ofis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ofis etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Nisan 2015 Cumartesi

Bayraklı Tower'a Mimari Bakış

Rüzgarla Şekillenen

KREATİF MİMARLIK’IN TASARLADIĞI, GÜNEŞLENME VE RÜZGAR KOŞULLARINA GÖRE BİÇİMLENEN İZMİR’DEKİ BAYRAKLI TOWER, BÖLGENİN İLK YÜKSEK YAPISI. OFİSLE BİRLİKTE SOSYAL VE TİCARİ ALANLARIN YER ALDIĞI BAYRAKLI TOWER, İZMİR'E YUKARIDAN BAKIŞ SUNUYOR.

XXI Mimarlık Dergisi'nin internet yayınından alınan bir yazı

Bornova’nın hemen doğusunda, Ankara Caddesi üzerinde yer alan Bayraklı Tower, İzmir Körfezi’ne ve metro hattına yakınlığı ile oldukça cazip bir konumda bulunuyor. Bayraklı Tower bölgedeki ilk yüksek yapı. Bu nedenle kulenin kütle tasarımında etrafındaki kent dokusuna etki eden hakim rüzgar ve güneşlenme koşullarını değiştireceğini göz önünde bulundurduk. Rüzgar analizlerinin sonucunu, binanın önünden geçen ve yoğun şekilde kullanılan karayolunu ve onun gürültüsünü de dikkate alarak kuleyi yoldan olabildiğince geriye konumlandırdık. Rüzgar analizlerine göre kulenin formunu oluşturduk. Bayraklı Tower’da çalışanların ve tüm İzmirlilerin kullanabileceği sosyal ve ticari alanları akılcı bir tasarımla mümkün olanın iki katına çıkarmayı amaçladık. İleride oldukça etkin bir yaya ve ulaşım aksı olacağı şimdiden belli olan bu caddedeki yayalar için sokak kotunda geniş cepheleri ile büyük mağazaların yer alacağı bir alan ayrıldı. Kaldırım sınırından oldukça geriye çekerek yarattığımız küçük meydanın caddede çok önemli bir toplanma ve buluşma mekanı olmasını öngörüyoruz. Zemin kotun üstündeyse yine hem ofis bloğunda çalışanlara hem de tüm İzmirlilere açık olan yemek alanlarının yer aldığı sosyal kat bulunuyor. Bu katın uzantısı olan teras ise insanları karayolunun gürültüsü ve karmaşasından uzaklaştıran kısa süreli bir dinlenme alanı olarak tasarlandı. Oldukça geniş olan bu teras alanında farklı eğimli yüzeylerle daha dinamik ve kısmi olarak yeşillendirilen yapay bir topoğrafya yarattık. Bu eğimli yüzeyler aynı zamanda zemin kattaki mağazalarda daha geniş ve sıra dışı bir iç mekan yaratılmasına imkan verdi.

Bodrum katlarındaki 290 araçlık otoparktan doğrudan ulaşılabilen ofis bloğu, projenin en önemli unsuru. Oldukça rasyonel bir taşıyıcı sisteme sahip olmasına rağmen kiralanabilir ofis alanlarını farklı büyüklüklerde farklı çeşitlemelere imkan verecek esnekliğe sahip şekilde planladık. Her ofisin küçük bir mutfak birimi ve banyoya sahip olduğu Bayraklı Tower’da kiracılar İzmir’in sıcak ikliminde duş imkanına ve kendi ofis alanlarına ait bağımsız klima sistemine sahip olabiliyorlar.

Ofis kiracılarına hizmet edecek şekilde tasarlanan spor salonunu, toplantı ve seminer odalarını tüm kiracılar tarafından ortak kullanılabilir mekanlar olarak kurguladık. Ofis bloğunun cephesi, dikdörtgen prizmanın alışıldık kütlesini deforme eden bir yaklaşımla ele alındı. Bu eğik yüzeyler aynı zamanda iç mekanlarda akustik bir yarar da sağlıyor. Giydirme cam cephelere asılı yatay bronz renkli metal bantlar ise İzmir’in sert güneş ışığının süzülerek içeri kontrollü bir şekilde alınmasını sağlıyor.
Kuledeki bu güneş kırıcı yüzeyler güney, doğu ve batı cephelerinde sık bir şekilde yer alarak güneş ışığını kontrollü bir şekilde içeri alırken kuzey cephede gittikçe seyrekleşerek tamamen yok oluyor. Doğuşundan batışına dek güneşin tüm hareketine şahit olan üç cephedeki güneş kırıcıların bu değişken dokusu aydınlatma senaryosuna da referans veriyor. Güneşin batışından doğumuna kadar geçen süre içinde otomasyonla kontrol edilen yatay ışık bantları bir döngü içinde kütlenin etrafındaki ışık şiddetini azaltarak bu senaryoyu gece de canlandırıyor.


Proje künyesi
tasarım ekibi:
A.Volkan, S.Cengiç, O.Arat, E. Ilıcalı, M.Turunç

yer:
İzmir

proje tarihi:
2010 - 2011

inşaat tarihi:
2011 - 2012

işveren:
Kavuklar A.Ş. - Miray İnşaat

kapalı alan:
40.000,00 m²

statik proje:
Barma Mühendislik

mekanik proje:
RLC Elektrik

elektrik projesi:
ÖĞE Mühendislik

peyzaj projesi:
AN Peyzaj

cephe danışmanı:
AXIS Facades

aydınlatma danışmanı:
Studio Lightning Design
 

10 Nisan 2014 Perşembe

İzmir, “Gökdelenler Bölgesi" ile Görünümünü Tazeliyor

Karma projeler, planlama içerisinde “Mixed Use” olarak adlandırılan, birden fazla kullanım fonksiyonunu içinde barındıran projelerdir. Aynı parselde veya bitişik parsellerde ticaret, konaklama, konut ve diğer fonksiyonların birlikte yer alması durumudur.

İzmir’de son beş yılda rezidans projelerinin hız kazanması ve buna paralel olarak özellikle şehir merkezinde çok katlı, nitelikli, ofis ve rezidans açığını karşılayacak arazinin bulunamaması, Çankaya-Pasaport-Alsancak-Bayraklı-Karşıyaka aksında yeni alanlara ihtiyaç duyulmasına sebep olmaktadır. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Alsancak Limanı ile Karşıyaka-Turan arasında kalan 550 hektarlık alanı gökdelenler bölgesi olarak imara açmıştır. Planlanan yeni kent merkezi iş alanının (MİA) söz konusu açığı kapatması beklenmektedir. Bu durum İzmir’de karma projelerin gelişiminin temelini oluşturmuş olup, İzmir ilini prestiji, yenilenen imajı, modern görünümü ve gelişimi ile ön plana taşıyacak adımlardan biri olmuştur. İzmir, "Yeni Kent Merkezi" ile ilgili imar planlarının onaylanması ile gayrimenkul sektörü açısından öncelikli yatırım alanları ile öne çıkmıştır. Bu durum ile yeni kent merkezi olmak üzere İzmir'in genelinde ön görülen gayrimenkul projelerinin kente milyar doların üzerinde yatırım getireceği görülmektedir. Bununla beraber birçok firma yeni kent merkezindeki boş alanlara karma kullanım projeler için yatırım yapmıştır. Bu çerçevede İzmir’de inşaatı tamamlanan faal, yapılması planlanan ve inşa aşamasında birçok proje yer almaktadır.

Yeni kent merkezinde yaygınlaşmaya başlayan bu kullanım alanları içerisinde “Otel+Rezidans+AVM+Ofis” kullanımları da yer almaktadır. İzmir içerisinde yapılan projelerin eğilimi de bu kullanımlar üzerinde yoğunlaşmaktadır. Karma kullanım projelerinde tüm kentlerde olduğu gibi İzmir’de de fonksiyonların dağılımı önem arz etmekte olup, bu dağılım konu proje alanının sahip olduğu imar hakları ve plan notları ile doğrudan ilişkili olmaktadır. Karma kullanım projelerinde fonksiyon dağılım yüzdelerini doğru dağıtmak, yapılan projelerde beklenen gelirin alınmasında büyük önem taşımaktadır. İzmir ilinde yapılan karma projelerin gelişimi; İzmir yeni kent merkezinde köhneleşmiş ticaret alanları ve eski fabrika alanlarının bulunduğu Salhane, Bayraklı, Turan bölgelerinde yoğunlaşmış olup, kentsel dönüşüm alanları olarak adlandırılan ve yeni gelişim alanları olarak yeniden canlandırılması beklenen alanlarda devam etmektedir.

Uygulanan karma projelerde imar hakkından doğan çok katlı binalar içerisinde tüm fonksiyonların bir arada kullanılması planlanmaktadır. Yapılan projelerin zemin katlarında genellikle Ticaret Alanı+AVM olarak kullanım alanları oluşturulurken, bunu diğer katlarda ofis, rezidans ve otel kullanımları takip etmektedir. Tüm fonksiyonları ve ihtiyaçları içerisinde barındıran projeler A sınıfı işçilik kalitesi ile inşa edilmektedir. İstanbul’da olduğu gibi İzmir’de de yabancıların bu projelere eğilimi bulunmaktadır. Uygulanan veya plan aşamasında, proje aşamasında olan projelerin satış hızından da anlaşılabileceği gibi, oldukça hızlı bir süreç yaşanmaktadır.

Bir karma kullanım projesinden bahsedilmek için en önemli husus parselin imar durumunun karma projeye izin verip vermemesi olmakla birlikte, arsanın büyüklüğü ve konumu önem arz etmektedir. Bu anlamda uygulanan ve uygulanacak olan projenin talebe karşılık verebilecek tipleri içerisinde barındırıyor olması gerekmektedir. Tiplerin yüzde oranlarının doğru karar verilmesi ve fonksiyonel dağılımların bu çerçevede uygun olarak ayrılması gerekmektedir. İzmir genelindeki projelerdeki fonksiyonel dağılım yüzdelerine bakıldığında, genel ortalamada %20-30 oranında Otel, %15-20 oranında AVM, %50-60 oranında rezidans ve ofis kullanımlarına ayrılmaktadır.

Son beş yıl içerisinde yeni planlar ile gelen plan kararları İzmir’in çehresini değiştirmiş olup, özellikle yeni kent merkezinde gökdelenlerin yükseldiği görülmektedir. Kentin eski yapısının yanında, körfezde yeni planlama bölgelerinde çok katlı yapıların yükseldiği ve kentin siluetinin değiştiği görülmektedir. Yeni kent merkezinde bu değişim net olarak fark edilmektedir. Bu projelerin ilgi görmeye başlamasındaki en önemli etkenler, bu tarz projelerdeki farklı getiri ve gayrimenkul seçeneklerini bir arada sunmak anlamında çeşitliliğin oluşması ve bir ofis veya bir rezidans satılmasından öte bir yaşam ve prestij pazarlanması olarak görülmesidir. Yapılan projelerde proje aşamasında %15-30 oranında satışların gerçekleşiyor olması bunun en önemli göstergesidir. Tüm bunlar düşünüldüğünde, karma projelere talebin bulunması İzmir içerisinde bu tarz projelere yönelimin devam edeceğini göstermektedir.

İzmir yeni kent merkezindeki bazı projelere ait künyeler aşağıdaki gibidir;

Megapol Tower inşaatı 2013 yılı içinde tamamlanmış olup, proje kapsamında 26 katlı yapının her katında birer adet ofis olmak üzere toplam 26 adet nitelikli ofis ihtiyacını karşılamıştır.
Ege Perla projesinde, 21 ve 38 katlı iki kule olacağı belirtiliyor. Projenin konut ve home ofis bölümünde 16 farklı tipte 176 ünite planlanmaktadır. Projenin 2013 yılında temelleri atılmış olup, 2012 yılı Eylül ayının 2. haftası satışa çıkan Ege Perla’nın 2015 yılı içerisinde satışlarının tamamlaması beklenmektedir. Satışların 2014 yılı başı itibariyle yaklaşık % 70’inin tamamlanmıştır.

Mistral Yapı Gayrimenkul Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Sabah Gazetesi arkasındaki tır parkı alanına yapılan yatırımlar devam etmektedir. Konu arazide temel çalışmaları devam etmekte olup, 47 ve 37 katlı olmak üzere 2 kule planlanmaktadır. Projede yaklaşık 155 adet ofis ünitesi olması planlanmaktadır.
Kılıçoğlu İnşaat Yeni Kent Merkezinde 2 adet ofis kulesi planlamakta olup, 33’er katlı olacağı planlanmaktadır. Konu projede 200 adet üzerinde ofis ünitesi olması planlanmaktadır.
Tekfen-OZ ve Rönesans Alışveriş Merkezi de eski SEK Süt Fabrikası'nın bulunduğu alana konut, ofis ve alışveriş merkezinden oluşan çok fonksiyonlu bir yapı kurmayı planlamakta olup, toplam yatırımın 250 milyon dolar olacağı düşünülmektedir. Turan bölgesinde Rönesans Gayrimenkul Yatırım A.Ş.’nin planlamakta olduğu yatırımlar bulunmaktadır. Karma konsept olarak planlanan projede “Rezidans, Ofis, Home Ofis ve Ticaret” fonksiyonlarının kullanılması planlanmaktadır.
Karma projelerde genel ortalama incelendiğinde, ofis ve rezidans ortalama paçal satış değerinin, yapılan projenin konumu, markası, işçilik kalitesi, kullanılan malzeme ve alan büyüklüğüne bağlı olarak 2.500 -3.000 USD/m² aralığında olduğu görülmektedir.

Kaynak: Star Gazete, 09.04.2014