5 Şubat 2014 Çarşamba

İzmir turistler için cazibe merkezi

İzmir'e son bir yılda gelen turistlere "İzmir'i nasıl buluyorsunuz?" diye soruldu, ortaya kente atfedilen"sevindirici" özellikler çıktı.

İZMİR (ANKA) - İzmir'e gelen turistler Yaşar Üniversitesi MYO Turizm ve Otel İşletmeciliği Programı Öğretim Görevlisi Dr. Özge Adan'ın tamamladığı doktora tezine konu oldu. Kenti çağdaş bir kişinin özellikleri ile nitelendiren turistler İzmir'in, batılı, modern, yaratıcı, dürüst, neşeli ve arkadaş canlısı olduğunu söylediler.
YÜZLERCE TURİST İLE GÖRÜŞÜLDÜ
Yaşar Üniversitesi MYO Turizm ve Otel İşletmeciliği Programı Öğretim Görevlisi Dr. Özge Adan'ın tamamladığı doktora tezinde İzmir iline son bir yılda kruvaziyer ve sağlık amacı ile gelen turistleri konu aldı. 450 turist ile anket çalışması gerçekleştiren Adan kente gelen turistlerin İzmir'in kişiliğini ve imajını nasıl algıladıklarını araştırdı. İzmir'e gelen turistlere yönelik geliştirilecek pazarlama çalışmalarına da ışık tutacak çalışması hakkında bilgi veren Adan, "Tez çalışmamda hem kruvaziyer hem de sağlık amacı ile gelen turistlerin İzmir ilini nasıl algıladıklarını ve kentten ne gibi beklentileri olduğunu araştırdım. Her iki pazar bölümü içinde İzmir'e atfedilen ortak kişilik özellikleri olduğunu tespit ettim. Bu özellikler arasında batılı, modern, yaratıcı, gerçekçi, erdemli, dürüst, aklı başında, arkadaş canlısı, sosyal ve neşeli gibi özellikler yer aldı" dedi.
BOZULMAMIŞ MEKANLAR SEÇİLİYOR
Yabancı turistlerin destinasyon seçimlerinde gittikçe daha özellikli, gerçeğe uygun ve bozulmamış mekanları tercih ettiğine dikkat çeken Dr. Adan turizm faaliyetlerini artıracak şu önerilerde bulundu:
"İzmir'in gelişimi kentin özellikleri bozulmadan sağlanmalı ve bu algı sürdürülebilir kılınmalı. Yerel yönetimler tarafından da turlar geliştirilmeli. Ayrıca turların güzergâhları çeşitlendirilmeli ve kruvaziyer ile gelen turistlerin İzmir ilinde daha uzun süreli olarak kalmaları sağlanmalı. Kruvaziyer ile gelen turistlerin yüzde 62,2'sinin Avrupa kıtasından geldiği belirlendi. Türkiye'nin Avrupa'ya olan yakınlığı göz önünde bulundurulduğunda kente kruvaziyer ile gelen turistlerin tekrar ziyaret etme olasılığını arttırmakta. Bu durum İzmir ve hatta Türkiye için bir fırsat olarak değerlendirilmeli. İzmir Limanı içine veya yakın çevresine kurulabilecek olan turist danışma bürosunda İzmir ve Türkiye'yi tanıtıcı broşür, katalog ve ücretsiz tanıtım filmi gibi tanıtıcı araçlar yanında özellikle İngilizce, İtalyanca ve Fransızca dillerini iyi bilen çalışanlar istihdam edilmeli.
İZMİR'İN İKLİMİ TURİSTLERİ CEZBEDİYOR
Sağlık turizmi için ise sağlık olanakları kadar iklim faktörü çok önemli. İklim şartlarının uygun olmadığı destinasyonlarda sağlık turizminin yapılması mümkün değil. Sağlık turistlerine yapılan anket sonuçlarına göre İzmir ili için en önemli imaj değişkeninin iklim olduğu tespit edilmiştir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, özellikle İskandinav ülkeleri gibi soğuk iklime sahip ülkelere yapılacak olan sağlık turizmi kapsamındaki pazarlama faaliyetlerinde İzmir'in iklimi üzerinde durulmalı. Bu kapsamda iklim koşullarını elverişliliği konusunu çağrıştıracak uygun destinasyon sloganları ve logoları geliştirilebilir. Böylece İzmir'in sağlık amacı ile gelen turistlerin akıllarında daha kalıcı bir şekilde kalmaları sağlanabilecek."
HEM OKUMUŞU HEM ZENGİNİ GELİYOR
Tez kapsamında İzmir'e gelen turist profilini de tespit eden Adan yalnızca sağlık amacı ile gelen turistlere İzmir Balçova Termal Oteli Sağlık Merkezi'nde, kruvaziyer ile gelen turistlere ise İzmir Limanı Yolcu Salonu'nda anket uygulandığını söyledi. Adan, ortaya çıkan anket sonuçlarını şöyle sıraladı:
"-İzmir'e gelen turistlerin cinsiyet dağılımda önemli bir farklılık yok
-İzmir'e sağlık amacı ile gelen turistler en yüksek yüzde 31 oranla "55-64 yaş" grubundan; kruvaziyer ile gelen turistler ise en yüksek yüzde 27,9 oranla "45-54 yaş" grubundan oluşmakta. Buna göre İzmir'e sağlık amacı ile gelen turistlerin yaş ortalaması kruvaziyer ile gelenlere oranla daha yüksek
-Sağlık amacı ile gelen turistler yüzde 76,4 ile; kruvaziyer ile gelen turistler yüzde 63,6 ile üniversite ve üstü mezunu.
-Gelir grubuna bakıldığında sağlık amacı ile gelen turistlerin yüzde 86,1'i; kruvaziyer ile gelen turistlerin ise yüzde 72,1'i 50 bin doların üstü gelire sahip
-Araştırmaya katılan turistlerin geldikleri kıtalar incelendiğinde kruvaziyer ile gelen turistlerin yüzde 27,8'i Amerika kıtasından, yüzde 62,2'si Avrupa kıtasından gelmekte. Sağlık amacı ile gelen turistlerin çoğunluğu ise kuzey Avrupa'dan gelmekte.
-İzmir'e sağlık amacı ile gelen turistler ortalama 15 gün kalıyorlar."
İzmir Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü verilerine göre İzmir'e 2013 yılında 1 milyon 407 bin turist geldi. 2013'te şehre gelen turist sayısı yüzde 2,8 oranında arttı. Ocak-Aralık 2013 döneminde İzmir'i ziyaret eden yabancıların 874 bin 225'i havayolu, 533 bin 15'i ise denizyoluyla geldi. Aralık ayında ise İzmir'i toplam 37 bin 701 kişi ziyaret etti. Yabancı misafirlerin yüzde 25'ini Alman, yüzde 11'ini İtalyan, yüzde 9'unu Fransız, yüzde 8'ini İngiliz, yüzde 6'sını da Hollandalılar oluşturdu.

Kaynak: Gerçek Gündem, 05.02.2014

KAP : AKFEN Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.S. / AKFGY Özel Durum Açıklaması (Genel)

Sermaye Piyasası Kurulu'nun Seri:III, No:48.1 sayılı Gayrimenkul Yatırım Ortaklıklarına İlişkin Esaslar Tebliği uyarınca, Şirketimiz portföyünde yer alan İzmir İbis Otel'e ait 31 Aralık 2013 tarihli değerleme çalışması TSKB Gayrimenkul Değerleme A.Ş'ye yaptırılmıştır.
Şirketimiz portföyünde yer alan İzmir İbis Otel'e ait 31 Aralık 2013 tarihli değerleme raporu ekte yer almaktadır.
Kamuoyu ve yatırımcılarımızın bilgilerine sunarız.

Bu haberin KAP'ın sitesindeki orijinal hali ve ekli dosyalarını görebilmek için LINK'i tıklayınız!

Kaynak: BigPara, 05.02.2014

4 Şubat 2014 Salı

İzmir'e sağlık yatırımları

Sağlık Bakanı Yardımcısı Agah Kafkas, toplam yatak kapasitesi 680'e çıkarılan Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin bu yıl ağustos, eylül ayı gibi hizmete açılacağını söyledi.

Kafkas, Eski Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı ve AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım ile yapımı süren hastanenin inşaat çalışmalarını inceledi.
Hastanenin temelinin 13 ay önce atıldığını ve binanın yüzde 60'ının tamamlandığını belirten Kafkas, normalde 400 yatak olarak planlanan hastanenin kapasitesinin yaptıkları bir çalışmayla 680 kişiye çıkarıldığını dile getirdi.
Urla Devlet Hastanesi'nin 30 Mart öncesinde açılabilecek duruma geleceğini, Çeşme Devlet Hastanesi'nde çalışmaların başladığını ancak resmi temelin atılmadığını ifade eden Kafkas, Gaziemir ilçesindeki hastanenin de bittiğini açılışa hazır olduğunu kaydetti.
Torbalı ve Bornova devlet hastanelerinin ihalesinin yapıldığını, Bayraklı'da yapılacak şehir kampüs hastanesinin de kısa sürede temelinin atılacağını belirten Kafkas, "Toplam 680 yatak kapasiteli Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ni bu yıl ağustos, eylül gibi açacağız. Hastane Çiğli ve çevresindeki ilçelere hizmet verecek" diye konuştu.
Kafkas, İzmir'e 17 yeni ambulans getirdiklerini, kentteki ambulans filosunu güçlendirdiklerini sözlerine ekledi.
- Kazmayla bir süre çalıştı
Binali Yıldırım ise hastane inşaatında kazmayla bir süre toprağı kazarak işçilere yardım etti.
Hastanenin temelini aralarında yabancı bakanların da bulunduğu 5 bakan ile attıklarını, normalde 2015 yılının ortalarında bitmesi gereken hastanenin tamamlanma işini bir yıl önceye çektiklerini dile getiren Yıldırım, şöyle dedi:
"Hastane 400 yataktan neredeyse 700 yatağa dönüyor. Bu çok sevindirici. Şehir hastanesi yapılıncaya kadar buradaki eksikliği bu hastane karşılayacak. İzmir'de yapılan birçok yatırımı üst üste koyduğumuzda sağlıkta son 10 yılda 1 milyarın üzerinde bugüne kadar gerçekleşmiş yatırım var. Sağlık göstergelerinde de İzmir çok mesafe kaydetti. Aslında bizim iktidarımızın son 11 yılda en başarılı olduğu alanların başında iki sektör geliyor. Birisi sağlık diğeri ulaşım sektörü. Bunda da başarı sıradan değil. Çünkü hemen hemen her insana dokunan bir işten bahsediyoruz. Herkesin hastaneyle, seyahatle işi var."

Kaynak: TIMETURK, 04.02.2014

İzmir’de haberleşme müzesi açıldı

İzmir’de Karşıyaka Belediyesi tarafından hayata geçirilen Haberleşme Müzesi düzenlenen törenle açıldı. Müzede 300 parça tarihi özelliklere sahip manyetolu, çevirmeli ve tuşlu telefonlar, mors, telgraf, teleks, kripto cihazı, telefon santralleri, santral parçaları, operatör kulaklıklar, filatelik malzemeler, telefon kartları, sahra telsiz telefonları, radyolar, denizaltı radyo alıcı cihazları gibi materyaller bulunuyor. 

Haberleşme tarihini bünyesinde barındıran müzenin açılışında konuşan Karşıyaka Belediye Başkanı Cevat Durak, müzelerin tarihin kütüphanesi olduğunu belirterek, “Karşıyaka’yı kütür ve turizm vizyonuyla geleceğe hazırlarken butik müzeleri itici güç olarak seçtik“ dedi. Sanayisi ve tarımı olmayan Karşıyaka’da turizm ve kültürü öne çıkarmak için başlattıkları çalışmalar kapsamında Karşıyaka’ya altıncı müzeyi kazandırdıklarını vurgulayan Durak, “Türk Telekom’da yıllarca çalışıp telefonları biriktiren Abdullah Erek’in önerisi ile yola çıktık. Bir inşaatın şantiyesi olarak kullanılan bu binayı yeniden planlayarak hazırladık. Tarihe ışık tutacak bu müzeyi hazırladık. Karşıyaka’da butik müze sayısını ona çıkaracağız. Eski araçlar müzesi de hazırlanıyor, çok yakında açılacak” diyerek yeni müze müjdesi de verdi.
Müzelerin kolay hazırlanmadığını da belirten Durak, “Turizm dediğimizde bize güldüler. Karşıyaka, Çiğli ve Bayraklı’nın ayrılması ile küçüldü. Ancak ne kadar küçülürsek küçülelim, bir damladan dev olabiliriz. Göreve geldiğimde kentimizde tesis yok denecek kadar azdı. Bugün birçok konser, kongre salonları, düğün salonları bulunuyor. Geçmişten ders alan, geleceği hazırlarken kendi kimliğini de öne çıkaran bir çalışma içinde olduk. Geçmişten ders almazsak bilimden uzaklaşırız, her şeye bireysel bakarız“ diye konuştu.
Karşıyakalıların kendi kentlerinde yaşamaktan mutlu olduklarını da belirten Başkan Durak, “Karşıyaka artık 10 yıl öncesinin Karşıyaka'sı değil. Kendine has sesleri ve renkleri ile hareket ediyor. Karşıyaka’da yaşayan herkes 'Karşıyakalıyım' demekten gurur duyuyor. Burada yaşayan herkes mutlu olduğunu söyleyebiliyorsa önemli olan budur“ şeklinde konuştu.

HABERLEŞME MÜZESİ
Örnekköy 7445 Sokak'ta özgün mimari yapısı ile dikkat çeken Karşıyaka Belediyesi Haberleşme Müzesi’nde 300 parça tarihi özelliklere sahip materyal bulunuyor. Müzede manyetolu, çevirmeli ve tuşlu telefonlar, mors, telgraf, teleks, kripto cihazı, telefon santralleri, santral parçaları, operatör kulaklıklar, filatelik malzemeler, telefon kartları, sahra telsiz telefonları, radyolar, denizaltı radyo alıcı cihazları, diktafon (eski dönem ses kayıt cihazı), gemi içi haberleşme telefonları, antika güvercin yarışı hakem saati, duvar telefonları bulunuyor.

Kaynak: Star Gazete, 04.02.2014

20 Ocak 2014 Pazartesi

İzmir yatırım rekoru kırdı

İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2004 - 2013 yılları arasında 941 milyon liradan fazla gayrimenkul alımı gerçekleştirdi.

İZMİR - Kentteki arazi sıkıntısı nedeniyle pek çok önemli yatırım ve proje için ciddi kamulaştırmalar yapmak zorunda kalan İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2004 - 2013 yılları arasında 941 milyon liradan fazla gayrimenkul alımı gerçekleştirdi. Geçen yıl harcanan 131 milyon 584 bin TL'lik kamulaştırma bedeli ise tarihe "rekor" olarak geçti.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU Genel Müdürlüğü, kentte yeni yatırımları hayata geçirebilmek için 2004 yılından bugüne kadar tam 941 milyon 232 bin 797 liralık kamulaştırma gerçekleştirdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nce 2013 yılında harcanan kamulaştırma bedeli ise tarihe "rekor" olarak kaydedildi: 131 milyon 584 bin 458 TL.

İzmir'in yerleşiminden dolayı yeni yol açmak ya da yol düzenlemek için bile kamulaştırma yapmak zorunda kaldıklarını söyleyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, "Sadece Yeni Fuar Alanı ve Agora'daki kamulaştırma çalışmaları için 60 milyon liranın üzerinde bedel ödedik.

Karabağlar'da Hıfzısıhha'da ve Halkapınar'da 63 milyon liraya yakın ödeme yaptık. Sadece Evka-5'ten Harmandalı'ya yol bağlamak için 26 milyondan fazla kamulaştırma parası ödemek zorunda kaldık. İzmir gibi yapılaşmış kentlerde neredeyse her çalışma için kamulaştırma yapmak zorunda kalıyoruz. Bazı projelerimizde kamulaştırma bedelleri projenin kendisinden daha fazla tutuyor. Altgeçit, üst geçit ve kavşak çalışmalarının neredeyse hepsi için kamulaştırma yapmak zorunda kaldık" diye konuştu.

İzmir'i geliştirmek ve bu hedefte yeni projeleri hayata geçirmek için yeni alanlar oluşturmaya devam edeceklerini kaydeden Başkan Aziz Kocaoğlu, "Kendi öz kaynaklarımızla hayata geçirdiğimiz yatırımlar, kentin gelecek vizyonunu şimdiden oluşturacak ve kenti dönüştürecek projelerdir. Çalışmalarımızı tamamladıkça İzmir'in önü daha da açılacaktır" dedi.

Tahtalı Barajı ve Gördes Barajı koruma sahaları başta olmak üzere İZSU'nun içme suyu, kanal, yağmur suyu ve dere ıslahları ile ilgili yatırımları için de 2004 ile 2013 yılları arasında 4 milyon 500 bin metrekare alan kamulaştırıldı. İZSU, bu çalışmalar için 48 milyon 760 bin liralık harcama yaptı.

Kaynak: Gerçek Gündem, 20.01.2014

19 Aralık 2013 Perşembe

Anadolu’da konuta İzmir yön veriyor

Gayrimenkül bilgi şirketi Reidin’in verilerine göre son 5 yılda İzmir’deki konut fiyatları yüzde 45 arttı. Bu, İzmir’in gayrimenkulde nasıl bir potansiyel barındırdığının en önemli göstergesi.
CAPİTAL ve Ekonomist dergilerinin önderliğinde düzenlenen ‘Anadolu’da Konuta Yön Verenler’ toplantısının ilki önceki gün İzmir’de yapıldı. Garanti Mortgage ve Häfele’nin de destek verdiği Hilton Oteli’ndeki zirvede, konut sektörünün önde gelen isimleri kentin geleceğini tartıştı. Hem toplantıdaki ortak görüş, hem de son dönemdeki gelişmeler, 10 yıl sonra İzmir’in apayrı bir noktada olacağı yönünde. Bunda kentsel dönüşüm, konuta olan talep ile Çeşme ve Aliağa yönüne büyüme trendleri gibi birçok ateşleyici etmen bulunuyor. Bütün bunları yaparken kentin iyi planlanması en temel istek ve görüş. Umarız İzmir, 10 yıl sonra tüm alt ve üst yapısı planlanmış, yeşil dokunun zengin olduğu, dikey yapıların yanında yatayların da boy gösterdiği planlı bir kent olur. Yoksa, ‘Bu çürük’ deyip yerine yüksek katlı modern gece kondular yapılırsa değişen hiçbir şey olmaz.

KİM NE DEDİ
YASALAR BİRLEŞTİRİLSİN
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, kentsel dönüşüm, Belediye Yasası ve ‘Ceberut maddeleri var’ dediği 6306 sayılı Riskli Alanlar Kanunu ile sürdürüldüğüne dikkat çekti. Kocaoğlu, “İki başlı yapı olmaz. Biz yolumuza Belediye Yasası ile devam ediyoruz. Burada uzlaşı, gönül rızası var. Vatandaşın hakkını koruyacak enstrümanlara sahip. Zor, uzlaşıyla gidiyor, çok terliyoruz. Ama kimsenin de burnunu kanatmıyoruz. 5306 sayılı yasadan milletin başı çok ağrıyacak. Onun için Belediye Yasası ve Riskli Yapılar Kanunu’nun harc-ü merc edilmeli, aklın ve bilimin, adaletin vücut bulacağı bir kentsel dönüşüm yasa oluşturulmalı. Ben başkan olduğum sürece 5306 sayılı yasayla kentsel dönüşüm yapmayacağım” dedi. Bu görüş aslında İzmir’de hep eleştirilere neden olan ‘Kentsel dönüşüm ağır gidiyor’ için de bir yanıt gibi...
Başkan Kocaoğlu’nun dikkat çektiği bir diğer konu ise kentin planlanması oldu. “60 senede kirlettiğimizi 3 senede temizleyemeyiz” diyen Kocaoğlu, yoğunluk artışı, konutların dizaynı ve kentin manzarasına kadar her şeyin planlanması gerektiğini söyledi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, “Vapurdan İzmi’´e bakın, görüntü hoş değil. Ama bunlar yıkılıp 5-10 veya 15 katlı apartmanlar yapılırsa da bundan iyi olmayacak” diye konuştu. Yani modern gece kondular...
Kocaoğlu’nun en etkili sözü ise, “İzmir’i önümüzdeki 10 yıl içinde kimse durduramaz. Bu kent, üzerindeki durağanlığı attı. Çark dönmeye başladı” oldu. Evet, İzmir’de çark dönüyor ve duracak gibi de değil...
İZMİR’E YAKIŞANI YAPALIM
İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, “Kentimize ‘Güzel İzmir’ sıfatını verdik. Ancak, denize sırtımızı dönmezsek, yani körfeze bakarsak bunu söyleyebiliyoruz. Hızlı ve altyapısız kentleşme İzmir’deki kentsel ve tarihi dokuyu neredeyse yok etmiş. Üstelik bu yapılaşma depremle oluşacak yıkım riskini de kaldırır nitelikte değil. Birinci derecede deprem kuşağında yer alan kentimizde niteliksiz ve çarpık yapılaşma sorunu belki de en önemli sorunlarımızdan. Bu yüzden kentsel dönüşüm İzmir için çok iyi bir fırsat” görüşünü paylaştı. İzmir’de ‘kentsel dönüşüm’ adı altında 15-20 katlı niteliksiz apartman kütlelerinin yaratılmasını veya salt TOKİ eliyle projeler üretilmesini istemediklerini dile getiren Demirtaş, “Bizim isteğimiz İzmir’in yapısına uygun, İzmirlilere yakışan yaşam alanları yaratılması. İzmirli müteahhitler kentse dönüşümü başaracak birikime ve güce sahip” dedi.

BEŞ YILDA 10 BİN KONUT
Megapol İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Selim Gökdemir, kentin barındırdığı potansiyellere dikkat çekerek, önümüzdeki yıllarda ulusal ve uluslararası yatırımcıların İzmir’e geleceğini ifade etti. Gökdemir, 2014-2019 arasında İzmir’de 1 milyon metrekarelik inşaat yapacaklarını söyledi, “Bunun bir kısmı konutu kapsıyor. Yaklaşık 10 bin konut üretmeyi planlıyoruz. Bu da İzmir’e olan inancımızın göstergesi” şeklinde konuştu.
Kentsel dönüşümde de şehrin yoğunlukla değil, tasarımla güzelleştirileceğini aktaran Selim Gökdemir, “Geçmişte bunun örnekleri yaşandı. 2. Dünya Savaşı’nın ardından Avrupa’da gettolar oluşturuldu. Bu tip yapılar insanları mutsuz ediyor. Onun için tasarım önemli. İzmir’in Batı’ya doğru genişlemesi, Çeşme Otobanı’nın çevresinde yeni imar adaları oluşturulması gerektiğine inanıyorum” dedi.
KORDON’A DA YENİLEME ŞART
Ege-Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan da bugün İzmir’in yüzde 38’inin kirada oturduğunu dile getirerek, “Bu orana baktığımızda İzmir’in geleceği sektör açısından parlak. Ciddi talep var. Kentsel dönüşüm, İzmir’de 40-50 sene planlanarak yapılır. Bize göre İzmir’in her yerinin kentsel dönüşüme uğraması gerekir. Kordon’un da dönüşüme uğraması şart. Kordon’la ilgili projemizi de yakında açıklıyoruz. Biz dönüşümün kooperatifleşme modelini savunuyoruz” diye konuştu.
DIŞARDAN MÜŞTERİ GELSİN
Akşan Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Melih Şimşek, İzmirli firmaların kent dışından da müşteri çekecek çalışmalara imza atması gerektiğini vurguladı. Şimşek, “İstanbul’dan İzmir’e gelerek iş yapan bir firmayım. Şu anda burası para kazandırmıyor. Ama kenti sevdiğimiz için buradayız. Onun için İzmirli firmaların kent dışından da müşteri çekmesi gerektiğine inanıyorum” diye konuştu.
YERİNDE DÖNÜŞÜMDE YOĞUNLUĞA DİKKAT
İZKA İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Azad Yeşil, İzmir’de iki yıldır kentsel dönüşümün konuşulduğunu dile getirdi, şunları paylaştı: “Bazı binaların yıkılması yerine yenisinin yapılması ve bölgesel dönüşüm olarak iki koldan ilerliyor. Yerinde dönüşümlerde yoğunluk artışında ciddi sakıncalar olduğunu düşünüyorum. Gecekondu bölgelerinde makro ölçekte dönüşüm şart.”
BARDAKLARIM SIĞMAZ, ALMIYORUM
İzmir’i tanımadan bu kente proje yapmanın zorluğuna dikkat çeken Kavuklar Gayrimenkul Geliştirme Grup Başkanı Metehan Kavuk, “İzmir’i, İzmirliyi iyi tanımak, bilmek gerekiyor. Burada kadınlar en önemli etken. Yüzde 110 onların dediği oluyor. Onun için birçok şeyi düşünerek proje üretiyoruz. ‘Mutfakta iki kadın çalışabilir mi’den tutun, dolaba konacak bardak sayısına kadar hesaplıyoruz. ‘Benim 120 bardağım var. Buraya sığmaz’ deyip ev almayan bile var. Onun için İzmir’i ve İzmirliyi iyi tanımak lazım” dedi.
KONUT BALONU PATLAR MI?
Bu da sektörün gündemini fazlasıyla meşgul eden bir konu. Amerika’da yaşanan mortgage krizi benzeri bir yapının Türkiye’de yaşanıp yaşanmayacağı da toplantıda ele alındı. Garanti Mortgage Genel Müdürü Murat Atay, sektörde bu tip bir riskin olmadığını söyledi, şunları paylaştı: “Konutta ciddi talep var. Dolayısıyla kriz yaşanmasına imkan verilmiyor. Sektör, 2012’de yüzde 14 büyüdü. Bu yıl ise rekor oran var. Yüzde 30... Yıl sonunda toplam büyüklüğün 110 milyarı geçmesini bekliyoruz.” Murat Atay, sektörün seneye büyüme oranını ise yüzde 15 olarak gösterdi. Yani 2014’te daralma yaşanacak. Atay, İzmir’in de gayrimenkul pazarında önemli potansiyel taşıdığını, bunun en önemli göstergesi olarak ise son 5 yılda konut fiyatlarının yüzde 45 oranında artmasını gösterdi.

Kaynak:Mete Tamer OMUR  Hürriyet Ege, 19.12.2013

24 Ağustos 2013 Cumartesi

Araplar gayrimenkul alımında İstanbul'dan sonra İzmir'e yöneldi!

Yılın ilk yarısında gayrimenkule yapılan yatırımlar yıllık bazda yüzde 4.8 artıp 1.3 milyar dolara çıktı. Ortadoğulular İstanbul’dan sonra en çok İzmir’den ev aldı

Yabancılar, Mütekabiliyet Yasası’yla birlikte gayrimenkul alımlarını İstanbul’un ardından İzmir’e yöneltti. Özellikle Araplar, İzmir’e yakın ilgi gösteriyor. REMAX Gayrimenkul Danışmanı İbrahim Evdüzen, özellikle Ortadoğu ülkelerinden gayrimenkul alımı için yabancıların Türkiye’ye geldiğini, İzmir’in kıyı şeridiyle cazibe merkezine dönüştüğünü belirterek, “Ortadoğu ülke vatandaşları, Osmanlı ilgisi nedeniyle İstanbul’a yöneldi. Ancak ikinci sırada İzmir’e yerleşmeyi tercih ediyor” dedi.

ALTI AYDA 7.145 MÜLK
Türkiye’de yapı fiyatlarının dünya ortalamasının altında seyrettiğini, bunun da yabancıların ilgisini çektiğini belirten Evdüzen, “Bu yılın ocak-haziran ayları arasında 7 bin 761 yabancıya, 7 bin 145 gayrimenkul satışı yapıldı. Yabancılar, sahil şeridinde en fazla İzmir’e ilgi gösteriyor” dedi. İbrahim Evdüzen, gayrimenkul yatırımlarının 2008’den bu yana yüksek prim oranlarına sahip olduğunu, bu yılın durağan geçmesine rağmen eylül - ekim aylarında canlılık yaşanacağını işaret etti. Gayrimenkul yatırımlarının en kötü döneme bile yüzde 8-9 oranında kazandırdığını dile getiren Evdüzen, şöyle devam etti: “Gayrimenkul, geçerliliğini yitirmeyen en önemli yatırım aracıdır. Bu yatırım aracı bugüne dek hiç kaybettirmemiştir. Ayrıca, son zamanlarda gayrimenkul alımlarında sosyal medyanın ağırlığı dikkat çekici boyutta artış gösteriyor.”

İstanbul’daki inşaat firmalarının İzmir’e yönelmesiyle rekabetin arttığını, bunun da inşaatların kalitesine olumlu yansıdığını dile getiren Evdüzen, “İzmir’de gayrimenkul piyasası hareketlilik kazanmaya başladı. Kalite ön plana çıkıyor. Alım yapmak isteyenler de artık yapıların modern ve teknolojik olmasına dikkat ediyor” diye konuştu.

Kaynak: Emlak Kulisi, 23.08.2013