Kamu Özel Ortaklığı'nın açtığı ihalenin bin 775'inci turunda, yıllık 177 milyon 990 bin lira kira bedeli almayı içeren teklifi veren ortaklık ipi göğüsledi
İzmir'de sağlık sektörünün en büyük yatırımlarından biri olan, 2060 yatak kapasiteli Bayraklı Entegre Sağlık Kampusü'nün yapım ihalesini Türkerler İnşaat-Gama Holding A.Ş. iş ortaklığı kazandı. Ortaklık, ihaleyi, bin 775 tur sonunda, yıllık 177 milyon 990 bin TL "Her Şey Dahil Yıllık Kira Bedeli" ile kazandı. Buna göre, ihaleyi kazanan Türkerler-Gama ortaklığı, entegre sağlık kampusünü hem yapacak hem de 25 yıl süreyle işletecek. Yapım süresi 36 ay sürecek. İnşaat bittikten sonra geri kalan 22 yıl için Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan her şey dahil yıllık 177 milyon 990 bin TL kira alacaklar.
Hastane ve ticari alan
Sağlık Bakanlığı Kamu Özel Ortaklığı Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen ihale 5 saat sürdü. Açık eksiltme usulü ile yapılan ihale, 242 milyon 262 bin 560 TL bedelle başlayıp, 10'ar bin TL'lik indirimlerle, 500'üncü turda 219 milyon 710 bin TL, 1000'inci turda 206 milyon 70 bin TL, bin 775. turda ise 177 milyon 990 bin TL'ye ulaşıldı. Bu rakamı veren Türkerler İnşaat-Gama Holding A.Ş. İş Ortaklığı ihaleyi kazandı. Sağlık kampusü, 573 bin metrekare kapalı alanda toplam 2 bin 60 yataktan oluşuyor. Son teknoloji cihaz ve ekipmanların, yenilikçi enerji çözümlerinin ve akıllı bina sistemlerinin kullanılacağı proje genel hastane, KVC hastanesi, kadın doğum ve çocuk hastanesi, onkoloji hastanesi, yüksek güvenlikli adli psikiyatri hastanesi ve ticari alanlardan oluşuyor.
36 ayda tamamlanacak
Proje kapsamında Türkerler-Gama İş Ortaklığı, inşaatın yanı sıra mobilya ve medikal ekipmanı da temin edecek ve işletme süresi olan 25 yıl boyunca bina, mobilya ve ekipmanların bakım onarımını yapacak ve çeşitli hizmetleri verecek. Kampusün inşaatı 36 ayda tamamlanacak ve proje bittiğinde dünyanın en büyük 10 sağlık kompleksinden bir tanesi İzmir'de hizmet vermeye başlayacak.
Farklı alanlarda çalışmaları var
Türkerler Holding, geçtiğimiz yıl dünyanın en büyük 3 sağlık kompleksinden bir tanesi olarak kabul edilen 3 bin 566 yataklı Etlik Entegre Sağlık Kampusü ihalesini İtalyan Astaldi firması ile birlikte kazanmıştı. Türkerler, İzmir'de Park Yaşam Mavişehir Projesi'ni hayata geçiriyor ve İzmir Doğalgaz Dağıtım Şirketi İzmirgaz'ın büyük hissedarları arasında bulunuyor. Başta Türkiye ve Rusya olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde büyük inşaat ve mühendislik projelerine imza atan Gama Holding ise "Marmaray İstanbul Boğazı Demiryolu Tüp Geçiş Projesi"nin yapımına devam ediyor.
Kaynak: Yeni Asır, 12.12.2012
Dünyanın en güzel şehri İzmir & çevresine ait "Gayrimenkul Piyasası" hakkında son haberler, güncel portföyler, yatırımlık yerler, değerli yazarlardan yazılar ve güvenilir sitelerden linkler...
13 Aralık 2012 Perşembe
11 Aralık 2012 Salı
İnşaat sektöründe istihdam arttı
İnşaat sektöründe istihdam, yılın üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine
göre yüzde 2,2 arttı.
TÜİK, İnşaat İşgücü
Girdi Endeksleri 2012 üçüncü dönem sonuçlarını açıkladı.
Buna göre, Üç Aylık İnşaat Sektörü İstihdam Endeksi 2012 yılı üçüncü çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,2 artış gösterdi.
Söz konusu dönemde, Bina İnşaatı Sektörü İstihdam Endeksi yüzde 1,6 artarak 82,0'dan 83,3'e, Bina Dışı İnşaat Sektörü İstihdam Endeksi de yüzde 3 artışla 122,2'den yüzde 125,8'e çıktı.
Çalışılan saat yüzde 1,6 arttı
Üç Aylık İnşaat Sektöründe Çalışılan Saat Endeksi 2012 yılı üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,6 arttı.
Bina İnşaatı Sektörü Çalışılan Saat Endeksi yüzde 1,4 artarak 79,6'ya, Bina Dışı İnşaat Sektörü Çalışılan Saat Endeksi de yüzde 1,9 artarak 126,6'ya ulaştı.
Brüt ücretler yüzde 16,5 yükseldi
Üç Aylık İnşaat Sektöründe Brüt Ücret-Maaş Endeksi 2012 yılı üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16,5 yükseldi.
Bina İnşaatı Sektöründe Brüt Ücret-Maaş Endeksi yüzde 18,5 artışla 197,6'ya, Bina Dışı İnşaat Sektöründe Brüt Ücret-Maaş Endeksi de yüzde 14,3 artışla 278,6'yı buldu.
Kaynak: CNNTURK Ekonomi, 07.12.2012
Buna göre, Üç Aylık İnşaat Sektörü İstihdam Endeksi 2012 yılı üçüncü çeyreğinde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,2 artış gösterdi.
Söz konusu dönemde, Bina İnşaatı Sektörü İstihdam Endeksi yüzde 1,6 artarak 82,0'dan 83,3'e, Bina Dışı İnşaat Sektörü İstihdam Endeksi de yüzde 3 artışla 122,2'den yüzde 125,8'e çıktı.
Çalışılan saat yüzde 1,6 arttı
Üç Aylık İnşaat Sektöründe Çalışılan Saat Endeksi 2012 yılı üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,6 arttı.
Bina İnşaatı Sektörü Çalışılan Saat Endeksi yüzde 1,4 artarak 79,6'ya, Bina Dışı İnşaat Sektörü Çalışılan Saat Endeksi de yüzde 1,9 artarak 126,6'ya ulaştı.
Brüt ücretler yüzde 16,5 yükseldi
Üç Aylık İnşaat Sektöründe Brüt Ücret-Maaş Endeksi 2012 yılı üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16,5 yükseldi.
Bina İnşaatı Sektöründe Brüt Ücret-Maaş Endeksi yüzde 18,5 artışla 197,6'ya, Bina Dışı İnşaat Sektöründe Brüt Ücret-Maaş Endeksi de yüzde 14,3 artışla 278,6'yı buldu.
Kaynak: CNNTURK Ekonomi, 07.12.2012
9 Aralık 2012 Pazar
İzmir Homeros ile taçlandırılmalıdır
Bir Ayçe DİKMEN yazısı, Hürriyet Ege - 09 Aralık 2012
İZMİR Tevfik Fikret Fen Lisesi Müdürü İhsan İnekçi, arkeoloji ve güzel sanatlarla ilgilenen bir heykel sanatçısı. Kent kültürüyle de yakından ilgilenen İnekçi, İzmir’in simgesi haline gelmiş birçok binanın aslında ne kadar taş, beton göründüğünü fark etmiş ve mimari yapıları değiştirilmeden neler yapılacağını düşünmüş. Birçoğunu ölçümleyerek bu topraklarda yaşamış uygarlıklardan esinlenen süslemeler ve yüzey çalışmaları tasarlamış. Bunları gördükten sonra hergün önünden geçip de fark etmediğim birçok binanın aslında ne kadar kötü göründüğünü farkettim. Dışarıdan hapishane duvarı gibi görünen renksiz, ruhsuz ve soğuk görünümlü binalar bence de İzmir’e yakışmıyor. “Benim aşkım İzmir, Ege Bölgesi” duygularını dile getiren İnekçi’yle, “Belki büyük düşünüyorum ama keşke bunların onda biri olsa” dediği projelerini konuştuk.
BİRÇOK ÖNEMLİ EGELİ’NİN BÜSTÜNÜ YAPTIM
- Eğitimci ve okul müdürüsünüz ama birçok farklı alanda çalışmalar yapıyorsunuz...
- Arkeoloji ve Ege uygarlıklarına çok meraklıyım. Halikarnas Balıkçısı’nın manevi torunu ilan edildim. Ekrem Akurgal’la Artemis Tapınağı ve arkeoloji görüşmelerim oldu. Çeşitli maket çalışmalarım vardı, Akurgal’a gösterdim. Hemen Avusturya’yı aradı, benim için izinler alındı. Efes Müzesi Müdürlüğü’nden izin alarak Trojan Çeşmesi’ni elimde kumpasla aylarca ölçüp çizimlerini yaptım.
- Heykel çalışmalarınız da dikkat çekici. Kimlerin büstlerini yaptınız?
- Ortaokul dönemlerinden beri heykelle uğraşıyorum. Tevfik Fikret’in büstünü yaptıktan sonra çok beğenildi. Sonrasında Konak Belediye Başkanımız Hakan Tartan’ın önerisiyle, Kutlu Aktaş’ın rahmetli eşinin ve Şenel Aksu’nun büstlerini yaptım, çok beğenildi. Ayrıca Bergamalı tıpçı Galen, Efesli düşünür Herakleitos’un, Zeki Müren’in Dario Moreno’nun, Ekrem Akurgal’ın da büstlerini yaptım. Teos’lu Anakreon’un büstünü yapmayı düşünüyorum. Herakliatos’un büyük bir heykelini Selçuk’a yapmayı isterim.

ŞEHİRCİLİKTE YANLIŞ UYGULAMANIN TELAFİSİ EN AZ 50 YIL
- Kent kültürüyle ilginiz nasıl başladı?
- Zaten resim, heykele çok meraklıydım. İlk yurtdışına çıktığımda çok etkilendim. Avrupa’daki kentler çok planlı, sanat ve kültür etkinlikleri, sokak hayatlarıyla başka bir hayat yaşıyorlar. İzmir’e döndüğümde çok üzüldüm ve kent olgusunun eksik olduğunu düşündüm. Paris’teki gibi bir şehirde binaların, yapıların güzelliği o şehre olan ilginin temelini oluşturuyor.
- Tüm bunlardan sonra İzmir’e bakınca ne gördünüz?
- Maalesef birçok yanlış uygulama yapılmış. Yanlış bir uygulamanın telafisi en az 50 yıl alıyor. İzmir’de 100 yılda bile döndürülemeyecek yanlışlar yapılmış. O nedenle herşey tartışılsın, konuşulsun, oldu bittiye getirilmesin.
KADİFEKALE TEPESİ’NE DEV HOMEROS ANITI YAPILMALI
- İzmir ile ilgili büyük anıt projenizi anlatır mısınız?
- Homeros ve Hektor’a özel ilgim var. İzmir deyince Avrupa’da akıllara Homeros geliyor. Bence İzmir’in simgesi Homeros’la ilgili olmalı. Büyük bir Homeros anıtı yapılarak İzmir taçlandırılmalıdır. Agora’dan yukarıya doğru olan binalar kentsel dönüşüm çerçevesinde kaldırılırsa, bir büyük yol yapılarak yukarıdaki büyük Homeros Anıtı’na çıkılabilecek. Anıtta Homeros lir çalarken gösterilecek, iki tarafta da Amazon heykelleri olacak. Bu büyük anıt İzmir’in her yerinden görülecek. Bu bir rekreasyon ve peyzaj çalışması olabilir.
- Peki aradaki binalar yıkılmazsa?
- Yine yapılabilir. Agora’dan yukarıya yürüyüş yolu olmaz belki ama anıt tepenin üzerine konularak İzmir’in her yerinden görülebilir.

BİRÇOK BİNA İZMİR’E YAKIŞMIYOR, GÖRÜNÜMLERİ DÜZENLENMELİ
- İzmir’deki binalar hakkında neler düşünüyorsunuz?
- Ben birçok belirgin binanın mevcut mimari yapısına dokunmadan yapıştırma ve asmalarla, rötuşlarla görüntülerinin değişebileceğini iddia ediyorum. Hatta çoğunun ölçümlerini alarak çizimlerini bile yaptım. Mesela Kordon’daki orduevi denizden çok göze çarpıyor. Oysa madalyonlar, İon sütunları, çelenkler yapılarak bina bambaşka bir şekle dönüştürülebilir. Denizden gelen turistlerin görebileceği çok güzel bir bina olur. Zaten Kordon’da bu büyüklükte başka bina yok.
- Başka hangi binaları incelediniz?
- Mesela Fransız Kültür Merkezi’ni milim milim ölçtüm, ona da bazı süslemeler düşündüm. Dokuz Eylül Meydanı’ndaki Basmane vergi dairesi, eski Atlas Oteli hep incelediğim binalar. Bunlara birçok süslemeler yapılabilir. Roma dönemi, İon gibi eski Ege uygarlıklarını yansıtan birçok süsleme yapılabilir.
BU BİZİM KÜLTÜRÜMÜZ DEĞİL DİYEN CAMİLERİMİZİ İNCELESİN
- Peki Roma, Hellenik süslemeler yaptığınız zaman ‘bunlar bizim özkültürümüz değil’ diye karşı çıkanlar olursa?
- O zaman ben de onlara, ‘gidin Hisar Camisi’nin mimberine, kapısına bakın, Salepçioğlu Camisi’ne bakın’ derim. Hepsi Roma kökenli sanattan etkilenmiştir. Yani camilerimizde bile bu topraklardaki medeniyetlerin izlerini görüyorsunuz. Çünkü tüm bu medeniyetlerin sanatı, yansımaları katman katman birbirine geçmiştir.

FUAR BİR KÜLTÜR VE TARİH PARKI OLMALI
- İzmir Fuarı ile ilgili projeleriniz var mı?
- Homeros Anıtı Kadifekale’ye yapılmazsa, fuara da yapılabilir diye düşünüyorum. Ayrıca Homeros müzesi de yapılabilir, gelen turistler burayı ziyaret eder. Arkeoloji Müzesi, ‘Ege Uygarlıkları Müzesi’ adıyla fuara taşınabilir. Hatta fuar bence bir tarih ve kültür parkı olmalı. Bir tarafta Homeros Anıtı ve müzesi, diğer tarafta Zeus Sunağı replikası yapılabilir. Belki düşüncelerime şaşıranlar olacaktır ama bunların 10’da 1’i bile yapılsa İzmir’de büyük farklılıklar olacaktır. Hedefi her zaman büyük tutmak gerekli.
- Mimarlarla görüşüp yapılabilirliğini tartıştınız mı?
- Akademisyenlerle alaylılar arasında her zaman farklı yaklaşımlar olabiliyor. Ama Michelangelo, Bernini de alaylıydı. Efes ile ilgili kazıların başındaki Anton Bauer ile görüştüm. Ben birçok kişinin maalesef ufuklarının dar olduğunu düşünüyorum. Mesela Makedonya’da yeni yapılan arkeolojik müzesi bu şekilde. 3-5 milyonluk bir ülke bunları sahipleniyor. İyon uygarlığının, sanatının beşiği bu topraklar, esas bizim bu mimariyi sahiplenmemiz gerekiyor. Birçok uygarlık şu an yaşayanların soy devamcısı olmadığı kadim uygarlıklardır. Bu nedenle biz bu topraklarda yaşıyorsak, bu topraklardaki tüm uygarlıkları sahiplenmek zorundayız.
Kaynak: Hürriyet Ege, Ayçe Dikmen - 09.12.2012
İZMİR Tevfik Fikret Fen Lisesi Müdürü İhsan İnekçi, arkeoloji ve güzel sanatlarla ilgilenen bir heykel sanatçısı. Kent kültürüyle de yakından ilgilenen İnekçi, İzmir’in simgesi haline gelmiş birçok binanın aslında ne kadar taş, beton göründüğünü fark etmiş ve mimari yapıları değiştirilmeden neler yapılacağını düşünmüş. Birçoğunu ölçümleyerek bu topraklarda yaşamış uygarlıklardan esinlenen süslemeler ve yüzey çalışmaları tasarlamış. Bunları gördükten sonra hergün önünden geçip de fark etmediğim birçok binanın aslında ne kadar kötü göründüğünü farkettim. Dışarıdan hapishane duvarı gibi görünen renksiz, ruhsuz ve soğuk görünümlü binalar bence de İzmir’e yakışmıyor. “Benim aşkım İzmir, Ege Bölgesi” duygularını dile getiren İnekçi’yle, “Belki büyük düşünüyorum ama keşke bunların onda biri olsa” dediği projelerini konuştuk.
BİRÇOK ÖNEMLİ EGELİ’NİN BÜSTÜNÜ YAPTIM
- Eğitimci ve okul müdürüsünüz ama birçok farklı alanda çalışmalar yapıyorsunuz...
- Arkeoloji ve Ege uygarlıklarına çok meraklıyım. Halikarnas Balıkçısı’nın manevi torunu ilan edildim. Ekrem Akurgal’la Artemis Tapınağı ve arkeoloji görüşmelerim oldu. Çeşitli maket çalışmalarım vardı, Akurgal’a gösterdim. Hemen Avusturya’yı aradı, benim için izinler alındı. Efes Müzesi Müdürlüğü’nden izin alarak Trojan Çeşmesi’ni elimde kumpasla aylarca ölçüp çizimlerini yaptım.
- Heykel çalışmalarınız da dikkat çekici. Kimlerin büstlerini yaptınız?
- Ortaokul dönemlerinden beri heykelle uğraşıyorum. Tevfik Fikret’in büstünü yaptıktan sonra çok beğenildi. Sonrasında Konak Belediye Başkanımız Hakan Tartan’ın önerisiyle, Kutlu Aktaş’ın rahmetli eşinin ve Şenel Aksu’nun büstlerini yaptım, çok beğenildi. Ayrıca Bergamalı tıpçı Galen, Efesli düşünür Herakleitos’un, Zeki Müren’in Dario Moreno’nun, Ekrem Akurgal’ın da büstlerini yaptım. Teos’lu Anakreon’un büstünü yapmayı düşünüyorum. Herakliatos’un büyük bir heykelini Selçuk’a yapmayı isterim.
ŞEHİRCİLİKTE YANLIŞ UYGULAMANIN TELAFİSİ EN AZ 50 YIL
- Kent kültürüyle ilginiz nasıl başladı?
- Zaten resim, heykele çok meraklıydım. İlk yurtdışına çıktığımda çok etkilendim. Avrupa’daki kentler çok planlı, sanat ve kültür etkinlikleri, sokak hayatlarıyla başka bir hayat yaşıyorlar. İzmir’e döndüğümde çok üzüldüm ve kent olgusunun eksik olduğunu düşündüm. Paris’teki gibi bir şehirde binaların, yapıların güzelliği o şehre olan ilginin temelini oluşturuyor.
- Tüm bunlardan sonra İzmir’e bakınca ne gördünüz?
- Maalesef birçok yanlış uygulama yapılmış. Yanlış bir uygulamanın telafisi en az 50 yıl alıyor. İzmir’de 100 yılda bile döndürülemeyecek yanlışlar yapılmış. O nedenle herşey tartışılsın, konuşulsun, oldu bittiye getirilmesin.
KADİFEKALE TEPESİ’NE DEV HOMEROS ANITI YAPILMALI
- İzmir ile ilgili büyük anıt projenizi anlatır mısınız?
- Homeros ve Hektor’a özel ilgim var. İzmir deyince Avrupa’da akıllara Homeros geliyor. Bence İzmir’in simgesi Homeros’la ilgili olmalı. Büyük bir Homeros anıtı yapılarak İzmir taçlandırılmalıdır. Agora’dan yukarıya doğru olan binalar kentsel dönüşüm çerçevesinde kaldırılırsa, bir büyük yol yapılarak yukarıdaki büyük Homeros Anıtı’na çıkılabilecek. Anıtta Homeros lir çalarken gösterilecek, iki tarafta da Amazon heykelleri olacak. Bu büyük anıt İzmir’in her yerinden görülecek. Bu bir rekreasyon ve peyzaj çalışması olabilir.
- Peki aradaki binalar yıkılmazsa?
- Yine yapılabilir. Agora’dan yukarıya yürüyüş yolu olmaz belki ama anıt tepenin üzerine konularak İzmir’in her yerinden görülebilir.
BİRÇOK BİNA İZMİR’E YAKIŞMIYOR, GÖRÜNÜMLERİ DÜZENLENMELİ
- İzmir’deki binalar hakkında neler düşünüyorsunuz?
- Ben birçok belirgin binanın mevcut mimari yapısına dokunmadan yapıştırma ve asmalarla, rötuşlarla görüntülerinin değişebileceğini iddia ediyorum. Hatta çoğunun ölçümlerini alarak çizimlerini bile yaptım. Mesela Kordon’daki orduevi denizden çok göze çarpıyor. Oysa madalyonlar, İon sütunları, çelenkler yapılarak bina bambaşka bir şekle dönüştürülebilir. Denizden gelen turistlerin görebileceği çok güzel bir bina olur. Zaten Kordon’da bu büyüklükte başka bina yok.
- Başka hangi binaları incelediniz?
- Mesela Fransız Kültür Merkezi’ni milim milim ölçtüm, ona da bazı süslemeler düşündüm. Dokuz Eylül Meydanı’ndaki Basmane vergi dairesi, eski Atlas Oteli hep incelediğim binalar. Bunlara birçok süslemeler yapılabilir. Roma dönemi, İon gibi eski Ege uygarlıklarını yansıtan birçok süsleme yapılabilir.
BU BİZİM KÜLTÜRÜMÜZ DEĞİL DİYEN CAMİLERİMİZİ İNCELESİN
- Peki Roma, Hellenik süslemeler yaptığınız zaman ‘bunlar bizim özkültürümüz değil’ diye karşı çıkanlar olursa?
- O zaman ben de onlara, ‘gidin Hisar Camisi’nin mimberine, kapısına bakın, Salepçioğlu Camisi’ne bakın’ derim. Hepsi Roma kökenli sanattan etkilenmiştir. Yani camilerimizde bile bu topraklardaki medeniyetlerin izlerini görüyorsunuz. Çünkü tüm bu medeniyetlerin sanatı, yansımaları katman katman birbirine geçmiştir.
FUAR BİR KÜLTÜR VE TARİH PARKI OLMALI
- İzmir Fuarı ile ilgili projeleriniz var mı?
- Homeros Anıtı Kadifekale’ye yapılmazsa, fuara da yapılabilir diye düşünüyorum. Ayrıca Homeros müzesi de yapılabilir, gelen turistler burayı ziyaret eder. Arkeoloji Müzesi, ‘Ege Uygarlıkları Müzesi’ adıyla fuara taşınabilir. Hatta fuar bence bir tarih ve kültür parkı olmalı. Bir tarafta Homeros Anıtı ve müzesi, diğer tarafta Zeus Sunağı replikası yapılabilir. Belki düşüncelerime şaşıranlar olacaktır ama bunların 10’da 1’i bile yapılsa İzmir’de büyük farklılıklar olacaktır. Hedefi her zaman büyük tutmak gerekli.
- Mimarlarla görüşüp yapılabilirliğini tartıştınız mı?
- Akademisyenlerle alaylılar arasında her zaman farklı yaklaşımlar olabiliyor. Ama Michelangelo, Bernini de alaylıydı. Efes ile ilgili kazıların başındaki Anton Bauer ile görüştüm. Ben birçok kişinin maalesef ufuklarının dar olduğunu düşünüyorum. Mesela Makedonya’da yeni yapılan arkeolojik müzesi bu şekilde. 3-5 milyonluk bir ülke bunları sahipleniyor. İyon uygarlığının, sanatının beşiği bu topraklar, esas bizim bu mimariyi sahiplenmemiz gerekiyor. Birçok uygarlık şu an yaşayanların soy devamcısı olmadığı kadim uygarlıklardır. Bu nedenle biz bu topraklarda yaşıyorsak, bu topraklardaki tüm uygarlıkları sahiplenmek zorundayız.
Kaynak: Hürriyet Ege, Ayçe Dikmen - 09.12.2012
Etiketler:
agora,
Dario Moreno,
Efes,
ege,
Herakleitos,
Homeros,
izmir,
Tevfik Fikret,
Zeki Müren
8 Aralık 2012 Cumartesi
İzmir’i uçuracak projeler
Bir Mete Tamer OMUR yazısı, Hürriyet Ege - 06 Aralık 2012
Kavuklar Grubu, Ege Bornova'nın ardından, 2013'te birçok ilke imza atmaya hazırlanıyor. Şirket, Türkiye'nin üzeri açılır kapanır sisteme sahip AVM'sini İzmir'de yapacak.
İZMİR’e son yıllarda simge yapılar kazandıran Kavuklar Grubu, 2013’e hızlı giriş yapmaya hazırlanıyor. Firma, geçen ay satışa çıkardığı ve 60 konuttan 22’sinin satışını gerçekleştirdiği Ege Bornova’nın ardından, önümüzdeki yıl iki büyük projeyle adından söz ettireceğe benziyor. Yılbaşında başlayacak 300 bin metrekare inşaat alanına sahip ilk proje, İzmir’de alışveriş merkezi ve konutların bir arada olacağı en büyük karma proje olma özelliğini taşıyor. Üç kuleden oluşan, bin 100 konutun yer aldığı ve Eylül 2013’te satışa çıkması beklenen ikinci proje ise İzmir’de özel sektör tarafından tek seferde yapılan en büyük konut projesi olma unvanına talip. Birçok ilke imza atılacak her iki proje için 500 milyon doların üzerinde yatırım planlanıyor. Şirketin gündeminde ayrıca, uluslararası alanda önemli projelere imza atan firmalarla birlikte İzmir’de yatırım yapmak da yer alıyor. Kavuklar Gayrimenkul Geliştirme Grubu Başkanı Metehan Kavuk, şirketin devam eden ve yapılması planlanan projelerin anlattı, konut almayı planlayanlara önemli tavsiye ve uyarılarda bulundu.
Yatırımcılara kapalı
Yatırımcıyla sosyal donatıları kullanmayanlara kapalı olan Ege Bornova hakkında bilgi veren Kavuk, “Bu projeye satış kaygısı olmadan başladık. Biz komşularımızı arıyoruz. Dolayısıyla yatırım gözüyle bakan ya da sosyal alanlardan faydalanmayı düşünmeyenlere projemizin kapısını kapattık. Ciddi talep var. Ama seçici davranıyoruz. 60 rezidanstan şu ana kadar 22’sini sattık. Yılbaşına kadar projenin yarısını satmayı planlıyoruz. 2013’ün üçüncü çeyreğinde ise tamamını bitirmek istiyoruz.”
Olmayanları getirecek
Bitme aşamasında olan Bayraklı Tower için bu ay oturma ruhsatına başvuracaklarını ve Mart 2013’te projede yaşamın başlayacağını dile getiren Metehan Kavuk, projenin yüzde 93’ünün satıldığını, son şanslıları beklediklerini ifade etti. Kavuk, “Büyük bir hipermarket zinciri geliyor, slow food’un yine önemli bir temsilcisi Bayraklı’da yerini almaya hazırlanıyor. Bunun dışında birçok önemli marka burada olacak. Butik konseptte bir alan oluşturduk. İzmir’de olmayan markaları getirmek için çalışıyoruz” dedi.
Türkiye’de ilk olacak
İzmir Otobüs ve Terminal İşletmeleri A.Ş.’nin karşısına yapılacak ve dünyada ikinci, Türkiye’de bir ilk olan üzeri açılır-kapanır en büyük AVM ünvanına sahip projeye yılbaşında başlayacaklarını aktaran Metehan Kavuk, yanında 800 de konutun yer aldığını dile getirdi. Projenin detayları hakkında bilgi veren Kavuk, sözlerine şöyle devam etti:
“Proje, şu anda yaklaşık 300 bin metrekarelik inşaat alanı bakımından İzmir’de tek noktaya yapılan en büyük yatırım olarak görünüyor. Bizden daha büyük olan ise Adnan Menderes Havalimanı’nın yapımı süren iç hatlar kısmı. Yüzde 5 bizden daha büyük bir alan söz konusu. Ama özel sektör olarak biz ilk sıradayız. Proje için İngiltere, İtalya, İspanya, Portekiz, Amerika ile Türkiye’den İzmir ve İstanbul’dan 12 mimarlık ofisinin katıldığı bir yarışma düzenledik. İpi, Amerikalı HOK göğüsledi. Projede, 800 konut ve 50 bin metrekarelik kiralanabilir alanın bulunduğu AVM yer alıyor. AVM, 26 bin metrekarelik alanın üzeri açılır kapanır bir sistem oluşturacak. Bu, Türkiye’de bir ilk. Daha küçük ölçekli uygulamaları var, ama bu kadar geniş bir alanı kapsayanı henüz yok. Dünyada da ikinciyiz. Diğeri Miami’de yer alıyor. Alt kattan üst kattaki, üst kattan ise alt kattaki vitrini görebiliyorsunuz. Büyük vitrinler olacak. Bir temayla geliyoruz. Türkiye’de teması olan ilk AVM olacağız. Şu anda yapı denetim ve kazı ihalesi bitti. Kazık ihalesine çıkıyoruz. Ardından da kaba inşaata başlayacağız. Yüksek yapılardan geçtik. İnşaata ocak gibi başlayıp martta da ihaleye çıkmayı düşünüyoruz. Konutlar orta kesime hitap edecek, ama lüks hayatın standartlarını sunacak. Proje 325 milyon dolarlık yatırım değeri taşıyor.
İZMİR’E RÜZGAR OLACAK
Önümüzdeki yıl hayata geçirecekleri bir diğer konut projesinin daha bulunduğunu ifade eden Metehan Kavuk, orta gelir grubuna hitap edecek olan 1100 konutun yer aldığı Altındağ uçan yoldaki projenin Eylül 2013’te satışa çıkacağını açıkladı. 29 katlı iki, 14 katlı bir kuleden oluşan projenin 180 bin metrekarelik inşaat alanı olacağını ve tek seferde İzmir’de yapılan en büyük konut projesi olduğunu anlatan Kavuk, “Her iki projede de bulundukları bölgelerde kentsel yenilemeye çomak sokmuş olacağız. Projelerimizin tamamı Körfez’i görüyor. İzmir’e bir rüzgar getirmek istiyoruz” dedi.
”YABANCILARLA DA PROJE
Son günlerde ardı ardına açıklanan projeleri de değerlendiren Metehan Kavuk, piyasanın hareketlendiğini, daha da hareketli günlerin yaşanacağına dikkat çekerek, şunları kaydetti: “Biz her yapılan projeye İzmirli gözünden bakıyoruz. Gelen yatırım yapıyor, para getiriyor ve istihdam sağlıyor. Biz gelen yatırıma bu gözle bakıyoruz, rekabet olarak bakmıyoruz. Sonuçta benim kadar İzmir’i tanımaları mümkün değil. Bundan hareketle İstanbul’da da yatırımları bulunan Alman bir grup bizimle ortak yatırım yapmak istediğini iletti. ‘Lokal partnerim olursa yanlış yapmam’ şeklinde bakıyorlar. Biz de bu tip talepleri değerlendiriyoruz. ABD’nin önde gelen inşaat firmalarından Magellan da bunlardan biri.Biz ileride yabancı bir partnerle proje geliştirmek istiyoruz. Onların isminin İzmir’de geçmesi için uğraşıyoruz.”
”UCUZ KONUT KORKUTUYORİnşaat piyasasında yaşanan son gelişmelere ilişkin de konuşan Metehan Kavuk, Türkiye’de son yıllarda belirli belirsiz birçok kişinin araştırma yapmadan sektöre girdiğini söyleyerek, şu bilgiyi verdi: “Böyle olunca bir anda piyasa şişti. Metrekaresi bin-bin 500 lira arasında olan konutlar çıktı. Bu maliyetlerle bunu kimse satamaz. Bu ileride tüketici için büyük bir risk anlamına geliyor. İnşaat geliştirmede yüzde 10-15 karla çalışırken bu fiyatlar korkutuyor. İzmir’de çok büyük hareketlilik olmadığı için bu gelişmelerden etkilenmedi. İzmirli tüketici çok dikkatli. Bizim yapıların satılmaması gibi bir korkumuz yok. Öncelikle doğru projeler yapıyoruz. Bunun yanında her yıl 1 milyon kişi orta gelir grubuna katılıyor. Projelerin de çoğu da bu kesime yapıldığı için sıkıntı yok.
Kaynak: Mete Tamer OMUR, Hürriyet Ege - 06 Aralık 2012
Kavuklar Grubu, Ege Bornova'nın ardından, 2013'te birçok ilke imza atmaya hazırlanıyor. Şirket, Türkiye'nin üzeri açılır kapanır sisteme sahip AVM'sini İzmir'de yapacak.
İZMİR’e son yıllarda simge yapılar kazandıran Kavuklar Grubu, 2013’e hızlı giriş yapmaya hazırlanıyor. Firma, geçen ay satışa çıkardığı ve 60 konuttan 22’sinin satışını gerçekleştirdiği Ege Bornova’nın ardından, önümüzdeki yıl iki büyük projeyle adından söz ettireceğe benziyor. Yılbaşında başlayacak 300 bin metrekare inşaat alanına sahip ilk proje, İzmir’de alışveriş merkezi ve konutların bir arada olacağı en büyük karma proje olma özelliğini taşıyor. Üç kuleden oluşan, bin 100 konutun yer aldığı ve Eylül 2013’te satışa çıkması beklenen ikinci proje ise İzmir’de özel sektör tarafından tek seferde yapılan en büyük konut projesi olma unvanına talip. Birçok ilke imza atılacak her iki proje için 500 milyon doların üzerinde yatırım planlanıyor. Şirketin gündeminde ayrıca, uluslararası alanda önemli projelere imza atan firmalarla birlikte İzmir’de yatırım yapmak da yer alıyor. Kavuklar Gayrimenkul Geliştirme Grubu Başkanı Metehan Kavuk, şirketin devam eden ve yapılması planlanan projelerin anlattı, konut almayı planlayanlara önemli tavsiye ve uyarılarda bulundu.
Yatırımcılara kapalı
Yatırımcıyla sosyal donatıları kullanmayanlara kapalı olan Ege Bornova hakkında bilgi veren Kavuk, “Bu projeye satış kaygısı olmadan başladık. Biz komşularımızı arıyoruz. Dolayısıyla yatırım gözüyle bakan ya da sosyal alanlardan faydalanmayı düşünmeyenlere projemizin kapısını kapattık. Ciddi talep var. Ama seçici davranıyoruz. 60 rezidanstan şu ana kadar 22’sini sattık. Yılbaşına kadar projenin yarısını satmayı planlıyoruz. 2013’ün üçüncü çeyreğinde ise tamamını bitirmek istiyoruz.”
Olmayanları getirecek
Bitme aşamasında olan Bayraklı Tower için bu ay oturma ruhsatına başvuracaklarını ve Mart 2013’te projede yaşamın başlayacağını dile getiren Metehan Kavuk, projenin yüzde 93’ünün satıldığını, son şanslıları beklediklerini ifade etti. Kavuk, “Büyük bir hipermarket zinciri geliyor, slow food’un yine önemli bir temsilcisi Bayraklı’da yerini almaya hazırlanıyor. Bunun dışında birçok önemli marka burada olacak. Butik konseptte bir alan oluşturduk. İzmir’de olmayan markaları getirmek için çalışıyoruz” dedi.
Türkiye’de ilk olacak
İzmir Otobüs ve Terminal İşletmeleri A.Ş.’nin karşısına yapılacak ve dünyada ikinci, Türkiye’de bir ilk olan üzeri açılır-kapanır en büyük AVM ünvanına sahip projeye yılbaşında başlayacaklarını aktaran Metehan Kavuk, yanında 800 de konutun yer aldığını dile getirdi. Projenin detayları hakkında bilgi veren Kavuk, sözlerine şöyle devam etti:
“Proje, şu anda yaklaşık 300 bin metrekarelik inşaat alanı bakımından İzmir’de tek noktaya yapılan en büyük yatırım olarak görünüyor. Bizden daha büyük olan ise Adnan Menderes Havalimanı’nın yapımı süren iç hatlar kısmı. Yüzde 5 bizden daha büyük bir alan söz konusu. Ama özel sektör olarak biz ilk sıradayız. Proje için İngiltere, İtalya, İspanya, Portekiz, Amerika ile Türkiye’den İzmir ve İstanbul’dan 12 mimarlık ofisinin katıldığı bir yarışma düzenledik. İpi, Amerikalı HOK göğüsledi. Projede, 800 konut ve 50 bin metrekarelik kiralanabilir alanın bulunduğu AVM yer alıyor. AVM, 26 bin metrekarelik alanın üzeri açılır kapanır bir sistem oluşturacak. Bu, Türkiye’de bir ilk. Daha küçük ölçekli uygulamaları var, ama bu kadar geniş bir alanı kapsayanı henüz yok. Dünyada da ikinciyiz. Diğeri Miami’de yer alıyor. Alt kattan üst kattaki, üst kattan ise alt kattaki vitrini görebiliyorsunuz. Büyük vitrinler olacak. Bir temayla geliyoruz. Türkiye’de teması olan ilk AVM olacağız. Şu anda yapı denetim ve kazı ihalesi bitti. Kazık ihalesine çıkıyoruz. Ardından da kaba inşaata başlayacağız. Yüksek yapılardan geçtik. İnşaata ocak gibi başlayıp martta da ihaleye çıkmayı düşünüyoruz. Konutlar orta kesime hitap edecek, ama lüks hayatın standartlarını sunacak. Proje 325 milyon dolarlık yatırım değeri taşıyor.
İZMİR’E RÜZGAR OLACAK
Önümüzdeki yıl hayata geçirecekleri bir diğer konut projesinin daha bulunduğunu ifade eden Metehan Kavuk, orta gelir grubuna hitap edecek olan 1100 konutun yer aldığı Altındağ uçan yoldaki projenin Eylül 2013’te satışa çıkacağını açıkladı. 29 katlı iki, 14 katlı bir kuleden oluşan projenin 180 bin metrekarelik inşaat alanı olacağını ve tek seferde İzmir’de yapılan en büyük konut projesi olduğunu anlatan Kavuk, “Her iki projede de bulundukları bölgelerde kentsel yenilemeye çomak sokmuş olacağız. Projelerimizin tamamı Körfez’i görüyor. İzmir’e bir rüzgar getirmek istiyoruz” dedi.
”YABANCILARLA DA PROJE
Son günlerde ardı ardına açıklanan projeleri de değerlendiren Metehan Kavuk, piyasanın hareketlendiğini, daha da hareketli günlerin yaşanacağına dikkat çekerek, şunları kaydetti: “Biz her yapılan projeye İzmirli gözünden bakıyoruz. Gelen yatırım yapıyor, para getiriyor ve istihdam sağlıyor. Biz gelen yatırıma bu gözle bakıyoruz, rekabet olarak bakmıyoruz. Sonuçta benim kadar İzmir’i tanımaları mümkün değil. Bundan hareketle İstanbul’da da yatırımları bulunan Alman bir grup bizimle ortak yatırım yapmak istediğini iletti. ‘Lokal partnerim olursa yanlış yapmam’ şeklinde bakıyorlar. Biz de bu tip talepleri değerlendiriyoruz. ABD’nin önde gelen inşaat firmalarından Magellan da bunlardan biri.Biz ileride yabancı bir partnerle proje geliştirmek istiyoruz. Onların isminin İzmir’de geçmesi için uğraşıyoruz.”
”UCUZ KONUT KORKUTUYORİnşaat piyasasında yaşanan son gelişmelere ilişkin de konuşan Metehan Kavuk, Türkiye’de son yıllarda belirli belirsiz birçok kişinin araştırma yapmadan sektöre girdiğini söyleyerek, şu bilgiyi verdi: “Böyle olunca bir anda piyasa şişti. Metrekaresi bin-bin 500 lira arasında olan konutlar çıktı. Bu maliyetlerle bunu kimse satamaz. Bu ileride tüketici için büyük bir risk anlamına geliyor. İnşaat geliştirmede yüzde 10-15 karla çalışırken bu fiyatlar korkutuyor. İzmir’de çok büyük hareketlilik olmadığı için bu gelişmelerden etkilenmedi. İzmirli tüketici çok dikkatli. Bizim yapıların satılmaması gibi bir korkumuz yok. Öncelikle doğru projeler yapıyoruz. Bunun yanında her yıl 1 milyon kişi orta gelir grubuna katılıyor. Projelerin de çoğu da bu kesime yapıldığı için sıkıntı yok.
Kaynak: Mete Tamer OMUR, Hürriyet Ege - 06 Aralık 2012
23 Kasım 2012 Cuma
İZMİR’le Manisa’yı birbirine bağlayan ve Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde “Korkunç Sabuncubeli” diye andığı geçitte, tünel imalatına başlandı.
Ege’nin iki büyük kentini yeraltından birbirine bağlayacak Sabuncubeli Tünelleri Projesi’nde, yapılan plan tadilatı çerçevesinde tünel uzunlukları 2 bin 800 metreden 4 bin 70 metreye çıkarıldı. İzmir yönünden başlanan çalışmada, sol tünelde 131 metre, sağ tünelde ise 59 metreye gelinirken, Manisa bölümünde ihtiyaç duyulan tadilatın tamamlanmasıyla kazıya iki yönden devam edileceği bildirildi. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Sabuncubeli’nin, medeniyetler var olduğundan bu yana korkulan bir güzergah olduğunu, yapımına başlanan tünel projesiyle geçilmezliğiyle dillere destan olan bölgeyi geçilir hale getireceklerini söyledi. Yıldırım, şunları kaydetti:
“Bu tünellerle Manisa’nın, İzmir’in nefes borusunu da açıyoruz. Türkiye’nin en büyük tünellerinden biri olacak, her biri 4 bin 70 metre uzunluğundaki Sabuncubeli Tünelleri ile İzmir ve Manisa’nın ekonomilerini ve kaderlerini birleştiriyoruz. Bu tünelleri tamamladığımızda Manisa ile İzmir arası seyahat süresi 15 dakikaya inecek. Sabuncubeli Tünelleri’ni yaparak sadece yolunuzu kısaltmakla kalmayacağız, İzmirli ve Manisalı hemşehrilerimizin can güvenliğini de sağlayacağız.”
Bakan Yıldırım, projenin iki kent arasında hızlı ve güvenli ulaşımın yanı sıra tüm bölge hatta ülke ekonomisine olumlu katkı sağlayacağını dile getirerek, “Bu tüneller aynı zamanda Aydın ve Muğla gibi turizm merkezlerini İstanbul ve Avrupa’ya açan bir kapı konumunda olacak” ifadelerine yer verdi.
Ege’nin iki büyük kentini yeraltından birbirine bağlayacak Sabuncubeli Tünelleri Projesi’nde, yapılan plan tadilatı çerçevesinde tünel uzunlukları 2 bin 800 metreden 4 bin 70 metreye çıkarıldı. İzmir yönünden başlanan çalışmada, sol tünelde 131 metre, sağ tünelde ise 59 metreye gelinirken, Manisa bölümünde ihtiyaç duyulan tadilatın tamamlanmasıyla kazıya iki yönden devam edileceği bildirildi. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Sabuncubeli’nin, medeniyetler var olduğundan bu yana korkulan bir güzergah olduğunu, yapımına başlanan tünel projesiyle geçilmezliğiyle dillere destan olan bölgeyi geçilir hale getireceklerini söyledi. Yıldırım, şunları kaydetti:
“Bu tünellerle Manisa’nın, İzmir’in nefes borusunu da açıyoruz. Türkiye’nin en büyük tünellerinden biri olacak, her biri 4 bin 70 metre uzunluğundaki Sabuncubeli Tünelleri ile İzmir ve Manisa’nın ekonomilerini ve kaderlerini birleştiriyoruz. Bu tünelleri tamamladığımızda Manisa ile İzmir arası seyahat süresi 15 dakikaya inecek. Sabuncubeli Tünelleri’ni yaparak sadece yolunuzu kısaltmakla kalmayacağız, İzmirli ve Manisalı hemşehrilerimizin can güvenliğini de sağlayacağız.”
Bakan Yıldırım, projenin iki kent arasında hızlı ve güvenli ulaşımın yanı sıra tüm bölge hatta ülke ekonomisine olumlu katkı sağlayacağını dile getirerek, “Bu tüneller aynı zamanda Aydın ve Muğla gibi turizm merkezlerini İstanbul ve Avrupa’ya açan bir kapı konumunda olacak” ifadelerine yer verdi.
Kaynak: Hürriyet Ege, 23.11.2012
Etiketler:
Evliya Çelebi,
izmir,
manisa,
sabuncubeli,
Seyahatnamesi,
tünel
MYVIA'da İlk etap çok hızlı satıldı
Gözde Grubu’nun Bornova’da inşa etmeye başladığı MYVIA Bahçe Projesi’nin birinci etap satışları 55 günde tamamlandı.
İnşaat ve sağlık sektöründe seçkin projeler yaratan Gözde Grubu’nun Bornova’da inşa etmeye başladığı MYVIA Bahçe Projesi’nin birinci etap satışları 55 günde tamamlandı. Dubleks daireler ile ofis ve otel katlarının, mağazaların yer aldığı proje ayrıca yoga alanları, barbekü locaları, açık hava sineması, havuz ve fitness salonu, hobi bahçeleri gibi farklılıkları olduğunu söyleyen Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Kalı, ikinci etap satışlarının kısa süre sonra başlayacağını belirtti. Kalı “Şu ana kadar yapılan satışlarda yöneticilerin, doktorların, akademisyenlerin ve serbest meslek sahiplerinin ön plana çıktığını gözlemledik. MYVIA hem konumu, hem de ofis ve ev hayatını bir arada sunması nedeniyle oldukça fazla ilgi gördü” dedi.
Kaynak: Hürriyet Ege, 23.11.2012
Kaynak: Hürriyet Ege, 23.11.2012
ÇAKMAKTEPE Alman borsasına
İzmir’deki en önemli enerji üretim tesislerinden Aliağa Çakmaktepe, Frankfurt Borsası’nın halka açılma çağrısına olumlu yanıt verecek.
İZMİR iş dünyasından 120 ismin ortaklığında 200 milyon Euro’luk yatırımla üretime başlayan Çakmaktepe Enerji Üretim A.Ş, gelecek planları arasına Frankfurt Borsası’nda halka açılmayı koydu. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı ve Aliağa Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Atıl Akkan ile birlikte geçen ay tesisleri gezen Alman borsacılarla yakın temaslarda bulunuldu. Kirschhoff Finansal Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Klaus Rainer Kirchhoff ile Frankfurt Borsası Başkan Yardımcısı Susanne Plewan bölgeyi ve firmayı ziyaret ederek üç saat boyunca ayrıntılı bilgi aldı.
Alman şirket temsilcilerinin işletmeye hayran kaldığını söyleyen Atıl Akkan, 245 megawatt olan kurulu gücü 285 megawata çıkarmayı hedeflediklerini de aktardıklarını söyledi. Alman yetkililerin Çakmaktepe için Frankfurt Borsası’na açılma çağrısı yaptıklarını kaydeden Akkan, “Küresel krize rağmen Türkiye’deki devamlı büyüme ve özellikle enerji firmalarının gösterdiği performans Alman finans çevrelerinin de dikkatini çekmişti. Dünyanın en eski borsalarından biri olan Frankfurt Borsası, Çakmaktepe’de incelemelerde bulundu. Firmamızı, Frankfurt Borsası’nda halka arz edilmesi ve şirket tahvillerinin bu Borsa’da satışı için teklifte bulundular. 2013’te Frankfurt Borsası’nda hisselerimizi halka arz edebiliriz” dedi.
İMKB’den de teklif
Yabancı borsaların her yıl kar payı (temettü) dağıtma potansiyeli bulunan şirketlere özel önem verdiğini, Çakmaktepe’nin de bu konumda olduğunu anlatan Akkan, benzer teklifi İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’ndan da aldıklarını belirtti. Akkan, şöyle konuştu:
“Mevduat faizlerinin düştüğü bir ortamda özellikle yabancı yatırımcılar için yılda yüzde 20- 30 kar payı dağıtabilecek potansiyeli olan Çakmaktepe paylaşılamıyor. Ancak, biz hisse başına yüzde 20- 30 daha fazla bedel veren, yani şirketimizin değerini daha yüksek belirleyen Frankfurt Borsası’nın teklifini değerlendirmeye aldık. Konuyu Yönetim Kurulu’nda müzakere edeceğiz. Halka arz için tüm hazırlıklarımız tamam. Hedefimiz 2013’in ilk yarısında bu işi sonuçlandırmak.”
Akkan ayrıca halka arz sonrasında ortaya çıkacak kaynağı kasaya koyarak şirket borçlarını kapatacaklarını, ardından da yeni yatırımları gündeme alacaklarını sözlerine ekledi.
Davet için geldiler
Almanya’nın en büyük aracı kurumu olan Kirschhoff Finansal Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Klaus Rainer Kirchhoff, PKF’nin İzmir Temsilcisi Sun Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Sıtkı Şükürer’in daveti üzerine geçtiğimiz aylarda İzmir’e gelerek Almanya sermaye piyasaları ile ilgili bir sunum yapmıştı. Frankfurt Borsası Başkan Yardımcısı Susanne Plewan’ın da yer aldığı sunuma Gürel Grubu, AKG Grup, Kılıç Deniz Ürünleri, Küçükbay Yağ Sanayi, Çakmaktepe ve Enda Enerji, Sun Tekstil ile Üniteks başta olmak üzere 20’ye yakın firma temsilcisi katılmıştı. Türk firmalarını Frankfurt Borsaları’nda görmek istediklerini açıklayan Kirchhoff ise yaptığı açıklamada, “Almanya’daki Türkler, Türkiyeli firmalara yatırım yapmak istiyorlar. Ege Bölgesi’nde hızlı büyüyen güçlü firmalar var. Güçlü büyüme stratejisi olan şirketler için Frankfurt Borsası’nda kote olmak çok uygun bir hedeftir. Biz Egeli firmalara bu konuda her türlü desteği verebiliriz” ifadelerine yer vermişti.
Kaynak: Hürriyet Ege, 23.11.2012
Alman şirket temsilcilerinin işletmeye hayran kaldığını söyleyen Atıl Akkan, 245 megawatt olan kurulu gücü 285 megawata çıkarmayı hedeflediklerini de aktardıklarını söyledi. Alman yetkililerin Çakmaktepe için Frankfurt Borsası’na açılma çağrısı yaptıklarını kaydeden Akkan, “Küresel krize rağmen Türkiye’deki devamlı büyüme ve özellikle enerji firmalarının gösterdiği performans Alman finans çevrelerinin de dikkatini çekmişti. Dünyanın en eski borsalarından biri olan Frankfurt Borsası, Çakmaktepe’de incelemelerde bulundu. Firmamızı, Frankfurt Borsası’nda halka arz edilmesi ve şirket tahvillerinin bu Borsa’da satışı için teklifte bulundular. 2013’te Frankfurt Borsası’nda hisselerimizi halka arz edebiliriz” dedi.
İMKB’den de teklif
Yabancı borsaların her yıl kar payı (temettü) dağıtma potansiyeli bulunan şirketlere özel önem verdiğini, Çakmaktepe’nin de bu konumda olduğunu anlatan Akkan, benzer teklifi İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’ndan da aldıklarını belirtti. Akkan, şöyle konuştu:
“Mevduat faizlerinin düştüğü bir ortamda özellikle yabancı yatırımcılar için yılda yüzde 20- 30 kar payı dağıtabilecek potansiyeli olan Çakmaktepe paylaşılamıyor. Ancak, biz hisse başına yüzde 20- 30 daha fazla bedel veren, yani şirketimizin değerini daha yüksek belirleyen Frankfurt Borsası’nın teklifini değerlendirmeye aldık. Konuyu Yönetim Kurulu’nda müzakere edeceğiz. Halka arz için tüm hazırlıklarımız tamam. Hedefimiz 2013’in ilk yarısında bu işi sonuçlandırmak.”
Akkan ayrıca halka arz sonrasında ortaya çıkacak kaynağı kasaya koyarak şirket borçlarını kapatacaklarını, ardından da yeni yatırımları gündeme alacaklarını sözlerine ekledi.
Davet için geldiler
Almanya’nın en büyük aracı kurumu olan Kirschhoff Finansal Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Klaus Rainer Kirchhoff, PKF’nin İzmir Temsilcisi Sun Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Sıtkı Şükürer’in daveti üzerine geçtiğimiz aylarda İzmir’e gelerek Almanya sermaye piyasaları ile ilgili bir sunum yapmıştı. Frankfurt Borsası Başkan Yardımcısı Susanne Plewan’ın da yer aldığı sunuma Gürel Grubu, AKG Grup, Kılıç Deniz Ürünleri, Küçükbay Yağ Sanayi, Çakmaktepe ve Enda Enerji, Sun Tekstil ile Üniteks başta olmak üzere 20’ye yakın firma temsilcisi katılmıştı. Türk firmalarını Frankfurt Borsaları’nda görmek istediklerini açıklayan Kirchhoff ise yaptığı açıklamada, “Almanya’daki Türkler, Türkiyeli firmalara yatırım yapmak istiyorlar. Ege Bölgesi’nde hızlı büyüyen güçlü firmalar var. Güçlü büyüme stratejisi olan şirketler için Frankfurt Borsası’nda kote olmak çok uygun bir hedeftir. Biz Egeli firmalara bu konuda her türlü desteği verebiliriz” ifadelerine yer vermişti.
Kaynak: Hürriyet Ege, 23.11.2012
Etiketler:
aliağa,
çakmaktepe,
enerji,
finans,
Frankfurt Borsa,
İMKB,
izmir,
organize
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






