24 Şubat 2014 Pazartesi

Yıldırım: İzmir'e 18 yat limanı yapacağız

AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım, İzmir'i ayağa kaldıracak dev projelerini tanıttı. Yıldırım, bin 414 projeden oluşan Hayat İzmir'i açıkladı.
 
BİNALİ YILDIRIM: 18 YENİ YAT LİMANI YAPACAĞIZ
AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım, İzmir'i ayağa kaldıracak dev projelerini tanıttı. Yıldırım, bin 414 projeden oluşan Hayat İzmir'i açıkladı.
 
AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım, Yüzyılın Şehircilik Hareketi sloganıyla İzmir'in geleceğine yön verecek projelerini görücüye çıkardı.
 
Kaya Thermal Convention Otel'de düzenlenen törende Yıldırım, bin 414 projeden oluşan Hayat İzmir'i açıkladı. Törene Başbakan Yardımcısı Hüseyin Çelik, AK Parti milletvekilleri, ilçe belediye başkan adayları, il teşkilatı, kentin ileri gelenleri, iş dünyası, sivil toplum örgütleri temsilcileri, medya temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.
 
Anafikrini "İzmir'in tıkanmış damarlarından", adını "İzmir'in yaşam tutkusundan" enerjisini "İzmir'in genç, dinamik nüfusundan, eşsiz doğasından, kentler tarihinin toplumsal mekanlarından ve yerleşmeler arasındaki etkileşim gücünden" alan Hayat İzmir, 12 ana başlık altında toplandı.
 
İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, bütün projelere detaylı giremeyeceğini, eğer detaylı açıklarsa projenin 23 saat süreceğini belirterek projeleri ana başlık halinde açıkladı.
 
Hayat İzmir'in tanımını yapan Yıldırım, şöyle konuştu: "İzmir'in sorunlarını çözmeye kilitlenmiş şehircilik hareketidir. Gücünü İzmirlilerden alan kolektif yönetim hareketidir. Mahallerinden ilçelere kadar uzanan yerel yönetişim biçimidir. Hayat İzmir'in içinde 9 ana başlık var. Bunlar sosyal, ulaşım, ekoloji, engelsiz, turizm, yeşil, dünya, sanat, kültür, kentsel hayattan oluşuyor. Bu başlıklar İzmir için eylem planımızı oluşturuyor."
 
"JEOTERMAL ORGANİZE SANAYİ BÖLGELERİ KURULACAK"
 
Ekonomide hayat projesini açıklayan Yıldırım, hedefin izmir'in ekonomisini güçlendirmek, kalkınmada lokomotif haline getirmek olduğunu belirterek, bunun için tarım sanayi, turizm ve kültürü seçtiklerini belirtti.
 
Tarımda İzmir'in bir numaralı şehir olduğunu aktaran Yıldırım, şöyle konuştu: "Tarımda 107 proje hazırladık. Jeotermal organize sanayi bölgeleri kuruyoruz. 29 bin dekar alanda sera kurulacak. Ayrıca fidancılık ve süs bitkileri organize bölgeleri kurulacak. 12 ilçemize tarımda bilinci artırmak ve ara eleman ihtiyacını karşılamak için meslek edindirme merkezleri açacağız. Güzelbahçe'de deniz ürünleri borsasını kuruyoruz. Ödemiş ve Bergama için bir diğer projede hayvancılığı geliştirmek ve yem borsası kuruyoruz. Şu an İzmir'de 12 çeşit tarım ürünümüz var. Bu ürünlerin marka haline gelmesi için çiftçi merkezleri kuracağız. Süt toplama ve et entegre tesisleriyle üreticilerimize katkı sağlayacağız."
 
"KONAKLAMA TESİSLERİ YAPILACAK"
 
Turizmin İzmir'de sıkıntılı olduğunu, 1.4 milyon misafir ağırlandığını, Antalya'da 10,5 milyon, Muğla'ya 3 milyon yabancı misafirin geldiğini açıklayan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu neden böyle düşünmek lazım. Hele hele İZTO Başkanı Ekrem Demirtaş'la bazı önlemleri almasaydık bugün 1.4'ü bile göremezdik. 4 milyonluk kente turistler neden gelmiyor. İzmir fuarcılığı İktisat Kongresiyle Türkiye'de başlatan şehir. Yıllar geçmiş İzmir fuarcılığı gerilemeye devam etmiştir." 10 yıldır İzmir fuarının organizasyon ve ziyaretçi sayında artış olmadığını anlatan Yıldırım, şöyle konuştu: "Fuar adeta panayıra dönüşmüştür. Yeterli konaklama var mı? 5 yıldızlı oteller sadece Konak Alsancak civarında. Karşıyaka'da bile 5 yıldızlı otel yok. Süratle konaklama tesislerinin kalitesini artırarak, şehre yayacağız. Doluluk oranları vahim. Erişim ulaşım konusu çok önemli. İzmir'de mutlaka bunları da kolaylaştırmamız lazım. Demek ki altyapı ile yapmamız gerekenler var. İzmir'in tarihi turizm potansiyeli açığa çıkmalı. Dışarıdan kent çok güzel gözüküyor, insanlar hayale kapılıyor. Ama İzmir'e gelince hayal kırıklığı yaşıyorlar."
 
"BAŞIMIZI TAŞIN ALTINA KOYUYORUZ"
 
İzmir'in sadece nüfus olarak Türkiye'nin 3'üncü büyük kenti olduğunu aktaran Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ancak bütün göstergeler arka sıralarda geliyor. Yalnız hak yemeyelim bir gösterge de ikinci sırada. O da imarsız yapılaşma. İzmir, İstanbul'dan sonra ikinci sırada yer alıyor, keşke daha güzel şeyler paylaşabilsem. İzmirli hep geçmişiyle övünüyor, çünkü Victor Hugo bu kente prenses demiş, Evliya Çelebi İzmir'den büyük övgülerle bahsetmiş, Büyük İskender'in, almazsam eksik olur dediği kent. Sezen Aksu'nun Firuzesi İzmir. İzmir geçmişini tabi ki yad edecek ama geleceğe de umutla bakacak. Ama ne yazık ki İzmir geleceğinden umutlu değil, geleceğini göremiyor. Bunda İzmirli'nin suçu ne. İzmirli mi bunun sebebi. Tabiki değil. Buradaki sorumluluk bu kenti yönetenlerdir. Göz göre göre bu kentin kan kaybede kaybede bu hale gelmesine müsaade edenlerdir. Kimse bundan kaçmasın. Biz seçimi yaptık. Şimdi sıra hemşehrilerimizde. Hemşehrilerimiz seçerse başımızı taşın atına koyarak projeleri gerçekleştireceğiz. Ben zoru severim. Benim için zor hemen yapılır. İmkansız biraz zaman alır. İzmir'de artık herşey kolay diyorum. Çünkü Türkiye'de yaptıklarımız, tıkanan damarları açan icraatlarımız herşeyin teminatıdır. Türkiye'de başardık İzmir'de hayli hayli başarırız. Çünkü bizim çok iyi ekibimiz var. İlçelerde, ne yapacağını bilen, ortak yönetişim anlayışını belirleyen bir ekiple yola çıkıyoruz. Belediyeler yönetimin ilk kademesidir. Şehirde yaşayanların ilk dokundukları yer belediyelerdir. Şehirleri belediyeler inşa eder, onlar da medeniyeti kurar. İzmir'de İyonyalılar, Selçuklu, Osmanlı medeniyetleri çok güzel eserler bıraktı. Bu eserleri geleceğe taşımak bizim görevimizdir. Onun için özenle çalıştık projelerimizi hazırladık."
 
"DÜNYANIN EN BÜYÜK BOTANİK PARKI"
 
Karşıyaka'da kültür sanat ve hava müzeleri olacağını anlatan Yıldırım, "Karşıyaka İskelesi'ne bağlanacak Zübeyde Atıf Gemisi İstanbul'da hazır buraya gelmek için gün sayıyor. Bayraklı'da denizin dibinde ancak denize ulaşamıyor. Bu ilçemize de bilim, teknoloji ve açık hava müzesi kuruyoruz. İnsanlık tarihi boyunca bu alanda gezilecek. Anadolu bulvarı yeraltına alınacak, Bayraklı'yla Yamanlar birleştirilecek ve dünyanın en büyük botanik parkı burada yer alacak. 30 bin farklı bitki yer alacak. Su dünyası müzesi ve devasa bir akvaryum Balçova'da yapılacak."
 
"18 MUHTELİF ÖLÇÜDE YAT LİMANI"
 
İkiçeşmelik, Kadifekale'nin de projelendirileceğini söyleyen Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "İkiçeşmelik el sanatları sokağıyla tarihini devam ettirecek. Teleferikle Agora'ya Kemeraltı'na ulaşacak ve bu sistem kruvaziyerle sahil bandına birleştirilecek. Yat limanı sayısı ve kapasitesini artıracağız. 18 muhtelif ölçülerde yeni yat limanı yapacağız. Bin 900 olan konaklama ve bağlama kapasitesini 9 bin üzerine çıkaracağız. Deniz turizmine katma değer sağlayacak bir proje olacak."
 
"TÜRKİYE'NİN KÜLTÜR VE TURİZM BAŞKENTİ İZMİR"
 
Türkiye'nin ticari başkentinin İstanbul, siyasi başkentinin Ankara olduğunu aktaran Yıdlrım, şunları söyledi: "Türkiye'nin kültür ve turizm başkenti İzmir olacak. Bu çerçevede Alsancak'taki atıl alan dönüştürülecek. Mürselpaşa ile liman arasında kalan alanı medya, bilişim, yayıncılık, kültürün yerleştiği bir site haline getiriyoruz. Şehir içinde işlevsiz olan depolar bu bölgede kötü görüntü oluşturuyor. Bu yerleşke içine bin dönümlük park ilave ediyoruz. Ofisler, sanat atölyeleri, film paltoları yer alacak. Gençlere de önemli müjdem var. Açık ve kapalı spor alanları kruvaziyer limanıyla irtibatlandırılacak. Gençler için dalış eğitim amacıyla yeniden ele alınacak."
 
"YATIRIMCIYA KENTTE OT YOLDURULUYOR"
 
İzmir'in ticareti Türkiye'ye öğreten şehir olduğunu anlatan Yıldırım, şöyle konuştu: "Ancak bu alanda maalesef 4'üncü sırada yer alıyor. Türkiye'de ihracat 4 kat arttı. İzmir'in payı 10 yıl içinde yüzde 8'den 6'ya geriledi. Bazıları bunda İzmir'in ne kabahati var diyebilir. Teşvik verilmediğini iddia edebilirler. Oysa Bursa'da teşvikte İzmir ile aynı ama ihracatta İzmir'in önünde. Bu şehirden yatırımcı kaçırılıyor. Yatırımcıya ot yolduruluyor. Hiçbir şey yapamıyor, izinleri alamıyor. Bunu yerel yöneticiler kolaylaştıracak. Yerel yönetimin dertlerle dertlenmeleri gerekiyor. Keşke dertlenseler de biz de burada olmazdık."
 
"170 BİN İZMİRLİ'YE İSTİHDAM SAĞLANACAK"
 
İşsizliğin had safhada olduğunu açıklayan Yıldırım, projelerin gençlere istihdam sağlayacağını söyledi. 35 bin İzmirli'ye iş aş sağlanacağını aktan Yıldırım, "Tarım, sanayi, turizm, kültürü birleştirdiğimizde toplam 130 bin istihdamı olacak. Bütün projeleri birlikte düşünürsek 170 bin hemşehrimize iş imkanı sağlıyoruz. İzmir ekonomisine de 30 milyar katma değer gelecek" diye konuştu.
 
PROJE MALİYETİ 65 MİLYAR LİRA
 
Toplam projelerin yatırım maliyetinin 65 milyar olduğunu söyleyen Binali Yıldırım, projelerini şöyle anlattı: "İzmirli sizi seçti. Bunları nasıl yapacaksın diyenler olabilir. Bu soru bana 2003'te de soruldu. İzmirli rahat olsun. Ben 35 yıllık mühendisim. En büyük problem nedir biliyor musunuz? Projenizin olmamasıdır, nereye gideceğinizi bilememenizdir. Biz bunları biliyoruz. Projeleri biz kamu özel ortaklığıyla, bazı projeleri de merkezi hükümetle birlikte yapacağız. Toplam proje içinde kendi kaynaklarımızla yapacağım 15 milyarı geçmiyor, gerisi alternatif finans kaynaklarıyla yapılacak."
 
"İZKARAY'LA İKİ YAKA BİRLEŞECEK"
 
Bir diğer projenin ulaşım olduğunu anlatan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "İzmirlinin bunu yaşaması lazım. Ulaşan erişen Türkiye'yi yaptık, İzmir'de hayli hayli yapacağız. Toplu ulaşım çok yetersiz kentte. İZBAN'ı yaptık biraz rahatladı. Raylı sistem yetersiz. Otobüsü merkezde var. Çevre ilçelerde yok. Deniz unutulmuş yok. Dünyanın hiçbir yerinde bu kadar deniz taşımacılığına uygun yer yok. Demek ki işin sistemi belli. İlk etapta 26,5 km metro, ikinci etapta 65 kilometrelik tramvay hataları var. Böylece düşey hatları yatay hatla birleştirileceğiz. Toplu ulaşım denizle entegre olup sorun çözülecek. İZKARAY projesi ile iki yakayı birleştireceğiz. İzmirle Karşıyaka arasındaki rekabet devam etsin. Ama projeler yapılsın. Rekabet güzellik ve kalite getirir. Onun için o rekabete sözümüz yok. Biz ulaşımda kuzeyi ve güneyi birleştireceğiz. Niye Çiğli'den gelen vatandaşımız Çeşme'ye gitmek için eziyet çeksin. İZKARAY ile 6 dakikada geçsin."
 
"440 KİLOMETRE BÖLÜNMÜŞ YOL"
 
Sahilden çevreyoluna yolların yetersiz olduğuna dikkat çeken Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti: "Önümüzdeki dönemde 440 kilometre bölünmüş yol yapacağız. Yeni büyükşehir yasasının getirdiği en önemli şey İzmir'in 12 bin kilometrelik yolları büyükşehirin sorumluluğuna veriliyor. Üretim yolları, köy yolları, merkezdeki yollar dahil bütün altyapı, artıma herşey büyükşehir sorumluluğuna geçiyor. Büyükşehirin aldığı pay da 4,5'dan 6'ya çıkıyor. Parasal anlamda da büyükşehirin kaynakları artırılıyor. Bu ne demektir. Artık yapılacak yol için Ankara'dan cevap beklemeye gerek yok"
 
ŞEHİR İÇİNE AKILLI TRAFİK
 
Şehir içinde akıllı trafikle ilgili projeleri de yapacaklarını söyleyen Binali Yıldırım, şunları söyledi: "İzmir'de park alanları yetersiz olduğundan yolların yarısı park olarak kullanılıyor. İzmir'de yapılan kapalı otopark 5 bin 500, trafiğe giren araç sayısı 700 bin. Yeter mi bu otoparklar. Bizim havalimanına yaptığımız otopark 5 bin 300 kapasiteli. Ama İzmir'de bu yapılmıyor. Amma para alınıyor. Otopark paraları alınıyor. Tüm Türkiye'de böyle. Otopark ruhsatı alınır, sonra dükkana dönüşür. Bu uygulamaya son veriyoruz. Akıllı ulaşım sistemiyle şehre 35 dalçık yapıyoruz. Akıllı sistem 7/24 çalışacak. Akıllı sistemler trafik 24 saat takip edilecek. Vatandaşta alternatif gidişlerini görecek, ona göre yoluna gidecek."
 
İzmir'in tiyatro sayısı ve sinema sayısı bakımından İstanbul ve Ankara'nın gerisinde olduğunu belirten Yıldırım, sinema, gösteri ve tiyatro sayısını artıracaklarını söyledi.
 
"KONAK MEYDANINI BÜYÜTÜYORUZ"
 
İzmir'de sosyal hayatta da önemli projeleri olduğunu aktaran Yıldırım, "Konak meydanını büyütüyoruz. Körfezle buluşturuyoruz. İzmir'in sembolü meydanı bu haliyle insanlar arayıp bulamıyor. Bu halden çıkarıyoruz. Denizle yol arasındaki kesintiyi önleyerek, 3 kat meydanı büyütüyoruz" dedi.
İzmir yeşil alan fakiri olduğunu söyleyen Yıldırım, bunun için kent parkları, yeşil alanlar, yaşam alanları projelerini bütün ilçelerde gerçekleştireceklerini ifade etti.
 
"ACİLİN ACİLİ İŞİMİZ ÇÖPLERİ ENERJİYE DÖNÜŞTÜRMEK"
 
Sürdürülebilir ekolojik bir hayat için 600 üzerinde proje tasarımları olduğunu anlatan Yıldırım, İzmir'de 31 Mart'ta göreve geldikleri takdirde ilk işlerinin çöp depolarını, atıklarını çöp fabrikalarına dönüştüreceklerini dile getirdi. Bu atıklar değerlendirilerek hem gübreye hem enerjiye dönüşeceğini anlatan Yıldırım, şunları söyledi: "Bunu İstanbul, Bursa başardı. Acilin acili budur. 31 Mart'ta başlayacağımız iş budur. Çünkü insan hayatı herşeyden önemlidir. Teknoloji o kadar gelişti ki bugün İsveç çöp ithal ediyor ve bunu gübre ile enerjiye dönüştürüyor ve yok satıyor. Biz ise elimizdeki çöpü nereye koyacağımızı bilemiyoruz. Ekolojik hayatla ilgili 179 proje var. Bunda biri ekolojik hayat, Çiğli önünden kanal açıyoruz. İç körfezin sirkülasyonunu sağlayacağız."
 
İzmir'in en önemli konularından birinin kentsel hayat oluğunu söyleyen Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü: "Afet sayısı 313 bin. 1 milyon İzmirlinin bu yapılardan çıkması lazım. Boğaziçi Üniversitesi'nin yaptığı araştırmaya göre İzmir'de 6,5 şiddetinde deprem olursa 11 ilçe merkezi etkilenerek, 196 konut yıkılıyor, 5 bin ile 20 bin arasında can kaybı riski var. 50 bin üzerinde yaralanma riski var. Böyle bir duruma karşı önlem ise yok maalesef. Zaman kaybetmeden 1 milyon hemşehrimizin yaşadığı ruhsatsız yapılardan kurtarmamız, konforlu ve rahat sitelere dönüştürmemiz gerekiyor. Bunu gönüllülük esasıyla yapacağız. Kimseyi yerinden yurdundan etmeyeceğiz. Kendi rızasıyla yapacağız. Bunu kooperatiflere yaptıracağız. Ama hemşehrilerimizin güvencesi biz olacağız. Emsal usulüyle değil kütle imar ile şehir yenilemesi yapacağız. Yani sosyal, yeşil alan, yaşam alanları merkezleri herşeyin kararını biz vereceğiz ve uygulatacağız. Zaten bu başladı bin 600 konut şu an muhtelif ilçelerde yapılıyor. Bu kişilere 650 TL kira yardımı yapıyoruz. Yapım esnasında da kiraları ödenecek ve rahatsızlık yaşamayacaklar. Kentsel dönüşüm anlamında elle tutulur tek iş TOKİ'nin yaptığı 14 bin konuttur. Tabi geçmiş dönemde yapılan projelerde var ancak yeterli değil. Doğu ve kuzey aksında şehir nasıl gelişecek. Bunun kararını vereceğiz. İzmir'in bir bölü binlik planları var. İzmir gelişigüzel büyüyor."
 
İzmir'in sıcak havası, iklimi ile sağlık için önemli olduğunu belirten Binali Yıldırım, sözlerini şöyle tamamladı: "Sağlık olsun demekle sağlık olmuyor. EXPO'da da sağlık için önemli projeler yaptık. Bayraklı'da 2 bin 100 yataklı 7 hastaneden oluşan komplekse 12 Mart'ta başlıyoruz. Güneyde de bin 500 yataklı şehir hastanesi yapılıyor. Seferihisar'da da uluslararası sporcu kamp merkezi kuracağız. Yerli yabancı spor kulüpleri gelerek kamp yapabilecekler."
 
İzmir'in engelliler için de engel olduğunu ifade eden Yıldırım, engellilerin yaşamını kolaylaştıracak uygulamaları en birinci görevleri olacağını ve onlara bulundukları yerde hizmet götüreceklerini söyledi.
 
Kaynak: Deniz Haber, 24.02.2014

21 Şubat 2014 Cuma

İzmir arıtmada lider!

TÜRKİYE İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) son verilerine göre İzmir, Avrupa Birliği standartlarında arıtma sayısı ve kişi başına düşen arıtma miktarıyla Türkiye liderliğini korudu. İzmir'de bir yılda Avrupa standartlarında arıtılan kişi başına atık su miktarı 66.92 metreküp olurken, bu rakam İstanbul'da 20.44, Ankara'da ise sadece 4.2 metreküpte kaldı.

TÜİK tarafından açıklanan, tüm belediyelere uygulanan "2012 yılı Belediye Atık Su İstatistikleri Anketi' sonuçlarına göre İzmir, Avrupa standartlarında arıtma sayısı ve kişi başına düşen ileri biyolojik atık su arıtma miktarıyla yine ilk sırada yer aldı. Türkiye'de bulunan 70 ileri biyolojik atık su arıtma tesislerinden 14'ü İzmir'de yer alırken, İzmir'i 11 arıtma tesisiyle Antalya, 7 arıtma tesisiyle Muğla, 5 arıtma tesisiyle İstanbul ve Konya izledi. Diğer illerdeki arıtma sayısı ise 2 veya 1 oldu.

2012 yılında İzmir'de biyolojik, ileri biyolojik ve doğal olmak üzere 28 arıtma tesisinde 273 milyon 718 bin metreküp su arıtıldı. Bunun yüzde 97.9'u ileri biyolojik yöntemlerle arıtıldı. İstanbul'da ise bu oran yüzde 25.20 olarak gerçekleşti. 2012 nüfusuna göre ise 13 milyon 854 bin 740 kişinin yaşadığı İstanbul'da yılda kişi başına düşen ileri biyolojik atık su arıtma miktarı 20.44 metreküp, Ankara'da 4.2 metreküp ve Antalya'da 52.9 metreküp olarak gerçekleşirken, Avrupa standartlarında arıtma sayısı ile liderliği elinde tutan İzmir'de bu miktar 66.92 metreküp oldu.

TÜİK verilerine göre, 2012 yılında Türkiye'de işletilen 460 atık su arıtma tesisinde toplam 3 milyar 256 milyon 980 bin metreküp atık su arıtıldı. 460 adet tesisin 57'si fiziksel, 244'ü biyolojik, 70'i ileri biyolojik, 89 adedinin ise doğal arıtma tesisi olduğu belirlendi. Arıtılan toplam 3 milyar 256 milyon 980 bin metreküp suyun yüzde 38.2'si yani 1 milyar 245 milyon 977 bin metreküpü Avrupa standartlarında arıtıldı.

Çevre mevzuatında AB kriterlerine uyarak biyolojik arıtma sisteminde "ileri biyolojik atık su arıtma tesisleri' kurmayı tercih eden İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2008-2013 yılları arasında 10 ileri biyolojik atık su arıtma tesisini hizmete aldı. Bugün ise Bergama, Ödemiş, Kiraz belediyelerinin de arıtmalarıyla birlikte İzmir'de 28 arıtma bulunuyor. Kentte Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen arıtma sayısı 25.

Büyük Kanal Projesi kapsamında İzmir kent merkezinin evsel atıkları halen Türkiye'nin en büyük ileri biyolojik atık su arıtma tesisi olma özelliğini koruyan Çiğli'nin (2000 yılı) yanı sıra, 2001 yılında Güneybatı ve 2004 yılında Havza ile 2008 yılında Foça ileri biyolojik atık su arıtma tesisleri hizmete girdi. 2008-2013 döneminde 872 bin 500 kişinin evsel atığını arıtacak kapasitede biri biyolojik, 10'u ileri biyolojik olmak üzere 11 arıtma tesisi daha hizmete alındı. Torbalı, Bayındır, Ayrancılar-Yazıbaşı, Kemalpaşa, Menemen, Özdere, Doğanbey, Seferihisar, Kemalpaşa, Urla ve İzmir Yüksek Teknoloji arıtmaları ile bu ilçelerdeki evsel atık su sorunu çözüldü. Büyükşehir Belediyesi, 11 arıtma için 90 milyon liralık yatırım yaptı.

Kaynak: Hürriyet, 21.02.2014

17 Şubat 2014 Pazartesi

Folkart'tan İzmir'e yeni proje

Folkart Bornova'da 40 milyon TL bedelle 25 bin metrekarelik bir arsa satın aldı.

250 milyon TL yatırımla 850 adet konut ve ticaret alanlarından oluşacak projenin inşaatına Mayıs ayında başlanması planlanıyor.

Folkart, Avrupanın en yüksek kulelerinden Folkart Towers’ın ilk kulesini tamamlayıp Şubat sonunda teslim etmeye başlamasının ardından yeni projenin lansmanı için hazırlıklara hız verecek.
Mart ayı itibarıyla ön talepler toplanmaya başlanacak. Mayıs ayında başlayacak inşaat 18 ay sürecek ve 2016 sonunda teslim edilecek. Konut ve ticaret alanlarının yanısıra geniş ve kaliteli sosyal alanları, spor sahaları, yüzme havuzları ve zengin peyzaj uygulamalarıyla da dikkat çekecek. Huzurlu bir ortamda, konforlu ve güvenli bir yaşam sürmek isteyenler Folkart’ın yeni projesinde buluşacaklar.
Ulaşım kolaylığı
Merkezi konumu ile modern konut ve perakende yatırımlarının yeni odak noktasında yer alacak projenin en büyük avantajlarından biri ulaşım kolaylığı. Bölgeye otobüs, minibüs, ve metro gibi çeşitli toplu taşıma araçları ile kolayca ulaşılabiliyor. İzmir otobanına 500m., Bornova metro durağına 1km İzmir şehirlerarası otobüs terminaline 2 km uzaklıkta inşa edilecek proje Ege Üniversitesi, Yaşar Üniversitesi, Forum Bornova AVM, IKEA, ve Baumaxx’a yürüme mesafesinde olacak. İzmir’in en önemli noktalarına çok yakın mesafede konumlanacak projeye ilginin çok fazla olması bekleniyor.
Yeni proje ile ilgili olarak bilgi veren Mesut Sancak “Yeni projemizde daha geniş kitlelere hitap edecek daha uygun fiyatlı daireler olacak. Folkart’lı olmak isteyen herkesi bütçelerini fazla zorlamadan Folkart kalitesi ile tanıştırmayı hedefliyoruz. Bu yüzden m2 fiyatlarının 3.000 – 3.500 TL bandında seyredeceği, 1+1, 2+1, 3+1, ve 4+1 daire seçeneklerinin olacağı 8 katlı binalardan oluşan bir proje hazırlıyoruz. 850 daire ve alışveriş alanlarından oluşacak projede 18.000 m2 yeşil alan olacak” dedi.
İnşaat sektörü büyüyecek
Folkart Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak’a göre Türkiye’de güven ve istikrar ortamı herşeye rağmen devam edecek. Sancak; gayrimenkul ve inşaat sektörünün, mevcut büyüme potansiyeliyle bu yıl da Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörleri arasındaki yerini koruyacağını, 2014 yılında inşaat sektöründe yüzde 7 oranında büyüme beklediklerini kaydetti. Mesut Sancak “ Biz Türkiye’nin geleceğine ve İzmir’e çok güveniyoruz. İzmirliler de bize güveniyorlar ki şimdiye kadar tüm yatırımlarımızın karşılığını aldık. Söz verdiğimiz gibi, Şubat sonunda teslim edeceğimiz Folkart Towers A Kulenin şu anda %95’i satılmış durumda. Beklenenden çok daha iyi bir proje ortaya çıktı ve şimdiden İzmir’in simgesi haline geldi” dedi.

Kaynak: Posta, 17.02.2014

14 Şubat 2014 Cuma

Atek Address: Hayat devam ediyor projeler yükseliyor

EKONOMİNİN dışında her şeyin konuşulduğu bir gündem yaşıyoruz. Ama bütün olumsuzluklara rağmen gayrimenkul sektöründe de projeler yükselmeye devam ediyor. Bunlardan biri de Atek Yapı’nın inşaat ettiği Atek Adress.

Atek Yapı İnşaat A.Ş., İzmir’de üçüncü projesine başladı. ‘Yeni Kent Merkezi’ olarak adlandırılan Bayraklı’da yapımı süren, 28 katlı ve 135 işyerinin yer aldığı Atek Adress’in birkaç ay içinde satışa çıkması bekleniyor.
İnşaatın yanı sıra elektro mekanik ve çocuk eğlence merkezleri sektöründe de faaliyet gösterdiklerini dile getiren Atek Yapı A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Güç’le yeni projelerini ve gelecek planlarını konuştuk.

Güç, gayrimenkul sektöründe ilk projelerini Buca’da yaptıklarını belirterek, “Onu tamamladık ve teslim ettik. Daha sonra Karşıyaka’da bir projeye başladık. Orada da satışlarımız devam ediyor.
Son projemizi ise İzmir’in gelecekte yıldız bölgesi olarak gösterilen Bayraklı’da yapıyoruz. Adliye’ye çok yakınız. Şu anda inşaat çalışmaları devam ediyor. Birkaç ay içinde de satışa çıkarmayı planlıyoruz” dedi.

Eylül 2015’te teslim Atek Adress’in iş merkezi konseptli bir proje olduğunu anlatan Ercan Güç, Eylül 2015’te teslim etmeyi planladıkları yapıda 135 bağımsız bölümün yer aldığını aktardı. Güç, şöyle devam etti: “İş merkezlerinin yanı sıra alt katta bir showroom bulunacak. Bunun yanında toplantı salonları ve çeşitli aktivite merkezleri yer alacak. Farklı bir proje ortaya koymak adına sürekli çalışıyoruz.”

Altın çağını yaşıyor
Atek Yapı Gayrimenkul Geliştirme Koordinatörü Tolga Hikmet Duğles ise inşaat sektörünün son 4-5 yıldır altın çağını yaşadığına dikkat çekerek, “Bizde bu süreçte sektörde iyi projelerle yerimizi aldık. Şu ana kadar iyi bir satış grafiği yakaladık. Şimdi bunlardan aldığımız güçle üçüncü projemizin lansmanına hazırlanıyoruz. Hem Bayraklı, hem de Karşıyaka projelerinin ardından yeni çalışmalar gündeme gelebilir. Stokta arsalarımız var. İlerleyen yıllarda bunları değerlendireceğiz” bilgisini verdi.

Kaynak: Hürriyet - Mete Tamer OMUR, 13.02.2014

11 Şubat 2014 Salı

İzmir'de Hava Ulaştırma Fakültesi açıldı

THK Genel Başkanı Osman Yıldırım, "Kendi uçaklarımızı kendimiz yapmayı, bakımını üstlenmeyi ve personelimizi yetiştirmeyi hayal ettik. Türk Hava Kurumu Üniversitesi bu hayali gerçekleştirmek için büyük bir adım attı" dedi.
 
Yıldırım, Selçuk'ta THK Üniversitesi Hava Ulaştırma Fakültesi’nin açılışında yaptığı konuşmada, fakültenin 2014-2015 akademik döneminden itibaren öğretime başlayacağını söyledi.
Havacılık eğitiminin önemini anlatan Yıldırım, THK'nın 89. yılını kutladığını, bu yılda açacakları yeni meslek yüksekokulları ve fakültelerle havacılık ve eğitim alanlarına ciddi destek vereceklerini belirtti.

Yıldırım, "Kendi uçaklarımızı kendimiz yapmayı, bakımını üstlenmeyi ve personelimizi yetiştirmeyi hayal ettik. Türk Hava Kurumu Üniversitesi bu hayali gerçekleştirmek için büyük bir adım attı. Bu fakülte Ege'de kurulacak üniversitenin habercisi. Üniversitenin ismini Egeliler koyacak" diye konuştu.

Sektör altın çağını yaşıyor
İzmir Valisi Mustafa Toprak da ülkelerin gücünün beşeri ve sosyal sermayesiyle ölçüldüğünü, yüksek teknolojinin ülkeler için üstünlük aracı olduğunu, eğitimde, araştırma-geliştirmede başarı sağlamış ülkelerin dünya ekonomisini kontrol ettiklerinin görüldüğünü söyledi.
Son yıllarda yapılan yatırımlar ve sağlanan desteklerle Türk havacılık sektörünün altın çağını yaşadığını söyleyen Toprak, "Bunun bilimsel faaliyetlerle taçlandırılması gerekir. Sektör ülke genelinde lüks olmaktan çıkmış, yaygın kullanılır hale gelmiştir" dedi.

2023 hedefleri İzmir'le mümkün
Ak Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, "Türkiye'nin 2023 hedeflerini yakalaması ancak ve ancak İzmir'le mümkündür" dedi.

11 yıllık bakanlık görevinde en çok havacılık alanında iş yaptığını anlatan Yıldırım, "hava yolunu halkın yolu" yaptıklarını belirtti. İç hatlarda 8.7 milyondan aldıkları yolcu sayısını 76 milyona çıkardıklarını anlatan Yıldırım, "Havacılık o kadar büyüdü ki bu büyüme ekonomimize büyük bir katkı sağladı. İnsanlar uçakla seyahat etmenin konforunun hızını yakaladı. 16 milyondan fazla vatandaşımız ilk defa uçağa bindi. Bizim nesil 20'li, 30'lu yıllardan sonra binebilirdi, şimdi bebekler bile uçakla seyahat edebilir hale geldi" diye konuştu.

Yıldırım, THK Üniversitesi'nin Ulu Önder Atatürk'ün "İstikbal göklerdedir" ülküsünü gerçek anlamda yerine getirecek önemli bir adım olduğunu sözlerine ekledi.
AK Parti İzmir Milletvekili Mehmet Tekelioğlu ise uçak mühendisi olduğuna değinerek, sivil havacılık alanının serbest rekabete açılmasıyla gelişme sağlandığını dile getirdi.
Açılışta THK Üniversitesi öğrencilerinden oluşan ekip halk oyunu gösterisi, Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü öğrencisi Çad uyruklu siyahi öğrenci de zeybek ve Ankara oyun havası eşliğindekli oyunu ilgi gördü.

Selçuk Belediye Başkanı Ülgür'den yazılı açıklama
Bu arada açılışa katılmayan Selçuk Belediye Başkanı Vefa Ülgür ise yaptığı yazılı açıklamada, fakültesi için talep edilen yeni derslik, laboratuvar, idari birimler gibi desteklerin Selçuk Belediyesi olanaklarıyla yapıldığını belirterek, şu açıklamalara yer verdi:
"Açılacak fakültenin eski bir bakan olan ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayına mal edilmeye çalışılması, çağdaş eğitim kurumları üzerinden siyasi sömürü yapılıyor olması kabul edilebilir davranış değildir."

Kaynak: Hürriyet, 11.02.2014

8 Şubat 2014 Cumartesi

Urla'daki villalarla ilgili yeni iddia

İzmir İl Genel Meclisi Başkanı CHP'li Serdar Değirmenci, Urla Zeytineli Köyü, Hacılar Koyu’ndaki villaların bir kısmının Hazine arazisi üzerinde olduğunu ileri sürdü

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın tatilini geçirdiği İzmir’in Urla İlçesi’ne bağlı Zeytineli Köyü, Hacılar Koyu’nda 1'inci Derece SİT alanı üzerinde yapılan villalarla ilgili yeni iddia daha ortaya atıldı. İzmir İl Genel Meclisi Başkanı Serdar Değirmenci, villaların bulunduğu bölgedeki parsellerden birinin Hazine’ye ait olduğunu ileri sürdü. Meclis’in dün yapılan toplantısının açılışında konuşan Değirmenci, “Üç kez yazı yazmamıza rağmen Milli Emlak’tan yanıt alamadık” dedi.

Hacılar Koyu’nda 1609, 1607, 1608, 1611, 1819 numaralı parsellerin bulunduğunu ifade eden Değirmenci, “İzmir İl Özel İdaresi, mülkiyeti Maliye Hazinesi adına kayıtlı bulunan 1819 No’lu parsele ilişkin olarak, parsel üzerinde yer alan ruhsatsız yapıların yıktırılması konusunda 775 sayılı kanun gereği 16.04.2012, 19.03.2013 ve 23.05.2013 tarihlerinde Defterdarlık Milli Emlak Dairesi Başkanlığı’na yazı yazmıştır. Ancak bu konuda ne yapıldığına dair bir yanıt alamamıştır” diye konuştu.

GÖREVDEN ALINDILAR

Villaların yapıldığı Hacılar Koyu’nun İzmir 1 No’lu Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Kurulu tarafından 1995 yılında 1'inci Derece Doğal SİT alanı olduğunu ifade eden Değirmenci, villalar ile ilgili olumsuz karar alan kamu görevlilerinin yerlerinin değiştirildiğini söyledi. Değirmenci, “Para cezası ve yıkım kararı için karar alan, bu konuda yıkım paralarını da ilgili ilçelere gönderen İl Encümeni’nin başı zamanın İzmir Valisi Cahit Kıraç apar topar Diyarbakır’a tayin edilmiştir. Bu ve bunun gibi kararlara direnen Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın önce elinden yetkileri alınmış, Bakan Ertuğrul Günay görevden alınmıştır. Son olarak konuya mesafeli duran henüz 6 aylık Çevre ve Şehircilik İzmir İl Müdürü Fethi Şahinoğlu da görevden alınmıştır” dedi.

Hacılar Koyu ile ilgili olarak çok sayıda sorunun cevap beklediğini hatırlatan Değirmenci, “İzmir 1 No’lu Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Komisyonu bahse konu olan alanın SİT derecesinin düşürülmesi için bir karar almış mıdır? Bu kararı almışsa hangi gerekçelerle almıştır? Bu kararı alırken, bu karara gerekçe olan raporları hazırlayan bilirkişiler kimlerdir? Bu komisyon kimlerden teşekkül etmektedir? Bu karar alındıysa onay için Çevre ve Şehircilik Bakanlığına gidecektir. Yeni Çevre ve Şehircilik Bakanı sayın İdris Güllüce aynı yoldan mı gidecektir? Bu soruların bir an önce yanıtlanması, kamuoyunun aydınlatılması gerekmektedir” diye konuştu.
Haber Kaynağı: DHA
 
Kaynak: Haber Ekspress, 08.02.2014

5 Şubat 2014 Çarşamba

Roma dönemi İzmir'de yaşatılacak!

Roma Dönemi konseptiyle hizmet verecek olan ve inşaatı devam eden Türkiye’nin ilk tema parkı "Cittantica Ephesus Park" Nisan ayında İzmir Selçuk’ta hizmete açılacak. Park, antik çağın otantik ruhuna hayat verecek ve konuklarına binlerce yıl önceki gündelik yaşamı yaşatma fırsatı sunacak.

Tema park konseptiyle Nisan ayında açılması hedeflenen 6 bin 500 metrekare kapalı alanı bulunan Bilintur ve Tura Turizm'in ortak çalışması olan ve Bi-tu Turizm tarafından inşa edilen tesis Selçuk girişinde yer alıyor.
Cittantica’nın İşletme Direktörü Celal Coşkun, "Kompleks içinde yer alan Artemis adındaki çok amaçlı salonumuzda grup yemekleri, düğünler, konserler ve benzeri sosyal etkinlikleri düzenleyebileceğiz. Cittantica Ephesus Park bu özelliği ile bile sadece Selçuk’un değil tüm bölgenin ihtiyaçlarına cevap verebilecek nitelikte olacak. Bölgedeki turizmciler olarak bunu söylüyorum; biz gelirimizi artırmak için hem daha üst gelir düzeyindeki turistleri çekmeliyiz, hem de tekil ziyaretçileri (bağımsız gezen turistler) kazanmalıyız. Turizmin dinamiklerini görebilmeliyiz. Görmediğimiz sürece zamanın içinde yok olup gideriz. Bu parkı bir turizm inovasyonu olarak görüyoruz" dedi.
Coşkun, bölgede farklı çekim ögelerine ihtiyaç olduğunu, Cittantica Ephesus Park'ın da bu ihtiyacı kısmen karşılayacağını, ancak farklı çekim merkezlerine hala ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Coşkun, "Turizm diğer sektörlere benzemez. Turizmde fiyat kırmanın kendi ayağınıza kurşun sıkmadan farkı yok. Dolayısıyla farklı olmak zorundasınız. Farkı kaliteyle, sunumla yaratmak zorundasınız. Kaliteyle var olmaya çalışmalısınız. Bunları yaptığınız sürece ayakta kalırsınız" diye konuştu.

100'DEN FAZLA KİŞİYE İSTİHDAM
Bölge turizmi içinde Selçuk’un çok özel bir yeri olduğunu hatırlatan Coşkun, "Bölge turizmini bir yüzüğe benzetirsek Efes ve Meryem Ana bu yüzüğün üstündeki pırlantalardır. Bu değerleri turizm ürünlerimizle beslemeliyiz. Turizm diğer sektörlere benzemez. Turizmde sadece fiyat kırarak rekabet edilemez. Bir fark ortaya koymak zorundasınız, sunumunuzu iyileştirmek zorundasınız. Kaliteyle var olmaya çalışmalısınız. Bunları yaptığınız sürece ayakta kalırsınız" ifadesinde bulundu.
Tesiste çalışacak olan personelin tamamının ilçe vatandaşlarından oluşacağı ve sadece sezonda değil bütün yıl aktif olacak olan tesiste 110 kişiye istihdam sağlanacağını belirten Coşkun, bu anlamda yabancı dil bilen, satış yeteneği olan, turizm kariyeri yapmak isteyen, vizyonu açık Selçuklu gençleri istihdam etmek istediklerini duyurdu.

TEMA PARKI
Tema parkın içinde ayrıca kervansaray mantığıyla bir alan oluşturacaklarını belirten Coşkun, bu alanda pazar yerinin oluşturulacağını, bölgenin özelliklerini taşıyan ve buraya özgü hediyelik eşya üreten kişilerle çalışmak istediklerini duyurdu. Coşkun, şunları kaydetti: "Pazaryeri gibi düşünebileceğiniz bu alanda hediyelik eşya niteliğinde üretim yapan esnaf ve zanaatkarın bu temada yer almasını istiyoruz. O yüzden buradan Selçuklu girişimcilere bir çağrıda bulunmak istiyorum. Sabun, keçe, cam vs. eşya niteliğinde üretim yapan esnaf ve zanaatkarlara da kapımız açık. Burada kira bile ödemeden ürünlerini satabilirler. İşlerinin show kısmına ve sunumuna ağırlık vererek bu tema parkta yer bulabilirler. Kısacası parkın içinde bulunan pazar yerinde değerlendirilebilecek, bölgenin özelliklerini taşıyan ve buraya özgü hediyelik eşya üreten kişilerle çalışmak isteriz"

Kaynak: Star Gazete, 05.02.2014