şimdi “otel turizmi” getirilerek yapılaşma verilecek.
Anlamı: Bugüne kadar pansiyonculuk ve en çok butik otele verilen izin, büyük parseller için büyük otelleri kapsayacak biçimde geçerli olacak. Yerli halk, kendi yerinden fiilen kovulmuş olacak. Ekmeğinden edilecek. O sahillere herkes elini kolunu sallayarak özgürce giremeyecek. Herkesin sahilleri, “paket tur” satın alanların paralı sahiline dönüşecek.
- Knidos antik kentine çok yakın mesafedeki Bağlarözü’ne marina yapılacak.
Anlamı: 1. derecede arkeolojik koruma altındaki bu alana marina, yapılaşma ve kirlilik anlamına gelecek.
- Kargı Koyu konut yerleşimine açılacak.
Anlamı: Datça’da İskele Mahallesi’ne çok yakın bu alan sazlık ve sulak özelliğiyle çok özel, değerli bir alan. 3. derecede arkeolojik sit. Kentsel yerleşime uygun bir alan değil.
- Agro turizmi “İyi bir şey” gibi gösterilen “ziraat turizmi” de yeni bir düzenleme olarak planın içinde yer alıyor.
Anlamı: İktidar diyor ki, “Biz sahilleri büyük turizm tesislerine açalım. Buranın asıl sahipleri, pansiyoncular, arkaya geçip orada bahçeyle tarlayla uğraşsın.”
Köylüler de soruyor: “İyi de içme suyumuz yokken, ‘tarım turizmi’ yapın diye gösterdiğiniz araziyi nasıl sulayacağız?”
1 MAYIS'TA SÜRE DOLDU
Toker’in verdiği bilgiye göre Datça-Bozburun yarımadası ile ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın “revize plan” için tanıdığı “askı süresi” 1 Mayıs’ta doldu. Datça İnşaat Mühendisleri Odası, Datça Mimarlar Odası; Mesudiye Muhtarlığı’nın yanı sıra, Necati Sağır’ın ifadesiyle “Yerli halktan da 400’e yakın” itiraz başvurusu, sonucu beklemeye başladı. (radikal.com.tr)
Kaynak: Radikal, 05.05.2014
6 Mart 2014 Perşembe
İzmir'deki tünel efsanesi gerçek çıktı
Bahçesinde tarihi bir su kanalı bulunan Agora semtindeki evi satın alarak restore eden Konak Belediyesi, bir tarihi daha su yüzüne çıkartarak kentin turizmine katkıda bulunmaya hazırlanıyor.
İzmir'de "Agora ile Kadifekale'yi birbirine bağlayan tüneller" efsanesinin, bir evin altında bulunan su kanallarıyla gerçek olduğu ortaya çıktı.
Yıllarca kulaktan kulağa dolaşarak efsaneleşen Agora ile Kadifekale'yi birbirine bağlayan tüneller, Konak'ın tarih kokan geçmişine bir ışık daha tuttu. Ortaya çıktıktan sonra arkeoloji çevrelerinde büyük yankı uyandıran su kanallarının korunması için ilk destek, Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan'dan geldi. Agora semtinde bir gecekondunun bahçesinden başlayan, Kadifekale'ye doğru gittiği belirlenen ve içinden su akan tünel, belediyenin gecekonduyu satın almasıyla tarihi öneminin yanında turizme kazandırılacak bir değere dönüştü.
Tünelin içinde bulunan çeşmenin de doğurganlığı arttırmayı ve sütü bollaştırmayı ifade eden "Sütveren Anne" inancının başlangıç noktasını oluşturduğu ortaya çıktı. Meryem Ana'ya kadar gidebilen bir inanışın parçası olan bu çeşme ve şehrin tarihi su şebekesi, Tünelli Ev projesiyle dünyaya açılacak.
Başkan Tartan, yaptığı açıklamada Büyük İskender'in Kadifekale efsanesinin Tünelli Ev'le gerçek bir boyut kazanacağını ifade ederek "Avlusundan tünele girilen ev, Arkeopark projesini gerçekleştireceğimiz Altınpark alanına çok yakın bir konuma sahip. Yine bu bölgede bir semt merkezimiz, Kadın Müzesi ile Radyo ve Demokrasi Müzemiz yer alıyor. Tünelli Ev'in projesi de tamamlanarak restorasyon çalışmalarına başlandı. Proje Koruma Kurulu'nca da onaylandı. Restorasyondan sonra semt tarihi ve anı evi olarak kentin hizmetine sunacağız. Agora ve Basmane çevresi, her geçen gün eski güzel anılarına, turizm merkezi olacağı bir geleceğe yaklaşıyor. Kente küçük sihirli dokunuşlarla İskender'in rüyasında gördüğü kat kat mutlu insanların yaşadığı İzmir'i bugün gerçekleştiriyoruz" dedi. (dha)
Kaynak: Radikal, 06.03.2014
İzmir'de "Agora ile Kadifekale'yi birbirine bağlayan tüneller" efsanesinin, bir evin altında bulunan su kanallarıyla gerçek olduğu ortaya çıktı.
Yıllarca kulaktan kulağa dolaşarak efsaneleşen Agora ile Kadifekale'yi birbirine bağlayan tüneller, Konak'ın tarih kokan geçmişine bir ışık daha tuttu. Ortaya çıktıktan sonra arkeoloji çevrelerinde büyük yankı uyandıran su kanallarının korunması için ilk destek, Konak Belediye Başkanı Hakan Tartan'dan geldi. Agora semtinde bir gecekondunun bahçesinden başlayan, Kadifekale'ye doğru gittiği belirlenen ve içinden su akan tünel, belediyenin gecekonduyu satın almasıyla tarihi öneminin yanında turizme kazandırılacak bir değere dönüştü.
Tünelin içinde bulunan çeşmenin de doğurganlığı arttırmayı ve sütü bollaştırmayı ifade eden "Sütveren Anne" inancının başlangıç noktasını oluşturduğu ortaya çıktı. Meryem Ana'ya kadar gidebilen bir inanışın parçası olan bu çeşme ve şehrin tarihi su şebekesi, Tünelli Ev projesiyle dünyaya açılacak.
Başkan Tartan, yaptığı açıklamada Büyük İskender'in Kadifekale efsanesinin Tünelli Ev'le gerçek bir boyut kazanacağını ifade ederek "Avlusundan tünele girilen ev, Arkeopark projesini gerçekleştireceğimiz Altınpark alanına çok yakın bir konuma sahip. Yine bu bölgede bir semt merkezimiz, Kadın Müzesi ile Radyo ve Demokrasi Müzemiz yer alıyor. Tünelli Ev'in projesi de tamamlanarak restorasyon çalışmalarına başlandı. Proje Koruma Kurulu'nca da onaylandı. Restorasyondan sonra semt tarihi ve anı evi olarak kentin hizmetine sunacağız. Agora ve Basmane çevresi, her geçen gün eski güzel anılarına, turizm merkezi olacağı bir geleceğe yaklaşıyor. Kente küçük sihirli dokunuşlarla İskender'in rüyasında gördüğü kat kat mutlu insanların yaşadığı İzmir'i bugün gerçekleştiriyoruz" dedi. (dha)
Kaynak: Radikal, 06.03.2014
5 Mart 2014 Çarşamba
İzmir, güneşten orman üretecek
Ege Orman Vakfı'nın İzmir Kalkınma Ajansı'ndan (İZKA) destek alarak hayata geçirdiği "Güneşten Ormanlar' projesi kapsamında, 500 kilowatlık Güneş Enerji Sistemi kuruluyor. Projeyle, Menderes-Pancar'da kiralanan arazide güneşten elektrik üretilecek. Gelirle yeni orman alanları oluşturulacak.
Ege Orman Vakfı'nın İktisadi İşletmesi EGEVAK tarafından İZKA'ya sunulan ve onaylanan "Güneşten Ormanlar' projesi kapsamında; Merk Solar Enerji Çözümleri San. ve Tic. A.Ş. "500 kilowatlık Güneş Enerji Sistemi'nin kurulumu için açılan ihaleyi kazanmıştı. Vakfın İktisadi İşletmesi EGEVAK ve Merk Solar Enerji arasında imzalanan sözleşmenin ardından "Güneş Enerji Sistemi'nin kurulumu için saha hazırlık çalışmaları başladı. Kurulum çalışmaları 25 Mayıs 2014 tarihine kadar tamamlanacak.
ENERJİ TARIMSAL SULAMADA KULLANILACAK
Güneşten Ormanlar projesi ile ilgili bilgi veren Ege Orman Vakfı İktisadi İşletmesi EGEVAK'ın Proje Koordinatörü Kadir Bilgili, "Projenin toplam bütçesi 1 milyon 868 bin TL. bu rakamın yüzde 50'sini İZKA karşılıyor. Proje kapsamında, Menderes-Pancar'da kiralanan arazide güneş enerjisinden 800 bin kilowat elektrik enerjisi üretilecek. Ürettiğimiz elektriğin bir bölümü ile Menderes-Oğlananası'nda bulunan 30 bin ağaçlık zeytinliğimizin tarımsal sulaması için kullanılan elektrik ihtiyacını karşılayıp, ihtiyaç fazlası üretilen elektriği de GEDİZ EDAŞ'a satacağız. Sattığımız elektrik enerjisinden gelen gelirle yeni orman alanları oluşturup, güneşin ormanlarını kuracağız" diye konuştu.
BÖLGEDEKİ SANAYİCİLERE DE ÖRNEK OLACAK
Proje ile ülkeye yeni orman alanları kazandırmanın yanında var olan ağaçların korunmasına yönelik bir etki de sağlayacaklarını ifade eden Bilgili, "Kurulum sahasındaki yıllık elektrik enerjisi üretimi yaklaşık 800 bin kilowat olarak gerçekleşecek. Bu miktarda enerji üretimi, yıllık 502 bin 204 kilogram karbon salımının engellenmesi anlamına gelmektedir. Bu da yıllık yaklaşık olarak 1100 adet ağacın kurtarılmasını sağlayacak. Fotovoltaik güç sistemlerinin ömrü 30 senedir. Bu zaman içinde güneş parlayarak Ege Orman Vakfı'nın daha fazla ormanlaştırma ve eğitim projelerini gerçekleştirmesini sağlayacak" dedi.
Kadir Bilgili, projenin bölgeye örnek teşkil edecek bir yatırım modeli oluşturacağını, özellikle sanayicilerin ihtiyaç duydukları elektrik enerjilerini boş atıl duran çatılarında veya arazilerinde gerçekleştirmeleri konusunda özendirici olacağını ve fosil enerji kaynaklarının sebep olduğu çevre sorunlarının önlemesinde model olacağını belirtti.
Kaynak: Radikal, 05.03.2014
Ege Orman Vakfı'nın İktisadi İşletmesi EGEVAK tarafından İZKA'ya sunulan ve onaylanan "Güneşten Ormanlar' projesi kapsamında; Merk Solar Enerji Çözümleri San. ve Tic. A.Ş. "500 kilowatlık Güneş Enerji Sistemi'nin kurulumu için açılan ihaleyi kazanmıştı. Vakfın İktisadi İşletmesi EGEVAK ve Merk Solar Enerji arasında imzalanan sözleşmenin ardından "Güneş Enerji Sistemi'nin kurulumu için saha hazırlık çalışmaları başladı. Kurulum çalışmaları 25 Mayıs 2014 tarihine kadar tamamlanacak.
ENERJİ TARIMSAL SULAMADA KULLANILACAK
Güneşten Ormanlar projesi ile ilgili bilgi veren Ege Orman Vakfı İktisadi İşletmesi EGEVAK'ın Proje Koordinatörü Kadir Bilgili, "Projenin toplam bütçesi 1 milyon 868 bin TL. bu rakamın yüzde 50'sini İZKA karşılıyor. Proje kapsamında, Menderes-Pancar'da kiralanan arazide güneş enerjisinden 800 bin kilowat elektrik enerjisi üretilecek. Ürettiğimiz elektriğin bir bölümü ile Menderes-Oğlananası'nda bulunan 30 bin ağaçlık zeytinliğimizin tarımsal sulaması için kullanılan elektrik ihtiyacını karşılayıp, ihtiyaç fazlası üretilen elektriği de GEDİZ EDAŞ'a satacağız. Sattığımız elektrik enerjisinden gelen gelirle yeni orman alanları oluşturup, güneşin ormanlarını kuracağız" diye konuştu.
BÖLGEDEKİ SANAYİCİLERE DE ÖRNEK OLACAK
Proje ile ülkeye yeni orman alanları kazandırmanın yanında var olan ağaçların korunmasına yönelik bir etki de sağlayacaklarını ifade eden Bilgili, "Kurulum sahasındaki yıllık elektrik enerjisi üretimi yaklaşık 800 bin kilowat olarak gerçekleşecek. Bu miktarda enerji üretimi, yıllık 502 bin 204 kilogram karbon salımının engellenmesi anlamına gelmektedir. Bu da yıllık yaklaşık olarak 1100 adet ağacın kurtarılmasını sağlayacak. Fotovoltaik güç sistemlerinin ömrü 30 senedir. Bu zaman içinde güneş parlayarak Ege Orman Vakfı'nın daha fazla ormanlaştırma ve eğitim projelerini gerçekleştirmesini sağlayacak" dedi.
Kadir Bilgili, projenin bölgeye örnek teşkil edecek bir yatırım modeli oluşturacağını, özellikle sanayicilerin ihtiyaç duydukları elektrik enerjilerini boş atıl duran çatılarında veya arazilerinde gerçekleştirmeleri konusunda özendirici olacağını ve fosil enerji kaynaklarının sebep olduğu çevre sorunlarının önlemesinde model olacağını belirtti.
Kaynak: Radikal, 05.03.2014
3 Mart 2014 Pazartesi
Asma köprü arsa piyasasını hareketlendirdi
İstanbul'dan İzmir'e ulaşımı 4 saate indirecek olan Gebze-Bursa-İzmir Otoyolu Projesi, satılık arsa ilanlarını artırdı.
İSTANBUL - Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en maliyetli projelerinden olan Gebze-Bursa- İzmir otoyolu projesi inşaatı tüm hızıyla sürüyor.
Gebze-Orhangazi-Bursa ve Kemalpaşa-İzmir kesimlerinin yüzde 30'luk kısmı bitti. 2015 yılı sonu itibariyle İzmit Körfez geçişi asma köprüsü, Gebze-Gemlik kesimi ve Kemalpaşa-İzmir kesimindeki çalışmaların tamamlanması hedefleniyor.
EN YÜKSEK ARTIŞ YALOVA VE KOCAELİ'NDEGebze-Bursa-İzmir Otoyolu Projesi'nin temeli 2010 sonunda atılmıştı. İnşaat ilerledikçe proje kapsamına giren illerde emlak sektörü hareketlenmeye başladı. Hurriyetemlak.com'dan alınan verilere göre; İzmir, Bursa, Balıkesir, Yalova ve Kocaeli'nde satılık arsa ilanlarında artış var. Son bir yıllık ilan sayısı artışına bakıldığında; Yalova ve Kocaeli ilk sırada. Her iki ilde de satılık arsa ilanlarının sayısı bir yılda 2,3 kat artış göstermiş durumda. İzmir'de satılık arsa ilanları 1,3 kat, Bursa'da 2 kat artış gösterirken, Balıkesir'deki artış 1,2 kat olarak belirlendi.
ARSA FİYATLARI YÜZDE 35 ARTTIHurriyetemlak.com Emlak Endeksi'ne göre; Bursa'da satılık arsa fiyatları son 1 yılda yüzde 35 arttı ve metrekaresi 26 liraya ulaştı. Satılık konutların metrekare ortalaması ise yüzde 4 artışla 1.144 lira oldu. Kiralık konutlarda ise son 1 yılda artış yüzde 4 ve ortalama fiyat 6 lira. Amortisman süresinin 17 yıl olduğu ilde fiyatı artan ilçeler arasında son 1 aya bakıldığında Mudanya ilk sırada. İlçede konut fiyatları yüzde 3,3 artış göstererek 1.033 lira oldu. İkinci sırada yüzde 2,4 artışla Nilüfer, üçüncü sıradaysa yüzde 1,2 artışla Osmangazi geliyor. Amortimsan süresinde de Osmangazi 16 yıl ile ilk sırada göze çarparken, Nilüfer’de bu süre 19 yıl olarak belirlendi.
İZMİR'DE SON DURUMHurriyetemlak.com Emlak Endeksi'ne göre; İstanbul'dan ulaşımın 4 saate düşeceği İzmir’de konut fiyatları son 1 yılda yüzde 12 arttı ve ortalama metrekare fiyatı 1.630 liraya ulaştı. Kiralık konutların metrekare ortalaması ise yüzde 10 arttı ve 8 lira oldu. İlde amortisman süresi 18 yıl olarak belirlendi. İzmir’de fiyatların son 1 ayda en çok arttığı ilçe Çeşme. İlçede satılık konutların metrekare ortalaması 3.611 lira oldu. Balçova ve Urla’da ise fiyatlar son 1 ayda yüzde 3,9 yükseldi. İzmir'de satılık arsa fiyatları ise son 1 yılda yüzde 19 artarak metrekaresi 49 liraya ulaştı.
İSTANBUL - Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en maliyetli projelerinden olan Gebze-Bursa- İzmir otoyolu projesi inşaatı tüm hızıyla sürüyor.
Gebze-Orhangazi-Bursa ve Kemalpaşa-İzmir kesimlerinin yüzde 30'luk kısmı bitti. 2015 yılı sonu itibariyle İzmit Körfez geçişi asma köprüsü, Gebze-Gemlik kesimi ve Kemalpaşa-İzmir kesimindeki çalışmaların tamamlanması hedefleniyor.
EN YÜKSEK ARTIŞ YALOVA VE KOCAELİ'NDEGebze-Bursa-İzmir Otoyolu Projesi'nin temeli 2010 sonunda atılmıştı. İnşaat ilerledikçe proje kapsamına giren illerde emlak sektörü hareketlenmeye başladı. Hurriyetemlak.com'dan alınan verilere göre; İzmir, Bursa, Balıkesir, Yalova ve Kocaeli'nde satılık arsa ilanlarında artış var. Son bir yıllık ilan sayısı artışına bakıldığında; Yalova ve Kocaeli ilk sırada. Her iki ilde de satılık arsa ilanlarının sayısı bir yılda 2,3 kat artış göstermiş durumda. İzmir'de satılık arsa ilanları 1,3 kat, Bursa'da 2 kat artış gösterirken, Balıkesir'deki artış 1,2 kat olarak belirlendi.
ARSA FİYATLARI YÜZDE 35 ARTTIHurriyetemlak.com Emlak Endeksi'ne göre; Bursa'da satılık arsa fiyatları son 1 yılda yüzde 35 arttı ve metrekaresi 26 liraya ulaştı. Satılık konutların metrekare ortalaması ise yüzde 4 artışla 1.144 lira oldu. Kiralık konutlarda ise son 1 yılda artış yüzde 4 ve ortalama fiyat 6 lira. Amortisman süresinin 17 yıl olduğu ilde fiyatı artan ilçeler arasında son 1 aya bakıldığında Mudanya ilk sırada. İlçede konut fiyatları yüzde 3,3 artış göstererek 1.033 lira oldu. İkinci sırada yüzde 2,4 artışla Nilüfer, üçüncü sıradaysa yüzde 1,2 artışla Osmangazi geliyor. Amortimsan süresinde de Osmangazi 16 yıl ile ilk sırada göze çarparken, Nilüfer’de bu süre 19 yıl olarak belirlendi.
İZMİR'DE SON DURUMHurriyetemlak.com Emlak Endeksi'ne göre; İstanbul'dan ulaşımın 4 saate düşeceği İzmir’de konut fiyatları son 1 yılda yüzde 12 arttı ve ortalama metrekare fiyatı 1.630 liraya ulaştı. Kiralık konutların metrekare ortalaması ise yüzde 10 arttı ve 8 lira oldu. İlde amortisman süresi 18 yıl olarak belirlendi. İzmir’de fiyatların son 1 ayda en çok arttığı ilçe Çeşme. İlçede satılık konutların metrekare ortalaması 3.611 lira oldu. Balçova ve Urla’da ise fiyatlar son 1 ayda yüzde 3,9 yükseldi. İzmir'de satılık arsa fiyatları ise son 1 yılda yüzde 19 artarak metrekaresi 49 liraya ulaştı.
21 Eylül 2012 Cuma
İNŞAATTAKİ BÜYÜME DURDU SEKTÖRÜN MORALİ BOZULDU
TÜİK’in 2012 yılı 2. çeyrek verilerine göre inşaat sektöründe yaşanan düşüş, sektör temsilcilerini karamsarlığa itti. Sektörün önde gelen isimleri, inşaatta yaşanan ivme kaybına dikkati çekerek, sürdürülebilir projelerin önemine değindi
İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği’nin (İMSAD) düzenlediği yılın üçüncü Ekonomi Toplantısı’nda “Türk İnşaat Sektörünün Geleceği ve Sürdürülebilir Binalar” konusu ele alındı.
Toplantıda konuşan İMSAD Başkanı Hüseyin Bilmaç, ekonominin can damarı olan inşaat sektörünün son dönemdeki görünümünün olumlu olmadığını belirterek, TÜİK’in açıkladığı 2012 yılı 2. çeyrek büyüme verilerinde yer alan inşaat sektörüyle ilgili rakamlara dikkati çekti. Sektörde bir ivme kaybı yaşandığını belirten Bilmaç, TÜİK verilerine göre Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) gelişme hızında yüzde 2,9 oranında artış yaşandığını, aynı dönemde inşaat sektörünün ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0,4 oranında bir büyüme gerçekleştirdiğini anımsattı.
2012 yılı ilk 6 ayı sonunda GSYİH’da yüzde 3,1, inşaat sektöründe yüzde 1,5 büyüme gerçekleştiğini hatırlatan Bilmaç, “Kısacası 2009 yılında gördüğümüz negatif gelişme dönemlerinden bu yana ilk defa sektör sıfırlı büyümelere yaklaştı” dedi. 2012’de Türkiye’de yüzde 4 büyüme öngörüldüğünü söyleyen Bilmaç, “İnşaat sektörü büyüme beklentileri yüzde 7 civarındaydı. Ancak genel büyümenin yüzde 3’ü aşmaması durumuna uygun olarak görünen o ki sektörel büyümemizi de eksi yönde revize etmemiz gerekecek” yorumunu yaptı.
Sektördeki büyümenin beklentilerin altında kalmasının nedeni olarak yatırım yapma eğiliminin yılın ikinci çeyreğinde de düşük seyretmesini gösteren Bilmaç, “1. çeyrekte özel sektör yatırımları 2. çeyreğe göre iki kat daha fazla. Bireylerin harcama ve yatırım yapma eğiliminin yılın 2. çeyreğinde zayıf seyretmesi de inşaat sektörünün güç kaybetmesinde etkili oldu” diye konuştu.
Yeşil kalkınma
İnşaat malzemeleri ihracatı konusuna değinen Bilmaç, “Haziran 2012’de gerçekleşen toplam ihracatın yüzde 13,1’i inşaat malzemelerine ait. Buna karşın sektörde ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 247. Toplam 1 milyar 726 milyon dolarla inşaat malzemesi Haziran ayında ihracatta liderliğini korudu” dedi.
‘Yeşil kalkınma’ stratejisinin önemini vurgulayan Bilmaç, şunları söyledi: “Eğer yeşil binalardan, yeşil kalkınma stratejilerinden, geleceğin binalarından konuşuyorsak ve ileride sıfır enerjili binalardan da bahsedeceksek inşaat sektörünün bu değişim, dönüşüm ve devamlılığa kendini çok hızlı adapte etmedeki öncülüğü önemli nedenlerden biridir. ‘Sürdürülebilirlik’ başlığının her yönüyle ulusal ve uluslararası lider isimler tarafından masaya yatırılacağı 4. Uluslararası İnşaatta Kalite Zirvesi 13 Kasım’da gerçekleştirilecek.”
İNŞAAT HIZLI TEPKİ VERİYOR
Yıllar Türkiye İnşaat
1999 -3,4 -3,1
2000 6,8 4,9
2001 -5,7 -17,4
2002 6,2 13,9
2003 5,3 7,8
2004 9,4 14,1
2005 8,4 9,3
2006 6,9 18,5
2007 4,7 5,7
2008 0,7 -8,1
2009 -4,7 -16,3
2010 9 17,1
2011 8,5 11,3
2012 (ilk yarı) 3,1 1,5
*GSYH gelişme hızı
Nazmi Durbakayım Teknik Yapı Başkanı
‘Büyüme artacak’
İnşaat sektöründeki büyüme rakamlarını değerlendiren Teknik Yapı Holding Başkanı Nazmi Durbakayım, rakamların önemli bir gerçeği ortaya koyduğunu belirterek, inşaat sektöründeki büyümenin genel ekonomik büyümenin bile altında kaldığını söyledi. Ekonominin dinamosu sayılan inşaatta böylesine bir daralmanın iç açıcı bir gelişme olmadığına vurgu yapan Durbakayım, “İnşaat sektörünün büyümemesi başta istihdam olmak üzere yerli üretim ve milli hasılayı önemli oranda etkileyecektir” dedi. Durbakayım, inşaat sektöründeki büyüme hızının bundan sonra daha da artacağını beklediklerini anlatarak, şunları söyledi:
“Çünkü üçüncü çeyrekte yaz tatili, ramazan bayramı, KDV belirsizliği gibi tüm olumsuzluklar üst üste gelmişti. Yılsonunda yeni projelerle birlikte büyüme artabilir. Bu büyüme oranı dördüncü çeyrekte yüzde 2’nin üzerine çıkabilir. Yıllık ortalama ise maalesef yüzde 2’nin altında kalabilir. Dördüncü çeyrek performansımız yıllık ortalamayı belirler.”
‘Türkiye % 3 büyür’
İMSAD Ekonomi Danışmanı Prof. Dr. Kerem Alkin de inşaat sektöründe bir ivme kaybı olduğunu ve ikinci 6 ayda sektördeki gelişimin ekonomideki gelişime bağlı olduğunu belirterek, “2. çeyrek büyüme sonuçlarının açıklandığı bugünlerde yumuşak inişin sonunun gelip gelmediğini merak ediyoruz. Küresel ekonomide zaten var olan risklere yenileri de eklenebilir mi hep beraber göreceğiz” dedi.
Alkin, “Türkiye’nin 2012 yılını yüzde 4’ün altında, hatta belki de yüzde 3’e yakın bir ekonomik büyüme ile tamamlaması kaçınılmaz gözüküyor. Bu temel risklerin ışığında, 2013 için de büyümeyi yüzde 5’in üzerine çıkarmamak, doğru bir strateji olarak tartışılabilir” diye ekledi.
‘Hedef sürdürülebilir projeler olmalı‘
Soyak Holding Üst Yöneticisi (CEO) Emre Çamlıbel ise, Türkiye’de binalarda enerji verimliliği konusunda son yıllarda atılan adımların umut verici olduğunu, yeni yürürlüğe giren “Enerji Verimliliği Strateji Belgesi 2012-2023”te de yapı stokunun belli bir kısmının sürdürülebilir yapı haline getirilmesinin hedeflendiğini vurguladı.
Çamlıbel, Türkiye’de hâlâ mantolaması olmayan büyük bir bina stoku varken sadece mevcut binaların kimliklendirilmesinin yetmediğini, yaptırımların da olması gerektiğini söyleyerek, “Türkiye’de bundan sonra yapılacak konutların tamamı yeşil bina olarak yapılsa, 2023 yılında toplam tasarruf 25 milyar dolar olur” dedi.
‘Yeşil binaya vergi indirimi yapılsın’
Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği (ÇEDBİK) Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Sur da, gayrimenkul sektörünün değer tablosunda yeşil olan ve olmayan binaların ayrı liglerde değerlendirilmeleri gerektiğini dile getirerek, “Tüm yeşil uygulamalara teşvikler verilmeli, yeşil binalara KDV ve emlak vergisi indirimleri yapılmalı” dedi.
Devletin sürdürülebilirlik konusunda öncü rolü üstlenmesi gerektiğini belirten Sur, SPK’nın da gayrimenkul değerlemelerinde, yeşil bina belgeli binaların daha değerli olarak nitelendirilmesi için çalışma yürütmesi gerektiğini vurguladı.
Dönüşümde yıkımları Türk firmalar yapacak
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Türkiye genelinde yaklaşık 14 milyon konutun elden geçeceği 6.5 milyon konutun ise yeniden inşa edileceği afet riski altındaki alanların dönüşümünde yeterliliği olan yıkım firmalarını belirledi. İhaleler sonucunda belirlenen yıkım firmaları konut yoğunluğunun fazla olduğu ve birinci derece deprem bölgesi olan Marmara ve İstanbul çevresinde yoğunlaşacak.
80’nin üzerinde firmanın başvurusunu inceleyen Bakanlık iş deneyimi konusunda yeterliliğini sağlamış firmaları ihale sürecine dâhil etti. Yapılan ihale sonucunda en uygun teklifi veren firmalar, afet riski altındaki alanların dönüşümünde başta kamu binaları olmak üzere, deprem performansı göstermeyen özel mülkiyet binalarının da hak sahiplerinin talebi halinde yıkımını gerçekleştirecek.
Bakanlık, yıkım yapacak firmaların dağıtımı ve bu firmaların görev alanlarının belirlenmesini bölgelere göre yapacak. En fazla yıkım firması konut yoğunluğunun fazla olduğu ve birinci derece deprem bölgesi olan Marmara Bölgesi’nde yoğunlaşacak. Bölgeyi daha sonra Ege Bölgesi ve diğer bölgeler takip edecek. Yıkımlar Türk firmaları tarafından gerçekleştirilecek.
Yeni bir iş kapısı olacak
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yıkım sektöründeki firmaları teşvik ederek yeni bir sektör oluşturmak istediğini de açıkladı. Buna göre, Bakanlık, yıkım sektöründe Avrupa’daki gibi profesyonelleşmek isteyen firmalara gerekli her türlü desteği sağlamak için çalışmalarını sürdürüyor. Yeni bir sektöre öncülük etmek isteyen Bakanlık binlerce kişiye de yeni bir iş kapısı sağlamış olacak.
‘Sıfır atık komisyonu’ kuruldu
Bakanlık kentsel dönüşümde çıkacak olan molozları çevreye zarar vermeden ekonomiye geri kazandırmak için de çalışmalarını sürdürüyor. Bakanlık “sıfır atık” projesini hayata geçirmek için bir komisyon kurdu. Geri dönüşüm tesislerinin kurulması için teşvikler verecek olan Bakanlık, Avrupa’daki geri dönüşüm tesislerini mercek altına aldı.
Avi Alkaş, Perakende Gayrimenkul Zirvesi’nde juri başkanı
Bu yıl Çin’in Şangay kentinde 12-14 Eylül 2012 tarihlerinde düzenlenen ICSC Dünya Perakende Gayrimenkul Zirvesi’nde sektörün önde gelen global liderleri, dünya çapındaki perakende gayrimenkul piyasasının sosyo-ekonomik ve kritik etkileri ile genel ekonomik rolleri üzerinde görüşlerini paylaşıyorlar. Jones Lang LaSalle’in Araştırma Sponsoru olduğu ICSC Dünya Perakende Gayrimenkul Zirvesi’nde Jones Lang LaSalle Türkiye Başkanı Avi Alkaş da konuşmacı olarak katılıyor.
Avi Alkaş, jüri başkanı olarak görev yaptığı ICSC Avrupa özelinde, perakende sektörü ve alışveriş merkezleri hakkında bilgi aktarımında bulunacak.
Konuyla ilgili açıklama yapan Avi Alkaş, şunları söyledi: “Kentleşme sürecinde geniş kapsamlı karma projelerdeki alışveriş merkezleri şehirlerde giderek daha önemli unsurlar arasında yer alıyor. Bununla birlikte AVM’ler içerdikleri yeşil alanları ve kent meydanları ile geniş kitlelerin bir araya gelip eğlendiği sosyal / kültürel ve eğitsel alanlar sunmaya, daha emniyetli ve güvenilir alanlar oluşturmaya başladı. Bu doğrultuda rekabet mi oluşturacağı sorgulanan internet satışları ve sosyal medya araçlarının kullanımı ile teknoloji, tüketici trendlerini takip etmede ve bağlantılı olarak da AVM’lerin yenilenmelerinde ve farklı pazarlama etkinliklerinde önemli bir unsur olmaya devam ediyor.”
AĞAOĞLU İDDİALI KONUŞTU: 1 AYDA 3 BİN KONUT SATARIM
Gayrimenkul sektörünün renkli simalarından biri olan Ağaoğlu Şirketler Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu, yine çok iddialı konuştu. Maslak’ta inşaatına başladığı 5 bin 300 konutluk projesindeki iddiasını “1 ayda 3 bin konut satarım” diyerek gösteren Ali Ağaoğlu, bunun için 20 kişiyle takım elbise karşılığında iddiaya bile girdiğini söyledi. Daha önce de ‘1 ayda 2 bin konut satarım’ diyerek iddiaya girdiğini ve kazandığını hatırlatan Ağaoğlu, “Bu projede kendi rekorumu kırmak istiyorum. Bu proje sadece Türkiye’nin değil dünyanın da en önemli projelerinden biri olacak” dedi.
Fiyatları şaşırtacak
Ağaoğlu’nun Maslak’taki dev projesi 5 bin 300 konutun yanı sıra alışveriş merkezi ve ofislerden oluşuyor. Projede binalar 60 katın üzerine çıkabilecek. İstanbul Boğazı’nı gören projenin en önemli özelliği ise kuşkusuz fiyatı olacak. Herkes Ağaoğlu’nun konutların metrekaresini 10 bin lira civarında satışa çıkaracağını beklerken, fiyatlar yüksek olmayacak.
Ağaoğlu’nun yatırımcısına kazandırmak için ilk etaptaki konutları 5 bin liranın altındaki fiyatlardan satışa çıkaracağı kesin gibi görünüyor.
Dubai’de Tarkanlı lansman
Ali Ağaoğlu, Maslak projesinin lansmanını da Ekim’de Dubai’de düzenlenecek Cityspace Fuarı’nda yapacak. Türkiye’nin onur konuğu olduğu fuarda Ağaoğlu gövde gösterisinde de bulunacak. Mega star Tarkan’ın da vereceği konserle tanıtılacak proje dünyada da satışa sunulacak.
Ispartakule’de konutları 10 ay erken teslim ediyor
Artaş İnşaat'ın Ispartakule'de inşa ettiği Avrupa Konutları Ispartakule 3 projesinde teslimler ekim ayında başlıyor. Belirtilen teslim tarihinden 10 ay önce teslim edilecek projedeki son daireler de satışa sunuldu. Anlaşmalı bankalar aracılığıyla 60 aya kadar yüzde 0,92, 120 aya kadar ise yüzde 0,94 faiz oranlarıyla vadelendirme imkânı bulunan projede, banka kredisi kullanıldığında dosya ve komisyon masrafı alınmıyor.
644 konutun ve alışveriş ünitelerinin yer aldığı projede, 1+1, 2+1, 3+1 ve 4+1 daire seçenekleri bulunuyor. Konutların büyüklüklerinin 72 ile 171 metrekare arasında değiştiği projede, dairelerin yüzde 70'i sahiplerini buldu.
Hangi daire kaç lira?
Alanı(m2) Fiyat
1+1 153.000-194.000
2+1 249.000-290.000
3+1 312.000-401.000
4+1 364.000-441.000
Yeni kampanyada peşinatı teslim tarihine öteledi
Teslim tarihinin Aralık 2013’ten Eylül 2013’e çekildiği VIA PORT Houses&Suites’ten yaza veda kampanyası geldi. Kampanya kapsamında, daire alırken ödenmesi gereken yüzde 25’lik peşinatın ilk etapta sadece yüzde 1’i ödeniyor, geri kalan yüzde 24’ü ise konutların yeni teslim tarihi olan Eylül 2013’te ödeniyor. Kalan tutar da projeye özel anlaşmalı banka kredisi ile ödenebiliyor.
VIADMC projesi olan VIA PORT Houses & Suites, 26 bin metrekarelik arazi üzerinde konumlanıyor. 10 katlı 4 bloktan ve 3 katlı özel houses ünitelerinden oluşan projede toplam 617 daire bulunuyor. Kurtköy’de konumlanan projede, fitness center, açık ve kapalı yüzme havuzu, spa merkezi gibi sosyal donatılar bulunuyor.
Yüzde 25 peşin verene yüzde 13 indirim yapıyor
Okkalar İnşaat’ın Kurtköy’deki projesi ARMA Business&Life’tan kampanya haberi geldi. İlk etap satışlarının tamamlandığı projede, “Sonbahar Kampanyası” adı verilen kampanyada alıcılara tamamı peşin ödemede yüzde 15, yüzde 25 peşin ödemede ise yüzde 13 indirim fırsatı veriliyor. Bunun yanı sıra projede, peşinatın teslimde ödenmesi ya da ödemenin 24 ay vadeye yayılması gibi farklı ödeme seçenekleri de sunuluyor. Teslim tarihinin Haziran 2014 olduğu projede metrekare fiyatları ise 2 bin 200 liradan başlıyor.
264 bağımsız bölüm ve 20 dükkândan oluşan proje, 14 bin metrekare arsa, 30 bin metrekare inşaat alanına sahip. Projedeki, dairelerin büyüklükleri ise 48 ile 235 metrekare arasında değişiyor.
Babacan Yapı, öğrencilere ekstra indirim uyguluyor
Babacan Yapı, öğrencilere özel indirim yapıyor. Buna göre, Crown Tower’da yüzde 15 indirimli fiyat üzerinden ekstra 2 ve 3 bin lira, Novatrium projesinde ise ekstra 2, 3 ve 4 bin lira indirim fırsatı başladı. Öğrenci belgesi ile başvuran herkes ekstra indirim fırsatından yararlanabiliyor.
Crown Tower’da, stüdyo daireler 84 bin, 1+1’ler ise 140 bin liradan başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor. 35 katlı ve 420 konutlu projede, yüzme havuzu, fitness salonu bulunuyor.
Novatrium’da ise fiyatlar stüdyo dairelerde 68 bin, 1+1 dairelerde 118 bin ve 2+1 dairelerde ise 179 bin liradan başlıyor. Projede dairelerin büyüklükleri 49 ile 122 metrekare arasında değişiyor.
Kaynak: Milliyet, 13 Eylül 2012
İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği’nin (İMSAD) düzenlediği yılın üçüncü Ekonomi Toplantısı’nda “Türk İnşaat Sektörünün Geleceği ve Sürdürülebilir Binalar” konusu ele alındı.
Toplantıda konuşan İMSAD Başkanı Hüseyin Bilmaç, ekonominin can damarı olan inşaat sektörünün son dönemdeki görünümünün olumlu olmadığını belirterek, TÜİK’in açıkladığı 2012 yılı 2. çeyrek büyüme verilerinde yer alan inşaat sektörüyle ilgili rakamlara dikkati çekti. Sektörde bir ivme kaybı yaşandığını belirten Bilmaç, TÜİK verilerine göre Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) gelişme hızında yüzde 2,9 oranında artış yaşandığını, aynı dönemde inşaat sektörünün ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0,4 oranında bir büyüme gerçekleştirdiğini anımsattı.
2012 yılı ilk 6 ayı sonunda GSYİH’da yüzde 3,1, inşaat sektöründe yüzde 1,5 büyüme gerçekleştiğini hatırlatan Bilmaç, “Kısacası 2009 yılında gördüğümüz negatif gelişme dönemlerinden bu yana ilk defa sektör sıfırlı büyümelere yaklaştı” dedi. 2012’de Türkiye’de yüzde 4 büyüme öngörüldüğünü söyleyen Bilmaç, “İnşaat sektörü büyüme beklentileri yüzde 7 civarındaydı. Ancak genel büyümenin yüzde 3’ü aşmaması durumuna uygun olarak görünen o ki sektörel büyümemizi de eksi yönde revize etmemiz gerekecek” yorumunu yaptı.
Sektördeki büyümenin beklentilerin altında kalmasının nedeni olarak yatırım yapma eğiliminin yılın ikinci çeyreğinde de düşük seyretmesini gösteren Bilmaç, “1. çeyrekte özel sektör yatırımları 2. çeyreğe göre iki kat daha fazla. Bireylerin harcama ve yatırım yapma eğiliminin yılın 2. çeyreğinde zayıf seyretmesi de inşaat sektörünün güç kaybetmesinde etkili oldu” diye konuştu.
Yeşil kalkınma
İnşaat malzemeleri ihracatı konusuna değinen Bilmaç, “Haziran 2012’de gerçekleşen toplam ihracatın yüzde 13,1’i inşaat malzemelerine ait. Buna karşın sektörde ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 247. Toplam 1 milyar 726 milyon dolarla inşaat malzemesi Haziran ayında ihracatta liderliğini korudu” dedi.
‘Yeşil kalkınma’ stratejisinin önemini vurgulayan Bilmaç, şunları söyledi: “Eğer yeşil binalardan, yeşil kalkınma stratejilerinden, geleceğin binalarından konuşuyorsak ve ileride sıfır enerjili binalardan da bahsedeceksek inşaat sektörünün bu değişim, dönüşüm ve devamlılığa kendini çok hızlı adapte etmedeki öncülüğü önemli nedenlerden biridir. ‘Sürdürülebilirlik’ başlığının her yönüyle ulusal ve uluslararası lider isimler tarafından masaya yatırılacağı 4. Uluslararası İnşaatta Kalite Zirvesi 13 Kasım’da gerçekleştirilecek.”
İNŞAAT HIZLI TEPKİ VERİYOR
Yıllar Türkiye İnşaat
1999 -3,4 -3,1
2000 6,8 4,9
2001 -5,7 -17,4
2002 6,2 13,9
2003 5,3 7,8
2004 9,4 14,1
2005 8,4 9,3
2006 6,9 18,5
2007 4,7 5,7
2008 0,7 -8,1
2009 -4,7 -16,3
2010 9 17,1
2011 8,5 11,3
2012 (ilk yarı) 3,1 1,5
*GSYH gelişme hızı
Nazmi Durbakayım Teknik Yapı Başkanı
‘Büyüme artacak’
İnşaat sektöründeki büyüme rakamlarını değerlendiren Teknik Yapı Holding Başkanı Nazmi Durbakayım, rakamların önemli bir gerçeği ortaya koyduğunu belirterek, inşaat sektöründeki büyümenin genel ekonomik büyümenin bile altında kaldığını söyledi. Ekonominin dinamosu sayılan inşaatta böylesine bir daralmanın iç açıcı bir gelişme olmadığına vurgu yapan Durbakayım, “İnşaat sektörünün büyümemesi başta istihdam olmak üzere yerli üretim ve milli hasılayı önemli oranda etkileyecektir” dedi. Durbakayım, inşaat sektöründeki büyüme hızının bundan sonra daha da artacağını beklediklerini anlatarak, şunları söyledi:
“Çünkü üçüncü çeyrekte yaz tatili, ramazan bayramı, KDV belirsizliği gibi tüm olumsuzluklar üst üste gelmişti. Yılsonunda yeni projelerle birlikte büyüme artabilir. Bu büyüme oranı dördüncü çeyrekte yüzde 2’nin üzerine çıkabilir. Yıllık ortalama ise maalesef yüzde 2’nin altında kalabilir. Dördüncü çeyrek performansımız yıllık ortalamayı belirler.”
‘Türkiye % 3 büyür’
İMSAD Ekonomi Danışmanı Prof. Dr. Kerem Alkin de inşaat sektöründe bir ivme kaybı olduğunu ve ikinci 6 ayda sektördeki gelişimin ekonomideki gelişime bağlı olduğunu belirterek, “2. çeyrek büyüme sonuçlarının açıklandığı bugünlerde yumuşak inişin sonunun gelip gelmediğini merak ediyoruz. Küresel ekonomide zaten var olan risklere yenileri de eklenebilir mi hep beraber göreceğiz” dedi.
Alkin, “Türkiye’nin 2012 yılını yüzde 4’ün altında, hatta belki de yüzde 3’e yakın bir ekonomik büyüme ile tamamlaması kaçınılmaz gözüküyor. Bu temel risklerin ışığında, 2013 için de büyümeyi yüzde 5’in üzerine çıkarmamak, doğru bir strateji olarak tartışılabilir” diye ekledi.
‘Hedef sürdürülebilir projeler olmalı‘
Soyak Holding Üst Yöneticisi (CEO) Emre Çamlıbel ise, Türkiye’de binalarda enerji verimliliği konusunda son yıllarda atılan adımların umut verici olduğunu, yeni yürürlüğe giren “Enerji Verimliliği Strateji Belgesi 2012-2023”te de yapı stokunun belli bir kısmının sürdürülebilir yapı haline getirilmesinin hedeflendiğini vurguladı.
Çamlıbel, Türkiye’de hâlâ mantolaması olmayan büyük bir bina stoku varken sadece mevcut binaların kimliklendirilmesinin yetmediğini, yaptırımların da olması gerektiğini söyleyerek, “Türkiye’de bundan sonra yapılacak konutların tamamı yeşil bina olarak yapılsa, 2023 yılında toplam tasarruf 25 milyar dolar olur” dedi.
‘Yeşil binaya vergi indirimi yapılsın’
Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği (ÇEDBİK) Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Sur da, gayrimenkul sektörünün değer tablosunda yeşil olan ve olmayan binaların ayrı liglerde değerlendirilmeleri gerektiğini dile getirerek, “Tüm yeşil uygulamalara teşvikler verilmeli, yeşil binalara KDV ve emlak vergisi indirimleri yapılmalı” dedi.
Devletin sürdürülebilirlik konusunda öncü rolü üstlenmesi gerektiğini belirten Sur, SPK’nın da gayrimenkul değerlemelerinde, yeşil bina belgeli binaların daha değerli olarak nitelendirilmesi için çalışma yürütmesi gerektiğini vurguladı.
Dönüşümde yıkımları Türk firmalar yapacak
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Türkiye genelinde yaklaşık 14 milyon konutun elden geçeceği 6.5 milyon konutun ise yeniden inşa edileceği afet riski altındaki alanların dönüşümünde yeterliliği olan yıkım firmalarını belirledi. İhaleler sonucunda belirlenen yıkım firmaları konut yoğunluğunun fazla olduğu ve birinci derece deprem bölgesi olan Marmara ve İstanbul çevresinde yoğunlaşacak.
80’nin üzerinde firmanın başvurusunu inceleyen Bakanlık iş deneyimi konusunda yeterliliğini sağlamış firmaları ihale sürecine dâhil etti. Yapılan ihale sonucunda en uygun teklifi veren firmalar, afet riski altındaki alanların dönüşümünde başta kamu binaları olmak üzere, deprem performansı göstermeyen özel mülkiyet binalarının da hak sahiplerinin talebi halinde yıkımını gerçekleştirecek.
Bakanlık, yıkım yapacak firmaların dağıtımı ve bu firmaların görev alanlarının belirlenmesini bölgelere göre yapacak. En fazla yıkım firması konut yoğunluğunun fazla olduğu ve birinci derece deprem bölgesi olan Marmara Bölgesi’nde yoğunlaşacak. Bölgeyi daha sonra Ege Bölgesi ve diğer bölgeler takip edecek. Yıkımlar Türk firmaları tarafından gerçekleştirilecek.
Yeni bir iş kapısı olacak
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, yıkım sektöründeki firmaları teşvik ederek yeni bir sektör oluşturmak istediğini de açıkladı. Buna göre, Bakanlık, yıkım sektöründe Avrupa’daki gibi profesyonelleşmek isteyen firmalara gerekli her türlü desteği sağlamak için çalışmalarını sürdürüyor. Yeni bir sektöre öncülük etmek isteyen Bakanlık binlerce kişiye de yeni bir iş kapısı sağlamış olacak.
‘Sıfır atık komisyonu’ kuruldu
Bakanlık kentsel dönüşümde çıkacak olan molozları çevreye zarar vermeden ekonomiye geri kazandırmak için de çalışmalarını sürdürüyor. Bakanlık “sıfır atık” projesini hayata geçirmek için bir komisyon kurdu. Geri dönüşüm tesislerinin kurulması için teşvikler verecek olan Bakanlık, Avrupa’daki geri dönüşüm tesislerini mercek altına aldı.
Avi Alkaş, Perakende Gayrimenkul Zirvesi’nde juri başkanı
Bu yıl Çin’in Şangay kentinde 12-14 Eylül 2012 tarihlerinde düzenlenen ICSC Dünya Perakende Gayrimenkul Zirvesi’nde sektörün önde gelen global liderleri, dünya çapındaki perakende gayrimenkul piyasasının sosyo-ekonomik ve kritik etkileri ile genel ekonomik rolleri üzerinde görüşlerini paylaşıyorlar. Jones Lang LaSalle’in Araştırma Sponsoru olduğu ICSC Dünya Perakende Gayrimenkul Zirvesi’nde Jones Lang LaSalle Türkiye Başkanı Avi Alkaş da konuşmacı olarak katılıyor.
Avi Alkaş, jüri başkanı olarak görev yaptığı ICSC Avrupa özelinde, perakende sektörü ve alışveriş merkezleri hakkında bilgi aktarımında bulunacak.
Konuyla ilgili açıklama yapan Avi Alkaş, şunları söyledi: “Kentleşme sürecinde geniş kapsamlı karma projelerdeki alışveriş merkezleri şehirlerde giderek daha önemli unsurlar arasında yer alıyor. Bununla birlikte AVM’ler içerdikleri yeşil alanları ve kent meydanları ile geniş kitlelerin bir araya gelip eğlendiği sosyal / kültürel ve eğitsel alanlar sunmaya, daha emniyetli ve güvenilir alanlar oluşturmaya başladı. Bu doğrultuda rekabet mi oluşturacağı sorgulanan internet satışları ve sosyal medya araçlarının kullanımı ile teknoloji, tüketici trendlerini takip etmede ve bağlantılı olarak da AVM’lerin yenilenmelerinde ve farklı pazarlama etkinliklerinde önemli bir unsur olmaya devam ediyor.”
AĞAOĞLU İDDİALI KONUŞTU: 1 AYDA 3 BİN KONUT SATARIM
Gayrimenkul sektörünün renkli simalarından biri olan Ağaoğlu Şirketler Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu, yine çok iddialı konuştu. Maslak’ta inşaatına başladığı 5 bin 300 konutluk projesindeki iddiasını “1 ayda 3 bin konut satarım” diyerek gösteren Ali Ağaoğlu, bunun için 20 kişiyle takım elbise karşılığında iddiaya bile girdiğini söyledi. Daha önce de ‘1 ayda 2 bin konut satarım’ diyerek iddiaya girdiğini ve kazandığını hatırlatan Ağaoğlu, “Bu projede kendi rekorumu kırmak istiyorum. Bu proje sadece Türkiye’nin değil dünyanın da en önemli projelerinden biri olacak” dedi.
Fiyatları şaşırtacak
Ağaoğlu’nun Maslak’taki dev projesi 5 bin 300 konutun yanı sıra alışveriş merkezi ve ofislerden oluşuyor. Projede binalar 60 katın üzerine çıkabilecek. İstanbul Boğazı’nı gören projenin en önemli özelliği ise kuşkusuz fiyatı olacak. Herkes Ağaoğlu’nun konutların metrekaresini 10 bin lira civarında satışa çıkaracağını beklerken, fiyatlar yüksek olmayacak.
Ağaoğlu’nun yatırımcısına kazandırmak için ilk etaptaki konutları 5 bin liranın altındaki fiyatlardan satışa çıkaracağı kesin gibi görünüyor.
Dubai’de Tarkanlı lansman
Ali Ağaoğlu, Maslak projesinin lansmanını da Ekim’de Dubai’de düzenlenecek Cityspace Fuarı’nda yapacak. Türkiye’nin onur konuğu olduğu fuarda Ağaoğlu gövde gösterisinde de bulunacak. Mega star Tarkan’ın da vereceği konserle tanıtılacak proje dünyada da satışa sunulacak.
Ispartakule’de konutları 10 ay erken teslim ediyor
Artaş İnşaat'ın Ispartakule'de inşa ettiği Avrupa Konutları Ispartakule 3 projesinde teslimler ekim ayında başlıyor. Belirtilen teslim tarihinden 10 ay önce teslim edilecek projedeki son daireler de satışa sunuldu. Anlaşmalı bankalar aracılığıyla 60 aya kadar yüzde 0,92, 120 aya kadar ise yüzde 0,94 faiz oranlarıyla vadelendirme imkânı bulunan projede, banka kredisi kullanıldığında dosya ve komisyon masrafı alınmıyor.
644 konutun ve alışveriş ünitelerinin yer aldığı projede, 1+1, 2+1, 3+1 ve 4+1 daire seçenekleri bulunuyor. Konutların büyüklüklerinin 72 ile 171 metrekare arasında değiştiği projede, dairelerin yüzde 70'i sahiplerini buldu.
Hangi daire kaç lira?
Alanı(m2) Fiyat
1+1 153.000-194.000
2+1 249.000-290.000
3+1 312.000-401.000
4+1 364.000-441.000
Yeni kampanyada peşinatı teslim tarihine öteledi
Teslim tarihinin Aralık 2013’ten Eylül 2013’e çekildiği VIA PORT Houses&Suites’ten yaza veda kampanyası geldi. Kampanya kapsamında, daire alırken ödenmesi gereken yüzde 25’lik peşinatın ilk etapta sadece yüzde 1’i ödeniyor, geri kalan yüzde 24’ü ise konutların yeni teslim tarihi olan Eylül 2013’te ödeniyor. Kalan tutar da projeye özel anlaşmalı banka kredisi ile ödenebiliyor.
VIADMC projesi olan VIA PORT Houses & Suites, 26 bin metrekarelik arazi üzerinde konumlanıyor. 10 katlı 4 bloktan ve 3 katlı özel houses ünitelerinden oluşan projede toplam 617 daire bulunuyor. Kurtköy’de konumlanan projede, fitness center, açık ve kapalı yüzme havuzu, spa merkezi gibi sosyal donatılar bulunuyor.
Yüzde 25 peşin verene yüzde 13 indirim yapıyor
Okkalar İnşaat’ın Kurtköy’deki projesi ARMA Business&Life’tan kampanya haberi geldi. İlk etap satışlarının tamamlandığı projede, “Sonbahar Kampanyası” adı verilen kampanyada alıcılara tamamı peşin ödemede yüzde 15, yüzde 25 peşin ödemede ise yüzde 13 indirim fırsatı veriliyor. Bunun yanı sıra projede, peşinatın teslimde ödenmesi ya da ödemenin 24 ay vadeye yayılması gibi farklı ödeme seçenekleri de sunuluyor. Teslim tarihinin Haziran 2014 olduğu projede metrekare fiyatları ise 2 bin 200 liradan başlıyor.
264 bağımsız bölüm ve 20 dükkândan oluşan proje, 14 bin metrekare arsa, 30 bin metrekare inşaat alanına sahip. Projedeki, dairelerin büyüklükleri ise 48 ile 235 metrekare arasında değişiyor.
Babacan Yapı, öğrencilere ekstra indirim uyguluyor
Babacan Yapı, öğrencilere özel indirim yapıyor. Buna göre, Crown Tower’da yüzde 15 indirimli fiyat üzerinden ekstra 2 ve 3 bin lira, Novatrium projesinde ise ekstra 2, 3 ve 4 bin lira indirim fırsatı başladı. Öğrenci belgesi ile başvuran herkes ekstra indirim fırsatından yararlanabiliyor.
Crown Tower’da, stüdyo daireler 84 bin, 1+1’ler ise 140 bin liradan başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor. 35 katlı ve 420 konutlu projede, yüzme havuzu, fitness salonu bulunuyor.
Novatrium’da ise fiyatlar stüdyo dairelerde 68 bin, 1+1 dairelerde 118 bin ve 2+1 dairelerde ise 179 bin liradan başlıyor. Projede dairelerin büyüklükleri 49 ile 122 metrekare arasında değişiyor.
Kaynak: Milliyet, 13 Eylül 2012
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






