6 Şubat 2015 Cuma

Financial Times: Konutta kriz kapıda

Financial Times'da yayımlanan bir yazıda, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu bazı gelişen piyasalarda konut pazarının gereğinden fazla büyüdüğü ve bu sektörde "deprem" niteliğinde büyük bir krizin kapıda olduğu öne sürüldü. John Hopkins Üniversitesi İşletme Fakültesi'nden Alessandro Rebucci tarafından kaleme alman yazıda, IMF'nin Küresel Konut Gözlemi'ne göre Brezilya, Çin ve Türkiye ekonomilerinde gelirde kaydedilen büyüme oranları yavaşlerken konut fiyatları ve kredilerin hala bugün bile enflasyondan çok daha yüksek oranlarda arttığına dikkat çekildi.Rebucci, özellikle Brezilya ve Türkiye'de enflasyonun yüksek ve cari açığın çok büyük olduğunu, bu ekonomilerin hala fazla ısınmakta olup dış borçlanmaya bağımlı olduğunu, giderlerinin gelirlerinden fazla olduğunu belirtti. Borçlanmanın yüksek ve konut fiyatlarının asıl değerinden fazla olduğu durumlarda bir yandan büyümeyi tüketime göre dengelerken diğer yandan da fmarıs sistemini serbest bırakmanın zor olduğunu belirten yazar, talebi destekleyen kolay kredi politikasının dengeyi kaçırması halinde durumun ekonomik istikran tehdit edebileceğini öne sürdü.Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), ocak ayı inşaat Sektörü Analiz Raporu'na göre ise Türkiye'de 2014'te konut satışındaki hızlı artış kasımda durdu. Ağustos, eylül, ekim ortalamasında yüzde 21 'e yakın artan konut satışı, kasım ayında yalnızca yüzde 1.1'lik artış göstermiş ve ilk 11 aydaki satış geçen 2013'ün yüzde 1 altında kaldı. Kasım ayında ülke genelinde ilk kez satılan konut sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0.3 azaldı. Konut stoku büyümeye devam ederken dar gelirli gruplara hitap eden konutlarda arz yetersizliği, orta ve üst gelir gruplarına hitap eden lüks ve markalı konutlarda ise arz fazlası olduğu görülüyor.TMB'nin analizine göre mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış inşaat istihdam endeksi 2014 3. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 4. 5 oranında azaldı. Takvim etkilerinden arındırılmış inşaat istihdam endeksinde ise bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 14.9'a ulaşan bir azalma kaydetti. Analizde "2015 inşaat üretiminde sektördeki yavaşlama trendini yukarı yönde hızlandıracak kayda değer bir canlanma beklentisi içerisine girmek güçtür" denildi. -

Kaynak: REIDIN

Kira artışında hangi ÜFE uygulanacak?

Birkaç gün önce açıklanan ocak ayı enflasyon rakamları pek çok konuyu yakından ilgilendiriyor. Bunlardan biri de konut kira artışı.

KİRA ARTIŞI “ÜFE”Yİ GEÇEMİYOR
Yenilenen kira sözleşmelerindeki kira artış oranı, bir önceki kira yılında üretici fiyat endeksindeki (ÜFE) artış oranını geçmemek koşuluyla geçerli oluyor (Türk Borçlar Kanunu Md. 344).

DÖRT TÜR ÜFE VAR
Bu durumda ÜFE, yeni adıyla Yİ-ÜFE (Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi) artış oranı işin püf noktası. Ama maalesef bu oran tek değil. Her ay; ikisi aylık, ikisi yıllık olmak üzere 4 ayrı kritere göre ÜFE açıklanıyor.
Peki, kira sözleşmelerini ilgilendiren hangi ÜFE oranı?

YILLIK “ÜFE”LERDEN HANGİSİ?

Kanunda “önceki kira yılı” dendiği için aylık olanların konuyla ilgisi yok. Geriye yıllık oranları veren iki ÜFE oranı kalıyor.
Bunlardan ilki, hangi ayın verisi açıklanıyorsa, o ayın, bir önceki yılın aynı ayı arasındaki değişimini ortaya koyuyor. Yani örneğin Ocak 2015 ÜFE değişim oranı, Ocak 2014’e göre artışı veriyor. Açıklanan son verilere göre bu oran % 3,28.

“ORTALAMA” “AYNI AYA GÖRE” OLANIN 3 KATI
İkincisi ise Ocak 2014 ile Ocak 2015 arasındaki tüm 12 ayın ÜFE artış oranlarının ortalamasına göre belirleniyor. Yine son verilere göre bu oran ise % 9,59. Yani neredeyse ilkinin 3 katı!

TÜİK KANUNU YORUMLAYAMAZ
Kanunda hangi oranın uygulanacağı açıkça belirtilmediği için uyuşmazlık çıkması olası. Üstelik birçok yayın organında, sanki TÜİK kanun yorumlama bilirkişisiymiş gibi “TÜİK açıkladı, kira artışları önceki yılın aynı ayına göre ÜFE değişimine göre olacak” şeklinde ilginç ve yanlış yorumlar yapıldı.

YARGITAY NOKTAYI KOYDU
Neyse ki Yargıtay duruma ilişkin görüşünü belirledi ve kira artış oranının hesaplanmasında “ÜFE 12 aylık ortalama artış oranının esas alınacağı” yönünde karar verdi (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 14.10.2014 tarih, E.2014/727, K.2014/11004).
Aslında en doğrusu, konunun Yargıtay’ın önüne gitmesine gerek kalmadan, kanunda herkesin anlayabileceği şekilde açık bir düzenleme yapılması…
Kira artışı 12 aylık ortalama ÜFE’yi geçemez
Sözleşmedeki artış oranının yasal (ÜFE) artış oranını geçtiği anlaşılmaktadır. 01.09.2012 tarihinde başlayan kira dönemi için kira artışı üretici fiyat endeksindeki (12 aylık ortalama) artış oranına göre belirlenerek hüküm altına alınması gerekir.(Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 05.12.2013 tarih, E.2013/13435, K.2013/16370)

Kaynak: Emlak Gazetesi, 05.02.2015

5 Şubat 2015 Perşembe

Cengiz İnşaat'tan İzmir'e yeni proje!


Mavişehir Carrefour ve Taypark'a yakın konumda inşa edilecek olan 2.500 konutluk Cengiz İnşaat Mavişehir projesinin ilk etabında 312 konut bulunuyor. Projenin yakın zamanda satışa çıkması planlanıyor...

Cengiz Holding iştiraki Cengiz İnşaat yeni projesini İzmir'in yükselen değeri Mavişehir'de hayata geçirecek. Projede toplam 2.500 konut yer alacak.

Konutların yanı sıra ofislerin de yer alacağı Cengiz İnşaat Mavişehir projesinde 1 oda 1 salon, 2 oda 1 salon dairelerin yanı sıra penthouse daireler de bulunacak.

Mavişehir Carrefour ve Tay Park'a yakın konumda inşa edilecek olan 2.500 konutluk Cengiz İnşaat Mavişehir projesinin ilk etabında 312 konut bulunuyor.

Cengiz İnşaat Mavişehir projesinde yüzme havuzu, spor salonu, güvenlik ve otopark mevcut.

Cengiz İnşaat  Mavişehir projesi  iletişim:
Telefon: +90 (232) 336 76 83
Faks: +90 (232) 324 30 90

Kaynak: Emlak Kulisi, 04.02.2015

30 Ocak 2015 Cuma

İzmir’e yükselmek yakışmayacak

Evrenol, İzmir’in yatay gelişmesi gereken bir kent olduğunun altını çiziyor.
 
Türkiye’deki ekonomik büyüme ve inşaat sektöründeki hızlanmanın İzmir’e de yansıdığını ve kent merkezi dışında şehirde mahalleler oluşmaya başladığını söyleyen Evrenol Architects Kurucusu Yük.Mim.Mehpare Evrenol, İzmir’in yatay gelişmesi gereken bir kent olduğunun altını çiziyor.
 
Mavişehir ve Bostanlı civarının dominant etkisi olmayan yeni yerleşimler olduğunu, kendi içinde kente entegre olmaya çalıştıklarını bunun da zararlı olmadığını ancak en büyük korkusunun bu yükselmelerin Narlıdere ve Urla tarafına doğru da gerçekleşmesi olduğunu söyleyen Mehpare Evrenol; “Eğer bu gerçekleşirse İzmir Akdeniz kenti olma özelliğini kaybeder. Ki İzmir’in en temel özelliklerinden biri Akdeniz kenti olmasıdır. Akdenizlilik, insanların yaşantısıyla, kurgusuyla ve Kordon boylarıyla da böyledir. Yükselen binalar kendi sosyal yapısını dayatacağı için bir anlam değişikliğine sebep verecek. Bunu İzmir için hiç kabul edilir bulmuyorum. İzmir’in iklimi binaların balkonsuz hayal edilemeyeceği bir iklim. Açılan pencere ve balkonla yaşayan bir şehirdir İzmir. Camı çerçevesi açılmayan cam cepheli binalar ancak ülkenin kuzeyine uygun bir yapı tipidir ve İzmir’e hiç uygun değildir” şeklinde konuştu. 
 
Ünlü mimar Le Corbusier’nin 1948 yılında İzmir için yaptığı nazım planında kıyıda alçak ve arkaya doğru giderek yükselen aralıklı, nefes alan, imbat rüzgarını arkaya kadar iletebilen bir modelin söz konusu olduğunu belirten Evrenol, günümüzde bu modelin kaybedildiğini ve geri dönüşü olacağına da inanmadığını söylüyor. En azından şehrin bugünkü mevcut yoğunluk dağılımının korunması gerektiğini vurgulayan Evrenol; “Karşıyaka, Alsancak, Konak ve Güzelyalı’yı korumamız gerektiğini düşünüyorum. Bayraklı bölgesi son dönemlerde yeni bir merkez tayin edildi ve orada yüksek yoğunluklu, çok katlı yapılar yükselmeye başladı. Bu bir oranda Alsancak ve Karşıyaka bölgelerini koruyan bir ele alış ama Bayraklı’nın zemini problemli ve kent siluetini derinden etkileyen bu yükselme ne yazık ki oldukça yanlış bir dönüşüme işaret ediyor” dedi.
 
Modern ve ikon olmak için İzmir’e yükselmek yakışmayacak
 
Düşey gelişmenin ancak büyük sanayi şehirleri ya da ekonomik yolların kesişmesinde yer alan İstanbul, Şangay, Dubai gibi kentlerde göze alınması gerektiğini söyleyen Evrenol, modern ve ikon olmak için İzmir’e yükselmenin yakışmayacağını vurguluyor. Evrenol, yüksek ve koyu cephelerin İzmir kent dokusuna aykırı bir siluet etkisi yaratacağının altını çiziyor.  Özellikle denizle büyük entegrasyonu olan Urla yolundaki yükselmeden ve yüksek emsalli büyük projelerin yapılmasından tedirgin olduğunu belirten Evrenol, burada maksimum 8 katlı binalarda kalınmasını umduğunu söylüyor.
 
İzmir’de kentsel dönüşüm için en doğru yaklaşım yatayda gelişen, az ve orta katlı konut alanları
 
İzmir’deki kentsel dönüşüm çalışmalarında en doğru yaklaşımın yatayda gelişen, az ve orta katlı konut alanları olduğunun altını çizen Evrenol; “Az katlı konutlar için İzmir'in yangın öncesi kordon boyu hakim dokusunu oluşturan konutların mimari özelliklerini taşıyan yapı tipinin, tasarımın merkezine alınması gerektiğini düşünüyorum. Yüksek tavanlı, dar uzun pencereli, verandalı, desenli mozaik karolarla döşenmiş zeminlere sahip, çakılla bezenmiş bahçeli bu binaların, kentin iklimi ve geleneğiyle örtüşen, günümüz anlayışıyla düzenlenmiş, kentlinin aşina olduğu bir yaşam tarzı sunacağı kanısındayım. 
 
Benzer şekilde, orta katlı binalar ya da apartmanlar da beyaz rengin hakim olduğu, detayların modernleştirilerek entegre edildiği, geniş balkonlu İzmirlilerin sevdiği bir anlayışla projelendirilmeli. Hayalimdeki projede mutlaka kordon boyu gezinti imkanlarını sunan, tanıdık kaldırım döşeli, pasaport kahvelerine ulaşan aksa benzer ve biyolojik arıtma ile elde edilmiş su boyu yaşam alanı önermek var. Kullanıcılarına sıcak ve tanıdık bir atmosfer sunan sosyal donatıların kentliler için buluşma, karşılaşma ve niteliği yüksek bir boş zaman değerlendirme alanları olduğuna inanıyorum ki bu tür alanlar kent yaşamına çok fazla artı değer katmakta” şeklinde konuştu.
 

15 Aralık 2014 Pazartesi

Mavişehir imar planları kimseyi memnun etmedi!

Geçtiğimiz yıllarda mahkemelik olan Mavişehir bölgesine yönelik olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin hazırladığı 1/5000 ölçekli yeni imar planlarına meslek odaları, vatandaşlar, yatırımcılar ve ilçe belediyesinden itiraz yağdı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Çevre ve şehircilik Bakanlığı arasında 2012 yılından bu yana yaşanan plan krizi bir türlü dinmek bilmiyor. Geçtiğimiz yıllarda mahkemelik olan Mavişehir bölgesine yönelik olarak  İzmir  Büyükşehir Belediyesi'nin hazırladığı 1/5000 ölçekli yeni imar planlarına meslek odaları, vatandaşlar, yatırımcılar ve ilçe belediyesinden itiraz yağdı. Egepostasmm haberine göre askı süresi içerisinde 14 ayrı itiraz gelen planlarla ilgili nihai sonuç önümüzdeki ay içerisinde belli olacak. Bostanlı-Mavişehir Mevkii'nde, "Toplu Konut Alanı" ilan edilen alana ilişkin 1/5000 ölçekli imar planlarına başta yöredeki hak sahipleri olmak üzere, Mavişehir Çevre Platformu, TMMOB Şehir Plancıları Odası, TMMOB Mimarlar Odası, Karşıyaka Belediyesi çeşitli gerekçelerle itirazlarını sundu.

Tartışmalı Arazi için de itiraz 
Bölgede yeni gökdelenlerin önünü açan planlarda yapılan değişikliklere yeşil alanların kaldırılacağı ve yapılaşmanın önünün açıldığı gerekçesi ile 590 adet dilekçe sunarak karşı çıkan vatandaşların yanı sıra, Emlak Konut, Katal İnşaat, Egepark Mavişehir Gayrimenkul gibi yatırımcılar da itirazlarını sundu, itirazlar arasında en dikkat çekenlerise AK Partili Eski Meclis Üyesi Murat Akdemir ile ortak girişim olarak Karayolları arazilerinin satış ihalesine giren Armesa İnşaat'tan ve ünlü işadamı Mehmet Cengiz'in sahibi olduğu Cengiz inşaat'tan geldi.

Yeşil alan arttı 
Geçtiğimiz aylarda Büyükşehir meclisinde karar bağlanan ve askıya çıkan planda, imar parsellerinden terk alarak otopark ve yeşil alanlar arttırılıp, bakanlığın hazırladığı planlarda verilen yoğunluk ve emsal düşürülmüştü. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın iptal olan planıyla ticaret alanına dönüşen ve AVM yapımına olanak sağlanan denize yakın arazi, Büyükşehir Belediyesi'nin planıyla yine rekreasyon alanı ve otoparka dönüştürülmüş, son plan bazı düzeltme ve değişiklikleriyle Büyükşehir Belediyesi'nin 2011 yılında yürütmesinin mahkeme kararıyla durduğu planla benzer şekilde oluşturulmuştu.

Kimseye yaramadı 
Mavişehirlilerin büyük tepkisine yol açan ve geçmişi 2003 yılına kadar dayanan planlama çilesinde, Büyükşehir Belediyesi'nce hazırlanan son düzenlemeye başlıca itiraz gerekçe ise yeşil alanlar oldu. Emsal artışı, kat yüksekliklerinde artış, yeşil alanların kullanımında değişikliğe gidilmesi, teknik ve sosyal altyapıya yeni yükler geldiği, değişikliğin planlama ilkelerine ve imar kanununa aykırılıklar içerdiği, planlarda özel sağlık ve eğitim alanlarına yer verilmesi, yol ve park alanlarının yapılaşmaya açılması, altyapısal sıkıntıların bulunması itirazlara konu oldu.

SİL BAŞTAN Ml OLACAK? 
Hazırlanan planlara yönelik gelen itirazların önümüzdeki aya kadar İzmir Büyükşehir Belediyesinde görüşülerek Ocak ayının ilk meclis oturumunda karara bağlanması bekleniyor. Buna göre itirazlar reddedilecek ve planlar resmen yürürlüğe girecek ya da belediye gelen itirazlara yönelik plan değişikliğine giderek revizyon yapacak ve 1/5000'lik imar planları yeniden askıya çıkacak. itirazlar kabul edilmeyip reddedico konu yargıya

 Kaynak: Emlak Kulisi, 14.12.2014

28 Ekim 2014 Salı

İzmir'in 150 yıllık tarihi yerle bir oldu

İzmir'in ayakta kalmış en eski yapılarının başında gelen Konak Pier, 150 yıllık tarihi boyunca girdiği ikinci tadilatta harap edildi. Uzun yıllar süren kimsesizliğinin ardından 1995 yılında alışveriş merkezi olarak düzenlenmek için kapsamlı bir tadilata alınan tarihi yapı 19 yıl sonra bilgisizliğin ve cahilliğin kurbanı oldu. İş makinalarının rahat çalışması için tarihi yapının bir duvarı yerle bir edilirken tarihi yapının restorasyonunun kamyon ve kepçelerle sürdürülmesi tartışmalara neden oldu.
İşçi güvenliğinden yoksun bir şekilde devam eden yenileme çalışmalarında kepçenin binanın içine girmesi için tarihi duvarlardan birinin yıkıldığı, içeride toplanan molozların bu sayede dışarıdaki kamyonlara yüklendiği iddia edildi.
Deniz Kuvvetleri'nin taşınmasının ardından boşaltılan Konak Pier'in kuzey kısmında restorasyon başlatılmış, restorasyonda kepçe ve kamyon kullanılması dikkatleri çekmişti. Tarihi binada çatı işlemleri devam ederken bina önünde bulunan moloz yığınlarının kepçelerle kamyonlara yüklendiği fotoğraflarla belgelenmişti. 1995 yılında Konak Pier'in restorasyonu sırasında çekilmiş bu fotoğrafa bakıldığında mevcut duvarın yerinde durduğu görülürken bugün hala devam eden restorasyon çalışmalarında ise kepçenin yıkılan duvardan içeri girip çıktığı görülmüştü. Daha önceki yıllarda tarihi binanın üstüne kaçak olarak bir kat daha çıkılmaya çalışılmış fakat inşaat mühürlenmişti. Bugün binanın üzerinde o günlerden kalan “filizler” ve tuğla duvarlar hala yıkılamadı.
KONAK PİER
Konak Pier, bugün itibariyle İzmir'de tarihi değeri yüksek yapıların başında geliyor. 1867 yılından 1950 yılları sonuna kadar Gümrük Binası olarak kullanılan Konak Pier, ünlü Fransız Mimar ve İnşaat Mühendisi olan Gustave Eiffel tarafından dizayn edilmiş. İzmir’in tarihi Konak Meydanı yakınında özel bir konuma sahip bu özgün yapı uzun yıllar Gümrük Binası olarak kullanıldıktan sonra 1960 yıllarında Balık Hali oldu.

Kaynak: Odatv.com, Deniz Kezer - 25.10.2014

21 Ekim 2014 Salı

Basmane Günleri yoğun ilgi görüyor

Konak Belediyesi ile İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ortaklaşa düzenlediği 4. Basmane ve Çevresi Tarih, Kültür, Sanat ve Arkeoloji Günleri hız kesmeden devam ediyor.

18 Ekim’de kalabalık bir kortej yürüyüşü ile açılışı gerçekleşen etkinliklere İzmirliler yoğun ilgi gösterdi. Basmane Günleri’nin ikinci gününde tarihi semtin 10 farklı noktasında açılan sergilerin yanı sıra Agios Voukulos Kilisesi'nde düzenlenen Eski Zamanlardan Günümüze Basmane ve Çevresi adlı panele katılım yoğundu.  TARİH DİLE GELDİBasmane’nin dünü, bugünü ve yarının konuşulduğu panelin moderatörlüğünü Kent Gözlemcisi ve Gazeteci Yaşar Ürük yaparken, Arkeolog Şükrü Tül, Gazeteci-Yazar Lütfü Dağtaş ile Sanat Tarihçileri Ertan Daş ve Şakir Çakmak konuşmacı olarak katıldı. Agios Voukulos Kilisesi'nin tarihi atmosferinde gerçekleşen ve büyük ilgi toplayan panelde, Basmane’nin İzmir tarihindeki yeri izleyicilerle paylaşıldı.  ANILAR TAZELENDİDolu dolu geçen Basmane Günleri öğleden sonra da Konak Belediyesi Basmane Semt Merkezi'nde düzenlenen Basmane Sohbetleri adlı etkinlikle sürdü. Bariton Alper Ünlütürk'ün piyano eşliğinde seslendirdiği türkülerle başlayan program daha sonra Gazeteci Yazar Alaattin Gürırmak, İzmirliler Derneği Kurucu Başkanı Gündüz Kapancıoğlu, Fotoğraf Sanatçısı Zafer Gazi Tunalı, Şair Yazar Mukadder Özakman ve Ümit Yaşar Işıkhan’ın konuşmacı olarak katıldığı söyleşiyle devam etti. İzmir Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Çağrı Gruşcu’nun moderatörlüğünü üstlendiği söyleşide konuklar Basmane ile ilgili anılarını anlattı. Basmane’nin geçmişine ışık tutan söyleşilerde tarihi semtin yeniden ayağa kaldırılması için yapılması gerekenler de tartışıldı.  GÜN BOYU ETKİNLİK25 Ekim'e kadar sürecek Basmane Günleri kapsamında kültür ve sanat etkinliklerinin yanı sıra bölge halkının sorunlarının da dile geleceği panel ve söyleşiler gerçekleştirilecek. İzmirlileri Basmane’nin tarihi mekanlarda buluşturan etkinlikler ziyaretçilere ücretsiz sunuluyor. Çeşitli gösteri ve konserlerle renklenecek Basmane Günleri’ne katılan İzmirliler tarihi semtte keyifli zaman geçirme fırsatı bulacak.

Kaynak: Ege Postası, 21.10.2014