İnşaat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İnşaat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Nisan 2015 Perşembe

RÜYA PROJE MODERNNEST KAR-TAŞ İNŞAAT GÜVENCESİYLE

İnşaat sektöründe Ege Bölgesi’nde, Manisa’da adından sıkça söz ettiren Kar-Taş, şimdi de Güzelyurt Mahallesi’nde hayata geçirdiği en yüksek, en modern konut projesi ile Manisalıların rüyasını süslüyor. Modernnest ismi verdikleri rüya projede sona gelindiğini ifade eden Kar-Taş İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Karakurt, Denge Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Engin Etingü’ye verdiği özel röportajda Modernnest’i Manisa kamuoyuna tanıttı. İşte o röportaj.

Öncelikle sizi tebrik ediyoruz. Güzelyurt Mahallesi'nde, en modern binayı, yüksek konutu Kar-Taş inşa ediyor. Rüyaları süsleyen Modernnest ismini verdiğiniz ve Manisa’nın en yüksek konut projesi olma özelliğini taşıyan projede neler var, kimlere hitap ediyor.  Nasıl bir bina ol olacak? Bize anlatır mısınız?”
 
Kenan Karakurt: “Güzelyurt'ta ki en büyük açığı gördük. Küçük daireler, modern yaşam için artık 1+1 Recidance eksiğini gördük. Güzelyurt bölgesinde özel imar planı vardı. Biz bu projemizi yüksek bina olarak düşündük. Şuanda hazır 16 kat, 47 metrelik yükseklikle Manisa'nın ilk en yüksek konu projesi oldu. 6 bin metre karelik arazi içerisinde yapılmıştır. Bunu sadece %15’i bina için %85'i peyzaj alanı için kullanılmıştır.  Giriş katımız sosyal alandır. Kapalı havuz, spor salonu, sinema, hamam sauna, yönetim odası, resepsiyon, kapıcı dairesi ve kat hizmetleri bölümlerinden oluşuyor. 2 Asansör, 2 yangın merdivenimiz var. 47. metre terasta güzel bir oturma gurubu konularak, çay kahve makinası ile günün stresi, yorgunluğu atılması amaçlanmıştır.”
 
Engin Etingü: Sanırım İngilizce bir terim, biz yine soralım istiyoruz. Modernnest ne demek?
 Kenan Karakurt: “Modernnest'in kelime anlamı modern yüksek yuvadır. Bu çağrışımla adını Modernest koyduk. Artık Kar-Taş İnşaat fatura ismi olarak kullanılacaktır. Bundan sonra Modernnest imajı ile devam edeceğiz ve başlangıcımız Güzelyurt oldu. Daha sonra ki süreçlerde Modernnest Muradiye, Modernnest Çarşı ve benzeri şekilde devam edecektir”
 
Engin Etingü: “Dairelerinizin iç özellikleri ve hitap ettiği kesim kimlerdir?
 
Kenan Karakurt: “Bilindiği gibi insanlardaki evlilik oranları artık azalıyor. Yatırımlar artıyor. Sizde bilirsiniz ki bekâr bir insanın yaşayacağı alan yatak odası, mutfak ve banyodur.  Günümüz insanları büyük dairedense, küçük daireleri tercih ediyor. Bütün bunları göz önüne alarak 1+1 daireler tercih ettik. Dairelerimiz de hazır mutfak, vestiyer, klima, ankastre takımları, kombisi gibi tam teşkilatlı her şey mevcuttur. Örnek dairemiz tüm hızıyla bitirme aşamasına gelmektedir. Bu örnek daireye her şeyi koymayı düşünüyoruz. Çay kahve, fincan takımından tutun her şeyi. Çünkü daire almak isteyenler gelip örnek dairemize bakınca kafasında hiçbir soru işareti kalmamalıdır. Bir daire düşünün, küçük ama her şey var içinde”
 
Engin Etingü: “Manisa OSB dünyanın en iyi ilk 10 yatırım kenti arasında gösterildi. Modernnest’in OSB ile ilişkilendirecek olursak, Büyük bir sanayi şehri olan Manisa’nın sanayi bölgesine yakınlığı ve yatırım yapılabilecek bir alanda yer alıyor olması açısından bir yaklaşımınız var mı?
 
Kenan Karakurt, “Katalog çalışmalarımız tamamlandı. Üniversiteler de Akademisyen kesimleri, yatırım yapabilecek kesimler, Baro da beyaz yakalılar, Savcı ve Avukat kesimleri, Doktorlar, Profesörler benim hitap ettiğim kesimlerdir. OSB zaten bizim en büyük hedef kitlemiz. Özellikle fabrika sahipleri misafir ağırlama hususunda otel masrafları oldukça maliyetli oluyor. Fabrika sahipleri bu daireleri alıp kendi mülkiyetlerine katınca misafirlerini de en güzel şekilde ve az maliyetle ağırlayabilecekler”
 
Engin Etingü: “ CBÜ’de 35 bine yakın öğrenci var. Binin üzerinde öğretim görevlisi, okutman ve personel var. Üniversite açısından değerlendirecek olursak, nasıl bir durum söz konusu olacak?”
 
Kenan Karakurt, “Manisa'da üniversite okumaya gelen veya Manisa’ya tayini çıkan öğretmen, polis, memur vs Manisa'ya yılların verdiği bir imar eksikliğinden dolayı Manisa'da kiralar çok yüksek. Konut olarak da çok pahalı evler. Manisa'ya üniversite okumaya gelen bir öğrenci düşünün. Ortalama 5–6 yıl okul hayatı olacaktır burada. Bulacağı en uygun ev kirası 750 civarları olacaktır. Bu öğrenci 1+1 alıp okul hayatı boyunca içinde barınıp, giderken de satarsa çok büyük bir maliyetten kendisini kurtarmış olur. Aynı şeyler polis, memur, öğretmenler içinde geçeridir.”
 
Engin Etingü: “Modernnest'ten daire almak isteyen birisini ne cezp eder. Ne gibi güzellik, ne gibi özellik müşteriyi satın almaya çeker?”
 
Kenan Karakurt, “Öncelikle Güzelyurt Mahallesi, Manisa'nın en rant (getiri) alanı olan bir yerde. Manisa'da bir daha Güzelyurt gibi bir bölge oluşamaz. En yüksek bina olarak biz varız orda. Başka bir özellikle otel konseptiyle binamız yapılmıştır. Her türlü sosyal alanı vardır. Otoparkı, marketi, güvenliği, araç yıkaması, sosyal faaliyet alanları, kışın kapalı yazın açık havuzumuz gibi birçok özelliği mevcuttur. Bu özellikleri görenler saten cezp olmuş oluyor”
 
Engin Etingü: “Modernnest’i özetleyecek olursak, son olarak ne söylemek istersiniz?
 
Kenan Karakurt, “Bir kere Manisa’da geliştirdiği projelerle öncü olmuş firmalardan Kar-Taş İnşaat böyle bir projeyle basının ve Manisa kamuoyu karşısına büyük bir cesaretle çıktı. Manisa’nın en yüksek konut projesini Kar-Taş İnşaat gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz.  Güzel Manisa’mıza Güzelyurt bölgesinde Güzel bir eser bırakmanın mutluluğu içindeyiz. Modernnest insana ve çevreye odaklı bu konut projesi olarak 6 bin m2 arsa alan üzerinde 5 bin 200 m2’si yeşil alan ve sosyal tesisler olarak yapıldı. Tamamı 112 adet 1+1 daireden oluşan Modernest, Manisa’nın ufak konut ihtiyacını da bir nebze olsun hafifletmiş olacak. Kısacası Modernest, bir rüyaydı, bu rüya Güzelyurt Mahallesi’nde gerçek oldu. Manisa kamuoyunun bu projeye göstermiş olduğu ilgiden dolayı sevgi ve saygılarımla selamlıyorum. Manisa’ya, Güzelyurt’a hayırlı olsun.  ”
 

1 Haziran 2014 Pazar

New York Times: İstanbul’daki inşaat balonu patladı patlayacak

Amerikan gazetesi New York Times, Türkiye’deki inşaat sektöründe yakın zamana kadar yaşanan patlamayı mercek altına alıp ‘balonun patlamaya çok yaklaştığını‘ yazdı.
Gazete Türkiye’yi, ‘bankalar, müteahhitler ve siyasetçiler arasındaki ittifakların yol açtığı emlak balonlarının, faizlerin yükselmesiyle birlikte bütün ekonomiye zarar verecek şekilde patladığı‘ İspanya ve İrlanda’ya benzetti. Makalede, Torunlar İnşaat’a ait Mall of İstanbul projesinin Türkiye’de ‘AVM’lerin Titanik’i’ olabileceği yorumuna da yer verildi.

‘Alarm zilleri’
New York Times’ın Türkiye’den emlak uzmanları ve ekonomistlerle görüşerek hazırladığı ‘İstanbul’un inşaat patlaması alarm zilleri çalıyor’ başlıklı haberinde öne çıkan bölümler özetle şöyle:
* Emlakçının “İstanbul’u yeniden fethediyoruz” diye anlattığı Maslak 1453 projesi, 2015′te bittiğinde, bütün Avrupa’daki en büyük emlak projesi ve belki de, Türkiye’nin İslamcı Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın yönetiminde sahne olduğu hızlı büyümenin temelini oluşturan ve paldır küldür meydana gelen inşaat patlamasının ‘şahikası’ olacak.

‘Zamanlama mükemmeldi ama…’
* Erdoğan’ın zamanlaması mükemmeldi; inşaat patlaması, dünyanın önde gelen merkez bankalarının gelişmiş endüstriyel ekonomilerde büyümeyi ekonomik kriz sonrasında sürdürmek için piyasayı likiditeye boğduğu bir döneme denk geldi. Bunun bir sonucu, Türkiye’deki bankalar kredileri ciddi biçimde artırdı; bu kredilerin büyük kısmı da müteahhitlere gitti. Fakat Türkiye’de faiz oranları aniden artarken ve ekonomi yavaşlarken, bankacılar ve emlak uzmanları İstanbul’un emlak piyasasının çöküşe doğru gidiyor olmasından endişeli.

‘İyi yönetilmezse çöküş ciddi olabilir’
* Bankacılar ve emlakçılar, İspanya ve İrlanda’da yaşananlarla burada olanlar arasındaki benzerlikleri hatırlıyor. Bu iki ülkede, bankalar, müteahhitler ve siyasetçiler arasındaki ittifaklar emlak balonlarının yaratılmasına katkıda bulundu. Ve bu balonlar, faiz oranları yükselmeye başlayınca, bütün ekonomiye zarar verecek biçimde patladı. Emlak danışmanı Hakan Eren, “Resmi rakamlar riske işaret ediyor. Eğer iyi yönetilmezse, bunun sonucu ciddi bir çöküş olabilir” diye konuştu.

‘İstanbul’da 1.5 milyon boş konut var’
* Bugüne kadar piyasa dikkat çekici biçimde dirençliydi; faiz oranlarındaki küresel artışın ve Taksim Meydanı’ndaki hem hükümet, hem kalkınma karşıtı sokak protestolarının üstesinden geldi. Fakat Emlak Konut’a göre, bu yılın ilk üç ayında, yeni apartman dairelerinin satışı geçen yıla kıyasla yüzde 60 oranında düştü. Dahası, emlak danışmanı Hakan Eren’e göre satılmayan konutların sayısı 1.5 milyona çıktı; bu sayı geçen yıl sıfıra yakındı. Tüm bunlar, yavaşlayan ekonominin ve yükselen faiz oranlarının talebi azalttığını gösteriyor.

‘TOKİ’nin rolü dikkat çekici’
* Emlak sektöründe çöküş ihtimali, kısmen karanlık bir kurum olan TOKİ’nin patlamayı ateşlemedeki rolünün de altını çiziyor. Geleneksel olarak daha hesaplı konutlar için teşvik verme yetkisiyle donatılmış bürokratik bir kurum olan TOKİ, seçilmesinden bir yıldan kısa süre sonra Tayyip Erdoğan’ın doğrudan kontrolüne geçirildiği Ocak 2004′ten sonra konut açısından bir güç merkezine dönüştü. TOKİ, Erdoğan’ın desteğiyle değerli arazileri düşük masrafla veya hiç para harcamadan elinde toplayıp ihaleye çıkardı ve kârdan pay aldı.
* Ekonomist Mustafa Sönmez’e göre, TOKİ Erdoğan’a yakın müteahhitlerin lüks projelerini desteklemekte özellikle saldırganca davrandı. Sönmez, “Erdoğan’ın yükselişiyle Türkiye’de inşaat sektörünün yükselişi birbirinin ayrılmaz bir parçası” dedi.

Titanik benzetmesi
* Son 10 yıldaki sıradışı büyümenin ışığında, İstanbul’un silüetinin büyük bir değişimden geçmesi bekleniyordu ve gerçekten de İstanbul’un yeni inşaat projelerinin birçoğu mali açıdan başarılı oldu. Fakat daha yeni ve büyük projelerden bazıları daha sorunlu görünüyor. Bu projelerden en yakından izleneni, Erdoğan’ın sınıf arkadaşı da olan Aziz Torun’un Mall of İstanbul projesi. Emlak uzmanlarına göre, bu tür büyük projeler giderek artan volatileden etkilenebilir. AVM’nin nisan için planlanan açılışı hazirana ertelendi. Mustafa Sönmez, “Mall of İstanbul Türkiye’deki AVM’lerin Titanik’i’ olabilir diyor. diken.com.tr

Kaynak: 1insaat, 01.06.2014

13 Mayıs 2014 Salı

İzmir Bayraklı, yeni imar planları ve kentsel dönüşüm projeleri ile yatırımın gözdesi

Değerleme sektörünün önde gelen kuruluşlarından EVA Gayrimenkul Değerleme’nin gerçekleştirdiği geniş kapsamlı araştırmaya göre İzmir’in Bayraklı İlçesi son yıllarda yeni imar planları ve kentsel dönüşüm projeleri ile hızlı bir gelişim ve değişim gösteriyor.
 
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan Alsancak Limanı ile Karşıyaka-Turan arasında kalan 550 hektarlık bölümü kapsayan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planları’ nın ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar planlarının onaylanması ile birlikte ilçede özellikle “Salhane” olarak bilinen bölgenin son yıllarda cazibe merkezi olduğunu söyleyen İzmir EVA Gayrimenkul Değerleme Danışmanlık A.Ş. İzmir Şube Bölge Müdürü Filiz Akkaya; Yeni Kent Merkezi ilan edilen bölgede MİA(Merkezi İş Alanı), Turizm, Ticaret ve Kültür Ticaret Alanları kullanım kararları alındığını belirtiyor.
 
İstanbul’da faaliyet gösteren inşaat firmaları yatırım için Bayraklı’yı tercih ediyor
 
İmar planlarının onaylanmasının, bölgedeki imajın değişmesine, gayrimenkul yatırımlarının artmasına, genel olarak İstanbul’da faaliyet gösteren büyük inşaat firmalarının yatırımlarının bölgeye yönelmesine neden olduğunu belirten Akkaya; “ Bölgede “Mixed Use” olarak adlandırılan, birden fazla kullanım fonksiyonunu (aynı parselde ticaret, konut, turizm ve diğer fonksiyonlar) birlikte içinde barındıran, karma projeler yoğunluk kazanmaya başladı. Uygulanan karma projelere, imar planlarında belirtilen yapılaşma koşulları ile birlikte yapılan çok katlı yapılar bünyesinde zemin katlarda ticaret alanı ve AVM, üst katlarda ofis, rezidans ve otel kullanımları bulunuyor. Yatırımların bölgede hız kazanmasıyla ile birlikte kentin ve bölgenin silueti değişmeye, prestij bölgesi olmaya başladı” dedi.
 
Bayraklı Salhane bölgesinde ilk olarak “Sun Plaza” ve Sunucu Plaza” olarak bilinen ticaret+ofis kullanımını birlikte barındıran projelerin hayata geçtiğini söyleyen Akkaya; “ Söz konusu projeleri, tamamlanan ve tamamlanmak üzere olan Altınyol sahil bölgesinde yer alan “Megapol Tower”, Ankara Asfaltı üzerinde yer alan “Bayraklı Tower” ve Manas Bulvarı üzerinde yer alan eski Tekel Depolarının olduğu arazide yer alan “Folkart Tower” izledi. Son dönemde ise İş GYO’nun yatırımı ile Ege Perla, Miray İnşaat’ın yatırımı ile Mistral İzmir projelerinin inşasına başladı. Kılıçoğlu İnşaat’ın “Bayraklı City of Sunset”, projeleri planlanmaktadır” dedi. Ayrıca bölgede son dönemli İstanbul kökenli firmaların da farklı projeleri hayata geçirmek için çalıştığını ekledi.
 
Bölgede yapılan ve yapılması planlanan projelerden bazılarına ilişkin detaylar ise şöyledir:
 
Folkart Tower: 200 metre anten yüksekliğiyle Avrupa'nın  ve Türkiye'nin en yüksek 2. ikiz kulesidir. İzmir'in Bayraklı ilçesinin Adalet mahallesinde Manas Bulvarı üzerinde eski Tekel Tütün Depolarının olduğu arazi üzerindedir. 27.000 m² arsa üzerine planlanmış 150.000 m²'lik kapalı inşaat alanıyla 200 metre yüksekliğinde, 45’er katlı 2 kuleden oluşmaktadır. Bünyesinde spor alanları, alışveriş alanları, rezidanslar ve ofis katları bulunmaktadır. Proje bünyesinde 210 adet ofis, 82 adet rezidans daire bulunmaktadır. Bloklardan birinin inşası tamamlanmış olup, diğerinin 2014 yılı içerisinde tamamlanması beklenmektedir. Ofis birim metrekare satış fiyatları 2500 USD/m² ile 4000 USD/m² arasında değişmektedir. 
 
Ege Perla: 18 bin 392 metrekarelik alanda rezidans, ofis ve mağazalardan oluşacak karma proje Ege Perla, biri 29 katlı diğeri 46 olarak tasarlanan 2 adet bloktan oluşmaktadır. Proje bünyesinde yarı açık alışveriş merkezi, 111 adet rezidans daire ve 65 adet ofis tasarlanmıştır. 2015 yılı içerisinde tamamlanması planlanan proje günümüz itibari ile temel aşamasındadır. İnşaat çalışmaları devam etmektedir. Ofis birim metrekare satış fiyatları 2750 USD/m² ile 3500 USD/m² arasında değişmektedir.
 
Mistral Tower: Sabah gazetesi, Adliye, Ankara Caddesi ve Manas Bulvarı arasında kalan bölgede, 42 katlı ofis kulesi ve 33 katlı konut kulesinden oluşacak şekilde tasarlanmıştır. Proje bünyesinde 2 katlı alışveriş merkezi bulunmaktadır. Proje bünyesinde 155 adet ünite olması planlanmaktadır. Ofis metrekare satış fiyatları 2500.Dolar 3500Dolar arasında değişmektedir.
 
(Bayraklı City Of Sunset) Luvi & Megaron Tower: Adnan Kılıçoğlu İnşaat Firmasının, Bayraklı' da, Bayraklı Adliye Binasının karşısında inşa edeceği, proje İki kule şeklinde projelendirilmiş olup kuleler; 33 katlı olarak tasarlandı. Proje 209 adet ofisten oluşacak şekilde tasalandı. Proje inşaatı henüz başlamamış olup proje satışları henüz başlamamıştır.
 
Bayraklı Tower: Kavuklar İnşaat ve Miray inşaat imzasını taşıyan proje,  Bayraklı'da 24 katlı tek blok halinde inşa edilmiştir.  6839 m2 arsa alanı üzerinde, 41.000 m2 proje alanı bulunmakta olup,  171 adet ofisten oluşmaktadır.  İnşaat tamamlanmış olup,  zemin katta çarşı alanı ve food Court katı, fitness imkanları ve Roof Top Bar katı bulunmaktadır. Proje içerisinde;  “Migros”, “Caribou Coffe”, ‘'Keyvani'' ile ‘'12 Ocakbaşı'' restoranı, Bayraklı Tower içerisinde yerlerini almışlardır. Ofis birim metrekare satış fiyatları 2000 USD/m² ile 3000 USD/m² arasında değişmektedir.                                                        
 
Megapol Towers: Megapol İnşaat tarafından Karşıyaka Altınyol üzerinde inşa edilmiş olan iş merkezi projesi Megapol Tower,  4.320 metrekare alan üzerinde, 26 katlı olarak, toplam 31.250 metrekare inşaat alanlıdır. Üç farklı tipte, teras alternatifli ofisleri, 260 araç kapasiteli otoparkı, kokteyl ve sergi salonu, bodrum ve zemin katta 3.000 metrekare çok amaçlı mağaza alanı bulunmaktadır. İzmir limanına ve Körfez'e hakim bir lokasyonda bulunmaktadır. 19 farklı tipte ofis bulunmakta olup, alanları 580 ila 805 metrekare arasında değişmektedir. Ofis birim metrekare satış fiyatları ortalama 4000 TL/m² civarındadır.
 
Salhane-Bayraklı-Liman Arkası Karma projelerde genel ortalama incelendiğinde, ofis ve rezidans ortalama paçal satış değerinin, yapılan projenin konumu, markası, işçilik kalitesi, kullanılan malzeme ve alan büyüklüğüne bağlı olarak 3500 -8000 TL/m² aralığında olduğu görülmektedir. Bölgede arsaların m2 birim değerleri ise bölge içerisindeki konumu, imar uygulaması görüp görmemiş olması, büyüklüğü gibi faktörlere bağlı olarak 2.500.-TL ile 7.500.-TL civarında değişmektedir. 
 
Yeni kent merkezi olarak planlanan Salhane bölgesinin etkileşim alanı içerisinde yer alan Manavkuyu-Mansuroğlu bölgesinde de planların tamamlanması ve projelerin başlaması ile birlikte gayrimenkul değerlerinde ciddi artışlar yaşanmıştır. İzmir Adliyesinin bölgeye gelmesi ile başlayan ve yukarıda bahsi geçen yatırımların bölgeye gelmesi ile birlikte bölgede var olan yapılarda ofis kullanımına dönüşümün yaşandığı, ofis ve konut kullanımının birlikte tasarlandığı küçük ölçekli projelerin realize edildiği görülmektedir. Yaşanan gelişim ve değişime bağlı olarak 10-15 yıllık yapılarda yer alan konutların m2 birim değerleri 1200.-TL ile 1300.-TL civarında iken 1500.-TL ile 1700.-TL civarına yükseldiği, yeni yapılarda istenen fiyatların ise 2000.-TL ile 3500.-TL seviyesine yükseldiği tespit edilmiştir. Bölgede arsa değerleri ise Salhane bölgesine ve ana artere yakınlık, imar durumu, yüzölçümü gibi faktörlere bağlı olarak 2000.-TL ile 3000.-TL civarındadır. 
 
Manavkuyu bölgesinin yanı sıra bölgenin etkileşim alanı dahilinde olan komşu ilçe konumundaki Bornova’da da gelişim değişim hızlanmıştır. Bölgede, ana arter niteliğinde olan Ankara Asfaltı üzerinde ve Yeşilova-Mevlana Mahalleleri bölgesinde lüks konut yatırımlarında artış yaşanmaktadır. Ankara Asfaltı üzerinde Avcılar İnşaat tarafından inşaat çalışmalarına başlanan Lobi Parlas projesi, Forum Bornova-Yeşilova bölgesinde inşaatı devam eden Myvia 414 projesi, inşatı tamamlanan Loft Evleri ve Plaza Nova Evleri bölgede yapılan başlıca yatırımlardır. Bu bölgede yapılan yatırımlar bölgenin gelişiminin yavaş olması, çarpık yapılaşmaya yakın konumda yer alması, yakın çevresinde 2 ayrı üniversitenin bulunması nedeni ile daha çok öğrencilerin talep gösterdiği ve kiralamanın daha yoğun olduğu bir bölge haline gelmiştir. Bölgede m2 birim değerlerinin konum, site özellikleri, marka, malzeme kalitesi ve alan özelliklerine bağlı olarak 2000.- 3500.-TL/m² bandındadır.  Söz konusu bölgede arsa değerleri ise, konum, imar durumu, yüzölçümü, uygulama görüp görmemesine bağlı olarak  1800.-TL ile 3000.-TL civarında  değişmektedir.
 
Genel hatları ile belirtilen özellikleri itibari ile projelerin tamamlanması durumunda bölgenin siluetinde ve prestijinde ciddi bir değişim yaşanacağını ifade eden Akkaya; “Proje özelliklerinden de anlaşılacağı üzere bölgede tamamlanan, inşaatı devam eden ve yatırım planlaması yapılan projelerin hayata geçmesi ile birlikte, bölgeye ciddi bir nüfus ve trafik yüklemesi yapılacak. Ayrıca, İzmir Metropolünün ekonomik koşulları ve potansiyelleri dikkate alındığında arzla doğru orantılı talep oluşup oluşmayacağı, yapılan yatırımlarda doluluk oranının ne seviyede olacağı zaman içerisinde netleşecek. Bu süreç içerisinde bölgenin ulaşım ve trafik planlamasının, alt yapı yatırımlarının doğru ve geleceğe yönelik yapılması da büyük önem arz etmektedir” şeklinde konuştu.
 
Kaynak: Emlak Pencerem, 12.05.2014

6 Mayıs 2014 Salı

'Sadece Datça değil, Fethiye, Dalaman, Köyceğiz de...'

TMMOB, Datça'da Çevre Planı revizyonuna itiraz etti: Sadece Datça değil, Fethiye, Dalaman, Köyceğiz ile ilgili de yeni planlar yapılmış. Yapılaşma yasağı olan kıyı bandı imara açılıyor. Kaçaklara af getiriliyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Datça Bozburun’da yapılaşmanın önünü açan plan revizyonu tartışılırken, Türkiye Mimar ve Mühendisler Odaları Birliği (TMMOB) 1 Nisan’da askıya çıkan Çevre Düzeni Planı revizyonuna itiraz etti. TMMOB itirazında, plan değişikliğiyle ‘turizm tesis alanlarının genişletildiğini ve gizli yapılaşmanın önünün açıldığını’ öne sürdü.
TMMOB, büyük tartışma yaratan Datça’daki revizyonla ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Muğla İl Müdürlüğü’ne itirazda bulundu. TMMOB, itiraz dilekçesinde planın hiçbir yerden görüş alınmadan dayatmayla oluşturulduğunu savundu. TMMOB, itiraz dilekçesinde şu noktalara dikkat çekti:
“1/25.000 ölçekli Datça-Bozburun Çevre Düzeni Planı Revizyonu’nun, güncellenmiş, arkeolojik, kentsel ve doğal SİT sınırlarına göre hazırlanmadığı görülmüştür. Bu planda Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun görüşüne de rastlanmadığından Koruma Kanunu’na aykırıdır. Doğal ve arkeolojik SİT derecelerinde değişiklik yapılarak bu alanlarda turizm alanları, yerleşim alanları, günübirlik alanlar ve kamping alanlarının planlandığı görülmüştür. Maden ocakları işletme ve rezerv alanları planda gösterim olarak işaretlenmiş olup bu konuda verilmiş ruhsat ve izinlerden bahsedilmediği gibi, orman alanında gösterilen maden alanlarının ne kadarlık alana yayılacağı koordinatlarla birlikte planda açıklanmalıdır.
Çeşitli koylarda planlanan günübirlik tesis alanlarının ve kamping alanlarının daha sonraki süreçlerde amacının dışına çıkılarak farklı kullanımlara dönüşeceği endişesi oluşmuştur. Örneğin, Hisarönü Körfezi’nde SİT paftalarında 1. derece doğal SİT alanı olarak belirlenmiş koylarda kamping alanları oluşturulmuştur. Yine günübirlik alanlarda yüksek yapı yoğunluğu önerilmektedir. Çok küçük ve korunan koylardaki günübirlik tesis alanları iptal edilebilir. Plan, gizli bir yapılaşmanın önünü açabilir. Tüm bölgede turizm tesis alanları genişletilmiştir.”

Dava açılacak

TMMOB Mimarlar Odası Başkanı Eyüp Muhçu, planla ilgili dava hazırlığında olduklarını belirterek şunları söyledi: “Sadece Datça değil, Fethiye, Dalaman, Köyceğiz gibi kıyı alanlarıyla ilgili de yeni planlar yapılmış. Onların da kısa sürede askıya çıkacağıyla ilgili bilgiler geliyor. Kıyı Yasası gereği kıyı bandında yapılaşma yasağı var. Datça’da başlatılan yeni planlarla yapı yasağı olan yerler imara açılıyor. Kıyılarda ayrıca kamuya ait dinlenme tesisleri var, bu tesislerin yıkılıp yapılaşmaya açılmasının da önü açılmış oluyor. ‘Dinlenme tesisi’ yerine ‘turizm, ticaret merkezi’ planlanıyor. Kıyıdaki kamu tesislerinin dışında fiilen yapılan binalar var. Yeni planlar bu gibi yapılara da af getirebilir. Otel ve işyeri gibi kaçak binalar var. Bunlar da yasallaştırılabilir. Datça’daki planlar bu işin başlangıcı.”
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Baran Bozoğlu ise “Büyük oteller yaygınlaşacak. Plan, bölgeyi ranta açma sürecinin tam hız devam ettiğinin göstergesi” dedi.

Kaynak: Radikal, 06.05.2014

Datça'da ne olacak?

Muğla Mimarlar Odası üyesi Necati Sağır Çevre Bakanlığı'nın yeni çevre düzeni planını DHA'ya değerlendirdi: Büyük yatırımcı parselleri toplayacak, küçük yatırımcının turizm şansı kalmayacak. Milyonlarca yılda oluşan tarım arazileri amaç dışı kullanılacak. Knidos'un yanı başındaki marina, yapılaşma ve kirlilik getirecek.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü'nün, Datça-Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi'ne ait yeni 1/25 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı Revizyon kararları tepki topladı. 1 Mayıs'ta askıdan indirilen yeni plan, küçük yatırımcının turizm yapmasını engelleyeceği öne sürüldü. Muğla Mimarlar Odası üyesi Necati Sağır, plan hakkında DHA’ya çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Daha önceki planda, turizm tesis alanlarında ifrazdan sonra oluşacak parsellerin 2 bin metrekareye yakın olacağı hükmünün yer aldığını hatırlatan Sağır, şöyle dedi:

BÜYÜK YATIRIMCI PARSELLERİ TOPLAR

"2 bin metrekarelik turizm tesis parsellerini oradaki yöre insanı, kendi başına bir turizm tesisi haline getirebilir. İmkanları buna el verir. Ama orada büyük turizm parselleri oluşturulursa ki planda bununla ilgili açıklayıcı bilgi yok. Yani, parselin sınırını söylemiyor. Bu alanlarda turizm bakanlığından belgeli proje olmadan tesis yapılayacağı vurgulanıyor. Kısacası yöre insanının turizm faaliyeti yapması engelleniyor. Çünkü yöre insanının, turizm bakanlığından tescilli turizm tesisi yapmaya maddi gücü yetmeyecektir. Yöre insanı buralarda, küçük parselleri sahipler. Bir iki dönümlük arazileri var. Eğer, 30 dönümlük bir otel parseli oluşturulursa, hisse sahiplerinin bir araya gelerek yatırım yapmaları söz konusu olmaz. Böyle olunca, büyük yatırımcı bu parselleri toplayacak. Yerli insan ister istemez arka plana gitmek zorunda kalacak. Bir kısmı belki arsalarını satacak."

DOĞAL SİTLER KORUNACAK

Planda arka kısımlar için de yeni bir anlayış getirildiğine dikkat çeken Sağır, yöre insanlarına, 'Agro turizmi' olarak nitelendirilen yeni tarıma dayalı turizm yapılması önerildiğini söyledi. Sağır, şöyle devam etti: "Bunun için de bir takım kolaylıklar getirilmiş. Plan esas itibariyle, yarımadaya girdiyi sağlayan turizm yatırımlarını, yöre insanının işletemeyeceğini öngörüyor. Doğal SİT alanlarının korunması planın olumlu yönlerinden birini oluşturuyor. Doğal SİT'lerde arazi kapatma peşinde koşanlar, istedikleri sonucu alamayacaklar."

"TARIM ARAZİLERİNE TESİS YAPILMASIN"
Kişisel olarak birinci derece tarım arazilerinde, turizm tesis alanlarının oluşturulmasına karşı olduğunu belirtirten Sağır, "Mesudiye Ovası, Palamutbükü Ovası ve Kızlanaltı milyonlarca yılda oluşan tarım arazileridir. Tarım arazilerinin imara açılması kadar yanlış bir durum olamaz" dedi. Sağır, Knidos Antik Kenti"ne çok yakın olan Bağlarözü"ne marina yapılacak olmasının kirlliğe ve yapılaşmaya neden olacağını da belirttti.

DATÇA’NIN DOĞAL GÜZELİKLERİ YAPILAŞMAYA AÇILACAK

Sağır, “Marina demek, yapılaşma demektir. Bağlarözü bu anlamda yapılaşmaya açılacaktır. Ve oranın doğal ve tarihi SİT özelliklerine darbe vuracaktır. Yine Knidos’un kuzey tarafından yer alan Değirmenbükü Mevkisi planda balıkçı barınağı olarak işlenmiştir. Orada herhangi bir yerleşim yoktur, balıkçı da yoktur. Barınağı neden olsun? Buradan başka bir anlam çıkarmak zorunda kalıyoruz. Acaba buraları birileri için yapılaşmaya mı açılacak sorusu akla geliyor” diye konuştu.

KARGI NEDEN ÖNEMLİ?
Datça’ya 5 kilometre mesafedeki Kargı Koyu bölgesinin de imara açılacağını ifade eden Sağır, “Çok bakir bir koy olan bu bölge, yerleşim alanı olarak planda işaretlenmiştir. Daha önce koruma bölgesi idi. Anıtlar Kurulu’na dayalı bir plan vardı. Bu plan ortadan kaldırıldı. 3 üncü derece arkeolojik SİT olma hasebiyle Kentsel SİT adı altında yerleşime açık hale getirilmiştir. Bu da oranın doğal sazlık, azmaklar, sulak alan ve aynı zamanda arkeolojik özelliklerine zarar veren bir durum yaratacaktır” dedi.
Türkiye genelinde 13 koruma bölgesinin bulunduğuna değinen Sağır, “Datça-Bozburun yarımadası da 13 bölgeden biridir. Doğal yaşamı ile korumaya uygun bir bölge olduğu için, korunacak miraslar listesine alınmıştır. Koruma planları, her şeye kapalı anlamına gelmez. Burada koruma ve kullanma prensibine uygun planlama ilkesi ile hareket edilmesi gerekir. Kullanma ve korumanın bir bütünlüğü olmalıdır. Öyle bir plan olmalı ki, hem kullanmaya hizmet edecek, hem de aynı zamanda da tabiat özelliklerini bozmayacak özellikte olmalıdır” diye konuştu.
Sağır, itirazların bakanlık tarafından değerlendirmeye alınacağını ve istekler doğrultusunda yeni bir düzenleme yapılacağını umut ettiğini de sözlerine ekledi.

Kaynak: Radikal, 05.05.2014

Sıra Datça'da...

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Datça- Bozburun yarımadasında 'imar' atağına kalktı. Ev pansiyonculuğu ve butik otellerin yer aldığı koylar otel turizmi, marina ve konut yerleşimine açılıyor: Knidos'un yakınına marina, Palamutbükü'ne büyük oteller geliyor. Kargı Koyu imara açılacak.

Datça’nın koylarının yeni imar atağıyla baştan sona değişeceği iddia edildi. Cumhuriyet Gazetesi yazarı Çiğdem Toker, Datça-Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi 1/25 000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Revizyonu Plan Hükümleri’yle Datça’da yaşanacak değişimleri yazdı. Toker, plan hükümlerini Datça Mimarlar Odası’ndan Necati Sağır’a sordu:
“Palamutbükü, Mesudiye gibi Datça’nın en “mutena” koyları turizm tesis alanları olarak tanımlandı. Daha önce de tanımlanmıştı. Ama şimdi “otel turizmi” getirilerek yapılaşma verilecek.
Anlamı: Bugüne kadar pansiyonculuk ve en çok butik otele verilen izin, büyük parseller için büyük otelleri kapsayacak biçimde geçerli olacak. Yerli halk, kendi yerinden fiilen kovulmuş olacak. Ekmeğinden edilecek. O sahillere herkes elini kolunu sallayarak özgürce giremeyecek. Herkesin sahilleri, “paket tur” satın alanların paralı sahiline dönüşecek.
- Knidos antik kentine çok yakın mesafedeki Bağlarözü’ne marina yapılacak.
Anlamı: 1. derecede arkeolojik koruma altındaki bu alana marina, yapılaşma ve kirlilik anlamına gelecek.
- Kargı Koyu konut yerleşimine açılacak.
Anlamı: Datça’da İskele Mahallesi’ne çok yakın bu alan sazlık ve sulak özelliğiyle çok özel, değerli bir alan. 3. derecede arkeolojik sit. Kentsel yerleşime uygun bir alan değil.
- Agro turizmi “İyi bir şey” gibi gösterilen “ziraat turizmi” de yeni bir düzenleme olarak planın içinde yer alıyor.
Anlamı: İktidar diyor ki, “Biz sahilleri büyük turizm tesislerine açalım. Buranın asıl sahipleri, pansiyoncular, arkaya geçip orada bahçeyle tarlayla uğraşsın.”
Köylüler de soruyor: “İyi de içme suyumuz yokken, ‘tarım turizmi’ yapın diye gösterdiğiniz araziyi nasıl sulayacağız?”

1 MAYIS'TA SÜRE DOLDU
Toker’in verdiği bilgiye göre Datça-Bozburun yarımadası ile ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın “revize plan” için tanıdığı “askı süresi” 1 Mayıs’ta doldu. Datça İnşaat Mühendisleri Odası, Datça Mimarlar Odası; Mesudiye Muhtarlığı’nın yanı sıra, Necati Sağır’ın ifadesiyle “Yerli halktan da 400’e yakın” itiraz başvurusu, sonucu beklemeye başladı. (radikal.com.tr)

Kaynak: Radikal, 05.05.2014

3 Mart 2014 Pazartesi

Asma köprü arsa piyasasını hareketlendirdi

İstanbul'dan İzmir'e ulaşımı 4 saate indirecek olan Gebze-Bursa-İzmir Otoyolu Projesi, satılık arsa ilanlarını artırdı.

İSTANBUL - Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en maliyetli projelerinden olan Gebze-Bursa- İzmir otoyolu projesi inşaatı tüm hızıyla sürüyor.
Gebze-Orhangazi-Bursa ve Kemalpaşa-İzmir kesimlerinin yüzde 30'luk kısmı bitti. 2015 yılı sonu itibariyle İzmit Körfez geçişi asma köprüsü, Gebze-Gemlik kesimi ve Kemalpaşa-İzmir kesimindeki çalışmaların tamamlanması hedefleniyor.
EN YÜKSEK ARTIŞ YALOVA VE KOCAELİ'NDEGebze-Bursa-İzmir Otoyolu Projesi'nin temeli 2010 sonunda atılmıştı. İnşaat ilerledikçe proje kapsamına giren illerde emlak sektörü hareketlenmeye başladı. Hurriyetemlak.com'dan alınan verilere göre; İzmir, Bursa, Balıkesir, Yalova ve Kocaeli'nde satılık arsa ilanlarında artış var. Son bir yıllık ilan sayısı artışına bakıldığında; Yalova ve Kocaeli ilk sırada. Her iki ilde de satılık arsa ilanlarının sayısı bir yılda 2,3 kat artış göstermiş durumda. İzmir'de satılık arsa ilanları 1,3 kat, Bursa'da 2 kat artış gösterirken, Balıkesir'deki artış 1,2 kat olarak belirlendi.
ARSA FİYATLARI YÜZDE 35 ARTTIHurriyetemlak.com Emlak Endeksi'ne göre; Bursa'da satılık arsa fiyatları son 1 yılda yüzde 35 arttı ve metrekaresi 26 liraya ulaştı. Satılık konutların metrekare ortalaması ise yüzde 4 artışla 1.144 lira oldu. Kiralık konutlarda ise son 1 yılda artış yüzde 4 ve ortalama fiyat 6 lira. Amortisman süresinin 17 yıl olduğu ilde fiyatı artan ilçeler arasında son 1 aya bakıldığında Mudanya ilk sırada. İlçede konut fiyatları yüzde 3,3 artış göstererek 1.033 lira oldu. İkinci sırada yüzde 2,4 artışla Nilüfer, üçüncü sıradaysa yüzde 1,2 artışla Osmangazi geliyor. Amortimsan süresinde de Osmangazi 16 yıl ile ilk sırada göze çarparken, Nilüfer’de bu süre 19 yıl olarak belirlendi.
İZMİR'DE SON DURUMHurriyetemlak.com Emlak Endeksi'ne göre; İstanbul'dan ulaşımın 4 saate düşeceği İzmir’de konut fiyatları son 1 yılda yüzde 12 arttı ve ortalama metrekare fiyatı 1.630 liraya ulaştı. Kiralık konutların metrekare ortalaması ise yüzde 10 arttı ve 8 lira oldu. İlde amortisman süresi 18 yıl olarak belirlendi. İzmir’de fiyatların son 1 ayda en çok arttığı ilçe Çeşme. İlçede satılık konutların metrekare ortalaması 3.611 lira oldu. Balçova ve Urla’da ise fiyatlar son 1 ayda yüzde 3,9 yükseldi. İzmir'de satılık arsa fiyatları ise son 1 yılda yüzde 19 artarak metrekaresi 49 liraya ulaştı.