eğitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eğitim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Nisan 2015 Cumartesi

Gökdelenden mezarlık olur mu?


ODTÜ Mimarlık’tan iki genç “Necroturris” isimli projeleriyle ArchiWorld’den ödül kazandı. Bir distopya olan projeye göre gelecekte mezarlıklar yeryüzüne yayılmak yerine göğe yükselecek, insanlar ölünce sergilenecek, gökdelen-mezarlıklarda alışveriş merkezleri, gece kulüpleri olacak
 
 
Gökdelenden  mezarlık olur mu?
Bir gökdelen. Dışarıdan bakıldığında diğerlerinden çok da farklı görünmüyor; yüksek, gri... Ama içi ise bildiğimiz hiçbir gökdelene benzemiyor; mezarlarla dolu. Bu bir gökdelen-mezarlık! İçinde ölüler “sergileniyor”. En rağbet görenler ünlülerinkiler elbette. Onların mezarlarının sponsorları bile var. Anı objeleri satılıyor mezarlığın alışveriş merkezinde. İnsanlar gelip sosyalleşiyor bu binada. Bir şeyler yiyip içiyor hatta en tepedeki gece kulübünde eğleniyor. Bu proje ArchiWorld’ün öğrenciler için açtığı uluslararası mimarlık Yarışmasının ödül kazanan katılımcılarından ODTÜ’lü Burak İlhan ve Kutay Biberoğlu’nun tasarımı. Adı “Necroturris” yani “ölü kulesi”.
ArchiWorld dünya çapında200 binin üzerinde mimarın üye olduğu bir ağ. İki yılda bir böyle bir yarışma düzenliyor. Dünyanın tanınmış mimarlarından oluşan 12 kişilik jüri birer proje seçiyor. Kazanan projelerin temsilcisi o mimarın yanında staj imkanı kazanıyor. Bu yıl ikincisi düzenlenen yarışmaya 1.400 proje başvurdu. Kazanan projelerden ikisi Türkiye’den; Osman Sümer’in “Living Bridge” ve Burak İlhan’la Kutay Biberoğlu’nun “Necroturris” isimli projeleri.
Üçü de ODTÜ Mimarlık’tan olan gençlerden İlhan ve Biberoğlu’yla bir araya geldik.
  Neden bir mezarlık tasarladınız?
Burak İlhan: Yarışmanın konusu geleceğin mimarisiydi. Biz de gelecekte karşılaşabileceğimiz sorunları düşündük; sosyal eşitsizlik, küresel ısınma, nüfus artışı, doğanın tahribatı... Bunların içinden nüfus artışına yoğunlaştık. Mezarları bir binada toplayınca ne gibi ekonomik, sosyal ihtiyaçlar ortaya çıkar dedik.
Kutay Biberoğlu: Sosyal dengesizliği, egoların şişmesini, narsizmi, etik değerlerimizin değişmesini vurgulayan bir proje yapmak istedik. Bunu da ölüm gibi kimsenin hakkında konuşmak istemediği bir kelime üzerinden yaptık. Amaç, bunu alıp inşa etmek değil. Bu bir manifesto, bir eleştiri...
  Nedir tam olarak bu proje?
Burak İ.: Bir kule. Toprakla ilişkisi pek yok. Çelikten bir orman gibi.
Kutay B.: Dikey boyutta mimari bir tipoloji oluşuyor. Buna mezarlar konuyor. Mezarlar geniş bir alanda değil, kat kat...
  Ölüyü mezara dik koymak değil yani? Ölünce bari uzanıp dinlenebilecek insan...
Kutay B.: Evet. İsteyen yatsın, isteyen yakılsın, isteyen gömülsün, isteyen kıbleye doğru yatsın...
“Michael Jackson’ın mezarına sponsor olacaklar”
  Kimlerin mezarları olacak bunun içinde?
Burak İ.: Ölümsüz olma hırsı içinde olanların...
Kutay B.: Öldükten sonra sergilenmek isteyenler...
  Nasıl sergilenecekler?
Burak İ.: Mumyalama, hologram gibi sistemlerle...
  Ve bu neye yol açacak?
Kutay B.: İnsanlar bundan kâr etmek isteyecek. Bu bir kamusal alan olacak. Şehrin anıtsal bir gözdesi olacak. Dünyanın her yerinden insanlar ünlüleri, zenginleri görmeye gelecek. İçinde restoranlar, alışveriş merkezleri açılacak.
Burak İ.: Yeni bir pazar ortaya çıkacak.
  Michael Jackson’ın mezarını ziyaret etmek bir sosyal etkinliğe dönüşecek yani.
Kutay B.: Aynen öyle. Bir müzik şirketi Michael Jackson’ın mezarına sponsor olacak, bedenine o markanın kulaklıkları takılacak mesela...
  Bir de gece kulübü var mezarların en üstünde yer alan...
Burak İ.: Ölümün hayata ne kadar karıştığını gösteren bir öğe olarak yer alıyor o da.
Kutay B.: Projeye başlarken bütün etik, dini, manevi değerlerin tamamen yok olduğunu ya da dejenere olduğunu kabul ederek başladık. İşin distopik kısmı da bu.
  Ödül töreninde bir de sunumunu yapmışsınız. Nasıl tepkiler aldınız?
Kutay B.: Sunumu yaparken salonda soğuk rüzgarlar esti. En sonunda “Şunu belirtmeliyim bu aslında bir eleştiri, bir senaryo, olmaması gereken ama sinyallerini aldığımız şeyi gösterdik” dedikten sonra herkes rahat bir nefes aldı.
  Peki bu konunun bir ütopyasını yapacak olsaydınız o nasıl bir şey olurdu?
Burak İ.: Ölüm bir pazarlama öğesi olmasın yeter.
Ödül getiren teknoloji
AutodeskTürkiye eğitim Koordinatörü Evren Arın: “Ekip ödül kazanan projelerinde Autodesk’in programlarını kullandı. Bunlar mimarlık ve yapı sektöründe profesyonellerin kullandığı programlar. ODTÜ gibi yüzlerce okula ücretsiz olarak sağlanıyor. Yetenekli öğrenciler bu teknolojileri başarılı projelere dönüştürüyorlar.”

Kaynak: Milliyet, 05.04.2015

5 Mart 2014 Çarşamba

İzmir, güneşten orman üretecek

Ege Orman Vakfı'nın İzmir Kalkınma Ajansı'ndan (İZKA) destek alarak hayata geçirdiği "Güneşten Ormanlar' projesi kapsamında, 500 kilowatlık Güneş Enerji Sistemi kuruluyor. Projeyle, Menderes-Pancar'da kiralanan arazide güneşten elektrik üretilecek. Gelirle yeni orman alanları oluşturulacak.

Ege Orman Vakfı'nın İktisadi İşletmesi EGEVAK tarafından İZKA'ya sunulan ve onaylanan "Güneşten Ormanlar' projesi kapsamında; Merk Solar Enerji Çözümleri San. ve Tic. A.Ş. "500 kilowatlık Güneş Enerji Sistemi'nin kurulumu için açılan ihaleyi kazanmıştı. Vakfın İktisadi İşletmesi EGEVAK ve Merk Solar Enerji arasında imzalanan sözleşmenin ardından "Güneş Enerji Sistemi'nin kurulumu için saha hazırlık çalışmaları başladı. Kurulum çalışmaları 25 Mayıs 2014 tarihine kadar tamamlanacak.

ENERJİ TARIMSAL SULAMADA KULLANILACAK

Güneşten Ormanlar projesi ile ilgili bilgi veren Ege Orman Vakfı İktisadi İşletmesi EGEVAK'ın Proje Koordinatörü Kadir Bilgili, "Projenin toplam bütçesi 1 milyon 868 bin TL. bu rakamın yüzde 50'sini İZKA karşılıyor. Proje kapsamında, Menderes-Pancar'da kiralanan arazide güneş enerjisinden 800 bin kilowat elektrik enerjisi üretilecek. Ürettiğimiz elektriğin bir bölümü ile Menderes-Oğlananası'nda bulunan 30 bin ağaçlık zeytinliğimizin tarımsal sulaması için kullanılan elektrik ihtiyacını karşılayıp, ihtiyaç fazlası üretilen elektriği de GEDİZ EDAŞ'a satacağız. Sattığımız elektrik enerjisinden gelen gelirle yeni orman alanları oluşturup, güneşin ormanlarını kuracağız" diye konuştu.

BÖLGEDEKİ SANAYİCİLERE DE ÖRNEK OLACAK
Proje ile ülkeye yeni orman alanları kazandırmanın yanında var olan ağaçların korunmasına yönelik bir etki de sağlayacaklarını ifade eden Bilgili, "Kurulum sahasındaki yıllık elektrik enerjisi üretimi yaklaşık 800 bin kilowat olarak gerçekleşecek. Bu miktarda enerji üretimi, yıllık 502 bin 204 kilogram karbon salımının engellenmesi anlamına gelmektedir. Bu da yıllık yaklaşık olarak 1100 adet ağacın kurtarılmasını sağlayacak. Fotovoltaik güç sistemlerinin ömrü 30 senedir. Bu zaman içinde güneş parlayarak Ege Orman Vakfı'nın daha fazla ormanlaştırma ve eğitim projelerini gerçekleştirmesini sağlayacak" dedi.

Kadir Bilgili, projenin bölgeye örnek teşkil edecek bir yatırım modeli oluşturacağını, özellikle sanayicilerin ihtiyaç duydukları elektrik enerjilerini boş atıl duran çatılarında veya arazilerinde gerçekleştirmeleri konusunda özendirici olacağını ve fosil enerji kaynaklarının sebep olduğu çevre sorunlarının önlemesinde model olacağını belirtti.

Kaynak: Radikal, 05.03.2014

30 Eylül 2011 Cuma

Kora ailesi, İzmir'e spor salonu kazandırdı

Vali Cahit Kıraç, Gülen ve Cihat Kora'nın yaptırdığı Cihat Kora Spor Salonu'nu açtı, hayırseverliğiyle eğitime katkıda bulunan aileye teşekkür etti

Hayırseverler Gülen ve Cihat Kora tarafından yaptırılan, Cihat Kora Spor Salonu'nun açılışı Vali Cahit Kıraç'ın katılımıyla gerçekleşti. Vali Kıraç, 'Eğitime Yüzde Yüz destek Programı' çercevesinde bugüne kadar 212 milyon 85 bin lira bağış yapıldığını belirterek, "Türkiye'nin eğitiminin fiziksel gelişiminde katkı koyan tüm hayırseverlerimizi kutluyorum" dedi.
Açılış törenine Vali Cahit Kıraç, hayırseverler Gülen ve Cihat Kora, AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Kabakçı, İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Rağip Üye, hayırseverlerin çocukları Özay ve Ferit Kora katıldı. Törende konuşan Vali Kıraç, çağın şartlarına ayak uydurabilmek, çağdaş bir toplum olarak yaşayabilmek için donanımlı iyi yetişmiş insan gücüne ve her alanda bunu sağlayan kaliteli eğitime ihtiyaç duyulduğunu belirterek, "Hayırseverlerimizin katkısıya eğitim yatırımlarında önemli aşamalar kaydettik. İzmir bu açıdan çok şanslı bir ildir. Hayırseverlerimiz eğitime çok duyarlılar. Bugün spor salonumuzun yapımında emiği geçen Gülen ve Cihat Kora'ya teşekkürler" dedi.

'KUTSAL GÖREVİMİZ'

Törene katılan Ak Parti Konya Milletvekili Mustafa Kabakçı, Kora ailesi tarafından Konya 'da yaptırılan Vedat Kora İlköğretim Okulu'nda öğretmen olarak görev yaptığını, çocuklarının da bu okulda eğitim aldığını ifade ederek, Kora ailesinin Konya'da da çeşitli çeşitli hayırlarda bulunduğunu söyledi. İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Rağip Üye, eğitimin her alanında İzmir'i ilk sıralara taşımaya gayret ettiklerini vurgulayarak, çocukların öğreniminin yanı sıra, beden eğitimi ve sosyal yaşama uyum sağlamalarını da önemsediklerini ifade etti. Hayırsever Cihat Kora da, spor salonunun hem Gülen Kora İlköğretim Okulu'na hem de bölgedeki diğer okullara hizmet vereceğini belirterek, "Bu memlekette yaşıyoruz, olanaklarından yararlanıyoruz. Hepimizin görevi, devletimizle, milletimizle elde ettiğimiz geliri paylaşmak. Özellikle eğitime katkıda bulunmayı kutsal görev olarak kabul ediyoruz" diye konuştu.

Kaynak: Yeni Asır, ŞİRVAN BEKTAŞ - 26.09.2011